Kullanılan müzikler hariç herşeyi ile bana ait bir çalışma. Ses, yazı ve mix.
Dinlemek için:
http://hotfile.com/dl/36126462/f172bcc/Dokunabildigim_zaman.zip.html
Not: Kullanılan mikrofon 10tl dir. Patlamalar için özür :)
Okumak için :)
Dokunabildiğim zaman mutlu olmayı öğrenemedim ben.
Sevdiğim ama dokunmadığım, kıyamadım saçlarına saçma mazeretler bulmaktan başka.
Dokunabildiğim zaman mutlu olmayı öğrenemedim ben.
Ellerinin sıcaklığını yarım eldivenler arasından sıyırmayı,
Soğuk bir dükkânın köşe başlarında duran asaletinin içindeki buğu iken,
Ve buğu hiçbir zaman dışarıdan silinemezken.
Üzgünüm sevgilim kalbine dokunamadım ben.
Silemedim buğusunu.
Dokunabildiğim zaman mutlu olmayı öğrenemedim ben.
Şehirlerarası otobüsler giderken sıcak evine,
Uğurlarken seni bir tuhaf, anlaşılmaz duygular yumağında.
Neden sence yüzümü güneşe dönmem.
Sanıyor musun ki diğer taraftan göremem yüzünü, hissedemem ruhunu.
Göremediğimi sanman lazım benim için, o zaman sahte bakışlara gerek duymaz için.
Dokunamadığım zaman acı çekmeyi öğrendim ben ama,
Karayolunun ortasında bağdaş kurmuş yalnız adam olduğumu öğrendiğim anda.
Gecenin karanlığında sensiz seheri beklerken zaman bir hayli erken güneşe.
Sıcaklığından da korkmuyorum artık. Balçıkları nasıl kapatacağımı öğrettin bana.
Gecenin karanlığında sensiz seheri beklerken zaman bir hayli erken güneşe.
Kar yolunun ortasında hem de.
Kendi yapay güneşimi yaratmanın bir sakıncası olmaz sanırım.
Köşe başında değil kar yolunun tam ortasında hem de.
06 AG bilmem kaç. Hızla yaklaştıkça bana.
Gövdesine astığı güneşle beraber. Yanında ay da mevcut.
Attıkça çığlıklarını bana karşı.
Duyuyorum kokunu.
Görüyorum güneşi, yanında ay da mevcut.
Açıyorum kollarımı sana.
Gel ey seher. Seni bekliyorum.
Dinlemek için:
http://hotfile.com/dl/36126462/f172bcc/Dokunabildigim_zaman.zip.html
Not: Kullanılan mikrofon 10tl dir. Patlamalar için özür :)
Okumak için :)
Dokunabildiğim zaman mutlu olmayı öğrenemedim ben.
Sevdiğim ama dokunmadığım, kıyamadım saçlarına saçma mazeretler bulmaktan başka.
Dokunabildiğim zaman mutlu olmayı öğrenemedim ben.
Ellerinin sıcaklığını yarım eldivenler arasından sıyırmayı,
Soğuk bir dükkânın köşe başlarında duran asaletinin içindeki buğu iken,
Ve buğu hiçbir zaman dışarıdan silinemezken.
Üzgünüm sevgilim kalbine dokunamadım ben.
Silemedim buğusunu.
Dokunabildiğim zaman mutlu olmayı öğrenemedim ben.
Şehirlerarası otobüsler giderken sıcak evine,
Uğurlarken seni bir tuhaf, anlaşılmaz duygular yumağında.
Neden sence yüzümü güneşe dönmem.
Sanıyor musun ki diğer taraftan göremem yüzünü, hissedemem ruhunu.
Göremediğimi sanman lazım benim için, o zaman sahte bakışlara gerek duymaz için.
Dokunamadığım zaman acı çekmeyi öğrendim ben ama,
Karayolunun ortasında bağdaş kurmuş yalnız adam olduğumu öğrendiğim anda.
Gecenin karanlığında sensiz seheri beklerken zaman bir hayli erken güneşe.
Sıcaklığından da korkmuyorum artık. Balçıkları nasıl kapatacağımı öğrettin bana.
Gecenin karanlığında sensiz seheri beklerken zaman bir hayli erken güneşe.
Kar yolunun ortasında hem de.
Kendi yapay güneşimi yaratmanın bir sakıncası olmaz sanırım.
Köşe başında değil kar yolunun tam ortasında hem de.
06 AG bilmem kaç. Hızla yaklaştıkça bana.
Gövdesine astığı güneşle beraber. Yanında ay da mevcut.
Attıkça çığlıklarını bana karşı.
Duyuyorum kokunu.
Görüyorum güneşi, yanında ay da mevcut.
Açıyorum kollarımı sana.
Gel ey seher. Seni bekliyorum.