2009'den beri861 mesaj

G.Saray 2 yıldır ağır bir travma geçiriyor.. Sahada alınan başarısız sonuçlar, yapılan yatırımların karşılıksız kalması ve çılgınca büyüyen borç, bunlarla birlikte çöken moral değerler, ardından kendini G.Saraylı hisseden herkesin bozulan sinir yapısıyla birlikte gerek kongrelerde, gerek tribünlerde, gerekse günlük hayatta G.Saray kimliğine yakışmayacak görüntüler sergilemesi.. Anlayacağınız erozyon tahmin edilenden büyük. Tabii bunun nedenleri var.. En önemli sebebi ise G.Sarayın hedeflerini belirleyenlerin yaşadığı eksen kayması..
SON günlerin moda deyimi eksen kayması G.Sarayda rahatça örneklendirilebilir.. Bunu bazıları F.Bahçelileşme olarak yorumluyor, bazıları ise G.Saraydaki sınıf farkının ortadan kalkması olarak.. Ama asıl sorun şu; G.Sarayı 2010 yılında, her söylediği rüzgâra göre yön değiştiren, başarının sadece futbol topunda gizli olduğunu düşünen, istikrarı adam yemek üzerini kuran, G.Sarayın kahramanlarını gözünü hiç kırpmadan günü kurtarmak için kullanan, her yol mübah felsefesini etik kitaba sığdırmaya çalışan bir başkan yönetiyor.. Onun dağıttığı kırıntıları takip edenler de Adnan Polatı şakşaklarıyla destekleyip ortalığı güllük gülistanlık gösteriyorlar.. Bu bir kısır döngü ve G.Saraylılar hâlâ dar bir çemberin içinde dönüp duruyorlar..
ZİHNİYET AYNI
BUGÜN tüzük kongresi var.. Aslında çok önemli bir kongre G.Saray için.. Ama şu bir gerçek ki yönetim zihniyeti değişmediği sürece tüzük değişse kaç yazar G.Saray için.. Mesela 50 üniversiteli daha kulübe üye olsa bu durum G.Saray Başkanının kendisini seçenlere, kendisini seçtirenlere doğruları söylemesini sağlayacak mı? Futbolculara ödemelerde sıkıntı yok deniyor.. Transfer döneminde her giden G.Saraylı futbolcu alacaklarının bir kısmını kulübe bırakmak zorunda kalıyor.. Bu durum G.Saraya yakışıyor mu?
SEÇİM toplantılarında Polat Towersa gidenlere Adnan Sezgin pasif görevde.. Futbolla bir ilgisi kalmadı.. Bakın kendisi ortada bile yok deniyor.. Seçim bitiyor Sezgin elinde çanta kapı kapı transfer için dolaşıyor.. Polat onu futboldan sorumlu devlet bakanı olarak ilan ediyor.. Seyrantepenin çatısı kapanacak deniyor, TOKİ bunu resmi ağızlarıyla yalanlıyor.. Ekonomik sıkıntımız kalmadı deniyor, ardından Transferde harcanacak paramız yok açıklamaları geliyor..
GECE yarıları kulüp üyeleriyle tüzük pazarlıkları yapılıyor.. Başkan Lig temiz değil diyor, kendi kalecisini maç satmakla itham ediyor.. Kaptanına küfreden taraftara teşekkür ediyor, sonra Ardanın üzerine çok geliyorlar.. Medya bizi yıpratmaya çalışıyor oyunu sergileniyor.. Özhan Canaydın bana miras bıraktı, projelerimi bitirmemi istiyor açıklaması kulaklarda çınlarken Canaydın ailesi topluca oylarını Adnan Öztürke veriyor..
NE yazık ki bu işler 3 ay peşinden koşulan Stochun son anda elden kaçırılıp F.Bahçeye gitmesini Zaten biz onu çok istemedik diyerek kapatmaya benzemiyor.. 100 liraya takım kadrosu sayanlar Padişahım çok yaşa diye bağırdıklarında ne siz padişah olursunuz, ne de insanlar sizi padişah sanarlar..
VİZYON BU DEĞİL
KOŞ Adnan teknik direktöre müdahale et cümlesi kurulmamalı artık G.Sarayda.. Medya, federasyon, hakemler G.Saray düşmanı olarak gösterilmemeli taraftara.. Taraftara gerçekler anlatılmalı ki herkes neyle karşılaşacağını bilsin.. Bir futbol takımı 3 stoperin, 2 forvetin sakatlanmasıyla yıkılmaz.. Eğer o takım gerçekten takımsa yıkılmaz.. Sağlam kurulmuşsa, hocasının işine karışılmıyorsa, futbolcuları içeride ayrıcalıklı muamele görmüyorsa yıkılmaz.. Biri olmazsa diğeri çıkar, ortaya yüreğini koyar o takım yıkılmaz.. Ama bir yönetimin içinde şimdiden 3 başkan adayı varsa, 5 yöneticisi birbiriyle aynı masada yemek yemiyorsa, yöneticiler kendi PRları için şirketlerle anlaşıyorsa, ortalık sahte kabadayı doluysa, içeride insanlar G.Saray için değil kendileri için koltuk işgal ediyorsa o kulüpte işyer yüremez.. G.Saray Başkanı da bu tablo karşısında kendisi dışında kimseyi suçlayamaz..
MESELE doğru futbolcu transferi ya da para getirecek doğru proje üretmek değil.. Mesele elindekini değerlendirip önce bir duruş sergileyebilecek gücü toplayabilmek.. Bu duruşu ister sahada sergilersin, ister dışarıda.. Ama iki ayağının üzerinde sağlam durduğunu sanıyorken biri gelip saha üflediğinde iskambil kağıtlarından yapılan evler gibi sallanıp yıkılıyorsan bir yerde yanlışlık var demektir..
G.SARAYLILAR F.Bahçenin başarısızlıklarıyla sevinir hale gelip, hedeflerini ulusal sınırlar içerisinde çizmeye başladılarsa G.Sarayın ekseni kayıyor demektir.. G.Sarayın da ekseni kayıyorsa, başta oturup ekseni çizen insanda hata var demektir.. İslam Çupi F.Bahçenin büyüklüğünün adının konamayacağını söyler.. G.Sarayın büyüklüğünün adı basittir. O büyüklüğün adı vizyondur.. Vizyon doğruları görmeyi, zamanın önüne geçmeyi, yol göstermeyi, öncü olmayı gerektirir.. Ama siz hala 80li 90lı yılların başındaki başarısız Ali Şen modelini, Aziz Yıldırımı ikon olarak belirleyip uygulamaya çalışıyorsanız G.Saray vizyonundan bahsedemezsiniz!
Kaynak