Günümüzde eleştirmenlerin yazarlara bakışı,onları bir süre yere göğe sığdıramayıp sonra birden tam tersi davranmaları bana eski bir söylenceyi hatırlatıyor.:
Fırat'ın bir tarafındaki genç bir oğlan karşı taraftaki bir kıza ilk görüşte aşık olur.Aşkından gözü bir şey görmeyen delikanlı her gece sevgilisini görmek için Fırat'ın azgın sularına atlar ve karşıya geçer.
Günlerden bir gün delikanlı sevgilisinin yanına vardığında birden sevgilisinie:"Senin gözünde ben var yarim."der. Bunun üzerine kız:"bu akşam burada kal,lütfen suya girme!" dese de dinletemez kendini. Oğlan o gece Fırat'ın azgın sularına dalar ve yüzme bilmediği için boğulur.
İşte bizim eleştirmenlerimizin de durumu aşkı bitince gerçekleri fark eden bu genç aşıktan farksız değildir.
"Bu parçada yazar..." Diye devam eden bu cümle aslında bir paragraf sorusuydu.:) Testlerin içinde hikayeyi görünce paylaşmak istedim.
Fırat'ın bir tarafındaki genç bir oğlan karşı taraftaki bir kıza ilk görüşte aşık olur.Aşkından gözü bir şey görmeyen delikanlı her gece sevgilisini görmek için Fırat'ın azgın sularına atlar ve karşıya geçer.
Günlerden bir gün delikanlı sevgilisinin yanına vardığında birden sevgilisinie:"Senin gözünde ben var yarim."der. Bunun üzerine kız:"bu akşam burada kal,lütfen suya girme!" dese de dinletemez kendini. Oğlan o gece Fırat'ın azgın sularına dalar ve yüzme bilmediği için boğulur.
İşte bizim eleştirmenlerimizin de durumu aşkı bitince gerçekleri fark eden bu genç aşıktan farksız değildir.
"Bu parçada yazar..." Diye devam eden bu cümle aslında bir paragraf sorusuydu.:) Testlerin içinde hikayeyi görünce paylaşmak istedim.