ESKİDEN Çember çevrilir, Su musluktan içilir, Ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin İsimleri konulur, Saatli maarif okunurdu. Komşuda pişen Bize... Bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, Sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı Evde yapılır, Karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, Pencere camımıza yaslanır, Güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, Evlerde soba yakılır, Kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, Aidat ödenmez, Yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, Sokaklar lambasız, Mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyodan dinlenir, Çizgi roman okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, Arkası yarın gibiydi, Kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı. ŞİMDİ Şimdi, Herkes Yoğun, Yorgun Ve Tek başına...
[CAN DÜNDAR]
Hatırlarımda eskiden, yani ben çocukken eve kapanmazdık.. Tamirhaneden hurdaların arasından rulman çalar, onları tahtaya çakar yaptığımız arabayla mahallenin en uzun yokuşundan aşağı kayardık.. Ne olacağını umursamadan..
Hatırlarımda eskiden, yani ben çocukken mahalledeki herkesi tanırdık.. Bakkalın oğlu bize top bulur, sabah 8, akşam 8; 20 devre kırk biter maç yapardık.. hemde hiç yorulmadan, dizimizdeki direğimizdeki yaralara bakmadan..
Hatırlarımda eskiden yani ben çocukken meyvayı dalından yerdik.. Bahçıvanın köpeğini atlatıp, erik ağcına çıkıp saatlerce muhabbet edip hayaller kurup erik yerdik.. Süt mısırın hası o zamanlar bardakta değil koçanıyla satılırdı, elimizde dilim karpuzla mahallede dolaşır, herzamanki duvarın üzerinde kankardeşimizle elimizdekini paylaşırdık..
Hatırlarımda eskiden yani ben çocukken hayat sokaktaydı.. nikimiz yoktu ozamanlar, züürt selim, hacının oğlu kenan, sivrisinek caner, papatya mustafa, şişko mustafanın kardeşi muarrem vardı.. çavuş özgür'dü benim adımda.. Atarimiz vardı ama oynamazdık, misket daha zevkliydi bi galyoz için 20 misket verirdik, paramızda yoktu o zamanlar, sigara kağıtları paraydı, mahallede bakır toplar hurdacıya satar pğarayı bölüşür lahmacun yemeye giderdik eskiden.. Soğuk havaya rağmen sıcaktı insanlar eskiden, yalnız kimse yoktu.. Belkide kaygısızdık ondan bukadar güzeldi Dünya; şimdi kaybolmuş gibi hissediyorum kendimi bazen, hersabah dünyamı omuzluyorum ya eskiyi özlüyorum bazen, soğuğa aldımadan, hiç üşümedensaatlerce kardan adam yapıp, sonra odun ateşinde yanan sobanın is kokulu sıcağında, soba borusundaki tele asılmış çamaşırların gölgesinde ne kadar üşüdüğümü anladığım zamanları özlüyorum..
(Dün hiç değişmeden duran, çocukluğumun geçtiği eski mahallemi gördümde, unuttuğum çocukluğumu hatırladım)
[CAN DÜNDAR]
Hatırlarımda eskiden, yani ben çocukken eve kapanmazdık.. Tamirhaneden hurdaların arasından rulman çalar, onları tahtaya çakar yaptığımız arabayla mahallenin en uzun yokuşundan aşağı kayardık.. Ne olacağını umursamadan..
Hatırlarımda eskiden, yani ben çocukken mahalledeki herkesi tanırdık.. Bakkalın oğlu bize top bulur, sabah 8, akşam 8; 20 devre kırk biter maç yapardık.. hemde hiç yorulmadan, dizimizdeki direğimizdeki yaralara bakmadan..
Hatırlarımda eskiden yani ben çocukken meyvayı dalından yerdik.. Bahçıvanın köpeğini atlatıp, erik ağcına çıkıp saatlerce muhabbet edip hayaller kurup erik yerdik.. Süt mısırın hası o zamanlar bardakta değil koçanıyla satılırdı, elimizde dilim karpuzla mahallede dolaşır, herzamanki duvarın üzerinde kankardeşimizle elimizdekini paylaşırdık..
Hatırlarımda eskiden yani ben çocukken hayat sokaktaydı.. nikimiz yoktu ozamanlar, züürt selim, hacının oğlu kenan, sivrisinek caner, papatya mustafa, şişko mustafanın kardeşi muarrem vardı.. çavuş özgür'dü benim adımda.. Atarimiz vardı ama oynamazdık, misket daha zevkliydi bi galyoz için 20 misket verirdik, paramızda yoktu o zamanlar, sigara kağıtları paraydı, mahallede bakır toplar hurdacıya satar pğarayı bölüşür lahmacun yemeye giderdik eskiden.. Soğuk havaya rağmen sıcaktı insanlar eskiden, yalnız kimse yoktu.. Belkide kaygısızdık ondan bukadar güzeldi Dünya; şimdi kaybolmuş gibi hissediyorum kendimi bazen, hersabah dünyamı omuzluyorum ya eskiyi özlüyorum bazen, soğuğa aldımadan, hiç üşümedensaatlerce kardan adam yapıp, sonra odun ateşinde yanan sobanın is kokulu sıcağında, soba borusundaki tele asılmış çamaşırların gölgesinde ne kadar üşüdüğümü anladığım zamanları özlüyorum..
(Dün hiç değişmeden duran, çocukluğumun geçtiği eski mahallemi gördümde, unuttuğum çocukluğumu hatırladım)