İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Şiir, Öykü, Deneme
Şiir, Öykü, Deneme

Gidiyorum

llavinya05.02.20101 cevap1.016 görüntüleme
2006'den beri7.781 mesaj
#1
Gönülsüz kelimeler düşer ya bazen dudaklarımızdan işte öyle bir kelime bu da, “ gidiyorum!”
Aslında karşı gönlün en derinine kök salmış olmayı isterken, gözlerimizi indirip yere biraz toz biraz toprak arasından, belki içimizden akan isyanın hızından kuvvetlice dökülen sadece bir tek kelime : Gidiyorum.
Duyan kulaklar kabullenemesin, isyan etsin “gitme” desin diye bekleyen yüreğimizin belki vicdansız çırpınışlarıdır bu ama dil her zaman gönülden konuşmaz maalesef.
Dil; bazen gönlün her istediğinin tersine akar, tersine koşar, aksine eser …. Her şeyi geride bırakıp uzaklaşmak isteyenlerin değil de kalmak istediğini söyleyemeyen aşkların cümlesidir bazen “Ben gidiyorum”. Sevgili, “Kal” desin diye bir yakarıştır aslında veda etmekten öte.
Ancak çocuklar arsızca ağlarlar istedikleri şeylere sahip olmak, paylaşmamak ve bırakmamak için. Büyükler ise hemen yanı başlarında “ayıp, ağlama!”diye azarlamakla meşguldür bu arada. Büyük aşklar da böyledir işte, ayıp diye ağlamazlar, ağlayamazlar kapınızda. İstemediklerinden değil…Öğrendikleri arasında olmadığından bir şekilde.
Gönül, “Sen git ben kalıyorum” diyebilir mi bedene? Bazen demese bile kalıverir, beden ise giderken kansız cansız bir iki adımdan ibarettir o kadar. Ruh takılmıştır, durağın ilerisi ötesi bir sonraki yoktur, olmayacaktır. Beden ne bilebilir ve ne kadar varolabilir ki içi boşalmışken. İlla bir yerlerde kendini gömmeye uğraşıyordur hatıraların altına. Ruh ise, bedeni terk ettiği son durakta; tam olarak yüreğine saplandığı bedenin üst sol ortasında atıp duruyordur bir başına …
Arsız olmak gerek bazen, çocuk rahatlığında. Ağlamak, bağırmak, tepinmek belki. Hatta belki paçalarına yapışıp sürüklenmek…
Karşı tarafı mecbur etmek, gönülden Kal demesini beklemeye gerek duymamak olsa da aslı eylemin, sonucu belki de Kal! kelimesini duyduracaktır kulaklarımıza. .
Veya sadece “Gidiyorum” demeden önce “ Kalayım mı?” diye sormak.
Veya, sadece “Gidiyorum” demek…
Cevaplar
2009'den beri126 mesaj
#2
Kes sesini yüreğim,sus,sus işte...


Karanlıklar,öksüzlükler duyamaz seni...
Onlara hitap edemez artık cümlelerin...
kes sesini!...


Matemlere,yaslara,onulmaz acılara gömülü bu omuzlar taşıyamaz senin tek bir heceni!...
kes sesini!...


"Anı"denilen geçmiş vakitlerine mahkum şimdi,kendi kendini yiyip bitiren biri şimdi,sahiplenen bu omuzları...


Kendi kendine "sus"demekten usanan bir canlı "cansız" şimdi...

yorma daha fazla bu mahkumu,kes sesini!...

Gözyaşından başka ıslaklık görmemiş gözleri,titremekte elleri,üşüyor dayanılmazlıkların girdabına tutulmuşluğun soğukluğunda,karanlıklara mahkum gibi...


Aydınlanmayacak gibi,soğuk bir duvara çarpmış,sendelemiş,bir daha kapıyı bulamayacak gibi şimdi...

sadece mahkum...

işit bunun sözlerini,
tut istediklerini,
kes sesini!

Sus işte,sus...

Sus ki kabuslara esir olmayayım henüz kendi esaretimden kurtulamamışken!..

Kuyulara atmayayım,alışılmadıkların eline bırakmayayım ruhumu,sendelerim..kes sesini!...

Çöl gibi ya da hayır,hayır,kutup gibi,buz gibidir o yerler.Karanlıktır,korkarım.Ruhum istemez,kaçıverir...


O yerler ki birer seraptır aslında vahalarda belirmiş olan.Cezbetmesin oralar seni,aldanma seraplara.kes sesini!...




"Ben gidiyorum,ondayım,susturamazsın beni..asıl sen kes sesini!..."




Kendimle savaş verdirme bana,sus demekten bezdirdin beni,alıp kaçacağım seni..

yorma beni!..kes sesini!...

"Boşa uğraşma,biliyorsun...Gelemem,ondayım,hep kalacağım...Sen gelmeyeceksin belki,ama ben,hep ondayım...Beni salıverirken onun yüreğini sevmek için,düşünmüştün her bir şeyi...gelmesen de gittim..."

Sen benimsin yürek,terk etmemelisin beni.Gitmemelisin.Dur!Tamam konuş ama,dön bana.Ben senin sahibinim.gell!...

"Hayır,yürek kendini taşıyan bedene ait değildir.Beni özgür bıraktın,gittim.Bir daha gelmeyeceğimi bilmeliydin,emanet değildim,sen beni sonsuza dek vermiştin,bir an bile düşünmedin...Şimdi tekrar çağıramazsın beni,nafile!...Gelemem,ondayım dedim..."

Düşüncelerimde,köşede bucakta kalıvermiş,saklanmış bir giz olarak kal...Ben bile bilmeyeyim o gizi,unutmuş olayım mesela...Özgürlüğümü aldın elimden,aşkın albenisine kapıldın,gittin...Sızlatma içimi...



Ey kalp!
Susmuyorsun...
Durmadan bağırıyor,çığlık çığlığa kalıveriyorsun ansızlıklarda...

Düşünemiyorum,susturuyorsun beni dahi...

Sesleniyor,bağırıp çağırıyor,haykırıyor,istiyorsun!!...

"Evet,susmuyorum,haykırışlarım artacak...Sen var olduğun sürece -belki daha sonra bile- sürecek bu haykırışlarım...

İstediğim tek o idi,ondayım...Artık gelmeyeceğim,milyon kere söyledim bunu sana,usanmadan yine söylerim,söyleyeceğim:GELMEYECEĞİM!..."

Bana söz bırakmadın,susturdun yine,bak!..

Peki,git o halde...
Özgürlüğümü,özgürlüğüne kat!...
Azad oldun büyük bir coşkunlukla...
Git,onda kaybol...
Yokol aşk bahçelerinde,sevda kokusunu almışsın bir kere...Peki,azad edildin...

Kazı o narin tırnaklarınla aşkını,kazı taşlara,kayalara...

Ölesiye kazı sevdanı...
Haykırmanı kesme...
Peki susma!...

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.