İLK AŞK
Soğuk işkenceyi tanımaya başladım.Tabir değil gerçek anlamda çocukken, minik ellerimin arasında tutmaya çalıştığım kalemimin ucunun sivri olması güzelken hala.
En ön sırada oturmanın övünç kaynağı olmadığı yıllarda, sivri ucu ile her şeye hazır, soğuk işkenceyi tanımaya hazırdım.
Okul yolunun ortasında gözlerini ilk göreceğim anın telaşı, çeki düzen verme kaygısı üzerime. Kolluğumun ismini bile hatırlamıyorum artık. Tek hatırladığım görebilmen için sana doğru çevirmem.
İlk şiirimi 7 yaşında yazdım ben. O zaman da beceremezdim şu an olduğu gibi.
Kelimelerimi tam olarak beyan edemezdim. Hep yarım kalırdı içimde duygularım. Hep bir kelime daha beklerdi cümleler benden.
İlk aşkımı 7 yaşımda yaşadım yanarcasına. İlk şiirimi 7 yaşında yazdım.
Türkçe defterinin arasında hem de. Beyaz Güvercin adı altında.
Birde anne faktörü mevcuttu tabi
Hatırlar mısın anne.
Ne çok kızmıştın bana
Küsmüştün hatta…
Ve o şiir işte. Tozlu raflardan çıkarılmış. Özenle sarmalanmış.
Balkonuma beyaz bir güvercin kondu.
Ellerin kadar beyaz, gözleri gözlerin kadar masum.
Kolanı yudumlarken güzel olduğun kadar güzel birikmiş suyu içerken.
Birazdan uçup gidecek ders bittiğinde senin yanımdan gittiğin gibi.
Onu da özleyeceğim seni şimdi özlediğim gibi.
Tolgasal...