İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Eğitim
  4. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

İslamiyette Sabır.

amesfa18.07.20082 cevap4.569 görüntüleme
2007'den beri9.865 mesaj
#1
SABIR

Muhterem müminler!

İnsanoğlu dünyaya imtihan edilmek için gönderilmiştir. İmtihanın bir gereği olarak, dünya hayatında çeşitli sıkıntı ve zorluklarla karşılaşmamız aslında tabiî bir hadisedir. Yüce Rabbimiz bu gerçeği bize “Muhakkak biz insanı, meşakkat, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik.”[1] buyurmak suretiyle ifade etmiştir. Konu ile ilgili diğer bir ayet-i kerime de “Şu muhakkak ki, gerek mallarınızla, gerek canlarınızla imtihana tabi tutulacaksınız.”[2] buyrularak imtihanın ve dolayısıyla sabrın zorluğuna işaret edilmiştir.

Değerli Müminler!

Sabır; insanın geçici sıkıntı ve musibetlere gözünü kapayarak ebedi nimetlere gözünü açması; Ahiret yurdunu düşünerek dünyadan vazgeçmesi demektir.

Sabır, müminin dünyada başına gelen derin acılar, gönlünü daraltan sıkıntılar ve ummadığı ölümler karşısındaki yegane sığınağıdır. Mü’min sabrederek Allah’a yönelir ve başına gelen derin acıları, gönlünü daraltan sıkıntı ve meşakkatleri, ölümle gelen ayrılıkları, Allah’a teslimiyet ve tevekkül inancıyla uhrevî bir mükafata dönüştürür. Başka insanların ölüm ve musibet anlarında isyan sözleri ve çığlıklarıyla kader inancını tehlikeye attıkları demlerde; hakikî mümin karşılaştığı tüm hadiselerin Allah’tan geldiğinin bilincinde olarak “Biz Allah’a âidiz ve elbette ona döneceğiz” [3] diyerek yaşadığı acı ve sıkıntıların üzerine sabır külü serper.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir kabristanın yanından geçerken bir mezarın başında feryâd-ü figan eden yaşlı bir kadına rastlamış ve kendisine sabretmesini ve gerçek sabrın da; bela ve musibetin insanın başına geldiği ilk anda gösterdiği sabır olduğunu ifade etmiştir. [4]

Değerli kardeşlerim!

Sabır; insanın öfke anında öfkesini yutması; kendisine yapılan kötülüklere karşı iyilikle mukabelede bulunması; şeytanın ve nefsinin kışkırtmaları karşısında günah işlemekten kaçınması; musibet ve sıkıntılar karşısında metanetli olması ve son nefesine kadar Allah’a ibadette daim olması demektir. Mü’min; daima bir sabır insanı olmak zorundadır. Çünkü sabırsızlık insanı isyana ve haddi aşmaya sürükler. Hz. Peygamber (s.a.v.), ayağımıza batan dikene varıncaya kadar başımıza gelen tüm sıkıntı, hastalık, keder ve yorgunlukların, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olacağını bizlere müjdelemiştir. [5]

Sabreden kulların mükafatını müjdeleyen bir âyet-i kerîmenin meâliyle hutbeme son vermek istiyorum; “İşte onlar, sabrettiklerinden ötürü cennetin en yüksek dereceleriyle mükafatlandırılırlar. Orada esenlik ve dirlik dilekleriyle karşılanırlar.” [7]
___________________

[1] Beled, 90/4.
[2] Âl-i İmrân, 3/186.
[3] Bakara, 2/156.
[4] Buhârî, Sahîh, “Cenâiz”, 32.
[5] Buhârî, Sahîh, “Merdâ”, 1; Müslim, Sahîh, “Birr”, 49.
[6] Bakara, 2/153.
[7] Furkân, 25/75.


Ahmet KOÇ
İstanbul Müftülüğü / Vâiz

SABIR - Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu
Cevaplar
2008'den beri20 mesaj
#2
Bu günkü vâiz :) Allah razı olsun :)
amesfa Konuyu açan
2007'den beri9.865 mesaj
#3
Allah hepimizden razı olsun.

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.