İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Konu Dışı
  4. Konu Dışı
Konu Dışı

Kıyafet

myefsane07.09.20080 cevap983 görüntüleme
2006'den beri6.948 mesaj
#1
KIYAFET

Yavuz Sultan Selim kıyafetinin sadeliği ile meşhurdur.

Onun düşüncesine göre süs kadınlığın, sadelik erkekliğin özelliğidir. İşte bundan dolayı bir gün şehzade Süleyman muhteşem bir kıyafetle karşısına çıkınca:

-Sen böyle giyinirsen anan ne giysin Süleyman? diye

oğlunu azarladığı söylenir.

Kılıcımızın Ağzı Kestikçe

Yavuz Sultan Selim pek sade giyinirdi.Bunun sebebini soranlara:"Süslü ve Şa'şaalı giyinmek külfetten başka bir şey değildir.Niçin boş yere bu külfete katlanayım?" derdi.

Bir elbiseyi eskiyene kadar giyerdi.Bütün devlet erkanıda böyle davranmak zorunda kalırdı.Bir defasında venedik elçisinin İstanbula gelip huzuruna çıkacağı haberi geldi.Bunun üzerine vezirler, üzerlerindeki hayli eskimiş elbiseleri değiştirme ihtiyacı hissederek sadrazam aracılığıyla durumu yavuza tedirginliklede olsa bildirdiler.Yavuz hiç kızmadı ve :"Münasiptir" dedi

Elçinin geleceği gün vezirler, yeni esvaplarıyla padişahın huzuruna vardılar.Ancak gördüklerine inanamayarak dehşetli bir hayrete düştüler.Zira Yavuzun üzerinde yine o eski elbiseleri vardı.Tahtında oturmuş, keskin kılıcını çekip tahtın basamağına koymuştu.Karşı pencereden vuran gün ışığı altında parıltısı gözleri kamaştırıyordu.Bu durum karşısında bütün vezirler, üzerlerindeki görkemli elbiselerden utanıp şaşkın bir vaziyette kaldılar.

Görüşme bitip elçi dışarı çıktıktansonra Yavuz, sadrazama bakarak:

"Paşa! Var elçiye sor, bizi nasıl bulmuşlar?" dedi.

Sadrazam, Padişahın emrini yerine getirip döndü ve elçinin intibaını nakletti.

"- Sultanım venedik elçisi: 'O Kılıcın parıltısı gözümü öyle aldıki, kendilerini göremedim bile...' demektedir."

Yavuz tebessüm etti ve sadrazama şehadet parmağı ile kılıcı göstererek:

"- İşte kılıcımızın ağzı kestikçe, kafirin gözü ondan asla ayrılamaz ve bizi görmez! Ama Allah esirgesin, birgün kesmez olur ve parlamazsa, ozaman küffar bizi hem hor görür, hemde tepeden bakar!..." dedi.

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.