Benim en çok hoşuma giden tartışmalar başlamış burada ya Hu!
Neden çağırmadınız, aşkolsun.
Şimdi gelelim yeni yetme, hızlı ve ateşli
ateist arkadaşlarımızdan birinin ifadelerine, bunlardaki eksik bilgilere ve çelişkilere dikkat çekmeye.
Vira bismillah:
....
dediğiniz gibi big bang kuramı evrenin nasıl oluştuğunu açıklıyor , maddenin değil , ama siz maddenin oluşumunu bir tanrıya bağlıyorsunuz ki bu bilimsel değil yani maddenin oluşumu hakkında bir kesinlik yok.
Aksine sevgili arkadaşım asıl maddedinin ve ardından evrenin nasıl yaratıldığını açıklıyor. Üstelik Bing Bang şu anda siz materyalistlerin pek bir sevdiği "elle tutulur, gözle görülür, keraat cetveli ile hesaplanır" bilimsel referanslarla oluşturuldu. Günümüz gözlemcileri, tüm sistemlerin birbirinden büyük bir hızla uzaklaştırklarını farkedince "
Genişleyen Evren Modeli" oluşturuldu. (Bkz. "
Bir de göğe bakın Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz." Zariyat/47)
Bu noktaya kadar sorun yoktu fakat bundan sonra genişleyen bir evrenin geçmiş zamanda birbirine daha yakın unsurlara sahip olması gerekiyordu. Matematik ile zamanda daha geriye gidildiğinde evreni oluşturan tüm maddenin başlangıçta bir arada olması gerektiği hesaplandı. Bu kadar yoğun bir kütlenin bir arada bulunması demek kendi oluşturacağı çekim kuvveti yüzünden kendi içine çökmesi demekti ki bunun sonunda sıfır hacimli (yani olmayan) ve sonsuz kütleli bir noktadan bahsedilmeliydi. (bkz. Zamanın Kısa Tarihi - Stephen Hawking) Yani aslında bahsedilen "Yok"luktan başka birşey değildi.
İşte bu netice karşısında ateist bilim insanları reddiyelerini bildirmeye başladılar. Çünkü her bir hesaplama ve kanıt her ne kadar bilimsel ve doyurucu olsa da maddenin ezeli olmadığının söylenmesi
materyalist "inançlarına" ters düşmekteydi.
Neyse biz konumuza dönelim işte bu başlangıcın hemen öncesi maddenin ve enerjinin, yani hareketin, yani ısının ve
hatta zamanın bile olmadığı o yoklukta 'bir şey' oldu. Ardından madde oluştu. Ve evren. (Bkz.
O olmasına murad ettiğinde ol der oluverir Kün fe yekûn Bakara-117)
....
bana göre "maddeci bilim" ve insan aklı bir sürü sorunun cevabını bulacaktır.
Of ki ne of....
Maddeci bilim dediğin şu senin ünlü Newton Fiziği değil mi? Hani şu neden sonuç ilişkileri vs vs...
Doğrusunu istersen mikro planda newton fiziği geçmiyor. Yani senin her yerde tanrı diye tapındığın maddeci bilimin forsu mikro alanda sönüveriyor.
Kuantum fiziğinde sonuçlar nedenleri oluşturuyor. Bir parçacık aynı anda iki ayrı yerde olabiliyor, hatta aynı anda hem oluyor hem de olmuyor. Birbiri arasında hiçbir bağlantı bulunmayan iki parçacık en uzak noktalarda olsalar bile birine yapılan müdahale diğerini de etkiliyor...
Ben şimdi maddenin mikro planda gösterdiği özellikleri bizim yani makro planda ne zaman yaşamaya başlayacağımızı merak eder oldum. Eminim; nasıl ki önceden gök kanunları farklı sayılıp yerde bir şimşek çakmasının imkansız olduğu kabul ediliyormuş fakat elektriğin anlaşılmasından sonra olay çözülmüş şimdi istediğimiz yerde şimşek çaktırabiliyorsak, çok yakın gelecekte kuantum fiziği sayesinde aynı anda iki yerde olabilmek ve daha başka niceleri gibi çok enteresan deneyimler yaşayacağız. (Bkz.
Bast-ı zaman ve tayy-ı mekân)
Ve sanırım o sırada maddeci fizik köşesinde oturmuş eski günleri yad ediyor olacaktır.
Çok güzel şeyler olacak çoook.
....
dediğim gibi bilimde kesinlik yok şüphecilik var çünkü kesinlik dogmatiktir.
Bir elbise satın almak istiyorsunuz. Mağazadaki görevli ölçülerinizi soruyor, bilmiyorsunuz. Beden ölçülerinizi tespit edebilmek için yol üzerinde bir dükkandan bir mezure satın alıp evinizde beden ölçülerinizi not ediyorsunuz.
Ertesi gün elinizde ölçüleriniz mağazaya gidiyorsunuz. Fakat sizin klavuz ölçülerinize göre denemeniz için getirilen hiçbir giysi üzerinize uymuyor.
Oradan çıkıp öfkeyle mezure aldığınız dükkana gidiyorsunuz. Satıcı binbir özürlebu gun yeni bir mezurenin geldiğini, bunun çok sağlıklı olduğuna sizi ikna edip gönderiyor. Fakat bu kez de bel ölçünüz doğru çıkıyor da omuz hatalı...
Her seferinde mezureleri değiştirip değiştirip doğru giysiyi almak için kaç kez denemeye sabır gösterirsiniz?
Günümüz bilim adamları mezure satıcısı gibiler, onların tekelindeki bilim ise ayarı kaçmış mezure gibi...
Elbette kesinlik yoktur bilimde, olamaz da zaten.
Şüphecilik bilimin temelinde vardır.
Bilim, en başta da kendinden şüphe eder. Fakat bilim tapıcılarının işlerine geldiği zaman bilimsel(!) olmadığı, yani içinde şüpheye hiç yer ayırmadığı için reddettikleri dini inançlar gibi
"Evrim teorisi hakkında en ufak bir şüphem yok", "bilim ve akıl bir çok sorunun cevabını bulacaktır", "Din afyondur kesinlikle bir gün dünya üzerinden silinecektir" gibi
BİLİMSEL ŞÜPHEden daha çok
DİNİ İNANÇvari sözler sarfetmektedirler.
Allah hidayet nasip etsin.
....
insanların önyargılarını yıkmak zordur , ben inanan kişilerin aptal olduğunu düşünmüyorum sadece dediğim gibi böyle yetiştirildikleri için dogmalarından kurtulamadıklarını düşünüyorum.
Anası babası ateist olup ellerinden geldiğince iyi(!) yetiştirdikleri evlatlarının birgün yetişkin olduğunda kelime-i şehadet ve samimi bir imanla müslüman olduğunu gördüklerinde de böyle senin gibi düşünebiliyorlar mı acaba?
Bunu çok (ama çok) yakından
yaşamış biri olarak şunu söyleyebilirim ki akıl ermeye başladığında neyin iyi neyi kötü, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaya başlıyorsun. İşte bu yüzden senin dediğin yönde bir değişme olmazken tam tersi ateistken müslüman olan insan sayısı oldukça fazla elhamdülillah.