Dur lütfen.
Daha fazla canımı yakmana
Gidipte başkalarının yüreği olmana
Ve sevdamı başka kollarda arama göz yummayacağım.
Dur lütfen.
Gitme.
Gittiğinde nasıl da tükendiğimi görmüyor musun?
Hıçkırıklarımı duymayan kalmadı
Kimi biliyor sana ağladığımı
Kimi bildiğini sanıyor göz yaşlarımda gizlediğim acımı
Seni içmediğim sigaradan çıkan duman kadar uzağımda hissetmeye alışamadım
Dur lütfen.
Hakkınca savun kendini
Gitmenin neden mantıklı olduğunu açıkla örneğin
Beni ikna et.
İmkansız mı! Yoktu benim lügatımda böyle bir kelime
Kelime hazinem pek geniş değil bilirsin
Senden sonra İmkansızlığı da öğrendim
Dur lütfen.
Kanayan şu ruhumu kime emanet edeyim
Bari bunu söyle.
Ama, Sakın bana aynı cevabı verme
Duymak istediğimi ne zaman söyleyeceksin!
Hiç mi?
O zaman neden sevdim ben seni
Sevdamı yalan sanasın diyemi!!!
Dur lütfen.
Hiç birzaman içimden geçenleri bilmedin sen
Giderken nasıl ağlıyordum, görmedin mesela
Kendimi parmaklıklar ardına attığımda nasıl bir of çektiğimi,
Ve seni özlediğimi bilmedin.
Hayallerimde süslediğim muhteşem SEN’i
Ve her seferinde yeniden sana Aşık olduğumu bilmedin.
Gelişin de, gidişin de hep masaldı dimi?
Hayatı neden acımasız yapıyor benim gözlerim!
Dur lütfen.
Hayatım duraklama döneminde kaç zamandır
Tanımıyorsun ki beni
Nasıl bana ait olabilirsin değil mi!
Sen El adamı,
Ben ise El kızı
Dur lütfen.
Sana anlatamam içimdekileri
Kabiliyetim bu kadar gelişmiş değil
Habersiz sevildiğini bil,
Seni içmediğim sigaradan çıkan duman kadar uzağımda hissetmeye alışamadım
Ama belki bunu okuduktan sonra
Anlarsın beni…
Belki de hiç açmayacağın bir sayfa olarak kalır bu yazdıklarım
Bir başkasının söyleyemediklerine tercüman olarak durur satırlarım
Her satırım akmamış bir göz yaşı gibi
Okudukça dudaklarında tuzlu su tadı hissedersin belki
İşte o zaman bilki
‘O’ sensin…
red-bird
Daha fazla canımı yakmana
Gidipte başkalarının yüreği olmana
Ve sevdamı başka kollarda arama göz yummayacağım.
Dur lütfen.
Gitme.
Gittiğinde nasıl da tükendiğimi görmüyor musun?
Hıçkırıklarımı duymayan kalmadı
Kimi biliyor sana ağladığımı
Kimi bildiğini sanıyor göz yaşlarımda gizlediğim acımı
Seni içmediğim sigaradan çıkan duman kadar uzağımda hissetmeye alışamadım
Dur lütfen.
Hakkınca savun kendini
Gitmenin neden mantıklı olduğunu açıkla örneğin
Beni ikna et.
İmkansız mı! Yoktu benim lügatımda böyle bir kelime
Kelime hazinem pek geniş değil bilirsin
Senden sonra İmkansızlığı da öğrendim
Dur lütfen.
Kanayan şu ruhumu kime emanet edeyim
Bari bunu söyle.
Ama, Sakın bana aynı cevabı verme
Duymak istediğimi ne zaman söyleyeceksin!
Hiç mi?
O zaman neden sevdim ben seni
Sevdamı yalan sanasın diyemi!!!
Dur lütfen.
Hiç birzaman içimden geçenleri bilmedin sen
Giderken nasıl ağlıyordum, görmedin mesela
Kendimi parmaklıklar ardına attığımda nasıl bir of çektiğimi,
Ve seni özlediğimi bilmedin.
Hayallerimde süslediğim muhteşem SEN’i
Ve her seferinde yeniden sana Aşık olduğumu bilmedin.
Gelişin de, gidişin de hep masaldı dimi?
Hayatı neden acımasız yapıyor benim gözlerim!
Dur lütfen.
Hayatım duraklama döneminde kaç zamandır
Tanımıyorsun ki beni
Nasıl bana ait olabilirsin değil mi!
Sen El adamı,
Ben ise El kızı
Dur lütfen.
Sana anlatamam içimdekileri
Kabiliyetim bu kadar gelişmiş değil
Habersiz sevildiğini bil,
Seni içmediğim sigaradan çıkan duman kadar uzağımda hissetmeye alışamadım
Ama belki bunu okuduktan sonra
Anlarsın beni…
Belki de hiç açmayacağın bir sayfa olarak kalır bu yazdıklarım
Bir başkasının söyleyemediklerine tercüman olarak durur satırlarım
Her satırım akmamış bir göz yaşı gibi
Okudukça dudaklarında tuzlu su tadı hissedersin belki
İşte o zaman bilki
‘O’ sensin…
red-bird