L
Lokman iyi bir köle idi. Efendisi onda bereket sezdi de her yemeği önce ona verir sonra onun artığını yerdi. Bir gün karpuz aldı efendisi ve lokmana yollamadı, onu huzuruna çağırdı. 'Lokman al karpuz ye 'dedi bir dilim verdi. Lokman iştahla yedi. Bir daha kesti onu da yedi. Derken son dilime gelindi. Efendi 'Bunu da ben yiyeyim 'dedi. Isırması ile tükürmesi bir oldu. Efendi 'Lokman bu karpuz zehir, nasıl yedin, niye demedin bize ? 'dedi.
Lokman 'Efendim, bana bugüne değin öyle çok ihsan ettiniz ki, bu karpuz acı diyemezdim. Bu edebe ters olur, size nankörlük olurdu 'dedi.
Hak 'tan gelen belaları acı karpuz bil. Sana ne nimetler verdi. Acı karpuz verdi diye hemen kızacak mısın, yoksa Lokman olma niyetin var mı?
HZ. MEVLANA ( Mesnevi'den )
Cevaplar
A
2007'den beri64 bin mesaj
Harikaydı...
Ders çıkarılması gereken bir hikaye.
L
''Bunlar geçici güzellik verirler de geçici aşk alırlar. Sen şu iki kuru ırmağı geç de kendi kendinin ırmağı ol!
Bu dostlar, insanın elinden tutarlar da çeke çeke yokluğa kadar götürürler. Onlardan elini çek de kendi kendinin elini tut, kendinle yetin!
Şu dünyada gördüğümüz güzeller, gönüldeki güzeli gizleyen perdedeki esimlerdir. Perdeyi kaldır, içeri gir de, sevgilinle baş başa kal!
Sen kendi güzelliğin ile kal, güzelleş, güzel şeyler düşün! İki alemden de vazgeç, kendi aleminde ol!
Yürü, benliği artıran şarapla mest olma, aklını başına al da, o tertemiz yüzü görmeye çalış!''
HZ.MEVLANA
H
Allah razı olsun çok güzeldi
Y
Yani bir hastalık,musibet geldiği zaman sabretmeliyiz
B
2008'den beri15 bin mesaj
süperdi
G
Çok güzeldi gerçekten çıkarılması gereken büyük dersler var.Başımıza gelen herşeyden şikayet etmeye başladık.Günümüzün en büyük hastalıklarından biri.Ufacık şeylere sabredemez olduk.Şikayet etmeyi bırakıpta işimize bakmalıyız.
Onun için bizi sürekli meşgul edecek ,onu yaptığımız zaman bize cesaret,huzur.. verecek gerçek amaçlarla hedeflerle meşgul olmalıyız.
Hedefin İstanbul'dan Ankara'ya gitmek ise yolda giderken sağdaki soldaki gelip geçen güzelliklere değilde,seni Ankara'da bekleyen güzelliği düşünmeli,oraya giderken yol üstünde bize eziyet veren çakıl taşlarına,ufak kazalara -velev ki büyük kazada olabilir- takılmamak Anakara'ya vardığımızda olacakları düşünmek gerekir.
Aslında düşünmeliyiz ki oraya giderken başımıza gelenler bizim daha çok olgunlaşmamız ve bizim ne kadar samimi olduğumuzun ölçülmesi için verildiğinin unutmamalıdır.
Eğer gerçekten seviyorsak ya da sevmek istiyorsak!!!
Paylaşım için ALLAH (c.c.) razı olsun.
çok güsel
L
Öyle güzel düşünceleri bir araya getirmiş ki bazen okuduğumda öyle düşünemediğim için utanıyorum.
Cevabını yaz
Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.