Ölümsüz çınar
Yetişmek için işe
Gül yanaklarından
Kaçamak öpüp
Koşup bindim arabaya.
Beklemeyecektin geç gelirsem.
Toplantım vardı ya,
Sen hatırlattın bana.
Nasılda unutmuşum sevdiğim.
İyi ki hatırlattın.
Ama aklım kalmıştı sende.
Çınlıyordu kulaklarım kelimelerinle:
"Bir hüzün var bugün içimde."
"Endişelenme, havadandır" demiştim.
Aklım kaldı bir kere sende.
Sen olmasan Birtanem,
Geç kalırdım toplantıya.
Bastım gaza Sevdiğim
Seni her zaman dinlediğim halde
Bu kez ilk ve son defa
Seni dinlemeyecektim.
Son anda yetiştim toplantıya.
Yoksa nasıl yetişirdim?
Sonra ne derdim patronlara?
Güzel geçti sayende.
Sen olmasan ne yapardım?
Güzelce ütülemiştin
Gömleğimi, pantalonumu.
Taktırmıştın en sevdiğin kravatımı.
Herkesi büyülemiştim sayende.
Sen olmasan ne yapardım?
Akşam geç geldim.
Sessizce açtım kapıyı
Göremeyince ışığı.
Terliklerim kapı önünde
Her zaman koyduduğun yerdeydi.
Giydim usul usul.
Odaya girdim.
Diz çöktüm yanında.
Ne de güzel uyuyordun.
Gözlerin yaşlı gibiydi biraz.
Ağladın mı yoksa?
Ağlardın hep,
Yatarken
Yanında olmayınca ben.
Saçlarını okşarken gördüm
Koynundaki fotoğrafımızı.
Nerden bulmuştun
Çektiğim ilk fotoğrafımızı?
Doğru ya Hayatım
Saklardın hep anılarımızı.
Tatile gelmiştin amcanlara.
İlk o an görmüştüm seni,
Arabadan alırken valizini.
Koşup kapmıştım elinden
Sen bakarken şaşkın şaşkın.
Tanıştırmıştı bizi amcan.
Akşam gezdirmeye çıkarmıştım seni.
Çekmiştim ilk fotoğrafımızı
Ölümsüz çınar altında.
Köşesindeydi pijamam yatağın.
Her zamanki gibi
Katlamış koymuşsun.
Giydim, uzandım yanına.
Sımsıkı sarıldım sana.
İçim huzur doldu varlığınla.
Uyandım, sabah olmuş.
Geç olmuş epey.
Bağırdım sana ilk kez.
Neden uyandırmadın beni?
Ne diyeceğim patronlara şimdi?
Yoksa unuttun mu
Sabah toplantım olduğunu?
Ağlamaya başladın derken.
Üzmek istememiştim seni.
İlk kez tartışıyorduk seninle.
Şaşırdın demek sen de benim gibi.
Mutfağa, yanına geldim.
Diz çöktüm, yalvardım.
"Affet beni" dedim.
Sen niye giyinmedin?
İşe gitmeyecek miydin?
Neden hep gazetede gözün?
Sabitlenmiş bakışlar
Gözlerden boşalan bu yaşlar
Ve bu hıçkırıklar neden?
Sevdiğim niye?
Affet beni.
Üzmek istemedim seni.
Kapmak istedim gazeteyi.
Sımsıkı sarılmışsın halbu ki.
Ben de baktım,
Gözyaşlarının değdiği habere.
Gazetede fotoğrafım vardı.
Yanında da hurdaya dönmüş bir araba.
Neden böyle kullanırlar ki arabayı?
Kim bilir neler çekiyordur sevenleri?
Okuyordun belli ki
Benimle ilgili haberi.
Nasıl da kapmıştık
Milyonluk işi?
Demek sevinç gözyaşları.
Ama bu suskunluk,
Bu durgunluk niye?
Neden sarılmıyorsun kalkıp boynuma?
Gözünse hep o haberde.
Ne yazıyordu orda?
Okumalıyım, öğrenmeliyim
Bu suskunluğunun nedenini?
Okudum kelimeleri
Birer birer yavaşça:
"Genç iş adamı
Aşırı hız kurbanı"
kullanıcı
Not: Sürç-i lisan ettimse affola. :%(
Yetişmek için işe
Gül yanaklarından
Kaçamak öpüp
Koşup bindim arabaya.
Beklemeyecektin geç gelirsem.
Toplantım vardı ya,
Sen hatırlattın bana.
Nasılda unutmuşum sevdiğim.
İyi ki hatırlattın.
Ama aklım kalmıştı sende.
Çınlıyordu kulaklarım kelimelerinle:
"Bir hüzün var bugün içimde."
"Endişelenme, havadandır" demiştim.
Aklım kaldı bir kere sende.
Sen olmasan Birtanem,
Geç kalırdım toplantıya.
Bastım gaza Sevdiğim
Seni her zaman dinlediğim halde
Bu kez ilk ve son defa
Seni dinlemeyecektim.
Son anda yetiştim toplantıya.
Yoksa nasıl yetişirdim?
Sonra ne derdim patronlara?
Güzel geçti sayende.
Sen olmasan ne yapardım?
Güzelce ütülemiştin
Gömleğimi, pantalonumu.
Taktırmıştın en sevdiğin kravatımı.
Herkesi büyülemiştim sayende.
Sen olmasan ne yapardım?
Akşam geç geldim.
Sessizce açtım kapıyı
Göremeyince ışığı.
Terliklerim kapı önünde
Her zaman koyduduğun yerdeydi.
Giydim usul usul.
Odaya girdim.
Diz çöktüm yanında.
Ne de güzel uyuyordun.
Gözlerin yaşlı gibiydi biraz.
Ağladın mı yoksa?
Ağlardın hep,
Yatarken
Yanında olmayınca ben.
Saçlarını okşarken gördüm
Koynundaki fotoğrafımızı.
Nerden bulmuştun
Çektiğim ilk fotoğrafımızı?
Doğru ya Hayatım
Saklardın hep anılarımızı.
Tatile gelmiştin amcanlara.
İlk o an görmüştüm seni,
Arabadan alırken valizini.
Koşup kapmıştım elinden
Sen bakarken şaşkın şaşkın.
Tanıştırmıştı bizi amcan.
Akşam gezdirmeye çıkarmıştım seni.
Çekmiştim ilk fotoğrafımızı
Ölümsüz çınar altında.
Köşesindeydi pijamam yatağın.
Her zamanki gibi
Katlamış koymuşsun.
Giydim, uzandım yanına.
Sımsıkı sarıldım sana.
İçim huzur doldu varlığınla.
Uyandım, sabah olmuş.
Geç olmuş epey.
Bağırdım sana ilk kez.
Neden uyandırmadın beni?
Ne diyeceğim patronlara şimdi?
Yoksa unuttun mu
Sabah toplantım olduğunu?
Ağlamaya başladın derken.
Üzmek istememiştim seni.
İlk kez tartışıyorduk seninle.
Şaşırdın demek sen de benim gibi.
Mutfağa, yanına geldim.
Diz çöktüm, yalvardım.
"Affet beni" dedim.
Sen niye giyinmedin?
İşe gitmeyecek miydin?
Neden hep gazetede gözün?
Sabitlenmiş bakışlar
Gözlerden boşalan bu yaşlar
Ve bu hıçkırıklar neden?
Sevdiğim niye?
Affet beni.
Üzmek istemedim seni.
Kapmak istedim gazeteyi.
Sımsıkı sarılmışsın halbu ki.
Ben de baktım,
Gözyaşlarının değdiği habere.
Gazetede fotoğrafım vardı.
Yanında da hurdaya dönmüş bir araba.
Neden böyle kullanırlar ki arabayı?
Kim bilir neler çekiyordur sevenleri?
Okuyordun belli ki
Benimle ilgili haberi.
Nasıl da kapmıştık
Milyonluk işi?
Demek sevinç gözyaşları.
Ama bu suskunluk,
Bu durgunluk niye?
Neden sarılmıyorsun kalkıp boynuma?
Gözünse hep o haberde.
Ne yazıyordu orda?
Okumalıyım, öğrenmeliyim
Bu suskunluğunun nedenini?
Okudum kelimeleri
Birer birer yavaşça:
"Genç iş adamı
Aşırı hız kurbanı"
kullanıcı
Not: Sürç-i lisan ettimse affola. :%(
düzenlendi