İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Arşiv
  4. Beğenilen Köşe Yazıları
Beğenilen Köşe Yazıları

Pazar notları...

*SiRiNe*04.05.20081 cevap1.347 görüntüleme
2007'den beri5.336 mesaj
#1
Gelinciklerin verdiği ders... Şu “an”ın canlılığını değil de gelecek zamanı istiyorsan; güzelliği yerinde değil de ille de kendi evinde istiyorsan ve sevmiyor, hesap yapıyorsan; bu CAN solar! Tez elden ve kesinkes solar!

***

Yine de tuttum, çocukluğumda yaptığım gibi iki gelinciği koparıp bir not defterinin yaprakları arasında kuruttum! Akşam elimde iki desen vardı. Eşsiz iki tablo! Güzellik ve aşk öyledir! Ya o “an” yaşayacaksın ya da ancak resmini saklayacaksın!

***

Büyük şehirlerde alışverişten eve döndüğünüzde size ne aldığınız sorarlar genellikle! Ama sakinleri birbirini tanıyan küçük şehir ve kasabalarda durum farklıdır. Bir Venedikli kadın kocasını şöyle anlatıyor: “Alışverişten döndüğümde ne aldığımı değil, kimlerle karşılaştığımı sorar!”

***

Durup dinleyince anlıyor insan... Kulak verince işitiyor... Dünya bizimle konuşuyor!

***

İyi ve etkileyici konuşma dersleri alanlar var. Alsınlar. Herkes iyi ve etkileyici biçimde konuşmak istiyor. Bir masada arkadaşlarıyla muhabbet ederken bile devlet tiyatrosu oyuncuları gibi vurgulu ve iddialı tonlamalarla konuşanlar o kadar çok ki! Ayrıca her şeyi “hatip edası” yla anlatanlar da çoğalmaya başladı. Ama iyi ve etkili biçimde DİNLEMEK isteyen var mı? Var mı? Var mı? Arıyorum...

***

Yeni yeni anlıyorum: Uzun yıllar cidden dinlememişim çevremdekileri! Sadece işitmişim. Bazen hâlâ karşımdakini dinlemeye odaklanmakta çok zorlanıyorum. Tıpkı bakmak gibi, gerçekten dinlemek için de hızı kesmek, hatta durmak gerekiyor.

***

Dışımız ne kadar kalabalıksa, ne kadar “birlik beraberlik ruhu” na sahipsek, içimiz o kadar tenha, o kadar ıssız! Yazık! Biraz isteyerek, bilerek yalnız kalsak, biraz kaçabilsek şu “tek yumruk kalabalıklar” dan, ruhumuz büyüyüp çoğalacak oysa! Ama bilmeyene, yaşamayana nasıl anlatılır!

***

Çok büyük gelişmedir... Susmak istediğimizde susabilmek! “Hayır!” demek istediğimizde ağzımızdan “evet!” çıkmasını önleyebilmek!

***

Saf imanla gitgide yalakalaşmış inanma arzusu arasında ne büyük ve çıplak bir fark var. Ama birincisi çok nadir, ikincisi pek çok rastlanan bir şeydir.

***

Bazen soruyorlar; mucizelere inanıyor musun diye! Evet, diyorum. Bir anlık mutlulukların upuzun mutsuzluklarımızı unutturabilmesi mucize değil de nedir?

Haşmet BABAOĞLU
Cevaplar
2008'den beri3.801 mesaj
#2
Teşekkürler paylaşım için. Değişik bir yazı... ^^

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.