İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Konu Dışı
  4. Konu Dışı
Konu Dışı

Pencere

hellish14.03.20081 cevap1.972 görüntüleme
2007'den beri2.226 mesaj
#1
Bir hastanede ölümü bekleyen hastaların koğuşu,.. koğuşta bir oda.. odada iki yatak, iki hasta.
Birisi pencerenin önünde, öteki duvar dibinde.
Pencere kenarında yatan hasta, yaşamlarının şu son dönemlerinde, sabahtan akşama kadar pencereden bakıp, tüm gördüklerini duvar dibinde yattığı için hiçbir şey göremeyen arkadaşına aktarır.
“Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif olmalı.. Beyaz yelkenliler belli belirsiz ilerliyor… Park henüz tenha.. Salıncakların ikisi dolu, ikisi boş.. Erguvanlar bugün çıldırmış, öyle bir çiçek açtı ki; etraf mordan geçilmiyor.. Erikler desen gelinden farksız.. Eyvah, küçük çocuklardan biri düştü. Annesi yetişip bağrına basıyor çocuğu. Neyse, çocuk sustu. Gülüyor şimdi.”
Hergün böyle sürüp gidiyor ve adam her gördüğünü duvar dibinde yatan ve ayağa kalkamayan oda arkadaşına anlatıyordur.
Pencere kenarındaki hasta birgün ansınız kalp krizi geçirir. Duvar dibindeki oda arkadaşı, “yardım” düğmesine bassa, doktor çağırabilir ve belki de yanındaki arkadaşını kurtarabilir. Ama arkadaşı ölürse, pencerenin yanındaki yatak boşalacaktır. Ve duvar dibinde yatan hasta “Yardım” düğmesine bilerek basmaz, doktoru çağırmaz ve oda arkadaşı ölür.
Ertesi sabah, duvar dibindeki hastanın yatağını pencerenin yayına taşırlar. Beklediği an gelmiştir. Yattığı yerden pencereden dışarı bakabilecek, olan biteni seyredebilecektir. Fakat o da ne? Pencerenin dibinde kapkara bir duvardan başka hiç bir şey yoktur.
“Nasıl yani!?.. Deniz, gemiler, erguvan ağaçları, çocuk parkı.. hepsi, hepsi yalan mıydı?..” der ağlayarak.. pişman ve yüreğinde kocaman bir vicdan azabı ile tüketir son günlerini.
Karamsar ve umutsuz bir hayat sürerken bile başkalarını mutlu etmeye çalışmalı, onları gördüğümüz karamsarlıklarla karamsarlığa itmemeliyiz…
Cevaplar
2007'den beri2.494 mesaj
#2
Oy oy oy sabah sabah naptın sen öle yaaa :(

Hayatın en zor oyunlarından biridir sanırım "Umut etmek ve bunu gösterebilmek âmâ gözlere..."
En güzelide sanırım eğer oyununa eşlik edebilecek arkadaşların olduğunda ortaya çıkan manzara...

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.