Kaç beyaz sayfa daha açacağım?
Kaç beyaz sayfaya daha döküleceksin hece hece?
Sana yazılan kaç kelimeye bölünüp hece hece damlayacak gözyaşlarım?
Acırken canım, gülümsüyorum.
Dudaklarımı bükmeyen ,gülümseten tek acısın.
Umutsuz dünyanın içinde direnen tek anısın.
Rüyalara kalsa bize çoktan bir dünya kurdular.
Dünyanın ötesinde bir yerde…
Hiç işim gücüm yok! Evet senin de yok!
Düşününce bile beni boğmayan, bıktırmayan sonsuz bir yaşamda seninleyiz.
Sayfaların, saatlerin, nefeslerin tükendiği yerde seninle...
Öyle gerçeksin ki can yanıyor uyanınca.
Rüyalar! Ah sizler!
Rahat durun!
Sabah geliyor, bakın karanlık ilerliyor.
Beni terk edeceksiniz.
Göğsümde sızı, gülümseyen yüzüm yeni senaryoya hazır devam edecek.
Ay ,yıl geçecek yine.
Çaresizlik bunun adı…
Kalbimde yıllardır atan gerçek…
Ömür tükenmedikçe her gece sana uyumaya,
Her sabah yalan dünyaya tükenmek için uyanmaya devam edeceğim.
Yine gece olunca çalacaksın kapımı.
Yağmur yağınca göğsümdeki ateşe damlayacaksın.
Rüzgarla kokunu bırakacaksın.
Sarılacağım sana yine sıkıca…
Gün ortasında ki telaştan kaçamayacağım.
Özledikçe yanacağım.
Keşke uyusam hep uyusam …
Ya da aç göğsünü al beni içine!
Uzağında yorgunum,mutsuzum.
Yoksa da gel gideceğinin ninnisini söyle, beni gönder rüya dünyamıza.
Işıkları söndür.
Karanlıkta gördüğüm tek ışık sen ol.
Sana dalıp göğsüne yaslanayım.
Son uykum için ,bir daha sensiz uyanmamak için uyuyayım…
Lavinya'nın günlüğünden.
Kaç beyaz sayfaya daha döküleceksin hece hece?
Sana yazılan kaç kelimeye bölünüp hece hece damlayacak gözyaşlarım?
Acırken canım, gülümsüyorum.
Dudaklarımı bükmeyen ,gülümseten tek acısın.
Umutsuz dünyanın içinde direnen tek anısın.
Rüyalara kalsa bize çoktan bir dünya kurdular.
Dünyanın ötesinde bir yerde…
Hiç işim gücüm yok! Evet senin de yok!
Düşününce bile beni boğmayan, bıktırmayan sonsuz bir yaşamda seninleyiz.
Sayfaların, saatlerin, nefeslerin tükendiği yerde seninle...
Öyle gerçeksin ki can yanıyor uyanınca.
Rüyalar! Ah sizler!
Rahat durun!
Sabah geliyor, bakın karanlık ilerliyor.
Beni terk edeceksiniz.
Göğsümde sızı, gülümseyen yüzüm yeni senaryoya hazır devam edecek.
Ay ,yıl geçecek yine.
Çaresizlik bunun adı…
Kalbimde yıllardır atan gerçek…
Ömür tükenmedikçe her gece sana uyumaya,
Her sabah yalan dünyaya tükenmek için uyanmaya devam edeceğim.
Yine gece olunca çalacaksın kapımı.
Yağmur yağınca göğsümdeki ateşe damlayacaksın.
Rüzgarla kokunu bırakacaksın.
Sarılacağım sana yine sıkıca…
Gün ortasında ki telaştan kaçamayacağım.
Özledikçe yanacağım.
Keşke uyusam hep uyusam …
Ya da aç göğsünü al beni içine!
Uzağında yorgunum,mutsuzum.
Yoksa da gel gideceğinin ninnisini söyle, beni gönder rüya dünyamıza.
Işıkları söndür.
Karanlıkta gördüğüm tek ışık sen ol.
Sana dalıp göğsüne yaslanayım.
Son uykum için ,bir daha sensiz uyanmamak için uyuyayım…
Lavinya'nın günlüğünden.