İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Arşiv
  4. Beğenilen Köşe Yazıları
Beğenilen Köşe Yazıları

Salonda rezalet!

legolas444421.10.20080 cevap844 görüntüleme
2008'den beri1.367 mesaj
#1
Salonda rezalet!


Ergenekon davasındaki "salon rezaleti"ni gördünüz... Eminim, bugün bütün köşe yazarları enine boyuna bu konuya değinecektir. Gelin ben size, bir başka "salon rezaleti"ni anlatayım.

*

Türkiye’nin gözü kulağı İstanbul’daki "salon"dayken, Ankara’da bir başka "salon"da, Türk Dil Kurultayı vardı...

Başbakan kürsüye çıktı, Türkçe’nin "ana sütü"ne benzediğini belirterek, "katışıksız ana sütüyle, şiirler söylediğimizi, fermanlar yazdığımızı, devletler kurduğumuzu" anlattı.

Ve sözü, beş gün önce kaybettiğimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya getirdi...

"Türkçemizin abideleşmiş şairi, sadece şiir solumuş, Türkçe’nin zengin imkánlarıyla bu topraklarda nehir gibi akıp gitmiştir" dedi.

Sonra da, "Türk Dil Kurultayı’nın manasına uygun olarak, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Sanat isimli şiirini okumak istiyorum" diyerek, okudu:

"Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek... Bizim diyarımızda da bin bir baharı saklar... Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek... İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar."

*

Salon yıkıldı adeta...

Aralarında Cumhurbaşkanı ve Türk Dil Kurumu Başkanı’nın da bulunduğu davetliler dakikalarca ayakta alkışladı.

Gözler yaşardı...

*

Tek pürüz vardı.

İkisi de üç isimli ama...

O şiir, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın değil.

Faruk Nafiz Çamlıbel’in!

Yılmaz ÖZDİL

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.