Nükteleriyle büyük bir şöhret kazanan ve Keçecizâde Fuad Paşa’yla bile fıkra yarışına giren Hasırcızâde Mehmed Ağa, bir gün atının üstünde Antep caddelerini dolaşmaya başlar.
Bir ara elinde yoğurt kâsesi taşıyan bir çocukla karşılaşır. Ağanın canı çekmiş olacak ki, kâseyi çocuğun elinden alır ve taze yoğurdun üst tarafından biraz yer. Bu sırada çocuk ağlamaya başlayınca Hasırcızâde şöyle der:
- Evlâdım ağlama! Annene Hasırcızâde yedi dersen sana kızmaz.
Elindeki kâseyle ağlamaya devam eden velet, söyleyeceğini söyler:
-Annem inanmaz! ‘ Sen bunu mutlaka bir ite yalattın,’ der ve beni döver!”
Hasırcızâde bu olaydan sonra, “ beni ilk defa işte bu çocuk mat etti” demiş.
:]
Bir ara elinde yoğurt kâsesi taşıyan bir çocukla karşılaşır. Ağanın canı çekmiş olacak ki, kâseyi çocuğun elinden alır ve taze yoğurdun üst tarafından biraz yer. Bu sırada çocuk ağlamaya başlayınca Hasırcızâde şöyle der:
- Evlâdım ağlama! Annene Hasırcızâde yedi dersen sana kızmaz.
Elindeki kâseyle ağlamaya devam eden velet, söyleyeceğini söyler:
-Annem inanmaz! ‘ Sen bunu mutlaka bir ite yalattın,’ der ve beni döver!”
Hasırcızâde bu olaydan sonra, “ beni ilk defa işte bu çocuk mat etti” demiş.
:]