2008'den beri6.118 mesaj
Şeriat nedir sorusunun cevabıdır . . .
İslam dini diğer konularda olduğu gibi idari mekanizma hususunda da görüş belirtmiştir. Devlet yönetimi ile ilgili belli ilkeler koymuştur. Ayrıntı kısımlarda bu ilkelere bina edilerek uygulanır. Adalet, hukuk, insanların haklarını ihlal etmemek, devlet yönetimini kötüye kullanmamak vs. gibi ilkere sadık kalınmak suretiyle devlet yönetilmelidir. Şeriat islamın getirdiği hükümlerin genel adıdır. Devlet yönetimi de bunun içine girmektedir. Doğru islamiyeti ve İslama uygun doğruluğu anlatmak ve yaşamak zorundayız. Bu nedenle İslam adına yapılan ama islama uymayan bazı uygulamalar islamiyete ve müslümanlara zarar vermektedir.
Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç âlemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslâm’ın ceza hükümlerinin tatbiki için gösterdiği heyecanın yüzde birini, ibadet hayatında göstermediğine şahit oluyorsunuz. Yine hayrete düşüyorsunuz. Bu iki farklı adam hakkındaki kanaatiniz aynı oluyor: Bunlar şeriatı bilmiyorlar! .Doğru islamiyeti ve İslam layık doğruluğu anlatmak ve yaşamak zorundayız. Bu nedenle İslam adına yapılan ama islama uymayan bazı uygulamalar islamiyete ve müslümanlara zarar vermektedir. ŞERİAT NEDİR? Şeriat: “Din” , “ Allah’ın emri” , “ İlâhî emir ve yasaklar” gibi mânâlara geliyor. İnsan, bir kavramı reddederken de, kabul ederken de anlamını bilmeli, diye düşünüyoruz. Taraftar olmak veya olmamak ayrı mesele.
En çok tartışılan kavramlardan biri de “ şeriat.” Bu konuda bir çok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Önce, Şemseddin Sami Efendinin, dilimizin en esaslı lugati olarak bilinen “Kamus”una bakalım: Şeriat, “evamir ve nevahi-yi İlahiyye ve ayet ve hadis ve icma-ı ümmet esasları üzerine müesses kanun-u İlahi” diye tarif ediliyor. Tarifte iki unsur dikkat çekiyor. Biri, şeriatın “ İlahi emirler ve yasaklar” oluşu. Diğeri, bu İlahi kanunların “ayet, hadis ve icma” denilen temeller üzerine kurulu bulunduğu. Ömer Nasuhi Bilmen ise, “Hukuk-u İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu” adlı mükemmel eserinde bu ıstılahı ayrıntılı biçimde şöyle açıklıyor: “Şeriat, din lisanında, Cenab-ı Hakk'ın, kulları için vazetmiş olduğu dini, dünyevi ahkamının heyet-i mecmuasıdır. Bu itibarla şeriat, din ile müradif olup, hem ahkam-ı asliye denilen itikadiyatı, hem ahkam-ı fer'iye-i ameliye denilen ibadet, ahlak ve muamelatı ihtiva eder.” “Şeriat, umumi manasına nazaran bir peygamber-i zişan tarafından tebliğ edilmiş kanun-u İlahi demektir. Ahkam-ı şer'iye denilince, bundan kanun-u İlahi hükümleri manasını anlamak lazımdır. Ve bununla asıl Kur'an'a, Hadise, İcmaa sarahaten müstenid olan hükümler kastedilmiş olur.” Bu ayrıntılı tarifte şu temel noktalar ustalıkla sıralanmış:
1. Şeriatı, kulları için Allah koymuştur .
2. Şeriat, dini ve dünyevi hükümlerin tamamıdır.
3. Şeriat, “din” kelimesiyle eşanlamlıdır.
4. Şeriat kavramının içinde, imani hükümlerin yanında ahlaka, ibadete ve günlük hayattaki işlere dair hükümlerin hepsi vardır.
5. Genel anlamda, her peygamberin getirdiği İlahi kanunlara da şeriat denilir .
6. Şeriat kelimesiyle, açıkça Kur'an'a, Hadise ve İcmaa dayanan hükümler kastedilmiş olur. Asrımızın en büyük müfessirlerinden olan Elmalılı Hamdi Efendinin, “Hak Dini Kur'an Dili” isimli pek kıymetli tefsirindeki şeriat tarifi de şöyledir: “Lugatte bir ırmak veya herhangi bir su menbaından su içmek veya almak için girilen yol demektir. Bunda, insanların hayat-ı ebediyeye ve saadet-i hakikiyeye ulaşması için, Allah Tealanın vaz u teklif ettiği ahkam-ı mahsusaya ve mezheb-i müstakime bilistiare ıtlak edilmiştir ki, din demektir.” Bu tarifte de bazı önemli noktalar dikkati çekiyor:
1. Şeriatı Allah koymuş ve kullarını sorumlu tutmuştur.
2. Allah, şeriatı kullarının ebedi hayata ve hakiki saadete ulaşmas ı için göndermiştir. 3. Şeriat, müstakim, yani doğru yolun adı olup, hususi hükümlerden ibarettir.
4. Şeriat, din demektir. Bütün bu tanımlara göre, “şeriat” diyen birisi, “ din kuralları” demektedir. ŞERİAT HAKKINDA AYETLER Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık .Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız Tümünüzün dönüşü Allah'adır Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir (5/48) O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı) Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir (42/13) Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah'ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri' ettiler (bir şeriat kıldılar) ? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır (42/21) Sonra seni de bu emirden bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve tutku)larına uyma (45/18) Şeriata küfreden yahut reddeden cennete gidemez!! Şeriatı karalama kampanyalarına kanıp da, sakın ola "kahrolsun Şeriat" diye bağırmayın!! Uyan Müslüman..!!
İslam dini diğer konularda olduğu gibi idari mekanizma hususunda da görüş belirtmiştir. Devlet yönetimi ile ilgili belli ilkeler koymuştur. Ayrıntı kısımlarda bu ilkelere bina edilerek uygulanır. Adalet, hukuk, insanların haklarını ihlal etmemek, devlet yönetimini kötüye kullanmamak vs. gibi ilkere sadık kalınmak suretiyle devlet yönetilmelidir. Şeriat islamın getirdiği hükümlerin genel adıdır. Devlet yönetimi de bunun içine girmektedir. Doğru islamiyeti ve İslama uygun doğruluğu anlatmak ve yaşamak zorundayız. Bu nedenle İslam adına yapılan ama islama uymayan bazı uygulamalar islamiyete ve müslümanlara zarar vermektedir.
Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç âlemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslâm’ın ceza hükümlerinin tatbiki için gösterdiği heyecanın yüzde birini, ibadet hayatında göstermediğine şahit oluyorsunuz. Yine hayrete düşüyorsunuz. Bu iki farklı adam hakkındaki kanaatiniz aynı oluyor: Bunlar şeriatı bilmiyorlar! .Doğru islamiyeti ve İslam layık doğruluğu anlatmak ve yaşamak zorundayız. Bu nedenle İslam adına yapılan ama islama uymayan bazı uygulamalar islamiyete ve müslümanlara zarar vermektedir. ŞERİAT NEDİR? Şeriat: “Din” , “ Allah’ın emri” , “ İlâhî emir ve yasaklar” gibi mânâlara geliyor. İnsan, bir kavramı reddederken de, kabul ederken de anlamını bilmeli, diye düşünüyoruz. Taraftar olmak veya olmamak ayrı mesele.
En çok tartışılan kavramlardan biri de “ şeriat.” Bu konuda bir çok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Önce, Şemseddin Sami Efendinin, dilimizin en esaslı lugati olarak bilinen “Kamus”una bakalım: Şeriat, “evamir ve nevahi-yi İlahiyye ve ayet ve hadis ve icma-ı ümmet esasları üzerine müesses kanun-u İlahi” diye tarif ediliyor. Tarifte iki unsur dikkat çekiyor. Biri, şeriatın “ İlahi emirler ve yasaklar” oluşu. Diğeri, bu İlahi kanunların “ayet, hadis ve icma” denilen temeller üzerine kurulu bulunduğu. Ömer Nasuhi Bilmen ise, “Hukuk-u İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu” adlı mükemmel eserinde bu ıstılahı ayrıntılı biçimde şöyle açıklıyor: “Şeriat, din lisanında, Cenab-ı Hakk'ın, kulları için vazetmiş olduğu dini, dünyevi ahkamının heyet-i mecmuasıdır. Bu itibarla şeriat, din ile müradif olup, hem ahkam-ı asliye denilen itikadiyatı, hem ahkam-ı fer'iye-i ameliye denilen ibadet, ahlak ve muamelatı ihtiva eder.” “Şeriat, umumi manasına nazaran bir peygamber-i zişan tarafından tebliğ edilmiş kanun-u İlahi demektir. Ahkam-ı şer'iye denilince, bundan kanun-u İlahi hükümleri manasını anlamak lazımdır. Ve bununla asıl Kur'an'a, Hadise, İcmaa sarahaten müstenid olan hükümler kastedilmiş olur.” Bu ayrıntılı tarifte şu temel noktalar ustalıkla sıralanmış:
1. Şeriatı, kulları için Allah koymuştur .
2. Şeriat, dini ve dünyevi hükümlerin tamamıdır.
3. Şeriat, “din” kelimesiyle eşanlamlıdır.
4. Şeriat kavramının içinde, imani hükümlerin yanında ahlaka, ibadete ve günlük hayattaki işlere dair hükümlerin hepsi vardır.
5. Genel anlamda, her peygamberin getirdiği İlahi kanunlara da şeriat denilir .
6. Şeriat kelimesiyle, açıkça Kur'an'a, Hadise ve İcmaa dayanan hükümler kastedilmiş olur. Asrımızın en büyük müfessirlerinden olan Elmalılı Hamdi Efendinin, “Hak Dini Kur'an Dili” isimli pek kıymetli tefsirindeki şeriat tarifi de şöyledir: “Lugatte bir ırmak veya herhangi bir su menbaından su içmek veya almak için girilen yol demektir. Bunda, insanların hayat-ı ebediyeye ve saadet-i hakikiyeye ulaşması için, Allah Tealanın vaz u teklif ettiği ahkam-ı mahsusaya ve mezheb-i müstakime bilistiare ıtlak edilmiştir ki, din demektir.” Bu tarifte de bazı önemli noktalar dikkati çekiyor:
1. Şeriatı Allah koymuş ve kullarını sorumlu tutmuştur.
2. Allah, şeriatı kullarının ebedi hayata ve hakiki saadete ulaşmas ı için göndermiştir. 3. Şeriat, müstakim, yani doğru yolun adı olup, hususi hükümlerden ibarettir.
4. Şeriat, din demektir. Bütün bu tanımlara göre, “şeriat” diyen birisi, “ din kuralları” demektedir. ŞERİAT HAKKINDA AYETLER Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık .Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız Tümünüzün dönüşü Allah'adır Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir (5/48) O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı) Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir (42/13) Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah'ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri' ettiler (bir şeriat kıldılar) ? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır (42/21) Sonra seni de bu emirden bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve tutku)larına uyma (45/18) Şeriata küfreden yahut reddeden cennete gidemez!! Şeriatı karalama kampanyalarına kanıp da, sakın ola "kahrolsun Şeriat" diye bağırmayın!! Uyan Müslüman..!!