

Hani!
Bir bakışa teslim olup
Titrersin temel direklerinden
Deprem hasarı görmüş yüreğin
Titrek ses tonunda çarpar kalbin
Çıkacak gibi yerinden de dökülür işte o an
İki damla gözyaşı…
Bazen bir sabahsız gecede
Bazen anlatılamaz duyguların yoğunluğunda
Bazen bir terk edilişte
Bazen bir dostun tezenesinde
Bam teline dokunulur da dökülür
İki damla gözyaşı…
Gece dem vaktinde
Bir yanım hüzne vurgun
Bir yanım mutluluğa mayalanmış
Dışım sarhoş
İçim yarınların hayallerinde
İşte tam bu an dökülür
İki damla gözyaşı…
Erdal İrfan
meçhul_yolcu der ki;
konu çok güzel lütfen sağlam duralım ağlamayalım.gözyaşlarımı sessiz sesiz içime akıtayım kimse görmesin.
Ağlamak;
Yakarışın,
Yalvarışın,
Buluşun,
Görüşün,
Görkemin,
Kendi lisanınca iç dökmesi,
Hakikati gözyaşlarına sararak
Yüreklere ve yüreği olanlara uzatmasıdır.
Bu hâliyle ağlamak, cesaret işidir.
Yüreksizler ağlayamazlar,
Gerçeği kabullenemeyecek kadar korkak oldukları için.
Ağlamak, gönüllerin gönüllere selamı
Ve saygısıdır.
Samimiyet hâlidir,
Sadakat hâlidir.