Cumartesi gecesi bir başkaydı Beşiktaş...
Sadece sahadaki Beşiktaş`tan bahsetmiyorum. Maç öncesi ekip olarak röportaj için gittiğimiz İnönü Stadı`nın çevresi, Çarşı, Kazan kısaca semt bambaşkaydı...
Herkes kolkola girmiş, şarkılar türküler eşliğinde başlama düdüğünü bekliyorlardı.
Ve herkes inanmıştı. Sanki Beşiktaş çok sıradan bir dönemde çok sıradan bir takımla oynayacaktı.
Herkesin ağzındaki laf aynıydı "Yeneceğiz abi"
Skor verenler bile vardı "2-0 olur abi", "3-0 abi kesin ya, bak görürsün"
Herkes protesto beklerken, taraftar kolkola girmiş Çarşı`dan stada yürümeye başlamıştı. Ellerinde bayraklar, dillerinde marşlar ve yüreklerde hakiki bir inanç...
Trafik durmuş büyük Beşiktaş taraftarına yol vermişti...
Akın akın insan akıyordu stada doğru..
Gerçekten tüyleri diken diken eden ve sizi içine alan bir sinerji vardı o akşam...
Nihayet maç başladı ve takımına inanan taraftarı, futbolcular da yanıltmadı.
3 hecelik Be-şik-taş, maçı 3-0 kazandı.
Net... Pürüzsüz...
BEŞİKTAŞ, Beşiktaş`ın nasıl yazıldığını öğretircesine ders verdi ezeli rakibine...
Fakat rakibin kalemli silahşörleri sahada kazanamayan futbolcuları için dışarıda başladılar bahaneler operasına.
Neymiş efendim, Üzülmez`in hareketi penaltıymış, o verilse çok farklı olacakmış. Çok merak ediyorum o penaltı verilse ne olacaktı? Bir kere gol olma garantisi mi var? Olsa bile penaltıdan sonra maç mı bitiyor da bizim haberimiz yok? Bunları geçtim, Serdar Özkan`ın dışarı vurduğu toptan önce Bobo`nun kurt kapanına alınıp yere indirilmesi neden konuşulmuyor?
Fakat öyle bir alışılmış ki hakemlerin maçları anormal yönetmelerine, bir hakem doğru düzgün maç yönetince kazan kaynayıveriyor.
Es kaza maçı Fenerbahçe kazanmış olsaydı, İnönü stadı`ndaki canlı yayın ne kadar sürerdi merak ediyorum? Ya da Bobo`nun penaltısını kaç kişi konuşacaktı onu merak ediyorum.
Ne zaman hak edeni alkışlamayı öğreneceğiz?
Birilerini yine korku bastı...
12 puanlık farklar 2`lere 4`lere düşünce herkes dönüp kendine bakmaya başladı..
Doğal olarak da kendi kapılarının önündeki çöpleri açığa çıkarmak istemeyenler böyle sudan sebeplerle gözleri başka yerlere çekmek isteyeceklerdir.
Ama olmadı işte..
Beşiktaş`ın taraftarı da, futbolcusu da, yöneticisi de buna izin vermedi.
Beşiktaş en zor zamanında Fenerbahçe`yi 3-0 yendi..
NOKTA!..
İLKER EZİBAY / HABER
kaynak
Sadece sahadaki Beşiktaş`tan bahsetmiyorum. Maç öncesi ekip olarak röportaj için gittiğimiz İnönü Stadı`nın çevresi, Çarşı, Kazan kısaca semt bambaşkaydı...
Herkes kolkola girmiş, şarkılar türküler eşliğinde başlama düdüğünü bekliyorlardı.
Ve herkes inanmıştı. Sanki Beşiktaş çok sıradan bir dönemde çok sıradan bir takımla oynayacaktı.
Herkesin ağzındaki laf aynıydı "Yeneceğiz abi"
Skor verenler bile vardı "2-0 olur abi", "3-0 abi kesin ya, bak görürsün"
Herkes protesto beklerken, taraftar kolkola girmiş Çarşı`dan stada yürümeye başlamıştı. Ellerinde bayraklar, dillerinde marşlar ve yüreklerde hakiki bir inanç...
Trafik durmuş büyük Beşiktaş taraftarına yol vermişti...
Akın akın insan akıyordu stada doğru..
Gerçekten tüyleri diken diken eden ve sizi içine alan bir sinerji vardı o akşam...
Nihayet maç başladı ve takımına inanan taraftarı, futbolcular da yanıltmadı.
3 hecelik Be-şik-taş, maçı 3-0 kazandı.
Net... Pürüzsüz...
BEŞİKTAŞ, Beşiktaş`ın nasıl yazıldığını öğretircesine ders verdi ezeli rakibine...
Fakat rakibin kalemli silahşörleri sahada kazanamayan futbolcuları için dışarıda başladılar bahaneler operasına.
Neymiş efendim, Üzülmez`in hareketi penaltıymış, o verilse çok farklı olacakmış. Çok merak ediyorum o penaltı verilse ne olacaktı? Bir kere gol olma garantisi mi var? Olsa bile penaltıdan sonra maç mı bitiyor da bizim haberimiz yok? Bunları geçtim, Serdar Özkan`ın dışarı vurduğu toptan önce Bobo`nun kurt kapanına alınıp yere indirilmesi neden konuşulmuyor?
Fakat öyle bir alışılmış ki hakemlerin maçları anormal yönetmelerine, bir hakem doğru düzgün maç yönetince kazan kaynayıveriyor.
Es kaza maçı Fenerbahçe kazanmış olsaydı, İnönü stadı`ndaki canlı yayın ne kadar sürerdi merak ediyorum? Ya da Bobo`nun penaltısını kaç kişi konuşacaktı onu merak ediyorum.
Ne zaman hak edeni alkışlamayı öğreneceğiz?
Birilerini yine korku bastı...
12 puanlık farklar 2`lere 4`lere düşünce herkes dönüp kendine bakmaya başladı..
Doğal olarak da kendi kapılarının önündeki çöpleri açığa çıkarmak istemeyenler böyle sudan sebeplerle gözleri başka yerlere çekmek isteyeceklerdir.
Ama olmadı işte..
Beşiktaş`ın taraftarı da, futbolcusu da, yöneticisi de buna izin vermedi.
Beşiktaş en zor zamanında Fenerbahçe`yi 3-0 yendi..
NOKTA!..
İLKER EZİBAY / HABER
kaynak