2008'den beri304 mesaj
Babaannenin neden öldüğünü benden daha iyi bildiğini mi iddia ediyorsun şimdi sen. Senin babaannen ninelerin tamamında birazcık bulunan evham diye bilinen ve hastalık kabul edildiği halde hiç alakası olmayan ince düşünme inceliğine mahkum olmuştu ki bu da o yaş için çok normal. Kötü bir şey değil bu. Yaşlandık ölüyoruz, bu çocukların sonu ne olacak? Torunlarım evlenince mutlu olacak mı? Bu damat kızıma iyi bakabilecek mi? Ben ölürsem bunlar ne olurlar? gibi sorular sorar kişi; ancak psikoloji bilimi evham denilen bu inceliği evirip çevirdi ve daha 30 – 40 yıl öncesine kadar hiç adı sanı duyulmamış yepyeni hastalıklar türetti. Panik atak, manik atak, depresyon, anksiyete ve de daha benim bile bilmediğim binlerce hastalık.
Ne yani bunların hepsi uydurulmuş şeyler mi? Yok mu böyle hastalıklar?
Sen hep 12’den vuran okçunun hikayesini biliyor musun? Adam hep 12’den vurduğunu iddia ediyormuş, inanmamışlar! Büyük bir meydanda dev bir tahta hedefe ok atması söylenmiş. Kabul etmiş. Ama demiş bana bir de kalem getirin. Ok yay kalem. Bütün köylünün önünde takmış oku yaya. Germiş alabildiğince ve bırakmış emin bir şekilde. Ok süzülmüş süzülmüş 12 diye çizilen çemberin iki metre dışında hiç alakası olmayan başka bir yere saplanmış. Gitmiş yakından bakmışlar. Demişler hani 12’den vuruyordun. Demiş evet işte vurdum. Demişler görmüyor musun kocaman 12 yazıyor sen iki metre dışına vurdun. Demiş siz yanlış yere yazmışsınız. Cebinden kalemini çıkarmış. İki tane çember çekmiş, okun battığı yere de 12 yazmış. Bakın 12 demiş. Şimdiki doktorların çoğunlukla yaptığı bu! Sen hangi doktora gittin de ilaçsız döndün. Düşün bakalım. Ya da git yarın bir hastaneye, ben gece uyurken birden kalkıp 297’ye kadar sayıp tekrar uyuyorum de iddia ediyorum sana hemen 297 sendromu diye bir hastalık uyduracak ve onun ilacı şu diye reçeteye yazacak. Halbuki git 300’e kadar say dese hastalık geçecek.
Geçer mi gerçekten?
Tabii ki geçer adam saymaya başlarken 300’ü hatırlayacak. Ben salak mıyım neden sayıyorum diyecek ve geri uyuyacak!
Alıntı.
Ne yani bunların hepsi uydurulmuş şeyler mi? Yok mu böyle hastalıklar?
Sen hep 12’den vuran okçunun hikayesini biliyor musun? Adam hep 12’den vurduğunu iddia ediyormuş, inanmamışlar! Büyük bir meydanda dev bir tahta hedefe ok atması söylenmiş. Kabul etmiş. Ama demiş bana bir de kalem getirin. Ok yay kalem. Bütün köylünün önünde takmış oku yaya. Germiş alabildiğince ve bırakmış emin bir şekilde. Ok süzülmüş süzülmüş 12 diye çizilen çemberin iki metre dışında hiç alakası olmayan başka bir yere saplanmış. Gitmiş yakından bakmışlar. Demişler hani 12’den vuruyordun. Demiş evet işte vurdum. Demişler görmüyor musun kocaman 12 yazıyor sen iki metre dışına vurdun. Demiş siz yanlış yere yazmışsınız. Cebinden kalemini çıkarmış. İki tane çember çekmiş, okun battığı yere de 12 yazmış. Bakın 12 demiş. Şimdiki doktorların çoğunlukla yaptığı bu! Sen hangi doktora gittin de ilaçsız döndün. Düşün bakalım. Ya da git yarın bir hastaneye, ben gece uyurken birden kalkıp 297’ye kadar sayıp tekrar uyuyorum de iddia ediyorum sana hemen 297 sendromu diye bir hastalık uyduracak ve onun ilacı şu diye reçeteye yazacak. Halbuki git 300’e kadar say dese hastalık geçecek.
Geçer mi gerçekten?
Tabii ki geçer adam saymaya başlarken 300’ü hatırlayacak. Ben salak mıyım neden sayıyorum diyecek ve geri uyuyacak!
Alıntı.