Toprak Sevdalar
Bir hayat bağımlılığı. Sevgi, saygı, hoşgörü, hırs, nefret, kin… Her duygunun bir arada yaşandığı, kıssadan hissesi ‘HAYAT’ olan nefes alış-verişler…Her nefes alışta küf tutan nefretlerin üzerine binen temiz havanın verimliliğini yitirişleri ve her nefes verişte aşk’ın sıcaklığı ile ürperen bedenler…
Huzurla güne ‘hoş geldin’ gülücükleri, ardından duymak istediğin iki çift söz, göz… Arayış, bekleyiş, umut ediş, özleyiş, seviş, seviliş; iki çift göz, iki çift söz…
Ardından, hızla ilerleyen dakikalara inat ‘özlemin’ peşinden gitmek… Gitmek ve zarara bile bile ilerlemek. İnsan işte böyle bir varlık; sevdiğine zarar verilirse, canının yanacağını da bilse koruma içgüdüsüyle kaplı. Can, kan… O’nun için her şeyi göze almak… Huzurla başladığın günden eser kalmayacağını bile bile, gün’lerin kibirlerine aldanarak yenik düşmek; ‘MUTSUZLUĞA’
En çok can yanığı ise; ilerleyen dakikalar ile geçen günler, aylar, yıllar eşliğinde; senin O’nun için verdiğin direniş karşısındaki çöpe giden yıllarını hiç olmamış sayması. En çok YAKAN KALBİ, yanıklarına merhem olmaması… KÖR OLMASI…
Her üç noktada sürüp giden kalp yaraları. Masum sevgilerin kayboluşları ardından üzerine birkaç toprak atılan son buluşlar. Yılların ardından bir dağ olan, TOPRAK SEVDALAR…
Red Bird' den tüm SDN ailesine sevgiler..