İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Arşiv
  4. Beğenilen Köşe Yazıları
Beğenilen Köşe Yazıları

Tüy ve yetim

WaterBoy25.08.20084 cevap1.077 görüntüleme
2007'den beri2.751 mesaj
#1
“Tüyü bitmedik yetim”, Türk siyasetinin değişmez kahramanlarından biridir.

“Sokaktaki adam” gibi, anonim bir karakterdir.

Her iktidarın ilgisine mazhar olmuş, hakkı itinayla savunulmuş, lakin buna rağmen kendisi çoğu kez bunu mezarda duymuştur.

Başbakan önceki gün “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemedik, yedirmeyeceğiz” diyerek kervana katıldı. Oysa biraz tarih bilenler, yetimlerin hak beklerken hayli tüylendiklerini biliyor; son dönem iktidar partisini izleyenler de sözkonusu hakkı öğüten dişliler hakkında bilgi sahibi olabiliyor.



* * *



Bir yetimin çığlığından söz edeceğim bugün…

Benim ilk gençliğimde “taşlanmış kot” çok modaydı. Bizim yerli üretim kotlar, Batı’dan gelenlere benzemeyen bir laciverdi parlaklığa sahip olduğundan “taşlanırdı”. Nasıl olduğunu bilemediğimiz bu “taşlama” işlemi sonunda rengi açılan kot, kumlu bir denize benzerdi.

O zamanlar eskitilmiş kotları bacağımıza geçirip aleme hava atarken kot taşlamanın ne çileli bir iş olduğundan ve bu çileyi üstlenen “tüyü bitmedik yetim”den haberdar değildik.

Çünkü biz, “yuvada tutulan leylekler”dendik.



* * *



Leylek yuvada besleyebileceğinden fazla yavrusu olursa, yetiştirebileceği kadar yavruyu yuvada bırakır, fazlasını atarmış.

Bunu anlatan, bir “silikozis” hastası:

Abdülhalim Demir…

NTV’ye, Bingöl’ün Karlıova ilçesi Taşlıçay köyünde doğduğunu anlatıyor. 1990’lara kadar hayvancılıkla geçinirlermiş. Sonra köye koruculuk gelmiş. Devlet yuvadan 86 “yavru”yu seçip geçimini üstlenmiş. Aileleriyle birlikte 1000’e yakın kişi hayvanını satınca hayvancılık çökmüş. Köyün gençleri İstanbul’a göçmüş.

Abdülhalim geldiğinde çocuk yaştaymış. Bir kot taşlama atölyesinde üç kuruşa iş bulmuş. Yaptığı iş, karanlık bir odada deniz kumuyla kot beyazlatmaktan ibaretmiş.

Zamanla taşlanmış kot modası yayıldıkça işin cazibesi de artmış; köyden her gelen, diğerlerini kot taşlama (rodeo) işi için yanında aldırmış.



* * *



Rodeo için kelepir bir bodrum katı, orada ucuza çalışacak bir takım işçi, bir kompresör, bir hava tankı, birkaç püskürtme tabancasından başka bir şey gerekmiyormuş.

İşçiyi sigortalama derdi yok… zehirle uğraşan işçiye maske taktıran yok… sendika yok… vergi yok…

İstanbul bodrumları bir anda rodeo atölyeleriyle dolmuş.

Alan memnun, satan memnunmuş.

Yapılan işin ölümcül bir hastalığa yol açtığı çok sonra fark edilmiş.

Taşlıçay’ın taş işçilerinden 187’si hastalanmış.

“Doktora gitmeyenlerle beraber 300 kişi hasta… çaresiz ölümü bekliyoruz” diyor Abdülhalim Demir…

Köyünden 30 asker çıkmış, 20’si çürük raporuyla dönmüş.

Uzmanlar onun “rodeo kurbanı” gibi pek çok ölümcül hasta olduğunu söylüyor, “Tuzla’dan büyük bir skandalla karşı karşıyayız” diyorlar. Çalışma Bakanlığı’nı göreve çağırıyorlar. Tüketicileri de İsveç’teki gibi, bu konu çözülene dek kot almamaya davet ediyorlar.



* * *



Televizyonda Başbakan “tüyü bitmedik yetim hakkı”ndan bahsediyor.

Bir leylek, besleyemeyeceği yavrularını atıyor yuvasından…

Hakkına kavuşamadan tüylenmiş bir yetim ölümü beklerken, biz utanıyoruz dolabımızdaki beyazlatılmış kotların paçasından akan ecelden…

. : CAN DÜNDAR : : : . - Tüy ve yetim
Cevaplar
2007'den beri6.903 mesaj
#2
Her zaman kullandığınız sözcükleri başkasının kullanması sizlere ağır gelmemeli, sayı Can Dündar.
WaterBoy Konuyu açan
2007'den beri2.751 mesaj
#3
Elmacik dedi: ↑
Her zaman kullandığınız sözcükleri başkasının kullanması sizlere ağır gelmemeli, sayı Can Dündar.
Ne yani Can Dündar mı yetim siyaseti yapıyor açarmısın lütfen Elmacık.Da Vinci Şifresi gibi mesaj yazmışsın da
2007'den beri6.903 mesaj
#4
Taraf meselesi Waterboy, yani daha önce hep aynı taraf "yetim siyaseti" yapıyordu, şimdi kendi silahlarıyla vurulmuş olmaktan şikayetçiler. Bu konuda ne AKP haklı, ne de muhalifleri. Kısacası Can Dündar'a nida edişim onun salt kendi şahsına yönelik bir cümle kurduğumdan değil, bunu yazarak kendisi taraf olmuş olduğundan.
2008'den beri151 mesaj
#5
İlginç bir hikaye yorum layamıyorum

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.