İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Sinema Dizi Akıllı Ev Motosiklet Mikromobilite Kripto Para Sağlık Teknolojileri Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. SDN Forum
  3. Haberler
  4. SDN Haberleri
SDN Haberleri

TV Satışları Ne Durumda?

Konu bilgisi

1cevap
1.608görüntüleme
06.2009açıldı
21.06.2009son cevap

#1
Ekran araştırma raporları ortaya koyuyor ki, 2009 TV satış rakamları Tayvan da 200.4 milyon adet olarak gerçekleşti. Bu rakam geçen üç yılla karşılaştırıldığında TV piyasası ilk kez düştü.

Araştırmaların sonuçlarına baktığımızda küresel ekonomik krizin etkileri açıkça ortada. İşsiz sayısının artması, satışların düşmesi en önemli etkenler. Fakat bu geçici bir durum, çünkü dünya ekonomisi düzeliyor. Uzak doğuda TV fabrikaları tam gaz çalışmaya başladı. Gelişmiş ülkelerde özellikle LCD TVâ��lerin satış rakamlarının artması bekleniyor. Hükümetler de resmi olarak düz panel TV alımlarını teşvik ediyorlar.

LCD TVâ��lerin satış rakamları 2009 yılında 1.20 milyondan 1.27 milyona yükseldi. Bu değer toplam TV satış rakamları arasında önemli bir yere sahip. Genel TV piyasasına baktığımızda da LCD TVâ��ler toplam TV satışlarının yüzde 63â��ünü oluşturuyor. Genel satış rakamı düşse de LCD TVâ��lerin satış rakamları periyodik olarak artıyor.

Üreticiler 2009 yılında LCD TV satış gelirlerinin, geçtiğimiz yıla göre 66 milyar dolardan 76 milyara ulaşmasını umuyor. LCD TVâ��lerin yeni teknolojileri satış rakamlarını olumlu yönde etkiliyor. Dünya genelinde satılan LCD TVâ��lerin yüzde 29â��u 120 Hz modeller. Bu pastada 240 Hz LCD TV modellerinin satış rakamı ise yüzde 5â��lik alan kaplıyor. Bu değerin 2013 yılında yüzde 31 olması bekleniyor.
Plazma TVâ��lerin de satış rakamları geçtiğimiz yıla göre yüzde 2â��lik artış göstermiş durumda. Bu durum Plazma teknolojisi öldü diyenlere iyi bir cevap aslında. Üreticiler bu teknolojinin önümüzdeki günlerde daha fazla değer kazanacağını düşünüyorlar. Çünkü plazmaların en büyük zaafı yüksek güç tüketim değerleri. Üreticilerin bu değerleri yavaş yavaş düşüreceği ön görülüyor.

LCD ve Plazma TVâ��lerin satış rakamları artmış olsa da dünya genelinde TV satış rakamları düşmüş durumda. Bunun başlıca sebebi tüplü TVâ��lerin satış rakamlarının yerle bir olması. Geçtiğimiz yıllar da bu tarz TVâ��ler peynir ekmek gibi satılıyordu. Ekonomik kriz en çok bu tarz TVâ��leri tercih eden kullanıcıları vurdu. Bu durum genel TV piyasasında daralmaya yol açmış durumda.

Ama üreticileri 2010 yılının oldukça başarılı geçeceğini düşünüyor. Bunun başlıca sebebi 2010 Dünya Futbol Şampiyonası. 2008 Avrupa şampiyonasında TV satış rakamları Avrupa bölgesinde yüzde 50 arttı.

:: Önümüzdeki günlerde yeni bir TV almayı düşünüyor musunuz?

Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Cevaplar
#2
19 Haziran 2009 Basın Özeti

İngiltere gazetelerinin tümünde manşet konusu aynı: İngiltere'yi haftalardır sarsan, milletvekillerinin masraf skandalı.


Fazlasıyla cömert harcamaları vergi mükelleflerine fatura ederek tepki çeken meclis, dün milletvekillerine ait yüzbinlerce sayfalık masraf listelerini yayımladı.
Bisküvi ve cola'dan 1 penilik bir telefon konuşmasına, anahtarını unuttuğu için çilingir çağıranlardan evlerde yapılan pahalı tadilatlara kadar uzanıyor listeler.
Ancak bilgilerin önemlice bir bölümünün üzerinin, siyah bantla kapatılması tepki çekti. Meclisin gerekçesi: Özel hayata saygı ve güvenlik.
Fakat İngiltere'de bugün hemen her gazetenin manşetinde aynı sözcük var: "Karartma."
'Biz yayınlarız'
Masraf skandalını ilk ortaya çıkaran ve haftalardır peşini bırakmayan Daily Telegraph'ta, olayla ilgili haber ve yorumlar tam 14 sayfaya yayılmış.
Gazete Başbakan Gordon Brown'un halkın güvenini geri kazanmak için verdiği şeffaflık sözünü tutmadığını yazıyor.
Gazeteye göre kendisinin duyurduğu en tartışmalı kalemler, meclisin yayımladığı listede yer almıyor.
Daily Telegraph yarın, sansürlenen bölümleri hem internet sayfasında hem de 68 sayfalık bir kitapçık halinde yayınlayacağını da duyuruyor okurlarına.
Örtbas suçlaması
Guardian'a göre ise milletvekilleri şimdi de sansür ve örtbas etme suçlamaları ile karşı karşıya.
"Ama yine de, yayınlanan kısımlarda pek çok siyasetçiyi utandıracak ayrıntılar var." diyor Guardian.
Ve buna örnek olarak, eski Başbakan Tony Blair'in görevinden ayrılmadan yalnızca iki gün önce, akan damının tamir masrafını devlete ödetmesini gösteriyor.
Guardian ayrıca skandalın ortaya çıkmasının üzerinden 42 gün geçtiğini hatırlatarak meclisi geç kalmakla suçluyor.
Financial Times da yüzbinlerce sayfalık belgeleri tarama konusunda amatörlerle araştırmacı gazeteciler arasında bir yarış başladığını yazıyor.
Buna göre okurlarından listeyi tarama konusunda katkı isteyen pek çok internet sitesi açıldı.
Guardian gazetesi de okurlarından yardım istedi ve en iyi haberlerin, onu yollayan okuyucunun ismi ile yayınlanacağını duyurdu.
'İranlı sansürcülere benzediler'
Masraflar listesinin bantlanarak yayımlanması, muhafazakâr Times gazetesinde bol bol mizah konusu da olmuş.
Buradaki bir karikatürde, babasına siyah bantlarla dolu bir karne uzatan bir öğrenci var. Çocuk "Bazı ayrıntılar özel hayata saygı ve güvenlik gerekçesiyle karartılmıştır." diyor.
Gazetenin yazarlarından Damian Whitworth ise "Tüm bu karartmaları yapmak için çok çalıştıkları belli. Sanki İranlı sansürcülerin eline Playboy dergisi verilmiş gibi kesmişler." diyor.
Musavi'ye ültimatom
Times gazetesindeki bir başka haberde, İran'ın ruhani lider Ayetullah Hamaney'in, günlerdir süren protestoların odağındaki muhalefet lideri Mir Hüseyin Musavi'ye bir ültimatom verdiği bildiriliyor.
Buna göre Ahmedinejad'ın seçim zaferini kutlamakta gecikmeyen Hamaney, bugün Cuma namazında hutbesini verirken Musavi'nin de yanında durmasını istemiş.
Gazeteye göre bu çağrı Musavi'yi zor durumda bırakıyor. "Çünkü," diye yazıyor Times, "Musavi, İran siyasetini liberalleştirmek isteyen eski bir devrimci ve başbakan olabilir.
Ama yandaşlarının yapmakta olduğu gibi, sisteme başkaldırmadı hiç."
Rafsancani'nin rolü
Financial Times ise "Rafsancani nerede?" diye soruyor.
Bu seçimde Musavi'yi desteklediği bilinen bu eski cumhurbaşkanı, aynı zamanda Ayetullah Hamaney'i görevden alma yetkisine sahip bir konseyin de başkanı.
Ancak seçimden beri hiçbir açıklama yapmamış.
Üstelik muhalefetin gösterilerine katılan kızıyla oğluna dün yurtdışına çıkma yasağı getirilmiş.
Financial Times, "Bu yasak, rejim içinde yeni gerginliklere neden olacak." diyor.
Gazete Rafsancani'nin rejim içindeki sertlik yanlısı kanatla ilişkisinin son iki yılda giderek bozulduğunu ve durumun seçimler sırasında iyice su yüzüne çıktığını yazıyor.
Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, rakibi Musavi'yi "Rafsancani'nin kuklası olmakla" suçlamıştı.
Gazeteye göre Rafsancani seçim sonucunu "kendisini bitirme çabası" olarak değerlendirmiş ve değişimden umudu kesmiş olabilir.
Bazı gözlemcilerse, perde arkasından Musavi'ye destek toplamaya çalıştığı görüşünde.
'Kurban Hamaney olabilir'
Daily Telegraph'taki bir yorum yazısında ise, "Protestoların sonucunda kurban Ayetullah Hamaney olabilir." deniyor.
Con Coughlin imzasını taşıyan bu yoruma göre son günlerdeki olaylar, Humeyni'den sonraki ikinci ruhani lider olan Hamaney'in, hem seçmenler hem de din bilimciler tarafından eleştirildiğini, artık eleştiriden muaf olmadığını gösterdi.
Yoruma göre Hamaney, Ahmedinejad yıllarında arka planda kalmaktan şikayetçi olan Rafsancani'nin tezgahladığı bir "güçler dengesini yeniden ayarlama" kampanyasıyla karşı karşıya.
Ve eğer bugünkü hutbesinde uzlaşmacı bir jest yapmazsa, Daily Telegraph yazarına göre, "yakında kendi yasını tutabilir."
Gazetecinin mücadelesi
Guardian gazetesi Kuzey İrlanda'da Mart ayında saldırılar düzenleyen Real IRA örgütünün liderleri ile söyleşi yapan bir gazetecinin, kaynaklarını açıklama baskısından kurtulduğunu duyuruyor.
Kuzey İrlanda polisi, Belfastlı kadın gazeteci Suzanne Breen'in söyleşi notlarını ve elindeki başka bilgileri teslim etmesini istiyordu.
Breen ise örgütün kendisini ve ailesini ölümle tehdit ettiğini söyleyerek buna karşı çıkıyordu.
Yine Belfast'ta görülen davaya bakan yargıç, Breen'in hayatının tehlikeye gireceğine hükmetmiş ve beş yıl hapis istemini reddetmiş.
Ulusal Gazeteciler Sendikası kararı "basın özgürlüğünün zaferi" diye niteliyor.
Breen de "Umarım bu dava örnek olur ve bir daha hiçbir gazeteci benim gibi mahkemelerde sürünmez." demiş.
Kuzey Kore'de futbol
Ve son haberimiz, Times gazetesinden.
Kuzey Kore milli takımının önceki gün Dünya Kupası finaline katılmaya hak kazanmasını konu alan bu haberin başlığı, "Dünya Kupası başarısı mı, yoksa kendi kalelerine attıkları bir gol mü?"
Yazıda tüm haber akışının sıkı sıkıya devlet kontrolü altında olduğu ülkede, Kuzey Koreli sporcuların yenildiği karşılaşmaların asla haber olmadığı hatırlatılıyor.
Hatta bu yüzden, haber bültenlerinde spora ayrılmış bir köşenin bile bulunmadığı belirtiliyor.
Sansür mekanizması yüzünden tüm haberlerin birkaç gün de geç verildiğini belirten Times yazarı soruyor: "Şimdi Kuzey Korelilerin maçları nasıl, ne zaman verilecek? Ve kazandıkları sürece yayınlar devam ederken, bir aşamada yenilirlerse maç yayınları duracak mı? Ya da kazandıkları mı iddia edilecek?"
kaynak: BBB TÜRKÇE HABERLERİ....

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.

Reklam