Tribünden gelen fil sesi: Vuvuzela
Şu aralar Güney Afrikadaki Konfederasyon Kupasını izleyenler neredeyse futboldan çok, müthiş bir gürültü çıkaran 60 santimetrelik boruyu konuşuyor
Gelecek yıl Güney Afrikada düzenlenecek Dünya Kupasında stattaki taraftarları ve televizyon başındaki izleyicileri bekleyen en büyük tehlike nedir? Birkaç gündür bu soruya herkes aynı cevabı veriyor: Vuvuzela. Çünkü bugünlerde yine aynı ülkede düzenlenen Konfederasyon Kupası ile ilgilenen herkes takımları, futbolcuları falan bıraktı; tribünden gelen fil sesini konuşuyor. Bu gürültülü tartışmanın kaynağı vuvuzela aslında 60-65 santimetre uzunluğunda, 110-120 gram ağırlığında bir boru. Güney Afrikalı taraftarların resmi ses çıkarıcı olarak kullandığı ve ülke futbolunun simgesi olarak gördüğü bu aletin kökenleri hakkında çelişkili hikayeler var.


Rahatsız oluyorsan sen de vuvuzela al, sen de öttür!
Genellikle vuvuzela taraftarlarının öne sürdüğü birinci hikaye şöyle: Kudu denen bir çeşit antilopun boynuzlarından yapılan vuvuzelayı, yüzyıllardır köylüler birbiriyle haberleşmek için kullanıyordu. Ama aletin üreticisi ve satıcısı firma Boogieblastin web sitesinde bambaşka bir hikaye anlatılıyor: İlk prototipi Amerikada üretilen vuvuzela önce Güney Afrikalı çocuklara pazarlanıyor ama hiç satmıyor. Ta ki futbol meraklıları bu sesi fark edene kadar. Müşteri taleplerine göre tasarımda yapılan değişikliklerden sonra peynir ekmek gibi satılmaya başlıyor. Firma vuvuzelanın kökenlerini araştırdığında karşısına Afrikalı kabileler değil, bir Çin kadın basketbol takımı çıktığını da ekliyor.
Vuvuzelaya yüz vermeyen futbolseverler üç saat boyunca kulakları sağır eden bir şekilde öten bu enstrümandan yaka silkmiş durumda. Güney Afrikalıların cevabı ise hazır: Eğer rahatsız oluyorsan sen de bir vuvuzela al ve öttür, böylece çıkan ses seni de rahatsız etmez.
Futbolcular şikayetçi
Haydi diyelim ki taraftarlar bu tavsiyeyi uyguladı, ya futbolcular? Brezilyalı Robinho vuvuzelanın sesi yüzünden saha kenarındaki antrenörü Dungayı duyamamaktan şikayetçi oldu mesela. İspanyol Xabi Alonso çok daha sert konuştu. Çok rahatsız ediciler, sahadaki atmosfere de hiçbir katkıları yok. Bence yasaklanmalı.
Yasak konusu bugüne kadar defalarca konuşuldu; özellikle maçları yayımlayan televizyon kanallarının gayretiyle kısmi sınırlamalar da geldi. Ama Güney Afrika Futbol Federasyonunun girişimleri sonucu, yasaklar hep kaldırıldı. Ne de olsa federasyon bu aletlerden ürettirip dağıtıyor.
Dünya futbolunu yöneten FIFA Başkanı Sepp Blatter de Şikayetleri anlıyorum ama bu yerel bir renk ve nasıl durdurulacağını bilmiyorum. Burası Batı Avrupa değil, Güney Afrika. Adapte olmamız gerek dedi. FIFA da kavga amaçlı kullanılmadığı takdirde yasağın söz konusu olmayacağını açıkladı.
Yine de Kafam ütülendi diye şikayetçiyseniz banthevuvuzela.blogspot.com adresi desteğinizi bekliyor. Yok, duyduğunuz ses sizi rahatsız etmiyorsa gelecek yaz eğlence devam edecek, ne de olsa 2010 Dünya Kupası da Güney Afrikada.
Nasıl çalınır?
Üretici firma Boogieblast diyor ki: Dudaklarınızı ağız için ayrılan bölüme yerleştirin, yanaklarınızı serbest bırakın, dudaklarınız ağız bölümünün içinde titreşecek şekilde üfleyin. Trompetinkine benzer o sesi yakaladığınız anda daha kuvvetli, daha da kuvvetli üfleyin; ta ki o saçma sapan yükseklikteki gürültüye ulaşana kadar. İşte bu kadar basit!
kaynak
Şu aralar Güney Afrikadaki Konfederasyon Kupasını izleyenler neredeyse futboldan çok, müthiş bir gürültü çıkaran 60 santimetrelik boruyu konuşuyor
Gelecek yıl Güney Afrikada düzenlenecek Dünya Kupasında stattaki taraftarları ve televizyon başındaki izleyicileri bekleyen en büyük tehlike nedir? Birkaç gündür bu soruya herkes aynı cevabı veriyor: Vuvuzela. Çünkü bugünlerde yine aynı ülkede düzenlenen Konfederasyon Kupası ile ilgilenen herkes takımları, futbolcuları falan bıraktı; tribünden gelen fil sesini konuşuyor. Bu gürültülü tartışmanın kaynağı vuvuzela aslında 60-65 santimetre uzunluğunda, 110-120 gram ağırlığında bir boru. Güney Afrikalı taraftarların resmi ses çıkarıcı olarak kullandığı ve ülke futbolunun simgesi olarak gördüğü bu aletin kökenleri hakkında çelişkili hikayeler var.


Rahatsız oluyorsan sen de vuvuzela al, sen de öttür!
Genellikle vuvuzela taraftarlarının öne sürdüğü birinci hikaye şöyle: Kudu denen bir çeşit antilopun boynuzlarından yapılan vuvuzelayı, yüzyıllardır köylüler birbiriyle haberleşmek için kullanıyordu. Ama aletin üreticisi ve satıcısı firma Boogieblastin web sitesinde bambaşka bir hikaye anlatılıyor: İlk prototipi Amerikada üretilen vuvuzela önce Güney Afrikalı çocuklara pazarlanıyor ama hiç satmıyor. Ta ki futbol meraklıları bu sesi fark edene kadar. Müşteri taleplerine göre tasarımda yapılan değişikliklerden sonra peynir ekmek gibi satılmaya başlıyor. Firma vuvuzelanın kökenlerini araştırdığında karşısına Afrikalı kabileler değil, bir Çin kadın basketbol takımı çıktığını da ekliyor.
Vuvuzelaya yüz vermeyen futbolseverler üç saat boyunca kulakları sağır eden bir şekilde öten bu enstrümandan yaka silkmiş durumda. Güney Afrikalıların cevabı ise hazır: Eğer rahatsız oluyorsan sen de bir vuvuzela al ve öttür, böylece çıkan ses seni de rahatsız etmez.
Futbolcular şikayetçi
Haydi diyelim ki taraftarlar bu tavsiyeyi uyguladı, ya futbolcular? Brezilyalı Robinho vuvuzelanın sesi yüzünden saha kenarındaki antrenörü Dungayı duyamamaktan şikayetçi oldu mesela. İspanyol Xabi Alonso çok daha sert konuştu. Çok rahatsız ediciler, sahadaki atmosfere de hiçbir katkıları yok. Bence yasaklanmalı.
Yasak konusu bugüne kadar defalarca konuşuldu; özellikle maçları yayımlayan televizyon kanallarının gayretiyle kısmi sınırlamalar da geldi. Ama Güney Afrika Futbol Federasyonunun girişimleri sonucu, yasaklar hep kaldırıldı. Ne de olsa federasyon bu aletlerden ürettirip dağıtıyor.
Dünya futbolunu yöneten FIFA Başkanı Sepp Blatter de Şikayetleri anlıyorum ama bu yerel bir renk ve nasıl durdurulacağını bilmiyorum. Burası Batı Avrupa değil, Güney Afrika. Adapte olmamız gerek dedi. FIFA da kavga amaçlı kullanılmadığı takdirde yasağın söz konusu olmayacağını açıkladı.
Yine de Kafam ütülendi diye şikayetçiyseniz banthevuvuzela.blogspot.com adresi desteğinizi bekliyor. Yok, duyduğunuz ses sizi rahatsız etmiyorsa gelecek yaz eğlence devam edecek, ne de olsa 2010 Dünya Kupası da Güney Afrikada.
Nasıl çalınır?
Üretici firma Boogieblast diyor ki: Dudaklarınızı ağız için ayrılan bölüme yerleştirin, yanaklarınızı serbest bırakın, dudaklarınız ağız bölümünün içinde titreşecek şekilde üfleyin. Trompetinkine benzer o sesi yakaladığınız anda daha kuvvetli, daha da kuvvetli üfleyin; ta ki o saçma sapan yükseklikteki gürültüye ulaşana kadar. İşte bu kadar basit!
kaynak