İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Arşiv
  4. Beğenilen Köşe Yazıları
Beğenilen Köşe Yazıları

Ya Duzelt Ya Git !

bohongtw14.06.20108 cevap1.786 görüntüleme
2009'den beri829 mesaj
#1
Raportörden bomba öneri

Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can, mahkemenin anayasa değişikliklerini esastan görüşemeyeceğini belirterek, “Aksi halde yok hükmünde sayılır” dedi. İlave etti: “Parlamento böyle bir karara direnmelidir.”

Kıyamet de bu cümle üzerinde koptu. İnfaz timi Hürriyet üzerinden harekete geçti, cumartesi günü atılan “Ya düzelt ya git” manşeti, yalan üzerinden kurgulandı. Oysa Anayasa Mahkemesi'nin veya Başkan Haşim Kılıç'ın Can'a yönelik böyle bir kararı yoktu. Hürriyet de bunu biliyordu.

Buradaki maksat; Osman Can'ın mahkemeden uzaklaştırılmasını sağlamak, anayasa değişikliğiyle ilgili görüşme takvimini belirleme yetkisini elinde bulunduran Başkan Haşim Kılıç üzerinde baskı oluşturmak, parlamentonun veya hükümetin hukuk dışı işleme karşı eylem kabiliyetini sıfırlamaktı.

Can, Hürriyet'i yalanladı, açıklamasını düzeltmesi veya gitmesi yönünde herhangi bir uyarının olmadığını söyledi, “Böyle bir yetki sadece sayın başkana aittir” dedi. Dün Cumhuriyet'in açıklamalarını manşete taşıdığı Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt de yetkinin başkanda olduğunu söyledi.

Yani, Hürriyet'in “Düzelt ya da git” manşeti havada kaldı. Lakin, maksat kısmen hasıl oldu. Hürriyet ve Cumhuriyet arasında kurulan linç çarkı dönmeye başladı.

Arkadaşlarının “bilgi sızdırmakla” tescillediği ve eşi Ergenekon sanığı olan Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün dün Cumhuriyet'te manşete taşınan “Sözleri açıkça kaos çağrısıdır” demeci, operasyonun ikinci adımıdır.

Sabih Kanadoğlu askere sivil yargı yolunu açan yasal düzenleme karşısında mahkemeleri itaatsizliğe çağırdığında alkışlayanların, “hukuksuz bir eylemi tanımayın” dendiğinde kıyamet koparması, dikkat çekicidir.

“İstifa etmem”

Dün tartışmaların odağındaki Osman Can'ı aradım. Uzun sohbetimiz oldu. Açıkça sordum: “İstifa edecek misiniz?” 8 yıldır bu görevde olduğunu, araya adam sokarak değil ısrarlı davetler üzerine görevi kabul ettiğini ve 3 başkanla çalıştığını belirten Can, şu aşamada istifa etmeyi düşünmediğini söyledi.

Görevden alma yetkisinin sadece Başkan Kılıç'ta olduğunu anlatan Can, “Sayın başkan görevden alırsa yapacağım bir şey yoktur. Gideriz. Ama şu ana kadar bana bir karar bildirilmedi” dedi. Can, mahkemeyle ilişiğinin kesilmesi durumunda üniversiteye döneceğini belirtti.

“İptal kararı darbedir”

Asıl tartışmanın can alıcı bölümüne gelince...

Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini esastan inceleme yetkisi olmadığı halde bazı maddeleri iptal ederse ve bu iptal kararı yok hükmündeyse, parlamento bu karara nasıl direnebilir, hükümet ne yapabilir?

Can, önce şu tespiti yaptı: “Anayasa değişikliklerini esastan incelemek, yetki gaspı değildir, yasal alanın ihlalidir. Yetki gaspı, iki kurum arasındaki anlaşmazlığı ifade eder. Diğeri, anayasal sınırların ihlal edildiği hukuksuzluğu... Kurucu irade adına parlamentolar yasa çıkarır, kurulu organlar (AYM gibi) tarafından içeriksel denetime tabi tutulamaz.
Hukuksuzluk karşısında hukuki bağlayıcılık olmaz.”

Nasıl yani?

Can devam etti: “Eğer siz anayasal sınırları ihlal ederseniz, Talat Aydemir'in yapmak istediğinden, 5 generalin bir araya gelerek (12 Eylül'de olduğu gibi) yaptıklarından farklı bir şey yapmış olmazsınız. Parlamentolar hukuk normları üretirler, norm üretiminde birincil unsurdur. Maalesef şimdi yargıya karşı hukuku savunuyoruz.”

Kenan Evren örneği

Peki yargı kurumları neden böyle davranıyor?

Yargı organlarının statükocu refleksini “darbe ürünü” olmalarına bağlayan Can şöyle dedi: “Darbe iradesinin ürünü olarak ortaya çıktılar, sanki üst bir Milli Güvenlik Konseyi olarak oluşturuldular. Böyle olunca özgürlükleri savunmasını, hukukun yanında yer almalarını nasıl bekleyeceksiniz?”

Can, sohbetin bu bölümünde tezini şu örnekle güçlendirdi: “Kenan Evren, ‘neden darbeyi daha erken yapmadınız' diye sorulduğunda ‘şartların olgunlaşmasını beklemiştik' dedi. İşte, 2008 yılında Anayasa Mahkemesi'nin (türbanla ilgili) kararı, şartların olgunlaşmasını beklemekle eşdeğerdedir. Çünkü darbe şartları, parlamentoların karar almaları zorlaştığı zamanlar olgunlaşır.”

Başka bir ifadeyle, darbeye zemin hazırlanıyor. Parlamento etkisizleştikçe vesayet rejimi güçleniyor, milli irade zayıflıyor. Çözüm anahtarı olarak yargının demokratikleşmesini gösteren Can, şunları söyledi: “Almanya'da kral gidince ‘kral gitti yargıçlar kaldı' dendi. İspanya'da Franco gidince ‘Franco gitti yargıçlar kaldı' dendi. 1945'de Almanya ve İtalya'da, 1985'de İspanya'da yeni Anayasa ihtiyacı böyle doğdu ve yapıldı.”

“Resmi Gazete'de yayımlanmasın”

Şimdi başa dönelim. Anayasa Mahkemesi iptal kararı verirse parlamento ve hükümet ne yapmalı?

“İptal kararı verilirse, bu bir siyasi duruştur, hukuki değildir, anayasanın ihlalidir” diyen Can, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hukuk ortadan kaldırıldığında hukuki bağlayıcılık bekleyemezler. Kurucu irade adına parlamento ‘ben bu hukuksuzluğu tanımıyorum' demeli. Anayasa paketini referanduma tümden götürmelidir.”

Referandum sürecini YSK yönetirken hükümet nasıl bir hamle yapabilir?

Can'ın önerisi şöyle: “Anayasa Mahkemesi iptal kararı verirse bunun Resmi Gazete'de yayımı gerekir. Başbakanlık iptali yayımlamazsa, referandumda evet ve hayır şeklinde oylanacak olan, daha önce Resmi Gazete'de yayımlanmış paketin tümüdür.”

Ya sonra?

Yorumu şöyle: “Paket halkoyundan geçerse tümü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer. Paketteki gibi Anayasa Mahkemesi ve HSYK yeniden yapılandırılır.”

Yerinde bir öneri...

Şu tespitine ise sonuna kadar katılıyorum: Hukuki olmayan bir kararın hukuki bağlayıcılığı yoktur.

Osman Can'a inanmayan Sabih Kanadoğlu'nun içtihatlarına baksın...

ŞAMİL TAYYAR - STAR
Cevaplar
2008'den beri746 mesaj
#2
Samil Tayyar' in ustune yorumcu tanimam. tesekkurler.
2007'den beri805 mesaj
#3
Anayasa mahkemesi zaten tamamen kontrolden çıkmış hukuğu yok sayan bir yapıya bürünmüştür. Ülkedeki adalet mekanizmasının bu kadar arızalı olmasının baş nedenidir. Anayasa mahkemesi şu an CHPnin arka bahçesi durumundadır. Zaten en berbat olanı ise Paksüt gibi eşi ciddi şekilde suça bulaşmış birinin mahkemede karar merciinde olmasıdır. Paksütten herhalde eşini yargılayaanlara karşı olumlu oy vermesini bekleyemezsiniz. İşte bu kadar saçma bir kurum halkın önünü kesip duruyor yıllardır. Bu mahkeme diktatörlüğüne son verilmelidir.
2008'den beri1.750 mesaj
#4
zurnanın zırt dediği bir konu

ben osman canı taktir ediyorum artık üzrerimize yakışacak bir kıyafet giyme vaktidir terziler inat etsede
2009'den beri176 mesaj
#5
memlekette demokrasi!!! varda,sesini çıkartmamak,sana verilenle yetinmek kaydıyla:hammer::hammer::hammer::hammer:
2009'den beri176 mesaj
#6
memlekette demokrasi!!! varda,sesini yükseltmeyeceksin,bazı görevlere talip olmayacaksın,sana reva görülene razı olacaksın:thumbdown::thumbdown::thumbdown:

KAHROLSUN İKİYÜZLÜ DEMOKRATLAR.
2009'den beri305 mesaj
#7
namussuzlar kadar cesaretli namuslularda var artık
2008'den beri3.347 mesaj
#8
demirelemin dedi: ↑
namussuzlar kadar cesaretli namuslularda var artık
başka türlü baş etmek mümkün değil zaten demokrasi bu ülkede herkesin işine yarayacak ama sözde demokrat geçinenler demokrasinin önündeki en büyük engel anayasa mahkemesi denilen kurumun ortan kalkması şart ben oraya millet vekilimi göndermişim meclis kararı alır ve kurumlar uygular anayasa mahkemesi denilen kurum benim irademe tecavüz edemez
bohongtw Konuyu açan
2009'den beri829 mesaj
#9
HapS dedi: ↑
başka türlü baş etmek mümkün değil zaten demokrasi bu ülkede herkesin işine yarayacak ama sözde demokrat geçinenler demokrasinin önündeki en büyük engel anayasa mahkemesi denilen kurumun ortan kalkması şart ben oraya millet vekilimi göndermişim meclis kararı alır ve kurumlar uygular anayasa mahkemesi denilen kurum benim irademe tecavüz edemez
sayelerinde anladik ki 11>550
sayelerinde anladik ki kanunlar onunde herkes esitmis ama bazilari kucuk esit bazilari buyuk esitmis!

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.