Okunma

Haritacılığın Yeniden Yükselişi


30 Kasım 2015 Pazartesi 08:45
Haritacılığın Yeniden Yükselişi

Bilinen en yüksek dağ hangisidir? Siz de benim gibi Everest diyorsanız, doğru cevap veremediniz… Bilinen en yüksek dağ Mons, Mars’ın en yüksek zirvesidir. 27 km yüksekliğindeki bu volkanik dağ, 8.8 bin metre yüksekliğindeki Everest’in üç katıdır.

Akıllı haritacılık uygulamalarının uzay teknolojisi ile birleşmesi bize bu bilgiyi verdi. Günlük hayatımızda kullanacağımız bir bilgi değil ama akıllı haritacılık, günlük hayatımız için inanılmaz fırsatlar sunuyor.

Malum, Tesla ve Google sürücüsüz araçlarını artık rahatlıkla yollara koyabiliyorlar. Çünkü araçların beynine akıllı haritaları yüklemiş durumdalar. Yine de, haritacılığın asıl şimdi başladığını söyleyebilirim.

Harita niye önemli?

Bugün dünyadaki yanlış haritalama veya yeni trafikteki kullanılır adıyla yanlış navigasyon bilgileri yüzünden 300 bin trafik kazası yaşandığı tahmin ediliyor. Daha da komiği var. Önceki yıl 117 turist, yanlış haritalama yüzünden ıssız yerlerde kayboldular. Yanlış haritalamayı daha ilkokuldan keşfetmişsinizdir… Afrika mı daha büyük, Kuzey Amerika mı? Meksika mı büyük, Alaska mı? Geleneksel dört köşe haritalara bakarak Kuzey Amerika ve Alaska diyorsanız, yanlış bir karar vermiş olursunuz.

Haritadaki temel mantık şudur: Ufkun ötesinde ne var?

Ufuk ötesini gösterdiği için Piri Reis, öncü ve önemli biriydi. Şimdi torunları çok daha ileriye giderek, yeni ufuklar açmak istiyor. Nasıl mı? Maalesef Mars‘ın en yüksek dağı hakkında bir kanaatimiz oluştu ama hala yeryüzünün bilinmeyen o kadar çok sırları var ki? Dijital dünyada harita yarışları sürüyor. Google ve Yandex 8 milyon kilometre yol haritalaması yaptı. Ve her yıl da 1 milyar dolar, harita ve navigasyon için yeni harcama yapıyor.

Hatırlarsanız, iki yıl önce Apple harita bölümünde köklü revizyon yapmıştı. Çünkü rakibi Google’a önemli saha kaptırmış oldu. Google, harita uygulamasında başarılı olamasaydı, sürücüsüz araba işine giremeyeceği gibi, akıllı gözlük GoogleGlass projesine de başlamazdı. Unutmayalım ki geleceğin en geniş reklam alanı, dijital haritalar olacak. Apple’ın canını sıkan noktaların başında da bu geliyor…

Madem bu kadar yatırım yapılıyor, keşfedilecek başka ne var?

Erbil’e gittiğimde, geniş bahçeli, ilginç binalar dikkatimi çekti. Haritada adları yoktu. Bilen fazla kişi yok. Ama Kuzey Irak’ın bu binalardan kontrol edildiği söylendi. Doğru olmasa bile gizemli binalar ve araziler

Aslında böyle arazi ve binalar her ülkede bulunuyor. Hangi harita uygulamasına girerseniz girin, dünya üzerinde on binlerce görünmeyen, bilinmeyen bina ve arazi bulabilirsiniz. Hatta uçuşa yasak bölgeler sebebiyle, çoğu kere uçaklar üzerinden direk uçuş yapamaz. En popüleri Amerika’daki 51. Bölge denilen yerdir.

Askeri alanlar, istihbarat merkezleri, önemli ARGE laboratuvarları, hükümet ve kraliyet binalarını bunlara ekleyebilirsiniz. Bazılarını adları ise farklı ve fake adlarla bilinir. En fazla haritada gösterilmesi yasak olan alanın Amerika ile Fransa ülkeleri olduğu tahmin ediliyor.

Haritalamanın ne kadar önemli olduğunu, trafik kaza rakamları da gösteriyor. Her yıl 50 milyon trafik kazası oluyor ve 1.3 milyon kişi yol kazalarında ölüyor ve bunun katları sayısınca da insan sakat kalıyor.

Bir de bunlara eklenen 100 milyarlarca dolar maddi hasar oluşuyor. Bütün iş kazalarındaki ölümlerin yüzde 60’ı yollarda meydana geliyor. Yani bütün ölümlü dramların onda birine denk geliyor. 

Eğer akıllı haritalama yapabilirsek ve bu bilgiyi interaktif şekilde araçlarla paylaşabilirsek bunları önlememiz mümkün olacak. Akıllı harita ve akıllı ekipmanlar birlikte kullanmak kaydıyla. Biri diğeri olmadan hayata geçmesi etkin sonuç doğurmaz.

Dünya yüzeyinin yüzde 70’i deniz ve okyanuslardan oluşuyor. Karaları yeterince bilmiyoruz ama asıl fırsatların olduğu alanın denizler olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Okyanuslar üzerine bilebildiğimiz sadece güneş ışınlarının ulaşabildiği 60 katlı bina yüksekliğinde bir bölgedir. Bu da elmanın kabuğu kadar bir derinliği ifade ediyor.

11 bin metre derinliğinde çukurların olduğunu, binlerce metre derinliklerin olduğunu biliyoruz ama buradaki yaşam hakkında fazla bilgiye sahip olmadığımız gibi haritasını da çıkarabilmiş değiliz.

Ancak akıllı haritalama yapan deniz araçları yapabilirsek, okyanusları yeniden keşfetme fırsatı yakalayacağız. Okyanus canlıları, deniz bitkileri, planktonik varlıklar gibi bilmediğimiz bir zenginliği su altı haritalarıyla öğrenme ve yeni imkanlara ulaşma yolunu açacağız.

Şimdiye kadar bütün coğrafya bilgilerimizi toplasak, en eski haritalardan akıllı haritalara kadar her bilgiyi toplasak bile yeryüzünün ancak yüzde 16’sının gerçek haritasının çıkarıldığını söyleyebiliriz.

15-11/30/harita.JPG

Haritacıların bir diğer faaliyet alanı da mağaralar olmalıdır. Dünyanın en büyük mağarasının Gürcistan’da olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin mağaraları da iddialıdır ama hiç biri için bir haritalama yapılmamıştır. Efsanelerle gezilip, konuşuluyor ama onları keşfetme konusunda daha yolun başındayız.

Haritacıların işi bununla da sınırlı kalmayacak. Rüzgarlar, dalgalar, bulutlar onları bekliyor. Haritacıların yeni uğraş alanlarının yeni fırsatlar doğuracağının en güzel örneğini Başarsoft’un elektrikteki kayıp-kaçak tespitinde de görebiliriz.

Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 13’ünü iletim hatlarındaki kayıplar ve kaçak tüketim oluşturuyor. Eğer kayıp ve kaçak düşürülebilirse, elektriğin maliyeti de düşecek. Başarsoft, akıllı elektrik şebekeleriyle iletilen ve nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar dağıtılan elektriği 6 kademede ölçümleyen bir yazılım geliştirdi.

Geliştirilen ölçümleme sistemi Türkiye’de kayıp-kaçak oranının yüzde 70’in üzerinde olduğu Dicle EDAŞ bölgesindeki pilot bölgede denendi. Şanlıurfa’da kaçak oranının yüzde 90 olduğu 500 aboneli pilot bölgede yazılım sonrasında bu oran yüzde 50’ye düştü.

İkinci aşamada 5 bin aboneyi kapsayacak şekilde genişletilen pilot proje daha sonra Türkiye genelinde kullanılabilir hale gelecek.

Başarsoft Genel Müdürü Alim Küçükpehlivan, 6 ay önce de akıllı elektrik sayaçlarının değişim ve yönetimini yapan Amerikan Apex firması ile işbirliği sözleşmesi imzaladıklarını söylüyor.

Bu işbirliğinin ardından Hindistan’ın elektrik dağıtım şirketinin, Başarsoft’un elektrikteki kayıp ve kaçağı önleyen, elektrik şebeke arızalarını ve arızanın koordinatlarını belirleyen yazılımı ilgisini çekti.

İngiliz su dağıtım şirketi Thames Water ile Fransız kablolu televizyon şirketi Canal+ da bu haritalama yazılımıyla ilgileniyor.

Piri Reis‘in ruhu yeniden diriliyor da diyebiliriz. Yeter ki resmin tamamını görüp, yeni rüzgarlara yelken açabilelim.

Evet, haritacılık yeniden yükselişte.  Etrafımızı tanımak için bu önemli. Dahası, dünyayı tanıdığınız ölçüde yönetebilirsiniz…

:: Hangi harita uygulamasını kullanıyorsunuz?




Yeni ! ShiftDelete.Net ya da SDN Forum hesabınız ile yorum yaparak yorumlarınızın rumuzunuz ile yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Giriş için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

5 yorum - “Haritacılığın Yeniden Yükselişi”

  1. SDN Okuru dedi ki:

    bence şu anda en doğru bilgi ve akıcılık olarak HERE diğer uygulamalardan öndedir HERE

  2. SDN Okuru dedi ki:

    sende adam değil madamsındır

  3. SDN Okuru dedi ki:

    Dünya icin deniz seviyesi 0 kabul edilir. Mars ta 0 denilen yer nere. Neye göre 27 km.

  4. SDN Okuru dedi ki:

    Haritalamada şu anda en son iki yeni trend ve gelişme var;

    1. Drone Haritacılığı;
    Eskiden Uçak uçurarak hassas hava fotoğrafları çekilir ve bunlardan faydalanarak (ayrıca yerde kontrol noktaları oluşturuluyor ki, eşleştirme yapılabilsin) hassas halihazır durumu gösteren haritalar üretilebiliyordu. Istanbul Ankara Bursa Izmir gibi sehirlerimiz milyonlarca dolar harcadilar yillarca bu haritaları üretmek icin.

    Simdi ise Drone’lar ile bu işler yapılabiliyor. Bu sayede, daha düşük maliyetle daha hızlı harita üretmek mümkün olabiliyor. Boylece ayrıca sadece değişen yerleri güncelleyerekte ilerleyebiliyorsunuz.. Yani hem maliyet düştü, hem esnekleşti, hem de hızlandı !

    2. LİDAR Teknolojisi,
    LİDAR hem havadan kullanılabiliyor, hem de yerden, en populeri yerden olanı. Aracların ustune konan kameranın yanına bir Isık huzmesi gonderen Radan aparatı takılıyor ve çarpıp gelen huzmelerden karşıdaki objelerin çok hassas yüzey modeli çıkartılıyor. Yani 3 boyutlu haritalama için mükemmel bir bilgi oluşturuluyor. Özellikle StreetView, Panaroma gibi teknolojiler su anda sadece bize yanlardan cekilmis fotograflari 2 boyutlu sunmaktalar. Kurumlar ise, simdi bu yeteneklerle bu fotografları objelere bindirilmis olarak gosterebilmekteler.

    Ama bu teknolojide o kadar çok buyuk veri var ki.. Trilyon X Trilyon matrisler düşünün.. bu yuzden işleyip kullanabilir hale getirmek hala çok pahalı.

    Gelecekte bunlar daha da gelişecek.
    alim@*****

  5. SDN Okuru dedi ki:

    HERE adamdır, Google madamdır

" Haritacılığın Yeniden Yükselişi konulu haberimizde ShiftDelete.Net olarak sizlere Haritacılığın Yeniden Yükselişi ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Hemen yukarıda Haritacılığın Yeniden Yükselişi ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "