Samsung’un yeni nesil mobil işlemcisi Exynos 2600’ün prototip versiyonunun Mayıs ayında seri üretime alınacağı belirtiliyor. Şirket önceki nesil Exynos 2500’de yaşadığı gecikmeleri tekrarlamamak için üretim sürecini hızlandırırken, özellikle 2nm GAA (Gate-All-Around) üretim teknolojisindeki verimliliği artırmaya odaklanmış durumda.
Samsung’un yeni işlemcisi Exynos 2600 üretime girecek
Exynos 2500’ün zamanında yetiştirilememesi, Samsung’un amiral gemisi akıllı telefonlarında yalnızca Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite işlemcisini kullanmasına neden olmuştu. Bu durumun tekrar yaşanmaması için firma, 2nm GAA sürecinde verimlilik oranını artırmak adına kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Prototip üretiminde şimdiden %30’luk bir verimlilik seviyesine ulaşılmış durumda.
Samsung’un üretim süreçlerinde yaşadığı zorlukları aşmak adına özel bir ekip kurduğu ve 2nm altı üretim teknolojilerini daha stabil hale getirmek için yoğun çaba sarf ettiği belirtiliyor. Şirket yetkilileri, önceki nesil üretim teknolojilerindeki verimlilik sorunlarının şirket için bir zayıf nokta olduğunu kabul ederken, yeni nesil süreçlerin daha güvenilir hale geldiğini vurguluyor.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
Öte yandan Exynos 2600’ün 2026’da piyasaya sürülmesi planlanan Galaxy S26 serisinde yer alıp almayacağı konusunda henüz kesin bir karar alınmadı. Bu konuda nihai kararı 2025’in sonuna kadar verileceği ifade edildi. İşlemcinin sadece üretim sürecindeki verimlilik artışıyla değil, aynı zamanda performans anlamında da rakipleriyle rekabet edebilir hale gelmesi gerekiyor.
Samsung’un yeni nesil işlemcisiyle mobil dünyada nasıl bir etki yaratacağı, yılın ikinci yarısında netleşecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Alman otomobil devi Mercedes-Benz, yeni CLA 2025 modelini resmi olarak tanıttı. Hem içten yanmalı hem de tamamen elektrikli versiyonları bulunan bu model, sunduğu yüksek teknoloji ve üstün sürüş performansıyla dikkat çekiyor. İşte yeni Mercedes CLA 2025’in öne çıkan özellikleri.
Yeni Mercedes CLA 2025 inceleme!
Yeni Mercedes CLA, sportif ve aerodinamik tasarımıyla öne çıkıyor. Modelin en dikkat çeken unsurlarından biri, güçlü aydınlatma ünitesi ve modern hatları. Ön bölümde, Mercedes yıldızının entegre edildiği aydınlatma ünitesi ve sekiz farklı kamerayla desteklenen gelişmiş sürüş sistemleri bulunuyor. Ayrıca beş radar sensörü ve 12 ultrasonik sensör ile güvenlik ve sürüş desteği üst seviyeye taşınıyor.
Arka tarafta ise 405 litrelik geniş bagaj hacmi sunuluyor. Elektrikli bagaj kapağı, tek tuşla açılıp kapanabiliyor. Ön kısımda da 101 litrelik ek bir bagaj alanı mevcut.
Elektrikli CLA 250 Plus modeli, 200 kW gücünde bir motora sahipken, dört çeker CLA 350 modeli, 260 kW toplam güce ulaşıyor. 88 volt mimarisi ile desteklenen bu yeni batarya sistemi, yalnızca 10 dakikada 300 km’lik menzil sağlayabiliyor. Maksimum menzil ise 792 km’ye kadar çıkıyor.
Geri kazanım teknolojisi sayesinde, frenleme sırasında 200 kW’a kadar enerji geri kazanılabiliyor. Bu, bataryanın daha uzun süre dayanmasına ve enerji verimliliğinin artmasına katkı sağlıyor.
Yeni Mercedes CLA’nın iç mekanı tamamen dijital bir deneyim sunuyor. Araç, Mercedes’in geliştirdiği yeni MB.OS işletim sistemi ile donatılmış durumda. Bu sistem, OpenAI’nin ChatGPT-4o modeli ve Google Gemini gibi yapay zeka teknolojileriyle entegre çalışıyor. Sesli asistan, kullanıcı komutlarını anlayarak restoran tavsiyesinde bulunabiliyor veya yol tarifi sağlayabiliyor.
Üç büyük ekranla desteklenen iç mekanda, Qualcomm Snapdragon 8295 platformu kullanılarak yüksek performanslı grafikler sağlanıyor. Google Haritalar entegrasyonu sayesinde, Apple CarPlay gibi harici uygulamalara gerek kalmadan navigasyon hizmeti sunulabiliyor.
Yeni CLA, Drive Assist Plus ve Drive Assist Pro sistemleriyle donatılmış durumda. Bu sistemler, otoyollarda otomatik şerit değiştirme ve şehir içi sürüş asistanı gibi gelişmiş otonom sürüş özellikleri sunuyor. Mercedes, 2025 yılında Çin pazarında bu özelliklerin aktif olacağını ve ilerleyen dönemde diğer ülkelerde de kullanılabileceğini belirtiyor.
Öne Çıkan Teknolojiler:
5G bağlantı desteği
Over-the-Air (OTA) yazılım güncellemeleri
Gelişmiş güvenlik sensörleri ve kameralar
Kırmızı detaylara sahip sportif emniyet kemerleri
Kişiselleştirilebilir ambiyans aydınlatması
Mercedes CLA 2025, yenilikçi batarya teknolojisi, gelişmiş yapay zeka desteği ve otonom sürüş özellikleriyle otomotiv dünyasında yeni bir çağ başlatıyor. Modelin içten yanmalı versiyonu da sunulacak olsa da, elektrikli modelin teknolojik üstünlükleri göz önüne alındığında, gelecekte bu segmentin lideri olmaya aday olduğu söylenebilir.
Avustralyalı biyoteknoloji şirketi Cortical Labs, laboratuvar ortamında üretilmiş insan beyni hücreleriyle çalışan ilk bilgisayarını geliştirdiğini duyurdu. “CL1” adı verilen sistem, dünyanın ilk “kod çalıştırılabilir biyolojik bilgisayarı” olarak tanımlanıyor ve yaklaşık 35 bin dolarlık fiyat etiketiyle ön siparişe açıldı.
İnsan beyin hücrelerinden bilgisayar tasarlandı
CL1, cam ve metalden oluşan bir elektrot dizisi üzerine yerleştirilmiş laboratuvar ortamında üretilmiş nöronlardan oluşuyor. 59 elektrota bağlı olan bu biyolojik yapı, stabil bir sinir ağı meydana getiriyor. Sistem, nöronları hayatta tutabilmek için vücut organlarının fonksiyonlarını taklit eden bir yaşam destek ünitesi içinde çalışacak.
Biyolojik bilgisayarın temel işleyişi, nöronların özel bir besin solüsyonu içinde tutulması ve şirketin geliştirdiği Biological Intelligence Operating System (biOS) aracılığıyla bilgi almasıyla gerçekleşiyor. biOS, nöronlara duyusal girdiler sağlayarak onları sanal bir dünyaya yerleştiriyor ve bu hücrelerin ürettikleri tepkilerle çevreyi nasıl değiştirdiğini simüle ediyor.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
Cortical Labs, geliştirdiği teknolojinin potansiyelini göstermek için biyobilgisayarın Pong oyununu öğrenmesini sağlamıştı. Şirket biyolojik bilgisayarların, özellikle zeka mekanizmalarını anlamak konusunda dijital yapay zeka sistemleriyle rekabet edebileceğini veya onları geçebileceğini öne sürüyor.
Ayrıca bu teknoloji ilaç geliştirme ve hastalık modelleme süreçlerinde de kullanılabilecek. Moleküler düzeyde nörolojik süreçleri simüle edebilen sistem, bilim insanlarına beyin işleyişine dair benzersiz bir bakış açısı kazandırabilir.
Yenilikçi istemin ne kadar başarılı olacağı ise önümüzdeki yıllarda daha net ortaya çıkacak. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Huawei, 20 Mart’ta düzenleyeceği etkinlikte HarmonyOS ekosistemine yönelik yeni adımlarını duyurmaya hazırlanıyor. Şirket mobil ve otomotiv alanındaki büyük yenilikleriyle dikkat çekerken, etkinliğin en önemli duyurularından biri, HarmonyOS Next işletim sistemini çalıştıran ilk akıllı telefon olacak.
Huawei, HarmonyOS Next’in çıkış tarihini açıkladı
Huawei yöneticilerinden Richard Yu, yeni cihazın sektörde alışılmış tasarımların ötesine geçtiğini ve diğer üreticilerin cesaret edemediği yenilikçi bir yaklaşıma sahip olduğunu belirtiyor. Sektör kaynakları, şirketin yeni akıllı telefonunun kompakt bir katlanabilir model olabileceğini öne sürdü.
Huawei etkinlikte yalnızca yeni akıllı telefonunu değil, aynı zamanda HarmonyOS ekosistemini genişletecek başka ürünlerini de tanıtacak. Bu ürünlerden biri, 12.2 inçlik ekran boyutuna sahip MatePad Pro 2025 olacak. Yeni model önceki versiyona kıyasla daha güçlü performans ve daha uzun pil ömrü sunacak.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
Şirket, otomotiv sektöründeki yatırımlarını da genişletmeye devam ediyor. Huawei destekli AITO markası, etkinlikte yeni Wenjie M9 2025 ve Wenjie M8 modelleriyle sahneye çıkacak. Ön sipariş süreci başlayan bu araçların nihai fiyatlandırmalarının etkinlik sırasında açıklanması bekleniyor.
Huawei’nin ekosistemini güçlendirme çabaları, şirketin küresel pazarda daha bağımsız bir konuma ulaşma stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket HarmonyOS Next’in çıkışıyla birlikte, Android’e olan bağımlılığını tamamen sonlandırmayı planlıyor.
20 Mart’taki etkinlik, şirketin teknoloji dünyasındaki yeni hamlelerini gözler önüne serecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Google DeepMind, robotların eğitim almadan bile yeni durumları kavrayarak fiziksel görevleri yerine getirmesini sağlayan iki yeni yapay zeka modelini duyurdu. Gemini Robotics ve Gemini Robotics-ER, robotların çevresiyle daha doğal etkileşim kurmasını ve ince motor becerileri gerektiren görevleri başarıyla gerçekleştirmesini amaçlıyor.
Google Deepmind, robotik yapay zeka modellerini tanıttı
Gemini Robotics, Google’ın amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 2.0 üzerine inşa edilmiş bir sistem olarak öne çıkıyor. Google DeepMind’ın Robotik Bölümü Direktörü Carolina Parada, modelin çok modlu dünya anlayışını fiziksel eylemlerle birleştirdiğini ve robotları daha esnek hale getirdiğini belirtiyor.
Modelin en dikkat çekici özellikleri arasında genelleme kabiliyeti, insanlarla etkileşim kurabilme yeteneği ve gelişmiş el becerileri bulunuyor. Robotlar eğitim almadan yeni durumları anlayabiliyor, nesneleri kavrayıp manipüle edebiliyor ve çevresiyle daha akıcı bir şekilde iletişime geçebiliyor.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
Gemini Robotics-ER (Embodied Reasoning) ise robotların çevresini daha iyi analiz etmesini ve muhakeme yeteneğiyle mantıklı kararlar vermesini sağlıyor. Model, robotların belirli görevleri daha bağımsız bir şekilde planlayıp yerine getirmesine olanak tanıyor.
Örneğin bir robotun öğle yemeği çantası hazırlaması gerektiğinde, nesneleri doğru sırayla alıp çantaya yerleştirmesi, çantayı kapatması ve taşımaya uygun şekilde düzenlemesi gerekiyor. Gemini Robotics-ER, bu tür karmaşık görevleri gerçekleştirebilecek şekilde geliştirildi.
Google DeepMind, bu modelin var olan robot kontrol sistemleriyle entegre çalışabildiğini ve robotların yeteneklerini genişletmek isteyen araştırmacılar için yeni imkanlar sunduğunu belirtiyor. Şirket, ayrıca robotların güvenliğini sağlamak için yapay zeka güvenlik protokolleri üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Yapay zeka tabanlı bu gelişmiş modeller, robotların fiziksel dünyada daha bağımsız hareket edebilmesine ve insanlarla daha uyumlu çalışmasına olanak tanıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Mobil oyun dünyasının en büyük fenomenlerinden biri olan Pokemon Go, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından 3.5 milyar dolar karşılığında satın alındı. Bu gelişme oyun sektöründe büyük bir şok etkisi yarattı. Birçok Pokemon fanı, sevilen yapımın geleceğinden endişe duyuyor. Daha önce Scopely’i 4.9 milyar dolara satın alan fon, oyun sektöründeki yatırımlarını hızla büyütmeye devam ediyor.
Pokemon Go oyunu resmen satılıyor
Niantic’in oyun bölümünün el değiştirmesi Pokemon Go’nun temel haklarını etkilemiyor. Çünkü marka hala Nintendo, Game Freak ve Creatures’a ait olacak. Ancak oyunun işleyişinde ve gelir modelinde değişiklikler yaşanabileceği belirtiliyor.
Ed Wu, bu satın almanın oyunun geleceği için olumlu bir adım olduğunu ve Pokemon Go’nun temel değerlerinin korunacağını açıkladı. Fakat oyuncular arasında, oyunun ruhunun zarar görebileceği ve gelir modelinin büyük ölçüde değişebileceği yönünde endişeler var.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
Kısa vadede Pokemon Go’nun oynanışında büyük bir değişiklik beklenmiyor. Ancak Suudi Arabistan’ın yönetime geçmesiyle birlikte oyunun gelir modelinin yeniden şekillendirilmesi olası görünüyor. Daha fazla mikro ödeme, reklam ve premium içerik eklenmesi gündeme gelebilir.
Suudi Arabistan’ın oyun sektöründeki agresif büyümesi, küresel pazarda büyük bir değişim yaratıyor. Bu değişimin oyuncular için nasıl bir etki yaratacağı, önümüzdeki süreçte tam anlamıyla netlik kazanacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz daha önce hiç Pokemon Go oynadınız mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Markaların kendileriyle bütünleşen ürün yelpazelerinin dışına çıktığına belirli aralıklarla şahit oluyoruz ve kısa bir süre önce bunların arasına Lamborghini katıldı. İtalyan üretici kısa süre önce sınırlı sayıda üretilen ve aynı zamanda tuzlu fiyatıyla dikkat çeken yeni ürününü tanıttı.
Lamborghini’den bebek arabası: Ne kadardan satılıyor?
Lamborghini, İngiliz bebek ürünleri üreticisi Silver Cross ile iş birliği yaparak yeni bebek arabasını tanıttı. Reef Al Arancio ismiyle gelen bu model dış görünüşü itibariyle sıradan bebek arabalarına benziyor. Ancak derinlere inildiğinde İtalyan otomobil üreticisinden önemli tasarım dokunuşlarına sahip olduğu görülüyor.
Bebek arabasını yakından incelediğimizde bol bol Lamborghini logosunun kullanıldığını görüyoruz. Öte yandan, İtalyanderi detaylar, tam süspansiyonlu tekerlekler, otomotivden ilham alan frenpedalıyla geldiğini söyleyebiliriz. Dahası, turuncu ve siyah renk detaylarıyla donatıldığı görülüyor. Hatta üründe bir bardak tutacağı bile bulunuyor.
”Reef AL Arancio, her temas noktasında otomotivden ilham alan malzemeleri bir araya getiriyor: yüksek performanslı süet, İtalyan deri detayları ve en üst düzey performans için entegre fileli parlak polikarbonat taşıma sepeti.”
Lamborghini Huracan Super Trofeo, Honda Civic Type R motoruyla birleşti. Buna göre dünyada bir ilke imza atıldı.
Silver Cross’un resmi internet sitesine göz attığımızda bebek arabasının 5 bin 180 dolardan satıldığını görüyoruz. Stokları ise 500 adetle sınırlı olacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Apple, iPhone 17 Pro ve Pro Max modellerinde gelişmiş soğutma sistemlerine geçiş yapmaya hazırlanıyor. Ortaya çıkan sızıntılara göre, şirket buhar odası soğutma teknolojisini üst seviye iPhone modellerine dahil etmeyi planlıyor.
iPhone 17 Pro, yeni nesil soğutma sistemiyle çığır açabilir
Buhar odası soğutma sistemi, uzun süreli kullanımda telefonun aşırı ısınmasını önlemek ve sürdürülebilir yüksek performans sunmak için kullanılıyor. Android üreticileri bu teknolojiyi yıllardır amiral gemisi modellerinde aktif olarak kullanırken, Apple’ın şimdiye kadar bu yöntemi benimsememesi dikkat çekiyordu.
Ancak özellikle yüksek grafik gücü gerektiren oyunlar ve profesyonel uygulamalar, iPhone’larda belirli kullanım senaryolarında ısınmaya ve performans düşüşlerine neden olabiliyor. Ancak buhar odası soğutma sistemi yalnızca iPhone 17 Pro ve Pro Max modellerinde bulunacak.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
Standart iPhone 17 ve iPhone 17 Air modellerinin ise bu sistemden faydalanmayacağı belirtiliyor. Bu durum, iPhone 17 Pro serisinin daha uzun süre yüksek performans sunabileceği anlamına geliyor. Yeni işlemcinin yanına buhar odası soğutma sisteminin de eklenmesiyle birlikte, iPhone 17 Pro’nun sürdürülebilir performans açısından önemli bir sıçrama yapması bekleniyor.
Apple’ın bu yeni soğutma sistemini kullanıp kullanmayacağı ve hangi modellerde yer alacağı önümüzdeki aylarda tam olarak netlik kazanacak. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce iPhone’un yeni soğutma sistemi beklenen etkiyi yapacak mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Katlanabilir telefonpazarındaki çalışmalarını sürdüren Samsung cephesinde önümüzdeki aylarda tanıtılması beklenen Galaxy Z Fold 7 için geri sayım başladı. Katlanabilir telefonla ilgili bugüne dek çok fazla rapor ortaya çıkmasa da bu durum artık değişti. Zira son gelişmeler modelle ilgili bazı teknik ayrıntıları gözler önüne seriyor.
Galaxy Fold 7, 200 MP kamerayla gelecek
Güvenilir sektör kaynakları, Samsung’un yaklaşan Galaxy Z Fold 7 modelinde 200 MP ana kameraya yer vereceğini söyledi. Bilindiği üzere geçen yıl satışa çıkan Z Fold 6‘da 50 MP‘lik bir sensör karşımıza çıktı.
Kaynak buna ek olarak katlanabilir telefonun diğer iki sensörünün selefiyle aynı olacağını iddia etti: 12 MP ultra geniş açı + 10 MP telefoto.
Şu an için kesin olmamakla birlikte modelin en yeni amiral gemisi işlemcisinden güç alması kuvvetle muhtemel. Son olarak ürünün temmuz ya da ağustos ayında kullanıcıların beğenisine sunulması söz konusu.
Kullanıcılara fikir vermesi açısından, Galaxy Z Fold 6’nın teknik özellikleri şu şekilde;
Ekran (Katlanmamış)
6.5 inç Dinamik AMOLED, 2376 x 968 piksel, HD+
Ekran (Katlanmış)
7.6 inç, 2160 x 1856 piksel, 1-120 Hz yenileme hızı
İşlemci
Snapdragon 8 Gen 3 for Galaxy (4nm)
RAM
12 GB
Depolama
512 GB / 1 TB
Ana Kamera
50 MP f/1.8 OIS destekli
Ultra Geniş Kamera
12 MP f/2.2, 123 derece
Kapak Kamera
10 MP f/2.2
İç Ekran Altı Kamera
4 MP
Batarya
4.400 mAh
Şarj
25W kablolu, 15W kablosuz
Ağırlık
239 gram
Kalınlık (Katlanmamış)
5.6 mm
Renk Seçenekleri
Gümüş, Pembe, Lacivert, Siyah (web özel), Beyaz (web özel)
Çerçeve Malzemesi
Amor Alüminyum
Ekran Koruma
Gorilla Glass Victus 2
Ekstra Özellikler
S Pen desteği, Galaxy AI özellikleri, çoklu pencere k
NVIDIA, GTC 2025 etkinliğinde yeni nesil grafik teknolojilerini ve yapay zeka destekli oyun çözümlerini gösterdi. RTX 50 Serisi GPU’lar, DLSS 4, RTX Remix ve ACE gibi yeniliklerle oyun dünyasını dönüştürmeye hazırlanıyor. Bu etkinlikte duyurulan gelişmeler hem oyuncular hem de geliştiriciler için büyük öneme sahip. Gelin yakından bakalım.
Neural Shading ve RTX Volumetrics ile gerçekçi grafiklerde yeni dönem
NVIDIA’nın 50 Serisi GPU’ları, ocak ayının sonunda piyasaya sürüldü ve büyük bir taleple karşılaştı. NVIDIA’nın açıklamasına göre 50 Serisi GPU’lar piyasaya çıktığı ilk beş haftada selefi olan 40 Serisi’ne kıyasla iki kat daha fazla talep gördü.
Ancak bu yüksek talep GPU’ların hızla tükenmesine neden oldu. NVIDIA da tedarik zincirinin güçlendirilmesi için iş ortaklarıyla birlikte fazla mesai yaptığını ve stokların mümkün olan en kısa sürede yenileneceğini belirtti. Belirtilene göre şirket bu süreçte oyuncuların yeni nesil GPU’lara erişiminin artırılması için büyük bir çaba sarf ediliyor.
Oyun sektöründe yeni bir harcama rekoru kırıldı. Bu yükselişte, içerik üreticilerinin faaliyetleri önemli bir rol oynadı.
RTX 50 Serisi ekran kartlarını edinen oyuncuların büyük bir çoğunluğu yeni nesil grafik teknolojilerini aktif hale getirerek kullanmaya başladı. Yapılan analizlere göre 50 Serisi sahiplerinin %92’si DLSS’yi etkinleştirdi.
Bilmeyenler için kısaca bahsetmek gerekirse DLSS, yapay zeka destekli kare oluşturma teknolojisi sayesinde hem performansı hem de görüntü kalitesini artırıyor. NVIDIA Reflex teknolojisi de %96 oranında aktif hale getirilmiş durumda. Bu teknoloji de sistem gecikmesini minimuma indirerek oyuncuların daha hızlı tepki vermesini sağlıyor.
Ayrıca ışın izleme teknolojisi RTX 50 Serisi kullanıcılarının %90’ı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Bu veriler NVIDIA’nın sunduğu RTX teknolojilerinin de artık standart hale geldiğini ve oyuncuların bu yenilikleri büyük bir hızla benimsediğini gösteriyor.
DLSS 4 ise NVIDIA’nın en yeni kare oluşturma teknolojisi. Önceki DLSS sürümlerine kıyasla çok daha yüksek performans ve daha iyi görüntü kalitesi sunuyor. Yapılan karşılaştırmalarda DLSS 4 ile çalışan sistemlerin saniye başına kare hızlarında büyük bir artış sağladığı görüldü.
Örneğin DLSS 3 kullanılarak 95 FPS elde edilen bir sahne DLSS 4 ile 226 FPS’ye ulaşabiliyor. Avowed gibi grafik açısından yoğun oyunlarda FPS oranı tam 6 kat artırılabiliyor. Bunun yanı sıra yeni Transformer modeli sayesinde doğal görüntü kalitesinde de önemli bir iyileştirme sağlıyor. Bu gelişmeler DLSS 4’ün gelecekte birçok oyunun vazgeçilmez bir parçası haline geleceğini gösteriyor.
NVIDIA, 100’den fazla oyunun şu anda DLSS 3’ü desteklediğini duyurdu. DLSS 4 desteği ise giderek yaygınlaşıyor ve Stellar Blade, Phantom Blade Zero ve Lost Soul Aside gibi popüler oyunlar bu teknolojiyi yakında kullanmaya başlayacak.
RTX Remix ise mod yapımcıları için büyük yenilikler sunmaya devam ediyor. NVIDIA’nın açıklamalarına göre RTX Remix beta sürecinden çıkarak tam sürüme geçti. Bu yeni sürüm de mod yapımcılarına çok daha fazla araç sunarak eski oyunların modern grafik teknolojileriyle yeniden yaratılmasını sağlıyor.
DLSS 4, Neural Radiance Cache ve RTX Skin gibi yeni özellikler mod geliştiricilerin oyun dünyalarına daha fazla detay eklemesine ve oyunları daha gerçekçi hale getirmesine yardımcı olacak. Painkiller RTX ve Left 4 Dead 2, RTX Remix platformunda tamamen yenilenmiş ilk oyunlardan bazıları oldu. Bu oyunlar modern grafik teknikleriyle baştan tasarlandı ve ışın izleme desteğiyle görsel anlamda büyük bir dönüşüm geçirdi.
NVIDIA, Half-Life 2 RTX için büyük bir duyuru yaptı. 18 Mart’ta yayınlanacak olan Half-Life 2 RTX demosu, tamamen ışın izleme destekli ve gelişmiş grafik özelliklere sahip. Bu demo DLSS 4, RTX Skin, RTX Volumetrics ve Neural Radiance Cache gibi en yeni teknolojilerle geliyor.
NVIDIA’nın aktardığına göre 100’den fazla mod geliştirici bu projede çalıştı ve Half-Life 2’nin görsel kalitesini günümüz standartlarına uygun hale getirdi. Üstelik bu demo Steam üzerinden tamamen ücretsiz olarak sunulacak. Oyuncular klasik bir başyapıtı en modern grafiklerle deneyimleme fırsatı bulacaklar.
Gelelim etkinlikte anlatılan bir diğer konuya: Neural Shading, NVIDIA’nın yapay zeka destekli yeni grafik teknolojileri arasında yer alıyor. Bu teknoloji oyun motorlarının Tensor çekirdeklerine erişerek daha gerçekçi gölgeler ve malzemeler oluşturmasını sağlıyor.
Daha az sistem kaynağı kullanarak daha kaliteli gölgeleme efektleri sunuyor. Bunun yanı sıra RTX Volumetrics teknolojisi de tanıtıldı. RTX Volumetrics, ışın izleme kullanarak çok daha gerçekçi sis, duman ve ışık efektleri oluşturuyor. NVIDIA’nın geliştirdiği yeni algoritmalar sayesinde oyunlardaki atmosferik efektler eskisinden çok daha etkileyici hale geliyor.
NVIDIA, ACE (Avatar Cloud Engine) teknolojisi ile yapay zeka destekli oyun karakterlerini de tanıttı. ACE destekli oyunlar, NPC’lerin kendi düşüncelerini ve davranışlarını oluşturmasını sağlıyor. Bu teknoloji, oyun dünyalarındaki karakterlerin daha dinamik ve akıllı olmasına olanak tanıyor.
Örneğin Enzoi isimli yeni bir yaşam simülasyonu oyunu, ACE teknolojisini kullanarak oyunculara daha etkileşimli bir deneyim sunacak. Enzoi, 28 Mart’ta piyasaya sürülecek ve oyuncuların yapay zeka destekli karakterlerle derinlemesine etkileşim kurmasına imkan tanıyacak. Ayrıca, Naraka: Bladepoint oyunu da yapay zeka destekli takım arkadaşlarını 27 Mart’ta oyununa dahil edecek.
Black Vultures: Prey of Greed ve Fate Trigger gibi yeni oyunlar da ACE teknolojisini kullanarak, daha gerçekçi yüz animasyonları ve konuşma sistemleri sunacak. NVIDIA’nın aktardığına göre ACE tabanlı karakterler GPU üzerinde çalışan küçük dil modelleri sayesinde oyuna gerçek zamanlı olarak uyum sağlayacaklar.
Bu da oyun dünyalarındaki NPC’lerin daha doğal hareket etmesini ve oyunculara daha iyi tepkiler vermesini sağlayacak. NVIDIA’nın bu alandaki yenilikleri, yapay zeka destekli oyun karakterlerinin geleceğini şekillendirecek.
Hepsiburada, Birleşmiş Milletler’in 69. Kadının Statüsü Komisyonu (CSW69) kapsamında düzenlenen toplantılarda, kadın girişimciliğini desteklemeye yönelik çalışmalarını anlattı. Kadınların dijitalleşmeyle güçlendirilmesine odaklanan şirket, bu alandaki projeleriyle küresel çapta takdir topladı. Hepsiburada’nın girişimleri, dünya teknoloji borsası Nasdaq tarafından da Times Meydanı’ndaki dijital panolarda kutlama mesajıyla duyuruldu.
Türkevi’nde iftar: Hepsiburada ve bakanlık bir arada
New York’ta düzenlenen CSW69 toplantıları kapsamında Hepsiburada, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almasını sağlamak için yürüttüğü çalışmaları paylaştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle geliştirilen projeler, girişimci kadınlara e-ticaret alanında destek sağlıyor. Bu çerçevede, New York’taki Türkevi’nde bir iftar organizasyonu düzenlendi.
İftara, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal ve ABD’deki iş dünyasından Türk kadın temsilciler katıldı.
İftar programında konuşan Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, kadın girişimcileri destekleyerek onların ekonomik bağımsızlıklarını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Şirketin, teknoloji ve dijital altyapısını kullanarak kadın girişimcileri yerel pazarların ötesine taşıdığına dikkat çeken Gökçetekin, bugüne kadar 62 bin kadına ulaşıldığını, 2030 yılına kadar bu sayının 120 bine çıkarılmasının planlandığını ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürütülen Türkiye’nin Girişimci Kadınları Protokolü’nün bu süreçte önemli bir rol oynadığı vurgulandı.
Hepsiburada’nın kadın girişimciliğine yönelik çalışmaları, küresel teknoloji borsası Nasdaq tarafından da takdir edildi. Times Meydanı’ndaki dev dijital ekranlarda, şirketin kadın girişimciliğine olan katkılarına dikkat çeken bir kutlama mesajı yayınlandı. “NASDAQ, 62 Bin Girişimci Kadını E-ticarette Güçlendiren Hepsiburada’yı Kutluyor.” ifadeleri, Hepsiburada ve Türk bayrağı görselleriyle birlikte sergilendi.
Birleşmiş Milletler CSW69 etkinlikleri kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen “Dijital Trendler: Geleceğin Ekonomisini Şekillendiren Kadın Girişimciler” panelinde, Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır da konuştu.
Tanır, kadın girişimciliğinin sadece bireysel başarı hikayeleri yaratmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınmaya, yenilikçiliğe ve toplumsal dayanıklılığa katkı sağladığını belirtti. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca bir sosyal sorumluluk meselesi olmadığını, aynı zamanda ekonomik anlamda büyük bir güç olduğunu vurgulayan Tanır, teknoloji ve dijitalleşmenin eşitsizlikleri azaltmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Tanır, Hepsiburada’nın Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı ile kadın girişimcilere ihtiyaç duydukları dijital araçları, eğitimleri ve finansal destekleri sunduklarını söyledi. Platformdaki satıcıların dörtte birinin kadınlardan oluştuğunu ve kadın girişimcilerin toplam satış içindeki paylarının giderek arttığını belirtti. Hepsiburada’nın yürüttüğü projelerin, kadınların iş dünyasında daha fazla yer almasını sağladığı ve dijitalleşme sayesinde ekonomik büyümeye katkıda bulunduğu ifade edildi.
Hepsiburada’nın CSW69 etkinliklerindeki bu sunumları, şirketin kadın girişimciliğine verdiği önemin uluslararası platformlarda da kabul gördüğünü gösterdi. Küresel ölçekte dikkat çeken projeler, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmeye yönelik somut adımlar olarak değerlendirildi.
AMD’nin yeni nesil 3D V-Cache işlemcileri Ryzen 9 9950X3D ve Ryzen 9 9900X3D, küresel lansmanın ardından Türkiye’de de satışa sunuldu. 13 Mart itibarıyla piyasaya sürülen işlemciler, önceki nesil X versiyonlarına kıyasla fiyat farkıyla dikkat çekiyor.
AMD Ryzen 9 9950X3D ve 9900X3D resmen satışta
Ryzen 9 9950X3D, 36.999 TL, Ryzen 9 9900X3D ise 31.000 TL fiyat etiketiyle listelendi. Küresel fiyatlandırmada ise 9950X3D’nin 699 dolar, 9900X3D’nin ise 599 dolardan satışa sunulduğu görülüyor. Yeni Ryzen X3D işlemcileri, 3D V-Cache teknolojisi ile güçlendirilmiş bir CCD tasarımıyla geliyor.
Bu sayede, önceki X versiyonlarına kıyasla saat hızlarını büyük ölçüde koruyarak oyun performansında önemli bir artış sağlıyor. Ryzen 9 9900X3D’nin boost frekansının standart modele göre 100 MHz daha düşük olduğu belirtilse de, eklenen önbellek kapasitesi sayesinde özellikle oyunlarda ve yüksek iş yüklerinde avantaj sunduğu ifade edildi.
Intel, Lip-Bu Tan'ın 18 Mart itibarıyla yeni CEO olarak atandığını duyurdu. Tan, yönetim kuruluna da yeniden katılacak.
AMD’nin 3D V-Cache teknolojisi, özellikle oyun performansında fark yaratacak. Önceki X3D modellerinde olduğu gibi bu yeni nesilde de yüksek önbellek kapasitesi, işlemci performansını artırarak kare hızlarını ve genel sistem tepkiselliğini iyileştirmeye odaklanıyor.
Yeni nesil işlemcilerin oyun ve profesyonel iş yüklerinde nasıl bir performans sergileyeceği, kullanıcı testleriyle daha net ortaya çıkacak. Ancak ilk karşılaştırmalar, 3D V-Cache teknolojisinin fark yaratacağını bizlere gösterdi. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.