Honor Win serisi devasa bataryayla geliyor!

Akıllı telefon dünyasında batarya rekabeti hiç olmadığı kadar kızışıyor. Honor, 26 Aralık’ta resmiyet kazanacak olan yeni oyuncu odaklı Honor Win ve Honor Win RT modelleriyle tüm dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. Tasarımıyla dün dikkatleri üzerine çeken serinin bugün netleşen teknik özellikleri, bu cihazların tam bir “enerji deposu” olacağını kanıtlıyor.

Serinin amiral gemisi koltuğunda oturan Honor Win, sadece bir telefon değil, taşınabilir bir oyun konsolu iddiasıyla geliyor. Onaylanan özellikler arasında en dikkat çekici olanı, bir tablette görmeye alışık olduğumuz 10.000 mAh kapasiteli devasa batarya.

  • Ekran: 1272 x 2800 piksel çözünürlüğünde, keskin ve akıcı görseller sunan bir panel.
  • İşlemci: Qualcomm’un en yeni ve en güçlü yonga seti olan Snapdragon 8 Elite Gen 5.
  • Bellek: 16 GB LPDDR5X RAM ile çoklu görevlerde kusursuz hız.
  • Şarj: 100W kablolu hızlı şarjın yanı sıra 80W kablosuz şarj desteği.
honor win

Serinin ikinci üyesi olan Honor Win RT, performansından ödün vermeden daha uygun bir fiyat noktasına odaklanıyor. Tasarım olarak kardeşine benzese de, arka tarafta üç yerine çift kamera kurulumuyla ayrışıyor.

OPPO Find X9 Pro ve Teleconverter Lens Kit kutu açılışı!

OPPO Find X9 Pro ve Teleconverter Lens Kit kutu açılışı!

OPPO Find X9 Pro, 90.000 TL fiyat etiketiyle piyasada. Tasarımı ve özelleştirilmiş aksesuarlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Gücünü yüksek performanslı Snapdragon 8 Elite işlemcisinden alıyor. Kardeşi gibi 10.000 mAh kapasiteli batarya ve 100W kablolu hızlı şarj ile geliyor. Win RT modelinde maliyeti düşürmek adına kablosuz şarj özelliğine yer verilmiyor.

Sızdırılan görsellere göre her iki cihaz da arka panelinde “Ultra Fan” markalaması taşıyan aktif bir soğutma sistemine sahip. Bu fanlar, yoğun oyun seansları sırasında cihazın ısınmasını engelleyerek işlemci performansının düşmesini (thermal throttling) önleyecek. Honor’un GT serisinin yerini alması beklenen bu yeni “Win” ailesi, 2026’ya girerken mobil oyun dünyasında taşları yerinden oynatacak gibi görünüyor.

5G’ye Ne Zaman Geçeceğiz? 1 Nisan 2026 ve Sonrası

Türkiye’nin iletişim altyapısında yeni bir dönem başlıyor. Sektör 4.5G teknolojisinden tam on yıl sonra “Ultra Hız” çağına geçiş yapıyor. 1 Nisan 2026 sonrasında iletişimde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Teknik ve idari kanallardaki 5G’ye geçiş hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor. Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın stratejileri ve sektör beklentileri ortak bir tarihte buluşmuş durumda. 1 Nisan 2026’nın Türkiye için 5G teknolojisinin hayata geçtiği yıl olacak. 5G teknolojisiyle birlikte sanayiden şehir yönetimine kadar hayatın her alanına yüksek hız geliyor.

Sektördeki oyuncular mevcut altyapılarını bu yoğun veri trafiğini sorunsuz yönetecek şekilde yeniden kurguluyor. Fiber optik ağlar kılcal damarlar gibi yaygınlaşırken şebeke mimarisi de yapay zeka destekli otonom sistemlere evriliyor. 5G teknolojisi mobil iletişimle sınırlı kalmayıp fabrikalardaki robotlardan akıllı ev sistemlerine her şeye ultra gelişmiş bağlantı gücü sunuyor. Turkcell, en geniş frekans bandı ve 1000 Mbps ve üzeri hızıyla Türkiye’yi küresel dijital rekabette ön sıralara taşıyor.

5G Teknolojisine Geçiş: Neden 1 Nisan 2026?

Türkiye, 4.5G teknolojisine 1 Nisan 2016 tarihinde geçmişti. Sektördeki genel beklenti, bu tarihin sembolik bir milat olarak korunması yönünde. 5G ihalesi 2025 yılında tamamlandı. 1 Nisan tarihi, teknolojik süreklilik açısından en güçlü adaydı ve bu tarih onaylandı. Şebeke kurulumları ve test süreçlerinin ardından ilk sinyalin 1 Nisan 2026’da verilmesi hedefleniyor. 

Operatörler arka planda hummalı bir çalışma yürütüyor. Fiber optik ağlar genişliyor. Baz istasyonları yeni nesil teknolojiye uyumlu hale geliyor. Çekirdek şebeke sanallaştırılıyor. 2026 yılı, yıllardır süren bu mühendislik yatırımlarının son kullanıcıyla buluştuğu anı işaret ediyor.

Turkcell’in Teknik Gücü: 160 MHz ve Dijital Otoyol

Operatörlerin elindeki frekans genişliği, hizmet kalitesini belirleyen en temel faktör. Turkcell toplamda 160 MHz’lik frekans genişliğiyle teknik avantajı elinde tutuyor. Bu genişliği “dijital bir otoyolun şerit sayısı” olarak düşünebiliriz. Şerit sayısı fazlaysa trafik akıyor. Dar bantlarda veri trafiği sıkışıyor. 160 MHz’lik kapasite, en yoğun saatlerde bile sistemin kararlılığını koruyor.

Teknik güç, ağın aynı anda işleyebileceği veri miktarının zirveye taşınmasını sağlıyor. Dar bir frekans aralığı yoğun veri akışında tıkanıklık yaratır. Turkcell’in geniş spektrumu ise Türkiye’deki en geniş veri taşıma kapasitesini sunuyor. Veri paketleri bekleme süresi olmadan hedefe ulaşıyor. Arka planda çalışan bu devasa kapasiteyle kullanıcılar kesintisiz bir deneyim yaşıyor.

700 MHz ve 3.5 GHz Frekansları: Frekans Mimarisi Nasıl Çalışıyor?

Kusursuz bir 5G deneyimi için fiziksel olarak iki farklı frekans bandının hibrit çalışması gerekiyor. Turkcell, teknik yol haritasında 160 MHz’lik kaynağı iki ana kulvarda optimize ediyor: Geniş kapsama ve yüksek kapasite.

  • 700 MHz Bandı: Düşük frekans bandıdır. 5G teknolojisinin kapsama ayağını oluşturur. En büyük avantajı uzun dalga boyudur. Sinyaller çok uzak mesafelere ulaşır. Beton duvarlardan ve cam binalardan kolayca geçer. Kullanıcılar evlerinde, otoparklarda veya AVM’lerin derin noktalarında güçlü sinyal alır. Baz istasyonunun seyrek olduğu otoyollarda iletişim kopmaz.
  • 3.5 GHz Bandı: Orta ve yüksek frekans aralığıdır. Hız ve kapasite vaadini gerçekleştirir. Kısa dalga boyları çok yoğun veri paketlerini taşır. Veri trafiğinin pik yaptığı stadyumlar veya konser alanlarında ağ çökmez. Fiber hızını kablosuz sunar. İndirme ve yükleme hızları bugünün standartlarını aşar.

Turkcell 5G ile Kullanıcı Deneyiminde Neler Değişiyor?

ShiftDelete.Net olarak 5G’nin kullanıcı deneyimine getireceği yenilikleri tüm ayrıntılarıyla analiz ediyoruz. İşte 5G neden olumlu sorusuna verilecek yanıtlar:

  • 5G teknolojisi aktif olduğunda günlük yaşam pratikleri tümden değişiyor. Evlerdeki fiber internet hızları, kablosuz olarak cep telefonlarına geliyor.
  • Turkcell 5G ile 1000 Mbps ve üzeri hızlar standart hale geliyor. Yüksek boyutlu dosyaları indirmek zaman almıyor. 2 saatlik bir film saniyeler içinde cihaza iniyor.
  • Hız artışının ötesinde, gecikme süreleri de (latency) milisaniyeler seviyesine iniyor. Bu durum “Bulut Oyunculuk” (Cloud Gaming) dönemini başlatıyor. Oyunseverler güçlü bilgisayarlara ihtiyaç duymuyor.
  • Telefon veya akıllı televizyon üzerinden en yüksek grafikli oyunlar oynanıyor. Komutlar gecikmesiz iletiliyor. Sunucu ile ekran arasındaki mesafe sanal olarak ortadan kalkıyor. 
  • VR (Sanal Gerçeklik) ve AR (Artırılmış Gerçeklik) uygulamaları da gerçek potansiyeline kavuşuyor. Bu teknolojiler anlık tepki süresine ihtiyaç duyuyor. 3.5 GHz bandı, bu ihtiyacı karşılıyor.
  • Görüntü ve ses senkronizasyonu mükemmel seviyeye ulaşıyor. Dijital içerikler fiziksel dünyayla bütünleşiyor.

Ağ Dilimleme (Network Slicing) Teknolojisi

Turkcell’in 160 MHz kapasitesi “Ağ Dilimleme” teknolojisini verimli kılıyor. Fiziksel ağ sanal olarak dilimlere ayrılıyor. Her dilim farklı bir ihtiyaca odaklanıyor.

Bu teknolojinin sağladığı esneklikler şunlar:

  • Özelleştirilmiş hizmet: Bir dilim otonom araçlar için ultra düşük gecikme sunarken, diğer dilim akıllı sayaçlar için kararlı bağlantı sağlıyor.
  • İzolasyon: Dilimler birbirini etkilemiyor. Bir alandaki yoğunluk diğerini yavaşlatmıyor.
  • Performans: Dar frekans aralıklarında bu ayrıştırmayı yapmak zordur. Geniş bant kapasitesi performans kaybını önlüyor.

Sanayi ve Üretimde Kablosuz Dönüşüm

5G teknolojisiyle Endüstri 4.0 konsepti teorik bir hedef olmaktan çıkıyor. Fabrikalar üretim parkurlarını kablolardan arındırıyor. Otonom robotlar ve makineler, 5G üzerinden haberleşiyor. Kablosuz iletişimdeki hız ve kararlılık, üretimdeki hata payını minimize ediyor.

Fabrikalar esneklik kazanıyor. Üretim hattı değişeceği zaman kablo altyapısıyla uğraşılmıyor. Sisteme anında müdahale ediliyor. Turkcell’in kurduğu teknik zemin, yerli sanayinin küresel rekabetteki gücünü artırıyor. Milisaniyelik komutlarla çalışan robotlar verimliliği zirveye taşıyor.

Akıllı Şehirler ve Nesnelerin İnterneti

5G ile şehirler veriyle yönetiliyor. Trafik lambalarından çöp konteynerlerine kadar milyonlarca nesne birbiriyle konuşuyor. 4.5G teknolojisi belirli bir cihaz yoğunluğuna kadar hizmet veriyor. 5G ise kilometrekare başına 1 milyon cihazı yönetebiliyor.

Trafik sinyalizasyon sistemleri ve enerji şebekeleri anlık veri akışına bağımlı çalışıyor. Binlerce sensörden eş zamanlı veri geliyor. Turkcell’in sağladığı kapasite, bu yoğunluğu darboğaz yaşanmadan işliyor. Akıllı şehirler teoride kalmıyor, günlük hayatın parçası oluyor.

Kırsalda Erişim ve Fırsat Eşitliği

Turkcell, 700 MHz bandı sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında en geniş kapsama alanını sağlıyor. Böylece internet erişiminde coğrafi engeller kalkıyor. Fiber kablonun gitmediği köyler, otoyollar ve tarım arazileri yüksek hıza kavuşuyor. Baz istasyonu sayısının seyrek olduğu bölgelerde iletişim kopmuyor.

Turkcell’in şehir merkezlerinden kırsal bölgelere kadar güçlü 5G bağlantısı sunması dijital fırsat eşitliği yaratıyor. Kırsal bölgelerdeki öğrenciler veya işletmeler, şehir merkezindeki hızlara erişiyor. Uzaktan eğitim ve sağlık hizmetleri kesintisiz veriliyor. Tarımsal sensörler tarladaki verimi takip ediyor. Teknoloji her yere ulaşıyor.

5G Hazırlık Rehberi: Telefon ve SIM Kart

5G hazırlık sürecinde kullanıcıların aklındaki en büyük soru donanım uyumluluğu oluyor. 5G sinyali aktif olduğunda, bu teknolojiyi kullanmak için iki temel şart aranıyor.

  • Cihaz uyumluluğu: En kritik nokta donanım. Telefonun işlemcisinde 5G modemi bulunması gerekir. 4G telefonlar yazılım güncellemesiyle 5G’ye bağlanamaz. Yeni telefon alacakların 5G desteği özelliğine bakması şart. 2025’te 5G uyumlu telefon alırsanız, cihazınız 2026’da da güncelliğini korur.
  • SIM Kart durumu: Mevcut 4.5G uyumlu SIM kartlar (USIM), teknik olarak 5G şebekelerini destekler. Kullanıcıların çoğu için kart değişikliği gerekmez. Operatörler güvenlik veya ek özellikler için yeni kartlar sunabilir.

5G Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

5G için Telefon Değiştirmek Şart mı? 

Bu sorunun yanıtı mevcut telefonunuza bağlı. Telefonunuz donanım olarak 5G’yi desteklemiyorsa bu teknolojiyi kullanamazsınız. Eski nesil cihazlar yeni frekansları algılayamaz.

5G Gelince Faturalar Çok mu Yüksek Olacak?

5G, çok daha hızlı ve kesintisiz bir internet deneyimi sunan bir teknoloji yatırımı. Fiyatlandırma stratejileri, kullanıcıların bu performanstan en verimli şekilde yararlanması üzerine kurgulanıyor. İlk günden itibaren kullanıcıların bütçelerini zorlamadan bu deneyime adım atması hedefleniyor.

Şu an 5G Telefon Almalı mıyım? 

5G uyumlu telefonlar kesinlikle mantıklı bir yatırım. Çünkü bu telefonların kullanım ömrü uzun. 5G’ye geçmeden önce alacağınız uyumlu bir model, hizmet başladığında sizi ekstra masraftan kurtarabilir.

5G teknolojisine geçiş 1 Nisan 2026’da. Turkcell altyapısı tüm Türkiye’ye en hızlı ve en güçlü 5G deneyimini yaşatmaya hazır. ShiftDelete.Net olarak, Turkcell 5G teknolojisinin getireceklerini deneyimlemek için sabırsızlanıyoruz.

OPPO Find X9 Pro ve Teleconverter Lens Kit kutu açılışı!

Oppo’nun son dönemde büyük ses getiren amiral gemisi OPPO Find X9 Pro, nihayet Türkiye pazarındaki yerini aldı. Hem tasarımıyla hem de donanımsal yetenekleriyle dikkat çeken bu model, teknoloji tutkunlarının beklentilerini karşılayacak pek çok yenilik barındırıyor. Özellikle MediaTek’in en güçlü işlemcilerinden biri olan Dimensity 9500 ile donatılmış olması, cihazın performans noktasında dünyanın en güçlü telefonları listesinde üst sıralarda yer almasını sağlıyor. Bu videomuzda, yaklaşık 90.000 TL’lik fiyat etiketiyle raflarda boy gösteren Find X9 Pro’nun kutu içeriğine ve öne çıkan özelliklerine yakından bakıyoruz.

Telefonun kutusunu açtığımızda bizleri şık bir beyaz renk seçeneği ve buna eşlik eden yüksek kaliteli bir kılıf karşılıyor. Oppo, kutu içeriği konusunda oldukça cömert davranarak kullanıcılara hem hızlı başlangıç kılavuzlarını hem de cihazı anında koruma altına alabilecekleri aksesuarları sunmuş. Ekran tarafında ise %90.97 gibi oldukça yüksek bir ekran-çerçeve oranıyla karşılaşıyoruz. 120Hz yenileme hızı sunan bu ekran, sadece akıcılığıyla değil, yapay zeka destekli görüntü işleme özellikleriyle de dikkat çekiyor. Cihazın 7.500 mAh kapasiteli devasa bataryası, kutudan çıkan 80 Watt’lık hızlı şarj adaptörüyle kısa sürede tam doluluğa ulaşabiliyor.

Oppo Find X9 Pro ve Teleconverter Lens Kit neler sunuyor?

Videonun asıl sürprizi ise Find X9 Pro için özel olarak geliştirilen 200 megapiksel çözünürlüğündeki telefoto kamera kiti oluyor. Profesyonel çekimler yapmayı hedefleyen bu kit, telefonun zaten güçlü olan kamera sistemini adeta bir dürbün ya da profesyonel bir lens seviyesine taşıyor. Manyetik bir kılıf yardımıyla cihaza kolayca entegre edilen bu lens, 3.28X optik zoom yeteneğinin ötesinde, çok uzak mesafelerdeki nesneleri bile inanılmaz bir netlikle yakalamanıza olanak tanıyor. Özellikle dijital zoom ve yapay zeka iyileştirmeleriyle birleştiğinde ortaya çıkan sonuçlar, akıllı telefon fotoğrafçılığında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Bu incelemede sadece kutu içeriğini değil, aynı zamanda cihazın tasarım detaylarını ve kamera kitinin montaj sürecini de adım adım inceliyoruz. Find X9 Pro’nun sunduğu yapay zeka özellikleri, çekilen fotoğrafların kalitesini otomatik olarak yükselterek kullanıcılara zahmetsiz bir deneyim vadediyor. Üzerindeki aksiyon tuşu ve zum yapmayı kolaylaştıran dokunmatik yüzeyler, cihazın kullanım ergonomisini artırırken, profesyonel kamera hissini de perçinliyor. Türkiye’deki kullanıcıların merakla beklediği bu telefonun tüm detaylarını ve performans verilerini ilerleyen videolarımızda daha kapsamlı bir şekilde ele almaya devam edeceğiz.

Oppo Find X9 Pro ve bu özel kamera kiti hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyoruz. Sizce bu tarz profesyonel aksesuarlar akıllı telefon kullanımını nasıl etkiler? Görüşlerinizi ve sorularınızı yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. Yeni teknoloji videolarımızdan ve incelemelerimizden haberdar olmak için kanalımıza abone olabilir, bildirimleri açarak en güncel içeriklere anında ulaşabilirsiniz. Bir sonraki videomuzda görüşmek üzere.

Steven Spielberg’den Disclosure Day geliyor!

Bilim kurgu sinemasının usta ismi Steven Spielberg, UFO ve uzaylı temalı yeni projesi Disclosure Day (İfşa Günü) ile beyaz perdeye geri dönüyor. Universal Pictures tarafından yayınlanan ilk fragman, Spielberg’in “E.T.” ve “Dünyalar Savaşı” gibi kült eserlerinden sonra bu türe yaptığı en karanlık ve gizemli dönüş olarak nitelendiriliyor.

Disclosure Day karşımıza çıkıyor

Emily Blunt ve Josh O’Connor’ın başrollerini üstlendiği yapım, dünya dışı yaşamın varlığına dair sarsıcı kanıtların ortaya çıkmasını ve bu bilginin 7 milyar insan üzerindeki küresel etkilerini merkeze alıyor. Senaryosu Spielberg’in orijinal bir fikrine dayanan film, usta yönetmenin daha önce “Jurassic Park” ve “Dünyalar Savaşı” projelerinde birlikte çalıştığı David Koepp tarafından kaleme alındı.

Fragmanda özellikle Emily Blunt’ın canlandırdığı televizyon muhabirinin canlı yayın sırasında geçirdiği tuhaf nöbet ve çıkardığı tanımlanamayan sesler, izleyiciler arasında büyük yankı uyandırdı. Sosyal medyada bu seslerin uzaylı bir dille ya da bilinçaltı mesajlarla bağlantılı olduğuna dair tartışmalar başlarken, Josh O’Connor’ın canlandırdığı karakterin “tüm gerçeklerin tek seferde ifşa edilmesi” gerektiğini vurgulayan replikleri hikayenin politik ve toplumsal gerilimini gözler önüne seriyor.

Filmde ayrıca Colin Firth, Eve Hewson ve Colman Domingo gibi güçlü isimler yer alıyor. Uzun süredir gizlilikle yürütülen projede görselliği, Spielberg’in 30. kez iş birliği yaptığı efsanevi besteci John Williams’ın müzikleri tamamlıyor.

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

OpenAI, Apple Music'in ChatGPT'ye entegre edileceğini duyurdu. Artık yapay zeka ile konuşarak saniyeler içinde çalma listeleri oluşturabileceksiniz.

Hücresel düzeyde bir istila ya da bilinç dalgalanması gibi temaların sinyallerini veren Disclosure Day, geleneksel uzaylı istilası filmlerinden farklı olarak psikolojik bir gerilim atmosferi sunuyor. Fragmanda doğrudan bir uzay gemisi veya uzaylı figürü gösterilmemesi, yönetmenin gizem unsurunu koruma tercihini yansıtıyor.

Kadroda Sam Worthington ve Zoe Saldana gibi isimlerin de yer alacağı belirtilen film, global olarak 12 Haziran 2026 tarihinde vizyona girecek.

Dead Island 3 geliyor!

Zombi temalı aksiyon serisi Dead Island, arayı çok açmadan üçüncü halkasıyla geri dönmeye hazırlanıyor. Dambuster Studios’un 2025 yılı Mart ayı sonu itibarıyla hazırladığı resmi finansal belgelerin kamuoyuna yansıması, serinin yeni oyunu üzerindeki çalışmaların resmen başladığını kanıtlıyor.

Dead Island 3 karşımıza çıkıyor

Sızan dökümanlar, Dead Island 3 için şu anki öngörülen çıkış takviminin 2028 yılının ilk veya ikinci çeyreği olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, serinin bir önceki oyununun yaklaşık on yıl süren sancılı geliştirme sürecine kıyasla, yeni projenin çok daha planlı ve hızlı bir takvimle ilerlediğini ortaya koyuyor. Stüdyonun güncel verilerine göre ekipte şu an 194 personel görev alıyor ve operasyonel odak tamamen bu yeni projeye kaydırılmış durumda.

Geliştirme sürecinin detaylarına bakıldığında, oyunun birçok temel ayağının şimdiden erken üretim aşamasına geçtiği görülüyor. Finansal raporlardaki ifadeler, projenin “tempolu bir şekilde” ilerlediğini vurgularken; özellik tasarımı, dünya kurgusu, anlatı yapısı ve karakter tasarımları gibi kritik alanlarda somut adımlar atıldığını belirtiyor.

Dambuster Studios, Dead Island 2’nin Luna ve Mac sürümleri üzerindeki çalışmaları tamamladıktan sonra, kalite kontrol (QA) ekibinin tamamını da üçüncü oyunun geliştirme sürecine dahil etmeyi planlıyor. Bu stratejik hamle, stüdyonun tüm kaynaklarını tek bir noktada toplayarak 2028 hedefine sadık kalma kararlılığını simgeliyor.

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

OpenAI, Apple Music'in ChatGPT'ye entegre edileceğini duyurdu. Artık yapay zeka ile konuşarak saniyeler içinde çalma listeleri oluşturabileceksiniz.

Serinin devam etmesi, ticari başarı verileri göz önüne alındığında oyun dünyası için sürpriz bir gelişme sayılmıyor. 2023 yılında piyasaya çıkan ikinci oyunun bugüne kadar 4 milyondan fazla kopya satması ve 20 milyon barajını aşan bir oyuncu kitlesine ulaşması, yayıncı Deep Silver’ı yeni bir yatırım için ikna etmiş görünüyor.

eFootball Yeni Yıl Kampanyası Başladı: Oliver Kahn Ücretsiz!

Popüler futbol oyunu eFootball için beklenen an geldi! Konami, oyuncuları heyecanlandıracak birçok ödül ve etkinlikle dolu eFootball Yeni Yıl Kampanyası‘nı resmen başlattığını duyurdu. Kampanya kapsamında efsane kaleci Oliver Kahn’ı ücretsiz olarak kadroya katma fırsatının yanı sıra, özel paketler ve e-spor turnuvaları da oyunseverleri bekliyor.

eFootball Yeni Yıl Kampanyası Neler Sunuyor?

Yeni yıl coşkusunu sahaya taşıyan bu özel kampanya, oyunculara birbirinden değerli ödüller kazanma imkanı tanıyor. Kampanyanın en dikkat çeken hediyelerinden biri, efsanevi Alman kaleci Oliver Kahn‘ın özel bir versiyonu. Oyuncular, Özel Seçim Sözleşmesi ile bu efsanevi isme ücretsiz olarak sahip olabilecekler.

Ayrıca bu özel Oliver Kahn kartı, “GK Spirit Roar” adında yeni bir yetenekle geliyor. Bu yetenek sayesinde, maçın ikinci yarısı başladıktan sonra takımın savunma oyuncularının fiziksel yetenekleri artıyor, bu da size maçın kritik anlarında büyük bir avantaj sağlıyor.

Yeni Paketler: Arsenal ve Avrupa Efsaneleri

Kampanya sadece bireysel ödüllerle sınırlı kalmıyor. İki yeni özel paket de oyuncuların beğenisine sunuldu:

  • Arsenal FC Kulüp Paketi: Bu paket, Arsenal’in güncel 11 oyuncusunu ve teknik direktör Mikel Arteta’yı içeriyor. Arteta, “Bağlantı Oyunu” (Link-Up Play) özelliğiyle takımınıza farklı stratejik seçenekler katıyor.
  • Epic: European Clubs Guardians: Bu paket ise futbol tarihine damga vurmuş efsaneleri kadronuza katma fırsatı sunuyor. Patrice Vieira, Cafu ve Marcel Desailly gibi unutulmaz isimler bu paketle oyuna ekleniyor.

eFootball Championship 2026 Elemeleri Başladı

Rekabeti seven oyuncular için de harika bir haber var. Resmi e-spor Dünya Şampiyonası olan ‘eFootball™ Championship 2026’nın oyun içi elemeleri başladı. Oyuncular, ‘eFootball™ Championship 2026 Arsenal FC’ Kulüp Etkinliği’ne katılarak Arsenal’i dünya sahnesinde temsil etme şansı yakalayabilir.

Turnuva, tüm kullanıcılara açık olan ‘Open’ ve resmi ortak kulüplerin en iyilerini belirleyen ‘Club Event’ olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. Bu etkinliklerde başarılı olan oyuncular, 2026 yazında düzenlenecek Dünya Finalleri’nde ‘Dünyanın En İyi eFootball™ Oyuncusu’ unvanı için mücadele edecek.

Nintendo Switch 2 zammı kapıda!

Nintendo Switch 2 zammı kapıda!

Nintendo Switch 2 fiyatı artabilir. Yapay zeka yüzünden patlayan RAM maliyetleri, konsol devlerini zamma zorluyor. Acele etmekte fayda var.

Peki, eFootball Yeni Yıl Kampanyası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Jasmine dizisi ceza aldı! Platformdan kaldırıldı!

Jasmine dizisi ceza haberiyle gündeme bomba gibi düştü. RTÜK, dijital platformda yayınlanan yapım hakkında en üst sınırdan yaptırım kararı aldı.

Jasmine dizisine ceza ve katalogdan çıkarma yaptırımı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ilk bölümü 12 Aralık’ta izleyiciyle buluşan Jasmine dizisi için incelemesini tamamladı. Kurul, yapımın toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı olduğuna hükmetti. Bu nedenle yapıma en üst sınırdan idari para cezası verildi. Ayrıca dizi, yayınlandığı platformun kataloğundan tamamen çıkarıldı.

RTÜK tarafından yapılan resmi açıklama

RTÜK yetkilileri, aile yapısını hedef alan içeriklere karşı taviz verilmeyeceğini belirtti. Yapılan açıklamada, kadını istismar eden ve genel ahlaka aykırı sahnelerin titizlikle incelendiği vurgulandı. Kurul, özellikle gençlerin ve çocukların bu tür içeriklerden korunması gerektiğini ifade etti.

Toplumsal değerler ve yayıncılık ilkeleri

Yayıncılık faaliyetlerinin kültürel dokuya zarar vermemesi gerektiğini hatırlatan RTÜK, denetimlerin süreceğini duyurdu. Dijital mecralardaki sorumluluğun daha büyük olduğunu belirten uzmanlar, kamu vicdanını rahatsız eden içeriklere karşı kararlılık mesajı verdi. Jasmine dizisi, bu kapsamda ağır yaptırımlara maruz kalan son yapım oldu.

YouTube Oscar yayın haklarını aldı: 50 yıllık devir bitti!

YouTube Oscar yayın haklarını aldı: 50 yıllık devir bitti!

YouTube, Oscar yayın haklarını 2029'dan itibaren devralıyor. 50 yıllık ABC dönemi bitiyor. Törenleri nasıl izleyeceğinizi öğrenmek için tıklayın.

Peki, Jasmine dizisi ceza kararı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

BMW’den Yeni “M” Uygulamaları Geldi!

BMW, sürüş keyfini dijital dünyayla birleştirerek performans tutkunları için heyecan verici bir adım attı. Alman otomobil devi; M Cockpit, M Drag Meter ve M Channel isimli üç yeni araç içi uygulamasını ve My BMW uygulamasındaki kapsamlı güncellemeleri duyurdu. Bu yeni dijital araçlar, BMW Digital Premium paketinin bir parçası olarak dünya genelinde kullanıma sunuluyor.

Şu an için bu özelliklere, M Sport veya M Sport Pro paketiyle donatılmış yeni iX3 sahipleri erişebilecek. Ancak BMW, gelecekte Operating System X (İşletim Sistemi X) kullanan diğer M modellerinin de bu dijital ayrıcalıklardan yararlanacağını müjdeledi.

BMW, sürüş deneyimini daha şeffaf ve eğlenceli hale getirmek için şu dijital çözümleri sunuyor:

  • M Cockpit (Kişiselleştirilebilir Veri Merkezi): Aracınızla ilgili her türlü teknik detayı anlık olarak takip etmenizi sağlar. Şasi ayarlarından güç aktarma organlarına, sürüş dinamiğinden coğrafi verilere kadar pek çok değeri görselleştirir. Orta ekranda, kendi tercihinize göre yapılandırabileceğiniz beş farklı dashboard (gösterge paneli) seçeneği sunar.
  • M Drag Meter (Dijital Kronometre): Özellikle kalkış yarışlarını (drag) sevenler için tasarlanan bu uygulama, GPS destekli ölçümlerle hızlanma ve yavaşlama değerlerinizi kaydeder. Aracın durma noktasından kalkışındaki tepki süresini ölçerek performansı bir nevi “oyunlaştırır”. Aynı anda dört farklı kriteri ekranda takip edebilirsiniz.
  • M Channel (M Dünyası Video Platformu): Şarj molalarında veya molalarda M dünyasına dalmak isteyenler için özel video içerikleri sunar. Kristal netliğinde görüntü ve çevresel ses desteğiyle; “nasıl yapılır” videoları, motor sporları hikayeleri ve BMW Sürüş Akademisi hakkındaki bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
Redmi Note 15 Pro Serisi Küresel Lansmanını Yaptı!

Redmi Note 15 Pro Serisi Küresel Lansmanını Yaptı!

Redmi tarafından uzun süredir tanıtılması beklenen Redmi Note 15 Pro serisi global lansmanını gerçekleştirdi.

BMW, dijital ekosistemini güçlendirmek adına BMW M Topluluğu’nu da My BMW uygulamasına entegre etti. Bu platform, M sahiplerine benzersiz ürünlere, özel etkinliklere ve seçkin iş ortağı tekliflerine erişim imkanı tanıyor. Ayrıca, diğer M sahipleriyle bağlantı kurup fikir alışverişinde bulunabileceğiniz bir sosyal platform görevi görüyor.

Not: Topluluk özelliği şu an için Almanya’daki 2014 model ve üzeri tüm BMW M sürücüleri (M High Performance ve M Performance araçları dahil) için aktif edildi.

BMW’nin bu hamlesi, performansın sadece beygir gücüyle değil, aynı zamanda yazılım ve topluluk deneyimiyle de ilgili olduğunun bir kanıtı gibi görünüyor.

640 HP’lik Ferrari Amalfi Türkiye Yolunda: İşte Geliş Tarihi

İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, performans ve çok yönlülüğü bir araya getiren yeni GT modeli Amalfi’yi resmen tanıttı. Göz alıcı tasarımı ve güçlü motoruyla dikkat çeken yeni Ferrari Amalfi Türkiye pazarına giriş yapmaya hazırlanıyor. Yapılan açıklamaya göre, merakla beklenen modelin teslimatları 2026 yılının ilk çeyreğinde başlayacak.

Yeni Ferrari Amalfi Türkiye’de Neler Sunuyor?

Ferrari Amalfi, markanın yüksek performans geleneğini günlük kullanım konforuyla buluşturan özel bir model olarak öne çıkıyor. FerMas Oto tarafından Türkiye’de temsil edilecek olan aracın kalbinde, markanın ödüllü F154 motor ailesinden geliştirilen bir güç ünitesi yatıyor. Ön-ortada konumlandırılmış bu çift turbo V8 motor, yeni kalibrasyonlar sayesinde tam 640 HP güç üretiyor. Bu güç, Amalfi’nin hem pistte hem de uzun yolculuklarda heyecan verici bir sürüş deneyimi sunmasını sağlıyor.

Modelin en dikkat çekici özelliklerinden biri, GT (Gran Turismo) konseptini modern bir yorumla evrimleştirmesi. Ferrari, bu modelle birlikte performanstan ödün vermeden konforu ve kullanışlılığı en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Bu nedenle Amalfi, sadece bir hız makinesi değil, aynı zamanda keyifli yolculuklar için tasarlanmış bir yol arkadaşı olarak konumlandırılıyor.

Gelenek ve Teknoloji Buluşması: Amalfi’nin Kokpiti

Amalfi’nin tasarım felsefesi, iç mekanda da kendini gösteriyor. Maranello merkezli markanın estetik mirasını günümüz teknolojisiyle harmanlayan araç, sürücü ve yolcu için özel bir alan sunan çift kokpit yerleşimine sahip. Bu tasarım, yolcunun da sürüş deneyimine daha fazla dahil olmasını sağlıyor.

Ayrıca, Ferrari bu modelle birlikte sürücülerin taleplerini dikkate alarak bazı geleneksel unsurları geri getiriyor. Yeni direksiyon simidi üzerinde fiziksel düğmelere yer verilirken, motoru hayata geçiren ikonik marş düğmesi de yeniden kokpitteki yerini alıyor. Yüksek teknolojili kabin, konfor odaklı detaylar ve göz alıcı tasarım, Amalfi’nin zamansız bir GT deneyimi sunduğunu kanıtlıyor.

Peki, yeni Ferrari Amalfi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Meta ses işlemede devrim yapıyor

Meta, görsel dünyada devrim yaratan Segment Anything Model (SAM) teknolojisini ses dünyasına taşıyan yeni nesil SAM Audio modelini resmen duyurdu. Profesyonel ses düzenleme süreçlerinde yeni bir standart belirleyen bu yapay zeka modeli, karmaşık ve iç içe geçmiş ses dosyalarından istenen kaynakları çok modlu girdilerle ayrıştırabiliyor.

Meta, yeni ses modelini duyurdu

Geleneksel yöntemlerin aksine model; metin komutları, görsel işaretlemeler veya zaman dilimi belirleme gibi doğal etkileşim yöntemlerini kullanarak kullanıcıların belirli sesleri izole etmesine imkan tanıyor. Bu teknoloji sayesinde bir videoda sadece ses çıkaran nesneye tıklayarak o nesnenin sesini ayrıştırmak veya “köpek havlaması” gibi basit bir metin komutuyla istenmeyen sesleri temizlemek mümkün hale geliyor.

Modelin teknik altyapısında, ses ve görsel verileri zaman ekseninde hassas bir şekilde hizalayan Perception Encoder Audiovisual (PE-AV) isimli motor görev yapıyor. SAM Audio, 500 milyon ile 3 milyar parametre arasında değişen farklı ölçeklerde yapılandırılabiliyor ve gerçek zamanlı işleme hızının da üzerine çıkarak RTF ≈ 0.7 seviyesinde performans sergiliyor.

Mimari olarak akış eşleştirme difüzyon dönüştürücüsü üzerine inşa edilen bu üretici sistem, hem gerçek hem de sentetik verilerden oluşan devasa bir eğitim setiyle destekleniyor. Sistem, girdi olarak verilen karışık ses dosyasından hem hedeflenen sesi hem de geriye kalan “artık” ses parçalarını (residual audio) eş zamanlı olarak üretebiliyor.

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

OpenAI, Apple Music'in ChatGPT'ye entegre edileceğini duyurdu. Artık yapay zeka ile konuşarak saniyeler içinde çalma listeleri oluşturabileceksiniz.

SAM Audio ile sunulan üç temel ayrıştırma yöntemi, kullanıcıya benzersiz bir esneklik sağlıyor. Metin tabanlı yöntemde kullanıcı doğrudan “piyano sesi” veya “vokal” yazarak hedefi belirleyebilirken; görsel yöntemde videodaki enstrümanlar veya konuşmacılar üzerine tıklanması yeterli oluyor. Sektörde bir ilk olarak nitelendirilen zaman dilimi tabanlı (span prompting) yöntemi ise, belirli bir zaman aralığındaki ses karakteristiğini tüm dosyada filtrelemek için kullanılıyor.

Çin SpaceX teknolojisini taklit ediyor!

Çin merkezli uzay şirketleri, SpaceX’in tamamen yeniden kullanılabilir roket teknolojisi olan Starship konseptini benimseme konusunda vites artırıyor. “Beijing Leading Rocket Technology” adlı yeni bir girişim, son roket konseptine “Xingzhou-1” adını verdi.

Çinliler, SpaceX tasarımını entegre etti

Türkçeye “Yıldız Gemisi-1” (Starship-1) olarak çevrilebilen bu isim seçimi, Çin’in Amerikan havacılık teknolojilerini kopyalama konusundaki ısrarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Yayınlanan tasarım görsellerinde roketin genel oranlarından, Super Heavy güçlendiriciyi inişe yönlendiren ızgara kanatçıklara kadar pek çok teknik detayın Elon Musk’ın Starship tasarımıyla neredeyse birebir aynı olduğu görülüyor.

Çin’in bu teknolojik yönelimi sadece isim benzerliğiyle sınırlı kalmıyor; Cosmoleap ve Astronstone gibi özel girişimler de benzer yolları izliyor. Cosmoleap, Super Heavy güçlendiricisini iniş sırasında havada yakalayan ve SpaceX’in “chopstick” olarak adlandırdığı mekanizmayı tüm detaylarıyla kendi tasarımına entegre etti.

Bir diğer firma olan Astronstone ise teknik yaklaşımını tamamen SpaceX metodolojisiyle uyumlu hale getirdiğini açıkça beyan ederek paslanmaz çelik gövde ve metan yakıtlı motor sistemlerine odaklanıyor. Hatta Çin ulusal uzay yetkilileri tarafından geçtiğimiz yıl sergilenen ağır yük roketi tasarımlarında da aerodinamik kanatçıkların konumu ve iki aşamalı yeniden kullanılabilir yapı, Starship modelinin doğrudan bir kopyası olarak nitelendiriliyor.

Ancak bu iddialı tasarımların gerçeğe dönüştürülmesi aşamasında Çinli şirketler henüz SpaceX’in başarısına ulaşabilmiş değil. Aralık 2025’in başlarında özel uzay şirketi LandSpace, Falcon 9 benzeri bir yapıya sahip olan ve yeniden kullanılabilir özellik taşıyan Zhuque-3 roketinin ilk yörünge testini gerçekleştirdi.

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

Apple Music ChatGPT’ye geliyor!

OpenAI, Apple Music'in ChatGPT'ye entegre edileceğini duyurdu. Artık yapay zeka ile konuşarak saniyeler içinde çalma listeleri oluşturabileceksiniz.

Roketin ikinci aşaması planlanan yörüngeye başarıyla yerleşse de, ilk aşama olan güçlendirici blok iniş sırasında yaşadığı motor arızası nedeniyle sert bir şekilde yere çakılarak patladı. Bu kaza, karmaşık geri dönüş manevralarının ve dikey iniş teknolojilerinin sadece görsel benzerlikle çözülemediğini bir kez daha kanıtlıyor.

SpaceX de benzer şekilde 150 metrik ton yük taşıma kapasitesine sahip devasa Starship platformunu güvenilir hale getirmek için zorlu bir süreçten geçiyor. NASA’nın 50 yıl aradan sonra Ay’a astronot göndermeyi planladığı Artemis III görevi için Starship’in henüz hazır olmaması, ABD kanadında da takvimin sıkışmasına neden oluyor.

Çinli küçük ölçekli girişimlerin 2027 yılı için hedefledikleri ilk uçuş tarihleri, yatırımcıların dikkatini çekmeye yönelik hamleler olarak görülse de, güvenilir ve çalışan bir tam akışlı kademeli yanma motoru üretilmeden bu çabaların sonuç vermeyeceği savunuluyor.

Samsung Galaxy Z TriFold Saniyeler İçinde Tükendi!

Yeni bir ürün hakkında heyecan yaratmanın en garantili yollarından biri, talebin çok altında stok sunup ardından her yerde “stoklar tükendi” manşetlerinin atılmasını beklemektir. Görünüşe bakılırsa Samsung, Güney Kore’de yeni üç katlı telefonu Galaxy Z TriFold ile tam olarak bu stratejiyi izliyor.

Birkaç gün önce ilk kez satışa çıktığında sadece dakikalar içinde tükenen cihaz için Samsung, bu hafta içinde yeni bir stok sözü vermişti. Beklenen satış bugün gerçekleşti ve sonuç şaşırtmadı: Stoklar bu kez sadece iki dakika içinde bitti. Ancak madalyonun öteki yüzü, bu “büyük başarının” aslında planlı bir senaryo olabileceğini gösteriyor.

Galaxy Z TriFold, Samsung, katlanabilir telefon

İşin aslına bakıldığında ortaya çıkan veriler oldukça düşündürücü. Raporlara göre, ilk satışta tükenen miktar sadece 1.000 adetti. Bugün yapılan ikinci turla birlikte toplam “ilk satış hacmi” sadece 3.000 adet olarak kaydedildi.

Exynos 2600 Özellikleri Sızdı: Galaxy S26 Geri mi Kalacak?

Exynos 2600 Özellikleri Sızdı: Galaxy S26 Geri mi Kalacak?

Galaxy S26 serisine güç vermesi beklenen Samsung Exynos 2600 özellikleri ortaya çıktı. Sızdırılan CPU ve GPU detayları haberimizde.

Yaklaşık 50 milyon nüfuslu bir ülkede 3.000 adetlik bir stok, teknoloji meraklıları için tabiri caizse “denizde bir damla” bile değil. Bu noktada Samsung’un önünde iki seçenek vardı:

  • Üretim bandının yeterli sayıya ulaşmasını bekleyip herkesin erişebileceği büyük bir lansman yapmak.
  • Stokları azar azar piyasaya sürüp, her seferinde saniyeler içinde tükenmesini sağlayarak “peynir ekmek gibi satıyor” algısı yaratmak.

Galaxy Z TriFold’un önümüzdeki haftalarda ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Çin ve Tayvan pazarlarına giriş yapması bekleniyor. Bu bölgelerde de cihazın saniyeler içinde tükendiğine dair haberler duyarsanız şaşırmayın; görünen o ki Samsung, “yok satma” rüzgarını dünya geneline yaymaya kararlı.