Teknoloji dünyasında heyecan yaratan bir gelişme yaşandı. Qualcomm CEO’su Cristiano Amon, yeni nesil işlemcileri için Samsung Qualcomm 2nm çip üretimi konusunda görüşmelere başladıklarını duyurdu. Bu hamle, iki dev şirket arasındaki stratejik ortaklığı yeni bir seviyeye taşıyabilir.
Samsung Qualcomm 2nm Çip Ortaklığı Nasıl Gündeme Geldi?
Güney Kore merkezli bir rapora göre, CES 2026 etkinliğinde gazetecilerle bir araya gelen Qualcomm CEO’su Cristiano Amon, şirketin gelecek planlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Amon, Samsung Foundry ile olan potansiyel iş birliğine dikkat çekerek, en son teknoloji olan 2 nanometre (2nm) süreci için görüşmelere başladıklarını resmen teyit etti.
Amon, “Birçok dökümhane şirketi arasından, en son 2 nanometre sürecini kullanarak fason üretim için Samsung Electronics ile görüşmelere başladık. Ayrıca yakında ticarileştirme hedefiyle tasarım çalışmalarını da tamamladık” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, yarı iletken endüstrisindeki rekabeti yeniden şekillendirebilecek önemli bir adım olarak görülüyor.
Rekabette Yeni Bir Sayfa Açılabilir
Qualcomm’un bu hamlesi, özellikle pazar lideri TSMC’ye karşı Samsung Foundry için büyük bir zafer anlamına gelebilir. 2nm teknolojisi, çipleri daha küçük, daha hızlı ve çok daha güç verimli hale getirmeyi vaat ediyor. Bu nedenle, bu teknolojiyi ilk ve en verimli şekilde üreten şirket, pazarda büyük bir avantaj elde edecektir.
Qualcomm’un tasarım çalışmalarını bitirmiş olması, sürecin ne kadar ilerlediğini ve ticari ürünlerin beklenenden daha erken piyasaya çıkabileceğini gösteriyor. Bu ortaklık, gelecekteki amiral gemisi akıllı telefonlardan yüksek performanslı bilgi işlem cihazlarına kadar geniş bir yelpazede kullanılacak işlemcilere güç verebilir.
Korku oyunlarının tartışmasız lideri Resident Evil serisi yeni halkası Requiem ile köklü bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Capcom ve NVIDIA iş birliğiyle yayınlanan son teknoloji fragmanı oyunun grafik kalitesini gözler önüne sererken dikkatli hayranların gözünden kaçmayan detaylar oynanış yapısındaki devrimi ortaya çıkardı. Bugüne kadar daha çizgisel ilerleyen seri yeni oyunuyla birlikte oyunculara çok daha geniş ve keşfedilebilir alanlar sunmaya hazırlanıyor.
Resident Evil Requiem açık dünya söylentileri güçlendi
Yayınlanan videoda oyunun 4K Path Tracing ve DLSS 4 teknolojileriyle nasıl göründüğü sergilenirken Grace Ashcroft karakterinin yağmurlu bir şehirde özgürce dolaştığı sahneler heyecan yarattı. Sadece ara sahne olmadığı düşünülen bu oynanış kesitleri daha önce sızdırılan Grace karakterinin açık dünya benzeri bir dedektiflik deneyimi yaşayacağı iddialarını doğruluyor. Oyuncular artık Raccoon City ve gizemli Wrenwood Oteli gibi mekanları dar koridorlara sıkışmadan çok daha geniş bir perspektifle keşfetme şansı bulabilir.
İki karakter iki farklı deneyim
Oyunun yapısı serinin iki ana karakteri arasında keskin bir çizgiyle ayrılıyor. Grace Ashcroft annesi Alyssa Ashcroft cinayetini araştırırken daha ağır tempolu korku odaklı ve keşfe dayalı bir oynanış sunacak. Diğer yanda ise serinin efsanesi Leon Kennedy yüksek tempolu aksiyon sahneleriyle oyuncuları karşılayacak. Hatta Leon karakterinin kullandığı özel tasarım Porsche Cayenne Turbo GT aracının sadece sinematik bir öge olmayıp geniş haritalarda aktif olarak kullanılabileceği konuşuluyor.
007 First Light Türkçe dil desteğiyle geliyor. Türk oyuncuların zaferi kesinleşti. IO Interactive taleplere sessiz kalmadı.
Çıkış tarihi ve platformlar
Capcom serinin hayranlarını Spencer Malikanesi gibi dar alanlardan çıkarıp modern oyun dünyasının standartlarına uygun geniş haritalara taşıyor. Nintendo Switch 2 PC PlayStation 5 ve Xbox Series X/S platformları için geliştirilen yapım 27 Şubat tarihinde raflardaki yerini alacak. Hem eski usul korku ögelerini hem de yeni nesil açık uçlu bölüm tasarımını harmanlayan oyun şimdiden yılın en iddialı yapımları arasında gösteriliyor.
Peki siz Resident Evil serisinin açık dünya veya geniş bölüm tasarımına geçmesini destekliyor musunuz? Yoksa eski kapalı mekanları mı özlüyorsunuz? Yorumlarda tartışalım.
Samsung 2026 ses sistemleri, Las Vegas’ta düzenlenen CES 2026 teknoloji fuarında teknoloji meraklılarının beğenisine sunuldu. Şirket, evdeki ses deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşımayı hedefleyen yeni nesil soundbar ve Wi-Fi özellikli hoparlör serisiyle dikkatleri üzerine çekti. Bu yeni ürünler, daha zengin, daha net ve çoklu cihazlarla daha uyumlu bir performans vaat ediyor.
Samsung 2026 Ses Sistemleri Neler Sunuyor?
Samsung’un yeni ses ürünleri, gelişmiş akustik teknolojileri, akıllı özellikler ve modern tasarımları bir araya getiriyor. Şirketin on yılı aşkın süredir devam eden ses sistemleri mirasini ileriye taşıyan bu seri, her mekana ve an’a uygun etkileyici bir performans sunmak üzere geliştirildi. Özellikle Q Serisi soundbar’lar, evde sinematik ses deneyimini yeniden tanımlıyor.
Serinin amiral gemisi modeli olan HW-Q990H, markanın şimdiye kadarki en sürükleyici soundbar deneyimini sunuyor. Bu modelde ilk kez kullanılan Sound Elevation teknolojisi, diyalogları doğrudan ekranın ortasına taşıyarak çok daha doğal bir ses akışı sağlıyor. Ayrıca, yeni eklenen Auto Volume özelliği, farklı içerikler arasındaki ses seviyesini otomatik olarak dengeleyerek kullanıcıyı sürekli ses ayarı yapma zahmetinden kurtarıyor. Bu 11.1.4 kanallı sistem, güçlü baslar sunan kompakt bir subwoofer ile birlikte gelerek profesyonel ev sinema sistemlerine rakip oluyor.
Tasarım ve Performansı Birleştiren Yeni Modeller
2026 serisine eklenen bir diğer dikkat çekici ürün ise Samsung All-in-One Soundbar (HW-QS90H) oldu. Bu model, hem duvara monte edilebilen hem de masa üstünde kullanılabilen Convertible Fit tasarımıyla öne çıkıyor. Dahili jiroskop sensörü sayesinde, cihazın konumuna göre ses kanallarını otomatik olarak ayarlayarak her zaman en iyi performansı sunuyor. Ek bir subwoofera ihtiyaç duymadan derin baslar üretebilen bu model, estetik ve gücü bir arada arayanlar için ideal bir çözüm.
Bununla birlikte Samsung, entegre ekosistemini güçlendirmek amacıyla “Music Studio 5” ve “Music Studio 7” adında iki yeni Wi-Fi özellikli hoparlör de tanıttı. Ünlü tasarımcı Erwan Bouroullec tarafından tasarlanan bu hoparlörler, zamansız ve şık görünümleriyle her türlü ev dekorasyonuna uyum sağlıyor ve görsel-işitsel deneyimi zenginleştiriyor.
MSI, bu yıl CES 2026’da, sektör profesyonellerine ve PC meraklılarına sistemlerini toplamak, yükseltmek ve özelleştirmeyi kolaylaştıran yenilikçi çözümlerin bulunduğu yepyeni PC donanımlarını tanıtıyor. Yepyeni anakart serilerinden çarpıcı özelliklere sahip güç kaynaklarına, kavisli OLED ekrana sahip sıvı soğutmayla gelen 3 kenarlı bir kasadan Dual-Tower hava soğutuculara kadar bu yeni ürünler ile MSI, gelecek nesil donanımların sınırlarını zorlamaktaki kararlılığını sürdürüyor. Bu yıl MSI’ın CES 2026 standında görebileceğiniz ürünlerden bazıları şunlar:
Yepyeni AMD X870(E)/B850 MAX Serisi Anakartlar – Maksimum Performans için İleri Mühendislik
MSI en yeni AMD MAX serisi anakarlarını CES fuarında görücüye çıkarıyor. X870(E) ve B850 yongasetlerine sahip bu anakartlar çok geniş yelpazede performans ihtiyaçlarına cevap verecek. Her MAX modelinde hassas frekans ayarları için asenkron BCLK denetimine olanak tanıyan ve desteklenen kullanım senaryolarında %15’e kadar performans artışı sunan dahili OC Engine mevcut.
MSI’ın sistem toplayanlar için geliştirdiği EZ DIY yaklaşımı ile tümleşik Direct OC Jumper sayesinde gerçek zamanlı BCLK ayarlamalarını doğurdan işletim sistemi içinden gerçekleştirmek mümkün. Yeni BCLK Booster ise tek tıklamayla hızaşırtma kolaylığı sunuyor. Daha zengin özelliklere sahip bir BIOS deneyimi için ise tüm MAX anakartlar ayrıca 64MB BIOS yongası ile yenilendi. Böylece hem halihazırda kullanılan, hem de gelecekte üretilecek AMD işlemciler için daha yüksek bir ROM kapasitesi elde edildi.
MEG X870E UNIFY-X MAX – Rekorlar Kırmaya Hazır
Uç noktada hızaşırtma odaklı MEG X870E UNIFY-X MAX, MSI’ın OC Engine teknolojisini adanmış 2-DIMM yerleşimi ile birleştirerek rekor seviyede CPU ve DDR5 bellek performansı sunuyor. Görsel tasarım tarafında, performans yönelimli kimliğinin altını çizen ve şıklığı ile öne çıkan siyah-gümüş renklerde “X” motifli bir heatsink mevcut. Bu tasarımın arkasında ise Doğrudan Temaslı Çapraz HeatPipe yapısını 9W/mK termal yastıklar ve çift taraflı EZ M.2 Shield Frozr II ile bir araya getiren, ağır işyükleri altında bile sıcaklığın kontrol altında tutan bir soğutma çözümü yatıyor.
Yalnızca UNIFY-X Serisine özel olan Tuning Controller, hızlı ve kolay denetim imkanı sunarak kullanıcıların hızaşırtma değerlerini tek bir dokunuşla ayarlamasına, ayrıca CMOS verilerini sıfırlamasına, güvenli modda açılışa ve varsayılan ayarları geri yüklemesine olanak tanıyor.
MAG B850 MAX Serisi – Özenle Üretildi, Savaşa Hazır
MSI’ın yepyeni B850 MAX serisi üç seçkin modeli öne çıkarıyor: üstün özelliklerle donatılmış MAG B850 TOMAHAWK MAX WIFI II, güçlü micro-ATX MAG B850M MORTAR MAX WIFI, ve yeni tanıtılan, bembeyaz MAG B850 GAMING PLUS MAX WIFI. Bu anakartların her biri yenilenmiş tasarımlar, genişletilmiş bağlantı seçenekleri ve en modern PC kurulumları için daha fazla esneklik sunuyor.
Tüm bu modeller güvenilir bir güç tasarımıyla üretildi ve MSI’ın OC Engine teknolojisiyle, kararlı ve sürdürülebilir bir performans sunmak üzere tasarlandı. 64MB’a yükseltilen BIOS ROM ile işlemci uyumluluğu artarken entegre Wi-Fi 7 ve 5G LAN ile hem kablolu hem de kablosuz bağlantılar için ultra hızlı ve düşük gecikmeli ağ erişimi de bu anakartlarda yer alıyor.
Kullanıcı dostu EZ DIY özellikleri, sistem toplama sürecini çok daha rahat ve hızlı hale getiriryor. EZ PCIe Release ile ekran kartı tek hareketle kolayca çıkabiliyor, EZ M.2 Shield Frozr II ve EZ M.2 Clip II ile SSD kurulumu herhangi bir alete ihtiyaç duymadan gerçekleşiyor ve EZ Antenna tasarımı ile Wi-Fi anteni vidalamaya ihtiyaç olmadan hızla takılabiliyor. Tüm bu özellikler bir araya gelerek yeni B850 MAX serisini inovasyon, güvenilirlik ve fiyat/performans avantajları ile rakiplerinin önüne geçiriyor.
4-Rank CUDIMM Bellek Modülleri MSI’ın Z890 Anakartı üzerinde Canlı Olarak Tanıtılıyor
AMD anakart duyurularının yanında, Intel® platformu tarafında da çığır açan bir gelişme mevcut!
MSI’ın ArGe ekibi, dünyada ilk kez 4-Rank mimarisine sahip CUDIMM bellek modüllerini destekleyen bir anakart sundu. Modül başına 128GB’a kadar bellek sunan bu mimari ile 2-DIMM tasarımlı bir anakartta 256GB’a kadar kapasite mümkün kılındı. Intel® yongalı MSI anakart üzerinde doğrulanan bu bellekler kanal başına 1 slot (1SPC) için optimize edildi ve 10,000 MT/s (1-Rank) üzerinde frekanslarda burn-in testlerini başarıyla geçerek performans ve kararlılığını kanıtlamış oldu. Bu hayret verici gelişmeler ile ekstrem hızaşırtma tutkunları ve profesyonel kullanıcıların talepleri karşılanırken aynı zamanda bellek kapasitesi sınırından ödün vermeye gerek kalmadan son derece kararlı ve yüksek bir performans elde edilebilecek.
Bu yenilik, CES sırasında canlı bir demo ile 4-RANK 256GB CUDIMM modülleri kullanılarak yapılacak ve MSI’ın Intel® prototip anakartı üzerinde %63 üzerinde (OC) performansı elde edilecek. Daha fazla detay için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.
GPU Safeguard+ ile Güvenilir Gerçek Zamanlı Koruma
MSI, özel GPU Safeguard+ teknolojisine ve yüksek kararlılığa sahip yeni güç kaynağı serisini tanıtarak PC’lerde donanım güvenliği ve performans standartlarını yeniden tanımlıyor. Günümüzün en güçlü ekran kartlarının ekstrem güç taleplerini karşılamak için tasarlanan GPU Safeguard+, kararsız güç iletiminin oluşturduğu görünmeyen riskleri ortadan kaldırarak hem oyuncuların hem de kendi sistemini toplayanların bileşen güvenliğinden ödün vermeden performansa odaklanmalarını sağlıyor.
GPU Safeguard+, sistem içindeki önemli bileşenler için hassas koruma yanında güç iletimini kapsamlı ve gerçek zamanlı olarak izlemeyi mümkün kılıyor. Temelde bu teknoloji 12V-2×6 konnektörünün korunmasını sağlıyor. Anormal bir akım dalgalanması algılandığında MSI Center üzerinden bir uyarı penceresine ek olarak güç kaynağı üzerindeki hoparlörden de sesli bir uyarı sinyali geliyor. Bu proaktif uyarı sistemi, potansiyel güç sorunlarının donanımda kalıcı hasara yol açmadan önce engellenmesini amaçlıyor.
MPG Ai1600TS PCIE5 ve MPG Ai1300TS PCIE5 – Sessiz Güç
MSI’ın PC toplama tutkunları ve ileri seviye meraklılar için tasarladığı yeni güç kaynağı MPG Ai1600TS PCIE5 de CES 2026’da tanıtılan ürünler arasında. Titanyum sınıfı verimlilik ve geliştirilmiş +12V güç kararlılığı ile bu ürün, en üst sınıf sistemlerin taleplerini karşılayabilmek için %100 Japon üretimi 105°C kapasitörlerle donatıldı.
Sağlam elektrik performansının ötesinde MPG Ai1600TS / Ai1300TS PCIE5 güç kaynakları çift yerleşik 12V-2×6 konnektör, yüksek performanslı SiC MOSFET’ler ve ağır işyüklerinde bile sıradışı bir sessizlik için optimize edilmiş akustik profile sahip. Bu özelliklere ek olarak her iki 12V-2×6 konnektörde de yer alan MSI’ın özel GPU Safeguard+ koruma sistemi sayesinde bu PSU’lar yeni nesil ekran kartları için gelişmiş izleme ve aktif koruma sağlıyor.
Bu Platinum sınıfı güç kaynağı, uzun ömürlü kararlılık ve sıradışı sessizlik için üretildi. Geniş 135mm akışkan dinamik rulmanlar (FDB) ile verimli, düşük gürültülü bir soğutma sunuyor. Hem temel GPU Safeguard koruması, hem de Fan Safeguard teknolojisi ile donatılan PSU, yerleşik hoparlörü sayesinde 12V-2×6 konnektöründe oluşabilecek anormal akım durumlarında veya fan hatalarında sesli uyarı vererek potansiyel sorunları önceden tanımlamanıza ve sistem kararlılığını etkilemesini engellemenize yardımcı oluyor.
MEG MAESTRO 900R – Her Açıdan İzleyebileceğiniz Panoramik Kasa
MEG MAESTRO 900R, MSI’ın MEG kasa ailesinin amiral gemisi olarak tanıtıldı. Her PC’nin fuar alanındaki bir demo sistem gibi muhteşem görünmesini sağlayacak şekilde tasarlanan panoramik yapısı ve 3 kenarda cam panelleri sayesinde üst sınıf donanımlarınızı gerçek birer sanat eseri gibi sergilemenize olanak tanıyor.
Elit konfigürasyonlar için üretilen MEG MAESTRO 900R, uç noktada özelleştirilmiş sıvı soğutmalı sistemleri, çift ekran kartlı konfigürasyonları ve gelecek nesil bileşenleri destekleyecek şekilde tasarlandı. Dönebilen anakart tepsisi ile sisteminizi kasa dışında kurabilir, en karmaşık sistemleri bile kasanıza yerleştirmeden önce özenle toplayabilirsiniz.
Birinci sınıf malzemelerden, son derece dayanıklı olarak üretilen MEG MAESTRO 900R, maksimum görünürlük ve etki oluşturan, üst sınıf PC’nizi gururla sergilemenizi sağlayan yepyeni bir standart haline gelecek.
MEG CORELIQUID E15 360 – Performans ve Kapsayıcılık için Yeni bir Görünüm
MEG CORELIQUID E15 360, çarpıcı 6.67 inç 2K kavisli OLED ekranıyla sistem estetiğini yeniden tanımlıyor. 110° kavisle üretilmiş ekranı daha geniş, daha belirgin izleme açısı ile birçok kasa tasarımına uyum sağlarken özelleştirilmiş arayüzü 3D illüzyonlarla görsel bir zenginlik oluşturuyor ve üst sınıf sistemlere anlık sistem bilgilerinin ötesinde bir kapsayıcılık sağlıyor.
Görsel çekiciliğin ötesinde MEG CORELIQUID E15 360 termal performansı farkedilir derecede arttıran bir amiral gemisi soğutma çözümü. Yenilenen 31mm kalınlığında radyatör ile soğutma yüzeyi genişletilirken TriFlow Reversal fan tasarımı sayesinde türbülans azaltılıyor ve daha verimli bir hava akışı ile üstün ısı giderimi elde ediliyor. Sisteme bağlanmak için ise fan denetimi, ARGB ışıklandırma ve USB sinyallarini tek bir konnektörde toplayan MSI’ın özel EZ Conn ( JAF_2) arayüzünü kullanıyor.
Ürün, MEG serisinin seçkin estetiğini yansıtan temiz çizgilere sahip aluminyum çerçeveden oluşmuş birinci sınıf RGB fanlar ile zarif bir görsellik sunuyor. Yüksek kaliteli malzemelerden üretilen MEG CORELIQUID E15 360, minimum bakımla güvenilir ve uzun ömürlü bir performans sunmak için tasarlandı. Bu da onu dayanıklılık, verimlilik ve kalıcı değer bekleyen PC tutkunları ve içerik üreticileri için ideal bir çözüm haline getiriyor.
MPG COREFROZR AP15 ve AP17 Hava Soğutucular – Çift Kule Evrimi
MSI, CES 2026’da yepyeni bir hava soğutucu serisini de görücüye çıkarıyor: Çift Kule MPG COREFROZR AP15 ve MPG COREFROZR AP17. Yüksek performanslı hava soğutma sistemlerinde yepyeni bir çağ açan bu yeni seri gelişmiş termal tasarıma akıllı bilgi ekranını dahil ederek kendi sistemini toplayan PC tutkunlarına muhteşem bir seçenek sunuyor.
MPG COREFROZR AP15, dahili Digi Display ekranı ile sistem verilerini gerçek zamanlı, hızlı ve sezgisel olarak izleme olanağı sunuyor. Özellikle AMD X3D işlemcilerde termal performansı geliştirmek için optimize edilen ürün, yoğun iş yükleri altında bile sürekli ve kararlı çıkış sağlıyor. 6 adet yüksek verimli heatpipe ve yenilenen bakır taban ile AP15 mükemmel ısı transferi gerçekleştiriyor. Çift kule mimarisi sayesinde soğutma kapasitesini maksimum seviyeye çıkarırken bellek dostu heatpipe yerleşimi sayesinde RAM modüllerinin de rahatça takılmasına ve değiştirilmesine olanak tanıyor.
Hem performans, hem de görsel anlamda geliştirilen MPG COREFROZR AP17, bu özellikleri ile amiral gemisi statüsüne yerleştirildi. Aynı bellek dostu yerleşim tasarımına ek olarak, sistem verilerini özelleştirerek izleyebileceğiniz geniş bir 6 inç LCD ekrana sahip. AP17 modeli 8 adet 6mm heatpipes ve yüksek iletkenliğe sahip nikel kaplamalı bakır tabanı ile çift kule, çift fan konfigürasyonunda üst sınıf hava soğutma performansı sunuyor.
AP15 ve AP17 modellerinin tamamlayıcı gücü ile MSI yeni nesil çift kule hava soğutucularında performans, kullanım kolaylığı ve görsel yeniliği bir araya getiriyor. Böylece verimlilik ve rahat kontrol özelliklerini üstün kalitede bir işçilik ile talep eden PC meraklılarına ideal çözümler sunuyor.
DigiME – Yepyeni bir kullanıcı deneyimi için kullanıma hazır Vtuber Aracı
DigiME, çoklu dil desteği ve bileşik Voicemod entegrasyonu yanında özelleştirilebilir avatar ve sanal arkaplan ile yayınlarınız için sınırsız yaratıcılık sunan, kullanıma hazır bir VTuber yazılım platformudur. DigiME, içerik üreticilerine herhangi bir ek araç veya donanım gerektirmeden gerçek bir sanal özgürlük sunar.
Yayıncılar hazır avatarlar ve sanal sahneler arasından hızlıca seçim yapabilir, ya da tamamen özelleştirilmiş tasarımlarını Vroid dosyaları ve Ready Player Me üzerinden yükleyerek sanal kimlikleri üzerinde tam kontrole sahip olabilirler.
MIA tarafından sağlanan akıllı sesli asistan ise DigiME platformunu çok daha ileri taşıyor. MSI ürünleri konusunda uzman olan MIA, gerçek zamanlı ve ihtiyacınıza uygun bir rehberlik yeteneğine sahip. Gelişmiş ses özelleştirmesi ve çoklu dil desteği ile MIA dünya ile kesintisiz etkileşim kurmanızı sağlıyor ve içerik üreticilerinin kendilerini sanal dünyada ifade etme yöntemlerini yeniden tanımlıyor.
Tüketici elektroniği devi TCL, Las Vegas’ta düzenlenen CES 2026 fuarında teknoloji dünyasına damgasını vurdu. Şirketin tanıttığı TCL CES 2026 yenilikleri arasında, görüntü teknolojilerinde çığır açan yeni nesil televizyonlar ve yapay zeka destekli akıllı ev çözümleri öne çıkıyor. Özellikle devrimsel SQD-Mini LED teknolojisi, ziyaretçilerden tam not aldı.
İşte TCL CES 2026 Yenilikleri: Görüntüde Yeni Çağ
TCL, fuarda görüntü teknolojilerinin sınırlarını zorlayan en yeni geliştirmesi olan SQD-Mini LED teknolojisinin küresel lansmanını gerçekleştirdi. Bu teknoloji, geleneksel Mini LED’lere kıyasla çok daha hassas bir ışık kontrolü sunarak hem parlak sahnelerde hem de karanlık gölgelerde üstün bir görüntü performansı vaat ediyor. Şirket, bu teknolojiyi Super QLED ve Ultra Color Filter Panel ile birleştirerek daha yüksek parlaklık, gelişmiş renk doğruluğu ve daha uzun kullanım ömrü sunuyor.
Bu yeni teknolojinin amiral gemisi ise dünyanın ilk SQD-Mini LED televizyonu olan TCL X11L oldu. Bu model, etkileyici özellikleriyle dikkat çekiyor:
Maksimum Parlaklık: HDR içerikler için tam 10.000 nit’e varan parlaklık değeri.
Işık Kontrolü: 20.736’ya kadar hassas yerel karartma bölgesi.
Renk Gamı: %100 BT.2020 AllScene geniş renk gamı desteği.
Tasarım: Neredeyse çerçevesiz (Virtually ZeroBorder) ve yaklaşık 2 cm inceliğinde şık tasarım.
Ses: Bang & Olufsen tarafından geliştirilen üst düzey ses sistemi.
Yapay Zeka ve Yazılım Gücü: Gemini ve Dolby Vision 2
TCL, donanım kadar yazılım tarafında da önemli adımlar attı. Yeni televizyon modelleri, geliştirilmiş Google TV deneyimi için Gemini entegrasyonu ile geliyor. Bu sayede kullanıcılar, daha sezgisel etkileşimler ve Google Photos gibi uygulamalarda gelişmiş arama özelliklerinden faydalanabilecek. Bununla birlikte TCL, görüntü deneyimini bir üst seviyeye taşıyan ve içerik zekası sunan yeni nesil Dolby Vision 2 standardını da tanıttı. Bu özelliğin 2026 yılı içinde OTA güncellemeleriyle belirli modellere sunulması planlanıyor.
Akıllı Evden Eğlenceye: TCL Ekosistemi Genişliyor
TCL’nin vizyonu sadece televizyonlarla sınırlı değil. Şirket, CES 2026’da yapay zeka destekli geniş bir akıllı ev ürünleri portföyünü sergiledi. TCL FreshIN 3.0 Klima, GeniusFresh Buzdolabı ve TCL AI SuperDrum çamaşır-kurutma makinesi gibi ürünler, enerji verimliliği ve kullanım kolaylığı sunarak modern yaşamı destekliyor. Ayrıca, biyometrik güvenlik sunan akıllı kilitler ve enerji maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen akıllı enerji çözümleri de tanıtılan ürünler arasında yer aldı.
Eğlence alanında ise sinema kalitesinde görüntü sunan PlayCube Projektör ve dünyanın ilk modüler yapay zeka destekli yardımcı robotu TCL AiMe gibi yenilikçi ürünler dikkat çekti. TCL ayrıca, Bang & Olufsen ve BMW gibi premium markalarla yaptığı iş birliklerini ve geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen sürdürülebilir TCL ECORA™ materyalini de duyurdu.
Peki, TCL’nin yeni teknolojileri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Türk savunma sanayisinin öncü kuruluşu ASELSAN, geliştirdiği ASELSAN AESA radarı teknolojisi ile modern muharebe sahasında dengeleri değiştiriyor. Bu yeni nesil radarlar, mekanik sistemlerin aksine çok daha hızlı, esnek ve güvenilir bir yapı sunarak hava platformlarına eşsiz bir operasyonel üstünlük kazandırıyor. Gelin, bu çığır açan teknolojinin detaylarına yakından bakalım.
ASELSAN AESA Radarı Neden Bu Kadar Önemli?
AESA (Aktif Elektronik Taramalı Dizin) radarlar, yüzlerce küçük alıcı-verici modülden oluşan bir anten yüzeyi kullanır. Bu yapı sayesinde radar, antenini fiziksel olarak hareket ettirmeden, elektronik olarak hedef taraması yapabilir. Bu durum, milisaniyeler içinde farklı yönlere odaklanabilme yeteneği anlamına gelir. Mekanik radarlara kıyasla getirdiği temel avantajlar şunlardır:
Çoklu Görev Yeteneği: Aynı anda birden fazla hedefi arayabilir ve takip edebilir.
Yüksek Hız ve Esneklik: Fiziksel hareket kısıtlaması olmadığı için çok daha çevik bir tarama sağlar.
Artırılmış Güvenilirlik: Daha az mekanik parça içermesi, arıza riskini ve bakım maliyetlerini düşürür.
Düşük Tespit Edilebilirlik: Düşman tarafından tespit edilmesi daha zordur, bu da platformun beka kabiliyetini artırır.
Bununla birlikte, AESA radarları sadece hedef tespiti yapmakla kalmaz. Aynı zamanda iletişim, veri aktarımı ve elektronik harp gibi görevleri de eş zamanlı olarak yürütebilir. Bu özellikler, onu günümüzün ağ merkezli harp konseptleri için vazgeçilmez kılar.
Milli Gurur: MURAD AESA Burun Radarı Ailesi
ASELSAN, bu kritik teknolojiyi tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirerek MURAD AESA Burun Radarı ailesini ortaya çıkarmıştır. Çip seviyesinden itibaren Türk mühendisler tarafından tasarlanan MURAD, Türkiye’nin son teknoloji radar ihtiyacına tam anlamıyla cevap vermektedir.
MURAD radarı, F-16 ÖZGÜR modernizasyonundan Akıncı ve Bayraktar KIZILELMA gibi insansız platformlara kadar geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Özellikle insansız sistemlere hava-hava angajman yeteneği kazandırması, onu geleceğin hava muharebeleri için stratejik bir konuma yerleştiriyor.
Bu teknolojinin sahadaki en önemli kanıtlarından biri, yakın zamanda gerçekleşen tarihi bir olaydır. Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN’ın MURAD AESA Burun Radarı ile bir hedefi tespit edip, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN görüş ötesi füzesiyle başarılı bir şekilde imha etmiştir. Bu operasyon, dünyada bir insansız savaş uçağının gerçekleştirdiği ilk başarılı görüş ötesi hava-hava angajmanı olarak kayıtlara geçmiştir.
Peki, ASELSAN’ın milli radar teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
OPPO, içerik üreticileri ve fotoğraf tutkunlarını hedefleyen yeni OPPO Reno15 serisi akıllı telefonlarını Türkiye’de tanıttı. Reno15 Pro 5G, Reno15 5G ve Reno15 F 5G modellerinden oluşan bu yeni seri, yapay zeka destekli kamera yetenekleri, güçlü bataryası ve şık tasarımıyla mobil dünyasına yeni bir soluk getiriyor.
OPPO Reno15 Serisi Kamera Özellikleri Neler?
Yeni OPPO Reno15 serisi, özellikle mobil fotoğrafçılık konusunda iddialı özelliklerle donatılmış durumda. Seride yer alan 50 MP ultra geniş açılı selfie kamerası, 100 derecelik geniş bir görüş açısı sunarak grup selfielerini ve vlog çekimlerini çok daha kolay hale getiriyor. Artık selfie çubuğuna ihtiyaç duymadan hem kendinizi hem de çevrenizdeki manzarayı tek bir kareye sığdırabilirsiniz.
Bununla birlikte, Reno15 Pro 5G ve Reno15 5G modellerinde bulunan 50 MP telefoto portre kamerası, profesyonel kalitede portreler çekmenize olanak tanıyor. AI Flaşlı Fotoğrafçılık 2.0 teknolojisi ise farklı ışık koşullarında bile doğal ve dengeli sonuçlar elde etmenizi sağlıyor. Ayrıca yapay zeka destekli düzenleme araçları sayesinde, fotoğraflarınızdaki istenmeyen detayları kolayca temizleyebilir ve yaratıcı düzenlemeler yapabilirsiniz.
Güçlü Batarya ve Akıcı Performans
OPPO, yeni serisinde sadece kameraya değil, aynı zamanda performansa ve dayanıklılığa da odaklanmış. Serideki tüm modeller, 6.500mAh+ kapasiteli devasa bataryaları ile gün boyu kesintisiz bir kullanım vadediyor. Bu güçlü batarya, 80W SUPERVOOC™ hızlı şarj desteği ile birleşerek telefonunuzu dakikalar içinde yeniden kullanıma hazır hale getiriyor.
Performans tarafında ise yeni ColorOS 16 işletim sistemi ve Trinity Engine teknolojisi akıcı bir deneyim sunuyor. 120Hz yenileme hızına sahip ekranlar, oyun oynarken veya sosyal medyada gezinirken pürüzsüz bir görüntü sağlarken, IP66, IP68 ve IP69 suya ve toza dayanıklılık sertifikaları cihazı zorlu koşullara karşı koruyor. Özellikle “Islak Dokunma” özelliği, ekran ıslakken bile komutlarınızı algılayarak kullanımı kolaylaştırıyor.
Yapay Zeka ve Tasarım
Reno15 serisi, AI Çeviri, AI Kayıt ve AI Zihin Alanı gibi yapay zeka özellikleriyle kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor. Bu akıllı araçlar, günlük görevleri yönetmeyi ve yaratıcı süreçleri daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Tasarım olarak ise kuzey ışıklarından ilham alan seri, tek parça cam arka yüzeyi ve havacılık sınıfı alüminyum çerçevesiyle premium bir hissiyat sunuyor.
Akıllı ev temizliği teknolojisinin lider markalarından Roborock, Las Vegas’ta düzenlenen CES 2026 fuarında yeni Roborock Saros 20 serisini duyurarak büyük bir heyecan yarattı. Seri, Saros 20 ve gelişmiş sonic teknolojisine sahip Saros 20 Sonic olmak üzere iki farklı modelden oluşuyor. Bu yeni cihazlar, yapay zeka destekli navigasyon ve üstün temizlik performansıyla dikkat çekiyor.
Roborock Saros 20 Serisi Hangi Yenilikleri Sunuyor?
Roborock’un yeni amiral gemisi serisi, mevcut teknolojileri bir adım öteye taşıyor. Özellikle Saros 20 Sonic modeli, dakikada binlerce kez titreşen gelişmiş paspas teknolojisi sayesinde kurumuş ve zorlu lekeleri bile kolayca çıkarabiliyor. Standart Saros 20 modelinde ise artırılmış emiş gücü ve daha akıllı bir haritalama sistemi bulunuyor. Her iki model de kullanıcıların temizlik alışkanlıklarını öğrenen ve buna göre optimize edilmiş temizlik planları sunan yeni nesil bir yapay zeka çipine sahip.
Şirketin açıklamalarına göre, Saros 20 serisinin öne çıkan bazı özellikleri şunlar:
Gelişmiş Engel Tanıma: Yeni sensörler sayesinde terlik, kablo ve evcil hayvan atıkları gibi küçük nesneleri bile %99 doğrulukla tanıyarak etraflarından dolaşıyor.
Otomatik Boşaltma ve Temizleme Ünitesi: Her iki model de tozu otomatik olarak boşaltan, paspası temizleyen ve kurutan hepsi bir arada bir istasyonla birlikte geliyor.
Daha Sessiz Çalışma: Yenilenen motor teknolojisi, yüksek emiş gücüne rağmen çalışma sesini önemli ölçüde azaltıyor.
Tasarım ve Erişilebilirlik
Roborock Saros 20 serisi, modern ev dekorasyonlarına uyum sağlayan minimalist ve şık bir tasarımla geliyor. Önceki modellere göre daha ince bir yapıya sahip olan robotlar, alçak mobilyaların altına bile rahatlıkla girebiliyor. Cihazların kontrolü, tamamen yenilenen mobil uygulama üzerinden sağlanıyor ve kullanıcı dostu arayüzü sayesinde tüm ayarlar kolayca yapılabiliyor.
Bununla birlikte Roborock yetkilileri, Saros 20 ve Saros 20 Sonic modellerinin 2026’nın ikinci çeyreğinde küresel pazarda satışa sunulacağını belirtti. Fiyatlandırma hakkında henüz net bir bilgi verilmese de, yeni serinin premium segmentte yer alması bekleniyor.
Peki, Roborock’un yeni Saros 20 serisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ, 2025 yılı boyunca hava trafiğini dünya standartlarında bir performansla yönetti. İstanbul’un dünyaya açılan kapısı Sabiha Gökçen Havalimanı yıl genelinde toplam 48 milyon 414 bin 368 yolcuya ev sahipliği yaparken, 275 bin 321 uçuş trafiği gerçekleşti.
Dış hatlarda en çok gidilen ülke Almanya olurken, en fazla ziyaret edilen destinasyon ise KKTC Ercan Havalimanı oldu. İç hatlarda ise en sık ziyaret edilen durak Antalya Havalimanı olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında Sabiha Gökçen Havalimanı, yüzde 56’sı dış hatlar, yüzde 44 ise iç hatlara hizmet verdi.
Türkiye’de İlkler Sabiha Gökçen’de Gerçekleşti
HEAŞ, 2025 yılında uçuş emniyetini artıracak kritik projeleri de hayata geçirdi. 24L ve 24R pistlerinin ILS ilk devreye alma uçuş kontrolleri başarıyla tamamlanırken, 06L ILS kurulum çalışmaları %95 seviyesine ulaştı. Toplam 12 uçuş kontrolünün gerçekleştirildiği yılda, SHGM tarafından ilk kez zorunlu tutulan detaylı monitörlü sistemler, Türkiye’deki diğer meydanlardan önce HEAŞ tarafından başarıyla kullanıldı.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın mevcut kapasitesini 50 milyona çıkaracak olan Terminal 1 Renovasyon Projesi – Faz 1 ve teknik projelerden A-SMGCS Genişleme ve EFS/DCL Güncelleme projeleri devreye alındı. Ayrıca HEAŞ tarafından özel olarak tasarlanan “Akustik Kuş Kovucu Sistem” ikinci pistte aktif hale getirildi. Havalimanının teknolojik kalbi olan; Havacılık CNS sistemleri (ILS, A-SMGCS, D-VOR, DME, VCS, VRS, D-ATIS ve EFS/DCL), yıl boyunca %100 faal ve 7/24 kesintisiz çalıştırılarak emniyetten taviz verilmedi.
7/24 Operasyonel Güç ve Saha Emniyeti
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yıl boyunca 300 periyodik bakımla elektrik altyapısında da sıfır kesinti sağlandı. Yapım işleri sürecinde ise 30 bin metrekareye yakın hangar ve tesis alanı ile binlerce metrekarelik PAT (Pist, Apron ve Taksi) sahası yenilendi. Bununla birlikte apron operasyonlarında 5 bin 513 towing ve 47 bin 11 trafik follow-me hizmeti sağlandı.
ARFF ve Sağlık hizmetleri konusunda da oldukça hassas olan HEAŞ yangın ve acil durum ekipleri, 3 bine yakın önleyici hizmet verdi. İlk yardım hizmetlerinde de 850 vakaya müdahale edilerek kesintisiz sağlık hizmeti sunuldu.
Çevre Dostu Havalimanı
Özellikle sıfır atık çalışmalarında ön plana çıkan Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ, hayata geçirdiği çevre vizyonu kapsamında, 2025 yılında 400 bin kilogramdan fazla atığı geri dönüştürerek ekonomiye de büyük katkı sağladı. Türkiye’nin en önemli hedeflerinden biri olan Sıfır Atık Projesi’ne tam uyum sağlayan HEAŞ, bu kapsamda havalimanı genelinde kurduğu geri dönüşüm istasyonları ve havalimanı ekosisteminde düzenlediği farkındalık eğitimleriyle atık ayrıştırma oranlarını yıl boyunca yükseltti.
Oyun dünyasının dev ismi Sony gün geçtikçe karmaşıklaşan oyun mekanikleri ve zorlayıcı bölümler karşısında pes eden oyuncular için fütüristik bir çözüm geliştirdi. Şirketin uluslararası alanda tescillediği yeni patent yapay zeka destekli bir hayalet asistan sistemini tarif ediyor. Bu sistem oyuncuların takıldığı noktalarda devreye girerek oyun deneyimini kesintisiz hale getirmeyi hedefliyor.
Sony yapay zeka patenti doğal dil komutlarıyla çalışacak
Alınan patentin detaylarına göre geliştirilen sistem oyuncunun oyun içindeki durumunu analiz eden bir yapay zeka motoruna bağlı çalışıyor. Oyuncular bir bulmacada takıldıklarında veya zorlu bir bölümü geçemediklerinde sisteme doğal dil ile soru sorabilecek veya yardım talep edebilecek. Bunun üzerine oyun dünyası üzerinde bir katman olarak beliren hayalet karakter tıpkı bir pyun arkadaşıymış gibi çözüm yolunu oyuncuya uygulamalı olarak gösterecek.
İnternetten rehber arama devri bitiyor
Patent başvurusunda yer alan ifadelere göre oyunların giderek karmaşıklaşması uzman olmayan oyuncuların oyunu bırakmasına neden olabiliyor. Sony oyuncuların tarayıcı açıp internet sitelerinde veya video platformlarında zaman kaybetmesini engellemek istiyor. Dış kaynaklardaki rehberlerin o anki oyun senaryosuyla birebir uyuşmaması sorununu ortadan kaldıran bu teknoloji, doğrudan oyuncunun bulunduğu duruma özel anlık ve bağlamsal çözümler üretecek.
Simul Translate adlı yeni anlık oyun çevirisi sistemi sayesinde artık dil desteği olmayan oyunları bile Türkçe oynayabilirsiniz. GTA 6'yı bile!
Farklı yardım modları sunulacak
Yapay zeka motoru oyuncunun ihtiyacına göre farklı yardım seviyeleri sunacak. İsterseniz hayalet karakter sadece yolu gösteren bir rehber olarak davranacak isterseniz de kontrolü tamamen ele alarak o zorlu bölümü sizin yerinize geçecek. 2024 yılında başvurusu yapılan ancak yeni gündeme gelen bu teknolojinin PlayStation konsollarına ne zaman entegre edileceği ise henüz netlik kazanmış değil.
Peki siz oyun oynarken takıldığınızda internetten bakmayı mı yoksa oyunun size yolu göstermesini mi tercih edersiniz? Yorumlarda tartışalım.
Oyun dünyasının en yetenekli stüdyolarından biri olan ve Hitman serisiyle tanıdığımız IO Interactive uzun süredir sessizliğini koruduğu James Bond projesi üzerindeki örtüyü kaldırdı. 2012 yılında piyasaya sürülen ve hayal kırıklığı yaratan 007 Legends yapımından bu yana oyun dünyasından uzak kalan efsanevi ajan 007 First Light ile görkemli bir dönüş yapmaya hazırlanıyor. 2026 yılının en çok beklenen yapımları arasında gösterilen oyun için açıklanan sistem gereksinimleri ise oyunculara derin bir nefes aldırdı.
007 First Light sistem gereksinimleri eski bilgisayarları üzmeyecek
Günümüz oyunlarının astronomik donanım isteklerinin aksine IO Interactive optimizasyon konusunda dersine iyi çalışmış görünüyor. NVIDIA ile yapılan özel iş birliği sayesinde oyun eski nesil ekran kartlarında bile akıcı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Özellikle minimum gereksinimlerde GTX 1660 gibi artık yaşlanmaya başlayan kartların yer alması stüdyonun oyuncu dostu bir politika izlediğini kanıtlıyor. Ancak önerilen ayarlarda 32 GB RAM isteği oyunun arka planda ne kadar yoğun bir işlem gücüne ihtiyaç duyduğunun sinyallerini veriyor.
Oyunun PC sürümü NVIDIA teknolojileriyle donatılmış durumda. DLSS 4 ve çoklu kare oluşturma (Multi-Frame Generation) desteği sayesinde uyumlu kartlarda çok daha yüksek kare hızları ve görsel kalite elde edilebilecek. 27 Mayıs 2026 tarihinde piyasaya sürülmesi planlanan oyun hem hikayesiyle hem de teknik altyapısıyla şimdiden yılın iddialı yapımları arasına adını yazdırmış durumda.
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir kararla birlikte yurt dışından yapılan alışverişlerde uygulanan 30 Euro’luk gümrük muafiyeti tamamen kaldırıldı. Yapılan bu düzenleme, özellikle uygun fiyatlı ürünler getirtmek isteyen tüketiciler için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, tutarı ne olursa olsun yurt dışından sipariş edilen her ürün için detaylı gümrük beyannamesi düzenlenmesi zorunlu hale gelecek.
Yurt dışı alışverişinde 30 Euro muafiyeti kalktı: İşte yeni dönemin detayları
Yeni düzenleme kapsamında, posta veya hızlı kargo yoluyla gelen ürünlerin vergilendirme oranlarında da önemli değişiklikler yapıldı. Eğer sipariş edilen ürün bir sağlık kuruluşu raporu veya doktor reçetesine dayanan bir ilaç ya da takviye edici gıdaysa, bu ürünlerin değeri üzerinden belirli oranlarda vergi tahsil edilecek. Bu ürünlerin Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %30, diğer ülkelerden gelmesi durumunda ise %60 oranında vergi ödenecek.
Ayrıca, ithal edilen eşyanın Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan ürünlerden olması durumunda, yukarıdaki vergi oranlarına ilave olarak %20 oranında tek ve maktu bir vergi daha eklenecek. Bu durum, özellikle teknolojik aksesuarlar ve lüks tüketim malları gibi kategorilerde maliyetlerin ciddi şekilde artmasına neden olacak. Vatandaşlar artık sadece ürün bedelini değil, aynı zamanda gümrük vergisi ve gümrük beyanname hizmet bedelini de ödemekle yükümlü tutulacak.
Hepsiburada, Türkiye'nin 2025 alışveriş tercihleri raporunu yayınladı. Teknoloji ürünleri yine zirvede. İşte detaylar.
Bu yeni uygulama, küçük tutarlı alışverişlerin maliyetini katlayarak artıracak gibi görünüyor. Örneğin, normal şartlarda 100 TL tutarındaki basit bir ürün için gümrük işlemleri ve hizmet bedelleri eklendiğinde binlerce lirayı bulan ek yükümlülükler ortaya çıkabilecek. Bu sebeple tüketicilerin düşük maliyetli ürünleri yurt dışından bireysel olarak getirtmesi ekonomik olarak artık pek mümkün görünmüyor.
Alınan bu karar, Resmi Gazete’de yayımlandıktan 30 gün sonra, yani 6 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar verilen siparişlerin mevcut kurallar çerçevesinde işleme alınması beklense de, belirtilen tarihten itibaren tüm paketler için yeni vergi ve beyanname kuralları geçerli olacak. Gümrük süreçlerindeki bu köklü değişim, yurt dışı e-ticaret sitelerinden yapılan alışveriş alışkanlıklarını tamamen değiştirecek.