Apple Dünyanın En Değerli Markası

Interbrand‘ın yapmış olduğu araştırmalar sonucu dünyanın en değerli markaları belli oldu. Global çaplı yürütülen araştırma sonucu Apple, yıllardır tahtını kaptırmayan Coca-Cola‘nın önüne geçti.

Marka değerindeki %28‘lik bir artışla toplam 98.3 milyar dolarlık bir değere ulaşan Apple‘ı en yakın rakibi %34’lük bir artışla 93.3 milyar dolar değerle Google takip ediyor.

Coca-Cola firmasının marka değeri %2‘lik bir artış göstermesine karşılık 79.2 milyar dolarlık bir değere sahip. Yıllardır Coca-Cola’nın önüne geçemeyen Apple‘ın, iPhone 5s ve 5c modellerini tanıtmasından sonra bu kadar çok değer artışı yaşadığı söyleniyor.

Listenin 4. ve 5. sırasında ise; 78 milyar dolarla IBM ve 59.5 milyar dolarla Microsoft yer alıyor. Microsoft‘un bu yıl yapmış olduğu Windows 8.1, Windows Phone 8 ve Nokia‘nın haklarını satın alma gibi faaliyetleri, firmanın marka değerini %3 gibi düşük bir oranla etkilemesi gözlerden kaçmıyor.

Listenin tamamını buradan görüntüleyebilirsiniz.

:: Sizce en değerli marka hangisi?

Microsoft’a Göre En İyisi Xbox One!

Valve, geçtiğimiz hafta içerisinde gerçekleştirdiği 3 duyuruyla bütün oyun dünyasının dikkatini çekmeyi başarmıştı.

İlk olarak Pazartesi günü Linux tabanlı yeni bir işletim sistemi olan Steam OS‘i duyuran Valve, Çarşamba günü ise Steam Box‘u duyurmuştu. Son olarak da Steam Controller‘ı duyuran Valve, tüm oyun severlerin dikkatini üzerine çekmişti.

Konu hakkında konuşan Microsoft‘un yetkili isimlerinden Phil Harrison, Valve‘nin etkileyici bir firma olduğunu ve yaptıklarını yakından takip ettiklerini itiraf etti. Harrison, Valve‘nin gerçekleştirmeye çalıştığı Steam Box projesinin iyi olduğunu fakat şu an için sistemsel ve eğlence yönünden en iyi seçeneğin Xbox One olduğunu söyledi.

Bakalım Valve, konsol üretiminin lider firmalarından Microsoft‘u bu yarışta saf dışı bırakabilecek mi? Bekleyip göreceğiz.

:: Sizce Steam Box başarılı olabilir mi?

Nissan’ın Robot Otomobili Teste Hazır!

Nissan, sürücü kullanımına gerek bırakmadan çalışan araçlarını 2020 yılında piyasaya sunmayı hedefliyor. Japon otomobil üreticisinin, bu yönde gerekli testlere başlamak için organize edilen bir lisans testini geçtiği açıklandı.

Japonya‘da testlerine başlayacak otomobilin otomatik şerit merkezleme gibi bazı gelişmiş özellikler hali hazırda bulunuyor.  Şerit değişikliklerini sürücünün kullanımına gerek bırakmadan otomatik olarak sağlamak, araçları sollayabilmek, kırmızı ışıkta durabilmek ise test konularını oluşturuyor.

Otomobilin evrimi

Bu yöndeki testlerin Japonya’daki otoyollarda başlaması için gerekli resmi prosedür sağlanırken Japon hükümeti tarafından Advanced Driver Asistance System adlı sisteme sahip Nissan otomobiline, şirketin 2020 hedefi anısına 20-20 rakamları ile düzenlenmiş bir plaka verildi.

:: Geleceğin otomobilleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

 

Google, Ekran Küçük Demiyor!

Her geçen gün yüz binlerce yeni kullanıcısı olan Android işletim sisteminin olmazsa olmaz uygulamalarından biri de Gmail. Google‘ın sahip olduğu popüler e-posta servisi, rakipleriyle kıyaslandığında sunduğu zeki seçeneklerle kullanıcıların da beğenisini kazanıyor.

Yeni sürümde reklam olabilir

Google, kullanıcıların bu bağımlılığını paraya çevirmek için kolları sıvamış durumda. PC ve tabletlere göre çok daha küçük ekranlara sahip olduğu için bu arabirimde şu ana kadar reklam göstermeyen Google, Gmail‘in yeni çıkacak Android uygulamasına reklam eklemenin yollarını araştırıyor.

Bu söylentiler gerçekleşirse, sık sık kontrol etmek zorunda kaldığınız e-postalar için ekranınızda daha az yer olacak.

:: Mobil uygulamalardaki reklamların nasıl olması gerekiyor? Tıklayın, önerilerinizi SDN Forum’da tartışalım.

The Evil Within’dan Yeni Oynanış Videosu

Tango Gameworks ve Bethesda işbirliği ile geliştirilen The Evil Within için yeni bir oynanış videosu yayınlandı.

Yayınlanan videoda oyunun ilk başlangıç kısmından bazı bölümlere yer verilmiş. Videodan da anlaşılacağı üzere The Evil Within, gerilim türünde son derece iddialı bir yapım olacağa benziyor.

The Evil Within için yayınlanan 12 dakikalık oynanış videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.   

#video_3152#

Üçüncü şahıs kamera açısına sahip, aksiyon tarzında bir yapım olan The Evil Within, PC, PS3, PS4, Xbox 360 ve Xbox One için piyasaya sürülecek.

:: The Evil Within için yayınlanan videoyu nasıl buldunuz?      

Haftanın iOS Oyunları

Her hafta olduğu gibi bu hafta da birbirinden güzel beş adet iOS oyunu ile karşınızdayız. iPhone‘nunuzda ve iPad‘inizde oynayabileceğiniz bu eğlenceli oyunlara dilerseniz bir göz atalım.

Bir önceki hafta paylaştığımız iOS oyunlarını merak ediyorsanız buradan ulaşabilirsiniz.

DuckTales: Scrooge’s Loot

Yeni bir ördek efsanesi başlıyor. Bolca hazine peşinde olacağınız bu oyunda bir o kadar da zıplayacaksınız. Tek kişilik yada çoklu oyuncu seçeneklerinden birini seçebilirsiniz. Disney’in 4 efsanevi karakterlerinden dilediğinizi seçerek gücünüzü, zekanızı ve daha birçok şeyi kişiselleştirebilirsiniz.

#video_3146#

Karakterinizin dış görünüşü ile de birçok değişiklik yapabilirsiniz. Eski tapınaklardan mağaralara kadar birçok egzotik mekanda mücadele edeceğiniz oyunda rakiplerinizden hızlı olmalısınız.

DuckTales: Scrooges Loot‘ı ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.   

{pagebreak::1}

I Am Level

Karakterinizi garip bir dünyadaki nesneleri temizlemek için zıplatarak ve yuvarlayarak ilerleteceğiniz ‘I Am Level’ oyunu orjinal bir langırt ve platform oyunu olma özelliği taşıyor.

#video_3147#

Topunuzu döndürmek için telefonunuzu sağa ve sola eğmeniz, ateş etmek için ise ekrandaki herhangi bir yere dokunup beklemeniz gerekiyor. Daha fazla seviyeye ulaşmak için ekranda bulunanları temizlemelisiniz.

I Am Level‘i ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.

{pagebreak::2}

Retro Runners

Koşun! Fırlayın! Zıplayın! Nostaljik ve 8-bit stili ile sizi eskilere götürecek olan bu yarış oyununu kaçırmayın. Gidebildiğiniz kadar uzağa gidip engelleri ve düşmanları aşarak madeni para ve özel eşyaları toplayacağınız ‘Retro Runners’ oyununda oldukça eğleneceksiniz.

#video_3148#

Oyunda her birinin kendine has yetenekleri ve özellikleri bulunan 10 karakter mevcut. Sonsuza kadar sürecek olan bu yarışta bakalım hayatta kalabilecek misiniz?

Retro Runners‘ı ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.

{pagebreak::3}     

Pocket Trains   

Pocket Planes oyununun geliştiricileri bu sefer Pocket Trains ile karşımıza çıkıyor. Çok önemli kargoları dünyanın her bir tarafına taşımak tren rayları üzerinde çok da kolay olmayacak.

Buharlı ya da benzinli trenler inşa etmeniz için ilk önce parçaları toplamanız gerekecek. Günlük görevleri tamamlayarak özel bir trene sahip olma şansını yakalayın.

#video_3149#  

Pocket Trains‘i ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.

{pagebreak::4}

Dragon Era – Slots Adventure

Oynanışı oldukça basit ancak bir o kadar da bağımlılık yaratan ‘Dragon Era’ oyununda düşmanlarınızı ve patronlarınızı alt etmek için kumar makinesini çevirin. Güzel kadınları, korsanları, deniz kızlarını, melekleri, tanrıçaları ve ejderhaları yenmek çok da kolay olmayacak.

#video_3150#

Dragon Era – Slots Adventure‘ı ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.

:: Haftanın iOS oyunlarını beğendiniz mi?      


BF 4, Xbox One’da 60 Fps’de Çalışacak!

Electronic Arts ve Dice işbirliğiyle hem bu nesil, hem de gelecek nesil konsollar için geliştirilen Battlefield 4 hakkında yeni detaylar ortaya çıktı.

Eurogamer Expo‘da söz alan Electronic Arts‘lı yetkililer, Battlefield 4‘ün Xbox One sürümünün stabil olarak 60 fps de çalışacağını doğruladılar.

     

Battlefield 4‘ün çok büyük bir sürpriz olmazsa diğer platformlarda (PC, PS3, PS4, Xbox 360) 30 fps‘de çalışması bekleniyor.

Battlefield 4‘ün sadece Xbox One‘da 60 fps de çalışacak olması, muhtemelen Electronic Arts ile Microsoft arasında yapılan anlaşmanın bir meyvesidir. Yoksa hali hazırda Playstation 4‘te, Xbox One kapasitesinde bir konsol.

:: Battlefield serisinin hangi oyunlarını oynadınız?   

Tüketiciler PlayStation 4’e Daha Yakın

Hem Sony hem de Microsoft yeni nesil oyun konsollarını Kasım ayında satışa sunacak. Her iki konsolun satış başarısının ne olacağı merakla beklenirken tüketici tercihlerine yönelik anketler de davam ediyor.

Konsol savaşlarının yeniden başlamasına az bir zaman kala Reuters’ın gerçekleştirdiği anket çalışması ilginç sonuçlar ortaya koydu. Buna göre tüketicile PlayStation 4’e Xbox One’dan daha çok ilgi gösteriyor.

1297 katılımcı ile gerçekleştirilen çalışmada anketörlerin yüzde 26’sı PS4 satın alma ihtimali olduğunu belitti. Xbox One alabileceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 14’te kaldı. 40 yaş altı katılımcılar arasında PS4’ün oranı daha da yükselerek yüzde 41’e kadar ulaştı. Xbox  için de oran yüzde 27 olarak belirlendi.

Reuters, araştırmanın metodolojisi hakkında ayrıntılı bir bilgi vermezken, anket verilerinin konsol rekabetinde ortaya çıkabilecek olası sonuçlar hakkında ön bilgi sağladığına dikkat çekiliyor.

:: Xbox One ve PlayStation 4’den hangisini satın alırsınız?

 

Facebook Zorla Reklam İzlettirebilir!

Facebook’un küresel internet ağlarına dair reklam pastasında daha fazla pay kapmaya yönelik yeni bir özelliği hazırlamakta olduğu ortaya çıktı.

Reklamları kullanıcıların dikkatini daha fazla çekecek şekilde sunabilmeye odaklanan yeni özellikte reklam videoları, sessiz olarak otomatik şekilde oynayacak.

Kullanıcıları reklamlara daha fazla göz atmaya yöneltmesi ön görülerek tasarlanan yeniliğe dair testlerin sürdüğünü hatırlatmakta fayda var, ancak bu noktada bazı soru işaretleri de gündeme gelmiş durumda.

Facebook reklamlarının hareketli video birimiyle iOS ve Android’li cihazlarda yer alacak olması internet bağlantısının sıkıntılı olduğu yerlerde problem unsuru olabilir. Reklamların otomatik olarak hareket etmesi, sosyal ağın daha yavaş işlemesi sonucunu kullanıcıların karşısına çıkarabilir.

:: Facebook’taki reklamlar dikkatinizi ne ölçüde çekiyor?

BlackBerry’de Zarar Doğrulandı

Küresel akıllı telefon pazarında rekabetin yüksek noktalarda yaşandığı bir yıl yaşanıyor. Önce Nokia ve ardından BlackBerry‘e dair haberlerle 2013 yılı adeta kırılma anlarının yılı oldu. Bu noktada Kanadalı teknoloji şirketi BlackBerry’den 2013 yılına ilişkin yeni bir finansal sonuç haberi daha geldi.

BlackBerry, Cuma günü yayınlanan bir rapora göre 2013 yılı ikinci çeyreğinde 965 milyon Amerikan Doları zarar edildiğini doğruladı. 2012 yılının aynı dönemini yaklaşık 300 milyon Amerikan Doları kayıpla kapatan Kanadalı şirket adına kötü haberler böylelikle ardı ardına gelmiş oldu.

 

BlackBerry CEO’su Thorsten Heins ise konuya ilişkin olarak şirket olarak büyük hayal kırıklığı yaşadıklarını kaydetti.

Geçtiğimiz hafta 4.7 milyar Amerikan Doları tutarındaki teklifle Fairfax adlı yine Kanada kökenli bir konsorsiyum tarafından satın alınan BlackBerry‘de bu nedenle mali yıl tablosunu değerlendirme toplantısı yapılmayacağı açıklandı.

:: BlackBerry’ye dair son gelişmeler hakkında düşünceleriniz neler?

 

GTA 5 İnceleme

İlk Grand Theft Auto oyunu 1998 yılında yayınlanmıştı. Üstten çekim kamera açısıyla farklı bir konsepti oyun severlere sunan yapım bir hayli beğeni toplamıştı.    

İlk oyunun başarısının ardından Rockstar bir sene sonra yani 1999’da ikinci GTA oyununu piyasaya sürmüştü. Yine kuşbakışı kamera açısıyla oyun severlerin beğenisine sunulan yapım, ilk oyuna nazaran gelişen grafikleriyle o zamanın hit yapımlarından biri olmuştu.

2002 senesi ise, GTA serisinin dönüm noktası oldu. Kuşbakışı kamera açısından üçüncü şahıs kamera açısına geçirilen seri, GTA 3 ile oyun dünyasına yepyeni bir kavram, yepyeni bir tür kazandırmıştı.

Sokaklarda dolaşıp adam öldürebildiğimiz, dilediğimiz aracı çalıp sürebildiğimiz, mağazalardan alışveriş yapabildiğimiz yapım, oyunculara beklediği oynanış özgürlüğünü sunmayı başarmıştı.

    

GTA 3’ten bir sene sonra, 2003 yılında yayınlanan GTA Vice City, serinin zirveye ulaştığı yapımlardan biri oldu. O senelerde, şimdiki gibi her evde bir bilgisayar bulunmuyordu. (En azından Türkiye’de) Buna rağmen Vice City, son derece başarılı satış rakamlarına ulaşmış ve GTA serisini zirveye taşımıştı.

   

{pagebreak::2}

Biraz nostalji…

GTA Vice City’i, 2005 yılında yayınlanan GTA San Andreas takip etti. Seri oynanış bakımından son derece zevkli olsa bile, hikaye derinliğinin olmaması oyuncular tarafından eleştiri konusu haline gelmişti. Bunun farkına varan Rockstar ekibi, bir sonraki GTA oyunu için acele etmedi.

     

3 Aralık 2008 yılında yayınlanan GTA 4, klasik GTA dinamiklerinin yanı sıra, sürükleyici bir hikaye moduna da sahipti. Oyunda yüzlerce yan görev olmasına karşın, oyunun başından sonuna kadar devam eden ana bir hikaye hattı da mevcuttu.

GTA 4 ilk ayında 800 milyon dolarlık kazanç sağlayarak, Rockstar’ın ve Take Two’nun yüzünü güldürmeyi başarmıştı. Yapım, 2008 yılında yayınlanmış olmasına karşın 2013’e kadar haftanın en çok satan oyunları listesinde ilk 10’a sürekli girebilecek bir potansiyele sahipti.

Rockstar, bir sonraki GTA oyunu için devrimsel nitelikte işlere imzasını attı. Geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini alan GTA 5, tam 267 milyon dolarlık geliştirme masrafıyla bir rekora imzasını attı. İlk 3 gün sonunda yapımcısına tam 1 milyar dolar kazandıran GTA 5’i sizler için mercek altına aldık. Şimdi gelin hep beraber, Los Santos’un devasa haritasına ufaktan bir giriş yapalım.

{pagebreak::3}

Micheal, Trevor ve Franklin’le tanışın

GTA 5’in girişi, serinin diğer oyunlarından bir hayli farklı olmuş. Yani oyun farkını daha giriş kısmından belli ediyor diyebilirim. GTA serisinin diğer oyunlarını oynayanların da bileceği üzere, klasik olarak şehrin bir köşesinde oyuna başlar, altımızdaki araba ile bize belirtilen noktaya giderdik.

GTA 5 ise, oyunun hikayesiyle direk bağlantılı olan bir banka soygunu sahnesiyle start alıyor. Bu banka soygunu esnasında oyun boyunca kullanacağımız temel dinamikleri de öğrenmiş oluyoruz. Yani oyunun bu kısmı için basit bir tutarial modu dersek, sanırım pekte yanılmış olmayız.

GTA 6 nasıl olacak? İşte tüm bilinenler!

Bu banka soygunu esnasında, siper alıp ateş etmeyi, araç kullanmayı, karakterler arası geçişler yapmayı ve benzeri dinamikleri öğreniyoruz. Bölümün sonunda ise zaman hızla akıyor ve kendimizi bir anda Los Santos’ta bir psikolog terapisinde buluyoruz.

GTA 5’te serinin diğer oyunlarından farklı olarak hikayeye yön vereceğimiz üç farklı ana karakterimiz bulunuyor. Bu karakterlerimizin isimleri ise Micheal, Trevor ve Franklin.

Oyunun başlarında hemen üç karakteri birden kontrol etme imkanımız bulunmuyor. Bize verilen görevleri yerine getirdikçe diğer iki karakter de oyuna dahil oluyor.

Şöyle ki, oyunun ilk başlarında (banka görevini saymazsak) sadece Franklin’i kontrol edebiliyoruz. Franklin’le birkaç görev yaptıktan sonra Micheal oyuna dahil oluyor. Oyunda biraz daha ilerledikten sonra ise Trevor’u da takıma dahil ederek süper üçlüyü tamamlamış oluyoruz.

{pagebreak::4}

Sağlam bir hikaye kurgusu

Rockstar çalışanları, karakterlerin oyuna dahil olma sürecini, hikayeye son derece uyumlu bir şekilde bağlamışlar. Yani karakterlerin hiç biri gökten zembille inmiş edasıyla oyuna dahil olmuyor.

GTA 5, aynı GTA 4’te olduğu gibi son derece sağlam bir ana hikayeye sahip. Oyundaki ana hikayenin asıl kahramanları ise Micheal ve Trevor diyebilirim. Fazla spoiler vermeden ana hikaye hakkında sizlere birkaç ipucu vermek istiyorum.

Yazımın başlarında da belirttiğim gibi GTA 5 bir banka soygunuyla başlıyor. Bu banka soygununu gerçekleştiren ekip arasında, Micheal ve Trevor’da bulunuyor. Banka soygunu esnasında yaşanan koşuşturmada Micheal ve Trevor’un yanındaki diğer elemanlar ölüyor.

Polislerin Micheal ve Trevor’u köşeye sıkıştırması esnasında Micheal olay yerinde vurularak yere düşüyor. Trevor ise o karmaşa esnasında çatışma mahallinden uzaklaşıyor.

Sonrasında ise aradan seneler geçiyor ve kendimizi Los Santos’ta Micheal’i izlerken buluyoruz. O arada aklınıza bu adam az önce vurulup ölmemişmiydi, nasıl oldu da bu kadar para pul sahibi olarak karşımıza çıktı gibisinden sorular gelebilir.

Oyunun ilerleyen kısımlarında bu sorularınızın hepsine cevap bulacaksınız. Fakat ben yine de bazı kısımları şimdiden aydınlatayım. Micheal banka soygunundan sonra bazı kesimlerle, belirli anlaşmalar yaparak hem koruma, hem de hatırı sayılır bir servetin sahibi oluyor. Micheal’i öldüğünü sanan Trevor ise, onun yaşadığını öğreniyor ve ilk uçakla Los Santos’un yolunu tutuyor.

Frankin ise bu olaylardan bir haber, Los Santos’ta araba hırsızlığı üzerine ihtisas yapan bir delikanlı olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bir iş esnasında, Micheal’ın tuzağına düşüyor ve bu noktadan sonra kendisini ucu belli olmayan bir aksiyon zincirinin ortasında buluveriyor.

{pagebreak::5}

Görev yapmak mı? Polislerle dalaşmak mı?

GTA 5’te de GTA serisinin temel mantığı aynen korunmuş. Yani dilerseniz oyunun hikayesinde ilerleyebilme adına haritada beliren görev noktalarından görevler alabilir, dilerseniz de Los Santos’un altını üstüne getirebilirsiniz. Yalnız hemen yeri gelmişken belirteyim. GTA 5’te polislerden kurtulmak, serinin diğer oyunlarında olduğu kadar kolay değil.

Oyun esnasında görev almanın birden fazla yolu bulunuyor. Dilerseniz klasik olarak serinin diğer oyunlarında da olduğu gibi harita da size belirtilen noktaya giderek görevi alabiliyorsunuz. Ya da cep telefonunuzu kullanarak, rehberinizde kayıtlı insanları arayarak onlarla iletişime geçiyor ve sizden istedikleri bir şeyi kabul edip yeni bir göreve başlayabiliyorsunuz.

Los Santos’a adımınızı atar atmaz sizleri tanıdık bir dünya karşılıyor. Bu dünyanın gözünüze bu denli tanıdık gelmesinin en büyük nedeni ise Los Santos şehrindeki araçlar.

Bilindiği üzere Rockstar, GTA oyunlarında lisanslı araçlara yer vermiyor. Hatta bu seneye kadar yayınlanan GTA oyunlarında, gerçek hayattaki araçlara benzeyen arabalar bile göremiyorduk.

GTA 5’te serinin diğer oyunlarında olduğu gibi yine lisanslı araçlar bulunmuyor. Fakat bu sefer büyük bir farklılık mevcut. Oyundaki arabaların markaları her ne kadar sallamasyon olsa da, bir çok arabanın gerçek hayattaki hangi modelden alıntı olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Yani özetlemek gerekirse, Rockstar, gerçek hayattaki arabaları almış, oyuna birebir aktarmış, daha sonra ise onlara kendi kafasından uydurduğu marka ve modelleri etiketlemiş.

{pagebreak::6}

Konforlu yolculuk, rahat sürüş

Söz arabalardan daha doğrusu araçlardan açılmışken sürüş dinamiklerine de bir değinelim. GTA 5’te son derece tutarlı sürüş dinamikleri mevcut. Yani aracı kontrol ederken o kadar da zorlanmıyorsunuz. Her aracın kendine has bir sürüş dinamiğinin olduğunu da belirtelim.

Örneğin spor bir araba ile, normal bir arabanın sürüşü birbirlerinden bir hayli farklı. Ama yine de genel anlamda bakıldığında, GTA 5’te araba sürmek, simülasyon tarzı bir araba yarışı oyununda araba sürmekten çok daha kolay.

GTA 5’te, gerçek hayatta sürebileceğiniz, aklına hangi araç geliyorsa kullanabilme imkanına sahibiz. Bunlar arasında, uçaklar, arabalar, motorlar, deniz botları, deniz altılar gibi geniş bir araç yelpazesi mevcut.

Şimdi gelelim GTA 5’te ki sosyal hayatımıza. Az önce de belirttiğim gibi. GTA 5’te görev yapmadığımız zamanlarda Los Santos’un altını üstüne getirebiliyoruz. Bu esnada birçok farklı deneyim de bizleri bekliyor.

Örneğin görev yapmaktan canımız sıkıldığında gidip bowling oynayabiliyor, arkadaşlarımızla tenis maçı yapabiliyor, arcade makinelerinde video oyunları oynayabiliyor ve gidip alış veriş yapabiliyoruz. Kısacası GTA 5’te bu saydıklarımdan çok daha fazlası sizleri bekliyor.

{pagebreak::7}

GTA 5’e, Maxpayne 3 dinamikleri

Los Santos gerçekten çok büyük bir şehir ve bu şehirde keşfedilmesi gereken çok şey var. Yeri gelmişken ufak bir detayı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Los Santos’tan sıkıldığınızda, bir tekneye atlayıp adayı terk etmeye kalkıştığınızda sonunuz acı bir ölümle sonlanıyor. Nasıl mı?

Örneğin ben son derece gösterişli bir sürat motoruna atlayıp, Los Santos açıklarına doğru yola koyuldum. Belli bir mesafeye geldiğimde tekne birden kendi kendine battı. Daha sonra ise köpek balıklarının saldırısına uğradım ve kendimi hastanenin ön kapısında buldum. Yani siz siz olun, Los Santos’tan kaçmayı düşünmeyin.

Şimdi, gelelim GTA 5’te ki çatışma dinamiklerine. Rockstar, GTA 5’te, Max Payne 3’te kullandığı dinamiklere benzer bir yapı kullanmış. Dolayısıyla, çatışma esnasında cisimler arkasına siper alabiliyor ve siperler arası koşular yapabiliyorsunuz.

Oyunda, işinizi son derece kolaylaştıracak bir auto aim fonksiyonu mevcut. Yani siper arkasındayken, düşmanlarınıza nişan aldığınız anda imleç direk adamın üzerinde beliriyor. Dolayısıyla size sadece ateş etmek kalıyor.

Bu sistemde az sayıda düşmanla yaptığınız çatışmalar adeta çocuk oyuncağı haline getirilmiş. Fakat havadan destekli çatışmalara girdiğinizde işiniz o kadar kolay olmuyor. Kendinizi koruyacak siper bulmakta zorlandığınız zaman, karakterler arası geçişler yaparak düşmanlarınızın işini farklı açılardan bitirmeye uğraşıyorsunuz.

GTA 5’te karşımıza çıkan görev yelpazesi genel anlamıyla kolay olsa bile, özellikle polislerden kaçmamız gereken görevler sizleri bir hayli zorlayabilir. Daha önce de belirttiğim üzere GTA 5’te polislerden kurtulmak, serinin diğer oyunlarına göre biraz daha zorlaştırılmış. Eğer elinizde aranma seviyesini düşürme hilesi yoksa uzun bir kovalamacaya şimdiden hazır olun.

{pagebreak::8}

Ahhh Los Santos… Hayallerimin şehri!

Rockstar çalışanları, öyle bir şehir yaratmışlar ki, daha oyunun giriş sinematiğinde “Ah be… Şimdi Los Santos’ta olmak vardı” diye içinizden geçiriyorsunuz. Çünkü Los Santos, her öğesiyle adeta yaşayan bir şehir olarak karşımıza çıkıyor.

Şehirde dolaşan insanlar, ağaçlar, hayvanlar, kısacası her şey sanki temel bir yapay zekaya sahipmiş hissiyatını sizlere veriyor. GTA serisinin diğer oyunlarında robotik şehir insanlar, GTA 5’te yerini daha ne yaptığını bilen yapay zeka sahibi bireylere bırakmışlar. Bu konuyla ilgili başıma gelen ilginç bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Oyunda araba sürerken, yanlışlıkla bir yayaya çarptım. Çarptığım yaya yerde bir iki tur takla attı ve kaldırımda yürümekte olan başka bir yayaya çarptı. Çarptığı yaya, sen misin bana çarpan edasıyla, benim çarptığım adamı tekmelemeye başladı ve oracıkta kanlar içerisinde bıraktı. Asıl bomba olan şey ise, kanlar içerisinde bıraktıktan sonra olay yerinden dörtnala koşarcasına uzaklaşması oldu.

Serinin diğer oyunlarını oynayanlar bilirler. Birisi sokakta başkasını öldürdüğünde (genelde çeteler arası olurdu böyle şeyler) hiç bir şey olmamış gibi yolda aheste aheste yürümeye devam ederlerdi. Dahası olayı gören polis, gıkını bile çıkarmazdı. GTA 5’te ise, bizleri daha gerçekçi, daha tutarlı bir şehir karşılıyor.

{pagebreak::9}

Mavi dünyaya merhaba deyin!

Son olarak Los Santos’la ilgili deniz altı dinamiklerine de değinmek istiyorum. Zira sizlere sadece şehri bile anlatmaya kalksam en az 20-25 sayfalık bir yazı çıkar. Değinemeyeceğim çok şey var. O yüzden bunları mazur görün. Neyse, konumuza dönecek olursak, Los Santos’ta bizleri su altında da en az su üstündeki kadar canlı bir hayat bekliyor.

GTA 5’te su altındaki canlı popülasyonu hatırı sayılır derece de fazla. Üstelik bu canlılar sadece zararsız balıklardan oluşmuyor. Kıyıdan biraz fazla açıldığınızda çevrenizde beliren köpek balıkları, etrafınızda birkaç tur attıktan sonra sizi hastanelik ediyor.

İnanın GTA 5’i sizlere her detayıyla anlatmaya kalksam yazmaktan parmaklarım uyuşur. Fakat ben yine de önemli gördüğüm noktaları sizlere aktarmaya çalıştım. Son olarak GTA 5’in görsel özelliklerinden de bahsedip, bu incelemeyi sonlandıralım.

Rockstar’ın GTA 5 için yayınladığı oynanış videosu bütün oyun severlerin beğenisini kazanmayı başarmıştı. Zaten o videodan oyunun ne denli kaliteli görsellere sahip olduğu belliydi. Fakat hesaba katılmayan şey, bu kadar kaliteli bir yapımın 6 senelik konsollarda nasıl sekmeden çalışabileceğiydi.

Aslına bakarsanız GTA 5, gerek Playstation 3’te, gerekse Xbox 360’ta kusursuz olarak çalışmıyor. Oyunda ilerlerken, araba sürerken, uçak kullanırken, çatışmaya girerken zaman zaman frame düşmeleri meydana geliyor. Bu da haliyle sizde oyunun donarak çalıştığı izleniminin oluşmasına neden oluyor. Fakat bunlar gelecek olan çeşitli yamalarla aşılabilecek sorunlardır diye düşünüyorum.

{pagebreak::10}

GTA 5’te eleştireceğim tek nokta ise araçların hasar modellemeleri. Şöyle ki, altınızdaki araçla yüksek hızda giderken bir yere çarptığınızda, aracınızın kaportasında sadece bir iki ufak ezik meydana geliyor. Sürüş esnasında yaptığınız ufak tefek sürtmeler ise aracın dış görünümüne herhangi bir zarar vermiyor. Dolayısıyla, hasar modellemesi oyunun ihtişamına biraz gölge düşürmüş diyebilirim.

Uzun lafın kısası, GTA 5, açık dünya kavramına yepyeni bir soluk getirmiş. Gelmiş geçmiş bütün oyunlar içerisinde size bu kadar detayı bir arada sunup, sizlere bu denli özgür bir oynanış imkanı veren başka bir oyun daha olduğunu sanmıyorum. Eğer bir Playstation 3 ya da Xbox 360 sahibiyseniz, GTA 5’i mutlaka edinmenizi, edinemezseniz de bir şekilde oynayıp denemenizi tavsiye ederim.

Grafik: 10

Ses: 10

Oynanış: 10

Genel: 10

Artılar: Müthiş bir açık dünya deneyimi. Seslendirmeler ve görseller son derece başarılı. Los Santos’ta çok detaylı bir sosyal hayat deneyimi. Sürükleyici hikaye. Bitmek bilmeyen yan görevler.

Eksiler: Araç hasar modellemeleri daha başarılı olabilirdi.

#video_3151#

:: GTA 5’i oynama fırsatınız oldu mu?

 

 

Lumia 520 Zirveye Oturdu!

Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmada şimdiye kadar en çok satılan Windows tabanlı akıllı telefon olarak gösterilen Windows Lumia 520 yeni bir rekora daha imza attı. Neowin sitesinde yayınlanan bir habere göre cihaz tüm Windows ürünlerini geride bırakarak zirveye yerleşti.

Windows Phone’un Kralı Lumia 520

Softpedia’nın haberine göre Lumia 520 sadece Windows Phone dünyasının değil, Windows PC ve tabletlerin de dahil olduğu tüm ürün gruplarının lideri durumunda. Bir başka ifadeyle, Lumia 520 modeli, Surface tabletten Windows tabanlı herhangi bir dizüstü modeline kadar yüzlerce farklı üründen daha fazla satış rakamına ulaştı.

Uygun fiyatına rağmen sunduğu gelişmiş özelliklerle dikkat çeken Lumia 520’nin Windows Phone pazarının yüzde 20’sinden daha fazlasını temsil ettiği belirtiliyor. Ürün ülkemizde 600 TL civarında satışta bulunuyor.

:: Lumia 520’nin fiyat performans ürünü olduğunu düşünüyor musunuz?