Okunma

GTA 5 İnceleme


29 Eylül 2013 Pazar 14:00
GTA 5 İnceleme

İlk Grand Theft Auto oyunu 1998 yılında yayınlanmıştı. Üstten çekim kamera açısıyla farklı bir konsepti oyun severlere sunan yapım bir hayli beğeni toplamıştı.    

İlk oyunun başarısının ardından Rockstar bir sene sonra yani 1999’da ikinci GTA oyununu piyasaya sürmüştü. Yine kuşbakışı kamera açısıyla oyun severlerin beğenisine sunulan yapım, ilk oyuna nazaran gelişen grafikleriyle o zamanın hit yapımlarından biri olmuştu.

2002 senesi ise, GTA serisinin dönüm noktası oldu. Kuşbakışı kamera açısından üçüncü şahıs kamera açısına geçirilen seri, GTA 3 ile oyun dünyasına yepyeni bir kavram, yepyeni bir tür kazandırmıştı.

Sokaklarda dolaşıp adam öldürebildiğimiz, dilediğimiz aracı çalıp sürebildiğimiz, mağazalardan alışveriş yapabildiğimiz yapım, oyunculara beklediği oynanış özgürlüğünü sunmayı başarmıştı.

    

GTA 3’ten bir sene sonra, 2003 yılında yayınlanan GTA Vice City, serinin zirveye ulaştığı yapımlardan biri oldu. O senelerde, şimdiki gibi her evde bir bilgisayar bulunmuyordu. (En azından Türkiye’de) Buna rağmen Vice City, son derece başarılı satış rakamlarına ulaşmış ve GTA serisini zirveye taşımıştı.

   

Biraz nostalji…

GTA Vice City’i, 2005 yılında yayınlanan GTA San Andreas takip etti. Seri oynanış bakımından son derece zevkli olsa bile, hikaye derinliğinin olmaması oyuncular tarafından eleştiri konusu haline gelmişti. Bunun farkına varan Rockstar ekibi, bir sonraki GTA oyunu için acele etmedi.

     

3 Aralık 2008 yılında yayınlanan GTA 4, klasik GTA dinamiklerinin yanı sıra, sürükleyici bir hikaye moduna da sahipti. Oyunda yüzlerce yan görev olmasına karşın, oyunun başından sonuna kadar devam eden ana bir hikaye hattı da mevcuttu.

GTA 4 ilk ayında 800 milyon dolarlık kazanç sağlayarak, Rockstar’ın ve Take Two’nun yüzünü güldürmeyi başarmıştı. Yapım, 2008 yılında yayınlanmış olmasına karşın 2013’e kadar haftanın en çok satan oyunları listesinde ilk 10’a sürekli girebilecek bir potansiyele sahipti.

Rockstar, bir sonraki GTA oyunu için devrimsel nitelikte işlere imzasını attı. Geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini alan GTA 5, tam 267 milyon dolarlık geliştirme masrafıyla bir rekora imzasını attı. İlk 3 gün sonunda yapımcısına tam 1 milyar dolar kazandıran GTA 5’i sizler için mercek altına aldık. Şimdi gelin hep beraber, Los Santos’un devasa haritasına ufaktan bir giriş yapalım.

Micheal, Trevor ve Franklin’le tanışın

GTA 5’in girişi, serinin diğer oyunlarından bir hayli farklı olmuş. Yani oyun farkını daha giriş kısmından belli ediyor diyebilirim. GTA serisinin diğer oyunlarını oynayanların da bileceği üzere, klasik olarak şehrin bir köşesinde oyuna başlar, altımızdaki araba ile bize belirtilen noktaya giderdik.

GTA 5 ise, oyunun hikayesiyle direk bağlantılı olan bir banka soygunu sahnesiyle start alıyor. Bu banka soygunu esnasında oyun boyunca kullanacağımız temel dinamikleri de öğrenmiş oluyoruz. Yani oyunun bu kısmı için basit bir tutarial modu dersek, sanırım pekte yanılmış olmayız.

Bu banka soygunu esnasında, siper alıp ateş etmeyi, araç kullanmayı, karakterler arası geçişler yapmayı ve benzeri dinamikleri öğreniyoruz. Bölümün sonunda ise zaman hızla akıyor ve kendimizi bir anda Los Santos’ta bir psikolog terapisinde buluyoruz.

GTA 5’te serinin diğer oyunlarından farklı olarak hikayeye yön vereceğimiz üç farklı ana karakterimiz bulunuyor. Bu karakterlerimizin isimleri ise Micheal, Trevor ve Franklin.

Oyunun başlarında hemen üç karakteri birden kontrol etme imkanımız bulunmuyor. Bize verilen görevleri yerine getirdikçe diğer iki karakter de oyuna dahil oluyor.

Şöyle ki, oyunun ilk başlarında (banka görevini saymazsak) sadece Franklin’i kontrol edebiliyoruz. Franklin’le birkaç görev yaptıktan sonra Micheal oyuna dahil oluyor. Oyunda biraz daha ilerledikten sonra ise Trevor’u da takıma dahil ederek süper üçlüyü tamamlamış oluyoruz.

Sağlam bir hikaye kurgusu

Rockstar çalışanları, karakterlerin oyuna dahil olma sürecini, hikayeye son derece uyumlu bir şekilde bağlamışlar. Yani karakterlerin hiç biri gökten zembille inmiş edasıyla oyuna dahil olmuyor.

GTA 5, aynı GTA 4’te olduğu gibi son derece sağlam bir ana hikayeye sahip. Oyundaki ana hikayenin asıl kahramanları ise Micheal ve Trevor diyebilirim. Fazla spoiler vermeden ana hikaye hakkında sizlere birkaç ipucu vermek istiyorum.

Yazımın başlarında da belirttiğim gibi GTA 5 bir banka soygunuyla başlıyor. Bu banka soygununu gerçekleştiren ekip arasında, Micheal ve Trevor’da bulunuyor. Banka soygunu esnasında yaşanan koşuşturmada Micheal ve Trevor’un yanındaki diğer elemanlar ölüyor.

Polislerin Micheal ve Trevor’u köşeye sıkıştırması esnasında Micheal olay yerinde vurularak yere düşüyor. Trevor ise o karmaşa esnasında çatışma mahallinden uzaklaşıyor.

Sonrasında ise aradan seneler geçiyor ve kendimizi Los Santos’ta Micheal’i izlerken buluyoruz. O arada aklınıza bu adam az önce vurulup ölmemişmiydi, nasıl oldu da bu kadar para pul sahibi olarak karşımıza çıktı gibisinden sorular gelebilir.

Oyunun ilerleyen kısımlarında bu sorularınızın hepsine cevap bulacaksınız. Fakat ben yine de bazı kısımları şimdiden aydınlatayım. Micheal banka soygunundan sonra bazı kesimlerle, belirli anlaşmalar yaparak hem koruma, hem de hatırı sayılır bir servetin sahibi oluyor. Micheal’i öldüğünü sanan Trevor ise, onun yaşadığını öğreniyor ve ilk uçakla Los Santos’un yolunu tutuyor.

Frankin ise bu olaylardan bir haber, Los Santos’ta araba hırsızlığı üzerine ihtisas yapan bir delikanlı olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bir iş esnasında, Micheal’ın tuzağına düşüyor ve bu noktadan sonra kendisini ucu belli olmayan bir aksiyon zincirinin ortasında buluveriyor.

Görev yapmak mı? Polislerle dalaşmak mı?

GTA 5’te de GTA serisinin temel mantığı aynen korunmuş. Yani dilerseniz oyunun hikayesinde ilerleyebilme adına haritada beliren görev noktalarından görevler alabilir, dilerseniz de Los Santos’un altını üstüne getirebilirsiniz. Yalnız hemen yeri gelmişken belirteyim. GTA 5’te polislerden kurtulmak, serinin diğer oyunlarında olduğu kadar kolay değil.

Oyun esnasında görev almanın birden fazla yolu bulunuyor. Dilerseniz klasik olarak serinin diğer oyunlarında da olduğu gibi harita da size belirtilen noktaya giderek görevi alabiliyorsunuz. Ya da cep telefonunuzu kullanarak, rehberinizde kayıtlı insanları arayarak onlarla iletişime geçiyor ve sizden istedikleri bir şeyi kabul edip yeni bir göreve başlayabiliyorsunuz.

Los Santos’a adımınızı atar atmaz sizleri tanıdık bir dünya karşılıyor. Bu dünyanın gözünüze bu denli tanıdık gelmesinin en büyük nedeni ise Los Santos şehrindeki araçlar.

Bilindiği üzere Rockstar, GTA oyunlarında lisanslı araçlara yer vermiyor. Hatta bu seneye kadar yayınlanan GTA oyunlarında, gerçek hayattaki araçlara benzeyen arabalar bile göremiyorduk.

GTA 5’te serinin diğer oyunlarında olduğu gibi yine lisanslı araçlar bulunmuyor. Fakat bu sefer büyük bir farklılık mevcut. Oyundaki arabaların markaları her ne kadar sallamasyon olsa da, bir çok arabanın gerçek hayattaki hangi modelden alıntı olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Yani özetlemek gerekirse, Rockstar, gerçek hayattaki arabaları almış, oyuna birebir aktarmış, daha sonra ise onlara kendi kafasından uydurduğu marka ve modelleri etiketlemiş.

Konforlu yolculuk, rahat sürüş

Söz arabalardan daha doğrusu araçlardan açılmışken sürüş dinamiklerine de bir değinelim. GTA 5’te son derece tutarlı sürüş dinamikleri mevcut. Yani aracı kontrol ederken o kadar da zorlanmıyorsunuz. Her aracın kendine has bir sürüş dinamiğinin olduğunu da belirtelim.

Örneğin spor bir araba ile, normal bir arabanın sürüşü birbirlerinden bir hayli farklı. Ama yine de genel anlamda bakıldığında, GTA 5’te araba sürmek, simülasyon tarzı bir araba yarışı oyununda araba sürmekten çok daha kolay.

GTA 5’te, gerçek hayatta sürebileceğiniz, aklına hangi araç geliyorsa kullanabilme imkanına sahibiz. Bunlar arasında, uçaklar, arabalar, motorlar, deniz botları, deniz altılar gibi geniş bir araç yelpazesi mevcut.

Şimdi gelelim GTA 5’te ki sosyal hayatımıza. Az önce de belirttiğim gibi. GTA 5’te görev yapmadığımız zamanlarda Los Santos’un altını üstüne getirebiliyoruz. Bu esnada birçok farklı deneyim de bizleri bekliyor.

Örneğin görev yapmaktan canımız sıkıldığında gidip bowling oynayabiliyor, arkadaşlarımızla tenis maçı yapabiliyor, arcade makinelerinde video oyunları oynayabiliyor ve gidip alış veriş yapabiliyoruz. Kısacası GTA 5’te bu saydıklarımdan çok daha fazlası sizleri bekliyor.

GTA 5’e, Maxpayne 3 dinamikleri

Los Santos gerçekten çok büyük bir şehir ve bu şehirde keşfedilmesi gereken çok şey var. Yeri gelmişken ufak bir detayı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Los Santos’tan sıkıldığınızda, bir tekneye atlayıp adayı terk etmeye kalkıştığınızda sonunuz acı bir ölümle sonlanıyor. Nasıl mı?

Örneğin ben son derece gösterişli bir sürat motoruna atlayıp, Los Santos açıklarına doğru yola koyuldum. Belli bir mesafeye geldiğimde tekne birden kendi kendine battı. Daha sonra ise köpek balıklarının saldırısına uğradım ve kendimi hastanenin ön kapısında buldum. Yani siz siz olun, Los Santos’tan kaçmayı düşünmeyin.

Şimdi, gelelim GTA 5’te ki çatışma dinamiklerine. Rockstar, GTA 5’te, Max Payne 3’te kullandığı dinamiklere benzer bir yapı kullanmış. Dolayısıyla, çatışma esnasında cisimler arkasına siper alabiliyor ve siperler arası koşular yapabiliyorsunuz.

Oyunda, işinizi son derece kolaylaştıracak bir auto aim fonksiyonu mevcut. Yani siper arkasındayken, düşmanlarınıza nişan aldığınız anda imleç direk adamın üzerinde beliriyor. Dolayısıyla size sadece ateş etmek kalıyor.

Bu sistemde az sayıda düşmanla yaptığınız çatışmalar adeta çocuk oyuncağı haline getirilmiş. Fakat havadan destekli çatışmalara girdiğinizde işiniz o kadar kolay olmuyor. Kendinizi koruyacak siper bulmakta zorlandığınız zaman, karakterler arası geçişler yaparak düşmanlarınızın işini farklı açılardan bitirmeye uğraşıyorsunuz.

GTA 5’te karşımıza çıkan görev yelpazesi genel anlamıyla kolay olsa bile, özellikle polislerden kaçmamız gereken görevler sizleri bir hayli zorlayabilir. Daha önce de belirttiğim üzere GTA 5’te polislerden kurtulmak, serinin diğer oyunlarına göre biraz daha zorlaştırılmış. Eğer elinizde aranma seviyesini düşürme hilesi yoksa uzun bir kovalamacaya şimdiden hazır olun.

Ahhh Los Santos… Hayallerimin şehri!

Rockstar çalışanları, öyle bir şehir yaratmışlar ki, daha oyunun giriş sinematiğinde “Ah be… Şimdi Los Santos’ta olmak vardı” diye içinizden geçiriyorsunuz. Çünkü Los Santos, her öğesiyle adeta yaşayan bir şehir olarak karşımıza çıkıyor.

Şehirde dolaşan insanlar, ağaçlar, hayvanlar, kısacası her şey sanki temel bir yapay zekaya sahipmiş hissiyatını sizlere veriyor. GTA serisinin diğer oyunlarında robotik şehir insanlar, GTA 5’te yerini daha ne yaptığını bilen yapay zeka sahibi bireylere bırakmışlar. Bu konuyla ilgili başıma gelen ilginç bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Oyunda araba sürerken, yanlışlıkla bir yayaya çarptım. Çarptığım yaya yerde bir iki tur takla attı ve kaldırımda yürümekte olan başka bir yayaya çarptı. Çarptığı yaya, sen misin bana çarpan edasıyla, benim çarptığım adamı tekmelemeye başladı ve oracıkta kanlar içerisinde bıraktı. Asıl bomba olan şey ise, kanlar içerisinde bıraktıktan sonra olay yerinden dörtnala koşarcasına uzaklaşması oldu.

Serinin diğer oyunlarını oynayanlar bilirler. Birisi sokakta başkasını öldürdüğünde (genelde çeteler arası olurdu böyle şeyler) hiç bir şey olmamış gibi yolda aheste aheste yürümeye devam ederlerdi. Dahası olayı gören polis, gıkını bile çıkarmazdı. GTA 5’te ise, bizleri daha gerçekçi, daha tutarlı bir şehir karşılıyor.

Mavi dünyaya merhaba deyin!

Son olarak Los Santos’la ilgili deniz altı dinamiklerine de değinmek istiyorum. Zira sizlere sadece şehri bile anlatmaya kalksam en az 20-25 sayfalık bir yazı çıkar. Değinemeyeceğim çok şey var. O yüzden bunları mazur görün. Neyse, konumuza dönecek olursak, Los Santos’ta bizleri su altında da en az su üstündeki kadar canlı bir hayat bekliyor.

GTA 5’te su altındaki canlı popülasyonu hatırı sayılır derece de fazla. Üstelik bu canlılar sadece zararsız balıklardan oluşmuyor. Kıyıdan biraz fazla açıldığınızda çevrenizde beliren köpek balıkları, etrafınızda birkaç tur attıktan sonra sizi hastanelik ediyor.

İnanın GTA 5’i sizlere her detayıyla anlatmaya kalksam yazmaktan parmaklarım uyuşur. Fakat ben yine de önemli gördüğüm noktaları sizlere aktarmaya çalıştım. Son olarak GTA 5’in görsel özelliklerinden de bahsedip, bu incelemeyi sonlandıralım.

Rockstar’ın GTA 5 için yayınladığı oynanış videosu bütün oyun severlerin beğenisini kazanmayı başarmıştı. Zaten o videodan oyunun ne denli kaliteli görsellere sahip olduğu belliydi. Fakat hesaba katılmayan şey, bu kadar kaliteli bir yapımın 6 senelik konsollarda nasıl sekmeden çalışabileceğiydi.

Aslına bakarsanız GTA 5, gerek Playstation 3’te, gerekse Xbox 360’ta kusursuz olarak çalışmıyor. Oyunda ilerlerken, araba sürerken, uçak kullanırken, çatışmaya girerken zaman zaman frame düşmeleri meydana geliyor. Bu da haliyle sizde oyunun donarak çalıştığı izleniminin oluşmasına neden oluyor. Fakat bunlar gelecek olan çeşitli yamalarla aşılabilecek sorunlardır diye düşünüyorum.

GTA 5’te eleştireceğim tek nokta ise araçların hasar modellemeleri. Şöyle ki, altınızdaki araçla yüksek hızda giderken bir yere çarptığınızda, aracınızın kaportasında sadece bir iki ufak ezik meydana geliyor. Sürüş esnasında yaptığınız ufak tefek sürtmeler ise aracın dış görünümüne herhangi bir zarar vermiyor. Dolayısıyla, hasar modellemesi oyunun ihtişamına biraz gölge düşürmüş diyebilirim.

Uzun lafın kısası, GTA 5, açık dünya kavramına yepyeni bir soluk getirmiş. Gelmiş geçmiş bütün oyunlar içerisinde size bu kadar detayı bir arada sunup, sizlere bu denli özgür bir oynanış imkanı veren başka bir oyun daha olduğunu sanmıyorum. Eğer bir Playstation 3 ya da Xbox 360 sahibiyseniz, GTA 5’i mutlaka edinmenizi, edinemezseniz de bir şekilde oynayıp denemenizi tavsiye ederim.

Grafik: 10

Ses: 10

Oynanış: 10

Genel: 10

Artılar: Müthiş bir açık dünya deneyimi. Seslendirmeler ve görseller son derece başarılı. Los Santos’ta çok detaylı bir sosyal hayat deneyimi. Sürükleyici hikaye. Bitmek bilmeyen yan görevler.

Eksiler: Araç hasar modellemeleri daha başarılı olabilirdi.

:: GTA 5’i oynama fırsatınız oldu mu?

 

 




yazarOsman Tufan

Oyunculuk serüveni 1996 yılında 16 bitlik oyunlarla başlayan Osman, tam bir oyun tutkunu. Oyun dünyasını ve teknolojiyi yakından takip etmekte olan Osman, Xbox 360'a sahip fakat gözü PlayStation 4'te.
Yazarın diğer haberlerine ulaşmak için tıklayın.

Yeni ! ShiftDelete.Net ya da SDN Forum hesabınız ile yorum yaparak yorumlarınızın rumuzunuz ile yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Giriş için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

63 yorum - “GTA 5 İnceleme”

  1. wdawdwd dedi ki:

    gta 5 windows 8.1 pro ya inermi

  2. SDN Okuru dedi ki:

    GTA,5İN ŞEHRİ COK KÜCÜK BÜYÜK OLMASINI İSTİYORUZ AYARLARININ EN İYİNİ OLMASINI İSTİYORUZ SAVAŞ ÇOK OLMASINI İSTİYORUZ VE ARABALARIN VE BANKALARIN SOYULMASI ZOR OLSUN İSTİYORUZ KOLAY OLAN OYUN SIKICI VE MÜŞTELERİMİZ GENELLİKLE OYUNU BEGENMİYOR. EN İYİ ARABALAR VE OTOBOT SİSTEMİNİ İSTİYORUZ

  3. SDN Okuru dedi ki:

    Arkadaşlar Gta 5 online pc üzerinden oynuyorum birden çok karakter oluşturabilirmiyim ????

  4. SDN Okuru dedi ki:

    Oyunu oynamadim ama gercekten muthis bir inceleme tebrik ediyorum ve tesekkur ediyorum.

  5. SDN Okuru dedi ki:

    hile yap

  6. SDN Okuru dedi ki:

    bu oyunlar yüzünden çocuğum derslerine çalışmıyor

  7. SDN Okuru dedi ki:

    Araba hasari kotu de tekerlege dogru carpinca lastik sıkısiyo ve araba yavasliuo

  8. SDN Okuru dedi ki:

    ARKADAŞ BİLİYO MUSUN BENİM PS3 ÜM VAR GTA5 KALDIRIR MI YOK SA KALDIRMAZMI ASLINDA ÇOK BEYENDİĞİM BİR OYUN ANLADINMI ÇOK SEVİYOROM KONUŞMAM BUKADAR HAYDİ İYİ AKLŞAMLAR

  9. SDN Okuru dedi ki:

    gta 5 bilgisayarda oynanıyormu

" GTA 5 İnceleme konulu haberimizde ShiftDelete.Net olarak sizlere GTA 5 İnceleme ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Hemen yukarıda GTA 5 İnceleme ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "