23 Milyon Zincirsiz iOS

Şimdiye kadar en uzun sürede hazırlanan jailbreak olma ünvanını taşıyan iOS 6‘için hazırlanan jailbreak evasi0n‘ın yayınlanmasının ardından iOS kullanıcıları gerçek anlamda jailbreak işlemine saldırdı diyebiliriz. Daha önce sizlerle buradaki haberimizde paylaştığımız gibi ilk 4 günde 7 milyona yakın kullanıcı iOS 6 kullanan cihazlarına jailbreak yapmıştı.

evasi0n jailbreak yazılımını hazırlayan evad3rs ekibinden pod2g kendi Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada Cydia‘nın yaratıcısı Saurik‘ten aldığı verilere göre 14.051.500 iOS 6 cihazın jailbreak yapılmış olduğunu açıkladı. Tüm iOS sürümlerinde son bir ay baz alındığında 23 milyona çıkan bu rakamın şimdiye kadar ulaşılmış en büyük rakam olduğunu belirtelim.

iOS 6.1‘in ardından iOS 6.1.1 ve iOS 6.1.2‘ye de jailbreak yapmaya imkan sağlayan evasi0n yazılımının bir aylık sürede bu denli büyük bir sayıya ulaşmasında tweaklerin ve Install0us‘un kapanmasına rağmen birçok benzeri türeyen korsan uygulama yüklemeye imkan sağlayan yazılımların etkisi büyük.

Ancak jailbreak işleminin cihazınızda güvenlik açıkları yarattığını ve cihazınızı garanti kapsamı dışında bırakabileceğini de hatırlatalım. Apple da bu işlemin önüne geçmek adına iOS 6.1.3 Beta 2‘de mevut jailbreak yönteminde kullanılan açıkları kapattı. Bu yüzden iOS 6.1.3 yayınlandıktan sonra kullanıcıların güncelleme yapmaları halinde yola jailbreak ile devam edip edemeyecekleri belirsizliğini koruyor.

:: Jailbreak işlemi uygulanamasa iOS kullanmaya devam eder miydiniz?

 

ARM, Windows RT’ye Olumsuz Bakmıyor

Yıllardır Windows tabanlı bilgisayarlar kullanıyoruz ve biz bu bilgisayarları kullanırken uygulama mağazası diye birşey pek yoktu. Çeşitli indirme sitelerinden ya da uygulama üreticilerinin sitelerinden uygulamalar indirilir, ya da CD/DVD olarak satın alınır, bilgisayara yüklenirdi.

Windows 8 ile beraber uygulama mağazası sistemine geçen Microsoft, geçmişten gelen uygulama desteğini de arkasına alıyor. Fakat Windows 8‘in ARM tabanlı cihazlarda çalışan sürümü olan Windows RT için aynı sözleri söylememiz mümkün değil.

Windows RT‘de sadece marketteki uygulamaları yükleyebiliyorsunuz. Bu uygulamaların kalitesi ve sayısı da epey yetersiz. Kısaca Windows RT tutmadı ve bu şekilde de pek tutacak gibi gözükmüyor.

Windows 8 ile Windows RT arasındaki farklara değindiğimiz içeriğimize buradan ulaşabilirsiniz.

ARM umutlu!

Windows RT’nin çıkması en başta ARM’ı sevindirmişti. Çünkü x86 ekosistemine karşı bir alternatif platform gelişecekti. Fakat Windows RT‘nin büyük eksiklikleri, şimdilik ARM’ı ve Microsoft başta olmak üzere diğer üreticileri sevindiremedi.

Microsoft‘un Windows 8, RT ve Windows Phone 8 için çıkaracağı Blue güncellemesinden sonra, marketlerin tek çatı altında toplanması planlanıyor. Böylelikle uygulama sayısı daha da artacak ayrıca üreticilerin de işi kolaylaşacak. Microsoft’un Blue güncellemesinden sonra yazılımlarda ciddi güncellemeler yapacağı da gelen bilgiler arasında.

ARM’ın başındaki isim Warren East, şimdilik RT‘nin beklentileri karşılamaktan oldukça uzak olduğunu kabul ediyor. Fakat Microsoft’un hızlı bir geliştirme aşamasında olduğunu (Blue güncellemesi kast ediliyor), ve 2014′e doğru sistemin şimdiki halinden çok daha güçlü olacağını umduklarını belirtiyor.

64 bit ARM işlemciler geliyor

Warren East, Microsoft ile beraber 64 bit ARM işlemcinin kullanıldığı Surface planladıklarını da sözlerine ekledi. ARM Cortex A50 çekirdeğini kullanacak olan yeni mimarili işlemcilerin, en erken 2014 yılının ortalarında geleceğini düşündüğümüzde, Windows RT’nin tam oturması 2015‘i bulabilir.

Çok işletim sistemi olması iyi değil

East son olarak oldukça fazlalaşan ekosistemlerin, pek de iyi olmadığını vurguladı. Sadece olgunlaşan sistemlerin ayakta kalacağını savunan East, kim ne kadar uygulama desteği ve geniş bir platform sunarsa ayakta o kalacak dedi. Bakalım gelecekte mobil pazarda neler olacak?

:: Microsoft, Windows RT’yi sizce nasıl daha başarılı yapabilir?

 

iTunes’tan 2570 Dolarlık Uygulama Aldı!

Kitchen ailesi kadar olmasa da teknolojik cihaz kullanan ebeveynlerin yaşayabilme ihtimali olan sıkıntılardan bir taneside, çocuğunuzun uygulama marketlerinden uygulama alması ve alınan uygulamaların içerisinden satın almalara devam edebilme.

Çocuğunuz Ninja vs Zombies oynarsa dikkat edin!

Pek bir sonu olmayan uygulama içi satın alımların en büyük örneği 5 yaşındaki Danny Kitchen. Bir gün misafirlik sırasında annesi oyalansın diye Danny’e iPad’ini veriyor.

iPad’te çocuk kilidi olmasına rağmen, Ninja vs Zombies oyununu ücretsiz olduğu için oynamasına sistem tarafından izin verildi.

2570 Dolarlık içerik satın aldı!

Ninja vs Zombies, uygulama içi satın alımı benimseyen bir oyun. Yani ücretsiz olarak indirseniz de uygulamanın içinden çeşitli içerikler satın alabiliyorsunuz. Danny durumu biraz abartmış ve toplam 2570 Dolarlık uygulama içi içerik satın almış.

12 kez 69.99 Pound değerinde 333 anahtar satın alan Danny, 7 set 333‘lük ecstasy bombası satın almış. Bu da yaklaşık 69.99 Pound değerinde bir harcamaya tekabül ediyor. Bu tip satın almalardan epey fazla miktarda yapan Danny, kısaca önüne çıkan herşeyi satın almış.

Anne gelen mail ile şok oldu!

Daha sonraki gün iTunes‘tan 19 tane mail alan anne Sharon Kitchen, kredi kartı şirketinin de durumu onayladığını ve işlemlerin başarıyla sonuçlandığını gördü. Duruma şaşıran anne, sonra durumu anladı ama satın alımlar tamamlanmıştı.

Apple duruma alışık!

Apple, bu ve benzeri pek çok olayla karşı karşıya kalıyor. Apple’ın şirket olarak gerekli uyarıları yapıyor olmasına rağmen, davalardan zararlı çıkan taraf olduğu da görülüyor. Geçtiğimiz günlerde sonuçlanan dava Apple’a 100 milyon Dolara mal oldu.

30 Dolardan fazla alımlar geri iade edilecek

Davanın sonucuna göre Apple, yaşı küçük çocukların satın aldığı 30 dolardan yüksek satın alımları iptal edecek ve paraları ailelere geri iade edecek. Ayrıca firma 5 dolarlık iTunes hediye kartlarından da ailelere verecek.

Durumla ilgili Apple sözcüsü, iOS tabanlı cihazlarda bu durumları engelleyecek mekanizmaların bulunduğunu, ebeveyn denetimini ailelerin kullanması gerektiğini söyledi.

Olayı bir de kahramanlarından dinleyelim!

Sharon Kitchen ve Danny Kitchen, aşağıdaki videoda yaşadıkları olayları anlatıyorlar. Daha detaylı bir şekilde yaşananları onlardan dinleyebiliriz. İyi seyirler.

#video_2271#

:: Sizin de çocuğunuz uygulama içi satın alım yaparak, size maddi zarar verdi mi?

Otomobiller de Akıllanıyor

Alışveriş merkezinin otopark girişinde aracından inen Emine, cebinden telefonunu çıkardı ve otomobili ile iletişimi sağlayan uygulamayı açtı. Uygulama içinden ‘Park Et‘ komutuna bastığında hareketlenen araç otoparkın girişinde karanlıkta kayboldu. Komutu aldıktan sonra ilerleyen araç, otoparkta bulduğu ilk boşluğa kendi kendine park etti. Birkaç dakika sonra cebine gelen mesaja bakan Emine, aracının park edildiğinden haberdar oldu.

#video_2270#

Bu hikaye size çok futuristik geliyor belki ama Audi‘nin üzerinde çalıştığı bir teknoloji yukarıdaki senaryonun yüzde 90’ını gerçekleştirebiliyor (yukarıdaki videoda bu teknojinin demosunu izleyebilirsiniz). Gelişen teknoloji, küçülen ve güçlenen işlemciler artık hayatın her anında daha da aktif olarak kullanılıyorlar. Otomobillerin akıllanması zaten son yıllarda yaşadığımız bir süreçti. Günümüz sıradan bir otomobil bile birçok teknolojiyi beraber kullanıyor. Hatta bazı otomobiller adeta yürüyen bir teknoloji laboratuvarı.

   

Günümüzde otomobiller lastik basıncını algılamaktan, zemin eğimini ölçmeye, virajlarda girilen hızı kontrolden, aracın önünde duran bir cismi algılamaya kadar birçok teknolojik işleve sahip. Ancak tüm bu özelliklere sahip cihazlara tam anlamıyla ‘akıllı‘ demek mümkün değil. En azından yakın zamana kadar mümkün değildi.

Otomobiller de akıllanıyor

Yakın gelecekte üretilecek araçların en önemli özelliği ise anlattığımız bu fonksiyonları kapsamasının yanı sıra bunları bir bütün olarak sunabilme kabiliyetine sahip olması olacak. Ayrıca otomobiller de artık internete bağlanacak ve akıllı telefon ya da benzeri cihazlarda iletişim kurabilecek hale gelecekler. Şimdilik birkaç markada karşımıza çıkan ‘connected car‘ yani çevrimiçi araç konseptinin giderek yayılacağını söylemek yanlış olmaz.

{pagebreak::1}

Çevrimiçi otomobiller

Otomobillerin internete bağlanması son yıllarda görülmeye başlanan bir özellik oldu. Akıllı araçlarda standart olarak bu özelliğin bulunacağını ön görmek mümkün. Bu sayede otomobiller akıllı telefonlarla iletişim kurabilecek. Bu iletişim sonucu telefon görüşmesi, uygulama paylaşımı ve bazı uygulamaların ortak kullanımı gibi özellikler yaygınlaşacak. Örneğin Hyundai‘nin 8-11 Ocak tarihleri arasında CES 2013 fuarında tanıttığı ve BlueLink adını verdiği hizmet ile akıllı telefon otomobil içinde kullanılabiliyor. Aracın ekranı ile entegre hale gelen akıllı telefonun bazı özellikleri bu dokunmatik ekrandan da kontrol edilebiliyor.

Uzak olmayan bir gelecekte internet bağlantısı artık otomobiller için standart bir özellik haline gelecek. Bu sayede gerçek zamanlı trafik bilgilerinden haberlere kadar birçok içeriğe otomobillerimizin ekranlarından da ulaşabileceğiz. Böylece standart bilgiler veren ya da geri vites kamerasında gösterim yapmaya yarayan bu ekranlar çok farklı işler için de kullanılmaya başlanacak.

Sürücüsüz araçlar

Aslında akıllı araç denince akla ilk gelen şey kendi kendine hareket etme kabiliyetine sahip olan otomobiller oluyor. Yazının başında anlattığım örneği vermemin en önemli sebebi de buydu. 80’li yılların popüler dizisi Kara Şimşek‘te başrol oyuncusunun saati ile iletişim kurduğu, ‘gel’ deyince gelen, ‘git’ deyince giden Kitt tarzı araçlar artık çok uzak bir hayal değil. Günümüzde birçok üretici bu tip araçlar üzerinde çalışıyor.

Hatta üreticiler dışında firmalar da bu alanda yatırım yapmaktan çekinmiyor. Bunlardan biri ve en ünlüsü ise Google. Ünlü arama motoru aynı zamanda sürücüsüz araçlara yatırım yapan bir şirket. Bu alandaki çalışmalarını son aşamaya getiren şirket ABD’nin California eyaletinde sürücüsüz araç kullanımı ile ilgili izinleri bile almayı başardı.

Yakın gelecekte kendi kendine park eden, park yeri bulan, park yerinden çıkıp sürücüsünün yanına gelen araçlar görürsek şaşırmamak gerekecek. Ayrıca trafikte kendi kendine giden, gerektiği zaman fren yapan (ki bunu yapabilen otomobiller hali hazırda bulunuyor) araçlar da sıradan hale gelecek.

{pagebreak::2}

Etkileşim artacak

Akıllı otomobillerin en büyük özelliği ile bol miktarda ekrana sahip olmaları. Artık sadece bilgi için kullanılan ekranlar değil ‘Dashboard‘ adı verilen aracın hızını, devrini, yakıt ve benzeri bilgileri gösterildiği bilgi ekranları da dokunmatik ya da elektronik olacak. Bu ekranları kişiselleştirme, istenen şekil ya da renkte gösterebilme opsiyonları da bulunacak. Ayrıca temel bilgileri cama yansıtma teknolojileri de gelişerek farklı çözümler şeklinde karşımıza çıkacak.

    

Akıllı telefonumuzdaki bir müzik dosyasını otomobilimize yükleyebileceğiz. Ya da bunun tam tersini de yapabileceğiz. Bu sayede evde cihazlarımızda yaşadığımız etkileşimi otomobilde de devam ettireceğiz.

Güvenlik sorunu

Elbette internete bağlı her cihazda olduğu gibi otomobillerinde de karşısında ciddi bir sorun var: Güvenlik. Otomobillerin internete bağlanıyor olması beraberinde online saldırılar konusunu da akla getiriyor. Aslında bu sorun son yıllarda farklı güvenlik yazılımı firmaları tarafından da dile getiriliyordu. Hatta konuyla ilgili açıklama yapan Kaspersky Lab Güvenlik Uzmanı Stefan Tanas, geçen yıl katıldığı bir konferansta gelecekte otomobillerin de bu tip saldırılara maruz kalacağı konusunda uyarılarda bulunmayı ihmal etmedi.

Otomobil üreticileri bu anlamda güvenlik önlemleri de almak zorunda kalacaklar. Belki bilgisayarlarda olduğu gibi bir güvenlik duvarı ya da benzeri bir çözüm bu konuda fayda sağlayacaktır.

Sonuç olarak akıllanan otomobiller, hayatın içine daha fazla giren araçlar haline geliyorlar. Yakın gelecekte bizimle konuşan, dertlerimizi dinleyen, kendi kendine hareket edebilen, çevrimiçi ağlara bağlanan ve diğer elektronik cihazlarımızla entegre olarak kullanabileceğimiz otomobilleri görmeye başlayacağız.

:: Otomobillerin geleceği ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Tıklayın forumda tartışalım.   

 

Windows 8’de Dosyaları Yedekleme

İşletim sistemlerinin çökmesi hayatımız boyunca yaşadığımız en büyük sorunlardan biridir ve mutlaka başımıza en az bir kez gelmiştir. Bu gibi sorunlar için yedekleme çözümleri bulunuyor. Ancak bu çözümler genelde karmaşık ve özel yazılımlar gerektiriyor.

Microsoft’un geçen yılın Ekim ayının son günlerinde piyasaya sürdüğü işletim sistemi Windows 8, yedekleme konusunda basit ve kolay bir çözüm sunuyor. Kullanıcıların bütün dosyalarını yedekleme imkanı sunan bu çözüme Denetim Masası / Sistem ve Güvenlik / Dosya Geçmişi menüsünden ulaşılabiliyor.

Dosyalar yedekleniyor    

Windows 8’deki bu özellik yardımı ile dosyalar otomatik olarak yedekleniyor. Ancak burada işletim sisteminin kendisi değil, kullanıcı dosyalarının yedeği alınıyor. Haliyle bu dosyalar ne kadar büyükse o oranda bir USB bellek ya da harici disk kullanmak gerekiyor.

Ağa da yedek alınabiliyor

Sistem sadece harici disklere değil, aynı zamanda ağ üzerindeki disklere yedek alabiliyor. Bu sayede ağdaki sabit diskleri de bu amaçla kullanabiliyoruz.

Hızlı   

Yedekleme hızlı bir şekilde alınabiliyor. Elbette burada asıl kriter dosyalarınızın boyutu. Çok fazla dökümanınız varsa bunları kopyalamak doğal olarak vakit alabiliyor.

Lafı daha fazla uzatmayalım ve sizleri Windows 8’de dosyaları yedekleme konulu videomuzla baş başa bırakalım:

#video_6916#

:: Windows 8 kullanmaya başladınız mı?    

 

Evernote Hacklendi: Şifrenizi Sıfırlayın!

Her türlü notu, bilgiyi ya da dökümanı online olarak saklama servisi olarak hizmet veren Evernote, sanal saldırı kurbanı oldu. Servise saldıran kötü niyetli kişi ya da kişiler kullanıcıların bazı bilgilerine eriştiler. Saldırı sonrasında dünya çapında 50 milyon üyesi olan servis, üyelerinden şifrelerini sıfırlamasını istedi. 

Ülkemizdeki kullanıcıların da etkilendiği saldırı sonrası açıklama yapan Evernote kurucusu ve CEO’su Phil Libin, sistemin aktif olarak çalışmaya devam ettiğini, şu an herşeyin normal olduğunu ve her ihtimale karşı üyelerinden şifrelerini sıfırlamalarını istediklerini ifade etti.

Saldırı sonrası üyelerin bilgilerinin kötü niyetli kişilerin eline geçtiğine dair bir bilgi olmadığını da açıklayan Evernote yetkilileri, ücretli üyelik sahibi kullanıcıların ödeme bilgilerinin ise saldırıdan etkilenmediğini açıkladılar.

Uygulamalar güncellendi

Evernote, saldırı sonrasında iOS ve Android uygulamalarını güncelledi. Servisi akıllı telefon ya da tablet bilgisayarınızda kullanıyorsanız uygulamalarınızı güncellemenizi öneririz.

Şifrenizi değiştirin

Olay sonrasında bütün üyelerine e-posta gönderen Evernote, şifrelerini sıfırlamaları gerektiğini belirtti ve bunun nasıl yapılacağı konusunda bilgi verdi. Siz de bu servisi kullanıyorsanız servisin internet sitesine giderek şifrenizi yenilemeniz gerekiyor.

:: Bu servisi kullanıyor muydunuz?

 

Avea ISO 10002 Sertifikasını Aldı

Avea, müşteri memnuniyeti alanında uluslararası standart olarak kabul edilen ISO10002 Müşteri Memnuniyeti Sertifikasını aldı.

21, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde müşteri şikayetlerini ele alma süreçleri bakımından “Uluslararası Bağımsız Denetleme ve Belgelendirme Kuruluşu Bureau Veritas” tarafından yapılan denetimleri başarıyla tamamlayan Avea, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Sertifikasını almaya hak kazandı.

Avea Müşteri Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Orçun Onat, “Avea olarak, müşteri beklentilerinin de ötesinde hizmet vermeyi kendine hedef edinen, “Müşteri Odaklı” yaklaşıma sahip bir şirketiz.

Dolayısıyla, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımızın yanında, müşteri hizmetleri alanında alt yapımızı sürekli geliştiriyor, müşterilerimizin sorunlarına yenilikçi çözümler üretmek için çalışıyoruz. Almaya hak kazandığımız ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Sertifikası ile de müşterilerimize verdiğimiz önemi uluslararası standartlarda da belgelemiş olduk.” dedi.

:: Operatörünüzden mennun musunuz?

 

Beyond: Two Souls’dan Yeni Video

Quantic Dream’in geliştirdiği Beyond: Two Souls için yeni bir video yayınlandı. Heavy Rain benzeri bir oyun olan Beyond: Two Souls’da sinema dünyasından tandığımız Ellen Page ve William Dafoe gibi isimler yer alacak.

Playstation 3’e özel olarak çıkacak yapım, çoklu oyuncu modu barındırmayacak. Beyond: Two Souls, 8 Ekim 2013’te çıkacak. Sözü daha fazla uzatmadan sizi video ile baş başa bırakalım.

#video_2269#

:: Beyond: Two Souls’u bekliyor musunuz?

Android Oyunu: Mario Parody

Super Mario‘yu Atari’lerimizde oynadığımız güzel yılların üzerinden çok uzun zaman geçti. Yıllardır gerek flash olarak, gerek mobil olarak Mario benzeri oyunlar yapılmakta. Bunlardan birisi de Android’de denediğimiz Mario Parody.

Klasik kategorisindeki Mario Parody, 3.1 Megabyte boyutunda. Google Play Store ortalaması 3.7 olan yapım, Android 2.1 ve üzerinde çalışıyor.

{pagebreak::2}

Bağımsız bir geliştiricinin hazırladığı Mario Parody, Super Mario’ya çok benzer bir oynanış sunuyor. Ancak onun kadar kaliteli değil tabi ki. 

Super Mario’yu özleyenler, farklı versiyonu da olsa tekrar oynarım diyenler ya da yaşı Super Mario’yu orjinal atarilerde oynamaya yetmeyenlerin deneyebileceği bir oyun olmuş Mario Parody.

Mario Parody, ekrandaki sanal tuş takımı ile oynanıyor. Soldaki tuşlar ile yönünüzü belirleyebilir, sağdaki tuşlar ile zıplayıp ateş edebilirsiniz. Ateş edebilmek için kutuları kırıp düşen yıldızları toplamalısınız.

Mario Parody, klasik bir oyunu taklit etse de modern mobil oyunlara benzer bir oynanış ve bölüm sistemi sunuyor. 45 bölümün bulunduğu oyunda bölümleri en fazla üç yıldızla bitirebiliyorsunuz. Denemesini yaptığımız ilk bölümlerin oldukça kısa olduğunu belirtelim.

Karakterimiz Mario’ya benzetilmeye çalışılmış ancak farklı bir karakter. Oyundaki düşmanlarımız da popüler mobil oyunlardaki düşman modellemesiyle oluşturulmuş düşmanlar. Aslında Super Mario’yu andıran tek şey bölüm tasarımları. 

Karakterimiz tuğlaları kırıp aldığı güçlendirmeler ile büyüyor ve ateş edebiliyor. Ateş etmek için yıldızları toplamalısınız. Düşmanlarımız fazla bir direnç gösteremiyorlar ve bölümleri çok kolay bir şekilde bitirebiliyorsunuz.

Mario Parody adlı bu oyunda ses efektleri ve müzik yok. Atmosferi oldukça düşüren bu eksiğin yanı sıra, bazı grafiksel ve fiziksel hatalarla da karşılaştık. 
 
Eğer bu oyunu sevdiyseniz, Mart ayında daha çok bölüm ve boss savaşı içeren yeni bir versiyonunun geleceğini belirtelim. 

İndirmek için tıklayın.

:: Mario Parody’i denediniz mi?

 

Bildirimler Bileğinize Gelsin

Eskiden cep telefonu kullanıcılarının karşılaşabileceği çok az sayıda bildirim vardı. Arama, mesaj ve alarm, takvim uyarıları gibi temel bildirimlerin dışında herhangi bir bildirim cep telefonu kullanıcılarının karşısına çıkmazdı. Ancak akıllı telefonlarla beraber işler değişti ve gün içerisinde gerek sosyal ağlardan olsun, gerek uygulamalardan olsun birçok bildirimle karşı karşıya kalıyorlar.

Bu bildirimleri kapatabileceğiniz gibi birçok kullanıcı da hiçbir şeyi kaçırmamak adına bildirimleri kapatmamayı tercih ediyor. Bu noktada da bildirimlerde aciliyet ve önem farkı ortaya çıkarıyor. Birçok Android telefon kullanıcısı bu konuda şanslı çünkü Android telefonlarda bulunan bildirim ışığı bu konuda onlara yardımcı oluyor ancak iOS cephesinde durum böyle değil.

Embrace+ ise telefon cebinizdeyken bile gelen bildirim ne olduğunu kolayca anlamanız için tasarlanmış bir aksesuar. Akıllı telefonunuza gelen bildirimleri uygulama ve kişi bazında özelleştirebileceğiniz bu bileklik ile her bildirime özgü bir renk atayabiliyorsunuz. Bu sayede bileğinize baktığınıda telefonunuzun neden çaldığını da kolayca anlayabiliyorsunuz.

Tahmin ettiğiniz gibi Bluetooth bağlantısı aracılığıyla akıllı telefonlarımıza bağlanacak Embrace+ şu anda gelen aramalar, mesajar, e-postalar, Instagram, Twitter, Facebook, LınkedIn, Tumblr, Skype, Takvim uyarıları, alarm gibi uygulamaları destekliyor ve bu uygulamalar için özelleştirilebiliyor. Bu uygulamaların dışında düşük pil uyarısı da gösterebilen Embrace+‘ın geniş uygulama listesine WhatsApp, Ruzzle ve Vine‘ı eklemek için ise geliştiricleri çalışmalarını sürdürüyor.

iOS 5, iOS 6 ve Android 2.3 üstü cihazlarla çalışacak olan Embrace+ 3 farklı boyutta üretilecek. Su geçirmez yapısı sayesinde duşta, havuzda ve ya yağmur altında kullanılabilmesi planlanan ürünün şarjının ise orta parlaklıkta bildirim başına toplam 6 saniye süre ve günlük 100 bildirim hesaplandığında 10 gün süreceği iddia ediliyor. Ürünün şarj konusundaki avantajı ise şarj olma süresi. Ürün notebook aracılığıyla USB kablo ile sadece 10 dakikada tam şarj olabiliyor.

Şu an Kickstarter‘da bağış toplama aşamasında olan ürün hedeflenen miktara ulaşması durumunda üretime geçilmesi ve Haziran 2013‘de teslim edilmesi bekleniyor. Eğer sizde projeye katkıda bulunmak ya da 49 Dolar‘a bir adet Embrace+ almak istiyorsanız ürünün Kickstarter sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

:: Embrace+’ı nasıl buldunuz?

 

 

Facebook 7 Mart’ta Ne Tanıtacak ?

2011 yılı Eylül ayında Facebook profillerimizi “Zaman Tüneli” ile tanıştırıp bazı kullanıcılarının tepkisini bazılarının ise beğenisini almıştı. O zamandan beri profil ve haber kaynağı tasarımlarında çok büyük bir değişiklik yapmayan Facebook, yeni bir düzenleme  hazırlığında.

7 Mart Perşembe günü yapacağı tanıtım için basın mensuplarına davetiye gönderen Facebook, haber kaynağının yeni tasarımını  görmeye davet ediyor.

  

Şu anda Yeni Zelanda‘da test edilen yeni zaman tüneli görünümünü de kullanıma sunması beklenen Facebook‘un tasarımda nasıl bir değişikliğe gideceği merak ediliyor. Bir diğer merak edilen konu ise köklü bir değişiklik yapılması halinde buna kullanıcıların nasıl tepki vereceği, beğenip beğenmeyeceği. Hatırlarsanız zaman tüneline geçişde birçok kullanıcı bu değişimden rahatsız olmuştu.

:: Facebook’un nasıl bir değişiklik yapmasını bekliyorsunuz?   

Sony, 4.8 inçlik Yeni Bir Model için Çalışıyor

Kullanıcıların üreticilerden en büyük beklentilerinden en önemlilerini sıralamak gerekirse; aldıkları ürünün çabuk eskimemesi ve değerini kaybetmemesi diyebiliriz.

Sony‘nin 4.8 inç büyüklüğünde Full HD ekranlı bir telefon üzerinde çalıştığı iddia ediliyor. Ekran olarak Xperia Z ve ZL gibi standart TFT panel kullanmaması beklenen telefon, Snapdragon S4 Pro yerine, 4 çekirdekli Snapdragon 600′ü kullanacak. İddialara göre Sony, işlemciyi 1.8 GHz hızında kullanacak.

Sony‘nin C670X kod adlı cihazı, yılın ikinci yarısının başları gibi piyasada olması bekleniyor. Android 4.2 Jelly Bean işletim sistemini kullanması beklenen telefondaki bir diğer değişiklik ise çift kanal teknolojisini kullanan 2 GB LP-DDR3 RAM olacak.

Temsili görsel

Xperia Z‘deki gibi Exmor RS sensörlu 13.1 Megapiksellik kameranın kullanılacağı telefon, Xperia Z gibi su geçirmeyen yapıda mı olacak merak konusu.

Dedikodular gerçekleşir mi bilinmez ama Sony‘nin yeni model hazırlıkları, Xperia Z almak isteyenler için pek iyi bir haber değil gibi gözüküyor.

:: Sony’nin yeni model çıkarması, Xperia Z’nin satışlarını negatif etkiler mi?