FIFA 13 İnceleme

Eylül ayını geride bıraktık ve sonbahar aylarının en önemli yapımlarından olan spor oyunları serileri de bir bir piyasaya sürülmeye başlandı. Bu üçlü tabii ki FIFA, PES ve NBA 2K serilerinden oluşuyor.

PES 2013’ü bundan iki hafta önce sizler için tüm detaylarıyla incelemiş ve bir önceki oyuna oranla çok daha başarılı olduğunu söylemiştik. Eğer incelememiz gözden kaçtıysa, bu linki kullanarak göz atabilirsiniz.

Şimdi ise elimizde FIFA 13’ü tutuyoruz ve 2011 yılının tartışmasız kralı olan FIFA 12’nin ardından yapılabilecek yenilikleri merak ediyorduk açıkcası ve EA Sports, yayımladığı videolar ve oyun fuarlarında yapılan tanıtımlarla tüm detayları açığa çıkarmıştı.

Precision Dribbling’e getirilen yenilikler, FIFA 12’de hem çok beğenilen ama aynı oranda da eleştiri alan Tactical Defending sistemlerinin nasıl geliştirileceği ve en önemlisi bir futbol oyununda ilk kez karşımıza çıkan ve oyuncuların hareketlerini neredeyse gerçek hale getiren Impact Engine’in hatalarının düzeltilip düzeltilemeyeceği merak konusuydu.

Şimdi oyunu oynama fırsatı bulduk (gerçi demosunu oynamıştık ama arada oynanış açısından farklar var) ve sizler için inceliyoruz.

{pagebreak::2}

Bölüm 1: Grafik, Ses ve Atmosfer

FIFA 13’ün en güçlü yanı oynanışı olsa da, grafik-ses-atmosfer kombinasyonu açısından da hayatımızda önemli bir yeri olduğunu kabul etmemiz gerek. Grafikler konusunda PlayStation 3 ve Xbox 360’ın sınırlarını zorladıklarını biliyoruz. Haliyle bu bilgiye sahip olup da hala grafiksel anlamda devrim beklemek biraz cahillik olacak denebilir.

EA Sports’un da grafik motorunu değiştirmek gibi bir derdi şimdilik yok gibi görünüyor zira bu grafikleri yeterli görüyor gibiler. Geliştirilmeleri tabii ki avantaj olacaktır ama futbol oyununda güzel görünen grafiklere sahipken daha fazlasını genellikle kimse aramaz. Zaten önemli olan oynanışın nasıl olduğudur ki bu da FIFA serisinin son 4 yıldır tarih yazdığı bir konu. Uzun uzun değineceğim bir konu olduğundan şimdilik bir kenara bırakıyorum.

Oyuncuların yüzleri ve fizikleri üzerinde sıkı çalışmaya devam eden EA Sports, hareket yakalama teknolojisindeki gelişmeler sayesinde oyuncuların animasyonları konusunda da çok başarılı bir iş çıkarmış. Animasyon konusuna yardımcı olan Impact Engine’in de dahil olmasıyla birlikte bir futbol ziyafeti yaşadığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

Oyuncuların yüz detayları oldukça gerçeğe benziyor ve kaliteli yapılmış ama her yıl olduğu gibi oyuncular önem sırasına alınarak yüzleri hazırlanmış. Lionel Messi’nin yüzü tamamen kopyasıyken, Brezilya liginden bir oyuncunun yüzünün gerçek olmadığını görebiliyoruz. Bu normal bir durum tabii ama arada istisnai bir oyuncu daha var. O da rakip oyunun kapak yıldızı Cristiano Ronaldo.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da kendisini bir “retarded” şeklinde modelleyen EA Sports’a laflar hazırladım ama burada söylemek istemiyorum. Ayıp olur sonra.

{pagebreak::3}

Bunun haricinde stadyumlar, tribünler, hakemler ve yedek kulübelerinin çevresindeki ısınan oyuncularla teknik ekibe kadar her şey gerçeğe çok yakın görünüyor. Hatta kenarda ısınan oyuncuların bazen oyuna daldığınızda kafa karıştırdığını da söylemem gerekiyor. Bir anda taç çizgisinin yanından depar atan bir oyuncu, tam o noktaya bakmadığınız sırada görüş açınıza girerek pas atmanıza yol açabiliyor. Bir kez başıma geldi ama belki ben çok safımdır bilemiyorum.

Sesler ise her yıl olduğu gibi yine maksimum performans sergiliyor. Tribünlerden yapılan tezahüratlar, oyuncuların maç içerisinde çıkardıkları sesler, teknik ekipten gelen uyarı bağırışları, topa oyuncuların dokunduklarında ya da şut attıklarında çıkan sesler hepsi çok gerçekçi ve insanı futbol havasına sokmayı başarıyor. Gollerden sonra stadyumda yapılan anonslardan tutun da, maça başlarken kadroların sayılışına kadar düşünülmüş olması da oyuncuyu daha da bir cezbedici unsur oluyor.

Geride bıraktığımız paragraflarda anlattığımız tüm detaylar da oyunun atmosferini zirveye taşıyor. PES 2013 incelemesinde nasıl “sesi hiç açmadan oynamanızı tavsiye ediyorum” demişsem, FIFA 13 için ise tam tersini söylüyorum. Sesi sonuna kadar açın ve gerçek bir futbol deneyimi yaşamaya hazır olun.

Ayrıca oyundaki spikerlerin de değiştiğini ve eski spikerlerimizin yanında ekstra olarak seçebileceğimiz Clive Tyldesley & Andy Townsend ikilisinin artık maçları anlattığını söylemeliyim. Ben şahsım adına yeni spikerlerin ses tonlarından hiç hoşlanmadım ve oyunda yer alan bazı hatalar nedeniyle en alakasız pozisyonları sanki kaleciyle karşı karşıya kalmış da gole gidiyormuşcasına heyecanla anlatmalarından rahatsız oldum. Yamalarla bu durumun düzeltileceğini düşünüyorum.

{pagebreak::4}

Bölüm 2: Oynanış

FIFA serisinin 2009 sürümünden bu yana bu kadar popüler olmasının sebebi oynanış konusunda çığır açacak kalitede işler çıkarıyor olmaları. Pro Evolution Soccer ekibinden transfer edilen yapımcıların bu konuda EA Sports’a devasa katkılar sağladığını görmemek için kör olmak gerek.

2009 yılından bu yana bir yıl bile aksatmadan sürekli geliştirilen oynanış, FIFA’yı bir futbol oyunu olmaktan çıkararak tamamen simülasyon haline dönüştürmeyi başardı. Haliyle FIFA inanılmaz bir popülerliğe ulaştı ve Konami’nin bile kabul ettiği üzere son yılların en çok oynanan futbol oyunu Pro Evolution Soccer serisini geride bırakmasını sağladı.

EA Sports’un, Electronic Arts mantığı ile hareket etmeyen bir departman olması da bizleri şaşırtıyor açıkcası. Bildiğiniz gibi Electronic Arts her  daim tutulan bir oyunun devam oyunlarını özensizce hazırlar ve “nasıl olsa satıyoruz” mantığı ile ısıtıp ısıtıp önümüze koyardı. Son dönemlerde, en azından FIFA serisi için konuşuyorum, bu çalışma prensiplerinden kurtuluyor olmalarını görmek sevindirici.

Pro Evolution Soccer serisi bile en popüler olduğu PlayStation 2 dönemlerinde her yıl neredeyse aynı oyunu piyasaya sürer, oynanışı biraz hızlandırıp biraz yavaşlatarak her yıl tutunmayı başarırdı. Kısacası FIFA 95 ile FIFA 2000 arasındaki oyunlarda yaşanan devrimler hiçbir futbol oyununda yaşanmamıştı. Ta ki FIFA 2009 ve sonrasına kadar.

Oyuna geçtiğimiz sene eklenen yeni sistemler vardı hatırlarsanız. Precision Dribbling, Tactical Defending ve çarpışma motoru “Impact Engine” sayesinde oyun gerçekçiliğe büyük bir adım atmıştı.

Fakat özellikle defans sistemi zorluğundan dolayı büyük eleştiriler alırken, Impact Engine’in saçmaladığını gösteren sayısız video internet ortamlarında dalga konusu olmasına yol açmıştı. EA Sports yamalarla Impact Engine’i daha stabil hale getirmeyi başarmıştı ama yine de bu yıl ciddi bir törpüden geçmesi gerekiyordu.

{pagebreak::5}

EA Sports bunu başarmış gibi görünüyor. Oyunda geçirdiğim saatler boyunca bir iki kez görülen ilginç çarpışmalar dışında herhangi bir gariplik göremedim. Tabii bunu söylemek için çok erken çünkü bu tarz hatalar oyunu uzun süre oynadıkça ortaya çıkıyor. Yine de FIFA 12’de aynı sürede oynadığım oyunlarda çok daha fazla hata ile karşılaşmıştım orası kesin.

Gelelim eleştirilen diğer bir sistem, Tactical Defending’e. Geçen yıl yeni defans sistemi oyuncuyu o kadar zorlamıştı ki, oyuncular defans yapmak için oyuna yeni eklenen kaleciyi seçme tuşuna basarak yapay zekanın kendileri yerine defans yapmasını sağlıyordu.

EA Sports daha sonra online oyunlardan bu özelliği kaldırarak bu problemin önüne geçmeye çalışsa da, sağ analog ile gerilerden bir oyuncuyu seçerek (ya da ileriden) yine yapay zeka ile savunma yapmaya devam edilmişti.

Bu yıl defans sistemi elden geçirilerek, topa yapılan hamlelerin kolaylaştırılması sağlanmış ve artık bir oyuncuya yapışmak için kullandığınız X tuşuna bastığınızda aradaki mesafe çok uzun değilse oyuncu boşa hamle yapmıyor. Bu sayede yanlışlıkla bastığınız X tuşu ile bir anda defans yaptığınız oyuncunun yalan olması artık söz konusu olmaktan çıkmış.

Her ne kadar oyunca  hücum yapmak da kolaylaştırılmış olsa da, FIFA 12’ye oranla defans-hücum dengesi çok daha iyi sağlanmış diyebilirim. Oldukça önemli bir konuydu bu denge ve geçtiğimiz yıl dengeler kesinlikle hücumdan yanaydı. FIFA 13’e bir artı puan da defans sisteminden geliyor.

{pagebreak::6}

Peki ya hücum sistemi? Precision Dribbling olarak adlandırılan top sürme sistemi ve oyuna eklenen “First Touch” özelliği sayesinde artık hücum yapmak ve adam geçmek çok daha kolaylaştırılmış durumda.

Oyuncuların top kontrolü özelliklerinin ne kadar yüksek olduğuna bağlı olarak topla nasıl koşular yapabileceğini ya da ayağına gelen topu nasıl kullanacağını kafanıza belirlemeniz gerekiyor.

Bu da oyunu çok daha stratejik bir oynanışa itiyor. Geçtiğimiz yıl EA Sports oyun için “Her ikili mücadele bir satranç oyununu hatırlatacak” diyordu ama bu sözü asıl bu yıl için söylemek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Özellikle FIFA 11’e alışık olup da FIFA 12’de zorlanan oyuncuların da artık FIFA 13 ile birlikte geri döneceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

First Touch diye bir sistemden bahsetmiştim ve onu da hemen kısaca özetleyeyim. Futbol ile aşina olanlar ve özellikle Football Manager oyununu oynayan arkadaşların hemen anlayacağı üzere First Touch, ilk dokunuş anlamına geliyor ve top kontrolü ile ilgili bir konu.

Oyuncular ayaklarına gelen toplara yaptıkları ilk müdahalelerle hem savunma hem de hücum açısından kendilerine büyük avantaj sağlayabiliyorlar. Örneğin top havadan gelirken ayak ucuyla ufak bir dokunuş yaparak arkanızda size basmaya gelen savunma oyuncusunu bir anda ekarte edebiliyorsunuz. Bu da hem görsel açıdan hem de oynanış açısından oyuna büyük bir artı katıyor.

Tabii bu hareketi her oyuncu yapamıyor. Top kontrolü yüksek olan oyuncular hem Precision Dribbling hem de First Touch sistemlerinden maksimum fayda sağlıyorlar. Zaten geliştirilen Precision Dribbling sayesinde topu istediğimiz gibi kontrol edip, sürebiliyoruz. Üzerine bir de bu ufak dokunuşlar eklenince ortaya tadından yenmeyecek bir oynanış çıkıyor diyebilirim.

{pagebreak::7}

Bunların haricinde oynanış konusundan bahsederken oyuna yeni eklenen modlardan da bahsedelim. Oyunu alıp da menülerine göz attığınızda hemen fark edeceğiniz gibi artık bazı kategoriler iç içe geçmiş durumda.

Örneğin EA Match Day adlı sekmenin altında klasik arkadaşlarınızla maç yapabileceğiniz seçenek bulunduğu gibi, o haftanın gerçek skorlarını alarak takım performanslarını ortaya çıkaran ve buna göre istatistik belirleyen bir sistem de bu sekmenin altında yer alıyor.

Çoklu oyunculu modlarda ise bir değişiklik yok. FIFA 12’den alıştığımız Seasons sistemi aynen devam ediyor ve oyuncular 10 lig boyunca birbirleriyle mücadele ederek en üst lige çıkıp orada tutunmaya çabalıyorlar. Seasons özelliğinin oldukça keyifli olduğunu ve çoklu oyunculu modlara büyük bir değer kattığını söylemem gerek.

Ultimate Team üzerinde yapılan değişiklikler ve geliştirmeler, kariyer modunun daha detaylı işleniyor oluşu da eklenince, FIFA 13 gerçekten uzun soluklu bir oynanışa sahip olmuş diyebilirim rahatlıkla. Zaten her yıl satın alınıp bir yıl boyunca oynandığını göz önünde bulundurmamız gerek.

{pagebreak::8}

Oynanış konusunda bahsedebileceğim bir de oyuna eklenen FIFA parası sistemi var. Bu adı ben taktım ama idare edin. Zira oyunda maçlar yaptıkça para kazanıyorsunuz ve bunu da oyun içerisinde yeni formalar, gol sevinçleri gibi özellikleri satın almak için kullanıyorsunuz.

EA Sports bu konuda eşit ve adil olmak adına oyundan gerçek para ile FIFA parası satın alma özelliği eklememiş. Bu sayede ne kadar maç yaparsanız o kadar çok paranız olacağından, en çok oynayan kazanır gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Tabii vakitsizlikten dolayı bazı oyuncular daha az oynayabilecekler belki ama yine de gerçek para vererek satın alınacak ve oyunun tüm zevkini kaçıracak bir özelliğin eklenmemiş olması da benim için büyük bir artıdır açıkcası.

Oynanış konusunu kapatmadan önce Arena’ya eklenen yeni bir özellikten de bahsetmeliyim. Artık maç öncesinde ya da oyuna başlayıp Arena’ya girdiğinizde yalnızca kaleciye karşı şut atmak, maç yapmak ya da frikik ve penaltı gibi duran topları çalışmak zorunda değilsiniz.

Yeni eklenen Training sistemi sayesinde maç öncelerinde birçok “Challenge” modu sizleri bekliyor olacak. Kimisinde koşu yapmanız beklenirken, bazı oyunlarda büyük kovaların içerisine uzun pasla topları sokmaya çalışıyorsunuz. “Bunun bana nasıl faydası olacak?” diye düşünüyorsanız, özellikle oyunu benim gibi manuel paslarla ve şutlarla oynayan oyuncuların yeni şut, pas gücü sistemine alışması için hayati bir özellik. Ayrıca bir arkadaşınızla hemen iddialaşıp 5’te 5 bile atışabilirsiniz.

Son olarak oynanış konusunda oyunun hızlanmış olduğunu ve bu sayede artık maçların daha hareketli ve “diken üzerinde” oynandığını söyleyebilirim. Hele ki oyunu ayarlardan “Fast” seçeneğine getirerek oynarsanız, FIFA 12’ye oranla eşekten inip Ferrari kullanmak gibi bir deneyim yaşayacağınızın garantisini verebilirim.

{pagebreak::9}

Bölüm 3: Son sözler

Geldik bir incelemenin daha sonuna arkadaşlar. FIFA 13 kesinlikle bu yılın en iyi futbol oyunu. En iyi spor oyunu diyemiyorum çünkü NBA 2K13’ü de inceledikten hemen sonra bu konuya karar vermeyi planlıyorum açıkcası ama NBA 2K13’e kadar kesinlikle uzak ara lider spor oyunu olduğunu söylemek gerek.

Oynanış konusunda her yıl yapılan geliştirmeler, PC sürümünün artık konsol sürümleriyle birebir aynı oyun olması, sesleri, atmosferi ve bir futbol oyunundan beklediğiniz neredeyse her şeye sahip olması nedeniyle bir saniye bile düşünmeden satın alıp oynamanız gereken bir oyun FIFA 13.

Bu cümlemden sonra Pro Evolution Soccer fanatikleri belki beni vurmak isteyecek ama iki oyun arasındaki fark siyah ile beyaz arasındaki fark kadar büyük. PES 2013 bu yıl FIFA serisine biraz daha benzemiş olabilir ama bir şeyin gerçeği dururken kopyasını kim ister ki?

PlayStation 3 sürümü biraz tuzlu olsa da PC sürümünün oldukça uygun bir fiyatla satışa sunulduğunu da belirterek kesinlikle sonuna kadar tavsiye ettiğim bir oyun olduğunu söyleyeyim ve incelememi noktalayayım. Durmayın, hemen FIFA 13’ü edinin ve oynayın.

9.5/10

Artılar: Geliştirilen Tactical Defending, Precision Dribbling ve Impact Engine sistemleri. Oyunda yer alan modlar sayesinde oldukça uzun bir oynanış süresine sahip. Kinect ve PS Move desteği

Eksiler: Yeni spikerler çok itici. Ayrıca spikerlerin anlatımlarında hatalar mevcut. Menüler hala çok hantal. Taktik ekranı artık değiştirilmeli. Grafikler yavaş yavaş çağın gerisinde kalmaya başlıyor. Impact Engine’de nadiren olsa da saçmalamalar görülebiliyor.

:: FIFA 13’ü almayı düşünüyor musunuz?

Avea CEO’su Olmasaydı, Girişimci Olsaydı!

Türkiye’de girişimciliği özendirme ve destekleme misyonuyla faaliyet gösterecek olan Girişimci Kulübü, aynı zamanda girişimcilerin bir araya gelerek networking imkanı bulacakları, önemli konuşmacıların ağırlanacağı etkinliklere de ev sahipliği yapacak.

Girişimci Kulübü kapsamında; Türkiye’nin önde gelen girişimcileri belirli periyodlarla bir araya gelerek dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirerek gelecek vizyonlarını paylaşacak.

Özel röportajı izleyin

#video_6550#

Avea CEO’su Erkan Akdemir‘e, “Şu anda Avea CEO’su değil de girişimci olarak güne başlasaydınız, hangi alanlarda fırsat görüp çalışırdınız?” sorusunu yönelttik. Cevabını, videoda izleyebilirsiniz.

Avea CEO’su Erkan Akdemir, TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı (Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı), TOBB Genç Girişimciler Kurulu Üst Kurul Üyesi Gülden Yılmaz (Koton Yönetim Kurulu Eş Başkanı), Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş‘in katılımı ile düzenlenen basın toplantısında “Girişimci Kulübü”nün amaç ve hedefleri paylaşıldı.

Düzenlenen basın toplantısında, Girişimci Kulübü üyeliği için Türkiye’deki girişimcilere açık davet de yapıldı.

Avea, ne dedi?

Avea CEO’su Erkan Akdemir, 75 milyon nüfuslu Türkiye’nin zenginleşmesinin yolunun girişimcilikten geçtiğini vurgulayarak, 2011 yılında Avrupa’da yaşanan krize rağmen Türkiye’nin girişimcilik notunun 11.9’a yükseldiğinin altını çizdi.

Küresel Girişimcilik Raporu’na (GEM) göre son 1 yılda yeni iş sahibi olan girişimcilerin oranının ise yüzde 5.1’den yüzde 6’ya yükseldiğini belirten Akdemir; “Çin’i dünyanın üretim üssü, Hindistan’ı dünyanın yazılım merkezi, İsrail’i inovasyon merkezi yapan faktörler; girişimcilik ruhları ve teknolojiyi kılavuz almaları.

Acil durumlardaki kan ihtiyacı gibi Türkiye’nin ihtiyacı olan da girişimci kanı. Girişimcilik ruhunu yeniden yorumlayarak damarlarımızda sahip olduğumuz potansiyeli ortaya çıkartacak girişimci kanı dolaşmalı diyoruz” diye konuştu.

Ali Sabancı ne dedi?

Gerçekleştirilen basın toplantısında TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı (Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı) Ali Sabancı ise, Girişimci Kulübü’ne ilişkin görüşlerini şöyle aktardı: “Türkiye Girişimcilik konusunda bir “hot spot” olmaya devam etmektedir, bu yükseliş trendiyle uzun zamandır planladığımız ve bugün açılışını yaptığımız Girişimci Kulübü’nün daha birçok başarıyı da beraberinde getirmesini arzu ederim.

Bugün temellerini attığımız Girişimci Kulübü; ürün, servis ve projeleri ile kendi alanlarında sürdürülebilir başarı kazanmış firmaları kuran ve yöneten girişimcileri yılda dört ya da altı kez çeşitli etkinliklerde bir araya getirerek konuşmacıları ağırlayacak ve girişimcilere networking imkanı sağlayacak bir kulüptür.

Seçkin bir girişimci kitlesini bir araya getiren Girişimci Kulübu aynı zamanda girişimciler arasında yapılacak olan çeşitli anket ve araştırmalara da fırsat sağlayacaktır. Girişimcilik ekosistemi için bir aktör daha kazandırmış olmanın mutluluğunu sizlerle paylaşıyoruz“.

Gülden Yılmaz ne dedi?

TOBB Genç Girişimciler Kurulu Üst Kurul Üyesi (Koton Yönetim Kurulu Eş Başkanı) Gülden Yılmaz, görüşlerini şöyle ifade etti: “Hükümetin 10. Kalkınma Planı’nda da yer alacağı gibi, Türkiye’nin 2023’deki hedefine ulaşmasında yeni girişimcilerin rolü çok önemli. İnancımız ülkenin artan girişimci sayısının bizi bu hedefe ulaştıracağıdır.

Seçilmiş girişimcilerin yer alacağı bu kulüpte amacımız; çeşitli sektörlerde bakış açışıyla fark yaratmış örnek girişimcileri bir “düşünce kulübü” çerçevesinde bir araya getirmek. Türkiye’de hayallerini gerçekleştiren girişimcilerin üye olacağı bu kulüp içerik yaratmak, trendleri takip etmek, network ve bilgi transferini yürüterek girişimciler arasında yeni bir sinerji yaratmak konusunda önemli roller üstlenecek.

Şu ana kadar bu kulüpte yer alması için davet ettiğimiz tüm girişimcilerden büyük ilgi gördük, bu da bizleri motive ederek heyecanlandırdı.”

Kulüpte kimler var?

Girişimci Kulubü’nün ilk üyeleri arasında Ali Sabancı, Gülden Yılmaz, Nevzat Aydın, Emre Kurttepeli, Ahmet Emre Sarı, Tolga Tatari, Arzu Kaprol, Murat Kolbaşı, Mustafa Say, Cengiz Konukoğlu, Selçuk Kiper, Alemşah Öztürk, Gamze Cizreli, Sami Boydak, Ayşen Zamanpur, Saruhan Tan gibi isimler yer alıyor.

:: Avea’nın bu desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Office 2013, iOS ve Android’e Geliyor

Microsoft‘un Windows‘tan sonra belki de en meşhur yazılımı Office serisi dersek yanılmış olmayız. Office, Windows harici Mac OS X işletim sisteminde de kullanılabiliyor.

Microsoft, yeni bir atılımla Office yazılımını daha da yayma politikasını başlatıyor. Buna göre yeni Office sürümü Office 2013, iOS ve Android platformuna geliyor.

Microsoft ürün müdürü Petr Bobek, iOS ve Android platformlarına Office 2013‘ün geleceğini doğruladı. Ayrıca gelen bilgilere göre Microsoft‘un kendi mobil platformu Windows Phone ve Nokia’nın Symbian platformuna da Office 2013‘ün gelmesi bekleniyor.

En geç Mart 2013‘e kadar tüm platformlarda çıkması beklenen Office 2013′ün, Office 365 ve Web uygulamalarıyla beraber başlı başına bir ekosistem oluşturacağı ortaya çıktı.

:: Office 2013’ün zengin platform desteğine sahip olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

 

Mobil Most Wanted’ın Videosu Yayınlandı

Android için Google Play Store‘da, iOS için Apple App Store‘da bu ayın sonlarına doğru çıkması beklenen Need for Speed Most Wanted mobile için EA Games yeni bir video yayınladı.

2005 yılında PC, PS2 ve Xbox için çıkan Need for Speed Most Wanted, belki de serinin en çok sevilen oyunu olmuştu. NFS Underground ailesiyle beraber efsane olarak adlandırılan oyun, daha sonra PlayStation 3 platformuna da çıkmıştı.

Need for Speed Most Wanted ölmüyor, Android ve iOS’ta yaşamaya devam ediyor. En son nesil akıllı telefon ve tabletlerin neredeyse konsol kalitesinde grafikler sağladığını düşündüğümüzde böyle değerli oyunların gelmesi zaten bekleniyordu.

EA Games, mobil cihazlar için çıkacak olan Need for Speed Most Wanted için yeni bir video yayınladı. 24 saniyelik video, oyun içi oynanış ve grafikler açısından bizlere bilgi vermede yeterli geliyor.

Grafiklerin bilgisayardaki Most Wanted düzeyinde olduğu, araba modellerinin biraz değiştiği ve oyunun bazı yeniliklerle geleceği videoda görülüyor. Videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. İyi seyirler.

#video_1949#

:: Mobil için NFS Most Wanted’ı almayı düşünüyor musunuz?

 

Bu Kılıf iPhone 5’e İlaç Olacak

Apple‘ın iPhone 5‘i piyasaya sürdüğü günden beri başı yeni akıllı telefonla dertte diyebiliriz. Satış rakamları istedikleri düzeyde seyretse de, iPhone 5′te var olan problemler bitmek tükenmek bilmiyor.

Son olarak bazı modellerde çekilen fotoğrafların pembe bir renge bürünmesi sorunu ortaya çıkmış ve objektifin önündeki kristal yüzeyden kaynaklandığı iddia edilmişti.

Fotodiox adlı firma da bu sorunu ortadan kaldıracak bir iPhone 5 kılıfı üretti. CamHoodie adını verdikleri bu kılıfı kullandığınızda artık hiçbir fotoğraf pembe görünmüyor.

Yukarıda örneğini gördüğünüz CamHoodie‘nin Apple‘ın başını ağrıtan pembeleşme problemini ortadan kaldırmak için yardımcı olacağı bir gerçek. Eğer Apple’ın problemi çözmesini bekleyemiyorsanız, CamHoodie’yi satın alarak kısa vadeli bir çözüm üretebilirsiniz.

İşte Fotodiox’un CamHoodie adlı iPhone 5 kılıfı:

:: CamHoodie’yi nasıl buldunuz?

Ivy Bridge’in Sevkiyatlardaki Oranı Ne?

Intel, 32nm teknolojisiyle ürettiği Sandy Bridge işlemcilerinden sonra, üçüncü nesil Ivy Bridge işlemcilerini Nisan ayından itibaren piyasaya sunmaya başladı.

Ivy Bridge işlemcileri 22nm üretim teknolojisiyle üretiliyor. Düşen nanometre Intel’e daha uygun üretim şartları ve aynı alana daha fazla transistör koyarak, performansı arttırma avantajı sağlıyor.

Intel’in açıkladığı rakamlara göre mevcut işlemci sevkiyatının yüzde 50‘si Ivy Bridge tabanlı işlemcilerden oluşuyor. Bu çok ciddi bir rakam olarak göze çarpıyor çünkü Ivy Bridge mimarisi en tepe ürünlerde ve giriş seviyesinde kullanılmıyor.

2012‘nin ikinci çeyreğine göre Sandy Bridge mimarisi hala yüzde 30‘luk bir sevkiyat oluşturuyor. Geri kalanın yüzde 10’luk payı Atom’a diğer sevkiyatlar ise başka mimarilerden oluşturuluyor.

Intel’in 2013 yılı beklentilerinde ise Ivy Bridge‘in sevkiyat oranlarını yüzde 70‘e çıkartacak. Intel, daha sonra 4. nesil Core işlemcileri olan Haswell mimarisine yoğunlaşacak.

:: Ivy Bridge tabanlı işlemcileri başarılı buluyor musunuz?

 

Far Cry 3’ten Yeni Video

Far Cry 3 bu yılın en çok beklenen oyunlarından biri. FPS türünün en eğlenceli türevlerinden biri olan Far Cry 3 çok yakında piyasaya sürülecek.

Ubisoft’un hazırladığı yapımda bizim yanımızda yer alacak iki yeni karakter de bugün yayımlanan bir video ile ortaya çıktı. Videoda Citra ve Dennis adlı iki kadın karakterle karşılaşıyoruz.

Bu karakterler hem baştan çıkarıcı görüntüleriyle bizi etkilemeyi başarırken, oyun içerisinde de karakterimize akıl hocalığı yapacaklarını anlayabiliyoruz.

Videoda oyun içi görüntülerin de yer aldığını belirtelim ve sizleri 4 Aralık tarihinde PC, PlayStation 3 ve Xbox 360 platformları için piyasaya sürülecek olan Far Cry 3‘ün yeni tanıtım videosu ile baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

#video_1948#

:: Far Cry 3’ün yeni karakterlerini nasıl buldunuz?

Nexus 7 için Android 4.1.2 Çıktı!

Dün sizlerle Android 4.1.2 güncellemesinin yolda olduğunun haberini vermiştik. Bazı cihazlara önceden gelen Android 4.1.2, resmen OTA ile dağıtılmaya başlandı.

Google Nexus 7 incelememize bakmak için buraya tıklayın.

Google, Nexus 7 Android 4.1.2 güncellemesiyle beraber yatay ekranda kullanım modunu etkinleştiriyor. Akıllı telefonlar gibi çalışan Nexus 7, bu kötü özellikten böylece kurtulmuş oluyor.

31.3 MB büyüklüğündeki güncellemenin kod adı ise JZO54K olarak belirtiliyor. 

Performans artışı sağlayan güncelleme, bazı ufak hataları da gideriyor. Ayrıca bildirimlerde de biraz değişiklik söz konusu. LG‘nin Nexus 4 modelinin de Android 4.1.2 versiyonuyla piyasaya çıkması bekleniyor.

Ayrıca Motorola Xoom başta olmak üzere diğer Nexus cihazlara da Android 4.1.2 güncellemesinin bu ay içerisinde ve önümüzdeki ay içerisinde dağıtılması bekleniyor.

Daha detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

:: Google’ın Nexus’lara verdiği güncelleme desteğini nasıl buluyorsunuz?

 

Windows 8 için Yeni Güncelleme Çıktı

26 Ekim‘de resmen duyurulacak olan Windows 8, resmen çıkmadan ilk büyük güncelleme paketini alıyor. 170 MB boyutundaki güncelleme paketi, özellikle tablet ve taşınabilir bilgisayarlar için çok daha büyük önem taşıyor.

Yeni güncelleme sayesinde güç yönetimi, güç tüketimindeki iyileştirmeler, performans artışı, ses ve video oynatımı sırasında yaşanan bazı aksaklıklar giderilmiş durumda.

Windows 8′in hazırlanmasındaki en büyük süreçlerden biri çıkan RTM versiyonuna gelen şikayetler ve o şikayetlerin güncellemelerle giderilmesi oluşturuyor. En iyi test süreçlerinden biri de işletim sistemini kullananlara sormak olsa gerek.

Windows 8 kullananlar, Windows Güncelleme Aracı’ndan güncellemeyi yapabilirler. 

:: Windows 8 sizce Windows 7’ye göre notebook ve masaüstü deneyimini arttırabilir mi?

 

LG Nexus 4 Ne Zaman Çıkacak?

LG Nexus 4‘nin çıkış tarihini merak ediyorsanız, bu resmi olmayan açıklama sizi sevindirebilir. Çünkü Fransız bir yayın organı olan Le Figaro’nun ortaya attığı iddiaya göre, LG Nexus 4, 29 Ekim tarihinde tanıtılacak.

Ayrıca Le Figaro yalnızca bu iddiayla kalmayarak, telefonun Aralık ayından itibaren Fransa’da satışa sunulacağını da belirtmiş.

Cihazın Nokia Lumia 920 gibi kablosuz şarj özelliğine sahip olarak satışa sunulacağı da gelen bilgiler arasında. Son olarak raporda Google’ın Samsung ile iş birliği yaparak yeni nesil bir Nexus tablet üretileceğinin de yer aldığını belirtelim ve haberimizi noktalayalım.

:: LG Nexus 4, 29 Ekim’de tanıtılır mı?

Samsung, S-Pen SDK v2.2’yi Yayınladı

Samsung‘un geliştiricilere verdiği desteği biliyoruz. Uzun zamandır bu desteğin nimetlerini gören HTC‘den sonra büyük bir geliştirici desteğini arkasına alan diğer bir firma da Samsung. Pek çok Samsung Galaxy modeline özel yazılımların çıktığını ve kullanıcıların bunlardan istediklerini kurabildiklerini görebiliyoruz.

Samsung, Galaxy Note 2 ve Note 10.1‘de kullandığı son S-Pen SDK’sını indirmeye açtı. Versiyon 2.2 olan SDK sayesinde, S-Pen‘in rahat bir şekilde kullanılabileceği uygulamalar yazılabilir, ayrıca özel ROM’larda S-Pen yazılımı kullanılabilir.

Galaxy Note ailesinde şimdilik 3 ürün bulunuyor. Bunlar Galaxy Note, Note 2 ve Note 10.1. Sadece Galaxy Note’un 10 milyonu aşkın satış rakamlarına ulaştığını düşündüğümüzde S-Pen SDK’sından yararlanan uygulamaların oldukça talep görebileceğini düşünüyoruz. Ayrıca özel ROM’larda da kalem tam olarak kullanılabilecek.

Samsung Mobile‘dan SDK’yı indirebilirsiniz. Ayrıca Android Emulatör‘ünden SDK’nın kullanışlılığını da görebiliyorsunuz. İndirme linki için buraya tıklamanız yeterli.

:: Samsung’un açık kaynağa verdiği destek sizce yeterli mi?

 

iPhone 5 Üretimi Yavaşladı

Apple, iPhone 5‘i piyasaya sürdü ve seri üretime devam ediyor. Fakat fabrikalarında üretilen iPhone 5’lerin sayısında son dönemde oldukça azalma olduğu belirtiliyor.

Bunun sebebi ise fabrikada işçi eylemi ya da bir kriz değil. Yalnızca Apple‘ın sıkılaştırdığı kalite kontrollerinin eskisine oranla çok daha uzun sürüyor olması.

Bloomberg‘e isimsiz bir kaynaktan yapılan açıklamaya göre, Apple‘ın yeni iPhone‘u daha hafif ve ince hale getirebilmek adına kullandığı alüminyum kasanın üretiminde oluşabilecek problemlerin önüne geçmek adına kalite kontrol konusunda çok daha sıkı bir politika uygulanmaya başlanmış.

Bu da iPhone 5‘lerin daha yavaş üretilmesine yol açıyor. Şu anda cihaz tüm dünyada satışta olmadığından stoklarda bir sorun çıkmayacaktır ama birkaç ay içerisinde tüm dünyaya yayılacak olan iPhone 5‘lerin üretiminin tekrar eski hızına kavuşması gerektiği de bir gerçek.

:: iPhone 5 almayı düşünüyor musunuz? Cihazı beğendiniz mi?