Windows Phone 8’in Yeni Özellikleri

Microsoft‘un yeni mobil işletim sistemi Windows Phone 8‘in çıkmasına az bir süre kala bilgiler gelmeye devam ediyor. En son Windows Phone 8‘in Yazılım Geliştirme Kiti (SDK) ve Windows Phone 8 önizleme sürümünün belgeleri ortaya çıktı. Ortaya çıkan belgelerle beraber yeni özellikler de keşfedildi.

Android tabanlı cihazlarda gelişmiş sesli arama sistemi yerleşik olarak geliyor. Google Maps olsun pek çok alanda sesli komutları kullanabiliyorsunuz. Microsoft da Windows Phone 8‘de Tell Me adlı sesli komut sistemini kullanıyor. Bu sistemin alt yapısı, geliştiriciler tarafından kullanılabiliyor ve uygulamalarına entegre edilebiliyor. Bulut tabanlı çalışan sistem, Windows Phone 8 sisteminde ve uygulamalarında çalışacak.

SDK‘larla beraber yeni Bluetooth API‘si ortaya çıktı. Yeni API ile beraber uygulamadan uygulamaya, cihazdan uygulamaya ve cihazdan cihaza Bluetooth ile veri transferi sağlanabilecek.

Windows Phone 8‘in bir diğer yeniliği de SD kart girişi olması. Bu sayede hafıza üzerinde çok daha yüksek geliştirmeler yapabiliyoruz. Windows Phone 8′in hafıza ve uygulama yönetimiyle ilgili görseller de sızdırıldı.

Yedekleme konusunda da geliştirilen Windows Phone 8, uygulama listesi ve uygulama ayarlarını yedekleyebildiği gibi, fotoğraf – video ve mesajlarınızı da yedekleyebiliyor. Yedeklenen dosyalar sizin bulut depolama alanınıza yani SkyDrive‘a gidecek.

Yeni gelişmelere göre Windows Phone 8‘de yüklenen uygulamaları harici hafızaya taşıyabiliyoruz. Android ve benzeri bir sisteme geçiş yapılıyor. 

{pagebreak::2}

Pek özelleştirilemeyen Windows Phone 7′den sonra Windows Phone 8 daha özelleştirilebilir bir platform olacak. Windows Phone 8 ile beraber artık kilit ekranını da değiştirebileceğiz. Kilit ekranında istediğiniz bildirimleri görüntüleyerek, ilk hamlede bu uyarılara gidebileceksiniz. Ayrıca kilit ekranında kullanılacak duvar kağıdı gibi görsel ögeleri de değiştirebileceğiz.

Office 2013, Microsoft Wallet, Xbox Music gibi uygulamaların yanında, Google Maps gibi yeni bir harita hizmeti Windows Phone 8‘e dahil edilecek. Windows Phone 8‘deki Maps uygulamasının yapımında Nokia’nın payı büyük. Nokia Maps altyapısı üzerine inşa edilmiş bir sistem.

Android’e göre daha az sistem kaynağı tüketerek, hızlı ve akıcı bir deneyim sunan Windows Phone 7 platformu, fazla kısıtlamayla beraber çok yüksek satış başarılarına ulaşamadı. Fakat belli bir kullanıcı kitlesi çekmeyi başardı. Windows Phone 8 ile sistem hatalarından ders çıkararak, şansını tekrar denemek istiyor. Ayrıca Microsoft, Windows Phone 8 ve Windows 8 ile beraber yeni bir ekosistem oluşturuyor. O ekosistem ile ilgili gelişmiş yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Sızdırılan SDK şimdilik Windows 8 64 bit işletim sistemi, 8 GB RAM ve 4 GB boş alana sahip bilgisayarlarda çalışıyor. Önümüzdeki ay içerisinde SDK resmen çıkacak. O zaman nasıl bir sistem isteyecek merakla bekliyoruz. Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.

:: Windows Phone 8’în yeni detaylarını nasıl buldunuz? WP8’den umutlu musunuz?

 

MoH: Warfighter’dan Somali Görüntüleri

Son birkaç yıldır olduğu gibi bu yılın son çeyreği yine büyük kapışmalara sahne olacak. Bunlardan ilki tabii ki FIFA serisi ile PES serisinin mücadelesi ve bir diğeri ise haberimize de konu olan Medal of Honor: Warfighter ve Call of Duty: Black Ops 2’nin arasında geçecek olan savaş.

Medal of Honor: Warfighter, tartışmasız bu yılın en iyi FPS oyunu olmayı hedeflerken, Electronic Arts ve Danger Close firmaları yeni tanıtım videoları ve ekran görüntüleri yayımlamaya devam ediyor.

Son olarak oyunda yer alan Somali görevinden sahneleri içeren yeni ekran görüntüleri yayımlayan Electronic Arts, ekim ayı içerisinde PC, PlayStation 3 ve Xbox 360 platformları için piyasaya sürülecek olan Medal of Honor: Warfighter’ı bekleyenlerin ilgisini canlı tutmaya çalışıyor.

Gelin isterseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri Medal of Honor: Warfighter’ın Somali görevinden görüntüler içeren yeni ekran görüntüleri ile baş başa bırakalım.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

:: Medal of Honor: Warfighter’ın yeni görüntülerini nasıl buldunuz?

LG Optimus 2X’e de ICS Gelmiyor

LG firması kullanıcılarını hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. Dün yaptığımız haberle sizlere LG Optimus Black modelinin Android 4.0 Ice Cream Sandwich güncellemesini almayacağını duyurmuştuk ve sizler de bu konuya büyük tepki göstermiştiniz.

Tepkiyi sürdürmeye hazır olun. Zira LG, çift çekirdekli akıllı telefonların öncülerinden Optimus 2X’in de Android 4.0 Ice Cream Sandwich güncellemesini almayacağını Kanada ofisinin resmi Twitter hesabından bildirdi.

Hatırlarsanız LG Optimus 2X ilk kez duyurulduğunda oldukça heyecan yaratmış ve yayımlanan ilk tanıtım videosunda Apple’ın internet tarayıcısı Safari’yi iPhone 4’ten iki kat daha hızlı çalıştırarak şov yapmıştı.

Gelin görün ki LG, Voyager’dan bu yana piyasaya sürdüğü en heyecan yarataran telefon olan Optimus 2X’e verdiği desteği kesecek.

Tabii dün de söylediğimiz gibi isteyen kullanıcıların (ki garanti sürenizin dolmuş olması kuvvetle muhtemel) Custom ROM’lar aracılığıyla işletim sistemlerini güncelleyebileceklerini belirtelim ve haberimizi noktalayalım.

:: LG Optimus 2X kullanıyor musunuz?

Android için Küçük Uygulamalar

Günlük hayatın gerekliliklerinden biri de toplu taşıma araçları. Her gün milyonlarca kişinin işine, okuluna vs. giderken kullandığı akbiller, çıkardıkları sesler ile dikkat çekiyor. İETT Akbil Sesleri uygulaması ile, tam akbil, indirimli, aylık akbil ve aktarma seslerini duymak mümkün. Uygulamanın tek amacı bu, başka bir fonksyonu bulunmuyor.

Esasında güzel düşünülmüş bu uygulamayı kötü amaçlarla kullanmamanızı temenni ediyoruz.

İndirmek için tıklayın.

Barkod tarayıcı ile tarayın.

{pagebreak::iki}

MobileXsoft‘un geliştirdiği Havyanlar Alemi uygulaması, hayvan resimleri ile seslerinin bulunduğu bir uygulama. Resimler arasında ileri ve geri ikonları ile gezilip istenilen hayvanın sesi çal ikonu ile dinlenebiliyor.

Uygulama yetişkinlerden ziyade çocukların ilgisini çekebileceğinden resimlerin üzerine hayvanların isimleri yazılsa çocukların hayvanları tanıması açısından daha yararlı olabilirdi. Hayvanlar Alemi, basit, küçük ve kullanışlı bir uygulama. 

İndirmek için tıklayın.

Barkod tarayıcı ile tarayın.

{pagebreak::uc}

Nikolay Ananiev adlı geliştiricinin eseri olan uygulama, basit bir pusula görevi görüyor. Uygulama aç-çalıştırdan ibaret. Hiç bir özelleştirme ve ayar menüsü bulunmuyor. Telefonlarında pusula taşımak isteyenler için en basit pusula uygulamalarından biri olan Tiny Compass, 552 Kilobyte boyutunda.

İndirmek için tıklayın.

Barkod tarayıcı ile tarayın.

Barkod tarayıcınız yoksa buradan yükleyin.

:: Bugünkü uygulamaları beğendiniz mi?

Google Hangouts Şimdi Gmail’de

Sosyal ağların son üyesi olan Google Plus ekibi siteyi istenilen seviyeye ulaştırma adına var gücüyle çalışmaya devam ediyor. Çıktığı ilk günden itibaren bir türlü dilediği ivmeyi yakalayamayan servis her ne kadar başlarda Facebook katili olarak anılsa da kullanıcı verileri durumun pek parlak olmadığını ortaya koyuyor.

Son olarak 250 milyon kullanıcı barajını aşan sosyal ağ dikkat çekip daha fazla kişiye hitap edebilmek amacıyla üyelik yaş sınırını düşürme, ünlü isimleri sisteme dahil etme, olimpiyatlar için özel sayfa açma gibi birtakım hamleler yaptı. Fakat tüm bunlara rağmen yine beklentilerin altında kalan yetkililer çözüm için farklı arayışlara girdiler.

#video_1797#

Bu kapsamda -Google+ ile gelen belki de en popüler fonksiyonlardan- video chat sistemi Google Hangouts‘u e-posta servisi Gmail’e entegre eden ekip, görüntülü aramanın kullanım alanlarını arttırmaya başladı. Gelişmiş altyapı sayesinde yüksek kalitede kesintisiz iletişimi hedefleyen firma bugünden itibaren ilgili yeniliği devreye aldı.

E-posta arayüzünde kullanıcı isimlerinin yanına yerleşen kamera simgesi ile aktifleşen chat’te 9 kişi aynı anda konuşup tek pencerede video izleme gibi ortak etkinlikler yapabiliyor. Genel olarak Hangouts’un tüm özellikleri aktarılırken eski versiyona göre daha estetik olan yapı sayesinde mail’lerin kontrolü de sağlanıyor.

Elindeki servisleri yavaş yavaş Google+’a bağlamaya başlayan arama motoru birçok hizmeti aynı çatı altında toplamayı hedefliyor. Böylelikle tek noktadan yayın yapmanın peşinde olan Google, sahip olduğu sosyal ağın kullanıcı yelpazesini arttırmayı diliyor. Fakat şimdiye kadar istediği sonuçları bir türlü alamayan firma konuya titizlikle yaklaşarak doğru adımlar atmak istiyor.

:: Google Plus’ın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Facebook’un Fotoğraf Arayüzü Yenilendi

Sosyal ağ kavramını hayatımıza tam anlamıyla sokmayı başaran Facebook cephesi çalışmalarını hız kesmeden devam ettiriyor. İsmi şu sıralar her ne kadar HTC ile ortak akıllı telefon üreteceği yönünde anılsa da, iddialar genç CEO ve kurucu M.Zuckerberg tarafından yalanlanmış, böyle bir çalışmanın olmadığı dile getirilmişti.

Diğer taraftan 955 milyon üyeye sahip servis yakın zamanda geliştirdiği bu özel kod ile site ve blog sahiplerinin ziyaretçi trafiklerini arttıracak değişime imza attı. Açıkladığı ikinci çeyrek verilerine bakıldığında 1.18 milyar dolar gelir ve 295 milyon dolar net karın sahibi olan Facebook yönünü tasarım konusuna çevirdi.

Buna göre fotoğraf görüntüleme arayüzünü elden geçiren yetkililer adeta sil baştan bir yapı ortaya çıkardı. Zira tasarım anlamında oldukça farklı çizgi benimseyen ekip alışılmışın dışında düzenlemeler yaptı.

Yenilenen dizaynda tüm fotoğraflar artık tek sayfada farklı boyutlarda sıralanıyor. Böylece daha fazla görsel aynı anda izlenebiliyor. Oluşturduğunuz albümler, etiketlendiğiniz kareler ve paylaştıklarınız yine bu bölümde yer alıyor.

Üstelik her bir görselin üzerine gelindiğinde beliren “Highlight” sekmesi sayesinde kişilerin profilinizi ziyaret ettiğinde hangi içeriklere erişebileceklerini de seçebilmeniz mümkün. 

Düzenlemeyle birlikte daha dinamik, estetik ve modern görünüme kavuşan Facebook fotoğrafları şimdilik sınırlı kullanıcı grubu üzerinde test ediliyor. Kısa süre içerisinde çalışmaların bitirilmesiyle ilgili yeniliğin tüm üyelerin kullanımına sunulması bekleniyor.

:: Yeni Facebook fotoğraf arayüzü hakkında ne düşünüyorsunuz? Tasarımı beğendiniz mi?

 

Windows 8 Ekosistemine Yakından Bakalım

Microsoft’un Windows 7 ile büyük başarı elde etmesi ve 600 milyonu aşkın satış rakamına ulaşması firmayı daha da büyük düşünmeye sevk etti.

Yeni işletim sistemi Windows 8’i Ekim ayında piyasaya sürecek olan şirket, sadece bilgisayar platformunda değil aynı zamanda tablet ve mobil cihaz tarafında da dersine iyi çalışmış görünüyor.

Bu sayede tam bir ekosistem kurmaya hazırlanan Microsoft, kullanıcıların Windows deneyimini her alanda yaşamasını istediği için bu sefer büyük oynuyor. Biz de bu yazımızda firmanın sonbaharda kullanıma sunacağı Windows 8 ile kuracağı ekosistemi masaya yatırıyoruz. O zaman Windows 8 ile başlayalım ve Windows 8 RT, Windows Phone 8 ve Xbox ile yazımıza devam edelim.

Yazı Başlıkları:

Hoş Geldin Dosya Gezgini ve Store

Windows 8 RT

Windows Phone 8

Xbox 360

Xbox Music ve Xbox Video

Windows 8

Microsoft, Windows 7 ile beraber oldukça verimli ve stabil çalışan bir işletim sistemini piyasaya sundu. Windows 7’nin aldığı geri bildirimler ve ulaştığı satış rakamları da bunu kanıtlıyor.

Windows 7’nin sadece bir konuda büyük başarısızlığı vardı, o da dokunmatik arayüze sahip cihazlarda etkileyici bir kullanıcı deneyimi sunamaması.

Fare – klavye kombinasyonu için tasarlanmış Windows arayüzü, dokunmatik cihazlarda kullanıcıları sıkıyordu. Windows 8’de karşılaşacağımız en büyük yenilik dokunmatik cihazlarda gelişmiş bir dokunma deneyimi sunan Metro arayüzü olacak. Windows 8 ile beraber hayatımızda başlat menüsü kalkacak. Artık Metro arayüzü başlat menüsü yerine geçecek.

Windows 8 Masaüstü

Windows 8’in Metro arayüzüyle gelen başlat menüsü

{pagebreak::2}

Hoş Geldin Dosya Gezgini

Windows 8’de Windows Gezgini gidiyor, yerine dosya gezgini adı geliyor. Windows 8’in normal masaüstü görünümü, Windows 7’ye epey benzer. Fakat klasör detayları ve yukarıda bulunan araçlar, Office 2010 benzeri bir yapıda karşımıza çıkıyor. Microsoft, başarılı bir şekilde Metro arayüz ile Windows arayüzünü bir araya getiriyor.

Windows 8 Dosya Gezgini

Windows 8 ile beraber SkyDrive entegrasyonu üst seviyede olacak. Kişisel bulut alanınızda pek çok veriyi saklayabileceksiniz. Tabi Store’u yani online yazılım mağazasını unutmamak lazım. Artık Windows 8 ile beraber hayatımıza uygulama marketi de giriyor. Uygulama marketi sayesinde internetten uygulama aramamıza gerek kalmayacak.

Metro Arayüzüyle gelen Windows 8 Store

Internet Explorer 10’u kullanacak olan Windows 8 ekosistemi, IE9 ile gelen hızı, daha kolay kullanımla harmanlayacak. IE10 oldukça basit ve yenilenmiş bir arayüzle karşımızda olacak. Tabi Live ve Bing senkronizasyonuyla. Facebook’ta mesajlaşmaya hepimiz alıştık, artık MSN’i az kullanıyoruz diyenler, Windows 8’den sonra Live Messenger’ı epey etkin olarak kullanmaya başlayacaklar.

{pagebreak::3}

Windows 8 ile hayatımıza gelecek olan en büyük yenilik, x86 platformuna göre her gün yükselen ARM işlemcilerinin desteklenecek olması. Windows 8 RT ile ARM tabanlı cihazlar desteklenecek. Peki Windows 8 RT’deki farklılıklar neler?

Windows 8 RT

Windows 8 RT, ARM destekli yazılım diye özetleyebiliriz. Tablet almak isteyenler fakat hala tabletlerin bilgisayarda yaptığım işleri yapamıyor diyenler için birebir gibi gözüküyor. Windows 8 RT, ARM sistemlerde PC deneyimi yaşamamızı vaad ediyor. Metro tasarımıyla yenilenmiş Office 2013 ile entegre olarak gelecek olan Windows 8 RT, gömülü olarak üreticilere satışı yapılacak.

Office 2013 RT Excel’den bir görüntü

Intel ve AMD işlemci kullanım zorunluluğu Windows 8 RT sayesinde kalkıyor. Artık akıllı telefon ve tabletlerdeki işlemcilerle de Windows keyfini yaşayabileceğiz. Görünüş olarak aralarında pek farklılık olmayacak sadece x86 için yazılan uygulamalar, ARM’da çalışmayacak. Bu uygulamaların ARM için yeniden derlenmesi gerekiyor. Microsoft, Visual Studio’da bunun için kolaylık sağlayacağını açıklamıştı.

Yeni işletim sisteminin belki en ilginç deneyimi tablet üzerinde olacak. Firmanın Surface adını verdiği yeni tableti ile ortaya çıkan görüntülere bakacak olursak çok farklı bir kullanım söz konusu. Aynen bilgisayarda olduğu gibi çalışma yapılabileceği için Windows 8, klasik tabletlerden farklı bir kullanım tarzı getiriyor. Bu da özellikle tableti ve bilgisayarı ayrı ayrı kullananların tek bir cihazla bütünsel işevlere kavuşacağı anlamına geliyor.

{pagebreak::3}

Windows Phone 8

Microsoft’un en büyük değişimi yapacağı Windows Phone 8, belki Windows 8 ekosisteminin en kilit oyuncusu olacak.

Akıllı telefonlarda .NET, C ve C++ dillerine destek verecek olan Windows Phone 8, Windows 8’in NT çekirdeğini kullanacak. Yani bilgisayar alt yapısına sahip olacak.

Bu sayede geliştiriciler Windows 8 için geliştirdikleri uygulamaları ufak değişikliklerle Windows Phone 8’e de uyarlayabilecekler. Havoc fizik motoru başta olmak üzere pek çok oyun motorunun dahil edilebileceği Windows Phone 8, DirectX kodlarıyla Xbox ve PC oyunlarına benzer oyunları çalıştırabilecek.

Windows Phone 8, Windows 8’deki gibi HTML 5 destekli Internet Explorer 10 tarayıcısıyla geliyor. SkyDrive ve Xbox Companion senkronizasyonlarının yanında, Windows 8 ile arasında ActiveSync gibi devamlı bir senkronizasyon söz konusu olacak.

Microsoft’un geçtiğimiz yıl satın aldığı Skype uygulaması, Windows Phone 8’de doğal istemci olarak çalışacak. Diğer Skype yüklü cihazlarla da senkronize olacak.

Microsoft mobil veri kullanımına da el atacak. Windows Phone 8 ve Windows 8’de kullanılacak olan IE 10, yüzde 30’daha az veri kullanımı gerçekleştirecek. Ayrıca veri paketinize göre kota koyabileceksiniz.

Microsoft‘un masaüstü sistemlerde kullandığı 128 bit tam disk şifreleme özelliği, Windows Phone 8′de de olacak. Ayrıca Bitlocker şifreleme desteği Windows Phone 8’de olacak.

Windows Phone 8‘de kullanılacak olan güvenlik duvarı, işletme sahiplerinin kendi özel programları ile beraber güncellenebilir yapıda olacak. Böylece iş dünyasına göz kırpan Windows Phone 8, Microsoft Exchange başta olmak üzere pek çok uygulamasıyla diğer mobil işletim sistemlerinin, iş dünyasında da önüne geçecek.

{pagebreak::4}

XBOX 360

Microsoft’un ilk olarak 2001 yılında piyasaya çıkardığı Xbox oyun konsolu, 2005’te piyasaya çıkan ve halen de değişmeye, gelişmeye devam eden Xbox 360 ile birlikte oyun konsolu takısını da atıyor. Microsoft, bir yandan yeni bir Xbox projesinin üzerinde çalışıyor ancak Xbox 360’ın da yaklaşık 2 sene daha piyasada olacağını belirtiyor. Bu yüzden hazırladığı Windows 8 ve Windows Phone 8 ekosisteminin içerisinde Xbox 360 da bulunuyor.

Kinect ve Xbox 360

Xbox 360, Microsoft sisteminin televizyon ayağını oluşturuyor. Evlerdeki televizyonları akıllı hale getirmeyi amaçlayan Xbox 360, 2011’in sonlarında arayüzünü de tıpkı Windows 8 gibi Metro arayüzüne uygun hale getirdi. Kinect ile tam uyumlu bu arayüzü elle yönetmek mümkün. Ayrıca bir uygulama mağazası da Xbox 360’a gelenlerden.

Xbox ile gelen Metro Arayüzü

Konsolu televizyonunuza bağladığınız zaman (artık Kinect ile birlikte satıldığı için Kinect’i de sayıyoruz) televizyonunuz bir anda uygulama mağazasına, son model oyun makinesine ve elle kontrol edilebilen hareket algılayıcılı bir cihaza dönüşüyor.

Xbox 360 üzerinden YouTube ve DailyMotion videoları izlemek, film kiralama servislerinden film kiralamak, istenilen müziği dinlemek mümkün. Windows 8 döneminde yayımlanacak güncelleme ile birlikte tam Windows 8 ve Windows Phone 8 uyumu da geliyor. Böylece SmartGlass özelliği sayesinde Windows 8 tablet veya telefondan Xbox 360’ı komple kontrol etmek de mümkün olacak. Koltukta otururken telefon veya tabletiniz kumanda görevi görebilecek. Yine tabletinizden izlediğiniz filmi ilerletmek geri almak mümkün.

Daha da ötesi Xbox’da izlediğiniz filmi tabletinize wireless ile gönderip kaldığınız yerden tabletten izlemeniz ya da tam tersi tabletten izlediğiniz filmi eve gelince Xbox’a gönderip kaldığınız yerden devam etmeniz de mümkün olacak. Kısacası Microsoft’un kurduğu ekosistem içerisinde Xbox’ın yeri oldukça büyük.

{pagebreak::5}

Xbox Music ve Xbox Video

Eski adıyla Zune artık tarihe karışıyor, yerine ise Xbox adıyla Xbox Music ve Xbox Video isimli iki yeni sistem geliyor. Microsoft, Xbox adını eğlence hizmetlerinin genel adı olarak belirlemiş. Yani oyun, müzik, film gibi tüm eğlence hizmetleri Xbox ismi adı altında toplanıyor.

Xbox Ekosistemi

Geliştirilmiş Xbox Music artık bilgisayar, tablet, telefon ve konsolda (dolayısıyla televizyonda) uygulama olarak yer alacak. Aylık ödeme sistemiyle belli bir ücret karşılığı (Zune’da bu 9.99 dolardı) tüm müziklere erişmek ve indirip dinlemek ya da stream yaparak dinlemek mümkün olacak. Bu da aslında tüm müziklere erişildiğini düşünürsek oldukça makul bir ücret.

Zune’un sahip olduğu film kısmı da Xbox Video olarak ayrılıyor. Xbox Video üzerinden Microsoft’un arşivindeki filmleri kiralayıp izlemek mümkün.

Xbox Music ve Video ile paylaşım kısmı da geliştirilmiş. Artık arkadaşlarınızın o an veya geçmişte neler dinlediğini / izlediğini görmek ve yorum yapmak mümkün olacak. Kısacası Microsoft, tıpkı iTunes Store gibi, hatta daha geliştirilmiş haliyle paket bir eğlence sistemini de ürünleriyle entegre olarak kullanıcılara sunacak.

Microsoft servislerinin, özellikle Xbox 360 geldikten sonra Live’ın ülkemize açılacağını biliyoruz. Ancak müzik ve film servisi için telif konusunda anlaşmalar gerekiyor. O konu şimdilik ülkemiz için pek net gözükmüyor.

Görünen o ki Microsoft sonbaharda büyük umutlarla hazırladığı Windows 8 eko sistemini piyasaya sürecek. Bu sayede bilgisayar, tablet, telefon ve oyun konsolu ayağındaki bütün eksiklerini tamamlayan şirket kullanıcılarına kesintisiz bir Windows 8 deneyimi sunacak.

:: Microsoft, Windows 8 ekosisteminde sizce nasıl bir başarım elde eder?

 

Gigabyte’tan 2000 Watt Verebilen Anakart

Intel’in 22nm teknolojisiyle geliştirdiği Ivy Bridge işlemcileriyle beraber, overclock performansı daha da arttırıldı. Daha az ısınan ve daha az güç tüketen işlemcilerle, üst seviye hızlara erişmek daha da kolay. Bunun için sadece 3 bileşene ihtiyacınız var. İyi bir anakart, güç kaynağı ve soğutma sistemi.

İyi bir anakart kısmıyla ilgileniyoruz ve Gigabyte‘ın yeni çıkaracağı anakartı olan Z77X-UP7‘ye bakıyoruz. Z77X-UP7, firmanın yeni nesil Ultra Durable 5 üretim disipliniyle üretiliyor. 

En üst limitlerde dayanıklılığa sahip güç üniteleriyle gelen anakart, işlemci için 32 + 3 + 2 fazlı güç tasarımı kullanıyor. Dünyada işlemci için en yüksek çıkışı sunduğu iddia edilen anakart, hava soğutmayla 1500 watt seviyesine kadar devamlı güç verebiliyor.

1500 watt güç, Intel Core i7 3770K’nın çektiği gücün 25 katı değerlerinde. Bu kadar yüksek gücü kullanamayız fakat anakartın ne kadar güç verebildiğini görebiliyoruz.

#video_1796#

Corsair’in daha önce sizlerle burada incelemesini paylaştığımız 1200 wattlık AX1200 model güç kaynaklarından 2 tane kullanılan deney sistemi, 1500 watt seviyesini rahatlıkla geçebiliyor.

Anakart üzerindeki gelişmiş malzeme kalitesi ve soğutma sistemi, hava soğutma şartlarında bile bu gücü vermeye yeterli gibi gözüküyor.

:: Bu tarz üst seviye anakartlarda en çok aradığınız özellikler neler?

 

Web Saldırıları ve Güvenliği Konferansı Düzenleniyor

Dünyadaki hackerların  sistemlere sızmak için kullandığı araçları ve yöntemleri uygulamalı bir şekilde göstererek bir nevi hackerların düşünce sistemini internet dünyasına öğretmeyi hedefleyen Web Saldırıları ve Güvenliği Konferansı, 8 Eylül tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

KİMLER KATILMALI?

  • Web Yazılımcıları
  • Veritabanı Yöneticileri
  • Sistem Yöneticileri
  • Ağ Yöneticileri ve Operatörleri
  • Ağ Güvenliği Yönetici ve Operatörleri
  • Bilgi Güvenliği Çalışanları
  • Adli Bilişim Çalışanları
  • Bilişim Hukuku Alanı Çalışanları
  • Hosting Firmaları

Organizasyon demin de söylediğimiz gibi 8 Eylül tarihinde 09:00 ile 17:30 saatleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde aralarında ShiftDelete.Net‘in de bulunduğu birçok sponsor firma tarafından desteklenerek ziyaretçilerini ağırlayacak.

KONUŞMACILAR

İsmail SAYGILI (Bilgi Güvenliği Uzmanı)
Bülent ALBAYRAKSARAN (Bilgi Güvenliği Uzmanı)
Eyüp ÇELİK (Bilgi Güvenliği Uzmanı)
Ünlü AĞYOL (Bilgi Güvenliği Uzmanı)
Gökay BEKŞEN (Bilgi Güvenliği – Secwis)
Harun Barış BULUT (H2B İnternet Teknolojileri – PlusClouds)
Hamza ŞAMLIOĞLU (TEAkolik – Sosyal Medya Uzmanı)
Aysun Tuncer (Bilgi Güvenliği Uzmanı – Armones)

Eğer konferansa katılırsanız, webguvenligi.net’in vereceği bir katılım sertifikası almaya hak kazanacaksınız. Başvuru detaylarına ulaşmak için bu adresi kullanabilirsiniz.

Katılım ücretsiz olan bu konferansa katılmayı düşünüyorsanız, katılım formuna da buradan ulaşabilirsiniz.

 

Alan Wake’s American Nightmare İnceleme

Max Payne ve Alan Wake serilerinin yaratısı olan Remedy’nin yeni oyunu nihayet elime ulaştı. Bir Remedy hayranı olarak hemen bütün işlerimi bırakıp bu oyuna saldırdım. Sanırım biraz fazla kaptırmışım ki bu oyunu da sonlandırana kadar başından kalkmadım.

Night Springs’e Hoşgeldiniz!

Oyunumuz, ilk oyunda da rastladığımız Night Springs dizisinin içinde geçiyor. Dizinin bir bölümünün senaryosu Wake tarafından yazılmış ve bu bölümü oynuyoruz.

Bu sefer oyundaki baş düşmanımız bizzat şeytani ikizimiz olan Mr. Scratch. İlk oyunda da rolü olan bu karakteri daha önce oynayanlar da hatırlayacaktır. Çok fazla spoiler vermeden ilk oyunun bittiği yerden başlıyoruz ve ilk oyundaki Mr. Scratch olayına odaklanıyoruz diyeyim.

Oyun boyunca Mr. Scratch’in geçtiği yerlerden geçip, ona ulaşmaya çalışıyoruz. O da bunu anlayıp sürekli bizi engellemeye çalışıyor. Derken bir döngüye giriyoruz. Yaptığımız şeyleri tekrardan yaptırmaya çalışıyor. Biz de bunu avantaja çevirmeye, daha önce yanlış yaptıklarımızı düzeltmeye çalışıyoruz.

Oyun, bizi 3 farklı haritada bir döngü içinde dolandırıyor. Üç ayrı mekanda da çeşitli insanlarla karşılaşıp, yardımlarını alıyoruz. Hikayemiz kısaca bu şekilde ilerliyor arkadaşlar.

{pagebreak::2}

Crossbow + Magnum = Aşmış oyun zevki!

Elbette ki hikayede bize engel olmaya çalışan ilk oyunda da korkulu rüyamız olan Taken’lar bu oyunda da mevcut. Sayıları da arttırılmış. İlk oyundaki karga tarzındaki düşmanlarımızı sevmemiştim.

Onların işleyişi biraz değiştirilmiş. Kargalar birleşip karga-adam tarzı bir şey oluyorlar. Ayrıca ışık tuttukça bölünen ve sayısını arttıran Taken eklenmiş. Bir de sayıları çok olan ama kolayca ölebilen örümcek tarzı var. Taken sayısına hoş bir çeşitlilik gelmiş arkadaşlar.

Taken’lar elini güçlendirirken, bize de yepyeni silahlar veriliyor. Silahlardan bahsedecek olursak artık ilk oyundaki gibi silah sıkıntısı çekmediğimizi söyleyebilirim. Aksine, oyunda uzi veya magnum alıp Taken’ların korkulu rüyası olabilme şansınız var. Ayrıca oyuna o kadar yeni silah eklenmiş ki, hepsini deneyeceğim derseniz ikinci kez oynamanız gerekebilir.

{pagebreak::3}

Tabii ki bu silahların büyük bir kısmını etrafta dağılmış vaziyette bulunan kilitli çantalardan alıyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi çantayı açmanın da bir bedeli oluyor.

Her çanta sizden belirli miktarda Manuscript denen senaryo parçacıklarından istiyor. Merak etmeyin, etrafa dağılmış halde olan bu sayfaları kolayca toplayabiliyorsunuz. Çok yaklaşırsanız haritada kendinlerini belli de ediyorlar.

Manuscript sayfaları sadece çantaları açmaya yaramıyor. Aynı zamanda oyunda ilerlememize de yardımcı oluyorlar. Oyun içinde bolca haşır-neşir olacağımız bir diğer nesne ise televizyonlar.

İlk oyunda da karşılaştığımız televizyonları açıp çeşitli programlar izleyebiliyorduk. Buradaki görevi ise Mr. Scratch’in bize olan mesajlarını ve onun neler yaptığını iletmesi. Televizyonların oyunun atmosferine ciddi derecede katkısı var. Oyunun havasına daha rahat girebiliyorsunuz. Geçmeyip zaman ayırmanızı öneririm.

{pagebreak::4}

Claude Speed’e özenmiş Taken’lar

Grafikler ise ilk oyuna göre biraz daha geliştirilmiş durumda. Zaten ilk oyunun gölge anlayışı süperdi. Burada da daha da geliştirilmiş. Oyunun atmosferi gereği gölge ve ışık oyunları üzerinde oldukça uğraşmış olmalılar. Zaten bunu da büyük ölçüde başarıyorlar.

Oyunun en beğendiğim kısımlarından biri ise müzikler. İlk oyunu oynayanlar bilirler, müzikleri şahaneydi. İkinci oyunda da bu gelenek devam ediyor arkadaşlar. Özellikle ilk bölümde çalan “Kasabian – Club Foot” şarkısı muhteşem cidden. Oyunun bu kısmı benden tam not ile geçti diyebilirim.

#video_1793#
İşte Kasabian’ın Club Foot şarkısı

Seslerde ise bir şaşkınlık yaşadım. İlk oyunda Taken’lar size konuşarak saldırıyordu. Bu oyunda tabiri caizse direkt dalıyorlar arkadaşlar. İlk oyundaki sistem daha iyiydi. “Dünya çapında 250.000 inek vardır” deyip, sonra saldıran çiftçi Taken’ı özledim ben. Keşke ilk oyundaki gibi kalsaydı bu özellik.

Zaten kaç tane karakter var oyunda, bu sesleri de kaldırmaları oyunda iyice diyalogsuz kalmanızı sağlıyor. Zira geriye Alan Wake’in monologları ve konuştuğumuz kişilerle olan muhabbetimiz kalıyor.

{pagebreak::5}

Night Springs’in son saniyeleri

Kapanışı yapmadan önce biraz da oyuna yeni eklenen Arcade Action modundan bahsetmek istiyorum. Bu modu Call of Duty’nin zombie moduna benzetebiliriz.

#video_1794#

Düşmanlara karşı kendimizi savunuyoruz ve yapabildiğimiz en yüksek seviyeye kadar hayatta kalmaya çalışıyoruz. Etrafta yine çantalar mevcut ve silahlarımızı bu çantalardan sağlıyoruz. Bu mod da sizi bir süreliğine oyalayabilir.

Hikayemizin süresi gayet uzun. Modu da yanına eklersek oyun gayet doyurucu halde arkadaşlar. Remedy’e bu oyuna başladığı ve Max Payne’i boşladığı gerekçesiyle oldukça içerlemiştim ama bu çabaları bize yeni bir efsane seri kazandırdı gibi gözüküyor.

Oyunu şiddetle tavsiye ediyorum. Zaten oyunun hayranları gözleri kapalı alacaktır. Oyunu daha oynamayan, gerilim ve gizem türü maceraları seven arkadaşlara da tavsiyemdir. Hepinize bol oyunlu günler dilerim.

Not: Oyunun ilerleyen dönemlerde internetten indirilebilir ekstra içeriklerinin yayımlanacağı açıklandı. Yüksek boyutta olması muhtemel bu dosyaları Turkcell Superonline Fiber İnternet kullanarak çok daha kısa sürede indirebilirsiniz.

Bu yazı Ali Aşkın’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

7/10

Artılar:  Oyun süresinin doyuruculuğu, silahlardaki ve düşmanlardaki çeşitlilik, atmosferin oyuncuyu içine çekmesi.

Eksiler:  Oyunun aynı mekanlarda dönmesi sıkabilir, Taken’ların sesleri gitmiş.