AMD, Athlon’u FM2 Platformuna Getirecek

AMD‘ye altın yıllarını yaşatan Athlon isminden firma vazgeçmiyor. Efsane Athlon 64 ve sonrasında çıkan Athlon 64 X2 işlemcilerinden sonra yerini Phenom‘a bırakan Athlon modelleri, Phenom‘un kırpılmış versiyonu olarak hayatına devam etmişti. 

Daha sonra Athlon II olarak adlandırılan modellerle hala piyasada olan Athlon adı, FM2 platformunda yaşamaya devam ececek.

AMD‘nin yeni nesil APU‘lar için çıkarttığı FM2 platformunda, dahili GPU ünitesi bulunmayan Athlon işlemcileri de olacak. Bulldozer Next adlı Piledriver çekirdek tasarımını kullanacak olan Athlon modelleri, ön bellek başta olmak üzere birkaç kesintiyle piyasaya sunulacak.

AMD, ilk olarak 3 tane FM2 Athlon’u piyasaya sunacak gibi. Bunlardan ilki 2.8 GHz hızında çalışan Athlon II X4 730 ve 3.2 GHz hızında çalışan Athlon X4 740 olacak. Bu işlemciler 65 watt TDP değerinde olacak. 4 adet Piledriver çekirdeğini kullanan işlemcilerde 4 MB L2 ön bellek bulunuyor.

Açık kilitli Athlon II X4 750K ise en hızlı model olacak. 3.4 GHz hızında çalışan işlemcinin çarpan kilidi yukarıya doğru açık olacak. 100 watt TDP değerine sahip işemci, yine 4 MB L2 ön bellekle gelecek.

:: AMD, yeni nesil Athlon modeleriyle orta ve giriş seviyesini ele geçirebilir mi?

AT&T One X’in Kernel’i İndirilebilir Durumda

Açık kaynak kodlarına sahip Android işletim sistemli cihazların kara kutusu, hiç şüphesiz kernel dosyaları. Resmi açıklanan kernel kodları üzerinde geliştiriciler değişiklikler yaparak, cihazları istedikleri gibi özelleştirebiliyorlar.

Akıllı telefonlarda ROM‘dan daha da önemli konumda olan kernel ile performans artışı ve stabilite çok rahat sağlanabiliyor.

HTC, geliştiriciler ile buluştuğu htcdev.com sitesinde, AT&T tabanlı HTC One X ve One S’in kernel kodlarını yayınladı.

One X ve One S için 97.7 MB boyutunda ve 3.0.8 sürüm numaralı kernel dosyalarına buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca verdiğimiz linkten tüm HTC cihazların resmi kernel kaynak dosyalarına ulaşabilirsiniz.

:: Cihazların çekirdek yazılımlarına modifiye yapıyor musunuz?

 

Google Talk Çöktü

Google’ın Gtalk serivisi hem Gmail servisi kullanıcılarının web arayüzlerinden hem de Gtalk programı aracılığı ile çalışıyor.

Bu öğleden sonra saatlerinde kullanıcıların çevrimiçi olmalarına rağmen birbirine attığı mesajların gitmemesi ile başlayan sorun, bir süre sonra kullanıcıların servise erişememesi ve çevrimiçi gözükememesi ile devam etti.

Sorun ne zaman başladı?

Sorun Google’ın resmi sitesinde hizmetlerinin kullanım ve servis detaylarını sunduğu panelde de yerini aldı. Saat 13:40 itibari ile Google tarafından fark edilen soruna hemen müdahale edilmeye başlandı ve Google çalışanları sorunu gidermek için çalışmaya başladı.

Sorunun baş göstermesinin ardından saat başı durum ile ilgili bilgi notu paylaşan Google, problemin 26 Temmuz 2012 saat 17:50 saati itibari ile giderilmiş olacağını duyurdu ve sorun Google‘ın belirttiği saat itibari ile kullanıcıların bir kısmı için düzeldi.

Bir kısmı düzeldi

Gtalk kullanıcılarının bir kısmı şu anda servisi yeniden kullanabilir hale geldiler. Biz de ShiftDelete.Net ekibi olarak testlerimizde servisin kullanılabilir olduğuna şahit olduk.

Sorun, kısa süre içerisinde tüm Gtalk kullanıcıları için de giderilecek.

:: Google Talk’un çökmesi, sizi etkiledi mi?

Facebook, HTC ile Ortak Telefon Üretecek

Android dünyasında kendine has özellikleriyle dikkat çeken HTC, özellikle arayüz konusunda belki de en iyi firma. HTC’nin Sense arayüzü, kendisine akıllı telefon üretmek isteyen Facebook’un da dikkatini çekmiş durumda.

Facebook, Android ya da Tizen tabanlı bir akıllı telefon geliştirmek istiyor. Bu akıllı telefon, Kindle Fire gibi tamamen özelleştirilmiş bir arayüze sahip olacak. Android için geleceğini düşünürsek telefonda Google Play Store yerine, Facebook‘un kendi market yazılımı ve Facebook‘un geliştirdiği özel yazılımlar yer alacak. İşte bu noktada HTC öne çıkıyor. Facebook‘a göre kendi düşündüğü arayüzü tasarlayabilecek firma, HTC.

Facebook ile daha önce ChaCha ve Salsa modelleriyle iş birliğine giden HTC, telefonlardaki Facebook butonu sayesinde, Facebook senkronizasyonlu akıllı telefonları piyasaya sunmuştu. Bu alanda daha önceden iki modelle tecrübeli olan HTC, duyumlara göre yeni arayüz için çalışmalara başlamış durumda.

Haberi yapan Bloomberg, dayanak olarak irtibata geçtiği bir HTC sözcüsünü veriyor. Fakat resmen proje açıklanmadığı için, kaynak verilirken isim verilmekten kaçınılıyor.

Üzerinde HTC yazması beklenmeyen telefonun, mavi renkle piyasaya sunulması bekleniyor. 1 Milyar kullanıcı barajına yaklaşan Facebook, kendi telefonunu çıkardığında nasıl bir geri bildirim alır merakla bekliyoruz.

:: HTC ve Facebook telefon çıkarırsa alır mısınız?

 

3G Teknolojisini Avea’ya Sorduk

Türkiye’de 2009 yılından itibaren kullanılmaya başlanan 3G teknolojisi iyice yaygınlaşmaya başladı. Artık telefon ya da tabletlerimizle istediğimiz yerden hızlı mobil internet teknolojisi 3G‘yi kullanabiliyoruz. 3G ile beraber operatörler arasında hız yarışı da başladı. ‘En hızlı benim’ diye ilanlar hazırlayan GSM operatörleri kullanıcının kafasında soru işaretleri oluşmasına da neden oluyor. 

Kamuoyundaki bu kafa karışıklığını gidermek için Avea’da Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin‘e 3G teknolojilerini, Avea‘nın sektördeki durumunu, baz istasyonu konusunu ve hız testlerini sorduk. Siz okuyucularımızdan aldığımız sorularla renklenen röportajda merak edilenler konulara ışık tuttuk. İşte Shiftdelete.Net farkıyla yaptığımız röportaj ve aldığımız yanıtlar:

#video_6376#

:: 3G teknolojisini kullanıyor musunuz?

 

Haftanın Teknoloji Kitapları

Usta kalemlerden dökülen yazıların değerlendirildiği köşemiz Haftanın Kitapları‘na hoşgeldiniz. Bu haftadan itibaren sizlere beş ayrı teknoloji kitabını tanıtarak tavsiyelerde bulunacağız.

Teknoloji ve yazılım konularına meraklıysanız, her hafta bu köşeyi ziyaret etmeyi unutmayın.

Objective-C Programlama Dili


Mimar Aslan
Umuttepe Yayınları

Objective-C’nin merkezinde ANSI C yatmaktadır. Bu sağlam bir temel demektir. Smalltalk gibi bir ”kült” dilinin de bazı hoş taraflarını kasıtlı olarak almıştır. Nasıl ”C” kullanan bir yazılım mühendisi ”C++” ve ”Java”ya kolaylıkla göç edebildiyse, aynı şekilde bu dillerden herhangi birisini bilenler çok zorlanmadan Objective-C’ye de rahatlıkla geçiş yapabilir.

{pagebreak::2}

Exchange Server 2010

Mehmet Eğitmen
Pusula Yayıncılık

Microsoft Exchange Server ailesinin en son sürümü olan Exchange Server 2010’un anlatıldığı bu kitapta ürünle ilgilinen herkesin ihtiyaç duyacağı hemen hemen her konuya yer verilmiştir. Kitapta ister ticari amaçlı proje ve kurulumlar ister hobi amaçlı uğraşlar olsun, bunların tamamına yanıt verecek şekilde Exchange Server 2010 ürününün kurulum, yapılandırma ve yönetim işlevleri bütün detayları ile anlatılmıştır.

{pagebreak::3}

AutoCad 2013 ve Autolisp


Mehmet Şamil Demiryürek
Kodlab Yayınları

2D/3D teknik çizim ve modelleme dünyasının vazgeçilmez programlarından biri olan AutoCAD kendini yenilemeye devam ediyor. Çizim dünyasında liderliğini sürdüren AutoCAD en yeni versiyonu AutoCAD 2013 ile kendisini daha da geliştirmeye ve kullanıcılarına da kullanım kolaylığı ve çizim yetenekleri kazandırmaya devam ediyor. AutoCAD 2013, 2D/3D tasarım yapmayı kolaylaştıran özelliklerine yapılan eklentileriyle hem yeni hem de eski kullanıcılara hitap eden bir program olma özelliğini koruyor.

{pagebreak::4}

Mastercam X6


Kadir Gök
Seçkin Yayıncılık

Özellikle çok karmaşık parçaların ileri imalat yöntemleri ile üretilmesi gerekmektedir. İleri imalat yöntemlerinden birisi de CAD/CAM sistemleridir. Bu kitap ile CAD/CAM Sistemlerinde öncü bir program olarak kullanılan MasterCamX6 ile CNC Tezgahlar için gerekli olan NC kodlarını üretebilecek, atelye ortamında CNC tezgahlar üzerinde uygulayabileceksiniz.

{pagebreak::5}

Programlamaya Giriş


Erkan Kilmen
Dikeyeksen Yayın

Bu kitap başlangıç seviyesinden başlayarak adım adım programcı olma ve program yazma yollarını öğretmeyi amaç edinmiştir. Bu amaçla, en çok kullanılan programlama dilleri olan C#, Python ve Java’ya ait anlatım bol örnek, ipuçları ve deneyimlerle sunulmuştur. Kitap sonunda kendinize uygun olduğunu düşündüğünüz dil hakkında yeterli bilgi seviyesine ulaşacağınız gibi diğer diller hakkında da bilgi ve deneyim sahibi olacaksınız.

Not: Bu sayfa www.kitapturk.com‘un desteğiyle hazırlanmıştır.

:: Haftanın Kitapları’nı beğendiniz mi?

Xoom için Jelly Bean Testleri Başladı

Google, geçtiğimiz ay düzenlediği I/O 2012 etkinliğinde Android 4.1 Jelly Bean sürümünü tanıtmıştı. Tanıtımın ardından Nexus 7, Jelly Bean kurulu olarak satışa sunuldu. Ardından Galaxy Nexus ve Nexus S için Jelly Bean güncellemeleri geldi.

Şimdi sıra Android 3.0 Honeycomb‘ın referans tableti Motorola Xoom‘da. Sizlerle geçtiğimiz günlerde Jelly Bean güncellemesi için Motorola‘nın açıkladığı değişiklikler listesini burada paylaşmıştık.

Motorola ekibi, Xoom için Jelly Bean port çalışmalarını neredeyse tamamladı gibi. Android 4.1.1 tabanlı güncelleme, Xoom WiFi için test aşamasına geldi.

Artık bu noktada olan sorunların tesbiti ve sorunların giderilmesi bulunuyor. Bu aşamadan sonra Xoom WiFi için Android 4.1.1 Jelly Bean güncellemesi gelecek.

Güncellemenin ne zaman geleceği henüz tam net değil fakat 1 aylık bir süreç içerisinde gelebileceğini tahmin ediyoruz.

:: Xoom WiFi için Jelly Bean’in gelecek olması, diğer tablet üreticilerini de harekete geçirir mi?

 

Razer Yeni Klavye ve Farelerini Tanıttı

Razer bugün yeni ürünlerinin üzerindeki perdeyi kaldırdı ve hem varolan BlackWidow modelinin yeni sürümlerini hem de şeytani bir robota benzeyen yeni modellerini tanıttı.

Tanıtılan ilk klavye BlackWidow Ultimate 2013 oldu. Bu klavye önümüzdeki ay yurtdışında satılmaya başlanacak ve 130 dolarlık fiyat etiketine sahip olacak. Ultimate 2013 modelinin eski modelden en büyük farkı yeşil arka aydınlatması ve parmak izi önleyici dış malzeme olarak göze çarpıyor.

Klasik BlackWidow modeli de yenilenerek, BlackWidow Tournament Edition adı ıaltında Ağustos ayında 100 dolar ve 80 dolarlık iki farklı modelle satışa sunulacak.

Razer’ın bir diğer yeni ürünü ise The Ouroboros oldu. Bir oyuncu faresi olan The Ouroboros, Cyborg’un R.A.T.7’sine oldukça benzer özelliklere sahip fakat daha keskin hatlarla üretilmiş. Ayrıca çok güzel göründüğünü de söyleyebiliriz.

Üzerinde bulunan 11 programlanabilir makro tuşu, kablosuz bir fare oluşu ve 12 saatlik pil ömrüyle 130 dolarlık fiyata sahip ve 2012 yılının son çeyreğinde piyasada olacak.

Razer’ın tanıttığı yeni ürünler için bir de video yayımlandı. Bu videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

İyi seyirler.

#video_1781#

:: Razer’ın yeni ürünlerini beğendiniz mi?

Intel, Atom için Android 4.1’i Portluyor

Intel, geçtiğimiz kış aylarında x86 komut setine sahip Medfield tabanlı Atom işlemcisini piyasaya sunmuştu. Henüz mobil sektörde Atom işlemcilerinin payı çok düşük seviyede. Lenovo K800, Xolo x900 ve Orange San Diego gibi akıllı telefonlarda kullanılan Medfield tabanlı Atom işlemcileri, henüz tam olarak yaygınlaşabilmiş değil.

#video_1780#

Intel Atom işlemcili Orange San Diego

Android 4.0 Ice Cream Sandwich için Google‘a x86 destekli kodlar eklettiren Intel, x86 mimarisine Android‘in daha iyi uyum sağlaması için port çalışmalarını hızlandırdı.

Yeni Android sürümü olan Android 4.1.1 Jelly Bean için port çalışmalarını başlatan Intel, çalışmaların ne zaman bitirileceği konusunda açıklama yapmadı.

Intel‘in tek çekirdekli ve 1.6 GHz hızında çalışan Medfield tabanlı Atom işlemcisi, çift çekirdekli ARM Cortex A9 tabanlı işlemcilerin performansını yerine göre geride bırakıyor, yerine göre başa baş gidiyor. Fakat grafik işlemci konusunda Intel biraz düşük performans gösteriyor. Belki port çalışmaları büyük gelişmeler gösterirse, Medfield tabanlı Atom‘ların daha yüksek performans vermesi söz konusu olabilir.

Intel Atom işlemcili Xolo X900‘ün test sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.

:: Intel, akıllı telefon pazarında ARM’ın pazar payını düşürebilir mi?

 

İBB’ye Fiberi Engellediği İçin Dava

Ülkemizde internet kullanımı rekor seviyelerde artış gösterirken, ihtiyaç duyduğumuz hız da bir o kadar hızlı artıyor. Fiber optik sistemler ve gelişmiş ADSL sistemleri için Türk Telekom alternatifi şirketlerin, kendi alt yapısını oluşturması gerekiyor.

Fakat bu alt yapıyı oluşturabilmeleri için yeni kablo sistemlerini döşeyebilmesi gerekiyor. Bunun için de yolların kazılıp, kabloların geçirilmesi gerekli.

İddialara göre yeni fiber optik sistemlerin ve çeşitli bağlantı teknolojilerin dağıtılmasında en büyük engellerden biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi.

Fiber altyapı kuracak firmaların açıklamasına göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 2 yıla yakın bir süredir, fiyat konusunda ya da kazı izni şeklinde problem çıkartıyor ve bu da alt yapı çalışmalarının gecikmesine sebep oluyor.

Telkoder bugün yaptığı açıklamada İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevlileri hakkında suç duyurusu yaptıklarını açıkladı. Bakalım bu ilginç suç duyurusu nasıl sonuçlanacak? 

:: Sizce bu konuda kim haklı?

 

Konsol oyunu kalitesinde Riptide GP

Vector Unit‘in adını daha önce Shine Runner ile duymuştuk. Az ama öz oyunu olan geliştiricinin diğer oyunu Riptide GP kaliteli grafikleri ile dikkatleri üzerine çekiyor. Bu yapıma yakından bakmadan önce, Vector Unit‘in Xbox 360 için Hydro Thunder Hurricane adlı bir Arcade oyunu geliştirdiğini de hatırlatalım.

Riptide GP, 42 Megabyte boyutunda. Google Play Store puanı 4.7 olan yapım, Android 2.2 ve üstünde çalışıyor. Oyun 1.99 dolar fiyatı ile dikkat çekiyor ve ücretsiz versiyonu bulunmuyor. 

{pagebreak::iki}

Riptide GP’de üç oyun modu bulunuyor. Race, Hot Lap ve Championship. Seçilen modlarda zorluklar CC derecelerine göre değişiyor. 250cc, 500cc ve 1000cc arasında zorluk seçilebiliyor. Tabii ki 1000cc en zoru demek. 

Oyunda bir kaç farklı pist bulunuyor. Yarış kazandıkça açılan pistler sınırlı olduğu için sonra aynı pistlerin ters yönleri açılıyor. Örneğin oyun boyunca ilk bölüm Alpha City‘de hem normal hem de tersten yarışılıyor. 

Oynanış konusunda hiç bir sıkıntı yaşatmayan yapım, hareket sensörleri ile oynanıyor. Oyun bir Jet-ski yarışı olduğu için sularda geçiyor ve normal araba yarışlarındaki gibi düz bir pistte yarışılmıyor. Kimi zaman rampalar, kimi zaman tüneller, kimi zaman ise kanallar, pistlere büyük bir heycan katıyor. 

Bölümleri geçtikçe yeni Jet – ski modelleri de açılıyor. Bu araçlar arasındaki denge iyi sağlanmış. Birisi çok hızlı iken yol tutuşu düşük , biri nispeten daha yavaş iken yol tutuşu daha kuvvetli.

Riptide GP‘de, daha hızlı gitmek için Nitro kullanılabiliyor. Bu Nitro sınırlı, ancak havada yapılan hareketler ile tekrar dolup kullanıma hazır hale geliyor. Riptide GP, oyunun belli yerlerinde nasıl hareket yapılacağını anlatıyor.

{pagebreak::uc}

Grafiklere gelecek olursak, Riptide GP neredeyse bir konsol oyunu kalitesinde grafiklere sahip. Ancak bu yüksek kaliteye Nvidia Tegra 3 işlemcili telefon ve tablet sahipleri ulaşabiliyor. Grafik kalitesinde sorun yaşayanlar, kaliteyi düşürüp performans artışı sağlayabilirler. Riptide GP‘nin grafik kalitesini görmeniz için videoyu izlemenizi tavsiye ederiz. 

#video_1779#

Sesleri ve müzikleri de aynı derecede başarılı olan yapım, 1,99 dolarlık fiyatı ve 42 Megabyte yer kaplaması ile çok cazip bir hale geliyor. Oyunun bir diğer dikkat çeken özelliği ise USB ve kablolu Gamepad bağlanılabilmesi.

Riptide GP, bazı Android’li telefonlarda ve cihazlarda ücretsiz ve kurulu olarak geliyor. Ofisimize test için gelen Sony NWZ-Z1000 ve Huawei Ascend P1‘de kurulu olarak gelen bu oyunu ücretsiz olarak oynadık. Bu oyunun bazı cihazlarda ücretsiz ve kurulu gelmesi cihazı satın alma sebebi olamaz ama en güzel hediyelerden biri olabilir. 

Sonuç olarak Riptide GP, kesinlikle parasının hakkını veren bir yapım. Kaliteli bir yarış oyunu arayanlara tavsiye ediyoruz. 

İndirmek için tıklayın.

Barkod tarayıcı ile tarayın.

Barkod tarayıcınız yoksa buradan yükleyin.

:: Riptide GP’yi beğendiniz mi?

PES 2013 Demo İnceleme

PES serisinin hayranları için beklenen gün geldi ve Pro Evolution Soccer 2013’ün demosu yayımlandı. Demo PC, PlayStation 3 ve Xbox 360 platformları için yayımlandı ve oyunseverler hemen Konami sunucularına saldırarak demoyu indirdiler.

Peki memnun kaldılar mı? İşin bu kısmını ancak yazıya gelecek yorumlarla öğrenebiliriz ama gelin isterseniz benim izlenimlerim nasılmış ona göz atalım.

Öncelikle PES serisinin grafiksel anlamda özellikle oyuncu detaylarında FIFA’dan çok daha önde olduğunu söylemem gerekiyor. Özellikle yakın çekimler, tekrar gösterimler ve gol sevinçleri sırasında sanki oyun bir anda gerçeğe dönüşüyor gibi bir his yarattı bende. Tabii bunda PC’de oynamam ve 1920×1080 Full HD çözünürlük seçmiş olmamın etkisi büyük.

Fakat bu gerçekçi grafikler ne yazık ki maç sırasında kameranın da uzaklaşmasıyla önemini yitiriveriyor. Zira hiçbir oyuncu oturup maç sırasında oyuncuların nasıl itiraz ettiklerini izlemek istemiyor. Oyun kumandasının Start tuşuna ‘abanan’ oyuncu hemen bu sinematik anları geçerek maça devam ediyor. Hal böyle olunca da PES 2013’ün detaylarının önemi bir anda yok olup gidiyor.

{pagebreak::2}

Bunun yanında stadyumların, tribünlerin ve diğer çevresel faktörlerin maç öncesi, devre arası ve maç sonrası sekanslarda harika gözüktüklerini ama maç sırasında Konami’nin de ufak bir kamera hilesiyle kadrajın dışında bırakılarak gözlerden kaçırılmaya çalışıldıklarını belirteyim. Yemezler Konami diye de ekleyeyim.

Oyuncuların pozisyonlara, hakem kararlarına, atılan ya da kaçırılan gollere ve alamadıkları bir pasa verdikleri tepkiler oldukça iyi kotarılmış. Animasyonların da çoğu zaman başarılı olduklarını ama oyuncuların toplara vururken çok garip gözükebildiklerini de ekleyeyim.

Zaten PES serisinin gelen problemi asla grafikler değildi. İyi bir futbol oyunu oynamak isteyen kimsenin grafikleri önemsediğini de düşünmüyorum açıkcası. Eğer durum böyle olmasaydı, PlayStation kafelerde hala PlayStation 2 ile eski PES serisi oynanıyor olmazdı.

Sesler ve atmosfere de hızlıca değinelim ve asıl konu olan oynanışa geçelim. Sesler konusunda Konami hep sıkıntı yaşıyor. Bu da futbol atmosferini ortadan kaldırıyor. Demonun tam sürümden çok önceki bir versiyona ait olduğunu düşünürsek, seslerin sürekli kendini tekrar etmesi gibi hataların düzeleceğini tahmin edebiliyorum ama maksimum ne kadar değişebileceğini de merak etmiyor değilim açıkcası.

{pagebreak::3}

Örneğin hiçbir top direğe çarptığında bomba patlarcasına bir ses çıkarmaz, Konami’nin artık bunu öğrenmesi ya da ses teknisyenlerini komple işten çıkarması gerekiyor bence. Kısacası sesler konusunda PES 2013 hiçbir gelişme kaydedememiş durumda.

Gelelim oynanışa. Son 3 yıldır FIFA’nın futbol oyunları kategorisinde ödüllere doymamasının bir sebebi var. Bu da oynanışın gerçekçi olması ve gerçekçi olduğu kadar da eğlence vaat etmesi. Fakat tekrarlamak istiyorum, asıl etken simülasyon olarak adlandırılabilecek kadar gerçekçi olması.

PES serisinin yapımcıları bu detayı farketmiş olacaklar ki, son iki yıldır oynanışa özgürlük getiriyoruz adı altında köklü değişiklikler yapmakla meşguller. (ABD’nin Irak’a özgürlük getirmesi gibi heheh) Geçen yıl bu değişiklikler oyunu PES’ten ilham alan bir FIFA kopyasına çevirmişken, bu yıl bu konuda gerçekten büyük adımlar atabildiklerini söyleyebilirim rahatlıkla.

Özellikle oyuncuların her yöne rahatlıkla dönebilmelerini sağlayan bu özgürlük, oynanışı FIFA serisine daha da benzetirken çok daha gerçekçi kılmayı da başarıyor. Bu sayede topla istediğimiz yöne dönebiliyor, ani çalımlar atabiliyor ya da top saklayabiliyoruz.

Ayrıca oyunculara getirilen kişisellik özelliği de her oyuncunun farklı tepkiler vermesine ve farklı şekilde futbol oynamasına yol açmış. Bu çok güzel çünkü her futbolcuyla aynı şeyleri yapabiliyor olmak, bir futbol oyununu baltalayan en önemli etkendir.

{pagebreak::4}

Aslında değinilmesi gereken en önemli nokta da bu. Geçtiğimiz yıla göre ‘devasa’ olarak adlandırılabilecek herhangi bir geliştirme yok ama oynanış gerçek anlamda iyiye gitmeye devam ediyor. Özellikle 2014 sürümünde Fox Engine ile yepyeni bir PES oyunu görebileceğimizi düşünürsek, Konami’nin bu nesil için son kurşunlarını sıktığını rahatlıkla anlayabiliyoruz.

Sonuç olarak PES serisinin bu nesildeki en ‘düzgün’ ve ‘gerçekçi’ oyunuyla karşı karşıyayız. Fakat burada büyük bir problem var.

Eğer Konami oynanış konusunda bu değişiklikleri her yıl devam ettirirse, serinin köküne inmek adı altında serinin FIFA’dan nefret eden tüm hayranlarını da kaybetmeye başlayacak gibime geliyor. Çünkü oyun her yıl gerçekten daha da FIFA’ya benzemeye devam ediyor.

:: PES 2013’ün demosunu oynadınız mı?