Twitter, Mail İşine Giriyor

Twitter’ın bulunduğu ikinci sırayı koruyabilmek adına sürekli yeni sistemler geliştirdiği biliniyor. Geçtiğimiz gün yaşanan bir gelişme, Twitter’ın yeni hamlesiyle ilgili önemli ipuçları taşıyor.

Yayıncılara doğrudan hedeflerine mail atabilmesi üzerine çalışan ve 2.5 yıl önce kurulmuş olan RestEngine, deneyimlerini Twitter’a aktaracak. RestEngine çalışanlarının bir kısmını bünyesine katan Twitter, akıllara satın aldığı bir diğer girişimin gelmesine neden oldu.

  

Hatırlanacağı üzere Twitter, Summify adlı bir şirketi de satın almıştı. Summify, kullanıcıların ağındaki paylaşımlara göre kullanıcılara günlük olarak ilgisini çekebileceği paylaşımları mail atan bir sistemle biliniyordu.

Twitter’ın bu iki hamlesi açıkça gösteriyor ki Twitter önümüzdeki aylarda kullanıcılarına mail yoluyla da ulaşıyor olacak. Bakalım Twitter ekibi bu maillerle ilgili başka ne gibi çalışmalar gerçekleştirecek.

:: Twitter’ın mail atması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Assassin’s Creed 3’ten Harika Bir Video

Assassin’s Creed 3’ü merak ediyorsanız, şu anda doğru yerdesiniz. Çünkü Ubisoft yayımladığı video ile Assassin’s Creed 3’ün dünya prömiyerini yaptı ve ilk oynanış videosunu da kullanıcıların beğenisine sundu.

Videoya göz attığımızda Connor’ın iç dünyasına bir yolculuk yaptığımızı farkediyoruz. Aslında bu video hem Connor ile tanışmamızı sağlıyor hem de oyunun işleyeceği konuyu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bunu yaparken oynanış görüntülerinden hazırlanan bir klibi de bizlere sunmayı ihmal etmiyor. Sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri 31 Ekim 2012 tarihinde PC, PlayStation 3 ve Xbox 360 platformları için piyasaya sürülmesi beklenen Assassin’s Creed 3‘ün ilk oynanış video ile baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

http://www.youtube.com/v/EiVJG_mrtFo?version=3&hl=en_US

:: Assassin’s Creed 3’ün ilk oynanış görüntülerini nasıl buldunuz?

Siri’ye Göre En İyi Telefon Hangisi?

Apple’ın iPhone 4S modelinin en büyük yeniliği olarak tanıtıldığında insanları oldukça etkilemeyi başaran kişisel asistanı Siri’nin verdiği komik ve akıl dolu cevaplar her zaman konuşulmaya devam ediyor.

Tabii sorulan her soruya komik cevaplar vermesi beklenemez. Özellikle de bazı durumlarda internet üzerinden arama yaparak ortaya koyduğu sonuçlarla da sık sık karşılaşıyoruz.

Peki Siri’ye “Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi akıllı telefonu hangisidir?” sorusunu yöneltmeyi denediniz mi? Eğer denemediyseniz hemen denemenizi tavsiye ediyoruz çünkü alacağınız cevap sizleri oldukça şaşırtacak.

Bu soruya Siri, “Dünyanın en iyi akıllı telefonu, kullanıcı oylarına göre, Nokia Lumia 900‘dür” yanıtını veriyor. Aslında bunun sebebi çok basit. Sorunun cevabını sistemde bulamayan Siri, mecburen internet üzerinden arama yaparak en yüksek kullanıcı notu alan telefonu karşınıza çıkarıveriyor.

Burada ironik olan durum, Apple çalışanlarının bu konuyu düşünememiş olmaları. Şu anda muhtemelen Siri üzerinde birkaç değişiklik yaparak, bu durumu ortadan kaldırmakla uğraşıyorlardır.

:: Siri kullanıyor musunuz?

Galaxy Note’a Android 4.0 Güncellemesi

Samsung‘un Galaxy Note‘unu kullanıyorsanız, Android 4.0 yani Ice Cream Sandwich güncellemesine ne zaman kavuşacağınızı da mutlaka merak ediyorsunuz demektir.

Bu konu üzerinde daha fazla kafa patlatmaya gerek yok çünkü Samsung, Galaxy Note için resmi güncellemeyi yayımlamaya başladı.

Güncelleme henüz Türkiye’de yayımlanmadı ama bu ay içerisinde yayımlanması kuvvetle muhtemel. Bu yüzden bir süre daha sabretmenizi ve resmi güncellemeyi beklemenizi tavsiye ediyoruz.

:: Galaxy Note kullanıyor musunuz?

Google da Game Center Yapabilir

Google, mobil işletim sistemi olan Android’de oyun oynayanları bir araya getirecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Söylentilere göre Apple’ın iOS platformunda uyguladığı ve bu yaz Mountain Lion ile bilgisayara da taşıyacağı Game Center özelliğini çok beğenen Google, benzeri bir sistem yapmak için kolları sıvamış.

İsmi hakkında henüz hiçbir bilgi olmayan sistem aynı Game Center gibi işleyecek. Android üzerinden oyun oynayanlar puan kazanacak, arkadaşlarını kaydedecek, onlarla birlikte oyun oynayabilecek ve arkadaşlarının oynadığı oyunlara bakabilecek. Şimdilik benzer sistem OpenFeint ile Android’de ve iOS’da bulunuyor. Ancak Apple kullanıcıları Game Center’ı kullanmayı daha çok tercih ediyorlar.

Windows Phone cephesinde ise bu iş biraz daha kolay hallediliyor. Çünkü Microsoft, zaten milyonlarca oyuncusu bulunan Xbox sistemini telefona entegre ederek bütün bu işlemlere sahip oluyor, ekstradan Xbox sahiplerinin telefondan çok daha fazla iş yapıp Xbox hesaplarına da puan kazandırmayı sağlıyor.

:: Google’ın oyun sistemi sizce nasıl olmalı?

 

Android için Bilgi Yarışı

Türkçe bir bilgi yarışması olan Bilgi Yarışı, bilgilerini sınamak isteyenleri bekliyor. Gelin bu uygulamaya yakından bakalım.

Bilgi Yarışı, 11 Megabyte boyutunda. Android 2.2 ve üzerinde çalışan yapım 3.8 puan ortalaması almış.

{pagebreak::iki}

Uygulamada oynanabilecek iki bölüm bulunuyor. İlki çevrimiçi olarak yarıştığınız ödüllü yarışma, diğeri ise kendi kendinize yarıştığınız yarışma. Ana ekranda bu iki yarışma modununu yanısıra duyurular ve ayarlar yer alıyor. 

{pagebreak::uc}

Gelelim ödüllü yarışmaya. Ödüllü yarışma ikonuna dokunduğunuzda, karşınıza gelen bu ekranda, kuralları, kazananlar ve sıralamaları görebilirsiniz. Ödüllü yarışmanın dikkat çeken özelliği ise yarışabilmek için kredi satın almanız gerekiyor. Bu yarışma boyunca %50, istatistik ve pas geç adlı jokerleriniz bulunuyor. Bunların sayesinde en az iki soruyu garanti kayıpsız atlatabiliyorsunuz. Yarışma iki haftada bir yapılıyormuş. Birinci olmanın kriteri tüm soruları doğru yanıtlamak değil genel puanda birinci olmak. 

{pagebreak::dort}

Normal yarışmada ise istediğiniz kategoriyi seçip yarışmaya başlıyorsunuz. Ancak sadece ilk 6 ücretsiz kategoriden soru seçebiliyorsunuz. Müzik, Sinema, Çocuk ve Siyaset adlı kategorileri oynamak için her birini ayrı ayrı satın almalısınız. 

Hangi kategoride yarışırsanız yarışın, 20 sorunuz var. Soru başladıktan sonra 20 saniye içinde karar vermelisiniz. Ne kadar erken doğru cevaba ulaşırsanız o kadar çok puan alıyorsunuz. Yine önceki sayfalarda bahsettiğim jokerler ile bir kaç soruyu savuşturabilirsiniz. 

{pagebreak::bes}

Bilgi yarışı adlı uygulamasının bir diğer dezavantajı da yanlış tahminde bulunurak kaybettiğiniz bir yarışmanın ardından doğru seçeneği göstermek için yine kredi istemesi. 10 doğru cevap hakkı 0,97 $’dan satılırken 1000 doğru cevap hakkı ise 59,28 $ dolar gibi bir mebla.

Sonuç olarak grafiksel anlamda yetersiz olan, sesleri olmayan ve neredeyse her bir fonksyonunda paketler satın almanızı isteyen uygulama, gördüğümüz en başarısız uygulamalardan. Tavsiye etmiyoruz. 

İndirmek için tıklayın.

Barcode Scanner ile tarayın.

Barcode Scanner’ınız yoksa buradan yükleyin.

:: Bilgi Yarışı’nı beğendiniz mi?

iPad Mini 200 Dolar Olabilir

Apple’ın tablet modeli olan iPad’lerin 9.7 inç boyutunun büyük olduğunu, daha küçük ve taşınması kolay tablet istediklerini belirten kullanıcıların istekleri olacak gibi duruyor. Her ne kadar Steve Jobs, yaşarken iPad Mini fikrine karşı çıkıyor olsa da Tim Cook yönetimi sırasında iPad Mini iddiaları her geçen gün artıyor.

Amerika’da özellikle 7 inç tabletler sıralamasında Amazon Kindle Fire’ın birinci sırada olduğunu düşünürsek Apple’ın bu kategoride de tercih edilen ürün olmak istemesinden dolayı 7 inçlik model çıkaracağını söyleyebiliriz. Analistlerin son raporlarına göre iPad’in 7 inçlik modeli iPad Mini bu yılın Ekim ayında yani Ekim 2012‘de gelebilir.

Fiyat konusunda ise 200 ile 250 dolar arası tahmin ediliyor. Amazon Kindle Fire’ın 199 dolara satıldığını düşünürsek, Apple’ın da biraz fiyatı yüksek tuttuğunu göz önünde bulundurursak 250 dolar gibi bir rakam oldukça mantıklı geliyor diyebiliriz. Şu an için Yeni iPad’ler 499 dolar’dan başlıyor.

:: Sizce iPad Mini çıkarsa tutar mı?

 

VLC Player 1 Milyar Kez İndirilmiş

2005 yılından bu yana medya oynatıcı olarak hizmet veren VLC Player da rekora koşuyor. Dün yaptığımız haberde Angry Birds oyununun toplamda 1 milyar kez indirildiğini açıklamıştık. Bugünkü 1 milyar haberimiz ise VLC Player ile ilgili.

VLC’nin yapımcısı olan VideoLAN yaptığı açıklamayla VLC’nin, 2005’ten bu yana kendi sunucularından toplamda 1 milyar kez indirildiğini belirtti. Dile kolay tam 1 milyar kez VLC indirilip bilgisayarlara kurulmuş. Bu sayının sadee VideoLAN firmasının kendi sunucularından olan sayı olduğunu, diğer download sitelerini hesaplayamadıklarını belirtelim.

VLC’nin indirildiği işletim sistemlerine baktığımızda ise yüzde 89 gibi oldukça yüksek bir oranla Windows bulunuyor. Hemen ardından yüzde 10 ile Mac kullanıcıları VLC’yi indirmiş. Geriye kalan yüzde 1‘i ise Linux kullanıcıları oluşturuyor. 

Son olarak VLC 2.0 sürümüyle yayınlanan ve yeni özellikler getiren VLC hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız ilgili haberimize bakabilirsiniz. 

:: VLC’yi kullanıyor musunuz?

 

Internet Explorer Xbox 360’a Geliyor

Microsoft, ürünlerini dört koldan geliştirmeye devam ediyor. Şu sıralar Windows 8 ve Windows Phone üzerine yoğunlaşan firma, Xbox’ı da unutmuyor. Görünürde yeni bir Xbox haberleri olmasa da Xbox 360‘a yeni özellikler söz konusu. Son gelen duyumlara göre ise kullanıcıların yıllardır beklediği Internet Explorer artık Xbox 360‘a geliyor.

Bildiğiniz gibi Xbox 360‘da şu an Bing arama motoru bulunuyor. Ancak Bing ile sadece Xbox 360 üzerindeki ve uygulamalar içerisindeki verileri arayabiliyoruz. Microsoft, Bing’in içine de Internet Explorer desteği koyarak sartık her kelimeyi aramamızı sağlayacak. İstediğimiz kelimeyi Kinect ile el klavyesinden ya da sesle söyleyerek arayabileceğiz. 

Internet Explorer 9 tabanlı olacağı söylenen Xbox 360 tarayıcısının da Kinect sayesinde elle ve sesle yönetileceğini belirtelim. Bu konuda henüz bir çıkış tariih ortaya çıkmış değil ancak önümüz malum E3 ayı. Muhtemelen E3’de tanıtılacak bir özellik olacaktır.

:: Xbox’a tarayıcı gelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

 

Facebook’a Dosya Paylaşım Özelliği Geldi

İnternet denilince akla gelen ilk sitelerden olan Facebook‘un ismini şu sıralar sıkça duyar olduk. Son dönemde başta halka arz ile uzun bir süre gündemde kalan servis, yakın zamanda ise mobil cihazlar için açtığı uygulama mağazası ile dikkatleri birkez daha üzerine çekmeyi başardı.

Yayına aldığı ek hizmetler ile artık büyük markalarla rekabetten çekinmediğini açıkça dile getiren M.Zuckerberg yine çok konuşulacak bir adım attı. Buna göre popüler site, kişilerin sosyal ağ üzerinde dosya paylaşabilmelerinin önünü açtı.

Yaklaşık 380 milyon kişinin kullandığı Facebook grupları için hayata geçirilen özellik ile maksimum 25 MB (Gmail ile aynı oranda) boyutunda dosya yüklenebiliyor. Bu sayede kişilerin içerik paylaşımı için Rapidshare, Dropbox gibi siteler yerine sosyal ağı kullanması amaçlanıyor. Fakat kimi virüslü, zararlı ve telif haklarını ihlal edebilecek içeriklerin paylaşımını önlemek amacıyla *exe ve *mp3 uzantılı dosyaların yüklenmesine izin verilmiyor. 

Facebook Farklı Denizlere Yelken Açmaya Devam Ediyor

Facebook’un son dönemdeki atılımları adeta savaş ilanı niteliğinde. Zira siteyi sadece arkadaş ortamıyla içerik paylaşımı kalıbından çıkarmayı amaçlayan yetkililer bunun için hayli yoğun çalışıyor. Son olarak duyurulan dosya paylaşım özelliği sayesinde veri transferini mümkün kılan sitenin Dropbox‘ı gözüne kestirdiği kulislerde konuşulanlar arasında.

Ekim 2010’da, üyeliğe ihtiyaç olmadan paylaşım imkanı sağlayan drop.io‘yu bünyesine katan Facebook’un site üzerindeki dosya paylaşımında bu servisin altyapısından yararlanması düşünülüyor. Şimdilik sınırlı sayıda grup için aktifleştirilen özelliğin birkaç gün içerisinde tüm kullanıcıların hizmetine sunulması bekleniyor.

:: Facebook’un bu yeniliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce sosyal ağ dosya paylaşımında rakiplerini zor durumda bırakabilir mi?

 

Microsoft’la Bulutlarda Söyleşi

Dünyada sayılı ülkede yapılan Microsoft Management Summit 2012 etkinliğinde ShiftDelete.net olarak Microsoft’un üst düzey yöneticilerinden Microsoft Yönetim ve Güvenlik Teknik Ürün Yönetimi Direktörü Clare Henry ve Microsoft Özel Bulut ve Veri Merkezi MEA Bölgesi Direktörü Mark Chaban ile bulutlar üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

System Center 2012 Veri Merkezi ve Bulut Yönetim Ürünleri, Windows Server 2012 ve Microsoft Bulut Bilişim Platformu Windows Azure hakkında en güncel bilgilerin paylaşıldığı MMS 2012’de Microsoft Amerika’dan gelen üst düzey ürün yöneticileri ilgili çözümlerin kurumlara sağlayabileceği faydaları aktarmaya çalıştı. Clare Henry ve Mark Chaban’a etkinlikte paylaşılan konulara dair bazı sorular sorduk ve cevaplarını sizler için derledik.

SDN– Bulut teknolojisini kurum içinde maliyetlendirme konularında zorluklar yaşanıyor mu? Microsoft’un bu konudaki çözümleri nelerdir?

Clare Henry – Esasında tamamen finansal olarak ücretlendirilmesi değil kimin ne kadar kullandığının görülmesi ve ona göre ücretlendirilmesi önemli. System Center 2012‘yle birlikte Windows Server’le beraber ölçme ve raporlama özellikleri de geliyor. Bunlarla beraber ücretlendirme değil, esasında kim ne kullanıyor, ne yapıyor, kim çalışıyor, kaynakları takip ediyor.

Önümüzdeki ay Cloud Management Service Pack diye bir araç gelecek önümüzdeki aylarda. Bunlarla birlikte maliyet modellerini görebileceksiniz. Bu sayede de maliyet modellerini atayabileceksiniz. Böylece kimin hangi maliyet modeliyle çalıştığını görebileceksiniz. Yani ücretlendirmeden ziyade esas hedef kimin ne kullandığını görmek.

SDN– Bulut bir hizmet tüketim modeli olarak mı, yoksa teknoloji modeli olarak mı görülmeli?

Clare Henry – Aslında her ikisi. BT’nin hizmet olarak sunulması günümüzde yeni bir konsept. Bu yeni konseptin altında ise yeni teknolojik yatırımlar var. Bunun altında sanallaştırma, otomasyon, hizmet sunum modelleri var. Yeni bir konsept ve ama bu yeni konseptin altında yeni teknolojiler yatıyor. Bu yüzden hem teknolojik değişim hem de BT’nin servis olarak sunumu modelinin değişmesi diyebiliriz. BT’nin hizmet olarak sunulması modeli sonuçta hizmet sunucular olduğu gibi sonuçta bir de hizmet alıcısı modeline geçiş söz konusu.

Bulutun en temel özelliklerinden biri sanallaştırmayla yapılan kaynak havuzu paylaşımı. Bulutun ikinci en önemli özelliği kendi kendine kullanım. Bu ise arka planda otomasyonla yeni bir kullanıcının sanal makine isteğine self servis portali üzerinden bunu alıp onayının alınıp hayata geçirilmesi. Bulutun en önemli üçüncü özelliği ise elastikiyet ve ölçülebilirlik. Talebin artması veya düşmesi halinde kapasitenin artırılması veya düşürülmesi.

Mark Chaban – Windows Azure’u mutlaka deneyerek bulut bilişimin işleyişi hakkında herkesin fikir sahibi olabilir. Azure sitesine girdiğinizde (ücretsiz deneme seçeneğiyle) kendi bulutunuzu istediğiniz kapasitede oluşturabiliyorsunuz. Mesela Hotmail’e girdiğinizde e-posta gönderirken 500 MB’lık bir ek gönderecekseniz arka planda kaç sunucu olduğuna bakmazsınız ve başka sunucuya ihtiyaç olup olmadığını önemsemezsiniz. Bulut bilişim kullanımı da aynı keyif verici niteliktedir.

Ortadoğu ve Afrika bölgesine baktığımızda buluta adaptasyon sürecinde hosting şirketlerini öncü olarak görüyoruz. Geleneksel hosting şirketlerinin yanında kamu şirketleri de bulutta olmaya başladı. Devlet ajansları, maliye, sağlık ve benzeri farklı bakanlıklarda bunu görmeye başladık.

Finans tarafında bunu çok yoğun görmeye başladık çünkü finansta verimlilik önemli. Geleneksel olarak hosting firmalarında gördüğümüz bu olgu şimdi kamu, telko ve finans kurumlarında görülüyor.

SDN – Buluta geçmenin zorlukları nelerdir? Microsoft bu zorlukları aşamada hangi araçları devreye alıyor?

Clare Henry – Bunda tipik zorluklar ve fırsatlar olarak da bakmak lazım. Bulutta birden bir geçiş olmayacak. Kendi veri merkezinizin buluta geçişi olabilir. Genel bulut üzerinden hizmet alabilir veya hibrid bulut üzerinden hizmet alabilirsiniz.

Microsoft bu tercihi yapacaklara kolaylık sağlıyor ve bunların ortasında dört ortak avantaj sunabiliyor. Bunlar Ortak yönetim, Ortak kimlik, Ortak Sanallaştırma platformu ve ortak uygulama geliştirme fırsatları.

İkincisi BT profesyonellerinin bilgi ve kapasiteleri. Eskiden network, depolama veya altyapıları yönetmeye alışmış IT Pro’lar şu anda bütün bu yapıyı IT’yi yönetmesi gerekiyor. System Center 2012 ile profesyoneller donanım, yazılım ve çevresel diğer noktalara ulaşabiliyor ve kolaylıkla yönetebiliyor.

Son olarak eğitim süreçleri ve iş ortaklarından bahsedilebilir. Microsoft bulutla ilgili sertifikasyonlarının yanı sıra Fast Track İş ortaklarımız HP, Dell, IBM, Fujitsu, Cisco ve NetApp gibi firmalarla kullanıma hazır çözümler sunulabiliyor.

Röportajımız esnasında bize her konuda yardımcı olan Microsoft Türkiye Sunucu ve Bulut Platformları Pazarlama Müdürü Kadir Şener, ülkemizde buluta geçiş konusunda en önemli örneklerden birinin Denizbank olduğunu, pek yakında iki yeni büyük kurumun daha Microsoft bulutuna katılımının açıklanacağını belirterek, kamudan bir örneğin de çok uzakta olmadığını aktardı.

:: Microsoft’un Windows Azure platformunu denediniz mi?