The Darkness 2 İnceleme

İlk oyunu normal FPS’lerden farklı bir konsept üzerine kurulu olan ve bizleri mest eden The Darkness’ın ikincisiyle beraberiz. 2K Games’in yapımcılığını üstlendiği ikinci oyunda da her şey eskisi gibi mi, değişen şeyler var mı gelin beraber öğrenelim.

Hikaye ve Atmosfer

Oyunun hikaye modu sizin için her şey tabiri yerindeyse toz pembeyken birden saldırıya uğramanızla başlıyor. Bu sürede ayağınızdan ciddi bir biçimde yaralanıyorsunuz ve arkadaşınız Vinnie sizi sırtlanıyor.

Ciddi bir savaşın altında yarı ölü biçimde yatarken tanıdık bir ses duyuyorsunuz.Bu ses Darkness’ın sesi. ”Use My Powerrrr or Diee” diye gücünü açığa çıkarmak için sizi zorluyor. Gerisinde neler olduğunu tahmin edersiniz zaten.

Oyunda size saldıranları araştırıyor bir yandan da bölümlerin bazılarında Max Payne tarzında hayaller görerek oynuyorsunuz. Bu hayallerde kız arkadaşımız Jenny’i görüyoruz. Jenny savaş aralarında çıkan bu hayalvari bölümlerde yaşayıp yaşamadığı hakkında bizi kuşkulandırıyor. Kuşkularımıza güvenerek Jenny’i de bulmaya çalışıyoruz.

{pagebreak::2}

Oyunda hikaye bundan ibaret olsa da hikayenin dallanıp budaklanması ve anlatılış tarzı onu eşsiz yapıyor. Hikayede ilerledikçe ona o kadar bağlanacaksınız ki tek oturuşta bitirmek isteyeceksiniz.

Bunun bir sebebi de hikayedeki twist’ler. Bu twist’ler öyle iyi yerleştirilmiş ki, oyunu sırf onlar için bile tekrardan oynayabilirsiniz. Ayrıca oyunun iki sonu var arkadaşlar. İki son da o kadar iyi hazırlanmış ki yapımcıları buradan tebrik etmek istiyorum.

Oynanabilirlik

Tekrardan oynamaktan bahsetmişken,oyunun tekrardan oynanabilir olmasını desteklemek için yeni dönemde oyunlarda moda olan “Newgame +” modunu da oyuna eklemişler.

Bu modda daha önce geliştirdiğimiz güçlerimizle başlıyoruz. Güçlerimiz demişken oyunda Darkness’ın bize kazandırdığı güçlerimiz var. Bu güçlerden bazıları saldırı-savunma tarzı aktif güçler iken,bazıları ise sağlığımızı hızlı doldurma, karanlıktayken silahlarımızın daha güçlü olması gibi pasif güçler.

{pagebreak::3}

Bu güçleri düşmanlardan topladığımız “Essence” olarak tabir edilen,Devil May Cry’daki “Orb”lara benzeyen bir sistemle geliştirebiliyoruz.Bu da aksiyonu zaten bolca olan oyuna ayrıca aksiyon katıyor.

Oyun içi dinamikler de oyuna artı puan getiriyor. Özellikle silahların dinamikleri çok iyi. Silahlar demişken oyunda yeteri kadar silah var arkadaşlar. UMP’ler ayrıca bir harika. İki elinize birer UMP alıp Matrix tadı yaşayabilirsiniz.

Bunun dışında short-range diye tabir edilen shotgun tarzı silahların da iyi tepkiler verdiğini söylemeliyim.Bunun dışında sadece Vendettas modunda bulunan staff tarzı silaha ve bumerang tarzı kullanılan baltaya hayran kaldım.

Oyundaki sinematikler ise şahane olmuş diyebilirim. Özellikle karakterimizin bölüm başlarındaki monologları çok iyi. Ayrıca Jackie’nin oyun içinde Darkness ve yanında her daim bulunan arkadaşı Darkling ile diyalogları oyunun bence en başarılı kısmı.

{pagebreak::4}

Darkling her eve lazım olacak türden mizahi bir karakter diyebilirim. Birkaç bölümde onunla da oynama şansımız olduğunu söylemeliyim.

Grafikler ilk oyundaki kullanılan tarzdan biraz farklı.Bu sefer cell-shade tarzı grafikler kullanılmış.Başta alışmakta zorlandım ama ilk yarım saatten sonra alıştım.

Oyun aksiyonlu ve bu aksiyon da oldukça kanlı olduğundan bu tarzı seçtikleri düşüncesindeyim. Bunun dışında oyundaki ışık ve karanlık çok güzel yansıtılmış. Oyun, grafik dersinden de yüksek notla geçmeyi başardı.

{pagebreak::5}

İçerik

Elbette ki The Darkness II’nin içeriği single-player ile bitmiyor arkadaşlar. Hikayeyi bitirdiğinizde Vendettas modu ile devam edebilir, daha fazla düşmanı karanlıklara gömebilirsiniz.

Bu modu online veya offline oynayabiliyorsunuz. Başlamadan farklı özellikte silahları olan dört adet suikastçiden birini seçip aksiyonun ortasına dalıyorsunuz.

Epey eğlenceli olduğunu söylemeliyim. Özellikle karakterlere farklılık katan Unique Power’larının etkisi şahane. Ayrıca oyuna DLC’lerin de ekleneceğini düşünürsek,içerik kısmı oldukça yeterli düzeyde.

{pagebreak::6}

Sesler ve Atmosfer

Atmosfer ise cidden kendine bağlıyor. Siyahla beyazın muhteşem tezatlığı atmosferin yaratılmasında ana tema olarak kullanılmış.Adeta size yapışıp hikayeye bağlıyor. Özellikle tek başınıza ilerlediğiniz birkaç bölümde cidden Darkness’a sahipmişsiniz gibi oluyorsunuz.

Oyundaki sesler daha önce de bahsettiğim monolog ve diyalogların dışında da gayet iyi. Özellikle Darkness’ın sesine hayran kaldım. Bir “Stay away from the light!” deyişi var ki bir süre sonra sırf bu sesi duymak için ışıklara kasten girdiğimi fark ettim.

Darkling olsun Jackie olsun (Darkness’ın Jackieeee diye bağırması da müthiş bu arada.) diğer karakterlerin de seslendirmeleri çok başarılı olmuş.Sesler de atmosferi destekleyip hikayeye sarılmanızı sağlıyor.

{pagebreak::7}

Eksiler yok mu?

The Darkness II’nin artıları olduğu gibi bazı eksiklikleri de var tabii. Özellikle yapay zeka bazen saçmalayabiliyor.Bunun dışında ufak tefek grafik hataları var.

Ayrıca oyun ilk oyundan biraz daha lineer bir çizgide işlenmiş.Bu bazı oyuncuları memnun etmeyecektir.Bunun dışında hikaye veya diğer kriterlerde pek sorun yok. Zaten bu sorunlar da muhteşem hikaye anlatımı ile görmezden gelinebilecek düzeyde arkadaşlar.

Bu oyunu PC’ye açıklandığından beri beklemiştim. Beklenilen oyunların çoğunun hayal kırıklığı yarattığı bu dönemde bu oyunun beklenilen gibi olmasını o kadar dilemiştim ki oyun tam umduğum gibi olmuş arkadaşlar.

Sonuç olarak karşımızda beklenileni fazlasıyla veren bir oyun var.Bu senenin sağlam oyunlarından biri karşımızda duruyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Aksiyonu bol oyunlar oynamak dileğiyle

“Yazı Ali Aşkın’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.”

Artılar: Hikaye ve anlatılışı, atmosfer, seslerin eşsizliği, Jackie’nin monologları, tekrardan oynanabilirlik 

Eksiler: Yapay zekanın bazen saçmalaması, ufak tefek grafik hataları, arttırılmış çizgisel oyun tarzı

8.5/10

:: The Darkness 2’yi oynadınız mı?

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

9/10

Ne Yeni 3, Ne de Eski 2, Yeni iPad 2!

Sessiz sedasız güncellenen iPad 2’nin daha uzun pil ömrü sunduğu ortaya çıktı. A5 işlemcinin yeni bir sürümüne sahip olan yeni iPad 2 daha önceki iPad 2’lere göre daha iyi bir pil ömrü sunuyor.

Amerika’da 399 dolar fiyat etiketi olan yeni iPad 2’nin 32nm A5 işlemcisi şimdilik sadece 16GB Wi-Fi modellerinde bulunuyor. iPad 2, 2011 yılında ilk duyurulduğunda sahip olduğu işlemci A5’in çift çekirdekli 45nm versiyonuydu.

iPad 2 şimdi daha küçük, daha fazla güç tasarrufu edebilen 32nm üretim sürecini kullanan bir A5 işlemcisi ile piyasaya giriyor. AnandTech sitesi eline geçirdiği bir örneği inceleyerek eski ve yeni iPad 2’nin işlemci performanslarının büyük ölçüde aynı olduğunu ancak pil ömrünün önemli ölçüde yeni yonga ile geliştirildiğini ortaya koyuyor.

AnandTech’in yaptığı çeşitli testler sonucunda yeni iPad 2’nin orijinaline oranla yüzde 15.8 ‘den yüzde 29’a varan oranda daha iyi pil süresi sunduğu belirlenirken, küçük boyutu sayesinde yeni işlemcinin daha verimli ve termal tüketimi için daha az güç kaybettiği anlaşıldı.

Ancak siz de yeni iPad 2 almak isterseniz bunu dış paket üzerinden anlamanın bir yolu olmadığın hemen belirtelim. Tamamen şansa kalan yeni iPad 2’nin hangi versiyon olduğunu anlamak için cihazı açmanız ve işlemcisini tanımlayan küçük bir uygulama kurmanız gerekiyor.

Ancak tahminler tüm iPad 2’lerin zaman içinde yeni yongayla donatılacağı yönünde. Yeterince beklerseniz yeni iPad 2’ye erişme şansınız yüksek. Ancak gereğinden fazla bekleyip iPad 2’nin tükenmesi veya üretimden kaldırılmasına da şahit olmayın.

:: iPad 2 ile 3 arasında seçim yapmanız gerekse hangisini tercih ederdiniz?


 

 

Facebook’tan Spam’e Yeni Önlem

Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook, kullanıcıların rahatsız olduğu konuların başında gelen spam yoluyla reklam yapanlara karşı yeni bir sistemi devreye sokuyor. Ancak sistemin ne kadar başarılı olacağı şimdilik merak konusu.

Facebook’un resmi blog sayfasından geçtiğimiz gün duyurulan yeniliğe göre artık konuyla ilgisi olmayan ya da uygunsuz yourmlar gönderilemeyecek. Ancak Facebook’un hangi yorumların ilgisiz olduğuna nasıl bir başarı oranı ile karar verebileceği kafalarda soru işareti uyandırıyor.

  

Facebook, bunun her ne kadar bir sansür değil spam filtresi olduğunu söylese de kimi kullanıcılar, sebepsiz yere “Bu yorum konuyla ilgisiz ya da uygun olmadığı için gönderilemiyor. Yorumlarınızın engellenmesini aşmak için lütfen konuya pozitif bir katkı yaptığınıza emin olun.” mesajını aldıklarını ifade ettiler. Bakalım Facebook’un bu ilginç yeniliği uzun ömürlü olabilecek mi ve daha da önemlisi İngilizce dışındaki diller için de hizmete girecek mi?

:: Yeni uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz?

Pinterest’in En Hareketli Saati

Son günlerin popüler resim paylaşım ağı olan Pinterest, sıradan kullanıcıların yanı sıra bir çok büyük firmanın ürünlerini tanıtmak için kullandığı bir mecra. Durum böyle olunca paylaşımların yapıldığı saat de büyük bir önem taşıyor.

  

Popüler link kısaltma servisi Bitly’den Hilary Mason’un yaptığı açıklamaya göre Pinterest’te bir şeyler paylaşmak için ideal zaman cumartesi sabahı.

Yapılan açıklamaya göre linklere tıklanan cihazların %12’sini mobil cihazlar oluşturuyor. Ayrıca linklere en çok dikkat çekilen sosyal ağlar sıralamasında ise birinci sırada Facebook yer alırken ikinci sırada YouTube, üçüncü sırada Soundcloud, dördüncü sırada LinkedIn ve beşinci sırada ise Twitter yer alıyor.

:: Siz paylaşımlarınızı ne zaman yapıyorsunuz?

Samsung Galaxy S3’ün Performans Testleri

Samsung, Londra‘da Unpacked 2012 etkinliğinde tanıttığı Samsung Galaxy S3‘ün yankıları devam ediyor. Lansman sırasında buradan canlı anlatım yaptığımız Galaxy S3‘ün tüm özelliklerini ise buradaki yazımızda toparlamıştık. Okuyamayanların okumasını öneriyorum.

Samsung, Galaxy S3‘de 1.4 GHz hızında çalışan ve 32nm teknolojisi ile üretilen Exynos 4 Quad işlemcisini kullanıyor. Bu işlemci Cortex A9 mimarisini kullanıyor ve grafik işlemci olarak ise 400 MHz hızında çalışan Mali-400 GPU‘suna yer veriyor.

Samsung Galaxy S3 galerisi için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

Test sonuçlarına baktığımzıda Nvidia Tegra 3‘ün çok fazla zorlamadığı Exynos 4 Quad, Samsung‘un yaptığı yazılımsal iyileştirmelerle beraber oldukça başarılı sonuçlar alıyor. Quadrant testinde 5642 puan almayı başaran Samsung Galaxy S3, bu konuda en başarılı Android akıllı telefon.

Telefonları Java Script kodlar ile test eden ve iOS platformunda da kullanılabilen SunSpider testinde ise Samsung Galaxy S3 tüm telefonları geride bırakmayı başarıyor. 

Performans testlerinin ve yazının devamı arka sayfadadır.

{pagebreak::2}

HTC One X‘e göre 300 puan daha kısa sürede tamamladığı testte, Samsung‘un Java motoru ile oynadığı düşünülüyor. Bu kadar büyük performans sıçramasını başka şekilde izah etmek pek mümkün değil. Yani yeni TouchWiz arayüzü, perfromans iyileştirmeleri ile de geliyor.

Akıllı telefonların web tarayıcı performanslarını karşılaştıran BrowserMark testi, Samsung Galaxy S3‘ün performansını iyice ortaya koyuyor. 

Geliştirilmiş web tarayıcı performansı ve başarılı Exynos 4 Quad işlemcisi, iPhone 4S’in tam iki katı puan almayı başarıyor. Tabi iPhone 4S’in çözünürlüğünün 1280 x 720px‘den düşük olduğunu da hatırlatalım.

Samsung Galaxy S3 ile beraber ciddi bir performans sıçraması elde etmiş diyebiliriz. Donanımsal olarak kullanıcılar daha fazla değişik bekliyor olabilirlerdi ama her firmanın çeşitli stratejileri bulunuyor.

Piyasadaki iPhone 4S‘deki, Yeni iPad‘deki A5 ve A5X işlemcisinden, Tegra 3 işlemcisinden daha hızlı ve daha az güç tüketen bir çipsetin piyasaya sunulduğunu görüyoruz.

Samsung, çip üretimi konusunda da epey başarılı olduğunu Galaxy S3’deki Exynos 4 Quad işlemcisi ile de gösterdi. Sadece çip üreten Qualcomm ve Nvidia gibi firmaları geçerek bu konudaki iddialarını gösterdiler.

Artık Galaxy S3‘ü ofisimize bekliyoruz ve biz de kendi testlerimizden geçirerek son kez duruma bakmak istiyoruz. Bekleyelim görelim.

:: Samsung Galaxy S3’ün performansını beğendiniz mi?

 

Samsung, Galaxy S3 sonrası Mandel Diyor

HTC‘nin 16 megapiksel kamera ile gelen Titan II modeli ve Nokia‘nın Lumia ailesinden sonra Windows Phone platformunda sessiz kalan Samsung, Galaxy S3‘ün tanıtılmasından sonra benzer tasarıma sahip yeni bir Windows Phone modeli geliştirdiği ortaya çıktı.

Samsung Mandel kod adlı yeni Windows Phone modeli, LTE bağlantısını destekleyecek ve 4.3 inç 480 x 800 piksel AMOLED ekran ile gelecek.

Özellikle arka tasarımının firmanın yeni amiral gemisi Galaxy S3′e benzediği gözlerden kaçmayan Mandel dışında, Samsung’un iki tane daha Windows Phone modelini piyasaya sürmesi bekleniyor.,

Samsung‘un yeni nesil modellerinde tasarım olarak Galaxy S3’e benzer çizgileri kullanacağını görmüş oluyoruz.  Samsung Mandel, 2012’nin ikinci çeyreğinin sonuna doğru ABD‘de satışına başlanması bekleniyor.

Windows Phone Tango güncellemesi ile Türkçe dil desteğini arkasına alıp, ülkemizde de satışa sunulur mu henüz bilinmiyor.

:: Windows Phone almaya karar verirseniz bu hangi firmadan olurdu?

 

Haftanın Teknoloji Kitapları

Usta kalemlerden dökülen yazıların değerlendirildiği köşemiz Haftanın Kitapları‘na hoşgeldiniz. Bu haftadan itibaren sizlere beş ayrı teknoloji kitabını tanıtarak tavsiyelerde bulunacağız.

Teknoloji ve yazılım konularına meraklıysanız, her hafta bu köşeyi ziyaret etmeyi unutmayın.

Oracle Database 11G R2


Yayın Evi: Pusula Yayıncılık
Yazar: Talip Hakan Öztürk

Günümüzde bütün kurumlar verilerini güvenli bir ortamda saklamak ve yönetmek is­temektedirler. Gün geçtikçe veri hacimle­ri artmakta ve yönetimi daha karmaşık hale dönüşmektedir. İşte bu durumda im­dadımıza ORACLE teknolojileri yetişmektedir. 

Talip Hakan Öztürk’ün kaleme aldığı Oracle Database 11G R2 kitabı, akıcı anlatımı ve her konu hakkındaki örnek uygulamalarıyla temel bir kaynak olma özelliği taşıyor. Türkçe’de Oracle Database hakkında yeterli ve nitelikli bir kaynağın olmadığı düşünüldüğünde Oracle Database 11G R2 kitabı önemli bir boşluğu dolduruyor. 

{pagebreak::2}

Profesyonel WordPress

Yayın Evi: Kodlab Yayıncılık
Yazar: Bahtiyar Paltacı

Şüphesiz ki gün geçtikçe web sitesi kullanan bireyler ve kuruluşlar hızla artmaktadır. Gelişen teknolojinin de bu sürece ayak uydurması, gözle görülür derecede yükselmektedir.

İnternete adım attığınızda kendinizi veya kuruluşunuzu tanıtan en iyi web sitesine sahip olmak ister ve bunun doğal bir sonucu olarak belli belirsiz arayışlara girersiniz. Fakat bu işi hiç kendi başınıza yapabileceğinizi düşündünüz mü?

Bu kitapta size, gelişen WordPress ile neleri nasıl yapacağınızı, WordPress’i sadece bir blog olarak değil de aynı zamanda kurumunuzun pratik olarak dünyaya tanıtılmasında yardımcı olacak bir yazılım olduğunu gösterilmiştir.

{pagebreak::3}

Facebook Programlama

Yayın Evi: DikeyEksen
Yazar: İbrahim Hızlıoğlu

Facebook popülerliğini her geçen gün arttırmaya devam ediyor. İnsanların Facebook’ta olması, markaların da Facebook’ta olmasını zorunlu kılıyor.

Markalar çok daha az maliyet ile kullanıcılarla çok daha samimi bir iletişim kurarak kısa zamanda çok daha büyük kitlelere ulaşabiliyorlar.

Bunlara ilaveten bu markalar tanıtımlarını ve reklamlarını yapabilmek için fan sayfaları, Facebook uygulamaları gibi kanalları kullanma gereği duyuyorlar. Ve bunlar için dijital ajanslar, sosyal medya ajansları vb. şirketlerden destek alıyorlar. Bu da Facebook’un başlı başına bir sektör haline gelmesini sağlıyor.

{pagebreak::4}

Java Se 7

Yayın Evi: Alfa Yayınları
Yazar: Herbelt Schildt

Herbert Schildt’in ünlü kitabının en yeni baskısı! Java konusunda, JAVA SE 7 için güncellenmiş en kapsamlı Türkçe kaynak. Java dilini ve temel kütüphanelerini öğrenin. Veri tipleri ve operatörler, Kontrol ifadeleri, Sınıflar ve nesneler, Yapılandırıcılar ve metotlar, JavaBeans ve Collections Framework’ün gücünü keşfedin.

{pagebreak::5}

Bilgi ve Bilgisayar Casus Yazılımlar ve Korunma Yöntemleri

Yayın Evi: Grafiker Yayınları
Yazar: Gürol Canbek, Şeref Sağıroğlu

Bu kitapta bilgi ve bilgisayar güvenliğinin tüm yönleriyle doğru bir şekilde kavranması ve anlaşılması, güvenlikte büyük zafiyetlere sebep olan kötücül ve casus yazılımların verebileceği zararlı tüm yönleriyle ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.

Kitapta, gizlice arka planda çalışarak bilgisayar kullanıcılarını tehdit eden bu yazılımlar; çalışma mekanizmaları, kullandığı yöntem ve yaklaşımlar, var olan türleri ve bu tür yazılımlardan korunabilmek için gerekli olan önlemler ve kullanılabilecek yazılımlar / donanımlar hakkında ayrıntılı bilgi sunmaktadır.

Ayrıca kullanıcıların gerekli önlemleri almaları ve tehditlerle karşılaşmamaları için almaları gerekli önlemler de bu kitapta ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Not: Bu sayfa www.kitapturk.com‘un desteğiyle hazırlanmıştır.

:: Haftanın Kitapları’nı beğendiniz mi?

Diablo 3’ün Kısa Filmi Geliyor

Diablo 3’ün piyasaya sürülmesine bir hafta kaldı. Heyecanlı bekleyiş artık sona erecek ve oyunseverler yani Diablo hayranları muratlarına erecek.

Fakat oyunun çıkışının dışında Diablo hayranlarını sevindirecek bir haberimiz daha var. Zira Blizzard’ın Diablo 3’ü yalnızca oynamak istemeyenler için bir de kısa film projesi olduğu ortaya çıktı.

Filmin çekim görüntülerini yayımlayan firma, kısa filmin oyundan daha önce ortaya çıkacağını söylüyor ama net bir tarih maalesef vermiyor.

Gelin sözü daha fazla uzatmayalın ve ne zaman yayımlanacağı henüz netleşmeyen Diablo 3 kısa filmi ile sizleri baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

http://www.youtube.com/v/73fPaz3MtuM?version=3&hl=en_US

:: Diablo 3’ü bekliyor musunuz?

Facebook’ta 4 Kişiden 1’i Yalancı

Bu bilgi bu hafta yayınlanan tüketici raporlarının araştırmasıydı. Örneğin bir kişi gideceği yeri ve saati Facebook üzerinden arkadaşları ile paylaşıyor fakat sonrasında ise gitmediği hakkında en ufak bir belirtide bu kolayca anlaşılabiliyor ve yalan söyledi damgası vuruluyor.

İsmi “Facebook & Kişisel Gizlilik” olan, insanların paylaştığı şeye dayalı olarak bir sözü söyleyip ardından sonra ne yaptıklarını da yazmaları sonucunda bu bilgi ortaya çıktı.

Bu ankete katılan 2.000 kullanıcının yaklaşık %25’i kendi gizliliklerini korumak için Facebook’ta gerçek şeyleri paylaşmadıklarını dile getirdi. Yani iki yıl önceki ankete sadece %10’luk bir rakam kalmış.

Facebook bir “gerçek isim” politikasıdır. Bu duruma göre sizin Facebook’a kayıt olmak için bir epostaya ihtiyacınız var. Bu eposta sizin günlük hayatta kullandığınız veya sadece bu paylaşım sitesi için açtığınız bir hesapta olabilir ama her ne olursa olsun bu sizin kullandığınız bir hesaptır.

Örneğin bir üniversite ağına girmek için o üniversitenin vermiş olduğu bir epostaya ihtiyaç duyarsınız. Bu tamamen gerçekçiliktir.

Facebook’ta çoğu hesabın gerçek kişiler tarafından yönetilmediğini biliyoruz. Bunu New York’lu bir adamın sahte bir hesapla bir kadınla flört ettiğini anlatan “Catfish” belgeselinde daha iyi görebiliriz. Facebook ise bu hesapları ayırmak için büyük çaba sarfediyor ve günden güne geliştirdiği filtreleri uyguluyor.

:: Facebook’ta her şeyinizi paylaşıyor musunuz?

Motorola RAZR’a Android 4.0.4 Geldi

Motorola RAZR, Turkcell tarafından geçtiğimiz haftalarda ülkemizde satışa sunulmuştu. Bizde siz okurlarımız için her zaman olduğu gibi en hızlı şekilde RAZR incelemesini yayına almıştık. Dilerseniz buradan Motorola RAZR incelememize ulaşabilirsiniz.

İncelediğimiz Motorola RAZR modeli Android 2.3.6 Gingerbread sürümü ile geliyordu. Motorola RAZR modeline Android 4.0.4 Ice Cream Sandwich güncellemesini vermeye başladı. 

Güncelleme ilk olarak Yunanistan’da Cellcom operatörünün müşteri hizmetlerine ulaştı. Bazı cihazlara buradan OTA yolu ile yüklendi. 

Güncellemenin kısa bir süre içerisinde EMEA bölgesine verileceği düşünülüyor. Haziran ayı sonlarına doğru tahminen güncelleme ülkemize gelir.

:: Motorola RAZR’ın özellikleri ve Android 4.0.4’e güncellenecek olması telefonu alınabilir kılıyor mu?

 

Angry Birds’e “Embed” Özelliği Geldi

Oyun dünyasında adını duyurup tutunmayı başarmış gözde yapımlardan olan Angry Birds kullanıcı odaklı yeniliklerini sürdürüyor. Son olarak çıkardığı Space sürümü ile en kısa sürede en çok indirilen yapım olma rekorunu kıran şirket, diğer taraftan İstanbul’a özel bir sürüm çıkarmayı planlıyor.

Daha fazla kişiye ulaşmak için oldukça akıllı bir yöntem daha belirleyen yetkililer bu sefer ise oyunun diğer web sitelerine entegre edilmesini sağlayan özel bir kod (embed) geliştirdi. Resmi blog üzerinden yapılan açıklamaya göre “Paylaş & Oyna” olarak adlandırılan fonksiyon için tek yapmanız gereken Facebook uygulamasını kullanıyor olmak.

Geçtiğiniz herhangi bir bölüm sonrası çıkan embed kodunu dilerseniz web sitenize, blog’unuza entegre edebilir ya da ilgili bölümü arkadaşınızın Facebook duvarında paylaşarak oynamasını sağlayabilirsiniz.

#video_1447#

Böylece internette daha fazla karşımıza çıkmaya hazırlanan Angry Birds, entegre seçeneği ile uzun süredir beklenen hamleyi de gerçekleştirmiş oldu. Milyonlarca kişinin takipçisi olduğu oyunun bir sonraki adım olarak çizgi film ile karşımıza çıkması bekleniyor.

:: Angry Birds’ün bu yeniliğini nasıl buldunuz? Oyunu sitenize koyacak mısınız?

 

 

AMD, 1 GHz’lik HD 7970 Hazırlıyor

AMD, yeni nesil ekran kartlarını rakibi Nvidia‘dan daha önce piyasaya sundu. Firmanın en iyi tek GPU‘lu modeli olan Radeon HD 7970, Nvidia‘nın geçtiğimiz aylarda piyasaya sunduğu GTX 680‘in gerisinde kalıyor.

AMD, tıpkı GTX 280 GTX 270‘e karşı çıkardığı Radeon HD 4890 gibi bir hamle ile Radeon HD 7970‘i hızlandıracak. AMD, Radeon HD 7970 GHz Edition’ı piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

AMD, Radeon HD 7970‘deki 925 MHz’de çalışan GPU’yu 1 GHz’e çıkarmasının dışında, Radeon HD 4890’daki gibi revizyondan geçirmesi bekleniyor. Ama bu konuda kesin bir bilgi bulunmuyor.

Ayrıca AMD, GTX 690’a karşı da Radeon HD 6990’ı hazırlıyor. O modelin de önümüzdeki ay tanıtılması bekleniyor.

:: AMD, yeni Radeon’ları ile Nvidia’nın elini zayıflatabilir mi?