Otonom Araçlara Sıkı Denetim Geliyor!

İstanbul trafiğinde geçtiğimiz günlerde yaşanan ve otopilot modundaki bir Tesla aracın ters yöne girmesiyle gündeme gelen güvenlik sorunları hükümeti harekete geçirdi. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte yollarda daha sık görmeye başladığımız sürücüsüz araçlar için yasal altyapı çalışmaları hız kazandı. Türkiye Gazetesi muhabiri Esma Altın tarafından yapılan habere göre hazırlanan yeni kanun teklifi taslağı otonom ve tam otonom araçların trafiğe çıkışını sıkı kurallara bağlıyor.

İstanbul’da Otopilottaki Tesla Kaza Yaptı: Cevap Şaşırttı!

İstanbul’da Otopilottaki Tesla Kaza Yaptı: Cevap Şaşırttı!

İstanbul'da otopilottan çıkarak kaza yapan Tesla sürücüsü, hava yastıklarının açılmadığını belirtti. Tesla ise durumu kullanıcı hatası olarak niteledi.

Otonom Araç Düzenlemesi ile Trafikte Kurallar Sil Baştan Yazılıyor

Türkiye Gazetesi kaynaklı bilgilere göre yeni düzenleme sadece izin ve deneme süreçlerini değil aynı zamanda kullanım bakım ve veri kaydı gibi kritik konuları da kapsıyor. Taslağa göre her yetkilendirilmiş otonom araç YOAK olarak adlandırılan Yetkilendirilmiş Otonom Araç Kuruluşu tarafından yönetilecek. Araçların trafiğe açık alanlarda test edilmesi veya kullanılması için İçişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmesi şart koşulacak. Bu kuralı ihlal eden sürücülere veya yetkililere 120 gün adli para cezası verilmesi öngörülüyor.

Veriler Kayıt Altına Alınacak ve Silinemeyecek

Yeni dönemde otonom araçların bir nevi kara kutu taşıması zorunlu hale geliyor. Araçların mevzuata uygun şekilde bilgi depolayabilen bir veri kaydedici ile donatılması gerekecek. Dijital formatta toplanan bu verilerin en az 3 yıl süreyle saklanması şartı getiriliyor. Kaydedilen verilerin değiştirilmesi veya üzerinde oynanması durumunda ise 200 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere de 80 bin liradan başlayan cezalar kesilecek.

Alkollü Sürücüye Af Yok

Taslağın en dikkat çeken maddelerinden biri de sürücü sorumluluğu ile ilgili. Araç otonom modda olsa bile sürücünün alkollü veya uyuşturucu etkisi altında olması suç sayılacak. Olası kazaları incelemek için İçişleri Bakanlığı bünyesinde Bağımsız Olay İnceleme Birimi kurulacak. Trafik kurallarına uymayan tam otonom araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Daha da önemlisi ölümle sonuçlanan bir kazaya asli kusurlu olarak karışan otonom araçların işletme izinleri süresiz olarak iptal edilecek.

Peki sizce otonom araçların trafiğe çıkması için bu cezalar ve denetimler yeterli mi yoksa daha sert tedbirler mi alınmalı? Yorumlarınızı bekliyoruz!

Stardew Valley için Devam Oyunu Sinyali Verildi

Tüm zamanların en sevilen çiftçilik ve yaşam simülasyonu oyunu Stardew Valley, 26 Şubat 2026 tarihinde kutlayacağı 10. yıl dönümüne hazırlanırken, oyunun yaratıcısı Eric “ConcernedApe” Barone’dan hayranları heyecanlandıran bir itiraf geldi. Ünlü geliştirici, bir devam oyunu fikrinin sadece aklında olmadığını, hatta yıllar önce bu proje üzerinde çalışmaya başladığını resmen açıkladı.

Steam İki Oyunu Ücretsiz Olarak Dağıtıyor

Steam İki Oyunu Ücretsiz Olarak Dağıtıyor

Steam kullanıcılarına hafta sonu sürprizi geldi. Magellania ve Arabian Gulf oyunları kısa süreliğine ücretsiz oldu.

Stardew Valley 2 Fikri Rafa Kalkmadı Geliştirici Açıkladı

IGN’e verdiği röportajda konuşan Barone, doğrudan bir devam oyunu üzerinde çalışmayı çok isteyeceğini belirtti. Şu anda ekibiyle birlikte oyunun 1.7 güncellemesi ve merakla beklenen yeni projesi Haunted Chocolatier üzerinde yoğunlaşsa da, Stardew Valley 2 projesinin hala masada olduğu ortaya çıktı. Barone, geçmişte bir dönem ikinci oyun üzerinde çalışmaya başladığını ancak Haunted Chocolatier’e odaklanmak için bu süreci durdurduğunu itiraf etti.

İki Farklı Konsept Tartışılıyor

Devam oyununun nasıl olacağı konusunda henüz kesin bir karar vermediğini belirten Barone, kafasındaki iki ana konsepti paylaştı. İlk fikir, tamamen yeni karakterlerden oluşan yepyeni bir dünya yaratmak. Ancak geliştirici, oyuncuların Pelican Town sakinlerine olan bağlılığı nedeniyle bu fikrin riskli olabileceğinin farkında. İkinci konsept ise mevcut sevilen karakterleri kullanarak onları “dünya içinde yeni bir maceraya” sürüklemek.

Önce Haunted Chocolatier Tamamlanacak

Heyecan verici olsa da Barone, şu anki önceliğinin Haunted Chocolatier olduğunu ve bu oyunun çıkış tarihinin de henüz yakın olmadığını hatırlattı. Ancak ekibin orijinal Stardew Valley enerjisini yeniden yakalama arzusu, bir gün Stardew Valley 2 oyununun geleceğine dair umutları canlı tutuyor.

Peki, sizce devam oyununda yepyeni bir kasaba mı olmalı yoksa eski dostlarımızla mı devam etmeliyiz? Tercihinizi yorumlarda belirtin!

OpenAI Dime Kulaklık Projesi Sızdırıldı

Yapay zeka dünyasının lider ismi OpenAI, yazılım alanındaki başarısını fiziksel ürünlere taşımaya hazırlanıyor. Uzun süredir konuşulan donanım projesine dair yeni sızıntılar, şirketin “Dime” adını verdiği bir kulaklık üzerinde çalıştığını ortaya koydu. Ancak teknoloji devinin, piyasa koşulları nedeniyle ilk hayallerinden biraz taviz vermek zorunda kaldığı konuşuluyor.

Apple Yapay Zeka Atılımı Yapacak!

Apple Yapay Zeka Atılımı Yapacak!

Apple CEO'su Tim Cook, yapay zeka destekli yeni ürün ve hizmet kategorilerinin yolda olduğunu açıkladı. İşte Apple'ın yapay zeka planları.

OpenAI Dime Kulaklıkları Maliyet Krizine Takıldı

Sektörden gelen son raporlara ve Çin’deki patent başvurularına göre, şirketin merakla beklenen cihazı OpenAI Dime adını taşıyacak. Başlangıçta kulağa takılabilen bağımsız bir bilgisayar kadar güçlü olması ve telefon ihtiyacını ortadan kaldırması planlanan bu cihazın, artan üretim maliyetleri nedeniyle “kırpıldığı” iddia ediliyor. Şirketin, süper güçlü bir donanım yerine şimdilik daha standart özelliklere sahip bir modelle pazara giriş yapması bekleniyor.

Yapay Zeka Kendi Yarattığı Sorunun Kurbanı Oldu

Bu strateji değişikliğinin arkasındaki ana nedenin, küresel çapta artan bellek ve çip maliyetleri olduğu belirtiliyor. İşin ironik yanı ise bu maliyet artışının temel sebebinin bizzat yapay zeka sektörü olması. OpenAI ve benzeri şirketlerin yarattığı devasa donanım talebi fiyatları yukarı çekince, şirket kendi donanımını üretirken bütçe engeline takılmış oldu.

Gelişmiş Versiyon Ertelendi

Sızıntı kaynağı Smart Pikachu’ya göre, OpenAI şu aşamada sadece ses odaklı daha basit bir versiyonu 2026 yılı içinde piyasaya sürmeyi hedefliyor. İçerisinde gelişmiş işlemciler barındıran ve “telefona benzer” yetenekleri olan asıl devrimsel cihazın ise maliyetler düşene kadar rafa kaldırıldığı ifade ediliyor.

Peki, OpenAI markalı bir kulaklık sizin ilginizi çeker miydi? Yoksa donanım işini telefon üreticilerine mi bırakmalılar? Yorumlarınızı bekliyoruz!

Bütçe Dostu Modeli iPhone 17e Yolda

Apple uygun fiyatlı akıllı telefon pazarındaki stratejisi hız kesmeden devam ediyor. Teknoloji devi iPhone 16e modelinin ardından halefi olan yeni nesil cihazı tanıtmak için gün sayıyor. Küresel pazardaki DRAM krizine ve artan üretim maliyetlerine rağmen Apple markasının kullanıcıların cüzdanını yormayacak ancak performanstan da ödün vermeyecek bir model üzerinde çalıştığı kesinleşti. Sızdırılan raporlar cihazın tasarımından donanımına kadar birçok detayı gözler önüne seriyor

iPhone 17e Türkiye Fiyatı Ne Kadar Olacak?

iPhone 17e Türkiye Fiyatı Ne Kadar Olacak?

Apple'ın yeni fiyat-performans modeli iPhone 17e Türkiye fiyatı hakkında ilk bilgiler geldi. iPhone 17e Türkiye fiyatı cep yakmayacak.

iPhone 17e Tasarım ve Performansıyla Neler Sunacak?

Sızdırılan bilgilere göre iPhone 17e tasarımsal anlamda serinin kaderini değiştirecek bir hamleyle geliyor. Önceki giriş seviyesi modellerde görmeye alıştığımız çentik tasarımı nihayet tarihe karışıyor ve yerini modern Dinamik Ada alıyor. Apple bu modelde malzeme maliyetlerini mümkün olduğunca aşağıda tutmak için ekran üretimini Çinli üretici BOE firmasına emanet etmiş durumda. Yaklaşık 8 milyon adet üretilmesi beklenen bu paneller 60Hz yenileme hızına sahip OLED teknolojisiyle gelecek. Yani kullanıcılar ProMotion teknolojisinden mahrum kalsa da modern bir iPhone görünümüne daha uygun fiyata kavuşmuş olacak.

Cihazın kalbinde ise Apple firmasının en yeni silikon teknolojisi olan A19 çipi yer alacak. Ancak burada dikkat çeken önemli bir detay var. Apple tıpkı iPhone 16e modelinde yaptığı gibi bu işlemcinin biraz daha kırpılmış bir versiyonunu kullanabilir. Standart A19 modeline kıyasla 5 çekirdekli yerine 4 çekirdekli bir GPU yani Grafik İşlem Birimi ile gelmesi beklenen cihaz sentetik testlerde yüzde 10 civarında bir performans kaybı yaşayabilir. Ancak bu durum günlük kullanımda hissedilecek bir farktan ziyade enerji verimliliğini artıran ve maliyeti düşüren stratejik bir tercih olarak öne çıkıyor. Ayrıca cihazın C1 5G modem ile gelmesi bağlantı hızlarını ve pil ömrünü optimize edecek.

Kamera Batarya ve Beklenen Fiyat Etiketi

Kamera tarafında Apple cephesinden radikal bir değişiklik beklenmiyor. iPhone 17e modelinin selefiyle aynı olan 48 MP ana kamera sensörünü ve 12 MP ön kamerayı koruyacağı tahmin ediliyor. Ancak donanım aynı kalsa bile A19 işlemcisinin getirdiği gelişmiş işlemsel fotoğrafçılık yetenekleri sayesinde fotoğraf ve video kalitesinde gözle görülür iyileştirmeler yaşanabilir. Batarya konusunda ise 4005 mAh kapasiteli pilin korunması beklenirken yeni işlemci mimarisi ve verimli modem sayesinde kullanım süresinin uzayacağı öngörülüyor.

Tüm bu özelliklerin yanı sıra en çok merak edilen konu elbette fiyat ve çıkış tarihi. Sektör kaynakları Apple markasının 19 Şubat tarihinde bir lansman yapabileceğini işaret ediyor. Fiyat konusunda ise tedarik zincirindeki verimlilik artışı sayesinde zammın minimumda tutulacağı veya hiç yapılmayacağı konuşuluyor. Beklentiler iPhone 17e modelinin 256GB versiyonunun ABD pazarında 599 dolar bandında satışa sunulacağı yönünde. Bu fiyatlandırma Apple ekosistemine girmek isteyen ancak amiral gemisi modellere bütçesi yetmeyen kullanıcılar için cihazı oldukça cazip bir seçenek haline getiriyor.

Peki Dinamik Ada tasarımına geçiş yapan ve güçlü A19 işlemcisiyle gelen uygun fiyatlı bir iPhone 17e satın almayı düşünür müsünüz? Yorumlarınızı bekliyoruz!

5 Yıl Filtre Derdi Yok! Dyson HushJet Hava Temizleyici İnceleme

Hava kirliliğinin hem dışarıda hem de evlerimizin içinde giderek daha kritik bir sorun haline geldiği günümüzde, teknoloji devi Dyson, kompakt ama bir o kadar da iddialı yeni oyuncusuyla karşımızda. Dyson’ın şimdiye kadarki en güçlü ve en sessiz kompakt hava temizleyicisi olarak lanse edilen Dyson HushJet, sahip olduğu özelliklerle çıtayı oldukça yukarı taşıyor. İşte 19.999 TL’lik fiyat etiketiyle dikkat çeken bu teknoloji harikasının tüm detayları.

Güvenli bir şekilde satın almak için tıklayın

Küçük Boyut, Dev Performans: 100 Metrekareye Kadar Etki

Hava temizleyiciler genellikle boyutlarıyla doğru orantılı performans sergiler; ancak Dyson HushJet bu ezberi bozuyor. Sadece 230 mm genişliğinde ve 469 mm yüksekliğinde olan bu cihaz, bir komodin veya masa üzerine rahatça sığabilecek kadar kompakt. Ancak bu küçük gövdenin içinde, tam 100 $m^2$’ye kadar olan geniş odaların havasını temizleyebilecek bir güç gizli.

Dyson mühendisleri, jet motorlarının aerodinamiğinden ilham alarak geliştirdikleri HushJet hava yansıtma teknolojisinikullanıyor. Yıldız şeklindeki özel başlık tasarımı, türbülansı en aza indirerek havayı sessizce ama çok güçlü bir şekilde odanın her köşesine ulaştırıyor.

Filtre Masrafına Son: 5 Yıl Değişim Gerektirmeyen Teknoloji

Kullanıcıların hava temizleyicilerdeki en büyük çekincesi olan “sürekli filtre değiştirme maliyeti”, HushJet ile tarihe karışıyor. Cihazın elektrostatik filtreleme sistemi, performansını tam 5 yıl boyunca koruyacak şekilde tasarlanmış. Bu, hem çevre dostu bir yaklaşım sergiliyor hem de uzun vadede ciddi bir ekonomik avantaj sağlıyor.

Peki bu filtre neler yapabiliyor?

  • Mikroskobik Temizlik: 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin (alerjenler, küf sporları vb.) %99,97’sini hapsediyor.
  • Aktif Karbon Kalkanı: Evcil hayvan kokularından yemek kokularına, hatta azot dioksit gibi zararlı gazlara kadar her şeyi gözenekli yüzeyinde tutuyor.
  • Tam Yalıtım: Dyson’ın “tamamen yalıtımlı” makine tasarımı sayesinde, yakalanan hiçbir kirletici tekrar dışarı sızmıyor; soluduğunuz hava her zaman saf kalıyor.

Sessizliğin Gücü: Akustik Mühendislik

HushJet ismi tesadüfen seçilmemiş. Cihaz, tam güçte çalışırken bile sadece 41 dB ses seviyesine çıkıyor; bu da neredeyse bir kütüphane sessizliği demek. Uyku moduna aldığınızda ise bu değer 24 dB seviyesine iniyor. Bu özellik, cihazı özellikle yatak odaları ve bebek odaları için rakipsiz bir seçenek haline getiriyor.

Gelişmiş kompresör tasarımı, saniyede tam 70 litre kirli havayı içine çekmesine rağmen, bu işlemi minimum titreşim ve ses ile gerçekleştiriyor.

Akıllı Ev Deneyimi ve Kullanım Kolaylığı

HushJet, sadece havayı temizlemekle kalmıyor, aynı zamanda kullanıcıyı bilgilendiriyor. MyDyson uygulaması aracılığıyla akıllı telefonunuzdan veya sesli komutlarla cihazı kontrol edebiliyorsunuz. Evin hava kalitesini anlık olarak raporlayan cihaz, akıllı partikül algılama özelliği sayesinde PM2.5 boyutundaki kirliliği otomatik olarak tespit edip çalışma hızını buna göre ayarlıyor.

Ayrıca, bakım tarafında da kullanıcı dostu bir yapı sunulmuş. Cihazın üst başlığı kolayca sökülebiliyor, böylece periyodik temizlik işlemleri saniyeler içinde tamamlanabiliyor.

Disney+ Dolby Vision Desteğini Sessiz Sedasız Kaldırdı

Disney+, Avrupa’daki birçok ülkede sunduğu hizmet kalitesinde ciddi bir kesintiye giderek kullanıcılarını şaşırttı. Platformun en önemli görüntü teknolojilerinden biri olan Dolby Vision ve HDR10+ desteği, Almanya başta olmak üzere Fransa, Hollanda ve diğer birçok Avrupa ülkesinde erişime kapatıldı. Kullanıcılar artık premium abonelik ücreti ödemelerine rağmen içerikleri daha düşük dinamik aralığa sahip standart HDR10 formatında izlemek zorunda kalıyor.

Nintendo Direct Etkinliğinde Duyurulan Tüm Oyunlar

Nintendo Direct Etkinliğinde Duyurulan Tüm Oyunlar

Nintendo Direct Şubat 2026 etkinliğinde Switch ve Switch 2 için duyurulan tüm oyunları keşfedin. Final Fantasy VII Rebirth ve dahası.

Disney+ Dolby Vision Desteğini Teknik Sorunlar Nedeniyle Askıya Aldı

Konuyla ilgili artan şikayetler üzerine açıklama yapan şirket, kesintinin teknik zorluklar nedeniyle yaşandığını ve çözüm için çalıştıklarını belirtti. Ancak teknoloji dünyasındaki dedikodular ve zamanlama, Disney+ Dolby Vision sorununun perde arkasında bambaşka bir neden olduğunu gösteriyor. Şirketin destek sayfalarından ilgili ibareleri tamamen silmesi, durumun geçici bir arızadan ziyade kalıcı bir stratejik hamle olabileceğine işaret ediyor.

Patent Davası Krizi Büyüyor

Sektör kaynaklarına göre asıl sebep, Disney’in teknoloji şirketi InterDigital ile yaşadığı patent anlaşmazlığı. Geçtiğimiz yılın sonlarında Münih Bölge Mahkemesi, Disney’in video sıkıştırma ve akış teknolojileriyle ilgili patentleri ihlal ettiğine hükmederek bir ihtiyati tedbir kararı almıştı. Bu yasal engel, şirketi Almanya’da bazı özellikleri kapatmaya zorlamıştı. Şimdi ise bu kısıtlamanın diğer Avrupa ülkelerine sıçraması, yasal savaşın boyutunun genişlediğini düşündürüyor.

Premium Aboneler Tepkili

Özellikle en üst paket için ödeme yapan kullanıcılar, vaat edilen görüntü kalitesini alamadıkları için tepkili. Sadece Dolby Vision değil, Apple Vision Pro kullanıcıları için sunulan 3D film desteğinin de bu süreçte sessizce kaldırıldığı bildiriliyor. Şirketin ABD destek sayfalarından bile bu özellikleri kaldırması, krizin okyanus ötesine de sıçrayabileceği endişesini doğuruyor.

Peki, siz bir platformun vaat ettiği teknik özellikleri sonradan kaldırması durumunda aboneliğinizi iptal etmeyi düşünür müsünüz? Yorumlarınızı bekliyoruz!

COVID-19’un Temiz Hava Paradoksu: Metan Rekor Kırdı!

COVID-19 pandemisi sırasında uygulanan küresel kilitlenmeler, hava kirliliğinde gözle görülür bir azalma sağladı. Ancak bu durumun, COVID-19 metan emisyonları üzerinde şaşırtıcı ve beklenmedik bir etkisi oldu. Yeni bir bilimsel çalışma, 2020 baharında atmosferdeki azot dioksit seviyeleri düşerken, gezegeni ısıtan en önemli ikinci sera gazı olan metanın rekor seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Bu durum, bilim dünyasında “temiz hava paradoksu” olarak adlandırılan karmaşık bir kimyasal ilişkiyi gözler önüne serdi.

Yurt Dışı Alışveriş için Muafiyet Geldi

Yurt Dışı Alışveriş için Muafiyet Geldi

6 Şubat'ta başlayan yeni gümrük düzenlemesiyle 30 Avro altı Ar-Ge ürünlerine MODEL muafiyeti geldi. İşte detaylar ve yeni limitler.

COVID-19 Metan Emisyonları Neden Rekor Kırdı?

Atmosferdeki metan, kendi kendine yok olmaz. Hidroksil radikali (OH) adı verilen oldukça reaktif bir molekül tarafından aktif olarak parçalanır. Bu molekül, adeta atmosferin temizlik görevlisi gibi çalışarak metanı su buharı ve karbondioksite dönüştürür. Ancak hidroksil radikalinin ömrü bir saniyeden azdır ve sürekli olarak yeniden üretilmesi gerekir. Bu üretim sürecinin en önemli bileşenlerinden biri de azot oksitlerdir; yani 2020’de araçlar garajlarda kalıp fabrikalar sustuğunda seviyesi ciddi şekilde düşen kirleticiler.

Araştırmaya göre, 2020’deki kilitlenmeler sırasında azot oksit seviyelerinin küresel olarak %15-20 oranında düşmesi, hidroksil radikali üretimini yavaşlattı. Yeterli temizlik görevlisi olmayınca, normalde yok edilecek olan metan molekülleri atmosferde daha uzun süre kaldı. Bilim insanları, 2020’de gözlemlenen metan artış oranındaki büyük sıçramanın yaklaşık %80’inin bu durumdan kaynaklandığını tahmin ediyor. Kısacası, havamız ne kadar temizlenirse, metan o kadar uzun süre gezegeni ısıtmaya devam etti.

Artışın Kaynağı: Tropikal Sulak Alanlar

Metan artışının %80’i atmosfer kimyasındaki değişimle açıklansa da, geri kalan %20’lik kısım ve takip eden yıllardaki artışlar, yerden kaynaklanan gerçek emisyonlardaki bir yükselişten geliyordu. Araştırma ekibi, bu emisyonların kaynağını bulmak için uydu verilerini ve yer izleme istasyonlarından gelen tonlarca veriyi inceledi. Metanın farklı izotopik imzaları vardır. Fosil yakıtlardan (doğal gaz sızıntıları gibi) gelen metan daha ağır olan karbon-13 izotopunu içerirken, mikroplar tarafından (sulak alanlar, çiftlik hayvanları) üretilen metan daha hafif olan karbon-12 açısından zengindir.

Analizler, pandemi sırasındaki artışta atmosferdeki metanın önemli ölçüde hafiflediğini gösterdi. Bu, artışın endüstriyel kaynaklardan değil, biyojenik kaynaklardan, yani mikroplardan geldiğinin en büyük kanıtıydı. Bununla birlikte, pandeminin zamanlaması nadir bir meteorolojik olay olan La Niña’nın üç yıl üst üste yaşandığı bir döneme denk geldi. Bu durum, özellikle tropikal Afrika ve Güneydoğu Asya’daki sulak alanlarda rekor düzeyde yağışa ve genişlemeye neden oldu. Oksijensiz bu ortamlarda gelişen metanojen mikropları, normalden çok daha hızlı bir şekilde metan üretmeye başladı.

Bu çalışma, iklim politikaları için önemli bir zorluğu, yani temiz hava paradoksunu gözler önüne seriyor. Fosil yakıtlardan uzaklaştıkça ve şehirlerimizdeki hava kalitesini iyileştirdikçe, azot oksit seviyeleri doğal olarak düşecektir. Bu, halk sağlığı için harika bir haber olsa da, atmosferin metanı temizleme kapasitesini de azaltacaktır. Bu nedenle araştırmacılar, bu etkiyi dengelemek için insan kaynaklı metan emisyonlarını daha önce düşünülenden çok daha agresif bir şekilde azaltmamız gerektiğini vurguluyor.

Peki, COVID-19’un metan emisyonları üzerindeki etkisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Sophie Turner Tomb Raider Setinde Görüntülendi

Oyun dünyasının en ikonik karakterlerinden Lara Croft, beyaz perdenin ardından bu kez Amazon Prime Video dizisiyle ekranlara dönüyor. Game of Thrones’un Sansa Stark’ı olarak tanıdığımız ünlü oyuncu Sophie Turner’ın başrolü üstlendiği yapımın setinden sızan ilk görüntüler, hayranları şimdiden heyecanlandırmayı başardı.

Fallout Dizisi YouTube’da Ücretsiz Yayınlandı

Fallout Dizisi YouTube’da Ücretsiz Yayınlandı

Amazon Prime Video, büyük beğeni toplayan Fallout dizisi 1. sezonunu YouTube üzerinden ücretsiz izlemeye açtı.

Sophie Turner Tomb Raider Setinde Görüntülendi

X (Twitter) üzerinden hızla yayılan set fotoğrafları, Turner’ın role ne kadar adandığını gözler önüne seriyor. Özellikle su üzerinde çekilen paraşüt sahneleri ve zorlu aksiyon sekansları dikkat çekiyor. Sophie Turner Tomb Raider evrenine, sadece bir kaşif olarak değil, tam teçhizatlı ve savaşa hazır bir hayatta kalma ustası olarak giriş yapıyor. Taktiksel kıyafetleri ve silah kılıflarıyla görülen oyuncu, modern oyunlardaki o “savaşçı Lara” imajını başarıyla yansıtıyor.

Kadroda Yıldızlar Geçidi Var

Dizinin arkasındaki yaratıcı güç, Fleabag ile tanıdığımız Phoebe Waller-Bridge. Ancak kadro sadece kamera arkasında değil, önünde de oldukça güçlü. Lara’nın amcası rolünde usta oyuncu Jason Isaacs, sadık uşak Winston rolünde Bill Paterson ve dizinin gizemli karakteri Evelyn Wallis rolünde efsanevi isim Sigourney Weaver yer alıyor.

2026’nın En İddialı Yapımı

Jonathan Van Tulleken’in yönetmen koltuğunda oturduğu dizi, Lara Croft’u tehlike tutkusuyla yanıp tutuşan hırslı bir arkeolog olarak yeniden yorumluyor. Aksiyon dozunun hiç düşmeyeceği anlaşılan yapım, şimdiden yılın en çok beklenen işleri arasına girdi.

Peki, sizce Sophie Turner; Angelina Jolie ve Alicia Vikander’dan sonra bu role yakışmış mı? Yorumlarınızı bekliyoruz!

WhatsApp iOS’a Taslak Kaydetme Özelliğini Getirdi!

Popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, iOS kullanıcıları için oldukça kullanışlı yeni bir özellik sunuyor. Artık WhatsApp iOS taslak kaydetme özelliği sayesinde, düzenlediğiniz fotoğraf ve videoları göndermeden önce doğrudan galerinize kaydedebileceksiniz. Bu yenilik, özellikle bir medyayı düzenledikten sonra göndermekten vazgeçen veya daha sonra paylaşmak isteyen kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlıyor.

Spotify Şarkıların Gizli Hikayelerini Ortaya Çıkarıyor

Spotify Şarkıların Gizli Hikayelerini Ortaya Çıkarıyor

Spotify şarkıların hikayelerini anlatan özelliğini duyurdu. Premium kullanıcılar artık şarkıların bilinmeyenlerini öğrenebilecek.

WhatsApp iOS Taslak Kaydetme Özelliği Nasıl Çalışıyor?

Yeni özellik, WhatsApp’ın medya düzenleme arayüzüne entegre edilmiş durumda. Bir fotoğraf veya video seçip düzenleme ekranını açtığınızda, ekranın üst kısmında yeni bir “Kaydet” seçeneği göreceksiniz. Bu butona dokunduğunuzda, üzerinde yaptığınız tüm değişiklikler (kırpma, çizim, çıkartma ekleme vb.) ile birlikte medyanız telefonunuzun Fotoğraflar uygulamasına kaydedilir.

Bu özellik, şimdiye kadar yaşanan önemli bir sorunu çözüme kavuşturuyor. Önceden, düzenlenen bir medyayı göndermekten vazgeçtiğinizde tüm düzenlemeler kayboluyordu. Kullanıcılar bu durumu aşmak için genellikle kalite kaybına neden olan ekran görüntüsü alma yöntemine başvuruyordu. Ayrıca, bu yeni araç sayesinde artık düzenlemelerinizi kaybetme endişesi yaşamadan medyalarınızı daha sonra göndermek üzere saklayabilirsiniz.

Yeni Özellik Kimler İçin Kullanılabilir?

Fotoğraf ve video taslaklarını kaydetme özelliği, şu anda WhatsApp beta for iOS 26.5.10.73 sürümünü TestFlight üzerinden yükleyen bazı beta test kullanıcıları için aktif edilmiş durumda. WhatsApp, bu tür özellikleri genellikle kademeli olarak sunduğu için, özelliğin önümüzdeki haftalarda daha fazla beta kullanıcısına ve ardından tüm kullanıcılara açılması bekleniyor.

Bununla birlikte, bu özelliğin Android platformundaki durum güncellemesi taslaklarını kaydetme özelliğinden farklı olduğunu belirtmek gerekir. iOS için sunulan bu yenilik, sohbetler ve gruplar içindeki medya paylaşımlarına odaklanmaktadır.

Peki, WhatsApp’ın yeni taslak kaydetme özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

NotebookLM’e Yeni Özelleştirme Seçenekleri Geldi!

Google, yapay zeka destekli not alma aracı olan NotebookLM mobil uygulama için kullanıcı deneyimini zenginleştiren önemli bir güncelleme yayınladı. Bu yenilikle birlikte, artık kullanıcılar uygulama üzerinden oluşturdukları sunum destelerini ve infografikleri doğrudan mobil cihazlarından diledikleri gibi özelleştirebilecek.

NotebookLM Mobil Uygulama Artık Daha Esnek

Google’ın web sürümüyle mobil uygulama arasındaki özellik farkını kapatma çalışmaları devam ediyor. Son güncellemeyle birlikte, NotebookLM uygulamasının “Studio” sekmesinde yer alan “Infographic” ve “Slide Deck” seçeneklerinin yanında yeni birer kalem simgesi belirdi. Bu simgeler, daha önce sadece varsayılan ayarlarla içerik üreten mobil uygulamanın artık çok daha esnek bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor.

Bu güncelleme sayesinde, hareket halindeyken bile profesyonel ve kişiselleştirilmiş içerikler oluşturmak mümkün hale geliyor. Özellikle öğrenciler ve profesyoneller için büyük kolaylık sağlayan bu özellikler, uygulamanın kullanım alanını genişletiyor.

Yeni Özelleştirme Seçenekleri Neler Sunuyor?

Güncellemeyle gelen yeni kişiselleştirme seçenekleri, kullanıcıların içerikleri üzerinde tam kontrol sahibi olmasını sağlıyor. İşte öne çıkan bazı ayarlar:

İnfografikler için:

  • Yönlendirme: Yatay, Dikey veya Kare
  • Kaynaklar: Hangi notlardan veri alınacağı
  • Komut (Prompt): Yapay zekaya verilecek özel talimatlar
  • Dil: İçeriğin oluşturulacağı dil

Sunum Desteleri için:

  • Format: “Detaylı Deste” (e-posta için ideal, tam metinli) ve “Sunucu Slaytları” (anahtar noktaları içeren, temiz tasarımlı) olmak üzere iki farklı format.
  • Dil: Sunum dili
  • Uzunluk: Kısa, Varsayılan veya Uzun (Bu seçenek Google AI Ultra abonelerine özeldir)
  • Kaynaklar: Kullanılacak notların seçimi
  • Komut (Prompt): Kişiye özel sunum talimatları

Bu özellikler, geçen hafta itibarıyla hem Android hem de iOS kullanıcıları için kademeli olarak dağıtılmaya başlandı ve şu anda daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmış durumda. Eğer yeni özellikleri göremiyorsanız, uygulamayı durmaya zorlayıp yeniden başlatmayı deneyebilirsiniz. Bununla birlikte, mobil uygulamada henüz Zihin Haritası, Raporlar ve Veri Tablosu gibi bazı web özelliklerinin eksik olduğunu belirtmekte fayda var.

Peki, NotebookLM mobil uygulama hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Toyota’da Geleceğe Yönelik Liderlik Rotası

Otomotiv dünyasının lideri Toyota, yönetim kadrosunda önemli bir değişikliğe gittiğini duyurdu. Gerçekleşen Toyota CEO değişikliği ile üç yıldır görevde olan Koji Sato, koltuğunu şirketin mevcut operasyon ve finans direktörü Kenta Kon’a devrediyor. Bu stratejik hamle, şirketin gelecekteki hedefleri açısından büyük önem taşıyor.

Apple CarPlay Yapay Zeka ile Güçleniyor

Apple CarPlay Yapay Zeka ile Güçleniyor

Apple CarPlay üçüncü taraf yapay zeka uygulamalarına destek veriyor. ChatGPT ve Gemini artık araçta kullanılabilecek.

Toyota CEO Değişikliği Sonrası Görev Dağılımı Nasıl Oldu?

1 Nisan itibarıyla CEO’luk görevini üstlenecek olan Kenta Kon, şu anda şirketin hem operasyon (COO) hem de finans (CFO) direktörlüğü gibi iki kritik pozisyonu birden yürütüyor. Bu tecrübesi, Kon’un liderliğinde şirketin operasyonel verimliliğini ve finansal istikrarını daha da güçlendireceği beklentisini artırıyor. Bununla birlikte, görevden ayrılan Koji Sato şirketten tamamen kopmuyor. Sato, tecrübelerini “Endüstri Direktörü” (Chief Industry Officer / CIO) olarak aktarmaya devam edecek.

Bu yönetim değişikliği, Toyota’nın aslında oldukça başarılı bir dönemden geçtiği bir zamanda geldi. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 11,3 milyonluk araç satışı ile üst üste altıncı kez dünyanın en çok otomobil satan üreticisi unvanını korumayı başardı. Lexus, Daihatsu ve Hino Motors gibi markaları da içeren küresel grup satışları, bir önceki yıla göre %4,6’lık bir artış gösterdi. Bu istikrarlı büyüme, şirketin pazar liderliğini pekiştiriyor.

Hibrit Başarısı ve Elektrikli Araç Stratejisi

Toyota’nın satış rakamları incelendiğinde, hibrit teknolojisine olan bağlılığı açıkça görülüyor. Küresel satışların yaklaşık yüzde 42’sini hibrit araçlar oluşturuyor. Bu oran, markanın hibrit pazarındaki ezici üstünlüğünü kanıtlar nitelikte. Ancak, tamamen elektrikli araç satışlarının toplam satışlar içindeki payının yalnızca yüzde 1,9 gibi düşük bir seviyede kalması, şirketin bu alanda rakiplerine göre daha temkinli ilerlediğini gösteriyor. Yeni CEO Kenta Kon’un elektrikli araç stratejisini nasıl şekillendireceği merak konusu.

Peki, Toyota’daki bu CEO değişikliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Google Açıkladı! Android’de Büyük Güvenlik Krizi

Google’dan gelen son açıklamalar, teknoloji dünyasında endişe yarattı. Yapılan bir sunumda, dünya genelindeki yaklaşık 1 milyar Android cihazın ciddi bir Android güvenlik açığı ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu durum, milyonlarca kullanıcının kişisel verilerinin siber saldırılara karşı savunmasız kalabileceği anlamına geliyor.

Youtube’da Her Videoyu Dublajla İzleyebileceksiniz!

Youtube’da Her Videoyu Dublajla İzleyebileceksiniz!

YouTube, yapay zeka destekli otomatik dublaj özelliğini herkese açıyor. 27 dil desteği ve gerçekçi ses tonu özelliği platforma ekleniyor.

Google’dan Korkutan Rapor: Android Güvenlik Açığı Ne Anlama Geliyor?

Google’ın Android Güvenlik ve Gizlilik Başkanı Eugene Liderman tarafından yapılan açıklamaya göre, aktif durumdaki Android cihazların yaklaşık yüzde 40’ı artık üreticilerinden kritik güvenlik güncellemelerini almıyor. Günümüzde 2.5 milyardan fazla aktif Android cihaz olduğu düşünüldüğünde, bu oran yaklaşık 1 milyar telefona tekabül ediyor. Güvenlik güncellemelerinin kesilmesi, bu cihazların yeni keşfedilen virüslere, kötü amaçlı yazılımlara ve siber saldırı yöntemlerine karşı tamamen korumasız hale gelmesine neden oluyor.

Bu sorun, özellikle eski model telefonları kullananları etkiliyor. Üreticiler, genellikle bir cihazı piyasaya sürdükten sonraki iki veya üç yıl boyunca güncelleme desteği sunuyor. Bu sürenin sonunda ise destek kesiliyor ve cihazlar, “yama açığı” olarak bilinen duruma maruz kalıyor. Bu da, bilgisayar korsanları için potansiyel bir hedef haline gelmelerine yol açıyor.

Kullanıcılar İçin Riskler ve Çözüm Yolları Neler?

Güvenlik güncellemesi almayan bir Android telefon kullanmak, birçok riski beraberinde getirir. Bu riskler arasında kişisel verilerin (banka bilgileri, şifreler, fotoğraflar) çalınması, cihazın fidye yazılımları tarafından kilitlenmesi veya yasa dışı faaliyetler için kullanılması yer alıyor.

Google, Project Mainline gibi girişimlerle bazı güvenlik güncellemelerini doğrudan Play Store üzerinden sunarak bu sorunu hafifletmeye çalışsa da, bu durum donanım seviyesindeki kritik açıklar için tam bir çözüm sunmuyor. Bu nedenle uzmanların ve Google yetkililerinin kullanıcılar için en net tavsiyesi şu şekilde: Eğer telefonunuz artık üreticisinden resmi güvenlik güncellemeleri almıyorsa, daha yeni ve desteklenen bir modele geçmeyi ciddi olarak düşünmelisiniz.

Peki, bu büyük Android güvenlik açığı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!