Alan Wake’in Yeni Videosu Yayımlandı

Alan Wake’s American Nightmare ile Xbox Live Arcade üzerinden oyuncularla buluşacak olan Remedy firması, yeni ve eskisinden daha uzun bir tanıtım videosunu yayımlayarak tanıtımını gerçekleştirdi. Sözü hiç uzatmadan sizleri video ile baş başa bırakıyoruz.

Keyifli seyirler.

#video_1121#

:: Alan Wake’s American Nightmare’i beğendiniz mi?

PS Vita’nın Satışları Ne Durumda?

PS Vita sonunda piyasaya sürüldü ve Japonya’da beklenen ilgiyle karşılaştı denebilir. Özellikle Wi-Fi modelinin mağazalarda yok satmaya başladığı, Sixthaxis sitesinin haberiyle ortaya çıktı.

Şu ana kadar belirli mağazalara gönderilen PS Vita’lardan Wi-Fi modelinin yok sattığı ve stokların yüzde 96’sının tüketildiği, 3G modelinin ise şu anda yüzde 56’lık oranda satın alındığı gelen bilgiler arasında.

Ayrıca PS Vita’nın bir kullanıcı tarafından kırıldığı haberleri de internette dolaşıyor. Görünüşe göre teck4 takma adlı bir kullanıcı, PS Vita üzerinde kendi kodunu çalıştırmayı başarmış.

Yakında ortaya çıkacak olan haberleri şimdiden kestirebilmek güç değil.

:: PS Vita almayı düşünüyor musunuz?

Firefox 9 Çıktı, İndirin!

Bilgisayar kullanıcılarının gözde yazılımlarından birisi olan Firefox cephesinde savaş hazırlıkları başladı. Özellikle Chrome’a yenilerek tarayıcı rekabetinde üçüncü sıraya gerileyen Mozilla, tekrar yükselişe geçmek için fırsat kolluyor.

Google’ın Chrome 16’yı piyasaya sürmesi ile buna cevap vermesini beklediğimiz firma sonunda sessizliğini bozdu. Buna göre Firefox serisinin yeni versiyonu Firefox 9 yayınlandı.

Rakiplerine nazaran fazla kaynak kullanımından dolayı performans düşüklüğü yaşayan tarayıcı bu sefer konunun üzerinde ayrı bir titizlikle durmuş. Zira tasarım anlamında -neredeyse- hiçbir değişiklik yapılmazken performansın arttırılması asıl hedef sayılmış.

Yeni Javascript motoru sayesinde daha stabil olarak çalışan yazılım HTML5, MathML, ve CSS altyapılarında da revizyona giderek %20 ila %30 arasında bir performans artışı sağlıyor.

Buna ek olarak kendilerine en çok bildirilen sorunları da çözümleyen ekip, Mac OS X Lion için tema entegresini de sağlamış.

:: Yeni Firefox’un hızında bir artış hissettiniz mi?

 

HTC’nin Satışları, ABD’de Riske Girdi

Apple‘ın HTC ve Android işletim sistemine karşı sürdürdüğü patent savaşında yeni bir başarı kazandı. Her ne kadar istediği sonucu tam almasa da Apple sonuçta avantajlı konuma geçti. 

Uluslararası Ticaret Komisyonu‘na göre HTC, iki yazılım patentini ihlal etti. Apple’ın ithalat yasağı talebi ise kısmen rededildi.  HTC’ye 19 Nisan 2012’ye kadar süre tanındı. Eğer HTC ihlal ettiği patentlerin kullanıldığı yazılımları çıkarmaz ya da değiştirmez ise, 19 Nisan’dan sonra ABD’de satış yasağı ile karşı karşıya kalacak.

Dokunarak veri paylaşımı adındaki patent ile beraber,  basit dökümanların ve herhangi formata sahip dosyaların paylaşılması ve paylaştırma işleminin uygulamalara entegre edilmesi gibi bir ihlal söz konusu. Ayrıca bu ihlal diğer Android üreticilerinin de başını yakacak. Çünkü sadece HTC Sense’e özel bir ihlal değil. Bu ihlal Android işletim sisteminde mevcut. Apple daha sonra başka firmalara da aynı patent üzerinden yaptırım uygulatabilir.

:: Yazılımsal patentlere karşı mısınız?

 

Twitter’a Arap Eli Değdi

Sosyal ağların gözde isimlerinden Twitter cephesinde hareketli günler yaşanmaya devam ediyor. Yakın bir zamanda yeni tasarımını hayata geçiren site, daha sonra iPhone ve Android yazılımlarını da güncelledi.

Servisin yeni yüzü konuşulmaya devam edilirken gün içerisinde yapılan basın bildirisi gündeme bomba gibi düştü. Buna göre Suudi Arabistanlı bir prens, sürpriz bir atakla sosyal ağ sitesinin bir bölümünü satın aldığını açıkladı.

Popüler siteye yaklaşık 300 milyon dolar yatırım yaptığını açıklayan Alwaleed bin Talal, Twitter’ın -tahminen- %3’ünü satın aldı. Yeni medya düzeninin internete kaydığını ve mikro blog’un gelecekte daha önemli bir rol alacağını söyleyen Talal bu yüzden yatırım yaptığını açıkladı.

Ayrıca Apple, Time Warner, Citi Group, Motorola ve Fox News gibi önemli isimlerin de hisselerini elinde bulunduran iş adamının yatırım anlamında tecrübeli olduğunu ve doğru kararlar verdiğini söyleyebiliriz.

:: Sizce önümüzdeki yıllarda Twitter’ın sosyal medya üzerindeki etkisi nasıl olur?

 

SDN Yazarları Yazı Yazarken Ne Dinliyor?

Bilgisayar başında herhangi bir işle uğraşırken, çoğu zaman müzik dinlemeyi tercih ederiz. Eğer çevremizde ses çıkaran ve konsantrasyon dağıtacak herhangi bir durum varsa, müzik ilacımız olabiliyor. Peki SDN yazarları, yazı yazarken hangi müzikleri dinliyor? Editörlere tek tek sorduk. Bakın ne cevap verdiler…

{pagebreak::2}

Hakkı Alkan

Benim listemde şu sıralar Katy Perry‘nin 2010‘da piyasaya sürülen Teenage Dream adlı albümü var.

Daha önce New Age tarzı müzikler dinliyordum ama o zaman da haberin yazdığım markaya fena yükleniyordum. Okurlar hoşlanıyordu bu yazılardan ama firmaların fena canı yanıyordu.

Dikkati çok kolay dağılan birisiyim. Şimdi daha popüler şarkılar sayesinde hem konsantrasyon sorunum kalmıyor hem de kasvetli bir havada yazmıyorum.

Katty Perry – Pearl

#video_1113#

{pagebreak::3}

Murat Sağlam

Benim genel olarak o gün içerisinde bulunduğum ruh haliyle ilgili oluyor dinlediğim şarkılar. Kendimi iyi hissettiğim günlerde hızlı şarkılar yazı yazmamı kolaylaştırırken, depresif dönemlerimde ağırlıklı olarak Pink Floyd, Apparat gibi gruplarla geçiriyorum tüm günümü. Son dönemlerden özellikle tavsiye vermem gerekirse, Apparat – Black Water diyebilirim.

Apparat – Black Water

#video_1114#

{pagebreak::5}

Tolga Cem Küçükyılmaz

Dinlediğim müzikler ruh halime göre değişiyor. Böyle karamsarsam Duman, Cem Adrian ve Yusuf sayesinde sevmeye başladığım Hayko Cepkin. Ama normal zamanlarda Depeche Mode ve Coldplay favorim. Özellikle The Hardest Part, en çok sevdiğim parça.

Coldplay – The Hardest Part

#video_5971#

{pagebreak::5}

Yusuf Canpolat

Neredeyse 2006 yılından beri Hayko Cepkin dinleyerek yapacağım işlere konsantre oluyorum. En çok dinlediğim şarkı da doğal olarak çıkan yeni albümlerine göre değişiyor. Ofiste son dönemlerde en çok Sandık albümünde bulunan “Sahibi Yok” parçasını dinleyerek yazı hazırlıyorum. İnceleme yazılarında da biraz gaz almak için “Açtırdınız Kutuyu” parçasını dinliyorum. Favorilerim Hayko Cepkin olsa da vizyona girdiğinden beri Hans Zimmer’ın hazırladığı “Sherlock Holmes 2 – Main Theme” parçasını dinlemeden edemiyorum.

Hayko Cepkin – Sahibi Yok

#video_1115#

{pagebreak::6}

Özgür Çetin

Genelde yazı yazarken sessizliği tercih etsem de nadir olarak yavaş müzikler dinlediğim de oluyor. Dinlediğim müzikler arasında en çok tercih ettiğim Eleni Karaindrou’nun Eternity and a Day filmi için bestelediği By The Sea parçasıdır. Bazı film müziklerini de (Hans Zimmer yaptıkları gibi) dinlediğim de oluyor.

Eleni Karaindrou – By The Sea

#video_1116#

{pagebreak::7}

Ömer Faruk Ak

Bildiğiniz gibi ben açık kaynak dünyasına dair haberler yazıyorum, bu konunun haberlerininde büyük çoğunluğunu Linux haberleri oluşturuyor. Linux haberleri yazarken de en iyi motivasyon kaynağı arabesk şarkılar oluyor. Evet ilginç gelebilir ama Linux haberi yazıyorsan arabesk dinleyeceksin abi, %1’lik yalnız bir kullanıcı kesimine hitap ediyorsun. Yalnızın halini en iyi Şevval Sam’ın Has Arabesk albümünü dinleyerek yazınca anladığımı düşünüyorum. Belki de bu yüzden forumda Linux başlıklarında beni görenler Linux haberi yazsanda okusak diye ısrarda bulunuyorlardır. 🙂

Şevval Sam – Yalnızım Dostlarım

#video_1117#

{pagebreak::8}

Cem Şahin

Yazarken ne dinlediğimin pek farkında olmuyorum ama çoğunlukla Metallica dinliyorum. Özellikle enstrümental olarak The Call of Ktulu bu aralar sık dinlediğim parçalarından.

Metallica – The Call of Ktulu

#video_1118#

{pagebreak::9}

Ruşen Göbel

Bir Rammstein delisi olan ben, parçalarını gece, gündüz, yemekte, uyurken, yolda ve oyun oynarken dinlediğim gibi, yazı yazarken de ihmal etmiyorum. Bence en iyi parçaları Rammlied. Düzenli olarak günde 5 kere dinlemediğim zaman, asabileşiyorum. Dinlediğimde ise yazılarımı daha kolay yazabilir bir hale geliyorum.

Rammstein – Rammlied

#video_1119#

{pagebreak::10}

Oğuz Birkardeşler

Sadece yazı yazarken değil hayatımın çoğu kısmında müzik dinlemekteyim. Asi birisi olduğum için sert müzikler her zaman bana hitap eden müzikler oldu. Ama yazı yazmak başkadır. Güzel bir yazı yazmak için konsantre olmalı ve kendinizi dış dünyadan soyutlamalısınız. Bunu başarmanız için de klasik müzik ya da sizi rahatlatacak enstrumantal müzikler dinlemeniz gerektiğiniz gibi bir kanı var toplumda. Buna katılıyorum bende, izlediğimiz efsanevi filmlerin, oynadığımız destansı oyunların, o sanatsal müzikleri sizin için harika bir fon olacaktır. Mesela Halo: Reach’de ki hüzünün, umutsuzluğun yansıtıldığı o müzikleri dinlemek kesinlikle sizi farklı bir boyuta taşıyacaktır. Ancak böyle klasik ve masalsı müzikler beni bir yere kadar taşıyabiliyor içimdeki öfkeyi, enerjiyi ve hızı ortaya çıkarmam için dinlemem gereken tek grup For The Fallen Dreams olmakta.

Amerikalı (bana göre Metalcore efsanesi olan) For The Fallen Dreams, 2003 yılında Michigan’da kurulmuş. Çok sayıda eleman değiştirmesi beni üzen bir faktör olsa da, vokalist Dylan Richter’ın sesi bu grubu ölümsüzleştiriyor. 3 Stüdyo albümleri bulunan kısaca FTFD diyelim, kendi kulvarında sağlam adımlarla ilerliyor. Metalcore seven biriyseniz kesinlikle, Nightmares, Vengeance, Say What You Will, Brothers In Arms ve In Sincerity adlı şarkıları dinlemelisiniz. Ama benim için bambaşka olan iki şarkı ise Changes ve December Everyday.

For The Fallen Dreams – December Everyday

#video_1120#

:: Konsantre olmak istediğinizde, siz hangi müzikleri dinliyorsunuz?


Benzersiz Bir Yılbaşı Hediyesi: GALAXY Note

Dünyanın lider cep telefonu üreticilerinden Samsung Electronics, benzersiz özellikleriyle mobil pazarında yepyeni bir kategori yaratan Samsung GALAXY Note’u, aralık ayı itibari ile Türkiye’de satışa sundu.

Satışa ilk çıktığı andan itibaren kullanıcılardan yoğun ilgi gören Samsung GALAXY Note yeni yıl için de siz ve sevdikleriniz için benzersiz bir hediye alternatifi oluşturuyor.

Samsung GALAXY Note’un, herhangi bir ekrandan görüntü yakalayıp, üzerinde her türlü notu yazmaya ve çizim yapıp paylaşmaya olanak tanıyan S Pen özelliği ile kendi yılbaşı kartınızı hazırlayıp sevdiklerinize gönderebilirsiniz.

Galaxy Note’un 8 megapiksel kamerası ile, HD kalitesinde çektiğiniz videoları; istediğiniz şekilde kurgulayarak yılbaşı anılarınızı ölümsüzleştirebilirsiniz.

Kullanıcıların akıllı telefon alışkanlıklarında yeni bir dönem açan Samsung GALAXY Note avantajlı ödeme seçenekleriyle de dikkat çekiyor.

Siz de Samsung GALAXY Note’a ayda 84,90 TL’den başlayan, 24 ay taksitli ödeme seçenekleriyle Turkcell İletişim Merkezleri’nden ve anlaşmalı zincir mağazalardan sahip olabilirsiniz.

S Pen ile fikirlerinizi özgürce ifade edin

GALAXY Note’un S Pen’i, kusursuz bir dokunmatik deneyime ek olarak, ekrandaki görüntüleri kontrol etmeye, düzeltmeye, işaretlemeye, kesip yapıştırmaya olanak tanıyor. S Pen ile özgürce yazı yazmak ve çizmek, sonrasında da paylaşmak mümkün.

Samsung GALAXY Note, Facebook, web, Google Maps, doküman, word excel formatındaki dosyalardan tek tuşla alınan ekran görüntüsü üzerinde S Pen ile istenildiği çizimler yapmayı ve notlar yazmayı ve bu notları anında paylaşmayı mümkün kılıyor.

GALAXY Note, akıllı telefon taşınabilirliğindeki en büyük ekran boyutu olan 5.29 inç ekrana sahip. Geniş ekranın bütün avantajlarından yararlanan kullanıcılar minimum kaydırma ve ekran geçişleriyle çok yönlü ve daha pratik kullanım olanağına sahip oluyor.

GALAXY Note, geleneksel ekranlara oranla çok daha üstün ve canlı bir netlik sağlayan ekranı, HD Super AMOLED teknolojisi ile üstün bir görüntüleme deneyimi sağlıyor.

Samsung GALAXY Note video, fotoğraf, belge ve web için en iyi görüntüleme deneyimlerini sağlamanın yanı sıra, 180 derecelik bir izleme açısı sunarak üstün bir ekran deneyimi yaşatıyor.

Samsung GALAXY Note ile videoları istendigi gibi düzenleyip montajlayarak eğlenceli kurgular oluşturmak mümkün.

Üstün donanım özellikleri ile maksimum hız

Samsung GALAXY Note’un 1.4 GHz çift çekirdekli işlemcisi, cihaza akıcıkullanım sağlayan, kusursuz bir kullanıcı arayüzü sunuyor. HSPA+ ve WiFi 802.11n teknolojisi ile cok hızlı bir internet deneyimi sağlıyor.

Bu sayede kullanıcılar, gerçek zamanlı video akışı sağlayabiliyor ya da arkadaşları ile online oyun platformlarında bir araya gelebiliyor.

Samsung GALAXY Note ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, ön incelememize göz atabilirsiniz.

En Başarılı 404 Hatası Görselleri -2-

Geçtiğimiz hafta sizlere sunduğumuz “En Başarılı 404 Hatası Görselleri” galerimizi hatırlarsınız. Eğer gözünüzden kaçtıysa, buraya tıklayarak o galeriye ulaşabilirsiniz.

Bu hafta yepyeni internet sitelerinin hata görsellerini sizlere sunuyoruz. Aralarında bazı Türk internet siteleri de var. Keyifli seyirler.

Deaxon

{pagebreak::1}

Expansion Broadcast

{pagebreak::2}

Ferdaze

{pagebreak::3}

Fluther

{pagebreak::4}

Fuelly

{pagebreak::5}

Funned

{pagebreak::6}

Geek Squad

{pagebreak::7}

Github

{pagebreak::8}

Ntvspor.net

{pagebreak::9}

Huml

{pagebreak::10}

iFolderlinks

{pagebreak::11}

Sporx.com

{pagebreak::12}

Kidmondo

{pagebreak::13}

Klaus

{pagebreak::14}

Lark News

:: Galerimizi beğendiniz mi?

Philips HTS9241 İnceleme

Şu sıralar pek moda olan ev sinema sistemleri, kullanıcıların çok kolay bir biçimde kurulum yapmasına olanak sağlıyor. Anfi ile optik sürücünün iç içe olduğu bu sistemlerde, tek yapılması gereken TV ve hoparlörler ile bağlantıyı kurmak. Sonrasında da oturup, sistemin keyfini çıkarıyoruz.

Philips’in HTS9241 model ürünü de aynı şekilde anfiyle BluRay’in birleşik olduğu bir sinema sistemi. Beyaz renkteki kasa tasarımı, setin son derece şık görünmesine sebep oluyor. Tabi şıklığı, beraberinde kullanılan diğer cihazların rengine göre değişkenlik gösterebilir. Zira gidip simsiyah televizyonun yanına bu sistemi koyarsanız, komik duracaktır.
Philips HTS9241’in kurulumu, standart bir ev sinema sisteminden çok az daha farklı. Aslına bakarsanız tek fark, güç girişinin Woofer’ın arkasında yer alması. Normalde ana ünite üzerine konumlandırılan güç bileşenleri, ana ünitenin küçültülme çabası yüzünden Woofer’ın içerisinde kendine yer bulabilmiş. Evet, ana ünite gerçekten küçük bir boyuta sahip. Bunun götürüsü, Woofer’dan oynatıcıya giden kablonun normalden kalın olması. Bu kalınlığın yanısıra, cihaz ile Woofer arasındaki mesafeyi 2 metrenin üzerine çıkaramıyor olmanız. Çünkü normal bir ses kablosu kolaylıkla değiştirilebilecekken, Philips sistemin üzerindeki kabloyu değiştirmek biraz sıkıntı yaratabilir.
BluRay oynatıcı, üst tarafında beyaz renkli, eğimli bir LED ekran bulunduruyor. Bu ekran üzerinden oynatma, dondurma ve ses miktarı gibi bilgileri okuyabiliyoruz. Bu ekranın hemen altında, dokunmatik tuşlar yer alıyor. Bu tuşlar aracılığıyla cihazın ses ve oynatma gibi kontrollerini gerçekleştirebiliyoruz.
Cihazın sol tarafına göz attığımızda, üzerinden film izleyip müzik dinleyebileceğiniz USB depolama birimi portu ile 3.5 mm ses giriş portunu görüyoruz. Sağ tarafa göz attığımızda da, bir iPhone dockuyla karşılaşıyoruz. Kapatıldığında tamamen ortadan yok olan kapak tasarımıyla iPhone docku, telefonu şarj ederken istediğiniz müziği dinlemenize olanak sağlıyor. iPhone’un, Philips uzaktan kumandasıyla çalışır hale geliyor olması da, cihazın bu işlevini daha da işlevselleştiriyor.
İçerdiği tümleşik kablosuz alıcısıyla internete de bağlanabilen sinema sistemi söz konusu içerik olunca, tüm engellerin ortadan kalkmasına olanak sağlıyor. Çeşitli uygulamaların da yardımıyla hemen hemen tüm işlemlerinizi halletmenize olanak sağlayan BluRay oynatıcıda, anasayfanızı çeşitli uygulamalarla kişiselleştirebiliyorsunuz. 
Philips HTS9241’in 2.1 çıkışlı hoparlörleri, toplam 500 watt RMS gücüne sahip. 2 x 135 watt gücündeki uydu hoparlörler, ortalarında yer alan tweeterların da desteğiyle oldukça iyi bir ses kalitesi sunabiliyor. Sesini sonuna kadar açmamıza rağmen, tiz ve orta ağırlıklı parçalarda sorun yaşamadık. 230 watt gücündeki Woofer ise maalesef uyduların bir hayli gerisinde kalıyor. Bas sesler, tizlerin arasında ezilip kayboluyor. Bence bu hoparlörler, biraz daha dengeli ses sunabiliyor olmalıydı. Kaldı ki, Woofer’ın kapladığı alan da büyük. İçerisinde güç ünitesinin de yer alıyor olmasıyla dev gibi bir woofer haline gelen hoparlör, bekleneni de verememesiyle şaşırtıyor.
5.1 sese ihtiyaç duymayan veya yeri dar olan kullanıcılara hitap eden Philips HTS9241, yan taraftan çıkan iPhone dock aparatıyla da Apple kullanıcılarının ilgisini çekiyor. Tasarım ağırlıklı BluRay oynatıcıyı, internet içeriğine de erişmek isteyen, fakat çok fazla bas sese ihtiyaç duymayan kullanıcılara tavsiye edebiliriz.

Philips’in HTS9241 model ürünü de aynı şekilde anfiyle BluRay’in birleşik olduğu bir sinema sistemi. Beyaz renkteki kasa tasarımı, setin son derece şık görünmesine sebep oluyor. Tabi şıklığı, beraberinde kullanılan diğer cihazların rengine göre değişkenlik gösterebilir. Zira gidip simsiyah televizyonun yanına bu sistemi koyarsanız, komik duracaktır.

{pagebreak::2}

Philips HTS9241’in kurulumu, standart bir ev sinema sisteminden çok az daha farklı. Aslına bakarsanız tek fark, güç girişinin Woofer’ın arkasında yer alması. Normalde ana ünite üzerine konumlandırılan güç bileşenleri, ana ünitenin küçültülme çabası yüzünden Woofer’ın içerisinde kendine yer bulabilmiş. Evet, ana ünite gerçekten küçük bir boyuta sahip.

Bunun götürüsü, Woofer’dan oynatıcıya giden kablonun normalden kalın olması. Bu kalınlığın yanısıra, cihaz ile Woofer arasındaki mesafeyi 3 metrenin üzerine çıkaramıyor olmanız. Çünkü normal bir ses kablosu kolaylıkla değiştirilebilecekken, Philips sistemin üzerindeki kabloyu değiştirmek biraz sıkıntı yaratabilir.

 

BluRay oynatıcı, üst tarafında beyaz renkli, eğimli bir LED ekran bulunduruyor. Bu ekran üzerinden oynatma, dondurma ve ses miktarı gibi bilgileri okuyabiliyoruz. Bu ekranın hemen altında, dokunmatik tuşlar yer alıyor. Bu tuşlar aracılığıyla cihazın ses ve oynatma gibi kontrollerini gerçekleştirebiliyoruz.

{pagebreak::3}

Cihazın sol tarafına göz attığımızda, üzerinden film izleyip müzik dinleyebileceğiniz USB depolama birimi portu ile 3.5 mm ses giriş portunu görüyoruz. Sağ tarafa göz attığımızda da, bir iPhone dockuyla karşılaşıyoruz. Kapatıldığında tamamen ortadan yok olan kapak tasarımıyla iPhone docku, telefonu şarj ederken istediğiniz müziği dinlemenize olanak sağlıyor. iPhone’un, Philips uzaktan kumandasıyla çalışır hale geliyor olması da, cihazın bu işlevini daha da işlevselleştiriyor.

İçerdiği tümleşik kablosuz alıcısıyla internete de bağlanabilen sinema sistemi söz konusu içerik olunca, tüm engellerin ortadan kalkmasına olanak sağlıyor. Çeşitli uygulamaların da yardımıyla hemen hemen tüm işlemlerinizi halletmenize olanak sağlayan BluRay oynatıcıda, anasayfanızı çeşitli uygulamalarla kişiselleştirebiliyorsunuz.

{pagebreak::4}

Philips HTS9241’in 2.1 çıkışlı hoparlörleri, toplam 500 watt RMS gücüne sahip. 2 x 135 watt gücündeki uydu hoparlörler, ortalarında yer alan tweeterların da desteğiyle oldukça iyi bir ses kalitesi sunabiliyor. Sesini sonuna kadar açmamıza rağmen, tiz ve orta ağırlıklı parçalarda sorun yaşamadık.

230 watt gücündeki Woofer ise maalesef uyduların bir hayli gerisinde kalıyor. Bas sesler, tizlerin arasında ezilip kayboluyor. Bence bu hoparlörler, biraz daha dengeli ses sunabiliyor olmalıydı. Kaldı ki, Woofer’ın kapladığı alan da büyük. İçerisinde güç ünitesinin de yer alıyor olmasıyla dev gibi bir woofer haline gelen hoparlör, bekleneni de verememesiyle şaşırtıyor.

5.1 sese ihtiyaç duymayan veya yeri dar olan kullanıcılara hitap eden Philips HTS9241, yan taraftan çıkan iPhone dock aparatıyla da Apple kullanıcılarının ilgisini çekiyor. Tasarım ağırlıklı BluRay oynatıcıyı, internet içeriğine de erişmek isteyen, fakat çok fazla bas sese ihtiyaç duymayan kullanıcılara tavsiye edebiliriz.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Philips HTS9241

Ev Sinema Sistemi

 

Optik sürücü: BluRay, DVD, CD

Görüntü çıkışları: HDMI, kompozit

Ses girişi: Koaksiyel, optik, kompozit (2 tane)

Radyo: Var

Kablolu internet bağlantısı: Var

Ses gücü: 500 watt RMS

Bilgi için: Philips
Telefon: 444 7 445

:: Ev sinema sisteminde tasarım sizin için ne kadar önemli?

 

iOS 5.1’in Duvar Kağıtlarını İndirin

Apple, Ekim ayında yayınlanan iOS 5’in ilk büyük güncellemesi 5.1‘in üzerinde halen çalışmaya devam ediyor. 9to5mac sitesi de iOS 5.1 güncellemesi ile birlikte iPhone ve iPad‘e 4 yeni duvar kağıdı geleceğini açıklayıp, duvar kağıtlarını kullanıcılarla paylaştı.

iOS 5.1 ile birlikte gelecek dahili duvar kağıtlarını şimdiden cihazınıza indirip kullanmak isterseniz aşağıdaki linklerden duvar kağıtlarına ulaşabilirsiniz. İndirdikten sonra iTunes üzerinden fotoğraf albümünüze atarak kullanabilirsiniz. iOS 5.1 yayınlandığı zaman duvar kağıtları kategorisi içinde resmi olarak gelecek. iPhone için duvar kağıtlarının da yüksek çözünürlüklü olduğunu ve Retina ekranı için uyumlu olduğunu belirtelim.

Duvar Kağıdı 1 (iPad) (iPhone)
Duvar Kağıdı 2 (iPad) (iPhone)
Duvar Kağıdı 3 (iPad) (iPhone)
Duvar Kağıdı 4 (iPad) (iPhone)

:: Duvar kağıtlarını beğendiniz mi?

Seagate ve WD Garanti Sürelerini Kısalttı

Seagate ve Western Digital, hard disklerin garanti sürelerini düşürdüklerini resmen duyurdu. Western Digital’in açıklamasına göre, bundan böyle Caviar Blue, Green ve Scorpio Blue serilerinin garantisi 2 seneye düşüyor. Selden etkilenmeyen seriler ise Caviar Black, Scorpio Black, A/V sürücüleri ve harici diskler şimdilik 3 sene garanti süresi ile yollarına devam ediyorlar.

Daha tam kesin olmamakla beraber, Western Digital önümüzdeki dönemde bir miktar karşılığında uzatılmış garanti uygulamasına geçebilir. Detaylar henüz belli değil.

Seagate ise bazı modellerin garanti sürelerini 1 yıla kadar düşürmüş durumda. Barracuda, Barracuda Green, Momentus 2.5 inç modelleri 1 sene garantiye sahip olacak.

Seagate’in, Barracuda XT, Constellation 2, Constellation ES.2, Momentus XT modelleri ise 3 yıl garanti süresine sahip olacak.

SV35 serisi ve Video Surveillance ise 2 sene garanti süresi sunuyor. 

:: Tayvan’daki sel felaketi bu kadar etki etti mi yoksa üreticiler fiyat arttırmak için yer mi arıyorlardı?