Move Satışları Kinect’i Yakaladı

Microsoft Kinect platformunu piyasaya sürdükten yalnızca 12 ay içerisinde 10 milyon ünite satarak harika bir iş başarmıştı. Fakat bu satışların 8 milyonunu ilk iki aylık periyotta yaptığından ve kalan 2 milyonu 10 aylık bir sürece yaydığından firma tarafında bir endişe baş göstermişti.

Sony’nin Microsoft’a cevabı olan PS Move ise bu süreçte 9 milyon adet satılarak Kinect’i yakaladı. Belki ağır ve emin adımlarla satıldı ama yine de Kinect’in satış rakamından yalnızca bir milyon adet geride kalarak aradaki farkı iyice eritti.

Ubisoft firmasından Tony Key, “Tatil döneminde çok satmak normal bir durumdur. Fakat sonraki 10 ay boyunca yalnızca beşte biri kadar satış yapıyorsanız, bu konuda endişe duymanız gerekir. Tatil dönemi dışında da büyük projelerle birlikte yüksek satış rakamlarını Kinect platformundan görmek isteriz.” diyerek, Microsoft’un endişe etmesi gerektiğini belirtti.

Bakalım 2011 yılı bittiğinde iki platformun satış rakamları nasıl olacak, hep birlikte göreceğiz.

:: PS Move ya da Kinect kullanıyor musunuz?

Her Öğrenciye Bir iPad Olacak mı?

Alanında birçok ünlü ve sürpriz ismin 23 Kasım 2011 Çarşamba günü Ankara Rixos Otel‘de, Dijital Başkent adlı etkinlikle 4 ayrı salonda yaptığı birbirinden keyifli interaktif sunumlar ve workshoplarla medya, teknoloji ve kamudan tanınmış isimler, dijital yaşama dikkatleri çekti.

Etkinlikte, “Kavramların değiştiği, dönüşümün engellenemediği bir dijital dünyanın getirdiklerini gerçekten lehimize kullanabiliyor muyuz?” ve “Tüm imkânlar elimizin altındayken yeteneklerimizin farkına varıyor, tecrübelerimizi paylaşıyor ve yaşamımıza keyif eğlence ve değer katıyor muyuz?” gibi sorulara cevap arandı.

Serdar Kuzuloğlu, Cüneyt Özdemir ve Kaan Sezyum gibi isimlerin keyifli sohbetlerini ilelreyen günlerde SDN’de yayınlamaya devam edeceğiz.

Özel röportajı izleyin

#video_5942#

Başarılı etkinlik sonrasında bir araya geldiğimiz Bilkom Genel Müdürü Cömert Varlık ile çok özel bir röportaj gerçekleştirdik ve ilginç yanıtlar aldık.

Bilkom denildiğinde bir kere daha düşünmek ve şu açıklamayı yapmakta fayda var. Firma; günlük hayatımızın bir parçası haline gelen ve tablet, dizüstü bilgisayar markaları arasında modayı yaratan Apple markasının ülkemizdeki tek dağıtıcısı.

Ürünlerin ne zaman geleceğinden tutun da hangi fiyata ve nerelerde satılacağını belirleyen firmadan bahsediyoruz.

Bilkom‘un ve dolaylı yoldan Apple‘ın Türkiye‘deki planlarını ilerleyen günlerde, çok özel açıklamalarla beraber paylaşmaya devam edeceğiz.

:: Bilkom’un bu açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Microsoft’tan Öğretmenlere Teknolojik Destek

Microsoft eğitim alanında öğretmenlere destek verdiği projeler kapsamında son olarak Yenilikçi Öğretmenler Küresel Forumunda ABD Eğitim Bakanlığı, British Council ve Smithsonian Institution ile yaptığı işbirlikleri ile öğretmenlere katkı sağlayacak yeni çalışmalarını duyurdu.

Microsoft, ders programlarında yaratıcı ve verimli bir şekilde teknolojiyi kullanan öğretmenlerin ve okul liderlerini buluşturduğu Yenilikçi Öğretmenler Küresel Forumu’nda, başarılı öğretmemlere küresel seviyede rekabet etme, yaratıcı fikirlerin derslerde öğrencilere etkisi ve hayata nasıl geçirilebileceği konusunda birlikte çalışma imkânı sundu.

Yenilikçi Öğretmenler Programı’nın eğitimcilerin öğrencileri geleceğe daha etkin bir şekilde hazırlayabilmeleri için Microsoft’un eğitim konusunda yaptığı pek çok yatırımdan bir tanesi olduğunu belirten Microsoft Eğitim Başkan Yardımcısı Anthony Salcito, “Microsoft olarak işletmelerin ihtiyaçlarının sosyal sorumluluk ile bir araya gelmesi durumunda harika şeylerin ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Günümüzün artan rekabetçi küresel ekonomisinde, eğitime destek konusunda aynı derecede tutkulu olan işletmeleri bir araya getirmenin gelecek nesillerin liderlerini yetiştirmek için önemli bir adım olarak görüyoruz.

Günümüzün ekonomik dünyasında yüksek beceri gerektiren işlerde başarılı olabilecek öğrencilerin yetişmesi için yetenekli eğitimciler hayati öneme sahip” dedi.

{pagebreak::Türkiye’nin 2023 vizyonu}

Microsoft Türkiye olarak eğitimde teknojinin önemli bir yer tuttuğuna inandıklarını ve Türkiye’nin 2023 vizyonu doğrultusunda destek verecek proje ve programlar yürüttüklerini belirten Microsoft Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Programları Yöneticisi Erdem ERKUL,Hedefimiz, bilişimin gücü ile yeni ve önde olmak için ulusal eğitim gücümüzü teknolojinin getirdiği yenilikler ile destekleyerek ülkemizde öğrenme kalitesini artırmak.

Geleceğin liderleri olacak olan öğrencilerimizin verimlilik ve performansını artırdığımızda uluslararası platformlarda rekabet edebilmeleri ve böylece ülkemizin itibarını da artırmaları bizim için önem teşkil etmektedir” dedi.

{pagebreak::Türkiye’yi temsil edecekler}

Türkiye’den bu etkinliğe katılan Diyarbakır Nevzat Ayaz Anadolu Lisesi okulunda İngilizce Öğretmeni Gülsüm Özerol, “Yenilik ve değişimin kaçınılmaz olduğu günümüz dünyasında eğitim ortamımızı da çağın gereklerinden, yeniliklerinden ve teknolojik gelişmelerinden ayrı düşünemeyiz.

Diyarbakır Nevzat Ayaz Anadolu lisesinde iki destek öğretmen altı öğrenci ile hazırlayıp sunduğum Yenilikçi İngilizce adlı projemiz ile hem Türkiye hem de Ortadoğu ve Afrika Yenilikçi Öğretmenler forumunda işbirliği kategorisi birincisi olarak ülkemizi ABD’de düzenlenen Dünya Yenilikçi Öğretmenler forumunda temsil etmenin büyük mutluluğu ve gururu içerisindeyim. Bizlere bu fırsatı veren Milli Eğitim Bakanlığımız ve Microsoft’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

Microsoft bu etkinlikte ayrıca, tüm dünyada eğitim kalitesini ve eğitime erişimi iyileştirmek amacıyla, eğitim fırsatları ve kültürel ilişkiler alanında uluslararası bir kuruluş olan British Council ile yeni ve beş yıllık bir ortaklık içerisine girdiğini de duyurdu.

{pagebreak::1’er milyon dolar}

Bu ortaklık, Microsoft ve British Council’ün imkânlarını bir araya getirecek ve milyonlarca öğrencinin 21. yüzyılda hem özel hem de iş yaşamlarında ihtiyaç duyacakları becerileri edinmeleri için bilişim teknolojilerinin eğitimde yenilikçi uygulamaların artması için kullanımını artıracak.

Microsoft ve British Council ilk proje için 1’er milyon dolar aktarmayı taahhüt etti, bu para Etiyopya, Gana, Kenya, Nijerya, Tanzanya ve Uganda’da Windows MultiPoint Server üzerinden 80 okulda dijital erişim noktası oluşturulması için kullanılacak.

Proje ile bir yandan bölgenin tümünde okur yazarlık artırılırken bir yandan da 20 binden fazla okul yöneticisi ve öğretmenin eğitilmesi ile 100 binden fazla öğrenciye dijital erişim imkânı sağlanması öngörülüyor.

Proje, hâlihazırda Afrika’da British Council tarafından yürütülen benzeri bir proje ile Microsoft ve Clinton Global Initiative’deki diğer ortakların 2010’da Haiti’de 40 “denizfeneri” okulunda Windows MultiPoint Server ile çalışan ve 24 bin öğrenciye hizmet eden laboratuarların oluşturulmasına yönelik verilen bir taahhütten esinlenerek oluşturuldu.
 

:: Microsoft’un sosyal sorumluluk çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tarayıcılı Fare LG LSM100 Türkiye’de

İlk olarak Berlin’de düzenlenen IFA 2011‘de görücüye çıkan ve hayli ses getiren LSM100, bilgisayar ve tarayıcı kullanımına yeni bir soluk getirecek.

Ofislerin vazgeçilmezleri arasında yer alan tarayıcıları fareyle bütünleştiren LG, LSM100 ile yerden ve zamandan tasarruf ettireceği gibi, taramaları çok daha kolay ve rahat bir görev haline dönüştürüyor.

Ergonomik tasarımı, 1,200 dpi’lık optik algılayıcısıyla rahat bir kullanım sunan LSM100’ün tarama fonksiyonu da klasik tarayıcılara göre çok daha kullanışlı.

Kullanıcılar ürünün sol bölümünde yer alan “Akıllı Tarama” tuşuna basıp, taranacak belgenin üzerinde fareyi gezdirdiklerinde tarama işlemini gerçekleştiriyor.

LG LSM100, çoğu taşınabilir tarayıcının aksine A3 boyutuna varan sayfaları da tarayabiliyor. PNG, JPEG, TIFF, BMP, PDF, XLS VE DOC gibi geniş dosya türlerinde kayıt yapabilen ürün, LG Smar Scan yazılımı sayesinde taranılan görüntüyü istenildiği taktirde kolayca Twitter, Facebook, Flickr gibi sosyal ağlarda da paylaşılmasına olanak tanıyıp, belgeyi e-posta olarak da arayüz üzerinden tek tuşla gönderebiliyor.

LG LSM100’ün kullanıcı dostu diğer bir özelliği ise “Optik Karakter Okuyucu” özelliği. 200’ün üzerinde dili ve alfabeyi destekleyen ürün, taranan metni kullanıcıların istediğinde düzeltme ya da değişiklik yapabileceği Microsoft Word belgesine dönüştürerek zamandan da büyük tasarruf sağlıyor.

Yeni LG  KDV dahil 149 dolara satılıyor.

:: LG LSM100’ün tarama özelliği ilginizi çekti mi?

Hayatımızı Kolaylaştıran Servisler

Bu servislerin hepsinin temel özelliği birden fazla platformda kullanılabilmeleri. Ayrıca mobil versiyonlarının da bulunuyor olması  bizim için seçimde önemli bir ayrıntı olarak yer aldı. Bu tip servisleri bilgisayar üzerinden kullanabildiğiniz gibi, cep telefonunuzdan ya da tablet bilgisayarınızdan da yönetmeniz mümkün. Elbette sundukları hizmetlerle hayatımızı kolaylaştırmaları da önemli bir artıydı.

Hepsi de hayatımızı kolaylaştıran ve farklı çözümlerle bizi daha verimli kılan bu uygulamaları sizler için araştırdık.

ReadItLater (www. readitlaterlist.com)

Biraz Evernote’u andırsa da bur servis daha çok internet sayfalarını adresleri ile kayıt edip daha sonra tekrar okumanıza yardımcı oluyor. Yaptığı iş temel olarak internet adreslerini kayıt etmek ve bunlara internet üzerinden, cep telefonunuzdan ya da istediğiniz platformlardan erişmek. Aynen Evernote’ta olduğu gibi farklı uygulamalar içinden de çalıştırılabilen ReadITLater, örneğin Zite uygulaması ile içinden de kullanılabiliyor. 

Uygulamanın Android, iOS, BlackBerry, Windows Mobile,  işletim sistemleri için mobil uygulalamaları bulunuyor. Okumak sizin için önemliyse ve sürekli güzel internet adresleri bulup bunları kaybediyorsanız faydalı bir hizmet olarak ReadItLater’ı öneririz.

{pagebreak::1}

Evernote(www.evernote.com)

Birçok platformda karşımıza çıkan servislerden biri de Evernote. Sistem temel olarak www.evernote.com internet sitesi üzerinden işleyen bir not alma mekanizması. Bilgisayarda ya da cep telefonunuzda gördüğünüz bir internet sayfası, fotoğrafını çektiğiniz bir manzara, duyduğunuz bir müzik ya da benzeri şeyi anında kayıt altına alıp Evernote ile saklamanız mümkün. Bunu cep telefonunuz ya da bilgisayar ile yapabiliyorsunuz. Uygulama web tabanlı olduğundan hem PC hem Mac desteği var. Mobil cihazlarda ise başta Android ve iOS olmak üzere farklı platform destekleri var. Ayrıca her iki platform için tablet desteğinin olduğunu da belirtelim. Evernote’un en önemli özelliği ise sadece kendi uygulaması üzerinden değil farklı uygulamalardan da erişim sağlanmış olması. Örneğin Seesmic isimli Twitter uygulamasından Evernote’a doğrudan not almanız mümkün.

Evernote‘ta aldığınız notları kategorilere ayırabiliyorsunuz. Ayrıca bu notlara etiket de tanımlayabiliyorsunuz. Verimlilik için çok başarılı bir uygulama olan Evernote, sürekli bir şeyleri unutanlar ya da herşeyi not etmek isteyenler için de güzel bir çözüm.

{pagebreak::2}

Skype (www.skype.com)

Görüntülü sohbet deyince akla ilk gelen isimlerden biri de Skype. İlk önceleri sadece Windows platformu altında kullanabildiğimizi Skype, artık iPad, iPhone, Android telefonlar da dahil olmak üzere Windows, Mac OS X ve Linux işletim sistemlerinde kusursuz bir şekilde çalışıyor.

Skype’ın farklı platformlara ait sürümlerinde arayüz ve menü gibi ufak değişiklikler bulunuyor. Bunun dışında neredeyse tüm sürümlerdeki kullanım aynı.

Eğer uzaktaki sevdiklerinizle yakından görüşmek istiyorsanız yapmanız gereken tek şey sisteminize Skype kurmak. Görüntü kalitesi, kullanmakta olduğunuz internet bağlantısının hızına göre değişiklik gösterebilir. Dolayısıyla yazılımla ilgili bir problemin olmadığını şimdiden belirtelim.

{pagebreak::3}

Dolphin Browser (www.dolphin-browser.com)

Dolphin Browser, küçük boyutlu ve oldukça hızlı bir web tarayıcısı. Özellikle son dönemde mobil cihazlardaki kullanımın artmasıyla birlikte, web tarayıcıları savaşı da iyice kızıştı. Bugüne kadar Opera gibi çeşitli web tarayıcıları mobil kullanıcılar arasında oldukça popülerdi. Ancak son zamanlarda Dolphin Browser, yaptığı çıkışla birlikte 9 milyondan fazla Android kullanıcısı tarafından tercih ediliyor.

Dolphin Browser, hızı dışında sekmeli gezinme imkanı ve gesture desteğiyle dikkat çekiyor. Bunun dışında Dolphin Browser, oldukça esnek bir kişiselleştirme yeteneğine de sahip. Bu da vaktinin büyük bir kısmını internette geçiren kullanıcılar için önemli bir özellik. Dolphin Browser, beraberinde 50’den fazla eklenti de getiriyor.

{pagebreak::4}

StumbleUpon (www.stumbleupon.com)

İnternet uçsuz bucaksız kocaman bir dünya. Bu koca dünyada yolu bulmak için Google gibi bir arama motoruna ihtiyacımız var. Fakat Google, bize ancak istediğimiz sonuçları verebiliyor, ihtiyacımız olanı değil. Bu noktada devreye StumbleUpon giriyor.

StumbleUpon için internette gezinmenin eğlenceli yolu diyebiliriz. Sistem, tamamen bizim seçtiğimiz ilgili alanlarına kayıtlı ve kullanıcıların daha önce oyladığı siteleri bize göstererek işliyor. Öncelikle ilgi alanlarımızı seçiyoruz. Örneğin sinema, konsol oyunu ve çizim olmak üzere 3 farklı katefori seçtik. Stumble tuşuna bastıkça bu kategorilerde çeşitli siteler karşımıza geliyor. Emin olun hepsi de eğlenceli siteler.

Gösterilen siteleri beğenmek ve beğenilen siteleri toplu olarak görmek mümkün. StumbleUpon kullanmanız için öncelikle kayıt olmanız gerekiyor. Ondan sonra StumbleUpon, bütün bilgilerinizi kendi veritabanında saklıyor. iPad’den ya da Windows’dan girdiğinizde beğenilere ulaşabiliyorsunuz. StumbleUpon; Windows ve Mac için toolbar olarak, Android ve iOS cihazlar içinse uygulama olarak indirilebiliyor.

{pagebreak::5}

Wunderlist  (www.6wunderkinder.com/wunderlist)

Yapılacaklar listesi tutmak istiyorsanız fakat her cihazda bu listeye ulaşmak istiyorsanız Wunderlist tam size göre. Aslında klasik not uygulamalarının sahip olduğu bütün özelliklere sahip olan Wunderlist’te kategori açmak ve bu kategorilere notlar eklemek mümkün.

Ev, iş veya daha farklı isimlerle kategori açıp, orada yapılması gereken işleri kategorilendirebilirsiniz. Ayrıca önemli notların yanındaki yıldıza basarak bütün önemli notlarınızı da toplayabilirsiniz.

Wunderlist için bütün platformlarda var diyebiliriz. Mac OS X, Windows, iPad, iPhone, Android ve Linux için uygulamaları bulunuyor. Eğer notlarınızı sürekli yanınızda taşımak istiyor ve farklı platformlarda da görebilmek istiyorsanız Wunderlist size istediklerinizi verecektir.

:: Platformlar arası çalışan uygulamalar kullanıyor musunuz?

Bu yazı Özgür Çetin ve Atalay Keleştemur’un katkılarıyla hazırlanmıştır.

Axle GTX 550 Ti Classic Edition Test

Bilgisayarı, gündelik kullanım için tercih eden kullanıcılar, genelde giriş ve orta seviye ekran kartlarını tercih ediyorlar. Oyunlar ile hiç bir alakası bulunmayanlar, bilgisayarlarının biraz daha ekonomik olmasını tercih ettikleri için giriş seviyesi ürünlere yöneliyorlar. Diğer yandan “Arada sırada vakit buldukça oyun da oynarım ben bu merette…” diyenleri, orta seviye kartlar cezbediyor. Bu sınıfa giren kartların fiyat / performans oranları genellikle üst seviye kartlardan daha yüksek oluyor. 

Axle’ın GTX 550 Ti model ekran kartı, orta seviyeye dahil edilmiş bir ürün. Özel tasarım soğutucusu, kartın daha serin çalışmasına yardımcı oluyor. Soğutucunun içerisinde kullanılan malzeme ise alüminyum.

Kartın hemen üst tarafında yer alan SLI bağlantı noktası dikkatimizi çekiyor. Kartın SLI özelliğinden faydalanarak, 2 tane GTX 550 Ti modelini bir arada kullanmanız mümkün hale geliyor.

{pagebreak::2}

Kartın arka tarafına göz attığımızda, bir tane DVI, bir tane HDMI ve bir tane de VGA görüntü çıkışı görüyoruz. Çıkış çeşitliliği sayesinde, portların ucuna çevirici takmanıza da gerek kalmıyor. Çıkışların üzerinde yer alan hava kanalından da, kartın içerisinde biriken sıcak hava atılıyor. 

Son dönemde piyasaya çıkan hemen hemen tüm ekran kartlarında bulunan ekstra güç girişi, bu kartın üzerinde de yerini almış durumda. 6 pinli PCI güç girişini kullanan cihaz, bu kablo takılı olmadı takdirde çalışmıyor. Güç kaynağımızın böyle bir çıkışı yoksa, kutu içeriğine dahil edilmiş olan Molex – PCIe güç girişi çeviricisinden faydalanabiliyoruz.

Axle GTX 550 Ti, 900 MHz GPU hızına sahip. Bu GPU içerisinde bulunan 192 shader işlemcisi ise, 1800 MHz’e ayarlanmış. 1 GB kapasiteli GDDR5 bellekler, 3800 MHz’lik saat hızıyla dikkat çekiyor. Belleklerin veri yolu genişliği de 192 bit.

Gelelim testlerimize…

{pagebreak::Test 1}

{GRAPH::1299}

{GRAPH::1300}

Ekran kartı testlerinin olmazsa olmazı, 3DMark Vantage… Gerçi bunun da vakti yavaş yavaş doluyor.

{pagebreak::Test 2}

{GRAPH::1301}

{GRAPH::1305}

3DMark 11, DirectX 11 desteğini de arkasına alarak hırpalıyor kartları. Crysis 2 ise sonradan eklenen DirectX 11 desteği ve ekstra kaplamaları ile harika görünüyor.

{pagebreak::Test 3}

{GRAPH::1302}

{GRAPH::1303}

Unigine Heaven testleri, Tessellation efektini dibine kadar kullanan, harika bir benchmark. Sırf eğlence amaçlı bile kurulup, sağ sol izlenebilir.

{pagebreak::Test 4}

{GRAPH::1304}

{GRAPH::1306}

Resident Evil 5, efektleri ile grafiklerinin hoş görünmesine olanak sağlıyor. UT 3 ise, zamana meydan okuyan kaplamaları ile hala dikkat çekiyor.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Axle GTX 550 Ti

Ekran Kartı

Shader işlemcisi: 192 tane

GPU hızı: 900 MHz

Shader hızı: 1800 MHz

Bellek miktarı: 1 GB

Bellek hızı: 3800 MHz

DirectX sürümü: 11

Güç girişi: 6 pin

Görüntü çıkışları: HDMI, DVI, VGA

Bilgi için: Axle
Telefon: 0216 540 64 74

:: Orta seviyede hangi ekran kartını tercih edersiniz?

 

Twitter’da Takip Edenlerin Haritasını Çıkarın

Twitter‘da sizi takip edenlerin dünya üzerindeki dağılımını hiç merak ettiniz mi? TweetMap sitesi, dünya haritası üzerinde sizi takip edenlerin ülkelerini ve yüzdelerini veriyor. Eğer çok takip edeniniz varsa yüzde olarak dünyanın neresinden takip edilğinizi bilmek işinize yarayabilir.

Harita üzerinde dağılımı öğrenmek için öncelikle TweetsMap sitesine giriş yapmalısınız. Burada “Analyze and Map Followers” butonuna tıkladığınızda Twitter sitesinde yönlendirileceksiniz. Uygulamaya izin verdiğiniz takdirde dünya haritası önünüze gelecek ve istatistiki bilgiyle nerelerden takip edildiğinizi görebileceksiniz.

Açılan sayfada ister ülke ister de şehir olarak nerelerden takip edildiğinizin yüzdesini öğrenebilirsiniz.

:: Sizi en çok nereden takip ediyorlar?

Battlefield Heroes’a Yeni Mod Geliyor

Ücretsiz popüler savaş oyunu Battlefield Heroes‘a klasik ‘Capture the Flag’ modu bugün itibariyle geliyor. Oyuncular kazanabilmek için yalnızca rakip takımın kurşunlarından kaçmakla kalmayacak, dinozor ve etekli mumya kılığındaki diğer oyunculara da dikkat etmek zorunda olacaklar.

Oyuncular diğer fraksiyonun bayrağını çalıp üslerine götürebilmek için birlikte çalışacaklar. Bunu üç kez başarabilen takım galibiyete ulaşacak. Capture the Flag modunu oynamak isteyen oyuncular www.battlefield-heroes.com adresinden giriş yapıp “Play Now” linkini kullanabilirler.

Battlefield Heroes klasik Battlefield oynanışını geniş kitlelerle buluşturuyor. Oyun eğlenceli, çizgi film tarzı grafikler ve her yetenek seviyesindeki oyunculara hitap eden oynanış şekli içeriyor. Battlefield Heroes öğrenmesi ve oynaması kolay bir oyun; oyuncular kapsamlı karakter özelleştirme seçenekleri ve online özellikler sayesinde karakterlerini yaratmak ve dünyayı ele geçirmek için keyifli saatler geçirecekler.

:: Battlefield Heroes oynuyor musunuz?

Avea İle İşiniz ‘BİZ’den Sorulur

Türkiye’nin en çok konuşturan operatörü Avea, kurumsal müşterilerine yepyeni bir platform ile eğitim ve paylaşım ortamı sunacak: AveaBiz Mobil Akademi.

Mobil Akademi ile AveaBiz müşterileri, internet erişimi olan her marka ve model telefon üzerinden çalışanı, bayi ve müşterileriyle istediği bilgi ve içeriği paylaşma imkanına sahip olacak.

Aynı zamanda firmaların eğitim ihtiyacını da karşılamak üzere oluşturulmuş mobil eğitim platformu Avea Mobil Akademi ile kurumlar, saha çalışanları, bayi ağı, tedarik zincirine tek bir mesajla ulaşırken; müşteri bilgilendirme ve sunumlarını da cep telefonları üzerinden gerçekleştirebilecek.

Şirket için etiğim ve gelişmeleri zaman ve makandan bağımsız hale getiren projenin bir diğer amacı da gerçekleştirilen bu çalışmalarla müşteri ve çalışan memnuniyetini yükseltmek.

{pagebreak::mobil uygulamalar her yerde}

Günlük hayatımızın her aşamasında mobil uygulamalar yer alırken eğitimin de mobil cihazlar üzerinden yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Avea Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman, “İçinde bulunduğumuz mobil çağda tüm sektörlerde yaşanan yoğun rekabet, kurumlarda hızlı hareket etmeyi ve mobil iletişim teknolojilerini kullanmayı zorunluluk haline getiriyor.

Bu rekabetle birlikte gelir artışının yanısıra tasarruf sağlayıcı uygulamalar da kurumlar tarafından tercih ediliyor.

AveaBiz Mobil Akademi ile kurumların çalışanlarına her nerede olurlarsa olsunlar hızlı bir şekilde ulaşabilmelerini sağlamak, özellikle sahada olan satış ekipleri için yeni ürünler ve hizmetleri hızlı bir şekilde tanıtabilmeleri için eşsiz bir ortam sunacak” dedi.

{pagebreak::içerik sağlayıcısı da olacak}

Sadece bir servis değil, içerik sağlayıcısı da olacak

Avea Mobil Akademi’nin zaman içinde eklenecek eğitimlerle bir servis platformu olmanın dışında bir içerik sağlayıcısı da olacağını vurgulayan Tunç Taşman, “Sunum ve dokümanlarla mesleki ve kişisel gelişim paketleri sunuyor olacağız.

Bu platformun en çok tercih edilecek içeriklerinden biri de İngilizce eğitim paketleri olacak.

Çok yakında, çalışanlarının İngilizcesini geliştirmek isteyen firmalar bu platformdan deneyimli firmaların hazırladığı ingilizce eğitim paketlerine ulaşabilecekler” dedi.

AveaBiz Mobil Akademi, çalışan verimliliğini artırmak ve sektörel rekabet avantajı sağlayarak eğitimlerin sınıf içi maliyetlerini düşürmek ve çalışanları bir araya toplama zorluğunu ortadan kaldırmak isteyen kurumların iş süreçlerinde değerlendirecekleri bir platform olacak.

:: AveaBiz Mobil Akademi’yi inceleme şansınız oldu mu?

İnternetten Alışverişte Gaza Bastık

Türkiye İstatistik Kurumu’nun her yıl yaptığı Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım anketi sonuçlarına göre, internetten alışveriş yapma oranı her yıl hızlı bir ivme göstererek 2011 yılında %18,6 seviyelerine ulaştı.

Google’ın Perakende Sektörüne yönelik gerçekleştirdiği son araştırmada da tüketici satın alma alışkanlıklarındaki değişim dikkat çekiyor.

Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen 1000 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen araştırmada; sektörel dağılımda elektronik eşyanın yanı sıra, beyaz eşya ve giyim/aksesuar , kozmetik kategorilerindeki artış göze çarpıyor.

Anneler İnternette

Araştırmada ayrıca annelerin alışverişlerinde ürün araştırma ve satın almada internet oldukça aktif kullandığı gözlemleniyor.

ThinkRetail araştırma sonuçlarını değerlendiren Google Türkiye Ülke Direktörü Bülent Hiçsönmez yaptığı açıklamada; ‘ E-ticarette son dönemde yaşanan hızlı gelişimin yansımasını perakende sektöründe de gözlemliyoruz.

Tüketici alışkanlıklarındaki değişimi ve önümüzdeki dönemde tercihlerinin nasıl bir seyir izleyeceğini değerlendirmeyi amaçladığımız bu araştırma, tüketicilerin artik internetin sunduğu rahatlık ve konforu hem ürün araştırması hem de satın almada etkin olarak kullanmayı tercih ettiğini ortaya koyuyor.

Bu sonuçlar, perakende sektöründeki oyuncuların artik fiziksel mağazacılığın yanı sıra internet üzerinden de hedef kitlelerine erişebilecek multikanal satış stratejileri geliştirme gerekliliğini ortaya koyuyor‘ dedi.

{pagebreak::Tüketici Konforlu alışverişin peşinde}

Tüketici “Konforlu alışverişin” peşinde

Türk tüketicisinin internet üzerinden alışveriş ile ilgili algısının büyük ölçüde değiştiği de dikkat çeken veriler arasında yer alıyor.

Türkiye’deki kullanıcıların internetten alışveriş yapmayı seçmelerinin başlıca nedeni ise internetten alışverişin rahatlığı olarak görülüyor. Fiyat avantajı ve tüm ürün çeşitlerine ulaşabilmek ise diğer nedenler.

“Önümüzdeki 12 ay içerisinde internet üzerinden alışveriş yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen yüzde 60 oranındaki olumlu yanıt ise Türkiye’deki tüketicilerin internet alışverişine olan ilgisinin artarak devam edeceğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

{pagebreak::İnternette Anneler Çok Araştırıyor}

İnternette Anneler Çok Araştırıyor

‘Anne’lerin online alışveriş ve internette araştırma konusunda farklı davranışlar sergilediğini ortaya koyan araştırma, arama motoru kullanıcılarının yüzde 80’inden fazlasının ve annelerin yüzde 90’ının gıda, giyim ve aksesuar, ev bakımı, kişisel bakım ve kozmetik kategorilerinden ürün satın aldığını gösteriyor.

Araştırmaya göre, daha çok ürün bilgisi edinmek için internet kullanma eğiliminde olan anneler, en çok kişisel bakım ve ev aletleri kategorisini araştırıyor.

Araştırmada, Türkiye’deki internet kullanıcılarının satın almadan önce en çok ürün araştırması yaptığı kategori elektronik olmakla birlikte beyaz eşya, giyim aksesuar ve kişisel bakım & kozmetik kategorilerinde araştırmada dikkat çekici bir yükselme görülüyor.

Güvenlik Artık 1 Numarada Değil

İnternetten alışverişe halen tereddütlü yaklaşma nedenlerinin sorgulandığı araştırmada artık ‘güvenlik unsuru’nun birinci sırada yer almadığı gözlemleniyor.

Temel neden olarak tüketiciler aldıkları ürünü görmek ve dokunmak istiyor. Ayrıca halen araştırmayı internet üzerinden yapsalar da tüketiciler mağazaya gitme alışkanlıklarını devam ettiriyorlar.

Türk kullanıcısının en çok tercih ettiği ve araştırma şekli ise arama motorları ve mağazaların web sayfaları.

:: İnternetten en çok ne satın alıyorsunuz?

Aztech WL556E Repeater İnceleme

Her zaman, her evde, internet ihtiyacı duyan ürünleri, modeme veya routera yakın bir yerlere konumlandıramıyoruz. Kimi evlerde telefon kablosu uzak bir noktada kalıyor, kimisinde de birbirinden çok uzak ve dip noktalarda internet sefaleti çeken ürünler oluyor. Tablet ve akıllı telefon gibi serbestlik gerektiren cihazlarda ise, zaten evin her noktasında kablosuza ihtiyaç duyuluyor. Aztech’in WL556E repater ürünü, evinizde hali hazırda bulunan kablosuz internetin alanını genişletmek için kullanılıyor. Bakalım Aztech bize neler sunabiliyor…

Aztech WL556E, yüksek kablosuz performansı vaat eden bir ürün. Biraz irice bir adaptör görünümündeki Aztech’in üzerinde uyarı lambaları yer alıyor. Bu uyarılar, güç, ethernet ve kablosuz durumlarını gösteriyor. Bunların hemen altında yer alan WPS tuşu ise, en basit ve güvenli kablosuz kurulumuna olanak sağlıyor. Ürünün alt tarafında bulunan ethernet portu sayesinde, cihaz ayarlarını gerçekleştirebildiğimiz gibi, kablolu modemden gelen sinyali alıp kablosuz hale getirebiliyoruz.

Ürünü kablolu bağlantı ile bilgisayara bağladığımız zaman, beraberinde gelen yazılım CD’si veya direk IP’si aracılığıyla istenilen ayarlar gerçekleştirilebiliyor. Dışarıdan gelen kablosuz bağlantıyı, direk olarak bulunduğu noktaya kopyalayan Aztech, oldukça işlevsel bir ürün. Evinizin, kablosuzu iyi derecede çeken en uç noktasına bu cihazı konumlandırıp, aynı nokta üzerinden yeni bir kablosuz merkezi sağlayabiliyor olmamız, en mantıklı kablosuz ağ çözümlerinden biri olacaktır.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Aztech WL556E

Wireless Repeater

Kablosuz desteği: 802.11b/g/n

Kablolu desteği: Ayarlar ve ağ girişi

Kablosuz güvenliği: 64/128 bit WEP, WPA, WPA2

Güç tüketimi: 4 watt

Bilgi için: Aztech
Telefon: 0216 469 23 00

:: Evinizde kablosuz ağın yetişemediği noktalar var mı?

 

Türkler En Çok Hangi Smiley’yi Kullanıyor?

Yandex’in indekslediği web sayfalarından elde ettiği verilere göre, internet kullanıcılarının duygularını ifade eden tipografik simgelere Türkçe içerikli web sitelerinin en az üçte birinde rastlanıyor (hem .tr alan adı altındaki siteler hem de Türkçe dilinde olan diğer siteler).

Olumlu ve olumsuz duygu simgelerinin toplamı 500 milyondan fazla olmakla birlikte, olumlu duyguları ifade eden simgelerin olumsuz olanlara kıyasla 3,4 kat daha sık kullanıldığı görülüyor.

En sık rastlanan duygu simgesi klasik gülen yüz 🙂 ve bu tür simgelerin sayısı 230 milyondan fazla…

En sık rastlananlar listesinde hemen sonra gelen ve yine olumlu bir simge sayılan 😀 simgesinin ise 90 milyondan fazla örneği var.

En sık rastlanan olumsuz duygu simgesi olan 🙁 ifadesi de yaklaşık 80 milyon örnekle en sık rastlanan ilk 3 simge listesini tamamlıyor.

Türkçe web içeriğiyle ile ilgili diğer infografiklere erişmek için buraya tıklayabilirsiniz.

:: Siz en sık hangi duygu simgesini kullanıyorsunuz?