Yeni Honda Civic Type-R Yakında!

Yeni nesil Honda Civic’in duyurulmasının ardından, spor modeli Type-R’ın da detayları belli oldu. Japon modifiye firması Mugen tarafından geliştirilen Honda Civic Type-R, Honda’nın ilk turbo beslemeli motora sahip aracı olacak.

Önceki 2.0 litrelik doğal havalandırmalı motor yerine, Euro V emisyonlarıyla tam uyumlu turbo beslemeli 2.0 litre motor kullanılacak. Turbo sayesinde düşük devirlerde daha yüksek tork sağlayan motor ile bir üst vitese daha çabuk geçerek daha verimli bir şekilde hızlanacak.

210 beygir olması beklenen motor 6 ileri manuel vitese sahip olacak ve 0’dan 100’e 6.5 saniyede ulaşması bekleniyor.

2013’te tanıtılması planlanan yeni Honda Civic Type-R, İngiltere’de yaklaşık olarak 23,000 pound’dan satışa sunulacak.

 

::Yeni Honda Civic Type-R’ı nasıl buldunuz?

Apple Yetim Kaldı, Şimdi Ne Olacak?

iPhone 4S etkinliğinin üzerinden henüz iki gün geçmişti ki Steve Jobs‘ın hayata veda ettiği haberiyle karşılaştık. Gelmiş geçmiş en büyük teknolojik ürünlerin arkasındaki isim olan Jobs, inişli çıkışlı hayatıyla da herkesin ilgi odağı oldu.

Orta halli bir ailenin evlatlık oğlu olarak atıldığı okul hayatını dahi yarıda bırakan bu büyük girişimci, en yakın arkadaşıyla garajda ürettiği bilgisayarları satarak bugün dünyanın en büyük firmalarından biri olan Apple’ın temellerini attı.

Apple’ın bugünlere gelmesindeki tek isim artık aramızda yok. Ancak Apple hala var. Peki Steve Job olmayan Apple bundan sonra nasıl olacak? SDN editörleri sizin için bu soruyu yanıtladı.

Steve’sizlik…

– Hakan Kilyusufoğlu

Steve Jobs‘ın aramızdan ayrılması sonrasında Apple için artık yeni bir dönem başladı. Steve Jobs, Apple kullanıcıları için bir şirket yöneticisinden çok daha fazlasıydı, teknoloji dünyası için ise peşinden gidilmeye değer bir liderdi. Son yıllarda Apple’ın çıkardığı her ürün, teknolojiyi kullanma alışkanlıklarımızı değiştirdi. Bu duruma Jobs’ın cesareti, inatçılığı, hırsı ve en önemlisi dünyayı değiştirme isteği sebep oldu.

 Apple’ın yeni dönemde iPod, iPhone, iPad, iTunes, iOS, iTunes, MacBook Air ya da AppStore gibi devrimsel ürünler çıkarabileceğine pek olanak vermiyorum. Bununla birlikte bu kalelerdeki üstünlüğünü de 2-3 yıl içinde kaybetmesi pek mümkün görünmüyor.

İstediğini kabul ettirebilmek için gözünden yaşlar gelene kadar saatlerce kavga eden ve doğru bildiği istikametten bir adım geri atmayan Jobs’ın yerine gelen Tim Cook şu an için yenilikçi bir lider görüntüsü çizmiyor. Apple’ın acil olarak şirket kültüründe yoğurulmuş bir “deli”ye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

{pagebreak::2}

Steve Jobs’un Ardından

– Özgür Çetin

Apple’ın efsane CEO’su Steve Jobs Türkiye saati ile 6 Ekim sabaha karşı aramızdan ayrıldı. 56 yıllık ömrüne birçok yenilik ve inovatif düşünce ya da donanımı sığdıran sıradışı biriydi Jobs.

Ancak sanılanın aksine bir donanım ya da yazılım uzmanı değildi Jobs. Onu farklı kılan değişik düşünme tarzı ve yalınlık felsefesini hayatının her anına uygulamasıydı. Bu sayede Mac isimli bir bilgisayar doğdu. Bu bilgisayarın doğuşu sırasında yazılım dahisi ve ortağı Steve Wozniak‘ın emeği büyüktü. Benzer şekilde Pixar’ı satın aldıktan sonra onu bir dünya devi haline getirdiğinde de yanında John Lasseter vardı. Jobs’u farklı kılan her zaman işini bilen insanlarla çalışması ve onları doğru yönlendirerek insanların ihtiyacı olan ama temel işlevlerini harika bir şekilde yerine getiren cihazlar ya da çözümler meydana getirmesiydi.

Steve Jobs’un temel felsefelerinden biri sadelik. Dini inanış olarak Budizm‘i tercih eden Jobs, bu felsefenin temel noktalarından biri olan sadeliği hayatının her noktasında uyguladı. Evinde bile az eşya kullandığı bilinen Jobs, bütün sunum ve etkinliklerde aynı tarz (siyah boğazlı kazak, kot pantolon ve spor ayakkabı) giyinmesiyle biliniyordu. Ortaya çıkardığı bütün ürünler de (Mac, iPod, iPhone, iPad ve benzeri) hep bu sadelik, yalınlık ve basitlik üzerine kurgulanmıştı. Steve Jobs, teknolojinin basit ve yalın bir şekilde hayatımıza entegre edilebileceğini gösterdi.

Eğer bugün iPhone’u 7 yaşında bir çocuk ya da 70 yaşında biri rahatlıkla kullanabiliyorsa altında yatan konu bu sadeliktir. Elbette bunu sağlamak anlatıldığı kadar kolay değil. Apple gibi büyük şirketlerde CEO bile olsanız ikna etmeniz gereken onlarca birim ya da kişi bulunuyor. Bunlar arasında yönetim kurulu, genel müdürler, bölüm müdürleri ve hatta mühendisler bile sayılabilir.

{pagebreak::3}

Bu kadar kişiyi doğru bir şekilde güdülemek, ortak bir ülkü uğruna bir şeyler üretmesini sağlamak ise Steve Jobs gibi karizmatik birinin altından kalkabileceği bir işti. Jobs bunu iyi bir şekilde yaptı. Yakın zamana kadar da yapmaya devam ediyordu. Bu konuda zaman zaman ‘tek adam’ ya da ‘çalışanlara kötü davranıyor’ gibi eleştirilere maruz kalsa da böyle bir operasyonu herkesi mutlu ederek yapmanın bir yolu olmadığını hatırlatmak isterim.

Steve Jobs sonrası Apple’ın karşılaşacağı temel sorun da işte bu “tek elden karar” çıkarmanın zorluğu olacak. Çünkü şirketler büyüdükçe hareket kabiliyetleri de o oranda azalıyor. Kazançlar ve bütçeler artıyor ama işe karışan kişi sayısı hızlı karar almanın önüne geçiyor.  İşte bu da yenilikçi ürün ve fikirlerin hayata geçirilmesinin önünde büyük bir engel.

Son yıllarda tüm dünyada ses getirebilecek yeni fikirlerin genelde küçük şirketlerden çıkması da biraz bundan. Hızlı karar alabilmeleri, değişime çabuk ayak uydurmaları fikir üretme konusunda küçük şirketleri daha avantajlı hale getiriyor.

Steve Jobs birçok anlamda Apple ve Apple ürünleri için büyük bir kayıp. Eksikliğinin de doldurulabileceğini sanmıyorum. Asıl kayıp ise bu ürünleri kullanan ve teknolojinin de basit olarak hayata uyarlanabileceğini görmüş kullanıcılar cephesinde olacak. 

{pagebreak::4}

Steve Jobs, Apple’ın Kendisiydi

– Atalay Keleştemur

Benim için Apple, aslında Steve Jobs’ın kendisiydi. Açıkçası bir Linux kullanıcısı olduğum için ne Mac OS’un o muhteşem animasyonlu grafiklerine, ne de güvenlik ve hızına diğer pek çok kullanıcı gibi gıpta ederek bakmıyordum. Dahası Mac kullanıcılarının hava atarak kullandığı pek çok özelliği gördüğümde, bu zaten Linux’da yıllardır var diye gülüp geçiyordum.

Şu an da hala Linux kullanıyorum ve Mac OS X kullanıcılarını yine kıskanmıyorum. Ancak Steve Jobs’ın muhteşem zekası ve tasarım gücü sayesinde ortaya çıkan iPod, iPhone ve iPad gibi ürünler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bugün her ne kadar Android’li cihazlar olsa da iPhone’un dokunmatik ekranlar için üretilen pek çok özelliği ve daha da önemlisi iOS, yine bir Steve Jobs başarısıdır.

Bugünkü kullanım ve tasarıma uzak sayılabilecek tablet PC’ler uzun yıllardır kullanılıyordu. Ancak iPad ile birlikte kullanım alanı oldukça büyüdü. Daha sonra da diğer tabletler peşi sıra çıkmaya başladı. Belki de Google olmasaydı, daha doğrusu Android işletim sistemi olmasaydı iPad’in başarılı bir rakibi dahi olmayacaktı. İşte bu saydığımız tüm ürünlerin arkasındaki isim Steve Jobs’ın kendisiydi. Bu ürünlerin en büyük özelliğiyse inovatif olmasaydı.

Steve Jobs bu dünyadan göçmesine rağmen Apple yaşamaya devam edecek. Ancak bundan sonra yenilikçi, devrim niteliğinde ürünler yapabilecek mi işte o merak konusu. Yakın bir zamanda Steve Jobs’sız yapılan iPhone etkinliği ve tanıtılan iPhone 4S belki de bu sorunun cevabını taşıyordur.

:: Steve Jobs’sız Apple’ın geleceği ne olacak?

 

Baz İstasyonunun Çoğu Değil Azı Zararlı

Mobil teknolojinin vazgeçilmezi bir parçası olan baz istasyonlarının toplumun büyük bir kesiminde bilgisizlikten dolayı tepki gördüğünü belirten Teknoloji Bilgilendirme Platformu ve İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, şunları söyledi:

“Baz istasyonu daha sık olursa cep telefonuyla haberleşme sinyali o derece düşer, ilettiği güç daha azalır ve sağlık açısından o kadar güvende oluruz. Halkımızın bunu bilmesi lazım. Halkımızın akademisyenlerin, kamu otoritelerinin sözlerine güvenmesi lazım.


Konunun yanlış anlaşılmasından kaynaklanan, bazı noktalarda da bazı kesimler tarafından bunun rant kapısı olarak görülüp tetiklenmesinden bu tepki ortaya çıkıyor.

Bugün dünyada Fransa, Danimarka ve Almanya örneği var. Fransa ve Almanya nüfus olarak Türkiye’ye yakın. Türkiye’de yaklaşık 45 bin, Almanya’da 135 bin, Fransa’da ise 100 bin baz istasyonu var.

Nüfusları aynı ülkeler bunlar. Türkiye’nin yüzölçümü bunlardan daha büyük ve daha az baz istasyonu var. Danimarka’nın 3,5 milyon nüfusu var ama Türkiye’ye yakın miktarda baz istasyonu var.”

:: Sizce de baz istasyonlarına karşı verilen tepki bilgisizlikten mi kaynaklanıyor?

iPhone 4S’in Kontratsız Fiyatları Açıklandı

Apple, etkinlikte açıkladığı gibi iPhone 4S’in ön siparişlerini bugün başlattı. Şimdilik Amerika ve İngiltere’de başlayan ön siparişlerin, 14 Ekim‘e kadar diğer ülkelerde de önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor. Amerika’da AT&T, Verizon ve Sprint üzerinden ön siparişler gerçekleştirilebiliyor. İngiltere’de ise Vodafone, Orange ve T-Mobile operatörleri ön sipariş toplamaya başladı.

Kontratsız fiyatları

Her iki ülkede Apple’ın kendi sitesinden kontratsız ve sim kilidi olmayan modellere ön sipariş vermek de mümkün. Siyah ve beyaz modeli aynı anda piyasaya çıkacak olan iPhone 4S’in İngiltere için sim kilidi olmayan kontratsız Apple Store fiyatları; 16 GB modeli 499 pound (1.445 TL), 32 GB modeli 599 pound (1.735 TL), 64 GB modeli ise 699 pound (2.023 TL) olarak belirlenmiş. Teslim süresi olarak da 1 ila 2 hafta olarak belirlenmiş. Bu arada kişi başına da 2 adet alma sınırı konulmuş.

Amerika’da ise kontratsız iPhone 4S satışlarının Kasım ayında başlayacağı açıklandı. Buna göre 16 GB modeli 649 dolar (1.200 TL), 32 GB modeli 749 dolar (1.385 TL), 64 GB modeli ise 849 dolar (1.579 TL) olacak. Kontratsız ve sim kilidi bulunmayan iPhone 4S’ler sadece GSM hatlarını destekleyecek.

Yurt dışından alınan iPhone 4S’ler, kontratsız ve sim kilidi bulunmadan satıldığı için ülkemizde rahatça kullanılabilecek. Bunun çin ülkeye girişte pasaport kaydının yapılması gerekiyor.

Bakalım Türkiye’ye geldiğinde bu fiyatlar nasıl olacak?

:: iPhone 4S fiyatlarını nasıl buldunuz?

 

Lokasyon Servisleri Yükseliyor

Akıllı telefon kullanımının giderek yaygınlaşması ile lokasyon bazlı servis dünyası da hareketleniyor. Her geçen gün lokasyon bazlı servis uygulamalarına bir yenisi eklenirken halihazırda piyasada olan uygulamalar da yeni özelliklerle daha kullanışlı ve interaktif hale getiriliyor. Önümüzdeki dönemde iş modellerinin lokasyon bazlı servisler etrafında döneceği ve 2013’te lokasyon bazlı servislerden yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde edileceği tahmin ediliyor.

Nerede Olduğunu Söyle, Neye İhtiyacın Olduğunu Söyleyeyim

Kullanıcıların lokasyon bazlı servisleri kullanmayı tercih etme nedenlerinin arasında başta indirim ve kupon kazanmak olmak üzere yeni yerler keşfetme ve yeni insanlarla tanışma gibi nedenler yer alıyor. Kullanıcıya bulunduğu mekana bağlı olarak kişiselleştirilmiş veri aktaran lokasyon bazlı uygulamalar, işletme sahipleri açısından da yeni pazarlama olanakları anlamına geliyor.

Dünyada akıllı telefon kullanımının 1 milyarı aştığı tahmin ediliyor ve PEW Internet’in Eylül 2011’de açıklanan araştırması Amerika’daki akıllı telefon kullanıcılarının %12’sinin “check in” hizmetlerini kullandığını, %55’inin ise lokasyon bazlı bilgilendirme hizmetlerinden yararlandığını ortaya koyuyor.

Akıllı telefon kullanımının genel mobil telefon kullanımının %31’ini oluşturduğu Türkiye’de lokasyon bazlı servis kullanımı henüz Amerika’daki kadar yaygın olmasa da, bu servislerin önümüzdeki dönemde hızla artacağına dair pek çok güçlü gösterge bulunuyor.

Türkiye’de lokasyon bazlı servislerin son durumuyla ilgili olarak Mekanist Kurucusu ve CEO’su Alper Tekin şunları söyledi: “Türkiye, dünyayı etkisi altına alan lokasyon bazlı uygulamaların önemini henüz tam olarak kavrayabilmiş değil ama bizce sektörün geleceği lokasyon bazlı servislerde.

Kullanıcılara yeni mekanlar keşfetme fırsatları yaratan ve şehirlerini avuçlarının içinde hissetmelerini sağlamak için seçenekler sunan Mekanist ekibi olarak bu trendleri yakından takip ediyor ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu an için iPhone, Android ve Nokia platformlarından ulaşılabilen Mekanist mobil uygulaması, şehirdeki en iyi mekanların iletişim bilgilerini sunmanın yanı sıra bu mekanları popülerliğe ve uzaklığına göre sıralama imkanı da verirken, uygulamanın check-in özelliği de, mekan sahiplerine konum bazlı teklif/promosyon yapma olanağı tanıyor.

Önümüzdeki günlerde kullanımı kolaylığı ve interaktiflik sağlayan farklı mobil projeleri hayata geçirecek olmaktan heyecan duyuyoruz. Halihazırda iPhone, Android ve Nokia platformlarından ulaşılabilen uygulamalarımız çok yakında iPad ve Blackberry platformlarında da kullanıcılara sunulacak.

:: Lokasyon bazlı uygulamalar kullanııyor musunuz?

 

LG’den 3D Dizüstü: A530

LG Electronics‘in yeni dizüstü bilgisayarı LG A530’un 15,6 inç Full HD 3D LCD ekranın üzerinde yer alan 3D ikili web kamerası, kullanıcıların kendi 3D video ve fotoğraflarını çekmelerine olanak tanırken, metalik görünümlü gösterişli tasarımıyla da göz dolduruyor.

İkili Web Kamera ile 3D İçerik Yaratın

3D dizüstü bilgisayarların çoğu yalnızca 3D izleme olanağı sağlarken LG A530, 3D ikili web kamerası sayesinde 3D içerikleri izleme, çekim yapma ve paylaşma imkanı tanıyarak eksiksiz bir 3D deneyimi sağlıyor. LG A530 aynı zamanda 3D içeriklerin LG’nin akıllı telefonları, televizyonları ve monitörleri gibi diğer cihazlarına aktarılarak zahmetsizce oynatılmasına olanak tanıyarak, entegre bir 3D deneyimi sunuyor.

Kullanıcıların 3D içerikleri YouTube’a yükleyerek arkadaşları ve aileleriyle kolayca paylaşabilmelerine olanak tanıyan LG A530, LG’nin, 3D video, fotoğraf, oyun ve filmlere erişmeyi kolaylaştıran yeni entegre kullanıcı arabirimi 3D Space Software sayesinde de daha kapsamlı 3D seçenekleri sunuyor.

{pagebreak::iki}

Titreşimden tamamen arındırılmış parlak 3D görüntüler sunan LG patentli FPR teknolojisi sayesinde kullanıcılar, 3D içerikleri LG A530’da göz yorgunluğu veya baş dönmesi yaşamadan izleyebiliyor. Full HD 1920×1080 çözünürlüğe sahip 3D LCD ekran, panjur gözlüklü 3D dizüstü bilgisayarlara göre daha parlak görüntüler sağlıyor; bu sayede oyunlar, filmler ve fotoğraflar daha canlı olarak ekrana taşınıyor.

LG A530 ile birlikte son derece hafif olan 3D gözlükler ve klipsli gözlük camları ücretsiz olarak sunuluyor. LG A530’da yer alan SRS Wide 3D Sound ses sistemi de 3 boyut deneyimini tamamlıyor.

LG A530’da, 8GB’a varan bir belleğe sahip ikinci nesil Intel Core  i7 işlemci bulunuyor. Yeni işlemci HD ortamları oynatırken, bir önceki nesil Intel Core™ i7 işlemciye göre yüzde 60 daha fazla hız ve iki kat daha fazla güç sağlıyor. Ayrıca, NVIDIA GeForce GT 540M’ye göre yüzde 20 daha fazla performansa sahip NVIDIA GeForce GT 555M grafik kartı, 3D oyunlarda ve filmlerde son derece üstün bir deneyim sunuyor.

LG A530’un yüksek kapasiteli HDD sürücüsü dahili bir SDD ile tamamlanıyor; dolayısıyla A530 rakip dizüstü bilgisayarlara göre yüzde 20 ila 30 daha çabuk açılıyor. Hız ve kullanım kolaylığı, hızlı oturum açma sağlayan parmak izi erişimi ile pekişirken, USB 3.0, verileri USB 2.0’den on kat daha hızlı aktarıyor.

:: 3D özellikleriyle göz dolduran LG A530’u beğendiniz mi?

 
 

Halo’nun Filmi Spielberg’e Emanet!

Fransız sitesi olan Halo.fr, piyasaya çıkacak olan Halo: Cryptum kitabıyla ilgili basın bülteni yayınladı. Fakat bizi ilgilendiren kısmı Fransızca çıkacak olan Halo: Cryptum kitabı değil, basın bülteninin içerdiği Halo filmiyle ilgili bilgi.

Halo.fr’nin yayınladığı bültene göre Halo’nun filmini kimin üstleneceği dedikoduları son buluyor. Filmin yapımcılığı sinemanın iki büyük devi üstleniyor. Bunlardan ilki neredeyse her filmiyle tanıdığımız ve önümüzdeki aylarda Ten Ten filmiyle gelecek olan Steven Spielberg. Diğeri ise animasyon devi Dreamworks.

Film ile ilgili başka hiçbir bilgi yayınlanmazken 2012‘de filmin tanıtımının yapılacağı ve ilk fragmanının çıkacağı belirtildi.

:: Halo filmi hakkında ne düşünüyorsunuz?

CeBIT’i Sizler İçin Gezdik

Bu yıl 6-9 Ekim tarihleri arasında İstanbul Beylikdüzü’nde bulanan TÜYAP Sergi ve Kongre salonunda gerçekleştirilecek CeBIT Bilişim Eurasia, Avrasya‘nın bir numaralı bilişim ve teknoloji fuarı.

Eskiye göre daha çok kurumsal tarafa yönelmeye başlayan fuar son yıllarda işini geliştirmek isteyenlerin ziyaret ettiği bir organizasyon haline geldi. İnternetin de gelişmesiyle iletişim imkanlarının artması, fuarların ‘yeni ürün lansmanı yapılan‘ mekanlar olmaktan çıkıp iş dünyasına yönelmesine sebep oldu.

Bu yıl 12. kez kapılarını açan fuarda ağırlıklı olarak Telekomünikasyon, E-Finans, e-Devlet ve Akıllı Yaşam Konspetleri sergileniyor. Geçen yıl 67 ülkeden 137.318 kişinin ziyaret ettiği fuara 16 ülkeden 1.066 kişi katılmıştı.

ShiftDelete.Net ekibi olarak biz de fuarı gezdik ve gözümüze takılan ürün ve yenilikleri sizler için bir araya getirdik. İşte bu yılki CeBIT:

#video_5854# 

::CeBIT’i ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?

Dell Inspiron 5110 Switch Video İnceleme

Dell’in Inspiron serisi dizüstülerinden 5110 Switch, kişiselleştirilebilir olmasıyla öne çıkıyor. Dizüstü bilgisayarın üst kapağını, satın alacağınız Inspiron Switch‘e özel kapaklar ile istediğiniz gibi değiştirip, kişiselleştirebiliyorsunuz.

Teknik özelliklere geçtiğimizde, işlemci kısmında Intel’in Sandy Bridge tabanlı mobil işlemcilerinden Core i5 2410M var. İşlemci 2.3 GHz saat hızında çalışıyor ve 3 MB önbelleğe sahip. 4GB 1333 MHz DDR3 sistem belleğinin yanı sıra sahip olduğu AMD Radeon HD 6470M grafik işlemcisiyle güncel oyunları oynarken sıkıntı çeksenizde, orta seviyeli oynarken çok zorlanmamakta. 320 GB kapasiteli bir sabit diske de sahip.

Yoğun kullanımda 1 saate varan bir kullanım süresi sunan pil, normal kullanımda işlemcide bulunan Intel HD Graphics grafik işlemcisine geçiş yapılmasıyla beraber 2-2,5 saate varan bir kullanım sunabiliyor.

Intel Wireless Display desteği bulunan Dell Inspiron 5110 Switch ile televizyonunuza bağlayacağınız Intel Wireless Display adaptörü aracılığıyla, dizüstü bilgisayarınızdan televizyonunuza kolayca kablosuz olarak görüntü aktarabiliyorsunuz.

#2011_08_26_Dell.mp4 #

{pagebreak::teknik ozellikler}

Teknik Özellikler


İşlemci: Intel Core i5 2410M (2.3 GHz)

RAM: 4 GB

Sabit disk: 320 GB

Ekran boyutu: 15.6 inç

Çözünürlük: 1366 x 768

Optik sürücü: Var (DVD yazıcı)

Grafik kartı: AMD Radeon HD 6470M

Giriş, çıkışlar: Ethernet, HDMI, kulaklık, mikrofon, VGA, 2 x USB 3.0, 2 x USB 2.0, eSATA

Kart okuyucu: Var

Ağırlık: 2,38 kg

Bilgi İçin: Dell Türkiye

Web: http://www.dell.com.tr/

 

::Dizüstü bilgisayarınızı kendi zevkinize göre kişiselleştiriyor musunuz?

Televizyonda 4 Kişi Oyun Oynayın

Apple’ın iPhone 4S ile birlikte telefonlarda ilk defa kullanacağı çift çekirdekli A5 işlemcisinin neler yapabildiğini merak edenler için güzel bir oyun önerimiz var. Real Racing 2 oyunuyla TV’de ekranı 4’e bölerek ve kontrolü iPhone 4S ya da iPad 2 ile sağlayarak oyun oynamak mümkün

Bunun için ihtiyaç listesinde iPhone 4S, iPad 2, iOS 5 ve Apple TV bulunuyor. Dört adede kadar iPhone 4S ya da iPad 2 (hem iPad 2 hem iPhone 4S aynı anda da olur) Airplay Mirroring özelliği sayesinde TV’ye bağlanıyor. Oyun, ekranı otomatik olarak 4’e bölüyor ve iPhone ile iPad’ler hareket algılayıcılarını kullanarak kontrol aygıtı oluyor.

iPhone 4S’in ekranı küçük olduğu için oyun burada da gözüküyor fakat iPad 2 sahipleri isterse iPad’in ekranlarında yol ve tur bilgisini görebiliyor. Real Racing 2 oyunu iOS 5’in çıkışıyla birlikte, 12 Ekim‘de App Store’dan indirilebilecek. iPhone 4S versiyonu 4.99 dolar, iPad 2 versiyonu ise 6.99 dolar olacak.

:: Salonunuza böyle pahalı bir oyun sistemi kurmayı düşünür müsünüz?

 

Türkiye-Almanya Maçı Canlı Yayını Festiv@l’de

7 Ekim – 25 Kasım tarihleri arasında 6 farklı sitede düzenlenecek Turkcell İnternet Festiv@li, hem Türkiye’nin hem de dünyanın ilk “gezici internet festivali” olma niteliğine sahip.

Turkcell İntenet Festiv@li’ni takip edenler, 6 hafta boyunca birbirinden renkli etkinliklerle internet ortamında farklı bir eğlence yaşayacaklar. Festival etkinlikleri kapsamında, Milli Takımımız’ın 2012 Avrupa Şampiyonası ön elemelerinde 7 Ekim Cuma günü Almanya ile oynayacağı maç canlı yayında internetten izlenebilecek.

Festival dahilinde; 7-11 Ekim arasında Türkiye Avrupa Şampiyonası ön eleme maçları, 21 Ekim’de Emre Aydın konseri, 4 Kasım’da Model konseri, 18 Kasım’da Sıla konseri, 21-25 Kasım arasında da ünlülerle futbol üzerine video röportajlar yayınlanacak.

Dünyanın ilk gezici internet festivali, oyunseverleri de unutmuyor. Teknoloji tutkunlarını heyecanlandıracak binlerce ödül, festivalin konuk olduğu siteden oynanabilecek oyunlarda günün en yüksek skorunu yapanları bekliyor. Ayrıca tüm festival boyunca toplanan puanlarla daha birçok ödül kazanma şansı da mümkün.

Festivalin bir diğer sürprizi de gncPLAY‘in radyo uygulaması. Bu uygulama sayesinde, festivalin konuk olduğu siteye girenler binlerce yerli ve yabancı alternatif arasından kendi zevklerine uygun türde müziği seçerek dinleyebiliyor.

Festival alanlarında 8 Ekim itibarıyla sunulacak teklifler çerçevesinde cepten Facebook, 3 TL yerine 1 TL; 250 MB internet 14 TL yerine 5 TL; 1GB internet, 29 TL yerine 9 TL.

{pagebreak::Giriş kapısı Facebook}

Turkcell festivale zeplin kaldıracak

Türkiye’nin ilk Facebook bağlantılı banner‘ı sayesinde 8 Ekim itibarıyla çeşitli sitelerden festivale “zeplin” ile gitmek mümkün olacak. Banner‘a tıklayan 4 “yolcu” zeplini doldurduğunda link onları festivale taşıyacak ve bu interaktif deneyim sayesinde katılımcılar festival ruhunu başkalarıyla da paylaşma fırsatı bulacaklar.

Gezici festivalin giriş kapısı Facebook

Turkcell’in hem Türkiye’de hem de dünyada ilk olan bu eğlenceli internet etkinliğine www.turkcellinternetfestivali.com adresi üzerinden giriş yapılabilecek. Festival programına, festival alanı olarak belirlenen sitelerle ilgili bilgilere ve ilgili tüm içeriğe bu adres üzerinden ulaşılabilecek. Festivale Facebook hesabı ile 8 Ekim’den itibaren bağlananlar anında günlük 50 MB cepten internet paketi kazanacak.

:: İnternet Festivali’ne katılacak mısınız?