SüperCan’dan Transformers Bileti

Marvel karakterlerinden sonra Transformers robotlarıyla da arkadaş olan SüperCan, oyuncuları sevindirecek yeni bir kampanya düzenliyor.

Türk Telekom‘un katkılarıyla geliştriilen çevreci karakter SüperCan, 29 Haziran‘da gösterime girecek olan Transformers Ayın Karanlık Yüzü filmi için bilet dağıtıyor.

Kazanmak İçin Yarışın

SüperCan Facebook sayfasında bulunan yarışmaya katılanlar arasında bazı kullanıcıları çekilişkle yeni Transformers filminin özel gösterimine bilet kazanacak.

Yarışmaya katılmak için bu adrese tıklayabilirsiniz.

:: Yarışmaya katılmayı düşünüyor musunuz?

 

 

Angry Birds’e Yepyeni Bölümler!

Android işletim sistemi kullanıcıları için geliştirilen: Mine and Dine güncellemesi yapımcı firma tarafında açıklandı. Angry Birds sahipleri 45 yeni bölümle, oyundan aldıkları keyfi perçinliyor. Akıllı telefonların açık ara en popüler oyunu, bu güncellemeyle birlikte 255 bölüme ulaştı.

Bedava Angry Birds

İşin en güzel kısmı ise, Mine and Dine güncellemesinin Android’in internet mağazasından ücretsiz olarak indirilebilmesi. Geliştirici Rovio, zamanında ve akıllıca bir hamle yaparak asabi kuşları gündemde tutmaya devam ediyor.

:: Sizce cep telefonlarının en iyi oyunu nedir?

 
 

Dizüstüne Yüksek Performanslı Bellek

Kingston’un geliştirdiği ve HyperX ailesinden gelen bu yeni bellek ilk olarak yüksek frekans değeri ile ilgi çekiyor. 2133 MHz’de çalışan bu bellek 1.5 Volt’luk bir gerilim değeri ile besleniyor.

Bu tarz bellekler yüksek bir zamanlama değerine sahipler. Belleklerde bu değerin düşük olması bir avantaj. Kingston’un bu serisi, 9-11-9-27 zamanlama değeri ile çalışıyor. Yani farklı belleklerle kıyaslanıldığında ekstra bir avantaj veya fark yaratmıyor.

Ürünün en büyük farkı ise hiç kuşkusuz ki çalışma frekansı ve düşük güç tüketimi.

Kit olarak satılan (2 x 2 GByte) bu bellekler KHX2133C9S3K2-4GX model numarasına sahip. Ürünlerin fiyatı henüz belli değil.

Bu bellek modülü Intel’in Core-i-2000 (Sandy Bridge) serisi işlemciler için tasarlandı. Belleklerin çalışacağı anakart mutlaka Intel’in Extreme Memory Profile (XMP) teknolojisini desteklemeli.  

Bu esasında çok önemli bir özellik çünkü anakartın BIOS’u, belleklerin XMP profillerini okuyup doğru zamanlamayı ayarlıyor. Bu da sistemin maksimum performansta çalışmasını sağlıyor.

:: Dizüstü bilgisayarınızın belleğini yeterli buluyor musunuz?

iPhone 3GS Sahiplerine Müjde

Apple’ın yeni mobil işletim sistemi iOS 5 piyasaya sürülmeden akıllı telefon sektöründe büyük yankı uyandırdı. Bu yeni işletim sistemini kullanamayacağı için üzülen iPhone 3GS sahiplerine müjdeli haberi Steve Jobs verdi.

http://www.youtube.com/v/x5EqVGaxtok?version=3

Jobs’tan Müjde

Jobs’un, Businessinsider’da yayınlanan “yeni” açıklamasına göre iOS 5, iPhone 3GS’lerde “tam randımanlı” çalışabilecek. Akıllara, iPhone 4’ün iPhone 3GS’e göre donanım açısından büyük üstünlüğü geliyor ve şu soru ortaya çıkıyor: iOS 5, gerçekten de iPhone 3GS’te verimli çalışabilecek mi?

Sorunun cevabı evet zira yapılan testler 3GS’in hiçbir sorun veya hız problemi yaşamayacağını gösteriyor.

Yukarıdaki video da, beta sürümle yapılan testleri izleyebilirsiniz.

:: iPhone 3GS sahibi misiniz? Habere sevindiniz?

 

SüperCan Babalar Günü Kutluyor

Türk Telekom‘un desteğiyle geliştirilen Türkiye’nin ilk süper kahramanı SüperCan çocuklara yardım etmeye devam ediyor. Oyunculara doğa aşkını aşılayan karakterimiz onlara babalar günü için özel kartlar da sunuyor.

SüperCan Özel

Babalar gününe özel bir organizasyon düzenleyen tanıtım ekibi bugün Transformers karakterleriyle aileleri karşıladı. Öte yandan Süpercan’ın Facebook sayfasında ise çocuklar kendi resimlerini SüperCan‘ın yüzüne monte ederek babalarına kutlama kartları yollayabiliyor.

Kutlama kartlarına bu adresten ulaşabilirsiniz.

:: Babanıza bu kartlardan yollamak ister misiniz?

Android’i Bilgisayarda Çalıştırın

Mobil dünyanın parlayan yıldızı Android, şu sıralar akıllı telefonların ve tablet bilgisayarların en gözde ismi konumunda. Peki Android’i hiç bilgisayarınızda çalıştırmayı düşündünüz mü? Bu parlak fikri hayata geçirebilmek için ihtiyacınız olabilecek tüm ekipmana yazımızın devamında yer alan adreslerden ulaşabileceksiniz.

Live Android

Yazımıza konu olan Android sürümünün adı Live Android. Bu ilginç proje, Android’in x86 tabanlı işlemcilerin kullanıldığı bilgisayarlarda çalıştırılabilmesi amacıyla açık kaynak kodlu olarak geliştiriliyor.

Bir çeşit Linux dağıtımı mantığında geliştirilen proje sayesinde Android’i hiçbir emulatöre ihityaç duymadan bilgisayarınızdan çalıştırabileceksiniz. İşletim sistemini isteseniz bir USB bellek üzerinden isterseniz de Live CD üzerinden boot edebilmeniz mümkün. Gelin şimdi bu işin nasıl yapılabileceğine bir göz atalım.

{pagebreak::Android’i Live CD İle Çalıştırmak}

Android’i Live CD İle Çalıştırmak

Android’i doğrudan bir CD üzerinden çalıştırabilmek için ihtiyacınız olan tüm dosyalara buradaki adresten ulaşabilirsiniz. Sayfayı açtığınızda liveandroidvx.x isimli dosyayı ister torrent üzerinden isterseniz de parçalanmış olarak indirebilirsiniz.

Parçalanmış olarak indirdiğiniz dosyaları birleştirmek için HJSplit yazılımını kullanabilirsiniz.

İndirdiğiniz iso dosyasını istediğiniz bir yazılım ile CD’ye yazdırıp, sonrasında bu CD üzerinden boot ettiğinizde Android ekranıyla karşılaşmış olacaksınız.

{pagebreak::Android’i Live USB İle Çalıştırmak}

Android’i Live USB İle Çalıştırmak

Android’i USB üzerinden çalıştırmak için ise yine buradaki adrese girerek liveandroidvx.xusb.iso dosyasını indiriyoruz. Sonrasında indirdiğimiz dosyaları UNetbootin türevi bir yazılım ile USB’ye aktarıyoruz.

Son olarak bilgisayarı USB ile boot ederek açtığımızda, Android’in bekleme ekranı ile karşılaşmış olacağız.

:: Bu projeyi başarılı buldunuz mu? Zaman zaman bilgisayarınızdan Android’i kullanmayı düşünür müsünüz?

Nokia Ovi Suite Güncellendi

Eğer Nokia marksını taşıyan bir cep telefonu kullanıyorsanız Ovi Suite’de pek yabancı değilsiniz demektir. Telefonunuzdaki tüm hesapları yönetebileceğiniz, medya formatlarını aktarabileceğiniz hatta yeni yazılımları indirip yedekleme yapabileceğini işlevsel Nokia uygulaması yeni sürüme güncellendi.


Bu sürüm henüz beta aşamasında olduğundan otomatik güncelleme ile yüklenemiyor.

Güncelleme sonrasındaki ilk dikkat çeken yenilik kolay uygulama kurulum adımı olmuş. Artık Ovi Suite aracılığıyla seçtiğiniz bir uygulamanın, tüm kurulum aşamalarını yine yazılım üzerinden gerçekleştirebilmeniz olanaklı hale gelmiş oluyor.

Bunun yanında harita görünümünde de önemli yenilikler bizleri bekliyor. Daha hızlı ve kullanışlı arayüz ile aynı anda birden fazla haritanın indirilebilmesi iyi düşünülmüş ayrıntılardan sadece bir kaçı. Yeniliklerin yanında işleyişe dair birçok önemli düzenleme de güncelleme ile birlikte geliyor. Güncel sürümü hemen indirmek için burada yer alan Nokia Beta Labs sayfalarını kullanabilirsiniz.

:: Ovi Suite’in en çok hani özelliğini etkin olarak kullanıyorsunuz?

iPhone’lara Konser ve Maç Yasağı

Apple’ın, sinema gösterimi, konser, sergi, müze veya spor müsabakaları gibi kaydedilen görüntülerin telif hakkı sorunları yaşatabileceği etkinliklerde uygulamaya almayı düşündüğü yeni sistem gerçekten çok tartışılacak cinsten.

Apple’ın, iPhone’ların kamerasını uzaktan kilitleyecek bir teknoloji üzerinde çalıştığı söyleniyor. Geliştirilen sisteme göre, konser alanına yerleştirilecek özel verici cihazlardan gönderilecek sinyaller, kapsama alanındaki tüm iPhone’ların kameralarını geçici olarak kullanılmaz hale getirecek. Böylece konser ve spor karşılaşmaları gibi etkinlikleri izleyenler iPhone’ları ile çekim yapamayacaklar.

Tabi Android tabanlı cihazlar için böyle bir uygulama söz konusu olamayacağı için bu tür bir uygulamanın ne derece faydalı olacağı şüpheli.

:: İsteğiniz dışında telefonunuzun kamersaı kilitlende ne düşünürdünüz?

 

Artık Daha Mı Az Oyun Oynuyoruz?

Activision firmasında CEO görevini sürdüren ve ünlü Call of Duty serisin de başındaki isim olan Eric Hirshberg, Venture Beat’e verdiği bir röportajda kendisine yöneltilen bu soruya ilginç bir tespitte bulunarak yanıt verdi.

“İnsanların daha az oyun oynadığı doğru değil. Bunu gösteren hiçbir istatistik yok.” diyen Hirshberg, “Online oynanan oyun süresine bakarsanız çok fazla olduğunu görürsünüz. Hatta daha önce hiç bu kadar yüksek olmamıştı. En ünlü oyunların satış rakamlarına bakarsanız yine daha önce olmadığı kadar çok sattığını görürsünüz.” şeklinde konuştu.

“İnsanlar artık daha az sayıda oyunla daha uzun zaman geçiriyor. Daha az sayıda oyun oynuyor ama bu oyunları en derin noktasına kadar oynuyor.” diyen Hirshberg kendilerinin de bu yolda ilerleyerek artık daha az sayıda ama daha çok ses getirecek oyun yapacaklarını söyledi.   

:: Hirshberg sizce haklı mı?

 

Sadece Kodlardan Oluşan İlk Silah: Stuxnet

Ülkeler arasındaki mücadele ve savaşlar artık sadece gerçek dünyada değil sanal dünyada da yapılıyor. Hükümetler bilgisayar uzmanlarından oluşan ekiplerle kendilerini hacker saldırılarına karşı korumaya çalışıyorlar.

Geçtiğimiz aylarda adından sıkça söz ettiren ve İran ile İsrail ve ABD’yi bir kez daha karşı karşıya getiren Stuxnet adlı virüs hakkında ilginç detaylar anlatan bir video yayınlandı.

Avustralya’da yayın yapan ABC1 adlı kanalda yayınlanan Hungry Beast adlı programda “Bir Virüsün Anatomisi” adı altında sunulan video Stuxnet’in ardında yatan iddiaları bir araya getirdi.

#http://player.vimeo.com/video/25118844?title=0&byline=0&portrait=0#

İngilizcesi çok iyi olmayan okuyucularımız için hazırladığımız özeti ilerleyen sayfada bulabilirsiniz.

{pagebreak::Bir Virüsün Anatomisi}

Bir Virüsün Anatomisi

İlk olarak geçtiğimiz sene Haziran ayında ortaya çıkan Stuxnet’in bugüne kadar görülen bilgisayar virüslerinden 20 kat daha karmaşık bir yapıda olduğu söyleniyor.

Santraller, fabrikalar ve trafik merkezlerinin veri bankalarında görülmeye başlanan Stuxnet epey yetenekli bir virüs. Öyle ki bu virüs nükleer santrallerdeki basıncı düşürmek ya da petrol boru hatlarını kapatmak gibi şeyler için kullanılabiliyor. Bunu yaparken sistemi kontrol edenlerin göstergelerinde ise her şey normal görünüyor.

Stuxnet bozduğu sistemlerde göstergelerin herşeyi normal olarak göstermesini de sağlıyor

Stuxnet’in yayılma şekli de epey enteresan. Virüs, sistem mühendislerinin farkında olmadığı açıklardan faydalanıyor. Zero Day adı verilen bu açıklar hakkındaki bilgiler karaborsada 100 bin dolara satılıyor. Stuxnet’in bu tip açıklardan 20 tane kullandığı belirtiliyor.

Stuxnet bir sisteme girdiğinde hemen aktif olmuyor. Virüsün kodunun içinde belirtilmiş özel bir hedef var, o hedef bulunmadan virüs pasif kalıyor. Stuxnet’in asıl hedefinin İran’daki nükleer madde zenginleştirme merkezlerindeki santrifüjler olduğu söyleniyor.

{pagebreak::Saldırıların Hedefi}

Saldırıların Hedefi

Bu özelliği yüzünden Stuxnet, tamamen yazılım kodlarından oluşan ilk silah olarak tanımlanıyor. ABD Uluslararası Güvenlik ve Bilim Enstitüsü (ISIS) tarafından yapılan açıklamada Stuxnet’in geçtiğimiz yıl İran’ın ana zenginleştirme merkezi Natanz‘da yaklaşık 1000 santrifüjü devre dışı bırakmış olabileceği belirtildi.

Geçtiğimiz Kasım ayında bir açıklama yapan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da İran’ın nükleer tesislerinde çalışmaların sebebi açıklanmadan durdurulduğunu duyurmuştu. Birçok uzman sebebin Stuxnet olduğunu düşünüyordu.

Ahmedinecad saldırıdan sonra Natanz tesislerini gezmişti

En Büyük İkinci Sanal Ordu

Daha geçen ay, İran hükümeti Buşehr’de bulunan ve halen yapımı süren nükleer tesis faaliyete girdiği takdirde tüm ülkede virüs yüzünden güç kesintisi olabileceğini açıkladı.

İran hükümeti Stuxnet saldırısına karşı bir duyuru yaparak ülkedeki hacker’ları devrim muhafızlarına katılmaya çağırdı. Bu çağrı sonucunda İran’ın dünyanın en büyük ikinci hacker ordusuna sahip olduğu iddia ediliyor.

{pagebreak::Arkasında Kim Var?}

Arkasında Kim Var?

Stuxnet’in arkasında kim olduğu sorulduğunda akla gelen ilk isim İsrail oluyor. Stuxnet kodlarında Tevrat‘a göndermeler olduğu iddia ediliyor. Bir diğer olağan şüpheli ise ABD.

Stuxnet’in testlerinin ABD tarafından yapıldığı iddia ediliyor. Hatta, İran hükümeti tarafından kullanılan yazılımları sağlayan Siemens de şüpheliler arasında. Elde kanıt olmadığı için tüm bunlar şimdilik birer iddiadan ibaret.

Buşehr nükleer tesisinin de Stuxnet’ten etkilendiği belirtiliyor

Açık Kaynak Kodu

Aslına bakılacak olursa, asıl sorun Stuxnet‘i kimin tasarladığı değil, kimin geliştireceği. Virüs ilk ortaya çıkmasından 9 ay sonra internet ortamına yayıldı ve isteyenler bu virüsü indirip kurcalayabiliyor çünkü Stuxnet açık kaynak kodlu.

Bu şekilde Stuxnet’in bir dahaki sefere nereyi hedef alacağı ya da kim tarafından kullanılabileceğini bilmek neredeyse imkansız.

:: Stuxnet’in hikayesi hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

 

268 MP Çekim Yapan Kamera

Cep telefonunuzdaki 8 MP‘lik kameranın iyi çekim yaptığını mı düşünüyorsunuz? Aldığınız kompakt dijital fotoğraf makinesinin 14 MP‘lik sensörü sizce çok mu iyi? Bu sorulara kesin bir cevap vermeden önce OmegaCAM‘i mutlaka görmelisiniz.

32 ayrı CCD sensörün bir araya gelerek 268 MP‘lik görüntüler kaydedebildiği OmegaCAM tahmin edebileceğiniz gibi cebinizde ya da çantanızda taşıyabileceğiniz türden bir cihaz değil.

OmegaCAM’de 32 ayır CCD sensörü var

Uzayın Derinliklerine Dünyadan Bakış

771 kg ağırlığındaki OmegaCAM uzay fotoğrafları çekmek için tasarlanmış bir cihaz. Güney Avrupa Gözlemevi‘nde yer alan VLT Survey Teleskobu‘nun (VST) gözünü oluşturan OmegaCAM, çektiği detaylı görüntülerle bilim adamlarına yardımcı oluyor.

VST, Güney Avrupa Gözlemevi’nde bulunan ve dört büyük teleskoptan meydana gelen VLT adlı sistemin en önemli parçasını oluşturuyor.

OmegaCAM, VST’nin göz kısmını oluşturuyor ve ağırlığı 771 kg

Omega Nebulası’nın OmegaCAM tarafından çekilmiş görüntüsünün düşük çözünürlüklü (8311 x 8311 piksel) bir örneğini buradan görebilirsiniz.

:: OmegaCAM kadar yüksek çözünürlüklü fotoğraf çeken kameralar gelecekte küçük makinelerde de yer alabilir mi?