Üniversitelerimizin Teknoloji Başarıları

Ülkemizdeki üniversiteler teknoloji konusunda büyük adımlar atmaya devam ediyor. Doğru insanlar ve yatırımlarla birlikte yavaş yavaş ülkemizde kendi teknolojisini üretebilecek bir seviyeye ulaşmaya başladı.

Önemli İki Adım

Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi bu hafta içerisinde umut veren iki başarılı ürünlerini tanıttı. İTÜ Türkiye’nin ilk yerli helikopteri olan Arıkopter’in prototipini üretirken YTÜ ise solar konusunda umut verici bir projeyi açıkladı.

İşte ülkemizin geleceği için iki önemli atılımla ilgili ilk detaylar.

{pagebreak::Arıkopter}

Arıkopter

Dün yapılan bir törenle tanıtılan ARIKOPTER uzun süren bir araştırmanın ürünü. 2002 yılında başlatılan projeye şimdiye kadar 60 kişi katkıda bulundu. 40 yüksek makeleye konu olan ARIKOPTER haziran ayında ilk kez uçuşa geçecek.

6 kişilik bu helikopter 2 ton ağırlığında. Devlet Planlama Teşkilatı’nın 20 milyon dolar ayırdığı bu araç önümüzdeki yıl tamamen bitmiş olacak.

Gerekli sertifakalarının alınmasından sonra ARIKOPTER seri üretime geçebilebilecek.

{pagebreak::Solar Araç}

Solar Araç

YTÜ‘nin geliştirdiği bu araç tüm dünyada yükselen solar enerji faaliyetlerine ayak uydurmamızı sağlayacak. Geçtiğimiz haftalarda solar enerji konusunda atılan sağlam adımlarla birlikte tüm dünya bu enerjinin gerçek potansiyalini görmüştü.

Ae2Project adlı araç Türkiye’nin solar otomobil konundaki ilklerini oluşturuyor. Ülkemizin en hafif ve verimli solar aracı olan Ae2Project 9 kişilik bir  mühendis ekibinin ürünün.


Araç güneş enerjisini kullanıp hız yapmayı hedeflemiyor. Bunun yerine geleceğe yön verecek şekilde güneş enerjisini en verimli ve tasarruflu şekilde kullanmayı hedefliyor.

YTÜ‘deki mühendis ekip araçlarını Shell Eco Marathon 2011‘e gönderip ülkemizinde bu konuda bir şeyler yaptığını dünyaya tanıtmak istiyor.

:: Bu projeler sizleri gururlandırdı mı? Sizce üzerinde çalışılması gerken yeni projeler neler olmalı?

Tabletlere LG Yorumu: Optimus Pad

Tablet furyasına katılmayan marka neredeyse kalmadı. Yeni tablet modeliyle kullanıcıların beğenisini kazanmaya çalışan isimlerin arasına en son katılan dev isim ise LG.

Koreli elektronik devi, piyasadaki mevcut tabletlerin birbirine çok benzediğini göz önünde bulundurup, farklılık yaratmayı amaçlayan bir ürünle karşımıza çıkıyor.

Ürünün adı LG Optimus Pad. 8,9 inçlik ekran boyutuyla, alışılmış tablet boyutlarından farklı bir yapı sunan cihaz Android 3.0 işletim sistemiyle de kullanıcılara gerçek bir tablet deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

3D Kayıt Özelliği

Cihazın bir diğer ekstra özelliği ise 3D kayıt yapabilmesi. Arka tarafında iki adet kamera bulunan ürün üç boyutlu görüntü kaydedebiliyor. Daha sonra bu kaydı 3D destekli LG televizyonlar üzerinden izleyebiliyorsunuz.

3D TV’lerde Yeni Nesil: LG Cinema 3D

LG Optimus Pad‘i yakından görmek ve diğer detaylarını öğrenmek için LG Türkiye GSM Ürün Müdürü Hakan Koparan ile yaptığımız röportajı izleyebilirsiniz.

#video_5709#

:: LG Optimus Pad’in en dikkat çekici özelliği hangisi?

Sony’den Bir Hack Haberi Daha

PSN henüz tam olarak açılmamış, PS Store açıldı, açılmadı derken bu sefer de Sony’nin başı başka bir kanaldan derde girdi.

Sony Music Entertainment‘ın Yunanistan web sitesine üye olan pek çok kullanıcı hacker’ların kurbanı oldu. Gelen raporlara göre, geçtiğimiz Pazar akşamı yapılan siber atak sonrasında tam 8.500 kullanıcının bilgileri çalındı.

Zarar Ne Kadar Büyük?

Yapılan resmi açıklamaya göre 8.500 kişinin kullanıcı adları, şifreleri ve e-posta adresleri ile telefon numaraları atağı gerçekleştirenler tarafından ele geçirilmiş durumda.

Ancak sitenin ücretsiz olması sebebi ile kredi kartı gibi bilgilerin çalınması gibi bir durum söz konusu olmamış. Gerekli önlemler alınana kadar ilgili sitenin kapatıldığı ve güvenliğin tekrar elden geçirileceği de eklenenler arasında.

:: Sony sizce başına gelen bunca şeyi hak etti mi?

 

İşte Yeni Windows Phone: Mango

Çok daha iyi bir internet deneyimi, daha yaratıcı ve zeki uygulamalar, gelişmiş iletişim olanakları… Microsoft’un bu sözlerle tanımladığı mobil işletim sistemi yeni Windows Phone Mango, çok önemli yenilikleri ve özellikleri beraberinde getiriyor.

Türkçe Dil Desteği Yine Yok!

Windows Phone 7’ye ek olarak tam 500 farklı yeniliği üzerinde taşıyan Mango, önceki tüm Windows Phone 7 cihazlara da özel bir güncelleme olarak sunulacak. Yeni dil seçeneklerine kavuşan işletim sistemi, Türkçe desteklemeyerek, büyük hayal kırıklığı yaratıyor.

Windows Phone Marketplace’in de yeni ülkelere açılacağı belirtilirken bu konuda da net bir bilgi verilmemiş. Winows Phone 7.1 olarak adlandırılan güncelleme, mobil işletim sistemi adına bir dönüm noktası olarak görülüyor. Şimdi gelin Mango’nun getirdiği yeniliklere birlikte göz atalım:

{pagebreak::İletişim}

İletişim

Mango, kolay bağlantı seçenekleri ve bu alanda geliştiricilere daha fazla özgürlük gibi olanaklar tanıyor. Zaten tüm verilerin bir bütün ve entegre olarak çalıştığı Windows Phone, Mango ile bu özelliği bir adım öteye taşırken, gelişmiş bağlantı seçenekleriyle de çok daha fonksiyonel bir yapıya bürünmüş.

Bu başlık altında sıralanan en temel yenilikler şu şekilde:

Kısa mesaj, Facebook Chat ve Windows Live Messenger gibi birçok iletişim arayüzü aynı pencerede yer alıyor. Bu sayede görüşmeler arasında geçiş yapmak son derece kolay.

Canlı kişi grupları listesiyle dostlarınız hakkındaki anlık bilgileri telefonunuzun bekleme ekranından görüntüleyebiliyorsunuz. Yine buradan tek tıkla gruba kısa mesaj, anlık ileti gibi iletişim seçeneklerini kullanmanız mümkün.

Daha kapsamlı sosyal ağ özellikleri. Rehbere Twitter ve LinkedIn ekletisi.

Çoklu posta kutusu desteği ve tüm bu kutuların birbiri ile ilintili çalışabilmesi.

Eller serbest mesajlaşma özeliği sayesinde sesi kısa mesaja çevirme veya iletileri sesli mesaja dönüştürme imkanı.

{pagebreak::Gelişmiş Geliştirici Araçları}

Gelişmiş Geliştirici Araçları

Geliştiricilere yönelik yepyeni özellikler ve özgürlük sunan Mango, daha önce Windows Phone 7’de geliştirilemeyen birçok yazılımın Mango araçları ile hazırlanabilmesine müsaade ediyor. Üstelik Hubs mantığından da taviz verilmeden bu geliştirme yapılmış.

AppConnect desteği sayesinde artık Windows Phone’da üçüncü şahıs yazılımların da telefondaki arama sonuçlarına dahil edilmesi sağlanmış. Bu sayede yazılımlar daha önce engelli olan birçok alana erişim sağlayabilir hale gelmiş.

Tüm bu özelliklerin yanında bu başlık altında ekleyebileceğimiz çok daha önemli bir ayrıntı mevcut: Multitasking. Windows Phone artık uygulamalar arasında kolayca geçiş yapabilme, istediğiniz yazılımları arka plana atma hatta geri planda çalışan yazılımların sistem kaynaklarını tüketmemesi için çeşitli önlemler alma gibi yeteneklere sahip.

{pagebreak::Internet}

Internet

Mango’nun en önemli gücü ise Internet erişimi konusunda yapılan yenilikler olarak dikkat çekiyor. İlk sürümde mobil dünyanın birçok gerekliliğini üzerinde taşımayan ve salt bir tarayıcıya sahip olan Windows Phone tüm bu eksiklerini gidermiş.

Yeni Internet Explorer 9, konum bilgilerine erişme, kamerayı kullanma, üçüncü şahıs yazılımlar ile etkileşim gibi akıllı telefonları daha gelişmiş bir hüviyete sokan özellikleri üzerinde taşıyor. HTML 5 desteğine de sahip olan tarayıcı, görsel olarak güç gerektiren sayfalarda donanım hızlandırma destekli olarak çalışabiliyor.

Windows Phone Mango tarayıcısı üzerinde tahmin edebileceğiniz gibi Bing servisleri yer alıyor. Bing Vision, Music Search ve Voice tarayıcıya entegre edilen Bing araçları ancak tüm bunlardan daha dikkat çekici bir ayrıntı var: Quick Cards.

Bu özellik sayesinde öncelikle aradığınız herhangi bir ürün, film, olay yahut mekan hakkında hızlı bir şekilde özet veriye ulaşmış oluyorsunuz. Özel teklifler gibi yaratıcı özellikler ile de donatılan bu işlev ilerleyen süreçte mobil dünyanın yeni trendlerinden biri olabilir.

:: Siz Windows Phone Mango hakkında ne düşünüyorsunuz?

SSD Bilmecesini Çözüyoruz

Depolama çözümlerinin geleceğine baktığımızda SSD‘leri görüyoruz. Her ne kadar şu an için sabit diskler (HDD) tüm bilgisayarlarda kullanılıyor olsa da bu cihazların dezavantajları, yakın gelecekte SSD‘lerin onların yerini almasını doğal kılıyor.

İçinde hareketli parça barındırmayan SSD‘ler bu özellikleri sayesinde hem daha dayanıklı oluyor, hem daha az güç harcıyor, hem de sessiz çalışıyorlar.

İçlerinde Corsair’in modellerinin de olduğu çok sayıda SSD bulunuyor

Avantajları Neler?

SSD’lerin en büyük avantajı ise hız konusunda. DRAM tabanlı belleklere sahip olan SSD‘lerde okuma ve yazma hızları standart sabit disklere göre çok daha yüksek seviyede.

Bu kadar çok avantajı olan SSD‘lerin piyasada çok farklı modelleri bulunuyor. Bir SSD almak istediğinizde hangi modeli seçeceğinize karar veremiyorsanız, size yardım eli uzatıyoruz.

{pagebreak::Kapasite}

Kapasite

Alacağınız SSD‘nin kapasitesine karar vermeden önce cihazı ne amaçla kullanacağınızı iyi belirlemelisiniz.

SSD‘lerin asıl avantajı hız olduğundan, bu cihazlar genelde ya işletim sistemi kurulması ya da sık kullanılan programların bulunması için kullanılıyor.

Eğer SSD‘nizi bu amaçla kullanacaksanız en az 32 GB‘lık bir model işinizi görecektir. SSD üzerine kurduğunuz işletim sisteminin çok daha hızlı açıldığını, SSD‘de bulunan programların da daha iyi performans gösterdiğini göreceksiniz.

Corsair P3 serisinin bu üyesi 128 GB kapasiteye sahip

Yedek Depolama İçin

SSD’yi yedek depolama olarak kullanmak istiyorsanız, örneğin film ve müzik arşivinizin bir kısmını SSD’de saklamayı düşünüyorsanız o zaman 128 GB ve 256 GB‘lık modelleri tercih edebilirsiniz.

{pagebreak::Taşınabilirlik ve Bağlantılar}

Taşınabilirlik ve Bağlantılar

Aynı sabit diskler gibi SSD‘lerin de taşınabilir harici modelleri bulunuyor. Boyutlarına bakıldığında da SSD‘lerin harici olarak da rahatça kullanılabileceği düşünülebilir fakat bu şekilde kullanmak istediğinizde bağlantı arayüzleri öne çıkıyor.

Piyasadaki SSD’lerin tamamı SATA arayüzünü kullanıyor. SATA arayüzü daha çok kasa içinde kullanıldığı için sadece bu arayüzün bulunduğu modeller harici kullanım için uygun değil.

Corsair Force GT serisi 500 MB/sn’yi aşan okuma ve yazma hızlarına sahip

Hangi Bağlantı?

Bu yüzden, eğer harici olarak kullanabileceğiniz bir model alıyorsanız, bunun için özel olarak tasarlanmış, üzerinde eSATA ya da USB bağlantısı olan bir SSD‘yi almalısınız. USB arayüzünün SATA kadar performanslı olmadığını da hatırlatalım.

{pagebreak::Hız ve Performans}

Hız ve Performans

SSD‘lerin standart sabit disklere göre en büyük avantajlarından biri sundukları hız. Piyasada okuma ve yazma hızı 250 MB/sn‘nin bile üzerinde olan SSD modelleri bulunuyor.

Her zaman için yüksek hızlı olan modelleri tavsiye edebiliriz fakat hız arttıkça fiyatların da ona göre arttığını akıldan çıkarmamak gerek.

SSD’lerin performansını etkileyen en önemli bileşen ise cihazın içindeki kontrol yongası ya da diğer adıyla SSD işlemcisi.

Corsair Force serisinde Sandforce 1222 yongası bulunuyor

Sandforce Yongası

Bu alanda en çok öne çıkan isim ise Sandforce oluyor. Yüksek performanslı bir SSD arıyorsanız Sandforce yongalarının üst seviye modellerine sahip SSD‘leri tercih etmelisiniz.

Sabit disklerde olduğu gibi SSD‘lerde de ön bellek bulunuyor. Burada da daha yüksek ön bellek, daha iyi performans anlamına geldiğinden, eğer arada çok büyük fiyat farkı yoksa daha fazla ön belleği olan modelleri tercih edebilirsiniz.

:: Yakın zamanda bir SSD almayı düşünüyor musunuz?

Kalbinizi Ölçen Araç Yapıldı

Bir dönemin filmlerinde bulunan süper akıllı araçlar günümüzde hızla gerçeğe dönüşüyor. Kara Şimşek ve Batmobil gibi araçlarda sürücünün her türlü rahatını sağlayan teknolojik gereçler bulunuyordu.

Ford‘un yeni geliştirdiği  bir teknoloji ise filmlerdeki araçları aratmayacak kadar uçuk. 2025 yılında Avrupa nüfusunun yüzde 35’nin yaşlı insanlar oluşacağıyla ilgili araştırmalar firmayı ilginç bir teknolojinin uygulanmasına yönlendirdi.

Kalp Kriziyle Savaşacak

Koltuğa yerleştirilen 6 sensör sayesinde bu yeni araç konsepti sürücüsünün kalp atışlarını sürekli izleyecek. Kalp krizi durumlarındaysa araç en uygun yere parkedip hem donanımsal hem de yazılımsal olarak etraftan yardım isteyecek.

Kısacası hem yetkililer bölgeye çağrılırken araç ise yardım sinyalini etrafa sunacak.

:: Sizce bu araç hayatı nasıl değiştirecek?

Ford, Araba Kazalarını Engelleyecek

Ford’un Avrupalı araştırma ve geliştirme takımı bir süredir çok önemli bir proje üzerine çalışıyorlar. Araba kazalarında önemli bir yer tutan ani kalp krizi ve benzeri rahatsızlıkların ani tespiti ile kazanın engellenmesi için yeni bir sistem geliştiriyorlar. 80’li yıllarda Chevy’nin başlattığı bu düşünceyi Ford, böylece gerçeğe taşımış oluyor.

Sistem Nasıl Çalışıyor?

Bu teknoloji, sürücü koltuğuna yerleştirilen altı adet özel sensörün (cilde değmiyor) düzenli olarak kalp atışlarınızı takip etmesi mantığı ile çalışıyor. Böylece araç şayet bir kalp krizi ve yahut benzeri ani bir rahatsızlık anında kontrolü ele alıyor ve kazayı engelliyor. Şimdiye dek yapılan test ve çalışmalarda doğru okuma oranı yüzde 98 şeklinde. Detayları videomuzu izleyerek görebilirsiniz.

#video_190#

:: Ford’un bu çalışmaları meyvesini verecek gibi mi?

 

Windows ve ARM Tabanlı Tabletler Yolda

Son dönemin en popüler cihazları olan tabletlerden herkes bir pay kapmaya çalışıyor. iPad önderliğinde gelişen pazarda Android‘in de eli giderek güçlenirken, donanım tarafında ise ARM tabanlı işlemcilerin kesin bir hakimiyeti olduğunu görüyoruz.

Nokia’nın Tablet Planları

İnsanların tabletlere olan ilgisinden pay kapmaya çalışan dev isimlerden biri de Microsoft. Piyasada Windows işletim sistemli tablet modelleri bulunuyor fakat bunların hepsi Intel Atom tabanlı.

Microsoft, tabletlerde yer almanın yeni bir yolunu deniyor

Dengeler Nasıl Değişecek?

Microsoft, ARM hakimiyetinin farkında olduğu için bu işlemcilerle uyumlu bir Windows geliştiriyor.

Digitimes’ın iddiasına göre, ARM tabanlı Windows tabletleri yıl sonunda raflarda görmeye başlayacağız.

Windows’un tablet pazarına bu farklı girişinin dengeleri nasıl değiştireceği büyük merak konusu. Uzmanlar ilk yıl içinde Android ve iPad‘in durumdan çok fazla etkilenmeyeceğini düşünüyorlar.

:: Sizce ARM/Windows tabletler ne kadar başarılı olur?

Pili Bir Yıl Bitmeyen Fare

Kablosuz fare kullanıcıları iyi bilirler ki, DPI ve konfor kadar önemli bir konu da cihazın pilinin ne kadar süre boyunca dayandığıdır.

Bazı kablosuz fareler içerdiği özel piller ile kullanımına göre bir hafta kadar dayanıp, şarj olmak isterken, bazı fareler de pillerinin değiştirilmesini talep eder. Ancak Gigabyte yeni ürünü ECO600 ile her şeyi değiştirmek niyetinde.

Konforlu Ve Çok Dayanıklı

Gigabyte ECO600 hem boyutları hem de şık tasarımı ile ilgi çekecek gibi. Ancak cihazın en özel yanı ise özel pillerinin tam bir yıl boyunca dayanacak olması. Böylece sık sık pil değişimi, ya da saatler süren fare şarjına gerek kalmayacak.

Ürünün tepesinde bulunan iki adet tuş sayesinde, 800, 1200 ve 1600 DPI çözünürlüklerden birini seçebiliyorsunuz. İki adet özel AA pil ile gelen ECO600, hem şıklık, hem konfor hem de dertsiz bir lazer kablosuz fare kullanmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

:: Böyle dayanıklı bir fare ileride standart olur mu sizce?

 

Duke Nukem Forever, Artık Hazır!

Eski oyun severler bilirler, Duke Nukem bu dünyanın en çok bilinen, sevilen yapımlarından biridir.

Uzun ama çok uzun yıllar önce duyurulan ancak bir türlü bitmeyen, ertelenen, iptal edilen, en sonunda firma değiştirerek son rötuşları yapılan sevgili Duke, Duke Nukem Forever ile karşımıza çıkmaya hazır.

Duke, Bize Ne Zaman Geliyorsun?

3D Realms, 2K Games ve en sonunda Gearbox Software’in ellerinden geçen ve artık biz oyun meraklılarının karşısına çıkacak olan Duke Nukem Forever tamamlandı ve seri üretim için fabrikanın yolunu tuttu.

Duke Nukem Forever, hem PC hem de konsollar için 10 Haziran’da Amerika ve 14 Haziran’da da tüm dünyada satışa sunulacak.

:: Bu büyük bekleyiş mutlu bir şekilde sonlanır mı sizce?