Galeri: Efsane Geri Döndü!

2000’li yılların başlarında, Heroes Of Might and Magic serisinin en büyük rakibi ortaya çıktı: Disciples. Disciples, Turn Based Strateji (Sıralı Strateji) türünün liderleri arasında, kolayca yer edindi. Disciples II ise, 2002 yılında oyunseverlerle buluştu ve türün meraklılarını ekrana çiviledi.

 

Aradan, 8 çok uzun yıl geçti. Ve Disciples III: Renaissance nihayet raflarda yerini aldı. İlk notlar, ortalamanın biraz üstünde olmasına rağmen, serinin eski oyunlarının muhteşem notlarına ulaşamıyor gibi görünüyor. Her şeye karşın, keyifli vakit geçirmenizi sağlayabilecek kadar da yetenekli. Oyundan görselleri incelemek için, ileri sayfalara göz atabilirsiniz.

{pagebreak::Disciples 3 -1}

Disciples 3 – 1

 

{pagebreak::Disciples 3 -2}

Disciples 3 – 2

 

{pagebreak::Disciples 3 – 3}

Disciples 3 -3

 

{pagebreak::Disciples 3 – 4}

Disciples 3 -4

 

{pagebreak::Disciples 3 – 5}

Disciples 3 -5

 

:: Heroes of Might and Magic serisini mi, Disciples serisini mi tercih edersiniz?

 

Ovi Maps’te Önemli Yenilik

Nokia’nın Symbianlı akıllı telefonlarına ücretsiz olarak sürücü ve yaya navigasyonu hizmeti ile sunduğu Ovi Maps artık son derece önemli bir özelliğe sahip. Buna göre Ovi Maps 3.04 sürümü ile birlikte kullanıcılar, haritalardaki hatalı bilgileri tespit edip, Ovi Maps yetkililerine durumu raporlayabilecekler.

 

Haritadaki sorunların yanı sıra, senkron kaymaları, hatalı adres tarifleri, kapalı yollar, POI bilgileri gibi sorunları artık raporlamak mümkün olacak. Harita güncellemeleri konusunda daha hızlı çalışmaya başlayacaklarını da belirten Nokia yetkilileri, kullanıcıların desteğiyle en mükemmel harita için çalışacaklarını belirtiyorlar.

 

:: Ovi Maps’i aktif olarak kullanıyor musunuz?

 

Elinizi Çabuk Tutun iPhone’cular!

Sid Meier, oyun dünyasıyla yakından uzaktan alakası olan pek çok kişinin yakından tanıdığı, efsanevi bir yapımcı. Efsanevi Sid Meier’in, efsanevi yapımı Civilization V 1.5, kısa bir süreliğine, ücretsiz olarak iPhone cihazlara konuk oluyor. Tema ise fazlasıyla basit; keşfet, geliş, istila et, yönet ve en büyük imparatorluğu kur.

 

Nintedo DS’ten, “port” edilmesine rağmen, son derece eğlenceli saatleri vaat eden Civilization, akıllı telefonunuzda 80 MB yer kaplıyor. Yapıma yöneltilen en önemli eleştiri ise, gelen çağrı sırasında kayıt edilmemiş verilerin kaybı. iPhone sahipleri, sıralı strateji oyunlarının atası için bağlantıya tıklayabilir.

{pagebreak::Civ – 1}

Civ – 1

 

{pagebreak::Civ – 2}

Civ – 2

 

{pagebreak::Civ – 3}

Civ – 3

 

{pagebreak::Civ – 4}

Civ – 4

 

{pagebreak::Civ – 5}

Civ – 5

 

:: En beğendiğiniz mobil oyun nedir?

LG’den Şirin Telefonlar

Son dönemde mobil piyasasına büyük yatırımlar yapan LG, “Z Nesli” adı verilen modayı sürekli takip eden gençler için özel bir telefon serisi tasarladı. LG Wink Serisi  dokunmatik ekran dışında renkli bir tasarıma sahip. (LG GD580 Lollipop Video İnceleme)  

Seri, LG Wink, LG Wink Mini ve LG Wink 3G modellerinden oluşuyor. LG’in Wink telefonlarından müzik ve sosyal ağ özellikleri bulunuyor.

Sosyal Ağlarala Uyumlu

Telefonlar sahip oldukları  sanal QWERTY klavyeleri sayesinde kolay mesajlaşma imkânı sunarken aynı zamanda fiziksel klavyelerin kapladığı alanı da ortadan kaldırıyor. Yatay olarak kullanılabilen klavye, genç kullanıcılara çok daha kolay bir mesajlaşması için tasarlanmış. (Telefonunuzu Koruma Altına Alın

LG Wink serisi, Facebook, Twitter, Myspace gibi sosyal ağlar için optimize edilmiş özel arayüzü sahip. MSN Live Messenger’a anında bağlantı imkanı sunan telefonlar, SMS mesajları ve e-maillerin grup halinde görüntülenmesini destekliyor. 

Telefonda, 3.5 inç kulaklık ve  mikroSD hafıza kartı girişi de bulunuyor. 

:: LG’in bu telefonu sizin zevklerinize hitap ediyor mu?

 

Sosyal Ağlar Yalnızlığı mı Depreştiriyor?

İnternet dünyasında yaşanan gelişmeler, beraberinde birçok soruyu da getiriyor. Hızla yükselen sosyal ağ denilen olgu, insanların sanal arkadaşlık konusunda ne kadar aç olduğunun altını çiziyor. Hal böyleyken, araştırmacılar da bu konuya değinmeden duramıyor.

 

 

Son zamanlarda araştırmacıların cevabını aradığı bir soru var; “Sosyal ağ sitelerine üye olmak yalnızlığın sebebi midir yoksa bir sonucu mu?” Psikologlara göre bu sorunun çok farklı cevapları var. Kimi uzmana göre yalnızlık duygusunu halihazırda içerisinde besleyen kişi, herhangi bir sosyal ağ sitesine üye olduğunda yalnızlık duygusunun körüklenmesine sebep oluyor.

Halihazırda yalnızlık duygusunu çok ön plana çıkarmayan biri ise, sosyal ağlardaki hareketleriyle de yalnızlıktan uzak bir izlenim çiziyor. Bunu gören kendini yalnız hisseden kişi, yalnızlığını daha da pekiştirmiş oluyor. Diğer bir deyişle, yalnız kişi sosyal ağlar yaygın değilken yalnızlığını kendi içinde yaşardı. Şimdi ise internet üzerinden diğer insanların yalnız olmadığını düşünüp (görüp) kendi yalnızlığını pekiştiriyor.

:: Bu konudaki birbirinden önemli görüşlerinizi bizimle paylaşın

 

Kurguyla Gerçek Arasındaki Ürünler

Bilimkurgu dünyası her zaman bildiğimiz ve deneyimlediğimiz teknoloji dünyasında kendine çok önemli yer edinmiştir. Bilimkurgu filmleri de deyim yerindeyse teknolojiye ışık tutarak, bilim adamlarının önlerine çeşitli fenomenler sunmuş ve bu fenomenleri bir bir gerçeğe dönüştürmesi için elinin altındaki malzemenin dinamizminden yararlanmıştır.

Diğer bir deyişle, bilimkurgu yazarları, bilime ışık tutmayı amaçlamıştır. Bu yazıda sizlere bilimkurgu dünyasının seçkin örneklerinden bazı örnekler sunarak, bilim dünyasında nasıl birer fenomen haline geldiklerini ve bu fenomenlerin ne derece gerçeklik konseptine dahil olduğunu yazıyoruz.

 


2001: A Space Odyssey’deki efsanevi sahnelerden biri

 

Sinema sektörünün ortaya çıkması ile birlikte bilimkurgu da bu sektörde kendine son derece sağlam bir yer edindi. Hatta sinema dünyasının ilk örneklerinden biri olan Metropolis, aynı zamanda en ağır bilimkurgu denemesi olarak tamamlanmayı bekliyor. Tabii ki kurgulanmış bilimin tarihi, yazılı yayın aracılığıyla sinema sektöründen çok daha öncesine dayanıyor.

Hatta beyazperdede izleme şansı bulduğumuz birçok film, aslında bir kitap uyarlaması olarak aktarılmıştır. Örneğin 2001: A Space Odyssey, unutulmaz yazar Arthur C. Clarke‘ın bir eseridir. Aynı zamanda sadece bilimkurgu değil, cyberpunk akımının da en seçkin örneklerinden biri olan Blade Runner, Philip K. Dick‘in efsanevi Do Androids Dream of Electric Sheep adlı romanından uyarlanmıştır.

 


Bilimkurgu dünyasının unutulmaz eserlerinden Blade Runner filminden bir sahne
Rick Deckard bu şehirde Android avına çıkıyor

 

O zaman lafı daha fazla uzatmayalım ve bilimkurgu dünyasının insanoğluna kazandırdığı fenomenlere şöyle bir göz atalım… Bakalım bilim dünyası olarak bu fenomenlere ne kadar yaklaşabildik…

{pagebreak::Uçan Arabalar}

Uçan Arabalar

Tabii ki eğer bir teknoloji fenomeninden bahsedeceksek, bu işe uçan arabalardan başlamalıyız. Uçan araba fenomeni birçok defa bilimkurgu dünyasında kendine yer buldu. Fenomen kapsamına girmesi ise, Blade Runner filmi ile vuku bulmuştur. Tabii ki sadece bu film ile değil, The Fifth Element (Beşinci Element), Back to the Future II (Geleceğe Dönüş 2) gibi filmler ve Futurama ile Jetgiller gibi çizgi diziler de uçan araba konseptinin öncülerinden biri olmuştur.

 


Uçan arabaların park sorunu yok gibi gözükse de,
binerken bir hayli zorlanacağımızı düşünüyoruz

 

İnsanoğlu bu filmler ve benzeri kitaplar ile birlikte uçan araba olgusuna çok alıştı. Hem araba gibi kullanabilecekleri hem de havada gidebilecekleri araçlar, insanoğunun her zaman ilgisini çekti. Buna rağmen bilim dünyası bu fenomene her zaman mesafeli yaklaşmıştır.

Uçan arabaların seri üretime geçtiği bir dünyada trafiğin nasıl kaos haline gelebileceğini ön görebilirsiniz. İnsanlar, uçan arabaların trafik sorununu çözeceğini düşünmüştür hep. Lakin olası hava trafiği ve ilgili olarak yapılan risk analizi, uçan arabaların çok da gerekli olmadığı konusunda bilim dünyasını hemfikir hale getiriyor.

{pagebreak::Jet Pack}

Jet Pack

İşte bilimkurgu dünyasının bilime kazandırdığı ürünlerden biri; Jet-Pack‘ler! Jet-Pack özetle, sırta takılan bir aparat aracılığıyla insanların özgürce uçabilmesini sağlıyor. Tabii ki bu fenomenin kurucuları arasında Jetgiller adlı çizgi dizi ve Star Wars’taki Boba Fett adlı karakter var.

 


James Bond bile kullandı bu aletlerden

 

Aslında insanoğlu Jet-Pack üretiminde başarılı da oldu, fakat hiçbir zaman seri üretime geçecek kapasiteye gelmedi. Jet-Pack’lerin bu denli fenomen haline gelmesi ise, insanoğlunun uçmak ile ilgili hayallerinin gerçekliğe bu kadar yaklaşmasıyla ilişkilendirilebilir.

Çeşitli teknoloji firmalarının geliştirdiği Jet-Pack’ler mevcut. Bu cihazlar ne var ki yakıt konusunda büyük sıkıntı yaşıyor. Ortalama güçte bir Jet-Pack, bir insanı maksimum 30 saniye havada tutabilir. Dolayısıyla es kaza bir yerde Jet-Pack kullanmanız gerekirse aklınızda bulunsun, çok yükselmeyin. Zira dönüş yolu yerine düşüş yoluna girebilirsiniz.

{pagebreak::Hologram Masalar}

Hologram Masalar

Uzay ile ilgili hemen her bilimkurgu yapımında rastlayabileceğiniz fenomenlerden biri de, ingilizcede holodesk olarak bilinen hologram masalardır. Bu masalar, normal br masa görünümündeyken, üzerlerinde oluşan hologram görüntüler aracılğıyla etrafındakilere sanal görüntüler sunar.

 


Prenses Leia, Yıldız Savaşları’nda Luke Skywalker ile hologram görüşmesi yaparken

 

Star Wars‘ta hologramlar aracılığıyla iletişim kurulduğunu görmüştük. Bunun dışında Star Trek serisinde de hologram masalara yer verildi. Simulasyon olarak aktarılan görüntü, gerçeklikten ayrılarak etrafındakilere bilgi aktarıyordu. Bu da bilim dünyasının ilgisini çekti şüphesiz ki. Maalesef yapılan çalışmalar hiç de hologram masaların mümkün olmadığını gösterdi.

Hologram masalarda, hologramın yazılımına göre dilediğiniz yerlere gidebilirdik. En azından bilim dünyası bunun olması için uğraştı. Ne var ki biraz önce yukarıda bahsettiğimiz gibi, bu teknoloinin gerçek olması için öncelikle hologram olayını iyice kavrayıp, bu konsept üzerine ilerlememiz gerekiyor. Hologram tek başına karmaşık olmayan bir yapı olsa da, konu kararlı bir sisteme gelince bilim dünyası orada durmak zorunda kalıyor…

{pagebreak::Teleport}

Teleport

İşte geldik bilimkurguların olmazsa olmazı, fakat gerçek dünyanın asla olmazı bir fenomene: Teleportasyon! Kelime anlamı olarak madde taşınımı olarak çevrilebilir. Teleport fenomeni Star Trek, The Fly ve sayısız video bilgisayar oyununa konu olmuş bir fenomen. Teleport olmayı amaçlayan kişi, tüm atomlarıyla başka bir alana ışınlanarak işlemi tamamlamış oluyor.

 


Uzay Yolu’ndaki ünlü “Scotty bizi ışınla!” repliğinin geçtiği sahne

 

Bilim dünyası teleportasyonun üzerine çok gitti ve işin aslı birçok gelişme de kaydedildi. Bir atomu bir yerden başka bir yere ışınlamak artık çok da hayal değil. Teoride bunun mümkün olduğu defalarca ispatlandı. Ne var ki buradaki sorun, ışınlanmak isteyen insanların tek atomdan oluşmuyor oluşu. Birden çok atomun ışınlanması, o atomların tekrar birleşeceğinin garantisini vermediği için teleport fenomeni de şimdilik uzak teknolojiler diyarında edindiği yerde hayatına devam edecek…

:: Siz hangi bilimkurgu ürününün gerçek olmasını isterdiniz?

 

Smile ADSL Fiyatları Yarıya İndirdi

Smile ADSL, yeni indirimli tarifesiyle ilgili ilk detayları açıkladı. 30 Eylül 2010‘a kadar geçerli olacak bu kampanyala birlikte firma mevcut tariflerinin bazılarında yüzde 50 inidirm yapıyor.(İnternet Anonimliği Sona mı Eriyor?)

Limitli ve limitsiz paketlerde de geçerli olacak bu kampanyada tüketiciler 3 ay boyunca UEFA Avrupa ve Şampiyonlar ligi maçlarını canlı ve ücretsiz olarak izleyeiblecekleri isteizle.com adlı siteye giriş yapabilecek.

İşte İndirimli Fiyat Tablosu

 

İndirimle birlikte fiyatlar bu hale gelecek

 

Peki, bu kampanyadaki indirimli fiyatlar  ne kadar sürecek? Kampayadan firmaya kredi kartıyla üye olanlar 1 yıl boyunca faydalanırken diğer ödeme seçeneklerini tercih eden tüketiciler 10 ay boyunca indirimli ADSL kullanacak.

 

:: Smile ADSL’in bu yeni kampanyası size cazip geldi mi?

 

 

 

Windows Phone 7’ye HTML 5 Yok

Microsoft’un en yeni mobil işletim sistemi Windows Phone 7 için beklentiler bir hayli yüksek. Microsoft’un baştan aşağı yenilediği mobil işletim sistemi, bambaşka bir mobil deneyimi vaat ediyor. (Windows Phone 7 de Ekim’de!) Kendi markasını taşıyan Kin One ve Kin Two modellerinden umduğunu bulamayan firma, mobil dünyada Windows Phone 7’ye büyük umutlar bağlamış durumda.

 

Sistemin sahip olacağı özellikler ve yeteneklerine dair zaman zaman açıklamalar yapma gereği duyan firma yetkililerinin son bildirisi ise HTML 5 hakkında. Windows Phone 7’de yer alacak olan Internet Explorer Mobile’ın HTML 5 desteğinin bulunmayacağı belirtilirken, Internet Explorer 9’un bu desteği sağlayacağı ifade ediliyor. Flash eklentisi konusunda Adobe ile birlikte sıkı bir çalışma yaptığı bilinen Microsoft’un Windows Phone 7’de en başarılı mobil flash deneyimlerinden birini vaat edeceği tahmin ediliyor. (Windows Phone’a 25 GB Yedekleme Alanı)

 

:: HTML 5’in mobil cihazlarda yer alması gerektiğini düşünüyor musunuz?

 

Günde Kaç Symbian Satılıyor?

Akıllı telefonlardaki yaygınlığını giderek artıran Google Android’in pazar payı her geçen gün istikrarlı bir şekilde artıyor.

Öyke ki, Google geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak her gün yaklaşık 200 bin adet Android tabanlı telefonun satıldığını açıklamıştı. (Google Android Atağa Kalktı)

 

Symbian birçok markayla iş yapıyor

 

%50 Daha Fazla

Sektörün en büyüklerinden olan Symbian’dan ise bu açıklamaya yanıt gecikmedi. Symbian Foundation, kendilerinin her gün Android’den %50 daha fazla satıldığını açıkladı. (Symbian 3 Hazır)

Bu da her gün yaklaşık 300 bin adet Symbian tabanlı telefonun satıldığı anlamına geliyor. Symbian’ın bu sayıya ulaşabilmesinin ardında ise Nokia’nın desteği bulunuyor.

:: Android, Symbian’ı ne zaman geride bırakır?

 

Hoş Geldin Ailurus!

Bir sistemi ilk kurduğunuzda yapmanız gereken ince ayarlar ve kurulması gereken programlar vardır. Eğer o sistem’de yeniyseniz bu ayarları yapmak ve programları bulmak epey zahmetli olacaktır. Bu sebeple kullanıcıların işlerini kolaylaştırmak için bazı programlar hazırlanır, işte o programlardan birisi de Ailurus. Ubuntu, Linux Mint ve Fedora üzerinde çalışabilen bu yazılımı kurmak için sisteminize uygun olan paketini buradaki adresten çekerek kurabilirsiniz.(Ubuntu Tweak)

 

 

Başlıca Özellikleri


  • Popüler Yazılımları kurar
  • GNOME ayarlarını düzenler
  • Donanım bilginizi gösterir
  • Üçüncü parti bazı depoları etkinleştirir
  • Apt/yum geçici dosyalarını temizler

 

:: İnce ayar yazılımlarını kullanmaktan zevk alıyor musunuz?

Intel, Twitter’ı Hayatımıza Sokuyor

Intel bünyesindeki mühendisler hayatımızı Twitter’la entegre etmek için bir proje üzerinde çalışıyorlar.

Hayatlarımızı Twiter’a bağlamak başta cazip bir fikir olarak gelmeyebilir fakat, mühendislerin üzerinde çalıştığı sistem gayet faydalı olabilir. (Sosyal Ağlar Herkesi Geçti)

 

Twitter’ın girmediği alan kalmayacak

Dijital Ev

Uzun zamandır evleri dijital ortamla iç içe hale getirmek için çalışan Intel, MeshCentral adını verdiği bir sistemle, evde olan biten önemli şeyler Twitter’a ileti olarak gönderecek. (20 Milyar Tweet Gönderildi)

Örneğin evinizde bir cihaz düzgün çalışmazsa, ya da acil bir durum olursa, sistem bunu Twitter hesabınıza ileti olarak gönderecek.

Böylece Twitter hesabını sürekli olarak kullananlar, evinde olup biten olayları hemen öğrenebilecekler.

:: Bu sistemi kendi evinizde kullanmak ister miydiniz?

 

En Popüler 5 Empathy Teması

Sizler için seçtiğimiz bu 5 temayı sizlere sunmadan önce temaları nasıl kuracağınızı anlatacağız. (En İyi 10 AWN Teması)Temaların kurulumu temanızı gerekli dizine taşımanız kadar kolay bir adımla tamamlanıyor. Taşımanız gereken klasörün yolu ise

/usr/share/adium/message-styles/

Tabi buraya kopyalama yaparken root yetkilerine sahip olmanız gerekiyor.

Sonrasında Empathy’nin ayarlarından temanızı seçebilirsiniz.

Not: Dikkat etmeniz gereken bir başka noktada temanızın klasör adı ‘AdiumMessageStyle’ ile bitmesi gerekiyor.

{pagebreak::Blackened}

Blackened

İNDİR

{pagebreak::iPhone Style}

iPhone Style

İNDİR

{pagebreak::Dark Chat}

Dark Chat

İNDİR

{pagebreak::Praphernalia}

Paraphernalia

İNDİR

{pagebreak::Metal Chat 2}

Metal Chat 2

İNDİR

:: Siz hangi mesajlaşma yazılımını kullanıyorsunuz?