Pac-Man Böyle Yaratıldı

Özellikle “Arcade” oyunlarıyla haşır neşir olanlardan Pac-Man oyununu bilmeyen hemen hemen yoktur. Çıktığı yıllarda büyük yankı uyandıran ve kısa bir sürede liste başı olan oyun, birçok kullanıcının beğenisini kazanmayı başarmıştı. Teknolojinin de gelişmesiyle internet platformuna da taşınan Pac-Man, şu an ise hala oynanıyor ve efsanevi oyunlar arasındaki yerini çoktan almış durumda.

Oyun nasıl tasarlandı?

Peki bu eşsiz oyun nasıl tasarlandı dersiniz? Hollanda’da düzenlenen bir festivale katılan oyunun yaratıcısı Toru Iwatani, 1979 yılına ait olan ve Pack-Man’in konsept tasarımlarını içeren defterini gün yüzüne çıkardı.

 

 

Elde edilen görüntülerde de görülüyor ki, oyun ilk olarak kağıda çok dikkatli bir şekilde çizilmiş. Özellikle Pac-Man için ayrı bir uğraş sarfeden Iwatani, oyunun oynanış şeklini de oklarla belirtmiş. Sanıyoruz ki, ilk adımda sadece bir fikir  olarak doğan Pac-Man’in bu denli büyük bir ün ve ilgiye sahip olacağını yaratıcısı da tahmin edememiştir. İsteyen okurlarımız oyunu buradan online olarak oynayabilirler.

{pagebreak::Görsel 2}

Görsel 2

 

 

{pagebreak::Görsel 3}

Görsel 3

 

 

:: Pac-Man’i daha önce oynadınız mı? Oyun hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

HP Laserjet P1606dn İnceleme

Siyah beyaz lazer yazıcılar ofis ortamının olmazsa olmaz ürünlerinin başında geliyor. Bu yazıcıların kullanımı oldukça basit, hesaplı ve hızlı olmaları kesinlikle herkesin ilgisini çekiyor. Test Merkezimizde incelediğimiz HP Laserjet P1606dn işte bu ürünlerden biri.

 #video_5196#

 

HP Laserjet P1606dn’e ilk baktığımızda standart lazer yazıcılarından farklı değil. Maliyeti düşürmek için LCD bilgi paneline yer verilmemiş. Tasarım olarak çok oynanmamış ve göze çarpan belirli bir özellik yok.

Oysa ürüne yakından baktığımızda, ethernet girişi, çift taraflı baskı ve birçok ekstra özelliği ile kendisini benzer ürünlerden farlılaştırdığını söylemeliyiz (Sahte Kartuş’ta Başı Çekiyoruz).

{pagebreak::CD’siz Kurulum }

CD’siz Kurulum

HP Laserjet P1606dn, benzer Mono lazer yazıcılardan çok farklı. Bu ürün kendisini otomatik sürücü kurulumu ile farklılaştırıyor. Ürünü kurmak için kurulum CD’sine ihtiyaç duymuyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey ürünü bilgisayara USB arabiriminden bağlamak.

HP Laserjet P1606dn, bundan sonrasını kendi hallediyor. Tüm Windows işletim sistemleri için uyumlu olan bu ürün, Bonjour servisi sayesinde Mac sistemler tarafından da otomatik olarak algılanıyor.

HP Laserjet P1606dn hem USB hem de Ethernet bağlantısından bağlanabiliyor.

 

Kağıt tepsisinde 250 kağıtlık bir kapasite var. A4 kağıt baskı ile birlikte farklı boyutlardaki kağıt ve zarf baskısı da yapabiliyor. Ürünün baskı hızı (dakikada 25 sayfa) oldukça başarılı (HP ve Teknosa’dan Dönüşüm Kampanyası).

Burada dikkat ettiğimiz hızlı baskı esnasında çıkarılan gürültü oranı. HP, benzer ürünlerle kıyasladığımızda çok daha sessiz olduğunu söylemeliyiz. Ürünü soğutmak için ekstra bir fan kullanılmamış. Bu da gürültü oranını düşürüyor.

{pagebreak::Baskı Maaliyeti}

Baskı Maaliyeti

HP Laserjet P1606dn’nin bir özelliği Toner ve baskı ünitesini tek bir birimde bulundurması. Bunun dezavantajı bu sayede baskı maliyetini yükseltmesi. Yaptığımız testlerde HP’nin bu ürünü çok ekonomik bir baskı maliyetine sahip olmadığını gördük. Buna karşın kalite oldukça başarılı.

Toner ve baskı ünitesinin tek bir birimde bulunmasının en büyük avantajı, zamanla gelen kalite düşüşleri bu üründe meydana gelmemesi. Her Toner değişiminde baskı ünitesinin de değiştirilmesi baskı kalitesini aynı seviyede tutuyor.

400 MHz’lik bir işlemciye sahip olan HP, 32 MByte’lık bir önbellek ile çalışıyor.

 

Ürünün diğer bir avantajı oldukça uygun bir maliyete sahip olması ve Dublex baskı ünitesini de üzerinde barındırması. Çift taraflı baskı yapan P1606db aynı zamanda Ethernet girişine de sahip (HP Kartuş Portföyünü Genişletiyor).

{pagebreak::Test Sonuçları}

Test Sonuçları

Biraz da üründe bulunan Auto On/Off teknolojisinden bahsedelim. HP, çalışmadığı durumlarda kendisini kapatabiliyor. Baskı işi geldiğinde de 7 saniye içinde ( Test’te 8 saniye sürdü ) hazır hale geliyor. Bu esasında önemli bir özellik. Çünkü bu sayede %66’lık bir oran ile güç tasarrufu sağlanabiliyor.

CD’siz kurulum ve Auto On/Off fonksiyonu bu ürünü farklı kılıyor.

 

Metin baskı hızı ve kalitesi oldukça başarılı. Buna karşın grafik baskılarda hız ve baskı kalitesi düşüyor. Yaptığımız testlerde karmaşık bir PDF dokümanını 20 saniyede ( 6 sayfa) bastı. Çift taraflı baskıda aynı doküman 35 saniye sürdü.

Neticede HP LaserJet P1606dn özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ideal bir ürün. Çift taraflı baskı ve ağ ortamına uyumum yanı sıra boyutları küçük olması ve hızlı baskı sunması önemli avantajlar (Microsoft Ve HP El Sıkıştı).

 

{pagebreak::Teknik Özellikler}

HP Laserjet P1606dn
Lazer Yazıcı

Baskı Hızı: 25 sayfa/dak
Baskı Türü: Mono Lazer
Bağlantı: USB, Ethernet
İlk Baskı: 7 sn
Baskı Kalitesi: 600×600 dpi
Aylık Baskı Kapasitesi: 8000 Sayfa
Önbellek: 32 MByte
Boyut: 387x284x246 mm
Ağırlık: 7 kg

:: Ürün hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşın?

Şirketlere Yüzde 15 Tasarruf Fırsatı

Turkcell’in iş dünyasına açılan kapısı İşTcell, marka iş birliklerini kurumsal müşterilerinin ihtiyaç, talep ve beklentileri doğrultusunda yeniledi. İşTcell’li şirketler, İşteKazan Programı çerçevesinde 20 büyük markada yüzde 50’lere varan indirim ve ortalama yüzde 15 tasarruf fırsatı yakalıyor (Turkcell 3G Aboneleri 6 Milyona Ulaştı!).

 

 

Turkcell’in 300 binin üzerindeki kurumsal müşterine sunduğu avantajlar, rekabette fark yaratmanın yolunu açıyor.

 

Kurumsal hattı olan tüm İşTcell’li şirketlerin ücretsiz yararlanabildiği İşteKazan Programı, 20 markada; gıda, akaryakıt, kargo, kurye, ofis malzemeleri, finans, güvenlik, yazılım, donanım, toplantı, eğitim, internet, teknoloji, konaklama, yemek, filo kiralama, insan kaynağı gibi pek çok harcamada yüzde 50’lere varan indirim imkânı sunuyor (3G Şerefine Herkes VINN’lanacak).

İşTcell’lilere indirim olanağı sunan markalar şunlar: Akbank, Autodesk, Danone Hayat Su, Digiturk, Fleetcorp, Google, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Jolly Tour, Kariyer.net, LG-Nortel, Logo Yazılım, Microsoft, Migros, Petrol Ofisi, Pronet, Superonline, Teknosa, Ticket Restaurant, Yurtiçi Kargo,Yurtiçi Kurye.

:: İşteKazan programından en çok ne kadar kazandınız?

 

BlackBerry Tablet Kasım’da Mı?

Sizlere daha önce burada yer alan yazılarımızda RIM’in tablet BlackBerry projesine dair çeşitli bilgiler aktarmıştık. Şu sıralar gündemi fazlaca meşgul eden cihaz hakkındaki son çarpıcı açıklama Bloomberg’den geldi. 9.7 inçlik ekranı, Bluetooth ve Wi-Fi üzerinden BlackBerry cihazları ile özel iletişim arayüzü gibi özelliklere sahip olacağı açıklanan cihazın kullanıcılara sunulacağı tarih ise Kasım 2010.

RIM’in 80 günde 3 Milyon adet satan iPad’e karşı önemli bir güç olmasını düşündüğü Cobalt kod adlı cihazın BlackPad adıyla duyurulması bekleniyor. Etkileyici bir fiyat ile pazara sunulacağı açıklanan tablet bilgisayarın tüm BlackBerry işlevselliğini üzerinde taşıyacağı belirtiliyor.

:: Sizce tablet BlacBerry ilgi görür mü?

 

Günün Bedava Yazılımı

Bilgisayar kullanıcıları, 2009 yılında, son 10 yılın toplamından fazla dijital içerikli saldırıya maruz kaldı. Yalnızca 7 ay geride kalmasına karşın, 2010 saldırılarının sayısı, 2009 yılındakileri ikiye katladı. Yani, internet, her zaman olduğundan da tehlikeli. Sanal alemde, kredi kartı bilgilerimizi ve kimlik verilerimizi ele geçirmeye can atan korsanlardan bolca mevcut. Neyse ki güvenlik yazılım şirketlerinin eli, armut toplamıyor.

 

Lavasoft’un geliştirdiği Ad-Aware Free Internet Security, en yetenekli “ücretsiz” yazılımlar arasında. Sahip olduğu yetenekler sayesinde, pek çok ücretli yazılıma kafa tutabiliyor.  Sürekli güncelleme desteği, kapsamlı bir zararlı tarayıcı ünitesi ve Ad-Watch isimli güçlü bir kalkana sahip. Yalnızca sabit diski değil, kayıt defterini de taramadan geçiren Ad-Aware, sisteminizi yormuyor. Aracı indirmek için, bağlantıya tıklamanız kafi.

:: Tercih ettiğiniz güvenlik yazılımı nedir?

 

Kurtçuklar, Yeniden Saldırıyor

Sosyopat kurtçukların eline, nükleer bombalar da dahil olmak üzere yüzlerce silah ve bunları kullanacak zeka verin. Ardından, onları iki grup halinde bölün ve birbirlerine saldırmalarını sağlayın. Ve bu sevimli ruh hastaları, dünyayı yok edebilecek güçte bir savaşa tutuşsunlar. İşte oyun efsanesi Worms serisi böyle doğdu.

 

Worms, Worms II, Worms Armageddon harika yapımlardı. İki boyutlu grafik motoru, eğlenceli ses efektleri ve yüksek keyif faktörü ile seri, satış rekorları kırmaya başardı. Ne zamanki, üçüncü boyut işin içine girdi, Worms, büyüsünü kaybetti. Düşük oynanabilirlik ve kafa karıştırıcı kamera açıları ile, eski yapımların başarısına ulaşılamadı. Yapımcı Team 17, hatasının farkına varmış olacak ki, 26 Ağustos’ta, “Worms Reloaded”ı, ilk oyunların formülü ile piyasaya sürüyor. Arkasına Atari’nin dağıtım gücünü de alan Worms Reloaded’ın çok başarılı olması sürpriz olmayacaktır.

{pagebreak::Reloaded – 1}

Reloaded – 1


{pagebreak::Reloaded – 2}

Reloaded – 2


{pagebreak::Reloaded – 3}

Reloaded – 3


{pagebreak::Reloaded – 4}

Reloaded – 4


{pagebreak::Reloaded – 5}

Reloaded – 5


:: Worms serisinin müdavimlerinden misiniz? 3 boyutlu Worms oyunlarından aynı tadı aldınız mı?

Opera Mini Artık Mini Değil!

Opera, gerek mobil çözümleri gerek masaüstü çözümleriyle tarayıcı dünyasında bir hayli başarılı bir yere sahip olmanın mutluluğunu yaşıyor. Tarayıcının geliştiricileri, başarılarının devamı için var gücüyle çalışıyor dersek yanılmış olmayız. Zira firmanın mobil internet tarayıcısı Opera Mini, günlük 1 Milyar sayfa görüntüleme sayısına ulaşarak, bu alanda ne kadar kuvvetli olduğunu ispatladı.

 

 

Opera Software ASA tarafından geliştirilen yazılım, 3000 adet cep telefonu tarafından destekleniyor. İnternet sayfalarını %90 oranında yeniden çözümleyerek böylece sayfa boyutlarını küçültüyor ve kullanıcıya daha hızlı bir mobil sörf deneyimi sağlıyor.

:: Opera Mini kullandınız mı? Alternatif tarayıcınız var mı?

Samsung Android 2.2’ye Güncelleyecek

Güney Koreli üreticinin büyük umutlar bağladığı akıllı telefon Galaxy S kısa bir süre içersinde meraklıları ile buluşmuş olacak. 1 GHz Hummingbird işlemci gibi bir hayli güçlü donanımsal özelliklere sahip olan akıllı telefon, bugüne kadar üretilmiş en hızlı işlemciyi üzerinde taşıma gibi bir hayli önemli bir ünvanın da sahibi durumunda. Mühendislik sürümleri test merkezlerine gönderilmeye başlanan ve performansı ile büyüleyen telefon an itibariyle Android 2.1 işletim sistemine sahip. Ancak bu durum Eylül ayında yayınlanacak bir güncelleme ile değişecek.

 

Samsung İngiltere’nin Twitter hesabı üzerinden yayınladığı bildiriye göre Galaxy S Eylül ayında Android 2.2 Froyo güncellemesine kavuşacak. Konuya ilişkin yapılmış resmi bir açıklama bulunmazken HTC’nin de aynı dönemde bir güncelleme yayınlayacağını daha önce duyurmuş olması dikkat çekici bir gelişme.

:: Samsung Galaxy S ülkemizde ilgi görür mü?

 

Photoshop CS5 Detaylı İnceleme!

Adobe, Creative Suite adını verdiği yazılım paketinin yeni versiyonunu geçtiğimiz aylarda yayınladı. Adobe CS5 ismiyle yayınlanan pakette Flash, After Effects, Premiere, InDesign, Illustrator gibi popüler yazılımların yanı sıra birçok kişinin merakla beklediği Photoshop’un da yeni veresiyonu yer alıyordu. Photoshop CS5, yayınlanmadan önce internet üzerinden yeni özelliklerini uzun süre tanıtmıştı. Bu videoları izleyenler, Content-Aware Filling, Puppet Warp gibi birçok yeni özelliği denemek için aylarca sabretti.

 


Photoshop CS5 ilk duyurulduğunda, arabirimi değişecek mi tartışmalarına yol açmıştı

 

Yazılım yayınlandıktan kısa süre sonra yediden yetmişe birçok kullanıcı Photoshop CS5‘i detaylıca inceledi, araştırdı ve yorumlarını paylaştı. Ortak kanı; CS5’in en iyi Photoshop versiyonu olduğuydu! Ve şimdi biz detaylıca Photoshop’u inceledik. Görüşlerimizi ve tavsiyelerimizi sizlere iki bölüm halinde sunuyoruz.

Photoshop CS5’te, arabirim olarak CS4 temel alınmış. Yazılımın tasarımında öyle dikkat çekici bir yenilik yok. Photoshop CS5’i bu kadar başarılı kılan etken ise şüphesiz ki ilk defa bu sürümle bizlerin huzuruna çıkan özelliklerdi. Photoshop CS5 esasında onlarca yeni özellik içeriyor.

{pagebreak::Photoshop CS5’in İç Dünyası}

Photoshop CS5’in İç Dünyası

Bu özelliklerin bir kısmı çok önemli sonuçlara yol açabiliyorken, kimisi ise yazılımın arkaplanında yer alıyor. CS5 ile birlikte gelen en önemli yeniliklerin başında CS5 yazılımları arasındaki entegrasyonun artırılması yer alıyor.

Premiere CS5 üzerinde çalıştığınız bir dökümanı, anında Photoshop CS5’e aktarabilir ve üzerinde ilgili değişiklikleri yaptıktan sonra direkt olarak Premiere CS5‘e yeniden uyarlayabilirsiniz. Bu, sadece Photoshop için değil, tüm CS5 yazılımları için yeni bir özellik. Unutulmamalı ki diğer yazılımlar üzerinde çalışılırken de, bir noktada Photoshop’a ihtiyaç duyulabiliyor.

 

 

Eğer 64-bit destekli bir işlemciniz ile birlikte 64-bit bir işletim sistemine sahipseniz, Photoshop CS5’ten alacağınız keyif de bir hayli fazla olacaktır. Zira çok fazla işlem gerektiren özellikler bile 64-bit CS5’te son dereece seri bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bunu denemek için, 64-bit Windows 7 yüklü bir bilgisayarda Photoshop CS4 ile 7 fotoğraftan oluşan bir panoramik fotoğraf elde ettik. Sonuç; 42 saniye. Aynı işlemi aynı özelliklerdeki bilgisayarda Photoshop CS5 ile deneyince, bu işlem sadece ama sadece 18 saniye sürdü!

{pagebreak::Akıllı Boyutlandırma}

Akıllı Boyutlandırma

Panoramik fotoğraflardan konu açılmışken devam edelim. CS5 ile birlikte panoramik fotoğraf algoritması geliştirilmiş. Böylece daha zorlu birleştirme işlemi gerektiren fotoğraflar, CS5 ile birlikte daha sorunsuz bir şekilde birleştirilebiliyor. Algoritması geliştirilen tek özellik bu değil. Content-Aware Scale olarak bilinen, içeriğe uyumlu oranlandırma özelliği de bir hayli geliştirilmiş. Content-Aware Scale ile birlikte, herhangi bir görselin oranını bozmadan, o görseli yeniden boyutlandırabilirsiniz.

 


Content-Aware Scale özelliğini kullanarak, fotoğrafın oranlarını fotoğrafı bozmadan değiştirebilirsiniz

 

Photoshop CS4‘te oldukça beğenilen bir özellik olan Content-Aware Scale, CS5’te herhalde grafik tasarımcıların en önemli silahı olacak. Bu özelliği kullanabilmek için, fotoğraf aktif durumdayken CTRL+A kombinasyonu ile tüm fotoğrafı seçtikten sonra, üst menülerde yer alan Edit sekmesinden Content-Aware Scale seçeneğini seçmelisiniz (Diğer bir yol ise, fotoğraf aktif durumdayken klavyeden ALT+SHIFT+CTRL+C tuş kombinasyonuna basmak).

Sonrasında fotoğrafın boyutlandırmak istediğiniz özelliklerini fare ile fotoğraf üzerinde gerçekleştirin. Gerçekten şaşıracaksınız. Yazılım, benzer kaplama içeren piksel gruplarını diğerlerinden ayırarak, toplu bir şekilde boyutlandırma yapıyor. Bu da fotoğrafta boyutlandırma işlemini oldukça kolaylaştırıyor.

{pagebreak::Boşluk Doldurmaca}

Boşluk Doldurmaca

Vakit kaybetmeden Photoshop CS5’in yıldızı Content-Aware Filling‘i anlatalım. Bu özellik açıkçası, ilk videoları çıktığında birçok SLR fotoğrafçının tepkisini almıştı. Dijital dünyaya zaten karşı olan bu fotoğrafçılar, bir de photo manipulation işleminin bu kadar kolaylaşacağını belirten videoyu izlediklerinde, tepkilerinin boyutunu artırmıştı. Content-Aware Filling için kısaca boşluk doldurmaca diyebiliriz. Fotoğrafta bulunmayan bir obje ile fotoğrafı dolgunlaştırabiliyorsunuz. Bu, en basit anlamda güneş parlamalarında işe yarıyor.

 


Content-Aware Filling ile görsel üzerinde olmasını istemediğiniz bir objeyi rahatlıkla silebilirsiniz

 

Content-Aware Filling esasında Clone-Stamp aracının yaptığı işi yapıyor. Fakat bunu, kendine has bir algoritma ile yapıyor. Üstelik çok daha pratik bir şekilde. Clone-Stamp aracı ile herhangi bir yerdeki pikselleri, başka bir yere kopyalayabiliyoruz. Content-Aware Filling’te ise, tamamen yoktan piksel yaratabiliyoruz. Örneğin fotoğrafınızın herhangi bir kenarında duran bir obje, sizin dikkatinizi dağıtıyor. Siz de o objeyi oradan kaldırmak istiyorsunuz. CS4’te bunun için, objeyi dikkatlice temizleyip, ilgili boşluğu Clone-Stamp aracı ile ya da arkada basit bir fon varsa o fonla doldururduk.

{pagebreak::Content Aware Filling Kullanımı}

Content Aware Filling Kullanımı

CS5’te Content-Aware Filling ile yapmamız gereken tek şey, ilgili objeyi dikkatli bir şekilde seçtikten sonra, Edit menüsünden Fill seçeneğini seçerek, ilgili alana Content-Aware Filling uygulamak. Ne kadar çok piksel için bu işlemi gerçekleştirirseniz, işlem süresi o kadar artıyor. Oldukça ağır bir işlem olmasına rağmen, özelliği çalıştırdığınızda yükleme süresi çok uzun değil.

 

 

 

Content-Aware Filling’in işe yaradığı bir diğer nokta ise, panoramik fotoğraflardır. Panoramik bir şekilde oluşturduğunuz fotoğrafın kenarlarında, lens düzeltmesinden dolayı boşluklar kalır. Content-Aware Filling ile bu boşlukları seçip, bu özelliği çalıştırmanız yeterli.

Bu aşamada söylememiz gereken nokta ise, Content-Aware Filling’in verimli olması için, ilgili yerin son derece dikkatlice seçilmiş olması. Baştan savma yapılan Selection‘larda işlem hiç de tatmin edici olmuyor. Content-Aware Filling her ne kadar Photoshop CS5’in yıldızı da olsa, bu özellik videolarda anlatıldığı kadar üst düzey başarılı değil. İşlemin başarılı olması için arkaplanın çok karışık olmaması gerekiyor. Ayrıca işlemden sonra seçili alanın etrafında kalan kirli doku kalıntıları videoda yer almıyordu.

{pagebreak::Puppet Warp}

Puppet Warp

Geldik bir diğer önemli özelliğe. Puppet Warp, Türkçede kuklaların iplerle hareket ettirilmesiyle ilgili bir kavram. Peki bu kavramın Photoshop CS5’te işi ne? Hemen açıklayalım. Puppet Warp özelliği ile fotoğraftaki objelere sanal eklemler kazandırabilir ve eklemlere bağlı olarak konumlarını değiştirebilirsiniz! Örneğin, fotoğrafta biri olsun ve bu kişi kolunu yana doğru uzatmış olsun.

Bu kolu Selection aracı ile seçtikten sonra, Edit menüsü altında bulabileceğiniz Puppet Warp’a tıklayarak özelliği aktif hale getirebilirsiniz. Sonrasında seçili olan kol üzerinde eklemleri belirliyorsunuz. Her şey tamam ise, artık kolu istediğiniz yerden tutup çekebilirsiniz! Diğer bir deyişle, yana doğru uzanan kolu, artık aşağı indirebilirsiniz!

 


Görsel üzerindeki kişileri, tıpkı bir kukla gibi eklemlerinden tutup oynatabiliyorsunuz

 

Photoshop CS5’i kullanan birçok farklı alanlarda uzman kullanıcılar var. Bunların yanında Photoshop CS5’i kullanan ana iki grup vardır. Bunlar grafik tasarımcılar ve fotoğrafçılardır. Grafik tasarımcılar için birbirinden yeni fırçalar (Brush) Photoshop CS5’e eklenmiş durumda. O konuya birazdan geleceğiz. Şimdi sizlere fotoğrafçıların son derece işine yarayacak olan yeni bir özellikten bahsedelim: Lens Correction!

Türkçesiyle Lens Düzeltme olan bu özellik, esasında çeşitli eklentiler aracılığıyla önceki Photoshop sürümlerinde de yapılabiliyordu. Fakat ilk defa bu sürümde lens düzeltme özelliği Photoshop‘un kendi bünyesine eklenmiş durumda.

{pagebreak::Fotoğraf Düzeltmeleri}

Fotoğraf Düzeltmeleri

Çektiğimiz fotoğraflarda lensin tümsek yapısından kaynaklanan bir bozulma meydana gelir. Bu bozulmaya distortion denir. Bozulmanın fotoğrafa etkilerinin başında, ortaya doğru bir şişlik oluşumu gelir. Aslında bu bozulmayı fotoğrafa bakan çoğu insan fark etmez bile. Fakat yine de kimi durumlarda lens düzeltmesi yapmak, fotoğrafın görsel başarısını artıracaktır. Filter menüsüne eklenen bu özellik, CTRL+SHIFT+R tuş kombinasyonuyla da aktif hale getirilebiliyor.

 

 

Lens düzeltmesi sadece optik olarak beliren bu bozulma konusunda değil, kenar kararması olarak da bilinen Vignetting konusunda da kullanıcılara yardım ediyor. Fotoğraflardaki lens bozulmasını başarıyla düzeltmek için Photoshop’a fotoğrafın, hangi fotoğraf makinesi ile çekildiğini söylemeniz gerekiyor. Fotoğrafın EXIF bilgilerinden de bu bilgiyi çekebilen yazılım, istisnai durumlarda bu işi sizden bekliyor. Size de listeden fotoğraf makinenizi seçmek kalıyor.

Photoshop CS5’in fotoğrafçıları kurtardığı bir diğr alan ise, gürültü azaltma özelliğidir. Camera Raw adlı eklentisiyle birlikte Photoshop CS5, Noise Reduction konusunda kendisini bir hayli geliştirmiş diyebiliriz. Renk ve detay maskeleme özellikleri sayesinde de fotoğrafın orijinalliği bozulmamış oluyor.

{pagebreak::Fırçalar ve Tasarım}

Fırçalar ve Tasarım

Photoshop’u en çok iki meslek grubu kullanıyor demiştik. Fotoğrafçıların dışında en Photoshop’a en çok rağbet edenler ise grafik tasarımcılardır. Özellikle kendi oluşturdukları fırça ve yazı tipi arşivi sayesinde, birbirinden özgü tasarımların çıkabildiği bu yazılım, yeni versiyonunda fırça özelliklerini bir hayli geliştirmiş. Artık karıştırıcı fırçalar olarak adlandırabileceğimiz Mixer Brush var. Bu tür fırçalar ile fırçanın bir simülasyonunu sol üstte görebiliyoruz ve görseldeki dokuyu bozmadan fırçayı renk karıştırıcı görevinde kullanabiliyoruz.

 


Artık yeni görsel tasarlarken Mixer Brush sayesinde şık ve kolay tasarımlar yapabileceğiz

 

Tasarım konusunda daha kullanıcı dostu bir izlenim veren Photoshop CS5, barındırdığı GPU hızlandırmaları sayesinde yüksek çözünürlüklü işlerde de pikselleri toplu ve hızlı bir şekilde düzenleyebiliyor. Örneğin büyük boyutlarda bir poster ya da afiş tasarlıyorsunuz ve 300 dpi‘da tasarımınızı Photoshop CS5 ile açtınız. Burada yapacağınız işlemlerde GPU hızlandırması devreye girerek işin büyük yoğunluğunun ekran kartı üzerinden yapılmasını sağlıyor ve böylece CPU üzerine binecek olan yükün gücü hafifletiliyor.

Dolayısıyıla tasarımcı da işlemlerini çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. 12000×9000 boyutlarında bir görsel üzerinde çalıştığınızı düşündüğünüzde, bu özelliğin ne denli büyük ölçüde rahatlatacağını gözünüzde daha iyi kestirebilirsiniz.

{pagebreak::Dinamik Dünyada Yaşam}

Dinamik Dünyada Yaşam

High-Dynamic Range olarak adlandırılan ve kısaca HDR denilen bir teknik vardır. Bu tekniği görsellere ve hatta fotoğraflarar uyguladığınızda, ortaya çıkan görüntü son derece masalsı ve etkileyici olur. Photoshop’un eski sürümleri ile HDR dünyasına ufak çaplı bir giriş yapılmış, HDR’nin temelinde yatan Tone Mapping ile uğraşmak istemeyenlerin, kısa yoldan HDR fotoğraf/tasarım sahibi olmasını sağlanmıştı.

Photoshop CS5’te ise durum biraz daha komplike bir hale geliyor. Tone Mapping ile uğraşmak istemeyen kullanıcılar, bu özellik ellerinin altında hizmet etmeyi beklerken, HDR fotoğraflarına daha etkin bir dinamizm katmak için kararlarını değiştireceklerdir. Kısa süre içerisinde ayarlara alışabilirsiniz. Bu konuda Photoshop CS5, her şeyi açık bir şekilde kullanıcının gözleri önüne sunmuş durumda. Bu da kullanıcıların bir hayli işine yarıyor.

 


Photoshop CS5’te daha da geliştirilen HDR tekniği, kullanıcılara büyük kolaylıklar sağlıyor

 

Photoshop kullanıcılarının en büyük sorunlarından biri dekupe işlemidir. Objeyi, arkasındaki dokudan ayırma işlemi olarak özetleyebileceğimiz dekupe, basit ama uğraştırıcı olmasıyla biliniyor. Ne var ki Photoshop CS5 ile birlikte Adobe, bu konuda kullanıcılarına büyük destek veriyor.

Hatta öyle ki, Selection işlemi esnasında, yani bir düzlem üzerindeki objeyi ya da dokuyu seçme işlemi esnasında artık eskisinden daha rahat olacağız. Zira seçim araçlarından biri olan Magnetic Lasso, artık görevini yaparken aldatıcı renk tonlarını ayırt edebiliyor. Önceki Photoshop sürümlerinde Magnetic Lasso aracını kullanmış olanlar, ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaklardır.

{pagebreak::Kullanışlı Medya Yönetimi}

Kullanışlı Medya Yönetimi

Bundan böyle artık seçim yaparken her rengin piksel aralığı artırılmış olduğundan, seçim aracı görsele daha uzak plandan bakabilecek. Bu da, benzer renklere sahip olan dokular arasında seçim yaparken yakından belli olmayan renk farklarını, geniş aralıklar sayesinde ayırt edebilecek ve gerekmiyorsa o benzer renkli kısmı seçime katmayacak. Yine de temkinli ve yavaş bir Magnetic Lasso kullanımında fayda var.

 

 

Photoshop CS5’in gizli özelliklerinden bir diğeri ise; kullanıcıya daha iyi medya yönetimi imkanı sunuyor olması. Photoshop CS5 ile birlikte ana panelin sağ üst tarafına yerleşen Adobe Mini Bridge, geçtiğimiz hafta bahsettiğimiz Adobe versiyonları arasındaki entegrasyonların artmasına sebep olan yegane buton. Burası sayesinde diğer Adobe yazılımlarına dökümanı hızlı ve uygun bir şekilde ayarlayarak dökümanınız üzerinde kolaylıkla değişiklikler yapabiliyorsunuz.

Üstelik medya yönetimi de CS4’e göre hayli geliştirilmiş. Hiç de karışık olmayan bir arayüz ile kullanıcıyı karşılayan Adobe Mini Bridge, özellikle InDesign, Illustrator gibi Adobe yazılımlarını kullanan kullanıcıların işlerini kolaylaştıracağa benziyor.

:: Photoshop CS5’i kulladınız mı? Tecrübelerinizi bizimle paylaşın

 

Samsung Wave İçin Süper Teklif

Samsung S8500 Wave güçlü donanımsal özelliklerinin yanı sıra Bada işletim sistemi ile de epey dikkat çekiyor. Güney Koreli üreticinin ülkemizde de yoğun ilgi gören akıllı telefonu üzerinde, Route 66 isimli sesli sürücü ve yaya navigasyonu uygulaması, 30 günlük deneme sürümü ile birlikte geliyordu. Bu süre sonrasındaysa yüklü bir ücret ödeyerek Route 66’nın tam sürümünü satın almaktan başka bir çareniz bulunmuyordu. Nokia markasını taşıyan telefonların Ovi Maps, Androidli akıllı telefonların da Google Maps ile ücretsiz olarak faydalandığı bu olanak karşısında Samsung’un da güçlü olmak adına bir hamle yapması gerekiyordu.

 

Bu konuda Güney Koreli üreticinin imdadına Route 66 yetişti. Buna göre Samsung S8500 Wave sahipleri, cihazlarında yüklü olan yazılımı, ömür boyu kullanabilecekleri lisansa 30 Euro karşılığında sadece bir ülke haritalarını kapsayacak şekilde yükseltebilecek. Bu fiyatın içersine bir yıllık radar noktaları veri tabanı aboneliğinin de dâhil olduğunu belirtmeden geçmeyelim. Böylelikle Samsung böylesine iddialı olduğu bir cihazda önemli bir açığı da bir nebze olsun doldurmuş oldu.

:: Sizce Samsung adına ücretsiz bir navigasyon uygulamasının sunulamıyor oluşu önemli bir eksiklik mi?

 

DİRT 3’ten İlk Görüntüler

Yarış oyunlarının en başarılı firmaları arasında yer alan Codemasters, F1 2010’dan sonra Colin McRae serisinin üçüncü halkası olacak Dirt 3’ü de duyurarak, serinin fanatiklerine müjdeli haberi vermişti.

Henüz geliştirilme aşamasında bulunan oyun için yapımcı firma, merakımızı pekiştirmek adına 4 ekran görüntüsü yayınladı. Resimlerde oyunda yer alan araçları karlı zemin de dahil olmak üzere 3 farklı pist üzerinde görüyoruz.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

:: Sizce Codemasters, yakaladığı başarıyı DİRT 3 ile devam ettirebilir mi?

Teknolojik Müzik Aleti

Eski dönemlerde müzik enstrüman yapmak için, özel ağaçlar, verik ve teller kullanılırdı. En usta kişilerin yapabildiği bu şaheserler en ufak bir hatayı bile kaldırmayacak kadar hassas yapıya sahipti. En ufak bir ihmalkarlık müzik kulağı güçlü insanların kötü yorumlarına neden olurdu.(YouTube’un Kanallarını Keşfedin!)

 

Günümüzde ensturmanlar da teknolojiden nasibini aldı. 1950’li yıllarla birlikte giderek popülerleşen elektronik müzik aleti konsepti, zamanla, New Age gibi müzik türlerinin bile doğmasını sağladı.(Teknoloji Dünyasının 7 Harikası)

 

#y/electronic-enstr.flv#

 

Dinleyicileri Büyüledi

 

Günümüzde, Hanz Zimmer gibi usta besteciler, ünlü filmlerin müziklerini bu tarz elektronik enstrümanlarla hazırlıyor.

Ancak, elektronik müzik aletleri hâlâ gelişme aşamasından. Yurtdışında düzenlenen Electronic Musical Instruments  (Elektronik Müzik Aletleri Yarışması) yarışması bu konudaki yetenekli insanları biraraya getiriyor. Jüri için bu yıl ki şampiyonu seçmek çok kolay oldu.

İşte kendi geliştirdiği teknolojik ensturmanla 3 dakika boyunca dinleyinleri kendine hayran eden mucit.

 

:: Bu müzik aleti sizce daha yaygın biçimde kullanılmalı mı?