Sherlock Holmes 2’ye İki Oscar’lı Yıldız!

Guy Ritchie‘nin yönettiği, başrollerinde Robert Downey Jr. ve Jude Law‘ı buluşturan Sherlock Holmes filmi, geçtiğimiz yıl vizyona girmiş ve eleştirmenlerden olumlu puanlar almıştı. Filmde de adı geçen ancak yüzü asla gözükmeyen profesör Moriarty karakteri, Sherlock Holmes 2‘deki baş düşman olacak. Peki Moriarty’i kim oynayacak?

Brad Pitt mi?

IMDB de dahil olmak üzere birçok yayın organında Sherlock Holmes 2‘de Moriarty karakterini Brad Pitt‘in oynayacağı yazıyordu. Ancak bir süre sonra bu bilgiler düzeltildi ve Moriarty için henüz kimseyle anlaşılmadığı açıklandı.

{pagebreak::Guy Ritchie, Brad Pitt’i İstemiyor}

Guy Ritchie, Brad Pitt’i İstemiyor

Yapımın yönetmeni Guy Ritchie, yeni yapımda Moriarty karakteri rolü için Brad Pitt’i düşünmüyor.  Öyle ki, ünlü yönetmenin kafasındaki isim, Oscar’lı oyuncu Daniel Day-Lewis. My Left Foot: The Story of Christy Brown ve There Will be Blood filmleriyle iki defa Oscar’a uzanan Lewis, eğer anlaşma sağlanırsa Sherlock Holmes 2’nin kötü adamı olacak.

:: Sherlock Holmes 2’de, Moriarty karakterinde kimi görmek istiyorsunuz?

E3 Güzelleri Galerisi 1

Oyun ve teknoloji dünyasının kalbi, geçtiğimiz hafta Amerika’da atıyordu. Merakla beklenen E3 organizasyonuna ev sahipliği yapan Los Angeles’taki fuar, kapılarını yaklaşık 45.000 ziyaretçiye açtı. Hiç şüphesiz tanıtımların yanı sıra, organizasyonda görev yapan güzeller de bir hayli ilgi çekti. İşte E3 2010’dan çekilmiş birbirinden güzel kareler:

E3’ün En Güzel Kareleri


Devamı için resme tıklayın

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

 

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

{pagebreak::10}

{pagebreak::11}

{pagebreak::12}

{pagebreak::13}

{pagebreak::14}

{pagebreak::15}

{pagebreak::16}

{pagebreak::17}

{pagebreak::18}

{pagebreak::19}

{pagebreak::20}

{pagebreak::21}

{pagebreak::22}

{pagebreak::23}

:: E3 güzellerinden en çok hangilerini beğendiniz?

 

Dünya Kupası Parmaklarınızın Ucunda!

BlackBerry kullanıcıları “South Africa on BlackBerry” uygulaması sayesinde maç sonuçları, son dakika haberleri ve karşılaşmaların takvimini gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Kullanıcılar tüm bu bilgileri isterlerse uygulamanın kendisinden isterlerse BlackBerry akıllı telefonların push e-mail özelliği sayesinde e-posta kutularından takip edebiliyor (Hangisi İş İçin Daha Uygun?).

 

“South Africa on BlackBerry” ile futbol ve Dünya Kupası keyfi her an her yerde!

 

“South Africa on BlackBerry” uygulamasıyla gelen Twitter, Facebook gibi sosyal ağ paylaşımları ile arkadaşlarıyla tüm bilgileri anında paylaşabilen BlackBerry kullanıcıları takvimden bir tarih seçerek o gün oynanacak tüm maçları da listeleyebiliyor (Nokia, Elindeki Her Şeyle Saldırıyor).

Dünya Kupası ile ilgili çok sayıda video’yu izleme imkânına da kavuşan kullanıcılar, “South Africa on BlackBerry” uygulamasını ücretsiz olarak indirebiliyor.

:: En beğendiğiniz Blackberry uygulaması hangisi?

Bulut Platformu Microsoft Azure Tartışıldı

Üniversiteler ile işbirliği içinde bilimsel araştırmalara ve akademik çalışmalara katkısını sürdüren Microsoft, geçtiğimiz günlerde Ankara’da düzenlediği Akademi Günleri kapsamında, Bulut platformlarının akademi dünyasına sunduğu fırsatları, Türkiye’nin önde gelen bilim insanları ile paylaşma olanağı buldu (Microsoft’tan Mobil Sosyal Ağ Geliyor!).

Ankara, Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Microsoft Akademi Günleri’ne Türkiye’nin önde gelen 50 bilgisayar mühendisliği fakültesini temsilen öğretim üyeleri ve Tübitak’tan 25 uzman katılırken, etkinliği birçok bilim kuruluşu ve enstitüden kalabalık bir katılımcı kitlesi ilgiyle izledi.

 

Azure Academic, Akademi Günleri’nin yıldızı olarak parladı

 

Microsoft Akademi Günleri‘nin gündemine Bulut Bilişim platformlarına geçiş süreciyle ilgili konular damgasını vurdu. İnternet ortamında kurumlara web servisleri üzerinden uygulama, içerik, altyapı ve bilgi kullanımı sağlayan Bulut platformlarına geçiş ile ilgili teknolojik, hukuki ve yöntemsel adımlar tartışıldı.

Bu arada Microsoft’un bilim dünyasına taahhüdünün sonucu olarak, Microsoft Research‘ün üniversitelerimize sunduğu imkanlar da bu etkinlikte ayrıntılarıyla konuşuldu. Microsoft Research adına Dr. Fabrizio Gagliardi ise toplantıda bir konuşma yaparak Microsoft’un Ar-Ge çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Bulut platformlarında hizmet veren etkileşimli web servislerinin oluşturulmasında kullanılan Azure teknolojisinin, araştırma ve eğitim için sağladığı yeni açılımlar ise buluşmanın heyecan yaratan bir başka konusu oldu (Bing’den Eğlenceye Yatırım!).

{pagebreak::Microsoft Yılda 9.5 Milyon Dolar Ayırıyor}

Microsoft Yılda 9.5 Milyon Dolar Ayırıyor

Microsoft’un yenilikçi yazılımlarla bireylerin ve kurumların gerçek potansiyelini harekete geçirdiğini söyleyen Microsoft Türkiye Kamu Sektörü Direktörü Cemal Akyel, Akademi Günleri’nin açılışını yaparken şunları söyledi:

“Kurumlara ve bireylere gerçek potansiyellerini gerçekleştirme olanağı veren yenilikçi teknolojileri geliştirmek için yılda 9,5 milyar dolar ayıran Microsoft, Ar-Ge’ye en fazla yatırım yapan bilişim şirketi olma unvanını elinde tutuyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yer alan 6 büyük araştırma laboratuvarında bilgisayar mühendisliğine yönelik kapsamlı araştırmalar gerçekleştiren Microsoft, Bulut platformuna yaptığı yatırımlarla dünyanın dört bir yanında süren bilimsel araştırmaların geniş bir akademik çevre tarafından paylaşılmasını hedefliyor.

Uygulamaların ve yazılımların web platformlarına taşınmasını sağlayan Windows Azure teknolojisi, üniversite ve akademilerimize de önemli katkılarda bulunacaktır.

 

Microsoft Akademi Günleri Türkiye’nin önde gelen bilim kuruluşları ve üniversitelerinin katılımlarıyla gerçekleşti.

 

Üniversitelerimizin bilimsel kaynaklara erişimini kolaylaştırmayı hedefleyen Microsoft Bulutu’nun yenilikçi buluşlara imza atmak için sabırsızlanan genç akademisyenlerimize Azure Academic ile yeni açılımlar sağlayacağını görüyor ve bundan büyük bir heyecan duyuyorum”.

Microsoft Global adına toplantıya katılan ve akademi dünyasında uygulama geliştirme konusunda uzmanlığıyla tanınan Krishna Kumar ise Bulut Bilişim ve Azure Academic hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.

Queen Mary Üniversitesi’nin Londra’daki Ticari Hukuk Araştırmaları Merkezi’nde görevli Dr. Simon Bradshaw ve Bilgi Üniversitesi’ne bağlı Bilişim Hukuku Enstitüsü avukatlarından Yasin Beceni ise yaptıkları konuşmalarda Bulut platformlarının hukuki boyutlarına değindiler. Microsoft Akademi Günleri çerçevesinde katılımcılara ayrıca, AB 7. Çerçeve Programı ile sağlanan fonlar ve başvuru süreci hakkında da bilgiler sunuldu.

:: Microsoft’un Bulut Bilişim platformu olan Azure hakkında ne düşünüyorsunuz?

Körlüğe Çare Bulundu

İtalya‘nın Modena Üniversitesi‘nde yapılan çalışmalar dünya üzerindeki görme engellilere umut verecek gelişmeler yaşanmasını sağladı. Gönüllüler üzerinde yürütülen deneyler iki bölüme ayrılmıştı. İlk bölümde körlüğün beyin üzerindeki etkileri incelenmeye başlandı.

Bu araştırmanın hedefi ise bazı görme engellilerin içgüdüsel olarak etraftaki eşyaları nasıl hissettiğini bulmaktı. Uzmanlar bu yeteneğin beyinde bulunan bir bölgeyle ilgili olduğunu keşfettiler.

 

Araştırma yeni bir umuda dönüştü

Keşfi yapan uzmanlar bu bölgenin dışarıdan müdahaleyle aktif olabileceğini, böylece tüm görme engellilerin aynı hisse kavuşabileceklerini düşünüyor.

Kör insanların hayatını değiştirecek diğer buluş ise belirli şartlar altında onların görmesini sağlayacak. Kök hücre tedavisi sayesinde kimyasal tozlar ya da ısıdan dolayı kör olan insanların tekrar görme yeteneklerine kavuşmaları sağlandı.

New Scientist dergisinin projenin başındaki uzmanlarla yaptığı röportaja göre, şimdiye kadar araştırmaya gönüllü olan 107 hastadan 82‘si tekrar görmeye başladı.

Araştırmanın sonuçları tıp dünyasının ünlü yayınlarından The New England Journal of Medicine‘da yayınlandı. Uzmanlar, kök hücre tedavisinin tüm görme engellilere umut olabileceğini düşünüyorlar.

:: Sizce bu tedavi yöntemiyle kör olma kavramı tarihe mi karışacak?

RAM Satın Alma Rehberi

Bilgisayar teknolojisi söz konusu olduğunda insanları tatmin etmek zor. Gelişen teknoloji ile beraber donanım gereksinimleri artıyor ve buna yetişmek için kısa aralıklarla bileşenleri yenilemek gerekiyor. (DDR4 ve RAM’ler hakkında her şey)

Birkaç yıl boyunca ihtiyacınızı eksiksiz karşılayacak bir bilgisayar oluşturmak gerçekten zor. Elbette burada öncelikle neye ihtiyacınız olduğunu, bilgisayarla ne yapmak istediğinizi iyi belirlemeniz gerek.

RAM, bilgisayarın performansını önemli ölçüde etkiler

Video düzenleme, oyun oynama gibi yüksek performans gerektiren işler mi yapacaksınız, yoksa sadece internete girip, ofis uygulamaları mı kullanacaksınız? Her iki durumda da RAM’inizin miktarı ve özellikleri, hızlı ve rahat bir kullanımla, yavaşlıktan çıldırtacak bir kullanım arasındaki farkı belirler.

{pagebreak::RAM ne işe yarar?}

RAM ne işe yarar?

Satın alacağımız RAM’i nasıl seçeceğimizi belirlemeden önce en temel bilgiyi almakta fayda var. RAM nedir? Random Access Memory teriminin kısaltılmışı olan RAM, işlemcinin hızlıca kullanması için verilerin belli bir kısmının geçici olarak saklandığı yerdir. Böylece işlemci, ihtiyacı olduğu veriye daha hızlı ulaşır.

Genel olarak bakıldığında RAM’inizin miktarı ne kadar çoksa, sisteminizin hızı o kadar yüksek olur. Birkaç yıl önce yeterli RAM’inizin olması, o miktarın bugün için de yeterli olacağı anlamına gelmiyor ne yazık ki.

RAM’lerin yapısı yıllar içinde çok değişti

Bilgisayarların yapabildikleri arttıkça, yazılımların talepleri de artıyor. Photoshop ya da Outlook gibi her zaman kullanılan yazılımları açtığınızda bile önemli miktarda bellek kullanılıyor. Bunların yanında web tarayıcı, medya oynatıcı gibi yazılımları da açtığınızda bir anda sistemin yavaşlamaya başladığını görüyorsunuz.

{pagebreak::Yavaşlamaya çözüm}

Yavaşlamaya çözüm

İyi haber şu ki, bu problemleri sisteminizin RAM’ini artırarak giderebilirsiniz. RAM satın alırken dikkat etmeniz gereken birkaç ufak nokta mevcut. Bu cihazların teknik özelliklerinde neyin ne olduğunu anlamak gayet kolay. Zor olan ise ne kadar bir RAM kapasitesine ihtiyacınız olduğunu belirlemek.

Ne kadar RAM’iniz olduğundan emin olun

Ne kadar RAM’e ihtiyacınız olduğunu belirlemeye de, mevcut ne kadar RAM’iniz olduğunu öğrenerek başlayabilirsiniz. Eğer ne kadar RAM’iniz olduğunu bilmiyorsanız, bunu Windows’ta Bilgisayarım kısmına sağ tıklayıp Özellikler kısmından görebilirsiniz.

Ayrıca CPU-Z ve benzeri yazılımlar ile ne kadar RAM’iniz olduğunu görebilirsiniz.

{pagebreak::Ne kadar RAM’e ihtiyacım var?}

Ne kadar RAM’e ihtiyacım var?

Peki ne kadar RAM’e ihtiyacınız olacağını nasıl belirleyeceksiniz? Başta da dediğimiz gibi bu, bilgisayarı ne için kullanacağınızla doğrudan bağlantılı bir durum.

Photosop ve Firefox gibi yazılımların yavaşlamasını istemiyorsanız RAM’inizi yenilemelisiniz

Örneğin Microsoft, Windows XP için en az 512 MB, Vista ve 7 için ise en az 1 GB RAM tavsiye ediyor. Ancak pratikte, çoğu uygulamada en uygun performansı yakalamak için minimum gereksinimin en az iki kat RAM kullanmak akıllıca olur.

Hatta Adobe Creative Suite’e dahil olan yazılımları sürekli kullanıyorsanız bunun bile üzerine çıkmanız gerekebilir.

{pagebreak::32-bit, 64-bit farkı}

32-bit, 64-bit farkı

Sisteminizin yüksek miktarda RAM’in tamamını kullanama olasılığı da var. Eğer 32-bit’lik eski bir işletim sistemi kullanıyorsanız, 3 GB’ın üzerine çıkmanıza gerek yok, çünkü sisteminiz bundan daha fazlasını kullanamayacaktır.

Bu yüzden, 32-bit bir işletim sistemi kullanıyorsanız 3 GB’ın üzerinde bir RAM almak demek paranızı sokağa atmak demektir.

32-bit işletim sistemi kullanıyorsanız ne kadar RAM alacağınıza dikkat edin

64-bit işletim sistemleri için ise RAM’de bir üst sınır yok. Elbette anakartların getirdiği sınırlamalar mevcut. Mevcut anakartlar en fazla 24 GB’a kadar destek verebiliyorlar ki bu miktarın her türlü ihtiyacınızın çok üzerinde bir miktar olduğunu söyleyebiliriz.

Bu yüzden fiyat olarak erişebileceğiniz bir miktarı tercih etmelisiniz. 64-bit’lik bir işletim sistemi kullanıyorsanız, 4 GB’lık bir RAM işinizi görecektir.

{pagebreak::Anakart – RAM ilişkisi}

Anakart – RAM ilişkisi

Alacağınız RAM’in miktarını belirledikten sonra, sisteminizin hangi RAM’leri desteklediğini öğrenmelisiniz. İlk önce anakartınız üzerinde kaç tane RAM slotu olduğuna bakmalısınız.

RAM almadan önce anakartınızın özelliklerine dikkat etmelisiniz

Kasayı açmadan bunu yapabilmenin yolu CPU-Z’ten geçiyor. SPD sekmesinde hangi slotlarda, hangi tipten, ne kadar bellek olduğunu ve hangi slotların boş olduğunu gösterir.

Anakartınızın hangi tip belleklere ve ne kadar frekansa destek verdiğine de ya modelinizin resmi sitesinden bakarak ya da varsa kullanım kılavuzundan öğrenebilirsiniz.

İşin kolay kısmı

Kendi sisteminizin özelliklerini, hangi tipte, ne kadar RAM’e destek verdiğini ve ne kadar kapasiteye ihtiyaç duyduğunuzu belirledikten sonra, işin kolay kısmı olan teknik özelliklere geldi sıra.

RAM’ler hakkında kapasitelerinden başka hiçbir şey bilmiyorsanız, karşınıza çıkacak bazı sayılar ve değerlerden korkabilirsiniz. Ancak bunlardan korkmanıza hiç gerek yok çünkü hepsini açıklayacağız.

{pagebreak::DDR2 mi, DDR3 mü?}

DDR2 mi, DDR3 mü?

Günümüzde piyasada satışa sunulan RAM’lerin çok büyük bir kısmı DDR2 ve DDR3 tipindedir. Tahmin edebileceğiniz gibi DDR3, DDR2’ye göre daha yeni, daha hızlı ve daha pahalıdır.

Ayrıca DDR3 bellekler, DDR2’lerden daha düşük voltajlarda çalışabilir. İki bellek tipini değişimli kullanmak mümkün değildir çünkü DDR3 belleklerin alt kısmında bulunan çentik ile DDR2 belleklerdekinin yeri farklıdır.

DDR2 ve DDR3 belleklerin çentikler farklı yerlerde

Bu yüzden DDR2 slotuna DDR3 bellek takamazsınız. Böylece, hangi tipi tercih edeceğiniz de anakartınızın hangi tipe destek verdiğine bağlı oluyor.

{pagebreak::Bellek hızı}

Bellek hızı

Megahertz (MHz) ile ölçülen bu değer, giriş seviyesi DDR2′lerdeki 400 MHz’den, üst seviye DDR3′lerdeki 2400 MHz’e kadar değişir.

Burada genel kural, frekansı yüksek olanı tercih etmek olsa da anakartınızın en yüksek kaç MHz’e destek verdiğine dikkat etmelisiniz.

Günümüzde 2500 MHz’lik RAM’ler bile satılıyor

Eğer destek verilenden daha hızlı bir bellek alırsanız, anakartınız o belleği desteklediği en yüksek frekansta çalıştıracaktır. Böylece kullanamadığınız bir hız için fazladan para vermiş olursunuz.

{pagebreak::Gecikme süreleri}

Gecikme süreleri

RAM özelliklerine baktığınızda, örneğin 5-5-5-12 şeklinde dört adet sayıdan oluşan bir değer mutlaka gözünüze çarpmıştır. Bu değerler genel olarak gecikme süresi olarak adlandırılır ve aslında her biri RAM’in işleyişi esnasındaki aşamaların aldığı süreleri nanosaniye cinsinden ifade eder.

Gecikme süreleri işleyiş sırasındaki evrelerin aldığı süreyi belirtiyor

Bunların düşük olması genel olarak daha hızlı bir RAM anlamına gelir. Ancak bunlar arasında en çok ilk sıradaki önemlidir. CAS (Column Address Strobe) gecikme süresi adı verilen bu değer, bellek kontrolcüsünün talep ettiği bir verinin RAM’e iletilmesi ile RAM’in o veriyi hazırlaması arasında geçen süreyi ifade eder.

Gecikme süreleri performansı çok büyük ölçüde eklemese de, eğer buna dikkat edecekseniz, CAS başta olmak üzere gecikme süreleri düşük bir model tercih edin.

{pagebreak::Voltaj ve kanal}

Voltaj ve kanal

RAM’in voltajı tek başına performans için bir şey ifade etmez. Yüksek voltaj, genel olarak bakıldığında daha fazla ısınma ve daha yüksek hız anlamına gelse de, DDR3 belleklerin daha düşük voltajda daha yüksek performans göstermesi bu durumu değiştiriyor. Bu sebeple voltaj değeri, yapacağınız tercihte çok büyük bir rol oynamaz.

24 GB RAM’i ancak Intel X58 yonga setli anakartlarda kullanabilirsiniz

Piyasadaki bellekler ya iki, ya da üç kanal desteği sunar. Üç kanal desteği sunan bellekler üçün katları şeklinde kullanılabilir.

Yani üç adet 2 GB’lık bellek alıp 6 GB olarak kullanabilirsiniz. Ancak üç kanal desteği sadece Intel’in X58 yonga setli anakartlarında yer alıyor. Eğer üçün katlarında bir kapasite istiyorsanız anakartınızın X58 yonga setli olup olmadığına dikkat etmelisiniz.

:: Yakın zamanda RAM satın almayı düşünüyor musunuz?

NVIDIA GeForce GTX 460 Ortaya Çıktı

NVIDIA’nın GTX 400 serisine ekleyeceği en yeni üye olan GeForce GTX 460′ın ilk görüntüleri ortaya çıktı. Fermi mimarisini orta seviyeye getirecek ikinci kart olan GeForce GTX 460, önceki nesildeki GTX 260′ın yerini alacak.

GTX 460 orta seviyeye gelen ikinci Fermi olacak

Üzerinde iki adet 6-pin güç bağlantısı bulunan kartta iki adet DVI ve bir adet HDMI çıkışı yer alıyor. 336 adet CUDA çekirdeğini barından GTX 460′ın çekirdek hızı 675 MHz, efektif bellek hızı ise 3600 MHz olacak.

Kartın iki farklı sürümü çıkacak

768 MB ve 1 GB GDDR5 bellekli iki sürüm halinde önümüzdeki ay piyasaya çıkacak kartların fiyatları ise sırasıyla 230 $ ve 250 $ seviyesinde olacak.

:: Orta seviye Fermi’lerden almayı düşünüyor musunuz?

Kaspersky Anti-Virus 2011 Türkiye’de

Güvenli içerik yönetimi çözümlerinin önde gelen geliştiricilerinden Kaspersky Lab, amiral gemisi niteliğindeki Kaspersky Internet Security 2011 ve Kaspersky Anti-Virus 2011 ürünlerinin en son sürümlerini Türkiye’ye sunduğunu duyurdu.

Kaspersky Internet Security 2011 ve Kaspersky Anti-Virus 2011′in, bilgisayara virüs bulaşana kadar beklemeyeceği ve önceden önlem alacağı belirtiliyor. (Kaspersky Pure ile tanışın)

Yeni sürümler her türlü potansiyel tehdidi algılamak ve yıkıcı faaliyetleri engellemek için sistemi sürekli izleyerek gerçek zamanlı, proaktif koruma sağlayacağı iddia eden sistemlere sahip olacak.

Yeni uygulanan Sistem İzleyici teknolojisi dosyaların oluşturulması ve değiştirilmesi, sistem çağrıları ve sistem kaydındaki değişiklikler dahil olmak üzere tüm sistem gelişmelerini izleyecek.

Bir programın davranışının sürekli olarak izlenmesi sayesinde, Kaspersky Lab çözümleri bilinen veya yeni her türlü zararlı programı tespit ediyor.

:: Anti-virüs çözümü olarak Kaspersky’i beğeniyor musunuz?

Yeni Predators Fragmanı Yayınlandı!

Predator filmlerinin müdavimlerine müjde! 3 Eylül’de gösterime girecek olan Predators için yeni bir fragman yayınlandı. Adrien Brody ve Laurence Fishburne gibi yıldızları bir araya getiren filmde, Predator ırkına ait ilk kez geniş detaylara ulaşacağız. Zira yapımda ağırlıklı olarak Predator ırkı yer alıyor ve insanlar hayatta kalmak için mücadele ediyor.

Predators’un Yeni Fragmanı

#http://video.shiftdelete.net/y/f117e234355d7fc612cbed15cc103d9f.flv#

:: Predators’un yeni videosunu beğendiniz mi?

iPhone 4 Ne Kadar Dayanıklı?

Geçtiğimiz aylarda Apple CEO‘su Steve Jobs tarafından tüm dünyaya tanıtılan ve kısa sürede büyük ilgi gören iPhone 4 gün içerisinde satışa sunulacak. Cihaz için yapılan  başarılı reklam kampanyası ve ilginç özellikleri sayesinde telefon kısa sürede ön sipariş rekoru kırmıştı. (iOS 4, Hatalarla mı Geldi?)

#http://video.shiftdelete.net/y/681bc17707995c0a3689d6f8bc2e425a.flv#

Ön siparişle telefonu satın alan kullanıcılar iPhone 4‘e daha erken ulaştılar. Ancak her kullanıcı cihazı kullanmak için satın almıyor. Her Apple ürünün piyasaya sürülmesiyle birlikte kullanıcılar tarafından yapılan dayanıklılık testi bu cihaz içinde gerçekleştirildi. Peki bu test nasıl yapılıyor? (iPhone 4 Şimdiden Yüzbinlere Ulaştı!)

İnsanlar iPhone 4’e ulaşamazken onlar yere fırlatıyor

Kullanıcıların yaptığı bu testlerin aslında hiç bir bilimsel yanı yok. İnsanlar ellerindeki Apple ürünlerini yüksekten yere fırlatıp ya da sivri cihazlarla çizerek cihazların dayanlklılığını ölçmüş oluyorlar. Bu ilginç testleri de videoya çekip tüm dünyaya gösteriyorlar.(iPhone’dan Video İzlemek İçin…)

Apple‘ın bir önceki iddialı ürünü olan iPad‘i bir grup genç kesici aletlerle çizmişti ve dokunmatik ekranın tahmin ettiklerinden daha sağlam olduklarını görmüştü.

:: iPhone 4’ü satın almak istiyor musunuz? Bu dayanıklılık testleriyle ilgili fikriniz nedir?

 

İnsanoğlunun 100 Yılı Kaldı

Frank Fenner adlı Avustralyalı bir bilim adamı, insanoğlunun ve beraberinde bir çok canlı türünün soyunun yaklaşık 100 yıl içinde tükeneceğini ve bunu engellemek için artık çok geç olduğunu iddia etti.

Çevre kirliliği, nüfus fazlalılığı ve tüketim çılgınlığı sayesinde dünyanın dengesinin bozulduğunu söyleyen Fenner, dünyanın insanoğlunu artık kaldıramayacak seviyeye geldiğini ve sorulması gereken sorunun insanların soyunun tükenip tükenmeyeceği değil, ne zaman olacağını belirtti.

Çevre kirliliği ve tüketim çılgınlığı dünyanın dengesini zorluyor

100 yılımız mı kaldı?

Fenner’in iddiaları çok uçuk gelebilir fakat bazı bilim çevreleri tarafından destek görüyor. Bunun sebebi ise Fenner’in dünyanın önde gelen bilim adamlarından biri olması.

Avustralya ve Yeni Gine’de sıtma ve çiçek hastalığının ortadan kaldırılmasında büyük katkıları olan Fenner, salgın hastalıklar ve türlerin devamlılığı konusunda 300′den fazla makale ve 22 adet kitap yazmış önemli bir bilim adamı.

Homo Sapiens’in soyu 100 yıl içinde tükenecek ve bu süreci geriye çevirmek için çok geç.” diye konuşan Fenner, insanoğlunun dünyanın kaynaklarını çılgınca tüketmesinin doğal sonucunun bu olacağını söyledi.

:: Dünyadaki tüketim çılgınlığının sonu sizce ne olur?

3 Senede Crackdown Ne Kadar Değişti?

Microsoft‘un Xbox 360 sahibi aksiyon tutkunlarına hediyesi Crackdown, 2007’de mağazalara dağıtılmış ve kullanıcılardan olumlu tepkiler almıştı. Aradan geçen 3 yılın sonunda Crackdown 2, 6 Temmuz’da satışa sunuluyor.

3 sene boyunca çalışan geliştirici ekibi, oyunda kullanılan şehri adeta baştan ele aldı. Ancak ortaya çıkan sonuç, beklentileri ne derece karşılıyor, orası tartışılır. Crackdown ve Crackdown 2’yi karşılaştıran aşağıdaki videoyu izlediğinizde, 3 yıllık süreçte nereden nereye gelinebildiğini göreceksiniz.

Crackdown Oyunları Karşı Karşıya

#http://eventrailers.gametrailers.com/gt_vault/11195/t_crackdown2_pacificcity_comp_gp_gt.flv#

:: Videoyu gördükten sonra 3 yılda gelinen noktadan memnun musunuz?