Hakan Sokağa Çıktı

Capcom’un geliştirdiği Street Fighter serisinin en yeni halkası Super Street Fighter IV, 30 Nisan tarihinden itibaren Avrupa’daki kullanıcılar için satışa sunuldu. İlk etapta 1 milyon kopyanın gönderildiği (Tüm Street Fighter serisinin toplam satış rakamı 28 milyon ünite) yapım için yüksek satışa rakamları ön görülüyor.

Türk Karakter Hakan


Hakan, tam bir yağlı güreşçi

Aralarında Hakan adlı bir Türk’ün de bulunduğu yeni karakterlerle güncellenen oyun, yalnızca PlayStation 3 ve Xbox 360 için piyasaya sürüldü. Capcom’un, PC kullanıcılarını satış stratejisi gereği beklettiği tahmin ediliyor.

:: Super Street Fighter IV’ü satın almayı düşünüyor musunuz?

Cloud Computing Nedir? Neleri Değiştirecek?

Teknolojiyle biraz içli dışlıyanız mutlaka cloud computing ismini duymuşsunuzdur. Hemen her teknoloji uzmanın ağzından düşürmediği bu teknojinin ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Resmi bir Türkçe çevrisi bile bulunmayan bu sistem bilgisayarların bir sonraki evrimi olacak.

Ancak bu konuda konuşma yapan şirket yetkilileri bile aslında bulut bilgiişlem hakkında kemikleşmiş bir tanım sunamıyorlar. Bunun en büyük nedeni ise, hala gelişmekte olan cloud computing‘in hâla sabit bir yapıya sahip olmaması. 

Bilgisayarların geleceği hakkında bilinmeyenler

Geçtiğimiz gün başlattığımız cloud computing yazısıyla birlikte, size bu teknolojinin yapısını ve işleyişini anlatan bir dizi rehber hazırladık. Bir önceki yazımızda, cloud comuting’in tamınını öğrenmeniz için size örnekler sunmuştuk. Şimdi ise sistemin işleyişini ve ücretlendirme yöntemlerini öğreneceksiniz.

İşte internetin bir sonraki adımı…

{pagebreak::Cloud sistemi nasıl işleyecek?}

Cloud sistemi nasıl işleyecek?

Bulut sistemi aslında şu anki bilgisayarlardan pek farklı bir şekilde çalışmayacak. Bir birinden farklı birçok sistem ve sunucu, sizin bilginize ulaşmak için koordine şekilde çalışacak. Bilgisayar içinde bulunan donanımlarınız, aynı mantıkla çalışıp yaptıkları farklı işlemler sizin komutunuz altında topluyor.

Bulut ise bu işlemin bazen şehirlere bazense ise ülkelere yayılmış şekilde çalışmasını sağlayacak. Peki bu durumda bir sunucu çökerse işlemleriniz yarım kalır mı?

Otomasyon ve bilgisayar uzmanları bu duruma çözüm olacak bir sistem üzerinde çalışıyor. Aslında çözüm basit, servis sağlayıcı firmalar yedek sunucular sayesinde kesintilere karşı tedarikli olacak.

{pagebreak::Cloud computing için ücret verecek miyiz?}

Cloud computing için ücret verecek miyiz?

Bütün tüketiciler bu sorunun cevabını merak ediyor. Şu anda piyasaya hakim olan bir kerelik ücret ödeme dönemi, bulut bilgişlemle birlikte kalkacak. Şirketler için oldukça sevindirici olan bu durumun tüketiciye yansıması ise alıştığımız bir satış modelliyle gerçekleşecek.

Kullandığınız bulut hizmetleri için aylık faturalar ödeyeceksiniz. Bu sistem şu anki, ADSL faturalarınızdan pek farklı olmayacak. Durumu örneklendirmek gerekirse, bilgisayarınız telvizyondan farksız hale gelecek. Buluta ulaşmak için ise uydu alıcı yani internette ihtiyacınız olacak.

Bilgisayar alırken satın aldığınız temel paket, internette basit işlemler yapmanız için geçerli olacak. Servis sağlayacısından standart paket alırsanız aylık sabit ücret ödeyeceksiniz. Özel hizmetler için ise ekstra ücretler ödenecek.

{pagebreak::Faturanın avantajları neler olacak?}

Faturanın avantajları neler olacak?

Oluşturulan sistemde, sizin bulut sağlayacılarına karşı bazı yükümlülükleriniz olduğu gibi şirketerin de size karşı bağlayıcı sorumlulukları olacak. Her fatura aslında servis sağlayıcılar için birer karne görevini de üstlenecek. Ödeme yaptığınız faturayla birlikte, hizmet aldığınız firmayı da eleştirme hakkına sahip olacaksınız.

Firma size vaad ettiği hizmetleri sunamazsa onlara o ay ücret ödemeyeceksiniz. Ücretsiz servisler bile size hizmetlerinin karşılığında bilgi isteyen birer fatura yollayacak. Bulut bilgiişlem de kullanıcının gücü şirketlerin daha iyi çalışmasını sağlayan eleştiriler olacak.

Bu sayede firmalar kendilerini geliştirme imkanı bulacak.

{pagebreak::Kullanmasam da ücret ödemek zorunda mıyım?}

Kullanmasam da ücret ödemek zorunda mıyım?

Tamamen değişen bir sistem de tüketiciyi en çok endişlendiren sorun genelikle ücretlendirmedir. Cloud computing’de de herkesin merak ettiği konu aylık ücretlendirmedeki uygulanacak sistem. Eğer siz günün belirli saatleri bilgisayar kullanıyorsanız, 24 saat bulut hizmetlerinden faydalanan biriyle niye aynı parayı ödeyeseniz?

Servis sağlayıcılar bu konuda tüketicilere esneklik vaad ediyor. Kullanmak istediğiniz servisi, yılda sadece üç kere de kullanabilirsiniz ya da 7 / 24 kesintisiz de talep edebilirsiniz. Firmalar ücretlendirmelerini esnek tarifelere bölecek.  Üstelik uydu alıcılarından farklı olarak tüm hizmetlerinizi tek bir firmadan almak zorunda değilsiniz.

Bilgisayarınızı değerli bir kaynak, şirketleri de bu kaynağa ulaşmaya çalışan devletler olararak düşünrseniz, ortaya çıkan rekabet tüketicinin işine yarayacak gibi gözüküyor. Kısacası, işinize yarayan en ucuz bulut sistemlerini toplayıp tasarruf bile edebilrisiniz.

:: Bulut bilgiişlemin sunduğu esneklik size cazip geldi mi? Bu teknolojiyle ilgili en çok merak ettiğiniz sorular neler?


 


Samsung da Tablet Yapıyor

Güney Kore kaynaklı haberlere göre, son dönemde teknoloji dünyasının son trendi olan tablet ürünler ailesine Samsung da bir üye katacak.

Adının S-Pad olacağı belirtilen ürünün Android işletim sistemi kullanacağı ve bu sınıftaki ürünler arasında Super AMOLED ekrana sahip ilk model olacağı söyleniyor.

Samsung önceden de tablet benzeri ürünler piyasya çıkarmıştı. Resimdeki Mondi modeli de bunlardan biri

3G, Wi-Fi, USB gibi özellikleri bünyesinde barındıracak olan Samsung S-Pad’in Ağustos ayında piyasaya çıkacağı belirtiliyor.

:: Tablet PC modellerinden satın almayı düşünüyor musunuz?

Internet Explorer’dan Rekor Düşüş!

Dünya tarayıcı pazarında Internet Explorer‘ın birkaç yıl önceki sarsılmaz liderliği, yavaş yavaş yıkılmaya başladı. Öyle ki, Internet Explorer, son 11 ayda %9 kullanıcı kaybederek, tarayıcı pazarında %68.32’den %59.95’e düştü.

Internet Explorer’da Kırmızı Alarm

Google’ın Chrome adı verilen tarayıcısı ise son dönemin en büyük çıkışını yaparak, %2.4 artışla %6.73’e yükseldi.

Habere göre Mozilla’nın Firefox‘u küçük bir yükseliş ile %22.43’ten %24.59’a yükseldi. Safari ise en popüler üçüncü tarayıcı olurken, Opera dördüncülükte kaldı…

:: Siz hangi tarayıcıyı tercih ediyorsunuz?

http://shiftdelete.net/firefox-ve-chrome-ieden-daha-sorunlu-20352.html

Regal HS-TUBE 800 Video İnceleme

Uygun fiyatlı ürünleri ve enteresan televizyon reklamlarıyla bilinen Regal, beyaz eşyanın yanı sıra televizyon ve aksesuarlarını da piyasaya sürüyor.

Firmanın 5+1 ses sistemi HS-TUBE 800, uygun fiyat politikasını devam ettiren bir ürün. Dış tasarımı da gayet şık olan ses sistemini evinizde estetik açıdan hiçbir kaygı duymadan rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Dış tasarımı hoş, fiyatı da uygun olan Regal HS-TUBE 800′ün eskikleri de yok değil. Hem ürünü yakından görmek, hem de bahsettiğimiz bu eskikliklerin ne olduğunu öğrenmek için aşağıdaki video incelememizi izleyebilirsiniz.

#video_5152#

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik özellikler

Regal HS-TUBE 800

Ses sistemi

Birimler: Subwoofer + 5 adet uydu
Subwoofer gücü: 100 Watt
Uydu gücü: 80 Watt
Uzaktan kumanda: Var

Bilgi için: Regal
Web:
http://www.regal-tr.com/
Fiyat: 279 TL

:: Evinize 5+1 ses sistemi kurmayı düşünüyor musunuz?

Su Altını Pentax ile Görüntüleyin

6 metreye kadar su geçirmeyen, 1.2 m’den düşmelerin şokuna dayanıklı, 2 saate kadar su altı çekimi yapan ve -10 C dereceye kadar dayanan Pentax Optio W90, Haziran 2010’dan itibaren Türkiye’de.

Pentax Optio W90, 28mm geniş açıdan, 140mm telefotoya kadar olan odak alanlarını kapsayan 5x geniş açılı optik zoom sunuyor.

12.1 megapiksellik ürün, 720p HD video kaydı yapmayı da sağlıyor. Aynı zamanda HDMI-mikro çıkışı ile HD TV ve monitörünüzde kendi çektiğiniz videoları seyretmenize imkan tanıyor.

:: Su altında fotoğraf çekmek ister misiniz?

 

Foxconn da X6’ların Yanında

Foxconn, A88GM serisi anakartlarını pazara sundu. AMD’nin 880G+SB850 yonga setine sahip anarkartlar, son teknolojiye sahip güçlü ve tasarruflu Phenom II X6 AM3 işlemcileri ve yeni teknoloji DDR3 bellekleri destekleyecek.

Anakartın üzerinde DVI ve HDMI yer alıyor. Böylece her türlü dijital ekrana en iyi şekilde görüntü aktarılırken e-Sata, 4 adet USB portu, Gigabit Ağ bağlantı noktası ve 8 kanal ses çıkışına arka panelde yer verilmiş.

Yeni modeller Phenom II X6’lara tam destek veriyor

Çekirdekleri özgür bırak

Ayrıca anakartlarla birlikte gelen Core Releaser yazılımı ile beraber AMD CPU’lar üzerindeki saklı çekirdeklerin açılması da mümkün olabiliyor.

:: Foxconn marka anakartlardan daha önce kullandınız mı? Kullandıysanız memnun kalmış mıydınız?

id Software’den Yeni Rage Görüntüleri

Oyun dünyasının en iddialı firmalarından olan id Software, geçmişte Wolfenstein, Doom ve Quake’de edindiği tecrübeyi şimdilerde Rage için kullanıyor. Öyle ki, son derece gerçekçi grafikler hazırlayan ekip, hikaye kadar görsellere de önem veriyor.

Satışa sunulduğunda Crysis 2’nin en büyük rakibi olması muhtemelen olan Rage, özellikler grafik konusunda Crytek’in oyunuyla sıkı bir rekabete tutuşacak. İşte Rage’in yeni yayınlanan görselleri, kararı siz verin, Crysis 2 mi, Rage mi?

Rage Görselleri

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

Önceki Rage galerisine ulaşmak için tıklayın.

:: Rage’in görsellerini beğendiniz mi?

ZyXEL’in Dijital Evi

Network çözümleri konusunda dünyanın en önde gelen markalarından biri olan ZyXEL, internetin hayatımızın her anına girdiği bu dönemde evimizin her noktasından dünyaya bağlanıp, sahip olduğumuz tüm dosyaları paylaşmamızı hedefliyor.

Bunun için bir dijital ev konsepti ortaya atan firma, dört adımda evinizi bir teknoloji ve internet üssü haline getirmeyi vaat ediyor.

Digital Media Adapter, Powerline, Wireless Access Point, Router ve daha birçok ürünü ile ZyXEL, evleri nasıl dijital hale getirecek adım adım görelim.

{pagebreak::Odayı sinemaya çevirmek}

Odayı sinemaya çevirmek

Ev sinema sistemleri son dönemde oldukça popüler hale geldi. İnsanlar istedikleri filmleri, yüksek görüntü ve ses kalitesiyle evlerinin rahatlığında izlemek istiyorlar.

Bilgisayarınızda ya da ağ bağlantılı depolama cihazlarında (NAS) sakladığınız film ve dizilerinizi odanızdaki televizyona verimli bir şekilde aktaracak bir sistem geliştirildi. Filmleri izleyebilmek için, bilgisayar ya da NAS cihazınızı televizyonun yanında tutmak zorunda değilsiniz.

Televizyon ile bilgisayarın aynı odada olmasına gerek yok

NAS cihazında ya da bilgisayarda sakladığınız filmleri bir router sayesinde ZyXEL’in Powerline serisi adaptörlerine aktarabiliyorsunuz. Bu serideki ürünleri evdeki elektrik hattına bağlıyorsunuz. Böylece bu hat üzerinden verileri aktarabiliyorsunuz.

Buradan da Digital Media Streamer ürünlerinden birine giden film dosyaları, bu cihazın sunduğu bant genişliği ile hızlı bir şekilde televizyonunuza aktarılıyor.

{pagebreak::Her yerden ulaşılabilen dosyalar}

Her yerden ulaşılabilen dosyalar

Evinizde kullandığınız tüm verileri tek bir ana merkezde saklayıp, yedekleme yapmak hem hız, hem de verimlilik açısından faydalı. ZyXEL’in dijital ev konseptinin ikinci adımını da zaten bu oluşturuyor.

Tüm verilere tek bir noktadan erişebilmek mümkün

Ağa bağlanabilen depolama cihazları (NAS), bir bilgisayarın sağlayabileceği kapasitenin üzerinde yer sağlarken, ağ üzerindeki tüm noktalardan erişilebilir olmalarıyla da verimlilik konusunda üst seviyede olan ürünler.

Wireless Access Point’e bağladığınız bir NAS cihazına, evinizdeki ağa bağlı tüm cihazlardan bağlanabilmenizin dışında, bu cihazların üzerinde bulunan USB bağlantıları sayesinde diğer cihazlarla da veri paylaşımı yapabiliyorsunuz.

{pagebreak::Tüm odalarda müzik}

Tüm odalarda müzik

İlk adımda film izlemeyi kolaylaştıran ZyXEL, tasarladığı dijital ev konseptinde üçüncü adıma müziği yerleştirmiş.

DLNA ya da DMC destekli cihazlarınızla, bilgisayarınızı açmaya bile gerek kalmadan ister internet üzerinden, isterseniz de Digital Media Server’lar üzerinden müzik dinleyebiliyorsunuz.

Dijital medya sunucusu üzerinden cihazlara müziği taşıyabiliyorsunuz

İnternet üzerinden gelen müzik dosyalarını dijital medya sunucusunda depoladıktan sonra, access point üzerinden ister kablosuz olarak iPhone ve benzeri cihazlara, isterseniz de Ethernet bağlantısı ile Digital Media Streamer üzerinden DLNA destekli müzik sisteminize aktarabilirsiniz.

{pagebreak::Her noktadan erişim}

Her noktadan erişim

ZyXEL’in dijital ev konsepti aslında evin her noktasından, istenilen veriye ve interente erişimi temel alıyor.

Bir router ve bir dijital medya sunucusu ile evinizin her köşesinden her veriye ve içeriğe ulaşabilirsiniz.

USB adaptör ile kablosuz desteği olmayan cihazlardan da ağa bağlanabilirsiniz

Bunu kablosuz olarak yapmak istiyorsanız ve kullandığınız bilgisayarda kablosuz ağ desteği yoksa, USB üzerinden bağlanan ve oldukça küçük boyutlarda olan USB adaptör ile kablolardan kurtulabilirsiniz.

Böylece, kabloya bağımlı kalmadan ister mutfaktan, ister balkondan, evinizin her köşesinden internete girebilir, dijital medya sunucusundaki dosyalara ulaşabilirsiniz.

:: ZyXEL’in dijital ev konseptini kendi evinize uygulamak ister miydiniz?

Geçmişten Geleceğe Navigasyon Rehberi

Günümüzde artık standart hale gelen GPS sistemleri sayesinde, artık hiç biryerde kaybolmuyoruz. 10. yılını kutlayan bu teknolojinin geçmişini biliyor musunuz?

1 Mayıs 2000 tarihinde ABD Başkanı Bill Clinton‘ın talimatıyla Global Konumlama Sistemi (GPS) uydularının tam olarak çalışmasına mani olan suni olarak yaratılan gürültüyü kaynağından durduruldu.

Seçmeli kullanırlık olarak da bilinen bu engel, ABD hükümeti tarafından düşman silahlarını engellemek için kurulmuştu ve Clinton’ın GPS‘i Engelleyici Sinyalleri kapatma kararı, mobil uydu navigasyon sistemlerinin uzun zamandır beklenen çıkışı yapmasında etken oldu.

{pagebreak::Bu teknoloji nasıl gelişmeli?}

Bu teknoloji nasıl gelişmeli ?

Şu anda tüketiciler için büyük bir kolaylık olsa da navigasyon şirketleri, bu teknolojinin yeteri değeri gelişmediğini düşünüyor. NAVIGON şirketinin geliştirme sorumlusunun konuyla ilgili yaptığı açıklama aslında durumun önemini gözler önüne seriyor.

Yönetici, 10 yılık bir değerlendirme yaptığı zaman uydu navigasyon sistemlerinin büyük bir yol katettiğini ancak teknolojinin hala büyük bir potansiyale sahip olduğunu belirtti.

 

AB komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor ise pazarın geleceğini vurguluyor. 2005 yılında dünya çapında 69 milyar olan uydu navigason pazarı 2025 yılında 236 milyar dolara ulaşacak.

{pagebreak::GPS’in geçmişi nedir?}

GPS’in geçmişi nedir?

Bill Clinton‘un tarihi kararı üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen aslında bu teknolojinin geçmişi çok daha uzun bir süre öncesine dayanıyor. 40 yıl önce ABD Deniz Kuvvetleri tarafından geliştirilen teknoloji, 1960 yılında uzaya fırlatılan ilk uyduyla birlikte devreye girmiş oldu.

ABD aslında bu teknolojiyi füze saldırılarında daha başarılı olmak için yapmıştı. Ancak 60′lı yıllarda geliştirilen teknoloji beklenen başarıyı gösteremeyince ordu sistemi 80’li yıllara kadar rafa kaldırdı. ABD ordusu uzun araştırmalar sonucunda uydu görüntülerini etiketleyen ve nokta atışı yapılmasına izin veren GPS sistemini geliştirerek sorunlarını çözmüş oldu.

{pagebreak::Altı yörüngede 24 uydu bulunuyor}

Altı yörüngede 24 uydu bulunuyor

1983 senesinde uydu navigasyon sistemlerinin siviller tarafından kullanımına izin verilmesi ile ulaşım ve telekomünikasyon şirketleri bu teknolojiden özellikle faydalanan sektörlerin başını çekmeye başladı. Yalnızca bu sektörler değil, özellikle bilim adamları ve geliştirme uzmanları da bu sistemlerin sunduğu fırsatlardan yararlandılar.

Ancak, ABD ordusunun engelleyici sinyali nedeniyle bu teknolojiden tam olarak yararlanılarak, kesin konumlama yapmak mümkün olmuyordu.

O tarihlerde yaklaşık 100 metrelik sapmalarla konumları belirleyebilen GPS teknolojisi bugün araç sürücülerinin alışık olduğu mobil navigasyon sistemlerinin sunduğu verileri bugünkü doğruluk oranı ile veremiyordu.

{pagebreak::Navigasyonun geleceğine bir bakış }

Navigasyonun geleceğine bir bakış

Günümüzde navigasyon sistemleri sadece, harita bilgisi sunmuyor. Aynı zamanda kullanıcılara şehirlerinin trafiği hakkında da bilgi veriyor. Sıkışık yollara karşı tüketicileri uyaran GPS sistemler, gelecekte daha faydalı özelliklere de sahip olacak.

GPS şirketlerinin düşüncelerine göre, 2013 yılında faaliyete geçecek olan Galileo uydusu navigasyon sektöründe bir devrim etkisi yaratacak. Avrupa Birliği, Avrupa Uzay Ajansı, Çin, Suudi Arabistan ‘ın ortaklaşa hazırladığı bu uydu uluslar arası konumu sayesinde, ülkelerin GPS bilgilerine daha hızlı oluşmasına izin verecek.

Navigon firması, bu konuda ilginç bir sistemi geliştirdiklerini duyurmuştu. Sister adlı proje sayesinde, GPS sahipleri turistlik bölgelerin güncellemesini uydu sayesinde anlık görebilecek.

:: Günlük yaşantınızda Navigasyon teknolojilerini kullanıyor musunuz? Sizce bu teknolojinin geleceği ne kadar parlak?

 

PCLinuxOS 2010.1 Artık İndirilebilir

Kolay kullanımı ile ön plana çıkan PCLinuxOS 32 bit‘lik masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara yönelikgeliştiriliyor. Çalışan CD olarak dağıtılan sistemi kurmadan deneme imkanının yanında, aynı CD’den kurulum yapılabiliyor. Paket yöneticisi olarak Debian tabanlı APT’yi kullanan PCLinuxOS’un deposunda12.000’den fazla rpm paketi indirilebilir durumda.

PCLinuxOS için yazılan mylivecd script’i ile sistemin ‘snapshot’ı alınarak, sisteminizde o an kurulu olanprogramlar, belgeleriniz ve ayarlanız sıkıştırılarak ISO CD/DVD imajı oluşturulabiliyor. Sistemin kolay bir yedeğini almanızı sağlayan script, kendi PCLinuxOS CD’lerinizi oluşturmanızı bir hayli kolaylaştırıyor

Sistemde Addlocale arayüzü ile 85’in üzerindeki dil desteği arasında Türkçe’de bulunuyorGüvenliolmasıyla övünen PCLinuxOS Takımı, zararlı yazılımlardan endişe edilmesinin yersiz olduğunu belirtiyor.

Yeni Sürümde Güncellenen Özellikler

  • Linux Kernel 2.6.32.12-bfs
  • KDE SC 4.4.3
  • Realtek RTL8191SE/RTL8192SE WiFi sürücüleri
  • Nvidia sürücüleri 195.36.24 sürümüne Ati sürücüleri fglrx (8.723) sürümüne güncellendi

Çalışan CD’yi buradaki adresten indirebilirsiniz. Eğer daha önceden sistemi kurmuşsanız Synaptic Paket Yöneticisi’nden sistemi güncelleyerek bu sürüme geçiş yapılabiliyor.

::Daha önceden PCLinuxOS kullandınız mı?

Biostar Dördü Altı Yapıyor

Önde gelen anakart üreticilerinden BIOSTAR “BIO-unlocKING” özellikli TA890FXE anakartları ile 4 çekirdekli işlemcileri tam kapasite ile çalışan 6 çekirdekli işlemciye dönüştürerek daha fazla performans sağlıyor.

BIOSTAR “BIO-unlocKING” özelliği, BIOSTAR tarafından sunulan ve işlemcilerin üzerinde üretici tarafından saklanmış bulunan çekirdekleri kullanıma sunabilen bir teknoloji.

Dört çekirdeği altıya çıkarmak mümkün

Bazı işlemci modellerinde kullanıcıya çeşitli sebeplerle sunulmamış olan kilitli olan iki çekirdeği kullanımınıza açan bu teknoloji işlemcinizi 4 çekirdekten 6 çekirdekliye terfi ettirebiliyor. Ancak bu özellik tüm Phenom II X4′ler için geçerli değil.

Bu anakart ayrıca, AMD Phenom II X6 ve 890FX yongasının getirdiği TurboCORE adlı özellik sayesinde işlemcinin üzerindeki 2 veya 3 çekirdeği daha yüksek performanslı hale getirerek oyunlarda daha fazla performans da sağlayabiliyor.

:: BIOSTAR’ın BIO-unlocKING özelliği ilginizi çekti mi?