Napoleon: Total War PC İnceleme

Puan: 8.4/10

 Napoleon Bonaparte ismiyle de tanınan, Napoleon I, 1769 yılında doğdu. Kökleri İtalyan Asillerine dayanıyordu. Kimse, onun eylemlerinin 19.yüzyıl Avrupası’nı şekillendireceğini tahmin edemezdi. Başarıları, efsanevi hale büründü. Önce birinci koalisyonu, sonra da ikinci koalisyonu mağlup etmeyi başardı. İlk koalisyonu yerle bir ettikten 5 yıl sonra, Fransa’da İmparator ilan edildi.

Ne var ki kısa boylu, tıknaz imparator bu kadarla yetinmeyecekti. Napoleon Savaşları olarak bilinen çatışmalar, Avrupa’nın tüm devletlerini içine alacak ve Yaşlı Kıta’yı sonsuza kadar değiştirecekti.

{pagebreak::Ben tek siz hepiniz}

Ben tek, siz hepiniz

Rome Total War ve  Empire Total War, eleştirmenlerden harika dereceler kopartırken, yüksek satış rakamlarına ulaşmayı da ihmal etmediler. Bu da, Total War serisinin, altıncı yapımının piyasaya çıkmasını garantiledi. Napoleon Total War, çalışmak için önceki sürümlere ihtiyaç duymayan bir ürün.


19.yüzyılda geçen Napoleon:Total War’da, ikisi Fransız imparatorun gençlik yıllarındaki askeri kariyerini konu alan dört senaryo bulunuyor. İlki 1796’da geçen İtalyan senaryosu, ikincisi 1798’da Mısır işgalini yaşamanızı sağlayan Fransız senaryosu. Elbette Koalisyon senaryolarını da seçebiliyorsunuz: Koalisyon devletleri İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya İmparatorluğu’nda oluşuyor.

 Öncelikle savaşlara değinelim. İsterseniz, arkanıza rastlanıp, “Auto Resolve” seçeneğini tıklarsınız. İsterseniz savaşı bizzat yönetirsiniz. İki şekilde de keyif alacağınız kesin. Savaş meydanları karşınıza pek çok olasılık ile çıkıyor: Basit saldır, savun mekanizmalarında ileride bir yapı var. Söz gelimi, müteffikler yetişene kadar küçük bir tepeyi savunmanız gerekebiliyor.


Burada dikkat etmeniz bir nokta var. Generaliniz hiçbir şekilde ölmemeli. Çünkü, gerçek savaşa benzer etkileri oluyor ve koyun sürüsü gibi dağılan, mantık özürlü askerleriniz var. Napoleon ise, her zamanki gibi uyanık. Baktı ki; savaşın sonu hayır değil, doğrudan başkente kaçıyor.

{pagebreak::Limanları ele geçiren savaşı kazanır}

Limanları ele geçiren savaşı kazanır!

Yapımda limanları ele geçirmek, özellikle önem arz ediyor. O zamanlar dört bir yanda uçak mevcut olmadığı için, müteffiklerinizin yolu denizden geçiyor. Limanları kaybederseniz, oyunu bitirmek gibi boş hayallere kapılmayın.


Deniz savaşları, Napoleon: Total War’ın ağır topu konumunda. Hemen hemen her şey, çatışmanın akıbetini değiştirebiliyor. Hafif gövdeli bir geminiz olduğunu düşünün. Hava açıksa, hız ve manevra anlamında avantaj sizde demektir. Fakat fırtına başlarsa, gemi rüzgar ve yağmurdan etkilenip paramparça olabilir. Donanmanızı dengeli oluşturmanız şart.

{pagebreak::Çevre koşullarından faydalanın}

Çevre koşullarından faydalanın

Hava koşulları sadece deniz savaşlarını değil, tüm muharebeleri etkiliyor. Defansif pozisyondaysanız, sisin avantajlarından sonuna kadar yararlanabiliyorsunuz. Elbette bu düşmanın da işine gelebilir. Aman ölümcül sise dikkat.


Grafiksel olarak, Napoleon: Total War kendini ileriye taşımış. Karakter animasyonlarına özellikle önem gösterilmiş. Yakınlaştırdığınızda general suratının ana hatlarını görebilirsiniz. Yapım, Total War serisinin en kalabalık haritalarına sahip. Tabi ki 50.000 kişiyi yönetmiyorsunuz; ona hiçbir bilgisayarın işlemcisi veya grafik yongası dayanmaz ama sizi takip eden çok sayıda asker var.

{pagebreak::Osmanlı İmparatorluğu da unutulmamış}

Osmanlı İmparatorluğu da unutulmamış

Bir de hoş sürpriz var. Eğer internet üzerinden, çoklu oyuncu seçeneğini tercih ederseniz; Osmanlı İmparatorluğu’nu, Mısır haritası üzerinde seçme şansınız mevcut. Yalnızca deniz savaşları senaryolarında seçilen Danimarka-Norveç ikilisi, İsveç, Hollanda, Portekiz ve İspanya’da seçenekler arasında.


Ses efektlerine birkaç kelam etmeden duramayacağız: Napoleon: Total War, kardeşlerinden açık ara önde. Ölen atın çığlığı kulağınızda yankılanıyor. Sesler ve müzikler kusursuz. Yapımın tek ciddi eksiği ise, askerlerin yapay zekası. İnanın, askerlerinizden daha zeki Japon balıkları mevcuttur. Sonuçta Napoleon Total War, verilen paraya fazlasıyla değen bir ürün.

:: Napoleon Total War’ı beğendiniz mi? Önceki Total War oyunlarını denediniz mi?




 


A-DATA’dan USB 3.0 Taşınabilir HDD

Ocak ayında CES’teki ilk adımın ardından, NH01, en yeni USB 3.0 arayüzüne sahip olan ilk 2.5 inçlik HDD olma ünvanına sahptir. Yeni jenerasyon USB 3.0 arayüzü bulunan NH01, 88 MB/s okuma ve 81 MB/s yazma hızına da sahip.

Günümüzdeki multimedya içeriğinin daha zengin ve daha büyük boyutlu hale gelmesi nedeniyle, harici depolama aygıtlarında transfer hızı gittikçe önem kazanıyor. Gelecek-nesil arayüzle buluşan NH01 kullanıcıları Süper Hız USB 3.0’ın tadını çıkarırken, dosya transferi için harcanan süreden USB 2.0’a oranla % 70 tasarruf etme gibi bir zaman kazancı sağlıyor.

 

24GB’lık Blu-ray bir filmin transferini geleneksel USB 2.0 arayüz yoluyla 14,6 dakikada yaparken, NH01’le sadece 4,6 dakika da tamamlayabilirsiniz.

3 Yıl garanti desteği

640GB‘a kadar çeşitli kapasiteleriyle, sistem yedekleme veya büyük boyutlarda veri taşıma için yüksek kapasite depolama çözümü sunuyor. Parlak ön paneli ve kaplamasıyla şık ve zarif bir görünüme sahip olan bu ürün, ayrıca, cepte taşınabilecek boyutlarda.

NH01 uyumlu platformlarda ‘tak-çalıştır’ özelliğine sahip ve daha düşük bir hızda USB 2.0 ile de uyumlu. A-DATA taşınabilir HDD kullanıcıları ücretsiz olarak (üyelik gerektirmeyen) HDDtoGO, OstoGO yazılımlarını ve Norton Internet Security 2010’un 60 günlük deneme sürümünü indirebilir. A-DATA’nin tüm taşınabilir HDD’leri 3 yıl ürün garanti desteği de veriyor.

 

Hesaplamalar, USB 3.0 anakartlarda 88MB/s için ortalama transfer hızı ve USB 2.0 arayüzünde 28MB/s baz alınarak yapılmıştır. Sonuçlar, kullanılan değişik platform ve yazılımlara göre farklılık gösterebilir.

:: USB 3.0 beklentileriniz nelerdir?

Örümcek İle Yolculuk Yapmak İster misiniz?

Örümcekler bir çoğumuzun en korkulu rüyalarından biri. Oysa ki bu hayvanlar doğanın en büyük mucizelerinden biri. Çölde bile yaşayayabilen örümceklerin, özel bir bacak sistemi bulunuyor. Bu canlılar diğer böceklere kıyasla çok daha hızlı ve ölümcül.

#http://video.shiftdelete.net/y/7620883fa72b7cab4aca8b6cf521da3e.flv#

Trafiğe örümcekli ilaç

Bir mucid örümceklere olan hayranlığını ve ilgisini trafik sorununu çözecek özel bir araca aktardı. Dev ve mekanik bir örümceğe benzeyen bu araç hiç bir tekerleğe ihtiyaç duymadan birkaç bacağının yardımıyla hareket edebiliyor.

Trafiğin bol olduğu durumlarda, alternatif yolları da deneyebilen örümcek araca Mondo Spider adı verilmiş.

:: Böyle bir araca binmek ister miydiniz?

Ayaklar İçin Dokunmatik Ekran

Dokunmatik ekranlar yavaş yavaş tüm cihazlarda karşımıza çıkmaya başladı. Parmaklarımızla ekrana dokunarak yapabildiklerimizin sayısı artıyor ve bu özellik giderek bir standart olmaya başlıyor.

Dokunmatik teknolojileri kullanmak için sadece el parmaklarımızı kullanmanın sıkıcı olduğunu düşünen araştırmacılar, çok farklı bir tasarım yapmışlar.

Dokunmatik ayaklar

Almanya’da bulunan Postdam Üniversitesi’nin bünyesindeki Hasso Plattner Institut’teki araştırmacılar, ayak izlerini belirleyip kaydeden ve buna göre her kişiye farklı tepki veren bir yüzey geliştirdiler.

Geliştirilen bu teknoloji ile neler yapılabildiğini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

#http://video.shiftdelete.net/y/7576c281631f1b39625ffd0a3fa2dcd7.flv#

:: Bu teknoloji sizce ne için kullanılabilir?

Nokia’dan 3 Yeni Model: C6, E5 ve C3

2010 yılını suskun geçiren dahası Symbian^3 tam anlamıyla neticelendirilinceye kadar yeni bir Symbianlı akıllı telefon duyurmayacağını açıklayan Finlandiyalı üretici, sonunda suskunluğunu birçok alanda iddialı 3 yeni model ile bozdu. Nokia C6, E5 ve C3 model numaralı cihazlar, farklı kategorilerde ve farklı müşteri guruplarına hitap ediyorlar.

C serisine dahil olan iki model Nokia için bu sınıfın sınırlarını da açık bir şekilde ortaya koyması açısından ciddi önem taşıyor. Bir diğer model olan E5 ise iş telefonu kategorisi olarak adlandırılan E serisinin yenilenen yüzünün önemli bir temsilcisi. Sözü fazla uzatmayalım ve sizi bu cihazların detayları ile baş başa bırakalım.

{pagebreak::Nokia C6}

Nokia C6

Nokia’nın C serisinin sınırları halen bilinmezliğini koruyor. Yeni üyelerden biri olan C6, aslında bu serinin sınırlarının ne kadar geniş olduğu konusunda önemli ipuçları veriyor. Zira C6 alışıldık N serisinin üst düzey cihazlarından hiç de aşağı kalmayan özellikleri ve donanımı ile şaşırtıyor. Oldukça şık ve göz alıcı bir tasarımı bulunan C6, yatay açılır tam QWERTY klavyeye sahip.

 


Nokia C6 da N97 gibi 150g ağırlığında.

Nokia daha önce yaptığı açıklamalarda C serisine dâhil cihazların uygun fiyatlara sahip olabileceğine dair bilgiler vermişti. Ancak C6’nın bu bilginin dışında kalması muhtemel görünüyor. Zira cihaz Nokia N97’nın donanımı ile hemen hemen aynı özelliklere sahip. Öyle ki ARM 11 mimarisini kullanan 434 MHz’lık işlemciler bile aynı.

{pagebreak::Nokia C6 Teknik Özellikler}

Nokia C6 Teknik Özellikler

Nokia C6’nın diğer önemli ayrıntıları ise şu şekle sıralanıyor;

– 3.2 inçlik 640 x 360 piksel çözünürlüğünde nHD ekran.

5 Megapiksellik otomatik odaklamalı ve led aydınlatmalı kamera

A-GPS ve 802.11 b/g Wi-Fi

– Symbian S60 5. Sürüm işletim sistemi

– 434 MHz ARM 11 işlemci 128 MB RAM 240 MB sistem hafızası, 16 GB’a kadar Micro SD kart desteği.

1200 mAh batarya ile 17 güne kadar bekleme 7 saate kadar konuşma, 30 saat müzik dinleme, 4.1 saat video izleme, 5 saat 3G ile görüntülü konuşma.

Cihazın 2010’un ikinci çeyreğinde vitrinlerde olması ve vergiler hariç fiyatının 220 Euro olması tahmin ediliyor.

İşte Nokia C6’nın tanıtım videosu:

#http://video.shiftdelete.net/y/53260a42be624d12c4fc2833334af717.flv#

{pagebreak::Nokia C3}

Nokia C3

Nokia C3 hakkında çeşitli bilgiler internet ortamına sızdırılmış dahası cihazın bazı ayrıntılarına FCC dokümanlarından ulaşılmıştı. Symbian işletim sistemine sahip olması beklenen C3’ün Nokia’nın S40 arayüzünü kullanması bir hayli ilginç. Nokia’nın E serisi iş telefonları ile benzer bir tasarıma sahip olan cihazın sosyal ağlara doğrudan erişim sağlayan özellikleri ve widgetları bulunuyor.

 

Özellikleri ile adeta kendi sınıfını yaratan C3, güçlü donanımsal özellikleri ile şaşırtıyor. Bar tipi tasarımı ve tek elle kullanılmaya uygun QWERTY klavyesi cihazın önemli artılarından. Nokia’nın bu cihazda özellikleri kısmadan düşük malzeme kalitesi tercihi fiyat anlamında cihaza önemli avantaj sağlayacak gibi görünüyor.

{pagebreak::Nokia C3 Teknik Özellikler}

Nokia C3 Teknik Özellikler

Nokia C3’ün diğer önemli ayrıntıları ise şu şekilde sıralanıyor:

2.4 inçlik 320 x 240 piksel çözünürlüğüne ekran

2 Megapiksellik EDOF kamera (mekanik odaklama özelliğinden farklı olarak dijital odaklama yapan bu optik teknolojisi uygun fiyat ve daha az enerji tüketimi gibi avantajlar sağlamaktadır.)

802.11 b/g Wi-Fi, Stereo FM RDS’li radyo

– Webkit tabanlı Nokia tarayıcısının yanı sıra Opera Mini ve FlashLite 3.0 desteği

1320 mAh batarya ile 33 güne kadar bekleme 7 saate kadar konuşma süresi

İşte Nokia C3’ün tanıtım videosu:

#http://video.shiftdelete.net/y/6417bf1f9c544ca51279a72618d9623c.flv#

{pagebreak::Nokia E5}

Nokia E5

Nokia’nın iş telefonu serisinin en yeni üyesi E5. Ancak E71 ve E72’nin alışıldık çizgisinden biraz sapan E5, E72 donanımı üzerine kurgulanmış ve özellikleri biraz kırpılmış ilginç bir model olarak dikkat çekiyor. Hem profesyonel hem de kişisel kullanım için tasarlanan cihaz, dünya üzerindeki e-mail hesaplarının %90’ından fazlasına destek verdiği iddiasıyla dikkat çekiyor.

 

5 farklı renk seçeneğine sahip olacak olan Nokia E5, tüm E serisi Nokialarda olduğu gibi 3. Sürüm Symbian işletim sistemi ile birlikte geliyor. QWERTY klavye ile ekran arasında ana yönetim tuşlarının yer aldığı bölüme konumlandırılan metal kapak cihaza farklı bir hava katmış. Ayrıca araka yüzdeki metal kapak ile bir bütünlük oluşturmuş. Webkit tabanlı OSS browser (Symbian S60 web tarayıcısı) cihazın en güçlü yanlarından biri olarak dikkat çekiyor.

{pagebreak::Nokia E5 Teknik Özellikler}

Nokia E5 Teknik Özellikler

Nokia E5’in diğer önemli ayrıntıları ise şu şekilde sıralanıyor:

– 320 x 240 piksel çözünürlüğünde 18 bit renk derinliğine sahip ekran

– Otomatik odaklamalı 5 megapiksel kamera

– 802.11 b/g Wi-Fi ve A-GPS

Symbian S60 3. Sürüm FP2 işletim sistemi

600 MHz ARM 11 işlemci, 256 MB Ram, 32 GB’a kadar MicroSD bellek kartı desteği

1200 mAh kapasiteli pil ile 7.5 saate kadar konuşma, 25 güne kadar bekleme ve 38 saat mğzik dinleme imkanı

İşte Nokia E5’in tanıtım videosu:

#http://video.shiftdelete.net/y/073b0ef4d4b3ed5dbf921a92f23ed8d0.flv#

:: Hangi cihaz ilginizi çekti? Beğendiğiniz yönleri neler?

İş Ve Ev Kullanımı İçin Büyük Monitör

AOC firması hem iş hem de eğlence için uygun, büyük boy monitör arayan için yeni ürün piyasaya sürdü. V27m adlı cihaz 27″ ekran genişliğine sahip. Monitör,  sadece 2,8 cm derinliğe sahi olan ve  siyah renkte siyah renke üretilmiş.

LCD teknolojisiyle çalışan cihaz dekorotif bir dizayna sahip. HD çözünürlük özelliğine sahip olan monitör, ayrıca yüksek parlaklık (300 cd/m²) ve 60.000:1 (DCR) kontrast, birinci sınıf görüntü kalitesi ve parlak renkleride sağlıyor.  V27m Mayıs ayında ülkemizde satışa sunulacak.

:: Bu monitörün tasarımı ilginizi çekti mi?

TuneBase Direct ile Eller Serbest

TuneBase Direct, iPod ya da iPhone cihazları araç stereo sistemlerine bağlayarak müzik dinleme, şarj etme ve elleri kullanmadan telefon görüşmesi yapma imkanı veriyor. Otomobilin doğrudan yardımcı AUX girişine bağlanabilen kullanıcı müzik dinlerken iPhone’a bir arama gelirse müzik kendiliğinden kapanıyor. Konuşmalar, iPhone’un hoparlöründen ya da aracın stereo sisteminden dinlenebiliyor.

TuneBase Direct, yenilikçi tutucusu sayesinde istenen yöne döndürülebiliyor. Araçta GPS kullanılıyor ya da video izleniyorsa, sürüş pozisyonuna göre cihazın yönü değiştirilebiliyor. Ürünü, aracın 12 voltluk çakmak girişini kullanarak şarj edebiliyoruz.  Bu sayede, uzun yolculuklarda bile kesintisiz konuşmalar yapılabiliyor ya da müzik dinlenebiliyor. Cihaz üzerinde bulunan USB girişiyle de aynı anda başka bir cihazı şarj etmek gibi özelliğe de sahip.

“TuneBase Direct”in kutusundan, 3,5 mm‘lik bir kablo ve dönebilen bir başlık da çıkıyor. Hemen hemen tüm iPod ve iPhone cihazlarla uyumlu olan ürünün tavsiye edilen son kullanıcı fiyatı ise KDV dahil 119 TL.

:: Sizce bu ürün hayatınızı kolaylaştırır mı?

Hangi Sürümü Kullanıyorsunuz?

İnternet tarayıcıları arasındaki rekabet artık daha önce hiç olmadığı kadar çetin. Uzun bir süredir pazarın lideri konumunda olan Internet Explorer’ın tahtı artık o kadar da sağlam değil.

Özellikle, tarayıcı seçme ekranı uygulamasından sonra Internet Explorer’ın pazar payı düşüşe geçti. En büyük rakipleri de bu durumu iyi değerlendirdiler.

Bu tarayıcıları geliştiren firmalar, kullanıcı kazanmanın zor, kaybetmenin ise kolay olduğunu bildiklerinden, belli aralıklarla yeni sürümler çıkarıyorlar.

Tarayıcı seçme ekranı dengeleri değiştirdi

Alışkanlıkları değiştirmek

Alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçmeyen insanoğlu, yeniliklere ayak uyduramakta her zaman zorlanmıştır. Bu durum tarayıcıların yeni sürümleri için de geçerli.

StatCounter adlı bir araştırma şirketinin yaptığı çalışma, popüler web tarayıcıların sürümlerinin kullanım oranlarını karşılaştıran grafikler yayınladı.

Bunlara göre hangi tarayıcıyı kullananların, yeni sürüme daha çabuk geçtiğine ve hangi tarayıcının yeni sürümünün daha çabuk kabul edildiğine tek tek beraber bakalım.

{pagebreak::Google Chrome}

Google Chrome

Google Chrome’un grafiğine genel olarak baktığımızda, tarayıcının zaman içinde sürekli bir yükseliş trendinde olduğunu görüyoruz. Kasım 2008′de çıkan ilk sürüm en fazla %2′lik bir paya ulaşabilmişken, Chrome 4.0 bugün %7’nin üzerine çıkmış durumda.

Grafikten kullanıcıların Chrome’un yeni sürümlerine çok çabuk geçiş yaptıkları görülüyor. Yeni sürümün çıkmasıyla beraber, eski sürümün kullanım oranı ani bir düşüşe geçiyor.

Her yeni sürümün zirve noktasının bir öncekinden daha yüksek olduğu da dikkat edilmesi gereken bir durum.

{pagebreak::Internet Explorer}

Internet Explorer

Internet Explorer’ın grafiğinde ilk çıkış tarihine kadar gidilmediğini görüyoruz. IE’nin son üç sürümü ne baktığımızda, kullanıcıların yeni sürüme geçmesinin çok yavaş olduğu açıkça görülüyor.

Internet Explorer 6′nın hala %10’a yakın bir pazar payına sahip olması bunun kanıtlarından biri. IE 8’in IE 7’yi ancak 15 ay sonra geride bırakabilmesi de dikkati çekiyor.

Buradan, Internet Explorer kullanıcılarının yeni sürüme geçmekte çok yavaş kaldıkları sonucunu rahatlıkla çıkarabiliriz.

{pagebreak::Firefox}

Firefox

Firefox grafiğinde, kullanıcıların yeni sürüme geçişte Chrome’a göre daha yavaş olduğu fakat, yeniliklerin bir süre sonra benimsendiğini görüyoruz.

Firefox 3.0′ün kullanım oranı, Firefox 3.5 çıktıktan sonra düşüşe geçiyor. Ancak bu düşüş çok ani değil. Firefox 3.0 dip noktayı, Firefox 3.5 çıktıktan yaklaşık 10 ay sonra görüyor.

3.5 sürümünden kısa bir süre sonra çıkan Firefox 3.6′nın önceki sürümden daha hızlı yükseldiğini görebiliyoruz. Daha henüz 3.5’in ulaştığı seviyeye gelmemiş olsa da, Firefox 3.6’nın daha yüksek seviyelere geleceğini tahmin etmek zor değil.

{pagebreak::Safari}

Safari

Safari grafiğinde, kullanıcıların 3.1’den 3.2’ye çabucak geçtiğini fakat 4.0’da biraz durakladıklarını görüyoruz.

Safari 4.0 çıktığı zaman kullanıcıların bir süre daha Safari 3.2 kullanmaya devam ettiğini, ancak 4 ya da 5 ay sonra yeni sürümün gerçekten popüler hale geldiği görülüyor.

Grafiğin ortaya koyduğu bir diğer önemli veri ise, Safari 4.0′ın önceki sürümlerden neredeyse iki kat daha fazla pazar payına ulaşmış olması.

{pagebreak::Opera}

Opera

Opera’nın grafiği ise diğerlerine oranla bir hayli farklı ve ilginç. Opera 9.5′in piyasaya çıkmasının, Opera 9.2′nin kullanımını çok fazla etkilemediği ve bu iki sürümün aynı dönemde kullanılmaya devam ettiği ortaya çıkıyor.

Opera 9.6’ın çıkması ise eski sürümleri unutturmuşa benziyor. Opera 10′a alışma süreci ise gayet uzun sürmüş. 9.6’ya alışmış kullanıcılar 10.sürüme geçmekte zorlanmışlar.

Opera 10′un önceki sürümler kadar başarılı olamaması ve yeni bir sürüm çıkmamış olmasına rağmen düşüşe geçmesi ise çok ilginç.

:: Kullandığınız tarayıcının yeni sürümüne hemen geçiyor musunuz?

Turkcell’le Sesli Sözlük Cebinizde

Turkcell, SMS ile İngilizce-Türkçe ya da Türkçe-İngilizce kelime çevirisi yapılmasını sağlayan Mobil Sesli Sözlük servisini müşterilerine sunmaya başladı (Türkiye Mobil Ödeme’yi sevdi).

Mobil Sesli Sözlük servisi ile Turkcell müşterileri internet veya WAP erişimlerinin bulunmadığı durumlarda dahi kelimelerin İngilizce ve Türkçe karşılıklarını anında öğrenebiliyor.

 

 Özel bir abonelik gerektirmeyen Mobil Sesli Sözlük servisinden faturalı ya da faturasız tüm Turkcell müşterileri yararlanabiliyor.

 

İnternetin en çok kullanılan yabancı dil sözlüğü Sesli Sözlük ve Buongiorno Dijital İletişim A.Ş. işbirliğiyle geliştirilen Mobil Sesli Sözlük’ü kullanabilmek için istenilen kelimeyi yazıp 6979‘a göndermek yeterli (Örnek: DOOR 6979). Kullanıcıların başarılı sorgulama başına 60 Kuruş ücret ödeyecekleri serviste, başarısız sorgulamalardan ücret alınmıyor (Turkcell MultiVINN).

:: Turkcell’in bu yeni servisini beğendiniz mi?

HP 3COM’u Satın Aldı?

HP, bir süreden beri network sistemlerini basitleştirmek ve daha iyi sonuçlar almak için bu konuda çalışmalar yapan 3Com firmasıyla anlaşmaya çalışıyordu. Şirket en sonunda dün 3Com ile oturduğu anlaşma mezasından bu firmanın yeni sahibi olarak kalktı.

HP artık Çin’de daha söz sahibi

HP, 3Com hisse başına 7,90 dolar fiyat ve yaklaşık 2,7 milyar dolar kurumsal değer  karşılığında satın alduı. Artık 3Com‘a ait çözümler, HP ProCurve çözümlerine ait olacak.

HP Bu sayede,  network sistemlerini basitleştirebilecek, çevre birimleri ve ana birimlerden oluşan tam kapsamlı bir network sistemine sahip olabilecek ve BT sistemlerini optimize edebilecekler.

3Com‘un satın alınmasıyla birlikte HP’nin ethernet anahtarları ile router donanımlarında yeni ürünler sunulacak ve şirketin Çin‘deki konumu büyük ölçüde güçlenecek. 3Com, aynı zamanda, Tipping Point ürün grubu ile HP’ye ağ güvenliği konusunda destek de olacak.

:: HP sizce bu hamlesiyle network piyasasında daha etkili olabilecek mi?

Onların En Büyük Silahı Kadınlık

Gerçek dışı bir güçle tüm düşmanlarını yenen erkek aksiyon kahramanlarına alıştık. Bu tip kahramanlar, hiç kurşunları bitmeyen silahlarla önlerine gelen herkesi öldürür ve en büyük orduları bile dize getirir. Ancak bu maço ve egoist kahramanları bile kediye çeviren başka güçler vardır.


Galeriye ulaşmak için tıklayınız

Güzellikleriyle filmlerin en çekici karakteri oluyorlar.

Tüm bu gerçek dışı aksiyona karşı, kadın karakterler sadece cazibelerini kullanıp en güçlü erkekleri bile dize getirir. Erkek rakiplerinin aksine bu kadınlar daha gerçekçi silahlara sahip.

Kadınsal davranışlar ve zekaları sayesinde bu karakterler filmin en dikkat çeken yıldızları oluyor. İşte bu tarz kadınlar oluşan galeri.

:: Bu kadınlar en çok hangisini beğeniyorsunuz?

Online Dünya Cep Telefonlarına Taşınıyor

Amerika’da 3 milyar dolarlık bir hacme ulaşmış olan mobil uygulama pazarının Türkiye’deki öncülerinden tmob, iPhone ve Blackberry için geliştirdiği uygulamalarla, İnternet’i cep telefonlarına taşıyor.

Dünya genelinde iPhone ve Blackberry‘nin üst düzey teknoloji geliştirme iş ortakları arasında bulunan tmob, Atlasjet için geliştirdiği mobil uygulamayla Atlasjet’e “Türkiye’nin İlk Mobil İşlem Yapan Havayolu” ünvanını kazandırdı.

Atlasjet için geliştirilen uygulama, “Case Study-Başarı Hikayesi” olarak seçilerek, Blackberry’nin 64 çözüm ortağından biri olarak Şubat ayında Barcelona’da gerçekleştirilen WMC 2010’a taşındı. RIM & Blacberry’nin kurucusu ve CEO’su olan Mike Lazaridis’in kendisi tarafından başarılarından dolayı tebrik edilen tmob yöneticileri, yeni aplikasyonlarla internet dünyasını cebe taşımaya devam ediyor.

:: Cep telefonlarınızda hangi sıklıkla uygulama kullanıyorsunuz?