Hyundai’den Yeni Hibrit Denemesi

Güney Kore merkezli Hyundai firması, yakın gelecekte adını hibrit modelleriyle duyurmayı planlıyor. Öyle ki, geçtiğimiz gün firmanın Sonata modelinin yeni versiyonu tanıtıldı.


Hyundai Sonata Hybrid

Sonata Hybrid

Yeni Sonata, hibrit teknolojiyle geliştiriliyor. 2.4 litre, dört silindirli motora sahip olan araç, elektrikli motor ile 40 beygir güç üretiyor (benzinli motor aktif olduğunda 169 beygir güç üretiyor). Lithium-ion bataryaya sahip olan Sonata Hybrid, 6 seviyeli otomatik vitese sahip.


Hyundai Sonata Turbo

Hyundai, ayrıca Sonata’nın bir de Turbo adı verilen modelini satışa sunacak. V6 motora sahip bu modelin hibrit versiyonu bulunmamasına karşın, yakıt tasarrufu söz konusu olacak. Yeni Hyundai’ların 2010 içerisinde satışa sunulması bekleniyor.

:: Gelecekte hibrit otomobil almayı düşünür müsünüz?

En Güçlü Masaüstü Sistemi

Sistem performansını ölçmeye yarayan ve bizim de testlerde sıkça kullandığımız yazılımlardan biri olan PCMark Vantage’da yeni bir dünya rekoru kırıldı.

Ünlü bellek üreticisi Corsair’in oluşturduğu ekip, PCMark Vantage’da 32947 puan elde etti. Bu puan, bir önceki rekordan tam 1614 puan daha fazla.

Core i7 980X 5,8 GHz’e çıkarılmış

Intel’in altı çekirdekli yeni Core i7 980X işlemcisini kullanan ekip, normalde 3,33 GHz’de çalışan bu modeli 5,8 GHz’e kadar overclock etmiş.

Bunun dışında sistemde çekirdek hızı 900 MHz’e, bellek hızı da 1225 MHz’e yükseltilmiş bir ATI Radeon HD 5870 kullanılmış.

{pagebreak::SDN Test rekora karşı}

Corsair ürünleri

Rekor kıran sistemde Corsair’in de ürünleri yer alıyor elbette. Corsair’in SandForce tabanlı F200 SSD’lerinden 11 tanesinin kullanıldığı sistemde 6 GB Dominator GTX2 DDR3 (2144 MHz) bellek yer alıyor.

Elde edilen rekorun ne kadar yüksek olduğunu anlamanız için, test sistemimizin Core i7 980X ile aldığı PCMark Vantage puanı ile karşılaştırmasını aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.

{GRAPH::589}

:: PCMark ya da buna benzer bir test yazılımında rekor denemesi yaptınız mı?

Kamu Teknolojileri İçin Özel Buluşma

Bilişim firması  Fujitsu ve işlemci devi Intel ile birlikte geçtiğimiz günlerde özel bir toplantı düzenledi. Kamu Yararına Teknoloji Günü adını taşıyan bu organizasyonda , katılımcılara teknolojinin kamusal hizmetlere ne gibi artılar sunacağı anlatıldı. 

Topantıya Futjitsu ve Intel‘in üst düzey yönetidileri de katıldı. Fujitsu dinamik BT altyapıları sayesinde, mevcut kamu sistemlerinin modernleşip çok daha etkili bir hale gelebileceğini açıkladı. Intel ise bu projeye, performans ve tasarruf vaad eden Xeon işlemcilerle destek olacak 

Tasarruf ve güvenlik vaad ediyor

Kamu Yararına Teknolojiler Günü etkiliğinde ayrıca, bu isim altında piyasaya çıkacak olan ürünler de tanıtıldı. Fujitsu‘nun tasarladığı ve Intel işlemcilere sahip olan Primergy sunucular ve zero-Watt PC‘ler hem tasarruf sağlarken hem de hırsızlığa karşı yüksek güvenlik önlemlerine sahip olacak.

Olağan üstü durum senaryolarına karşı geliştirilen Etarnus veri depolama sistemileri de, toplantıdan tanıtılan bir diğer üründü. Fujitsu şu anda, Maliye Bakanlığı‘yla ortaklaşa  yürüttüğü Vergi Daireleri Otomasyonu projesi için benzer kamu sistemlerini kullanıyor. 

:: Sizce devlet teknolojiyi daha fazla kullanmalı mı?

Intel’in Yeni Xeon Hamlesi

AMD’nin Opteron 6100 tehdidini gören Intel, buna karşılık olarak Nehalem-EX tabanlı yeni Xeon sunucu işlemcilerini piyasaya sürdü.

Xeon 6500 (2 soket) ve 7500 (4P+) serisi yeni modeller 4, 6 ve 8 çekirdekli olacak.

24 MB’a kadar L3 ön belleğe sahip olacak modellerde Turbo Boost ve Hyper Threading özellikleri de bulunacak.

Xeon 7500 serisi bir önceki nesle göre üç kat fazla performans vaat ediyor

Hangi firmalar kullanacak?

Intel’in verdiği bilgiye göre yeni Xeon’lar Bull, Cisco, Cray, Dell, Fujitsu, Hitachi, HP, IBM, Inspur, NEC, Oracle, SGI, Supermicro ve Quanta tarafından kullanılacak.

Intel’in yeni Xeon’larının listesini, özelliklerini ve fiyatlarını bir sonraki sayfada görebilirsiniz.

{pagebreak::Yeni Xeon’lar}

Yeni Xeon’lar

Aşağıdaki listede Intel’in yeni Xeon işlemcilerinin fiyatları ve özelliklerini görebilirsiniz.

:: Yeni Xeon işlemcilerin fiyatları ve güç miktarları sizce uygun seviyelerde mi?

Kobilerin Bilişimle Arası Yok

TÜBİSAD‘ın, Kobi’lerde teknoloji kullanımını ve verimliliğiyle ilgili yaptığı araştırma beklenmedik sonuçların ortaya çıkmasını sağladı. Avea, Intel, Microsoft ve TT Net ve Türk Telekom‘un katkılarıyla hayata geçirdiği “Gelecek İçin Bilişim-KOBİ e-Dönüşüm projesi kapsamında, firma çalışanlarından özel bir grup oluşturuldu. Bu gruplar, 25 ili dolaşıp 1 – 49 arasında çalışan olan 1645 Kobi‘yle görüştü.

Bu görüşmelerin sonucunda ise, çoğu Kobi yöneticisinin teknolojiyle ilgisi olmadığı ortaya çıktı. Bu yöneticilerin büyük kısmı, teknoloji alt yapıyı yatırım listelerinin en sonunda görüyor. Araştırmaya katılanların yarıdan fazlası ise, piyasada güçlü olmak için en büyük silahın teknoloji değilde sadece finans olduğunu düşünüyor. 

Projeyi gerçekleştiren ekibin bulgularına göre, Kobi’lerin önemli bulduğu diğer silahlar ise, marka gücü, insan gücü ve ürün kalitesi. TÜBİSAD‘ın araştırmasına göre, araştırmaya katılan Kobi yöneticilerinin sadece yüzde 37’si teknolojiyi düzenli olarak kullanıyor.

Sonuçlara göre bu yöneticilerin yüzde 63‘ü ise teknolojiyi düzenli olarak kullanmadıkları gibi, bunun iş hayatı için önemli olmadığını da söyledi. Teknolojiye önem veren her üç yöneticiden biri ise ne yazık ki, düzgün bilgisayar kullanmasını bile bilmiyor.

İş veren teknoloji yerine eski yöntemleri tercih ediyor

TÜBİSAD‘ın diğer verilerine görte ülkemizdeki Kobi’lerin yüzde 92‘sinde internet erşimi bulunuyor. Erişime sahip 1.5 milyon iş yerinde ise yaşlaşık 4 milyon kişi internet kullanıyor. Ancak, bu kişilerin hemen hepsi interneti sadece kişisel amaçları için ziyaret ediyor.

Ülkemizdeki her 4 kobiden birinin web sitesi bulunuyor ancak, araştırmaya katılanların sadece yüzde 26‘sı sayfalarında satış yapıyor. Geri kalan kısmı ise sadece tanıtım için kendilerine bir site açmış durumdalar. Hazırlanan rapora göre ülkemizdeki küçük şirketlerin sadece yüzde 1i elektronik ticarete sıcak bakıyor.

Kobi‘ler bilgisayar alırken de teknolojiye dikkat etmiyor. Bunun yerine, tanıdığın tavsiye ettiği ya da iş yaptıkları şirketlerin sattığı bilgisayarları alıyorlar.

Gelecek İçin Bilişim KOBİ Araştırması, KOBİ’lerin kendilerine sunulan desteklerden son derece az yararlandıklarını da ortaya koydu. Araştırma kapsamında görüşülen işletmelerin yüzde 90ı KOSGEB ve Avrupa Birliği gibi kurumların sağladığı KOBİ desteklerinden yararlanmadıklarını belirtti.

Desteklerden yararlanmama nedenlerine bakıldığında, KOBİ’lerin yarısının desteğe ihtiyacı olmadığını düşündüğü görülüyor. Yüzde 28inin desteklerden hiç haberi bulunmazken, yüzde 18’i ise formalitelerin fazla olduğunu, destek almanın zor ve uzun bir süreç gerektirdiğini düşünüyor.

:: Sizce iş hayatı için teknoloji önemli bir silah mı? Yoksa Kobi’lerin gelenekçi yapısına katılıyor musunuz?

 

Nisan Ayının Oyun Takvimi

Gametrailers sitesinin her ay başında yayınladığı “Çıkış Tarihleri” videosu, Nisan ayı için de oyun meraklılarının beğenisine sunuldu. Bu ay neler mi var? FIFA World Cup 2010 South Africa‘dan Splinter Cell: Conviction‘a, Super Street Fighter IV‘ten Dead to Rights: Retribution‘a kadar birçok yapım içerisinde bulunduğumuz Nisan ayında oyun severler ile buluşacak.

#http://trailers-ll.gametrailers.com/gt_vault/11061/t_gtrc_april2010_gt.flv#

:: Nisan ayında satışa sunulacak yapımlardan en çok hangisini bekliyorsunuz?

Lens Nedir, Ne İşe Yarar?

Bir fotoğrafı çekmek için fotoğraf makinesinin gövdesinden sonraki en önemli aparat, makinelerin ön tarafında bulunan ve merceği de içerisinde barındıran, objektif olarak adlandırılan aparatlardır. Esasında lens adıyla üretilen bu parçalar, dilimizde yaygın bir şekilde objektif ismiyle de kullanılıyor.

Objektifler, vizörde görünen görüntüyü filme ya da dijital fotoğraf makinesi kullanıyorsanız cmos sensöre işleyen mekaniğin ön tarafında bulunur ve görüntüyü sanal olarak film kağıdının/sensörün üzerinde oluşturulmasını sağlar.

İnsanoğlunun fotoğraf dünyasına geçiş kapısı olan objektifler, esasında hayli komplike bir sisteme sahipler. Bas ve çek veya rangefinder olarak adlandırılan fotoğraf makinesi kategorilerinde objektifler genelde değiştirilemez olur. Üretici firma, makine henüz üretim aşamasındayken kendi standartlarına göre bir odak uzunluğu belirler ve makine, bu objektifle entegre bir şekilde piyasaya sürülür.

Filmli fotoğraf makine döneminde SLR, günümüzde ise SLR’ların dijitalleştirilmiş versiyonları olan DSLR dünyasında ise objektifler gövdeden ayrılabilir ve makineye uyumlu olarak üretilen tüm objektifler gövdeye takılabilir.

Piyasada her iş için farklı objektifler bulunuyor. Siz de hangi objektifin sizin ihtiyacınızı giderdiğine karar verip, ona göre satın alma işlemini gerçekleştirmelisiniz. Aksi halde kullanmadığınız bir aparat ile başbaşa kalabilirsiniz.

{pagebreak::Nasıl Çalışır?}

Nasıl Çalışır?

Öncelikle işe, objektiflerin çalışma mantığından bahsederek başlayalım. Fotoğrafını çekmek istediğiniz alanı belirlediniz, kadrajı ayarladınız ve makineyi ilgili alana doğrulttunuz. Vizörden veya LCD ekran üzerinde gördüğünüz bölge, objektifin gördüğü bölgenin aynısıdır esasında.

Işın demeti objektiften içeriye girdikten sonra bir dizi işlemden geçmek zorunda kalır. Öncelikle makinenizde önceden belirlemiş olduğunuz diyafram açıklığına göre (F/2.8, F/3.5, F/4.5, F/5.6 vs.) ışığın yoğunluğu belirlenir.

Eğer açık bir diyafram ayarlamışsanız (F/3.5 gibi), diyafram bir hayli açık olacağından sadece önünüzden değil, yan taraflardan da ışık gelecektir. Bu gelen ışın demetleri, objektif düzlemiyle dar açı oluştururlar ve sonucunda fotoğrafın genelini etkilerler.

Genelde alan derinliğini azaltmak için veya karanlık ortamlarda daha fazla bölgeden ışık toplayabilmek için diyafram değeri açılmalıdır.

{pagebreak::Odak ve Açı}

Odak ve Açı

Diyaframdan geçen ışık bu aşamada iki aynadan geçmek durumundadır. Bunlardan biri tümsek iken, diğeri ise çukur aynadır. Bu iki aynanın odakları birbirlerine çakışıktır. Dolayısıyla görüntünün bulanık çıkması önlenir. İki aynanın odak uzunlukları, sizin görebileceğiniz alanı belirler.

Örneğin düşük odak uzunluklarına sahip bir objektif kullanırsanız, hayli geniş bir açıdan bakabileceğinizi görürsünüz. Aynı şekilde, iki ayna arasındaki odak uzunluğunu artırırsanız, ışığın kırılmasını tam tersi şekilde etkileyeceğinizden, daha dar açılara sahip olursunuz.


Farklı odak uzunluklarında farklı açılar elde ediliyor

Bu aşamadan sonra objektiflerin görevi tamamlanmış olur. Bundan sonrası tamamen makinenin gövdesiyle ilgilidir. İki aynadan da başarılı bir şekilde geçen ışık, sonrasında çapraz bir şekilde konumlandırılmış olan düz bir aynaya çarpar. Buradan da, iç yüzeyleri ayna ile kaplı bir bölüme girer.

{pagebreak::Fotoğrafın Oluşumu}

Fotoğrafın Oluşumu

Bu bölümde çeşitli yol izleyen ışık, sonunda baktığımız vizöre ulaşır. Bu şekilde, çekmek istediğimiz fotoğrafı, çekmeden önce fotoğraf makinesinin vizöründen (bakma yerinden) görmüş oluruz. Fotoğraf çekme düğmesine bastığımız anda makinenin içerisindeki gövdeyi serbest bırakmış oluruz.


DSLR makinelerde görebileceğimiz CMOS. Fotoğraflar, bu sensörlerle işleniyor

Daha önce ışığı vizöre taşıyan parçalardan biri olan çapraz ayna, tamamiyle havaya kalkar. Böylece ışık, çukur aynadan çıktıktan sonra direkt olarak filmin üzerine düşer. Dijital fotoğraf makinelerinde durum biraz daha farklıdır. Fotoğrafları film yerine dijital platformda kaydederiz.

Bunun için de makineler, CMOS adı verilen sensörler kullanır. Işık bu düzenekte dijital hale çevrilir ve sayısal veri olarak depolanır. Burada oluşturulan sayısal veriler, depolama kartlarında depolanır.

{pagebreak::Hangi Objektifi Tercih Etmeli?}

Hangi Objektifi Tercih Etmeli?

Fotoğrafçılar için en büyük sorunlardan biri objektif değiştirmektir. Hangi mekanda hangi objektifi seçeceğinizi bilmek, işlerinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Örneğin manzara fotoğrafı çekerken, ne kadar alanı fotoğrafın içine yansıtabilirseniz, o kadar zengin bir fotoğraf elde edeceksinizdir.

Dolayısıyla 10-20mm geniş açı bir objektif, işinize daha da yarayacaktır. Eğer bulunduğunuz yerden çok daha uzak yerleri fotoğraflamanız gerekiyorsa, o zaman bir adet telefoto objektif almalısınız. Bu objektiflerde, tümsek aynadan önce bir adet daha ayna bulunmaktadır.


1200mm’lik lens ile uzakları yakın etmek mümkün

Örneğin 70-300mm bir objektif, size uzakları yakın edecektir. Genelde vahşi yaşam fotoğrafçıları, 500mm, hatta 1200mm civarında odak uzunluklarına sahip objektifler kullanır. Bu sayede kilometrelerce önündeki kaplanın gazabına uğramadan portre fotoğraflarını çekebilir.

{pagebreak::Filtreler}

Filtreler

Sabit odak uzunluğuna sahip objektiflere ise Prime Lens denir. Bunların odak uzunlukları sabit olduğundan dolayı, tek bir açıdan fotoğraf çekmeye izin verirler.

Örneğin 50mm bir objektif, portre fotoğrafı çekmek için gayet uygundur. Zoom Lens adı verilen objektifler ise, tıpkı bas ve çek fotoğraf makinelerinde olduğu gibi konuya zoom yapabilme özelliğine sahiptir. Bunların iç yapıları da, Prime Lenslerden farklılık gösterir.

Çukur aynadan sonra, gövde ile birleşene kadar olan alanda bir adet yer değiştirebilir mercek bulunur ve ayarladığınız açıya göre bu mercek hareket eder.

Objektiflerin en uç noktalarına çeşitli filtreler takılabilir. Örnek olarak polarize filtre, ND filtre, yakınlaştırıcı filtreler, amaca göre farklı işlevleri objektife kazandırabilirler. Fakat unutmayın, ne kadar fazla filtre, ışığın o kadar kalitesinin düşmesi anlamına gelir.

:: Fotoğrafçılığa meraklı mısınız?

Panasonic Çabuk Pes Etti

Linux tabanlı özgür mobil işletim sistemi Android, her geçen gün farklı bir yapıda kullanıcıların karşısına çıkıyor. (Android’in Yeni Uğrak Yeri Arabalar) Google’ın mobil işletim sistemi özellikle akıllı ev konseptlerini domine etmiş durumda. Android ile donatılmaya en yakın ve beklentinin en fazla olduğu cihaz ise LCD televizyonlar.

Dünyanın lider televizyon üreticilerinden Panasonic daha önce Androidli bir televizyon projesinden bahsetmişti. Ancak firma çok geçmeden geri adım attığını açıkladı. Gösterilen gerekçeler de bir hayli ilginç. Donanımın Atom platformu üzerine kurgulanacağını belirten Panasonic, maliyetlerin çok fazla artmasını geri adım atmasına gerekçe göstermiş. Bilindiği gibi Android’li cihazlarda çoğunlukla ARM ve Qualcomm’un hakimiyeti öne çıkıyor.

Her ne kadar konu şimdilik kapanmış gibi görünse de firma cephesinden gelen açıklamalara bakılırsa Panasonic’in Android üzerindeki çalışmaları son bulmuş değil. 3D televizyonlarda Android işletim sistemini görmemiz güçlü bir olasılık gibi görünüyor.

:: Konu hakkındaki düşüncelerinizi SDN Forumlarında paylaşın.

Flash, Chrome’un Bir Parçası Oldu

Hemen hemen her bilgisayarda yüklü olan Adobe Flash Player uygulaması, artık Google Chrome tarayıcı kullananlara hazır olarak gelecek. Chrome tarayıcısını bilgisayarına indiren kullanıcılar Flash’ı da ayrı olarak indirip kurmak zorunda kalmayacak. Bu gelişme ile resmen Adobe Flash Player, Google Chrome’un bir parçası haline geldi. Apple gibi büyük firmalar Flash desteğini yeni cihazlarına eklemeyi düşünmezken, Google ile Adobe’nin bu anlaşmasının her iki tarafa da olumlu olarak döneceği tahmin ediliyor.

:: Google ile Adobe’nin bu anlaşması hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Facebook Hesabınızı Yahoo’dan Güncelleyin

Yahoo, geçtiğimiz ay kullanıcılarının Facebook‘taki arkadaşlarının e-posta adreslerini Yahoo hesaplarına doğrudan alabilmelerine izin verdiğini açıklamıştı. Bu hamleden sonra Yahoo’dan yine sosyal ağlar konusunda yeni bir adım daha geldi. Buna göre Yahoo Mail kullanıcıları artık aynı sayfa üzerinden hem Yahoo Mail hem de Facebook hesapları ile aynı anda ilgilenebilecek. Yahoo’nun bundan sonraki hizmetleri merakla bekleniyor.

:: Yahoo’nun yeni hizmeti hakkındaki düşüncelerinizi SDN forumlarında paylaşın.

En İyi Tasarım Ödüllerini Aldı

Beko’nun16 mm panel inceliğindeki LED televizyonu, ileri teknoloji ve estetiği buluşturarak TV izleme keyfini yeni bir boyuta taşıyor. Alüminyum çerçevesi ile farklı bir çizgiye sahip olan Beko LED TV, çarpıcı görünümüyle göz dolduruyor (Türkiye’nin İlk 3D TV’si).

Full Motion Plus teknolojisi sayesinde ortaya çıkan bu ürün, elde edilen mükemmel görüntü kalitesi ve canlı renkler ile televizyon izlerken hiçbir detayı kaçırmamanızı sağlıyor. Buna ek olarak Standart LCD TV’lere göre %40’a varan enerji tasarrufu sağlayan Beko LED TV, bu anlamda çevre dostu olmasıyla dikkat çekiyor.

 

Beko LED TV hem Good Design hem de Red Dot ödüllerinin sahibi oldu.

 

Beko LED TV’ye USB’nizi taktığınızda kolay menü ile multimedya içeriklerine ulaşabilir, verilerinizi TV üzerinde kolaylıkla görüntüleyebilirsiniz. Aynı anda kaydettiğiniz şarkıları dinleyip fotoğraflarınıza bakabilir, HD veya farklı formatlardaki filmlerinizi izlerken daha önce hiç yaşamadığınız bir sinema deneyimine de sahip olabilirsiniz (Samsung’un 3D Değeri Belli Oldu).

2×10 Watt ses çıkış gücü ve SRS TruSurround ile üstün ses ses performansı, 4 HDMI girişi ile dijital ses ve görüntüyü aktarma teknolojisi ve PC girişi (VGA), Scart bağlantısı, Beko LED TV‘nin diğer etkileyici ürün nitelikleri arasında yer alıyor.

Bu ürün 1920 x 1080 Pixel Full HD çözünürlük sayesinde sunduğu yüksek resim kalitesi ve saniyede 100 Hz tarama hızı sonucunda hareketli görüntülerde sağladığı keskinlik ile de göze çarpıyor.

:: Beko markası ile yaşadığınız deneyimlerini bizimle paylaşın. 


Kontör Out, TL In

Vodafone Türkiye, kontörden liraya geçişini faturasız hat abonelerine sunduğu benzersiz kampanyayla tanıtıyor. 1 Nisan itibariyle uygulamaya alınacak olan kontör – TL geçişini takip eden gece başlayacak olan ‘Hoş Geldin Lira Kampanyası’ndan Vodafone faturasız hat sahibi aboneleri 30 Nisan 2010 tarihine kadar faydalanabilecek (İşte Yeni Kontör Dönemi).

Kayıt veya benzeri işlemlerle uğraşmayı gerektirmeyen kampanya dâhilinde tek seferde hatlarına 20 veya üzeri TL yükleme yapan aboneler, yükledikleri miktarın yüzde 50’sini yine TL olarak anında kazanabilecekler. Kazanılan hediye Liralar her yöne aramalar için bir ay süreyle kullanılabilecek.

 


Bugünlerde bu tür kampanyalara fazlasıyla rastlayacağız.

 

Vodafone’un hoş geldin dediği kampanyada kazanılan hediye Liralar sadece şebeke içiyle sınırlandırılmıyor, SMS, WAP kullanımı ve özel servis numaraları dışında yurtiçinde her yöne yapılan aramalarda kullanılabiliyor (Yurtdışını Yurtiçi Fiyatlarla Arayın!).

Vodafone, abonelerine elbette konuşma alışkanlıklarına göre çeşitli tarifeler de sunacak. Bu kapsamda yükleme miktarına göre avantaj sunmanın yanı sıra, saniye bazlı ‘Hesabını bilen tarife‘ gibi tarifeler de olacak.

:: Kontör yerine TL kullanılması bir fark yaratacak mı?